Çünkü gittiklerinde sebze veya meyve fiyatlarını gördüklerinde büyük bir şok yaşıyorlar...
Hava şartlarının olumsuz olması veya akaryakıt fiyatlarının tavan yapması sonrasında temel gıda maddeleri arasında yer alan mutfağın vazgeçilmesi sebze fiyatları adeta uçtu...
Bir kıvırcığın 120 lira satıldığı pazarda domatesin kilogram fiyatı 150 liraya kadar çıkıyor…
Dere otunun tanesi 20 veya 30 liranın altında değil. Patlıcan, biber veya diğer ürünlerin fiyatını söylemeye bile korkuyoruz...
Fiyatların bu şekilde arttığı bir dönemde vatandaş kilogram ile değil tane ile ürün almaya başladı...
Bu durum vatandaşın ekonomik durumunu çok net şekilde ortaya koyuyor.
Ayrıca bir de şöyle bir durum var; pazarda aynı ürün iki farklı fiyata satılıyor... Örneğin tezgahın birinde domatesin kilogram fiyatı 120 lira iken bir başkasında 150 lira...
Bu iki domates arasında nasıl bir fark olabilir ki kilogramda 30 lira oynasın…
Bu yazımıza ek olarak geçen gün şahit olduğum bir olayı anlatmak istiyorum…
Markete alışveriş yapmak için uğradım. Vatandaşın birisi 3 patlıcan bir kaç ürün aldı, kasiyerdeki kişi 450 lira tuttuğunu söylediğinde vatandaş şaşırdı ne aldım da bu kadar tuttu diye serzenişte bulundu. Sonra kasiyer 3 patlıcanın 251 TL tuttuğunu söyleyince vatandaş ikinci bir şok yaşadı...
ABD, İsrail ve İran Savaşı'nın devam etmesi akaryakıt fiyatlarını etkilemeye devam edecek gibi görünüyor...
Mazotun litresi 80 liraya kadar dayandı. Akaryakıta zam gelmesi enflasyonu tetikleyecek, enflasyonun yükselmesi alım gücünü daha da düşürecek...
Hal halükarda olan yine halka oluyor…
Hani derler ya her sene bir önceki seneyi aratır diye, gerçekten de öyleymiş...
2025 yılı milyonlar için çok zorlu geçmişti, 2026 yılı ise daha da zorlu geçiyor, geçmeye de devam edecek gibi görünüyor...
Daha yılın başındayız, bakalım daha neler göreceğiz…