GÜNCEL

‘Gıda enflasyonu genel enflasyonun üzerinde seyrediyor’

MMOB Gıda Mühendisleri Odası Gaziantep İl Temsilcisi Gamze Atar, ‘’Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve bağımsız araştırma gruplarının verileri, gıda enflasyonunun genel enflasyonun üzerinde seyretmeye devam ettiğini göstermektedir. 2025 yılı itibarıyla gıda enflasyonu yıllık bazda yüzde 62,4 seviyelerine ulaşmış durumdadır’’ ifadelerini kullandı.

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Gaziantep İl Temsilcisi Gamze Atar, ‘’Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve bağımsız araştırma gruplarının verileri, gıda enflasyonunun genel enflasyonun üzerinde seyretmeye devam ettiğini göstermektedir. 2025 yılı itibarıyla gıda enflasyonu yıllık bazda yüzde 62,4 seviyelerine ulaşmış durumdadır’’ ifadelerini kullandı.

Halkın güvenilir ve kaliteli gıdaya kolay erişimi sağlanmalı

Güvenilir gıdaya erişimin bir insan hakkı olduğunu ifade eden Kayabaşı, ‘’Bilimsel temellere dayanmayan politikalar uygulanmaya devam ettiği sürece güvenilir gıdaya erişim her geçen gün daha da zorlaşacaktır. Halkın alım gücünü arttıracak, gıda enflasyonu ile mücadele edecek toplumcu politikalar uygulanmalı halkın tüm kesimlerinin güvenilir ve kaliteli gıdaya kolay erişimi sağlanmalıdır’’ dedi.

Gıda fiyatları seyri açısından kritik bir yıl oldu

Kayabaşı, 2025 yılı tarım politikalarında yerel üretimi desteklemekten çok tarım ürünlerinde ithalat temelli uygulamaların desteklenmesinin, tarımda artan girdi maliyetlerinin çiftçiye yansıması anlamında bir çözüm üretilememesi ile ekonomik istikrarsızlığın kesişim kümesinde gıda fiyatlarının seyri açısından kritik bir yıl olduğunu kaydetti.

Ekonomik tablonun en ağır sonucu halkın alım gücünün düşmesi

Ekonomik tablonun en ağır sonucunun, halkın alım gücünün düşmesi olduğunu dile getiren Kayabaşı, ‘’Vatandaşlar, temel harcamalarını karşılayabilmek adına gıda tüketiminden taviz vermekte, bu durum özellikle protein kaynakları bakımından "yetersiz beslenme" krizini tetiklemektedir. Et, süt ve yumurta gibi büyüme ve gelişim için elzem olan hayvansal proteinlere erişimin zorlaşması, başta çocuklar olmak üzere toplumun genel bağışıklık ve sağlık sistemini uzun vadede olumsuz etkilemektedir’’ şeklinde konuştu.

Kayabaşı, ‘’Temel protein kaynakları olan kırmızı et ve süt ürünlerinde artış oranı yüzde 80 bandını aşarken, taze sebze ve meyve grubunda mevsimsel etkilerin ötesinde bir pahalılık gözlemlenmektedir. Gastronomi şehri olan Gaziantep’te, hammadde maliyetlerindeki artış sadece tüketiciyi değil, kentin lokomotif sektörü olan gıda sanayisini de doğrudan etkilemektedir’’ diye konuştu.

Öğrencilere ücretsiz ve sağlıklı öğün sağlanmalı

Okullarda öğrencilere ücretsiz ve sağlıklı öğün sağlanmasının bir tercih değil, zorunluluk olduğunu sözlerine ekleyen Kayabaşı, ‘’Okul yemeği programı, derinleşen gıda krizi karşısında çocukların fiziksel ve bilişsel gelişimini koruyacak en önemli uygulamadır. Beslenme çantalarından eksilen meyve-sebzenin, sütün ve proteinin yerini karbonhidrat ağırlıklı, besleyici değeri düşük gıdaların alması, gelecekte obezite ve bodurluk gibi ciddi sağlık sorunlarının artmasına neden olacağı hekimler tarafından da ifade edilmektedir’’ açıklamasını yaptı.

Alım gücündeki düşüş güvenilir gıdaya erişimin önünde engel

‘Alım gücündeki bu sert düşüş, ne yazık ki güvenilir gıdaya erişimin önünde de devasa bir engel oluşturmaktadır’ diyen Kayabaşı, ‘’Halkın bütçesini zorlayarak ‘ucuz gıdaya’ yönelmesi, merdiven altı üretimi ve gıda sahteciliği yapanları cesaretlendirmektedir. Taklit ve tağşiş vakaları 2025 yılında her geçen gün artış göstermiş; zeytinyağından bala, et ürünlerinden süt ürünlerine kadar pek çok temel gıdada sahte ürünler piyasada yer almıştır. Bu durum halk sağlığını tehdit etmektedir. Kayıt dışı üretimin artması, gıda mühendisi denetiminden geçmemiş, gıda güvenliği uygulamaları hiçe sayılmış ürünlerin sofralara girmesi demektir’’ değerlendirmesinde bulundu.

‘Ücretsiz Okul Yemeği’ uygulaması tüm ilçelerde ivedilikle başlatılmalı

Kayabaşı, ‘’Gıda enflasyonu yükseldikçe, güvenilir gıda lüks bir tüketim haline gelmekte ve toplumun büyük bir kesimi "doymak" ile "sağlığını kaybetmek" arasındaki ince çizgide bırakılmaktadır. Bu krizin aşılması için üretim maliyetlerinin düşürülmesi adına tarımsal kooperatifler, yerel üretici birlikleri ve öz kaynaklarıyla üretim yapan yerel gıda işletmeleri stratejik olarak desteklenmeli; tarımsal girdiler üzerindeki vergi yükü hafifletilmelidir. Ancak en önemlisi, Gıda Mühendisleri ile üretimden tüketime sıkı ve etkili denetimler yapılmalı; taklit ve tağşişe karşı caydırıcı cezalar uygulanmalıdır. Özellikle okul çağındaki çocuklar için yerel yönetimler ve Milli Eğitim Bakanlığı desteğiyle ‘Ücretsiz Okul Yemeği’ uygulaması Gaziantep’in tüm ilçelerinde ivedilikle başlatılmalıdır’’ çağrısında bulundu.