GÜNCEL

ÇİNGENE KIZIN KAYIP PARÇASI YUVASINDA!

Amerika Birleşik Devletleri’nden iadesi sağlanan Çingene Kızı Mozaiğinin 13’üncü parçası düzenlenen törenle ait olduğu yere yerleştirildi.

Amerika Birleşik Devletleri’nden iadesi sağlanan Çingene Kızı Mozaiğinin 13’üncü parçası düzenlenen törenle ait olduğu yere yerleştirildi.

Törende konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ‘’Milattan sonra 2’nci ve 3’üncü yüzyıllara tarihli 13’üncü paneli Zeugma Mozaik Müzemize kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Her kültür varlığının kendine özgü bir hikâyesi, ait olduğu bir bağlam ve tamamladığı bir bütün vardır. Bugün iadesini sağladığımız mozaik panel de yalnızca tek bir eserin dönüşü değil, büyük bir kompozisyonun eksik kalan bir parçasının yeniden yerine kavuşmasıdır’’ dedi.

Amerika Birleşik Devletleri’nden iadesi sağlanan Çingene Kızı Mozaiğinin 13’üncü parçası ait olduğu topraklara geri döndü. 13’üncü parçanın yerine yerleştirilmesine yönelik düzenlenen programa Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, protokol üyeleri ile diğer davetliler katıldı.

Zeugma önemli bir Roma kenti

Zeugma’nın, Fırat’ın kıyısında Doğu ile Batı’yı buluşturmuş; ticaretin, sanatın ve kültürün iç içe geçtiği önemli bir Roma kenti olduğunu hatırlatan Ersoy, ‘’Bildiğiniz gibi bu kadim kentte yer alan bir yapının tabanını süsleyen büyük mozaiğin merkezinde, Dionysos kültüyle ilişkilendirilen bir Maenad tasviri bulunmaktadır. Kamuoyunda “Çingene Kızı” olarak bilinen bu figür bugün yalnızca Gaziantep’in değil, Türkiye’nin dünyaya açılan en tanınmış kültürel simgelerinden biri olmuştur’’ ifadelerini kullandı.

Yasa dışı yollarla ülkemizden çıkarılmışlar

Ersoy, ‘’Ne yazık ki bu kompozisyona ait çok sayıda panel, 1960’lı yıllarda gerçekleştirilen kaçak kazılar sonucunda yasa dışı yollarla ülkemizden çıkarılmışlardır. Yürüttüğümüz bilimsel, hukuki ve diplomatik çalışmalar neticesinde, Amerika Birleşik Devletleri’nde Bovling Griin Eyalet Üniversitesinde bulunan ve aynı taban mozaiğine ait olan 12 panelin iadesini sağlamış ve 2018 yılında Zeugma Mozaik Müzemizde ziyaretçilerimizle buluşturmuştuk. Bu iadenin ardından biz de Gaziantep Büyükşehir Belediyemizin değerli katkılarıyla, Gaziantepli ustalarımıza Fırat’ın taşlarından replikalar hazırlattık’’ şeklinde konuştu.

Sürecin başarıyla tamamlanmasıyla eserin ülkemize iadesini sağladık

Gaziantep Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarının çalışmalarıyla bu replikaları son haline getirerek 2022 yılında Bovling Griin Eyalet Üniversitesine takdim ettiklerini vurgulayan Ersoy, ‘’Zira kültürel miras üzerinden köprüler kurma, bilgi paylaşma ve ortak sorumluluk bilinciyle hareket etme iradesinin daima takdir ve taltif edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bunu, adında taşıdığı “köprü” anlamına uygun biçimde Zeugma vesilesiyle gerçekleştirmek de son derece manidar olmuştur. Bu değerlendirmelerin bakanlığımıza iletilmesinin ardından yapılan araştırmalarda panelin satışa konu edildiğini ve el değiştirdiğini belirledik. Bunun üzerine Amerika Birleşik Devletleri makamları nezdinde girişimlerde bulunarak eserin akıbetine ilişkin bilgi talep ettik. Ancak o aşamada, alıcı bilgilerine ulaşılamadığı tarafımıza iletildi. Takip eden dönemde süreci yakından izlemeyi sürdüren bakanlığımız uzmanlarınca, uluslararası müzayede takip çalışmaları sırasında panelin yeniden satışa sunulduğu tespit ettik. Bunun üzerine, önceki taleplerimiz ve bilimsel değerlendirmeler doğrultusunda iade girişimimizi gecikmeksizin yeniledik. Amerika Birleşik Devletleri İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi tarafından yürütülen sürecin başarıyla tamamlanmasıyla da eserin ülkemize iadesini sağladık’’ açıklamasını yaptı.

