<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gaziantep İlk Haber</title>
    <link>https://www.gaziantepilkhaber.com</link>
    <description>Gaziantep Haberleri Gaziantep Son Dakika</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 13 Sep 2026 23:54:48 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kutnu kumaşının küçük parçaları geri dönüşümle hediyelik eşyaya dönüşüyor]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kutnu-kumasinin-kucuk-parcalari-geri-donusumle-hediyelik-esyaya-donusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kutnu-kumasinin-kucuk-parcalari-geri-donusumle-hediyelik-esyaya-donusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'in geleneksel el sanatlarından biri olan kutnu kumaşı, genç usta tarafından el emeğiyle geri dönüştürülerek çanta, cüzdan, yelek ve çeşitli kıyafetlere dönüştürülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık 3 yıl önce öğrenci olarak kutnu kumaşıyla tanışan ve daha sonra çalışmalarına devam eden 20 yaşındaki eğitici usta Dilara Sayın, küçük kumaş parçalarını çöpe atmak yerine yeniden değerlendirerek farklı ürünler ortaya çıkarıyor. Sanayi Nakışı Bölümü mezunu olduğunu belirten genç usta, kutnu kumaşıyla çalışmanın kendisine çok şey kattığını ifade etti.</p>

<p>Kutnu kumaşının pamuk ve ipekten oluştuğunu belirten genç usta, bu geleneksel kumaşı geleceğe taşımaktan dolayı kendisini özel hissettiğini söyledi. Kumaşların üretim sırasında kalan küçük parçalarını değerlendirdiklerini anlatan genç usta Sayın, "Geri dönüşümden kalan fazla kumaşları cüzdan, çanta, yelek, kıyafet gibi ürünlere dönüştürmeye çalışıyoruz. Bunlar çok küçük parçalardı. Bunları birleştirip bir emek haline getiriyoruz. Çöp olmak yerine ortaya yeni bir ürün çıkarıyoruz" dedi.</p>

<p>Geri dönüşümle hazırlanan ürünlerin vatandaşlardan da ilgi gördüğünü belirten Sayın, "Çoğu kişinin çok ilgisini çekiyor. ‘Çöpe atmak yerine bir şey yapıyorsunuz, emek veriyorsunuz' diyorlar. Bu da bizi mutlu ediyor" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kutnu kumaşından hazırlanan ürünlerin yurt içinde satışının yanı sıra Gaziantep'e gelen yabancı turistlere de ulaştırıldığını ifade eden genç kadın, ürünlere olan talebin güzel olduğunu söyledi.</p>

<p>Gelecekte de kutnu sanatının içerisinde olmak istediğini belirten genç kadın, hedefinin ustalaşarak geleneksel kutnu sanatını geçmişten geleceğe taşımak olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Gaziantep'te kutnu kumaşı üzerine çalışmalar yapan Abdulkadir Mekki ise geçmişi geleceğe taşımak adına Gaziantep yöresel kutnu kumaşlarını ürettiklerini söyledi. Mekki, usta öğrenciler yetiştirip küçük parçaları geri dönüşümle yeniden şekillendiklerini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kutnu-kumasinin-kucuk-parcalari-geri-donusumle-hediyelik-esyaya-donusuyor</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 15:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/14-eylul/ekran-resmi-2026-09-13-152437.png" type="image/jpeg" length="48063"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yesemek, binlerce yıllık tarihiyle ziyaretçilerini ağırlıyor]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/yesemek-binlerce-yillik-tarihiyle-ziyaretcilerini-agirliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/yesemek-binlerce-yillik-tarihiyle-ziyaretcilerini-agirliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’in İslahiye ilçesinde bulunan Yesemek Açık Hava Müzesi ve Heykel Atölyesi, binlerce yıllık geçmişiyle ziyaretçilerini tarihin derinliklerine götürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Yesemek, dünyanın en büyük açık hava heykel atölyesi olarak bölge turizmine önemli katkı sağlıyor.</p>

<p>Gaziantep’in İslahiye ilçesinde, tarihin farklı dönemlerinden izler taşıyan Yesemek Açık Hava Müzesi ve Heykel Atölyesi, ziyaretçilerini binlerce yıl öncesine götürüyor. Kahramanmaraş merkezli depremlerden büyük ölçüde etkilenen ilçenin önemli turizm değerlerinden biri olan Yesemek, sahip olduğu tarihi dokuyla bölgenin yeniden turizm hareketliliği kazanmasında da önemli bir rol üstleniyor.</p>

<p>UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunan Yesemek, geniş bir alana yayılan taş eserleri, heykelleri ve tarihi taş ocağıyla açık hava müzesi özelliği taşıyor. Alan, özellikle tarih ve arkeoloji meraklılarının yanı sıra yerli ve yabancı turistlerin de ilgisini çekiyor.</p>

