Dünyanın Döngüsü Ne İçin Var?

Dünyanın döngüsünün bir amacı vardır; rastgele dönmez. Ama bu amaç, insanın çoğu zaman sandığı gibi “mutlu olmak” ya da “iyi yaşamak” değildir. Dünya, konfor üretmek için kurulmuş bir yer değildir. Dünya, ayıklamak için vardır.

Kur’an bunu açık söyler: hayat ve ölüm, hanginizin amelce daha güzel olduğunu denemek için yaratıldı. Yani dünya bir sahne değil, bir elektir. Döngü dediğimiz şey de bu eleğin çalışma biçimidir.

Dünya döngüsü, insanı sürekli otomatiğe çağırır. Alışkanlık, korku, çıkar, aidiyet, onay ihtiyacı… Bunlar döngünün dişlileridir. Amaç, insanın bunların içinde erimesi değildir. Amaç, kimin bunlarla özdeşleştiğini, kimin özdeşleşmediğini açığa çıkarmaktır.

Döngünün amacı insanı yutmak olsaydı, idrak mümkün olmazdı. Ama idrak mümkün. Bilinç mümkün. Demek ki döngü bir tuzak değil; imtihan mekanizmasıdır. Dünya, insanı bölmeye çalışır; içle dışı, bilenle yapanı, doğruyla faydayı ayırır. Bu ayrışma kimin nerede durduğunu görünür kılar.

Bu yüzden dünya “ahiretin tarlasıdır” denmiştir. Tarla ürün verir ama ürünü kendisi yemez. Dünya, sonucu tüketme yeri değildir; yönü belirleme yeridir. Döngü içinde yaşarken insan ya otomatikleşir ya da şuurlanır. İkisi de mümkündür. Dünya buna zorlamaz; sadece açığa çıkarır.

Döngünün amacı, insanın kendi merkezini nerede kurduğunu göstermektir. Dış koşullarda mı? İlişkilerde mi? Korkularda mı? Yoksa idrak eden bilinçte mi?

Bu yüzden döngüden çıkış, dünyanın amacına karşı gelmek değildir. Tam tersine, dünyanın amacını tamamlamaktır. Döngüye kapılıp gitmek değil; döngüyü fark edip kendi yerini seçmektir. Bu da irade ile bedelle ortaya çıkacak bir süreçtir.

Dünya müminin cehennemidir sözü de burada yerine oturur. Cehennem, ceza değil; ayırt edici baskıdır. Müminlik, bu baskı altında bölünmemeyi başarabildiği ölçüde ortaya çıkar.

Kur’an’ı Kerim’de “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Buyurulmuştur.
Dünyanın döngüsünün amacı insanı öğütmek değil, insanı var etmektir.
Kim bilinçsizce akıyor, kim uyanık yürüyor.

Döngü bu yüzden vardır. Ve idrak, bu varlığın cevabıdır.