İş birliğiyle son yıllarda pek çok eser ana vatanına döndü

Amerika Birleşik Devletleri ile kültür varlıklarının korunması alanında yürütülen iş birliğinin son yıllarda pek çok eserin ana vatanına dönüşüne vesile olduğuna dikkat çeken Ersoy, ‘’Kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadele alanında Amerika Birleşik Devletleri ile 2021 yılında imzaladığımız Mutabakat Zaptı, Türkiye’den yasa dışı yollarla çıkarılmış kültür varlıklarının Amerika Birleşik Devletleri’ne yasal olarak girişinin önlenmesi bakımından son derece önemli bir enstrümandır. Beş yıllık dönemler halinde uygulanan söz konusu zaptın bu yıl yeni bir beş yıllık dönem için uzatıldığını da bir kez daha kamuoyuyla paylaşmak isterim. Bu karar, iki ülke arasındaki iş birliğinin karşılıklı güven, süreklilik ve kararlılık temelinde güçlenerek devam ettiğinin ve edeceğinin somut bir göstergedir. Bu güçlü iş birliğinin en somut örneklerinden biri, Bakanlığımız ile New York Manhattan Bölge Savcılığı ve Amerika Birleşik Devletleri İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi arasında 2021 yılından bu yana kesintisiz biçimde sürdürülen ortak çalışmalardır’’ değerlendirmesinde bulundu.

İşbirliğinin yeni dönemde yeni iadelerle taçlanacağına olan inancımız tam

‘Burdur Boubon Antik Kenti’nden yasa dışı yollarla çıkarılan pek çok eserin ana vatanına dönüşünde bu ortak mesai belirleyici bir rol oynamıştır’ diyen Bakan Ersoy, ‘’Roma İmparatorları Lucius Verus ve Septimius Severus’a ait heykellerden, 65 yıllık bir mücadelenin ardından iadesini sağladığımız Marcus Aurelius heykeline kadar çok sayıda kültür varlığı, bu çalışmalar neticesinde ait olduğu topraklara kavuşmuştur. Memnuniyetle ifade etmek isterim ki Manhattan Bölge Savcılığı ve Amerika Birleşik Devletleri İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi ile yürüttüğümüz süreçler bugün de aynı kararlılıkla devam etmektedir. Halen sürdürülen soruşturmalar ve köken araştırmaları kapsamında Anadolu kökenli eserlerin izi titizlikle sürülmekte, Bakanlığımız uzmanları da bu süreçleri bilimsel, hukuki ve teknik boyutlarıyla titizlikle koordine etmektedir. Bu iş birliğinin önümüzdeki dönemde yeni iadelerle taçlanacağına olan inancımız tamdır’’ şeklinde konuştu.