<p></p>

<p>Hititlerin taş işleme merkezi</p>

<p></p>

<p>Yesemek’in geçmişinin binlerce yıl öncesine uzandığı belirtiliyor. Tarihi alanda bulunan taş eserler, bölgenin geçmiş dönemlerde önemli bir heykel ve taş işleme merkezi olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>Müze görevlisi Ali Çiçek, Yesemek’in aynı zamanda köyün adı olduğunu belirterek, bölgedeki açık hava heykel atölyesinin dünyanın en büyük açık hava heykel atölyesi olduğunu söyledi.</p>

<p>Yesemek’in genel alanının 250 dönümün üzerinde olduğunu ifade eden Çiçek, tarihi taş ocağının ise müze alanının yaklaşık 1 kilometre yukarısında bulunduğunu aktardı.</p>

<p>Çiçek, Hititlerin bölgede taş ocağını keşfetmesinin ardından taşın işlenmeye uygun olduğunu fark ederek burada bir heykel atölyesi kurduklarını belirtti.</p>

<p></p>

<p>Taş ocağından heykel</p>

<p>atölyesine uzanan tarih</p>

<p></p>

<p>Yesemek’i diğer tarihi alanlardan ayıran önemli özelliklerden biri, taşın çıkarıldığı ocak ile taşın işlendiği atölyenin aynı bölgede bulunması.</p>

<p>Geçmişte burada çıkarılan taşların işlenerek çeşitli heykel ve kabartmalara dönüştürüldüğü belirtilirken, günümüzde açık alanda sergilenen eserler ziyaretçilere dönemin sanat anlayışını yakından inceleme fırsatı sunuyor.</p>

<p>Geniş bir alana yayılan eserler arasında yarım bırakılmış heykellerin de bulunması, ziyaretçilere antik dönemdeki üretim sürecini adeta yerinde görme imkanı sağlıyor.</p>

<p></p>

<p>Dünyanın farklı noktalarından</p>

<p>ziyaretçi geliyor</p>

<p></p>

<p>Yesemek’in yalnızca Gaziantep ve çevresinden değil, dünyanın farklı bölgelerinden gelen ziyaretçileri de ağırladığı belirtildi.</p>

<p>Müze görevlisi Ali Çiçek, özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında ziyaretçi yoğunluğunun arttığını söyledi. Yaz aylarında yüksek sıcaklıklar nedeniyle ziyaretçi sayısında düşüş yaşandığını ifade eden Çiçek, Eylül-Ekim ile Nisan-Mayıs dönemlerinde ise tarihi alanda ciddi bir hareketlilik yaşandığını belirtti.</p>

<p>Çiçek, geçtiğimiz yıl Yesemek’i ayda yaklaşık 5 bin kişinin ziyaret ettiğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>Sonbaharla birlikte</p>

<p>ziyaretçi hareketliliği artıyor</p>

<p></p>

<p>Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte Yesemek’te ziyaretçi yoğunluğunun yeniden artması bekleniyor. Özellikle sonbahar aylarında bölgeyi ziyaret eden vatandaşlar, tarihi alanı gezerek binlerce yıl öncesinden günümüze ulaşan eserleri inceleme fırsatı buluyor.</p>

<p>İslahiye’nin doğal güzellikleri ve diğer tarihi değerleriyle birlikte değerlendirildiğinde Yesemek’in ilçe turizmi açısından önemli bir potansiyel taşıdığı belirtiliyor.</p>

<p></p>

<p>“Herkesin gelip görmesi</p>

<p>gerektiğini düşünüyorum”</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yesemek’i ailesiyle birlikte ziyaret eden Ahmet Yıldırım da tarihi alandan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p>Her yaz Gaziantep’in İslahiye ilçesine geldiklerini belirten Yıldırım, bu ziyaretlerinde ailesiyle birlikte Yesemek’i gezmeye karar verdiklerini söyledi.</p>

<p>Yesemek’in herkes tarafından görülmesi gereken bir yer olduğunu ifade eden Yıldırım, tarihi alanın atmosferinden etkilendiğini belirterek, “Burada gerçekten tarih kokuyor. Herkes burayı gezmeli” dedi.</p>

<p></p>

<p>“Bölgedeki değişimin farkındayız”</p>

<p></p>

<p>Bölgede son dönemde yaşanan değişimlerin turizme de olumlu yansıyacağına inandığını belirten Yıldırım, terörün sona ermesinin bölge açısından önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p>İslahiye’ye yılda bir veya iki kez geldiğini anlatan Yıldırım, bölgedeki insanların yaklaşımında da değişiklikler gözlemlediğini belirterek, yaşanan gelişmelerin vatandaşları memnun ettiğini söyledi.</p>

<p>Yıldırım, bölgede güvenlik ortamının güçlenmesinin insanların tarihi ve turistik alanları daha rahat ziyaret etmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.</p>

