Karkamış Arkeolojik Kazı Alanı’nın hemen yanında, Fırat Nehri kıyısında bulunan, Türkiye'nin en önemli kuş göç rotalarından biri üzerinde yer alan ve eşsiz bir ekosisteme ev sahipliği yapan kuş cennetinde çalışmalar hız kesmeden sürüyor.
Çevreye zarar vermeden, doğal yaşamı koruma ilkesiyle hayata geçirilen proje kapsamında oluşturulan 1,5 kilometrelik gezi rotasında ziyaretçiler bölgenin zengin biyolojik çeşitliliğini ve eşsiz doğal güzelliklerini yakından keşfetme imkânı bulacak. İnşa edilen 2’si 3 metre, 1’i ise 6 metre yüksekliğinde olmak üzere toplam 3 gözetleme kulesi sayesinde bölge, yalnızca ziyaretçiler için değil, bilimsel araştırmalar ve doğa fotoğrafçılığı açısından da önemli bir cazibe merkezi haline gelecek.
Antik kent, kuş gözlem alanları ve mesire yerleri, doğayla uyumlu şekilde inşa edilecek yollar ve köprülerle birbirine bağlanacak. Böylece ziyaretçiler, tarihi miras ile doğal zenginlikleri aynı rota üzerinde deneyimleme fırsatı yakalayacak.
Cumhurbaşkanlığı kararıyla Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan ilan edilen bölgede 238 kuş türü, 810 bitki türü, 38 amfibi ve sürüngen türü ile 16 balık türü bulunuyor.
Şahin: Küçük Bir Dokunuş,
Büyük Bir Kültür Turizminin
Kuş Cennetinin Altlığını
Hazırlayacak
İncelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, bölgenin hem Geç Hitit Dönemi’nin en önemli miraslarından birine hem de Fırat Nehri’nin sunduğu eşsiz doğal zenginliklere ev sahipliği yaptığını belirterek şunları söyledi:
“Dünyanın en fazla kuş çeşidinin olduğu alan burada. Elimizde büyük bir hazine var. Kuş gözetleme kuleleriyle fotoğrafçılıkta bu çok önemli. Geliyorlar saatlerce kuşu çekmeye çalışıyorlar. Çünkü burada kuş çeşitliliği Manyas’tan daha fazla. Antik kentten gelince bir buçuk kilometrelik yolla birlikte kuş gözlem kulelerine çıkacaklar ve dünyada nadir görülen kuş çeşitlerini burada gözetleyecekler ve fotoğrafını çekecekler.
Hepimiz Fırat'ın çocuklarıyız. Hitit Dönemi bize emanet. On iki bin yıllık tarih bize emanet. Biz de şu an bunun hakkını veriyoruz. Karkamış'ın önü çok aydınlık. Önünde çok büyük bir gelecek var. Biz de oraya dokunuyoruz. Küçük bir dokunuş, büyük bir kültür turizminin altlığını hazırlayacak.”