Kültür varlıklarımızın dönüş yolculukları tek bir ülkeyle sınırlı değil

Kültür varlıklarımızın dönüş yolculuklarının tek bir ülkeyle sınırlı olmadığını sözlerine ekleyen Ersoy, ‘’Yine Zeugma kökenli bir eserin, kamuoyunda Satornila steli olarak bilinen mezar stelinin iadesini de hatırlatmak isterim. Zeugma Antik Kenti'nden kaçırılan, üzerinde bir kadın kabartması ile Antik Yunanca "Kocasını seven eş, Satornila, elveda" yazıtı bulunan milattan sonra 2'nci yüzyıla tarihli bu steli, İtalyan makamları ve Dışişleri Bakanlığımızla yürütülen eşgüdümlü çalışmalar neticesinde 2023 yılında Roma Büyükelçiliğimizde teslim almış ve Zeugma Mozaik Müzemize kazandırmıştık. Yaklaşık 1800 yıl öncesinden bir vefa duygusunu günümüze taşıyan bu eser, Zeugma'da yaşamış kişi ve toplulukların yaşam öykülerine ışık tutan önemli bir bilimsel kaynak olarak müzemizde ziyaretçilerimizle buluşmaktadır. Satornila'nın steli de tıpkı bugün iadesini sağladığımız mozaik paneller gibi, dünyanın neresine götürülmüş olursa olsun bu topraklara ait her eserin ait olduğu yere mutlaka döneceğinin güzel bir nişanesidir’’ dedi.

Kültürel egemenliğimize sahip çıkma irademizin olduğu açıkça görülecektir

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Dünyanın en büyük mozaik müzelerinden biri olan Gaziantep Zeugma Mozaik Müzemizin koleksiyonuna katılan bu panel, Zeugma mozaiklerinin bilimsel açıdan daha bütüncül biçimde incelenmesine imkân sağlayan ve kompozisyonun kendi bağlamı içinde yeniden değerlendirilmesine katkı sunan önemli bir kazanımdır. Eksik parçalar yerine döndükçe yalnızca bir mozaiği tamamlamıyor; zedelenen bir hafızayı onarıyor, tarih sayfalarındaki boşlukları dolduruyor ve bir kültürel değeri ait olduğu değerler bütünüyle bir araya getiriyoruz. Bu gerçeklerin penceresinden bakıldığında her bir iadenin arkasında tarihimize, hafızamıza ve kültürel egemenliğimize sahip çıkma irademizin olduğu açıkça görülecektir.’’

İadelerin 9 bin 139'unu son 8 yılda gerçekleştirmiş bulunuyoruz

Bakanlık olarak, yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılan kültür varlıklarının tespiti, takibi ve ait oldukları topraklara iadesi için büyük bir titizlik ve kararlılıkla çalıştığını ifade eden Ersoy, ‘’Bu alandaki mücadelemizi; ilgili kurumlarımız, kolluk birimlerimiz, adli makamlarımız, bilim insanlarımız ve uluslararası paydaşlarımızla güçlü bir iş birliği içinde yürütüyoruz. Kurumlarımız arasındaki bu güçlü eşgüdüm ve çok yönlü yaklaşım sayesinde Türkiye bugün, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede dünyada örnek gösterilen ülkelerden biri haline gelmiştir. Masada ve sahada ortaya konan bu iş birliği ve irade sayesindedir ki 2002 yılından bu yana 13 bin 454 kültür varlığımızın ülkemize iadesini sağladık. Bu iadelerin 9 bin 139'unu son 8 yılda gerçekleştirmiş bulunuyoruz’’ diye konuştu.

Aynı azim, aynı inanç ve aynı kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz

Ersoy, ‘’Bizim bu mücadeledeki asli hedefimiz; kültür varlığı kaçakçılığına karşı önleyici ve bütüncül bir mücadele anlayışını hem toplumsal bilinç ve farkındalık hem kurumsal iş birliği ve uygulama noktasında ülkemize kazandırmak, bunu kalıcı ve sürdürülebilir kılmaktır. Bu doğrultuda, yurt içinde kaçak kazılara ve kültür varlığı kaçakçılığına karşı çalışmaları kararlılıkla yürütüyor; ihbarların etkin şekilde değerlendirilmesine, olaylara erken müdahale edilmesine ve kültürel mirasımızın yerinde korunmasına yönelik tedbirleri sürekli geliştiriyoruz. Eğitim ve farkındalık çalışmalarını yaygınlaştırarak toplumun kültürel mirasa sahip çıkma bilincini de güçlendiriyoruz. Bu topraklardan yasa dışı yollarla çıkarılmış her kültür varlığı ait olduğu topraklara dönene kadar aynı azim, aynı inanç ve aynı kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz’’ mesajını verdi.