<p></p>

<p>Minik ziyaretçi Yesemek’i çok beğendi</p>

<p></p>

<p>Yesemek’in ziyaretçileri arasında çocuklar da yer aldı. Ailesiyle birlikte tarihi alanı gezen Menekşe Miray Yıldırım, hem bölgedeki barajı hem de Yesemek Açık Hava Müzesi’ni merak ettiği için ziyarete geldiğini söyledi.</p>

<p>Tarihi alanı gezen minik ziyaretçi, Yesemek’i çok beğendiğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p>İslahiye’nin turizm potansiyelini güçlendiriyor</p>

<p></p>

<p>Depremlerin ardından yeniden toparlanma sürecindeki İslahiye için tarihi ve kültürel değerler büyük önem taşıyor. Binlerce yıllık geçmişiyle Yesemek, ilçenin turizm potansiyelinin geliştirilmesine katkı sağlayan başlıca merkezlerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Dünyanın en büyük açık hava heykel atölyelerinden biri olarak gösterilen Yesemek, taş ocağı, heykel atölyesi ve açık alanda sergilenen eserleriyle ziyaretçilerine yalnızca bir müze gezisi değil, aynı zamanda geçmiş medeniyetlerin üretim ve sanat anlayışını yakından tanıma imkanı sunuyor.</p>

<p>Özellikle sonbahar aylarında artan ziyaretçi hareketliliğiyle birlikte Yesemek’in Gaziantep ve İslahiye turizmine daha fazla katkı sağlaması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/yesemek-binlerce-yillik-tarihiyle-ziyaretcilerini-agirliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/14-eylul/ekran-resmi-2026-09-13-151545.png" type="image/jpeg" length="41257"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Saraciye mesleğini gelecek nesillere aktarmalıyız’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/saraciye-meslegini-gelecek-nesillere-aktarmaliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/saraciye-meslegini-gelecek-nesillere-aktarmaliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te göz rahatsızlığı nedeniyle telefonculuğu bırakan 58 yaşındaki Ekrem Yılmaz, öğrendiği saraciye mesleğinin inceliklerini, okul çağındaki kızına öğreterek mesleği gelecek nesillere aktarıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep'te uzun yıllar telefonculuk yapan 58 yaşındaki Ekrem Yılmaz'ın hayatı, göz rahatsızlığının ardından değişti. Telefonculuk mesleğini bırakmak zorunda kalan Yılmaz, yeni bir meslek edinmek için tarihi Bakırcılar Çarşısı'nda saraciye işine başladı. El emeği ve sabır gerektiren mesleği kısa sürede öğrenen Yılmaz, zamanla ustalaşarak kendi dükkanında çalışmaya devam etti. Günün büyük bölümünü iş yerinde geçiren Yılmaz, deri ve çeşitli malzemeleri el işçiliğiyle işleyerek müşterilerinin beğenisine sunuyor. Mesleğini gelecek nesillere aktarmak isteyen Yılmaz, okul çağındaki kızını da boş zamanlarında dükkanına getirerek saraciye işinin inceliklerini öğretiyor. Yılmaz, böylece kızının el becerisini geliştirirken yıllardır sürdürülen mesleğin de gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlıyor.</p>

<p></p>

<p>"Bu mesleği seçmek benim</p>

<p>için mutluluk verici oldu"</p>

<p></p>

<p>Saraciyelik mesleğine başlama serüvenini anlatan Ekrem Yılmaz, "8 yıla yakındır saraçlık yapıyorum. Çocuklarımla beraber hepimiz ailecek bu işi yapıyoruz. Bu mesleğe tesadüfen başladım. Bir arkadaşımın yanına gelmiştim. Arkadaşım bu işi yapıyordu. Onun vasıtasıyla girişim yaptık ve kendisi ile ayrıldık. Ben devam ettim burada. Şu anda yaptığım işten memnunum. Telefon teknik servisiydim. Gözlerim zayıflayınca yapamaz duruma geldim. İstediğimi yapamıyordum. Bu mesleği seçmek benim için mutluluk verici oldu. O meslekten buna geçmek çok yerinde bir değişim oldu. Üretim her zaman mutluluk verici bir şeydir. İnsanlara faydalı olabilmek her zaman insana zevk verir. Yani bir insanın işini görmek, bir insanlara bir şeyler üretmek. Her zaman insana mutluluk vermiştir. Bizler burada köpek tasmaları, inek, at eğerleri, eşek heybeleri, motor heybeleri yani bütün hayvansal ürünlerin hemen hemen hepsini yapıyoruz. İnsanların ilgisine gelince herkes ihtiyacını görüyor ve herkesin de bu tarz ürünlere ihtiyacı olduğu için herkes çok memnun, biz de memnunuz kendilerinden" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>"Çocuklarım</p>

