Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 500 bin sosyal konut projesi hakkında değerlendirmelerde bulunan Kamu Müteahhitleri ve İş İnsanları Derneği (KAMİAD) Genel Başkanı Ali Adıgüzel, bu projenin yalnızca bir konut üretim hamlesi değil, aynı zamanda Türkiye’nin sosyo-ekonomik dengelerini güçlendirecek stratejik bir kalkınma adımı olduğunu vurguladı.
Adıgüzel, ‘’500 bin sosyal konut projesi, Türkiye’de konutun bir lüks değil, her vatandaşımız için temel bir sosyal hak olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Bu proje sadece duvar ve beton üretmek değil, insanlarımızın huzurla, güvenle yaşayabileceği yaşam alanları üretme vizyonunun bir tezahürüdür’’ dedi.
Hızlı nüfus artışı ve yoğun göç kentte ciddi bir konut arz açığı doğurdu
Özellikle Gaziantep’teki konut açığının pandemi, deprem ve göç gibi sebeplerle derinleştiğine dikkat çeken Adıgüzel, ‘’Gaziantep, hem üretim hem istihdam anlamında Türkiye’nin lokomotif şehirlerinden biri. Ancak hızlı nüfus artışı ve yoğun göç hareketleri, kentte ciddi bir konut arz açığı doğurdu. Bu kapsamda, sosyal konut projeleri şehrimizin barınma ihtiyacını karşılamakla kalmayacak, aynı zamanda inşaat ve yan sektörleri de hareketlendirecektir. Bu, hem istihdam hem yerel ekonomi açısından çok kıymetli bir fırsattır’’ değerlendirmesinde bulundu.
Projenin başarıya ulaşması, kamu ile özel sektörün el ele çalışmasıyla mümkün olur
Projenin uzun vadede sürdürülebilir olması için kamu-özel sektör iş birliği modelinin önemine vurgu yapan Adıgüzel, ‘’Bu kadar geniş kapsamlı bir konut projesinin başarıya ulaşması, kamu ile özel sektörün el ele çalışmasıyla mümkün olur. Arsa tahsisi, finansman modelleri, konut tipleri ve tasarımlar özel sektörün dinamizmiyle birleştiğinde hem maliyetler düşecek hem de projeler hızla tamamlanacaktır. Türkiye’de arsa maliyetleri toplam maliyetin yaklaşık yüzde 50’sini oluşturuyor; Avrupa ortalaması ise yüzde 20 civarında. Bu farkı azaltmak için kamunun arsa desteği ve uzun vadeli finansman modelleri kritik önem taşıyor’’ şeklinde konuştu.
Projenin kısa vadeli bir yatırım olarak görülmemesi gerekiyor
Adıgüzel, projenin sadece kısa vadeli bir yatırım olarak görülmemesi gerektiğini belirtirken, uzun vadeli bir ulusal konut politikası çağrısında bulundu. ‘’500 bin konutluk bu proje, bir başlangıç olmalıdır. Türkiye’nin artan nüfus ve şehirleşme hızına paralel olarak en az 10 yıllık bir konut stratejisi oluşturulmalı, sosyal konut politikası kalıcı hale getirilmelidir. Barınma sorunu, sadece inşaatla değil; finansman, planlama, ulaşım ve çevre gibi çok boyutlu politikalarla çözülebilir’’ değerlendirmesinde bulundu.
Deprem gerçeğini unutmadan, sürdürülebilir ve dayanıklı şehirler kurmalıyız
Yeni projelerde enerji verimliliği, yeşil alan, afet dayanıklılığı ve sürdürülebilirlik ilkelerinin ön planda tutulması gerektiğini sözlerine ekleyen Adıgüzel, “Deprem gerçeğini unutmadan, sürdürülebilir ve dayanıklı şehirler kurmalıyız. Yeni konutlar sadece çatısı olan yapılar değil, gelecek kuşaklara miras kalacak yaşam alanları olmalıdır. KAMİAD olarak, bu sürecin her aşamasında kamu kurumlarımızla iş birliğine hazırız’’ mesajını verdi.
Proje, hem Gaziantep hem de tüm Türkiye için bir dönüm noktası
500 bin sosyal konut projesinin Türkiye’nin konut sektöründe yeni bir dönemi başlatacağını aktaran Kamu Müteahhitleri ve İş İnsanları Derneği (KAMİAD) Genel Başkanı Ali Adıgüzel, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Bu proje, hem Gaziantep hem de tüm Türkiye için bir dönüm noktasıdır. Doğru planlama, güçlü iş birliği ve sürdürülebilir finansman modelleriyle bu adım, sadece bugünün değil, yarınlarımızın da umudu olacaktır. KAMİAD olarak, ülkemizin konut açığını kapatmak ve her vatandaşımıza güvenli bir yuva sağlamak için üzerimize düşen tüm sorumluluğu almaya hazırız.’’