GÜNCEL

‘Çocuk haklarına yönelik tehditler artıyor’

KESK Gaziantep Kadın Meclisi, 20 Ekim Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla basın açıklaması yaptı.

KESK Gaziantep Kadın Meclisi, 20 Ekim Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla basın açıklaması yaptı.

Basın açıklamasını okuyan Eğitim Sen Gaziantep Şube Kadın Sekreteri Gülfidan Özpolat, çocuk haklarına yönelik tehditlerin artarak devam ettiğinin altını çizdi, çocuk emeği sömürüsüne son vermedikçe gerçek anlamda çocuk haklarından bahsetmenin mümkün olmayacağının altını çizdi.

Çocuklar, ucuz iş gücü kaynağı olarak görülmemeli

Özpolat, ‘’Çocukların her türlü şiddet, istismar ve sömürüden korunması anayasal ve insani bir görevdir. Çocuklar, güvenli ve özgür bir ortamda büyümeli, asla sömürülecek ucuz iş gücü kaynağı olarak görülmemelidir. Türkiye Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne koyduğu çekinceleri kaldırmalı, çocukların üstün yararı gözetilerek demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü politikalar hayata geçirilmelidir’’ ifadelerine yer verdi.

Çekinceler, çocukların eğitim ve kültürel haklarını kısıtlıyor

20 Ekim Dünya Çocuk Hakları Günü’nün savaş, yoksulluk, iklim krizi ve eşitsizliğin derinleştiği coğrafyalarda çocukların insan onuruna yaraşır bir yaşam sürmesi için evrensel bir mücadele günü olduğuna dikkat çeken Özpolat, ‘’Türkiye’nin de taraf olduğu Çocuk Hakları Sözleşmesi, hâlen dünyada en yaygın kabul gören insan hakları belgesidir. 2025 itibarıyla sözleşmeye taraf olmayan tek ülke, hâlen ABD’dir. Somali ise sözleşmeyi onaylayan son ülkeler arasında yer almıştır. Türkiye, sözleşmeye koyduğu 17., 29. ve 30. madde çekincelerini 2025 yılı itibarıyla da sürdürmektedir. Bu çekinceler, çocukların eğitim ve kültürel haklarını kısıtlamakta, eğitime erişimde eşitsizlik ve okul terk oranlarının yüksek seyretmesine yol açmaktadır’’ şeklinde konuştu.

Özpolat, ‘’Eğitim sistemi, çocukları dil, din, etnik köken ve mezhep temelinde ayırmaya devam etmekte; mülteci çocuklar ve farklı kültürel kimliklere sahip öğrenciler ayrımcılığa uğramaktadır. Müfredat ve ders materyallerindeki bilimsel, demokratik ve laik eğitimden uzaklaşma, eğitim hakkının kalitesini düşürmektedir. Eğitim hakkının tamamen yok sayıldığı, “fırsat eşitliği” perdesi altında sürdürülen piyasa merkezli eğitim modelinin geldiği nokta çocukların eğitim hakkına meydan okumak anlamına gelmektedir’’ dedi.

Kent planlamasında çocuk parkları, spor tesisleri ve güvenli alanlar artırılmalı

Çocuk suçluluğunu azaltmak için çok yönlü stratejilerin benimsenmesi gerektiğini sözlerine ekleyen Özpolat, ‘’İlk olarak, eğitim ve sosyal destek programlarının güçlendirilmesi gerekmektedir. TÜİK verilerine dayalı uzman önerileri, erken müdahale için okul temelli suç önleme programlarını (örneğin akran eğitimi ve uyuşturucu farkındalığı) tavsiye etmektedir. İkincisi, çocuk dostu kentler yaklaşımı benimsenmelidir. Kent planlamasında çocuk parkları, spor tesisleri ve güvenli alanlar artırılmalı, böylece çocukların sosyal ve kültürel hayata daha fazla katılımı teşvik edilerek suç ortamlarından uzak tutulması sağlanmalıdır. Üçüncü olarak, suça sürüklenen çocuklar için ceza yerine eğitim ve psikolojik destek merkezleri kurulmalı ve rehabilitasyon odaklı adalet sistemleri geliştirilmelidir’’ dedi.