<p>okumazsa yapabileceği</p>

<p>altın bir meslek"</p>

<p></p>

<p>Ekrem Yılmaz, "Ben bu mesleği gelecek nesillere aktarmak için kendi çocuklarımı yetiştiriyorum. Dolayısıyla eleman yetiştirmek gibi bir sıkıntım yok. Bu mesleği şuanda kızıma öğretiyorum. Güzel bir duygu. Çocuklarım okumazsa bu mecburen yapabileceği altın bir meslektir. İleride bunu herkes yapmayacak. Zaten buna yönelik insanlar yok. Gerek çıraklık olsun veya gerek insanların bu mesleğe meyili yok, potansiyeli de yok" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>"Ürünleri her yere</p>

<p>gönderiyoruz"</p>

<p></p>

<p>Üretilen ürünlerin çeşitli illere ve ülkelere gönderildiğini aktaran Ekrem Yılmaz, "Dükkanımızda ürettiğimiz ürünleri, hemen hemen Türkiye'nin birçok yerine gönderiyoruz. Arap ülkelerine gönderiyoruz. Mesela Suriye, Suudi Arabistan o bölgelere de veriyoruz ama Doğu'ya daha ağırlıklı veriyoruz. Buradan çıkan ürünler Edirne'ye kadar gidiyor" şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>"Boş zamanlarımda</p>

<p>da babamın yanında</p>

<p>meslek öğreniyorum"</p>

<p></p>

<p>Boş zamanlarında babasının yanına gelerek mesleği öğrendiğini söyleyen 11 yaşındaki Arzu Ela Yılmaz, "Ben okuyorum, boş zamanlarımda da babamın yanında çalışıyorum. Okuldan çıktıktan sonra babamın yanına gelip babamın malzemelerle yaptıklarına yardım ediyorum. Boncuk diziyorum, tasma yapıyorum. Babam heybe diktiğinde ona yardım ediyorum. Tokaları falan yapıyorum. Mutluyum" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/saraciye-meslegini-gelecek-nesillere-aktarmaliyiz</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 15:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/14-eylul/ekran-resmi-2026-09-13-151551.png" type="image/jpeg" length="11364"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Menengiç kahvesi turistleri cezbediyor]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/menengic-kahvesi-turistleri-cezbediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/menengic-kahvesi-turistleri-cezbediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'in yöresel lezzetleri arasında önemli bir yere sahip olan menengiç kahvesi, kenti ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerden yoğun ilgi görüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarihi çarşılarda hem kuru yemiş hem de kahve olarak satışa sunulan menengiç, ziyaretçilerin kentten götürdüğü yöresel ürünlerin başında geliyor.</p>

<p>Gaziantep'in tarihi çarşılarını gezen yerli ve yabancı turistler, yöresel ürünlerin satıldığı dükkanlarda menengiç kahvesini yakından tanıma fırsatı buluyor. Kendine özgü aroması ve kokusuyla dikkat çeken menengiç, tarihi mekanlarda kahve olarak da ikram ediliyor. Lezzetini beğenen ziyaretçiler ise menengiç kahvesi ve menengiç ürünlerini satın alarak memleketlerine veya yurt dışına götürüyor.</p>

<p></p>

<p>"Kahvemiz soğuk kış</p>

<p>günlerinin vazgeçilmezidir"</p>

<p></p>

<p>Menengiç kahvesine yaz-kış yoğun ilgi olduğunu söyleyen Mehmet Hilmi Bağcı, menengeçin üretim sürecini anlatarak, "Menengiç, Antep fıstığının aşılanmamış hali. Aşılanıp fıstık haline geliyor. Biz bunu işletmemizde kavurarak macun haline getirip kahve yaparak müşterilerimizin hizmetine sunuyoruz. Menengiç kahvesini herkese tavsiye ediyoruz. Kış günleri de gelmek üzere. Kahvemiz soğuk kış günlerinin vazgeçilmezidir. Vatandaşlardan yoğun ilgi var" dedi.</p>

<p></p>

<p>"Kışa doğru satışlarımızda</p>

<p>bolluk yaşanıyor"</p>

<p></p>

<p>Menengiç kahvesinin hazırlanış sürecinden bahseden Bülent Bilici ise, "Menengiç kahvesi, Gaziantep'le özdeşleşmiş bir üründür. Fıstık ağacı aşılanmadıktan sonra menengiç dediğimiz tohumlar elde edilir. Elde ettikten sonra bunu kavurarak çekim işlemine alırız. Ardından kahvesini elde ederiz. Bunu da müşterilerimize sunarız. Müşterilerimiz kahveyi çok beğeniyor. Kışa doğru satışlarımızda bolluk yaşanıyor çünkü kışın daha çok tüketiliyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>"Yurt dışına da götürüyoruz"</p>

<p></p>

<p>Her yıl Gaziantep'i ziyaret ettiklerini ve menengiç kahvesini yurt dışına da götürdüklerini söyleyen Ayşe Kızık, "Yurt dışından Gaziantep'e her sene tatile geliyoruz. Her gelişimizde de mutlaka buralara geliyoruz. Buraya adım attığımızda menengiç kahvesini hep tüketiyoruz. Alıp beraberinde yurt dışına da götürüyoruz. Misafirlerimize ikram ediyoruz. Tadı çok güzel. Herkese tavsiye ederim" dedi.</p>

<p></p>

<p>"Tarih görmeye ve menengiç</p>

<p>kahvesi içmeye geldik"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Gaziantep'e Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesinden geldiğini söyleyen Yasemin Yavuzarslan ise, "Kırklareli Lüleburgaz'dan buraya geldik. Burayı tanımak ve görmek çok güzel. Duygulandım. Biz buraya tarih görmeye ve menengiç kahvesi içmeye geldik. Herkese tavsiye ediyorum" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/menengic-kahvesi-turistleri-cezbediyor</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/12-eylul/ekran-resmi-2026-09-11-143813.png" type="image/jpeg" length="52638"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurutmalık sezonu ekonomiye değer katıyor]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kurutmalik-sezonu-ekonomiye-deger-katiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kurutmalik-sezonu-ekonomiye-deger-katiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’te yaz aylarında damları, avluları ve balkonları süsleyen kurutmalık sebzeler, nesilden nesile aktarılan geleneksel kış hazırlığının ötesine geçerek önemli bir ekonomik değere dönüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Patlıcan, biber, kabak ve acur başta olmak üzere kurutmalık ürünlerde Gaziantep Ticaret Borsası’nda (GTB) 2025 yılında yaklaşık 140 milyon liralık işlem hacmine ulaşıldı.</p>

<p>Gaziantep’in yüzyıllardır süregelen mutfak kültürünün önemli unsurları arasında yer alan kurutmalık sebzeler, yeni sezon hazırlıklarıyla birlikte kentin farklı noktalarında yeniden kendini göstermeye başladı. Yaz sıcaklarında güneş altında kurutulan patlıcan, biber, kabak ve acurlar, hem kış sofralarının vazgeçilmez ürünleri arasında yer alıyor hem de üreticiler ve sektör temsilcileri açısından önemli bir ekonomik hareketlilik oluşturuyor.</p>

<p>Gaziantep Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, kurutmalık geleneğinin geçmişten günümüze taşınan kültürel bir miras olmasının yanı sıra kent ekonomisine önemli katkı sağlayan bir ticari faaliyet haline geldiğini belirtti.</p>

<p></p>

<p>Dam ve avlulardan</p>

<p>ekonomiye</p>

<p></p>

<p>Gaziantep’te yaz aylarında evlerin damlarında, balkonlarında ve avlularında başlayan kurutmalık hazırlığı, bugün kentte geniş bir üretim ve ticaret zincirinin önemli parçalarından biri haline geldi.</p>

<p>Geleneksel yöntemlerle hazırlanan ürünlerin önceki dönemlerde ağırlıklı olarak ailelerin kışlık ihtiyacını karşılamak amacıyla üretildiğini belirten Akıncı, zaman içerisinde bu ürünlerin ticari değerinin de giderek arttığını ifade etti.</p>

<p>Akıncı, Gaziantep’in kurutmalık kültürünün üretim, emek, gelenek ve ticaretin bir araya geldiği özel bir değer zinciri oluşturduğuna dikkat çekerek, yaz aylarında başlayan yoğun emeğin kış aylarında sofralara lezzet olarak ulaştığını ve aynı zamanda üreticiye ekonomik kazanç sağladığını söyledi.</p>

<p></p>

<p>57,6 milyon adet</p>

<p>ürün işlem gördü</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Ticaret Borsası verileri, kurutmalık sektörünün kent ekonomisindeki büyüklüğünü de ortaya koydu.</p>

<p>GTB Başkanı Mehmet Akıncı’nın verdiği bilgilere göre, 2025 yılında patlıcan, biber, kabak ve acur kurusunda toplam 57 milyon 610 bin 512 adet ürün borsada işlem gördü.</p>

<p>Söz konusu ürünlerde gerçekleşen işlem tutarının ise 135 milyon 748 bin lirayı aştığı bildirildi.</p>

<p>Bu rakamlar, Gaziantep’te geleneksel yöntemlerle hazırlanan kurutmalıkların yalnızca mutfak kültürünün bir parçası olmadığını, aynı zamanda önemli bir ticari hacme sahip olduğunu gösterdi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diğer kurutmalıklarda</p>

<p>da milyonluk işlem</p>

<p></p>

<p>Kurutmalık sektöründeki ekonomik hareketlilik yalnızca patlıcan, biber, kabak ve acurla sınırlı kalmadı.</p>

<p>Kilogram üzerinden işlem gören domates kurusu, bamya kurusu ve maydanoz kurusunda toplam 10 bin 270 kilogramlık işlem gerçekleştirildi. Bu ürünlerin işlem tutarının ise yaklaşık 4 milyon 160 bin lira olduğu açıklandı.</p>

<p>Böylece adet bazında işlem gören ürünlerle kilogram üzerinden işlem gören diğer kurutmalıklar birlikte değerlendirildiğinde, Gaziantep Ticaret Borsası’nda 2025 yılında kurutmalık ürünlerin toplam işlem hacmi 139 milyon 907 bin lirayı aştı.</p>

<p></p>

<p>“Geleneksel kış hazırlığı</p>

<p>ekonomik değere dönüştü”</p>

<p></p>

<p>GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, kurutmalık ürünlerin ulaştığı ekonomik büyüklüğün Gaziantep’in geleneksel üretim kültürünün ekonomik potansiyelini de ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p>Akıncı, kurutmalıkların yalnızca bir gıda ürünü olarak değerlendirilmemesi gerektiğine işaret ederek, üretimden kurutmaya, işlemeden paketlemeye ve ticarete kadar uzanan geniş bir ekonomik zincirin bulunduğunu vurguladı.</p>

<p>Akıncı, Gaziantep’te kurutmalık ürünler üzerinden oluşan ekonomik değeri, “üretim, emek, kültür ve ticaretin bir araya geldiği çok özel bir değer zinciri” olarak nitelendirdi.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep güneşi</p>

<p>lezzete dönüşüyor</p>

<p></p>

<p>Kurutmalık sebzelerin hazırlanmasında Gaziantep’in iklim özelliklerinin de önemli bir avantaj sağladığı belirtiliyor.</p>

<p>Yaz aylarında yüksek sıcaklık ve güneşten yararlanılarak gerçekleştirilen doğal kurutma işlemi, ürünlerin kendine özgü tat ve karakter kazanmasında önemli rol oynuyor.</p>

<p>Geleneksel yöntemlerle gerçekleştirilen kurutma işlemi, aynı zamanda Gaziantep mutfağında kullanılan ürünlerin uzun süre muhafaza edilmesine imkan sağlıyor. Böylece yaz mevsiminde hazırlanan sebzeler, kış aylarında dolma ve diğer geleneksel yemeklerin yapımında kullanılıyor.</p>

<p>Bu yönüyle kurutmalık kültürü, Gaziantep mutfağında mevsimler arasında bir lezzet köprüsü oluşturuyor.</p>

<p></p>

<p>Üretimden ticarete</p>

<p>uzanan geniş zincir</p>

<p></p>

<p>Kurutmalık ürünlerin ekonomik değeri, yalnızca ürünün satışından ibaret değil. Tarlada başlayan süreç; hasat, ayıklama, hazırlama, dizme, kurutma, paketleme, depolama ve satış aşamalarından geçiyor.</p>

<p>Bu süreçlerin her biri farklı alanlarda ekonomik hareketlilik oluştururken, geleneksel üretim yöntemleri de günümüzde ticari faaliyetlerle birlikte varlığını sürdürüyor.</p>

<p>Akıncı, kurutmalık üretiminin tarımsal ürünlerin değerlendirilmesi ve katma değerinin artırılması açısından da önemli olduğunu belirterek, Gaziantep’in bu alandaki üretim kültürünün korunmasının yanı sıra ekonomik potansiyelinin geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p>Üç ürün coğrafi</p>

<p>işaretle korunuyor</p>

<p></p>

<p>Gaziantep’in kurutmalık kültürünün korunması ve ürünlerin kente özgü özelliklerinin gelecek nesillere aktarılması amacıyla coğrafi işaret çalışmaları da yürütülüyor.</p>

<p>Gaziantep Ticaret Borsası tarafından Antep Dolmalık Biber Kurusu, Antep Haylan Kabağı Kurusu ve Antep Kuruluk Patlıcanı için coğrafi işaret tescili alındı.</p>

<p></p>

<p>Coğrafi işaret tescilleriyle birlikte bu ürünlerin Gaziantep’e özgü üretim özellikleri ve geleneksel yöntemleri koruma altına alınırken, ürünlerin marka değerinin artırılması da hedefleniyor.</p>

<p></p>

<p>Hedef daha geniş</p>

<p>pazarlara ulaşmak</p>

<p></p>

<p>GTB Başkanı Mehmet Akıncı, coğrafi işaretlerin yalnızca ürünlerin isimlerini koruyan bir uygulama olmadığını, aynı zamanda Gaziantep’in geleneksel üretim bilgisinin ve kültürel mirasının gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağladığını ifade etti.</p>

<p>Gaziantep’in kurutmalık ürünlerinin özgün kimliğinin korunarak ekonomik değerinin daha da artırılmasının hedeflendiğini belirten Akıncı, bu ürünlerin daha geniş pazarlara taşınmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p>Kültürden ticarete</p>

<p>Gaziantep markası</p>

<p></p>

<p>Gaziantep’in damlarını ve avlularını yaz aylarında renklendiren kurutmalık sebzeler, artık yalnızca geçmişten gelen bir kış hazırlığı geleneğini temsil etmiyor. Milyonlarca adet ürünün işlem gördüğü sektör, kentte tarımsal üretimin katma değere dönüştürülmesinde de önemli bir rol üstleniyor.</p>

<p>2025 yılında 139 milyon 907 bin lirayı aşan işlem hacmi, Gaziantep’in kurutmalık kültürünün ekonomik boyutunu açıkça ortaya koyarken, coğrafi işaret tescilleri de bu geleneksel ürünlerin marka değerini güçlendiriyor.</p>

<p>Gaziantep’te güneş altında başlayan kurutmalık mesaisi, böylece kış sofralarına uzanan bir lezzet yolculuğunun yanı sıra üreticiden tüccara, işletmelerden tüketiciye kadar geniş bir ekonomik hareketliliğe dönüşüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kurutmalik-sezonu-ekonomiye-deger-katiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/12-eylul/kurutmalik-sezonu-ekonomiye-deger-katiyor4.jpg" type="image/jpeg" length="94063"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Biberler güneşte bekletilip pul bibere dönüşüyor]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/biberler-guneste-bekletilip-pul-bibere-donusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/biberler-guneste-bekletilip-pul-bibere-donusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’in İslahiye ilçesinde kırmızı biber hasadı başladı. Tarlalardan özenle toplanan biberler, pul bibere dönüşmek üzere güneş altında kurutulmaya bırakılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık 2 gün güneşte bekletilen biberler, daha sonra çuvallanarak fabrikalara gönderiliyor ve burada işlenerek sofraların vazgeçilmezi pul bibere dönüştürülüyor.</p>

<p>Gaziantep’in önemli tarım merkezlerinden İslahiye’de biber hasadıyla birlikte tarlalarda yoğun hareketlilik yaşanmaya başladı. Sabahın erken saatlerinde tarlalara giden işçiler, olgunlaşan kırmızı biberleri tek tek toplayarak işleme alanlarına getiriyor.</p>

<p>Toplanan biberler burada ilk olarak parçalanıyor ve ardından geniş alanlara serilerek güneş altında kurumaya bırakılıyor. İslahiye güneşinde yaklaşık iki gün bekletilen biberler, kurutma işleminin ardından çuvallanarak fabrikalara gönderiliyor.</p>

<p></p>

<p>Tarladan sofraya uzanan</p>

<p>zahmetli yolculuk</p>

<p></p>

<p>İslahiye’de hasat edilen kırmızı biberler, sofralara ulaşmadan önce oldukça zahmetli bir süreçten geçiyor.</p>

<p>Tarlalarda işçiler tarafından toplanan biberler, işleme alanlarına getirildikten sonra parçalanıyor. Ardından güneşin altında kurumaya bırakılan biberlerin yeterince kuruması için işçiler tarafından belirli aralıklarla üzerinde yürünerek işlemin daha sağlıklı şekilde gerçekleşmesi sağlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaklaşık iki günlük güneşleme sürecinin ardından kuruyan biberler çuvallara dolduruluyor. Son aşamada ise fabrikalara gönderilen biberler çeşitli işlemlerden geçirilerek pul bibere dönüştürülüyor.</p>

<p></p>

<p>“Güneşte 2 gün kalarak</p>

<p>pul biber oluyor”</p>

<p></p>

<p>Biber üreticilerinden çiftçi Kamber Yıldırım, hasat ve kurutma süreci hakkında bilgi verdi.</p>

<p>Yıldırım, biberlerin tarladan toplandıktan sonra parçalama işleminden geçirildiğini belirterek, “Burada şu an biberin parçalama işlemi oluyor. Biberler tarlada toplanarak burada güneşe bırakılıyor. Bu biberler burada işlenecek, daha sonra pul biber olacak” dedi.</p>

<p>Biberlerin yaklaşık iki gün boyunca güneş altında tutulduğunu ifade eden Yıldırım, kurutma sürecinin önemli bir aşama olduğunu söyledi.</p>

<p></p>

<p>İşçiler biberlerin üzerinde</p>

<p>yürüyerek kurutuyor</p>

<p></p>

<p>Kurutma alanlarında çalışan işçilerin de önemli bir görev üstlendiğini anlatan Yıldırım, “Bu biberler 2 gün güneşte kalacak. Burada işçiler biberlerin üzerinde yürüyerek kurumasına yardımcı oluyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Güneş altında bekletilen biberlerin yeterli seviyede kurumasının ardından çuvallandığını belirten Yıldırım, sonrasında ürünlerin fabrikalara götürüldüğünü kaydetti.</p>

<p></p>

<p>İslahiye biberi pul</p>

<p>bibere dönüşüyor</p>

<p></p>

<p>Yıldırım, hasat edilen biberlerin fabrikalarda işlenerek pul bibere dönüştürüldüğünü belirterek, “İşlem bittikten sonra biberler çuvallanacak. Toplanan biberler fabrikalara götürülerek orada pul biber olacak” diye konuştu.</p>

<p>İslahiye’de başlayan kırmızı biber hasadı, bölgedeki tarımsal üretimin önemli dönemlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Tarladan toplanan biberlerin güneş altında kurutulmasıyla başlayan süreç, fabrikalarda gerçekleştirilen işlemlerin ardından sofralarda kullanılan pul bibere dönüşmesiyle tamamlanıyor.</p>

<p></p>

<p>Güneş altında yoğun mesai</p>

<p></p>

<p>Biber hasadı döneminde üreticiler ve tarım işçileri yoğun bir çalışma yürütüyor. Tarlalarda toplanan biberlerin kısa sürede işleme alanlarına taşınması ve güneşten en iyi şekilde yararlanılarak kurutulması için çalışmalar aralıksız devam ediyor.</p>

<p>İslahiye’de kırmızı biber hasadının ilerleyen günlerde daha da yoğunlaşması beklenirken, üreticiler de sezonun verimli geçmesini umut ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/biberler-guneste-bekletilip-pul-bibere-donusuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/9-eylul/biberler-guneste-bekletilip-pul-bibere-donusuyor2.jpg" type="image/jpeg" length="49955"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Binlerce çocuk şarkılarla coştu]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/binlerce-cocuk-sarkilarla-costu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/binlerce-cocuk-sarkilarla-costu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anpa Gross tarafından yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde öğrencilere moral ve motivasyon sağlamak amacıyla düzenlenen "Okula Dönüyoruz" etkinliği, büyük bir coşku ve yoğun bir katılımla gerçekleşti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anpa Gross Gaziantep şubesinde düzenlenen organizasyon, sadece Gaziantep’ten değil tüm bölgeden gelen binlerce ziyaretçiyi ağırladı.</p>

<p></p>

<p>​Gün Boyu Etkinlikler ve Oyun</p>

<p>Alanları İle Unutulmaz Bir Gün</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>​Gün boyu süren program kapsamında çocuklar için özel olarak hazırlanan oyun alanları, renkli aktiviteler ve ikramlar büyük ilgi gördü. Ailelerin ve çocukların yoğun katılım gösterdiği şenlik alanında gün boyunca coşkulu ve keyifli anlar yaşandı.</p>

<p></p>

<p>​Melis Fis ve M Lisa Şarkılarını</p>

<p>Binlerle Birlikte Söyledi</p>

<p></p>

<p>​Etkinliğin akşam bölümünde ise heyecan doruğa ulaştı. Saat 19.00 itibarıyla sahne alan pop müziğin sevilen isimleri Melis Fis ve M Lisa, performanslarıyla izleyicilere unutulmaz bir müzik şöleni sundu. Özellikle çocukların ve gençlerin yoğun sevgi gösterisinde bulunduğu sanatçılar, en sevilen şarkılarını alanı dolduran binlerce kişilik coşkulu kalabalıkla birlikte seslendirdi.</p>

<p></p>

<p>​Bölgede Büyük Ses Getirdi</p>

<p></p>

<p>​Organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getiren aileler, yeni ders yılı öncesinde çocuklara sunulan bu moral etkinliği için teşekkürlerini iletti. Gaziantep ve çevre illerden gelen yoğun katılımla bölgede geniş yankı uyandıran şenlik, yeni eğitim dönemine yüksek enerji ve coşkuyla başlangıç yapılmasını sağladı.</p>

<p></p>

<p>​"Çocuklarımızın Ve</p>

<p>Gençlerimizin Heyecanına</p>

<p>Ortak Olmaktan Mutluyuz"</p>

<p></p>

<p>​Etkinliğin ardından değerlendirmelerde bulunan Anpa Gross Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yeğen, yeni eğitim-öğretim yılının tüm öğrencilere ve ailelere hayırlı olmasını dileyerek şu mesajı paylaştı:</p>

<p>​"Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın yeni ders yılına moralsiz değil, neşeli ve yüksek bir enerjiyle başlamasını istedik. Bu özel organizasyonda evlatlarımızın yüzündeki tebessüme ve heyecana ortak olmak bizim için tarif edilemez bir mutluluk. Tüm öğrencilerimize zihin açıklığı ve başarı dolu bir eğitim yılı diliyor; özveriyle çalışan kıymetli öğretmenlerimize ve ailelerimize kolaylıklar temenni ediyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/binlerce-cocuk-sarkilarla-costu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 15:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/8-eylul/binlerce-cocuk-sarkilarla-costu10.jpg" type="image/jpeg" length="14295"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Her gün kütüphanede kitap okuyorum’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/her-gun-kutuphanede-kitap-okuyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/her-gun-kutuphanede-kitap-okuyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’te 76 yaşındaki İbrahim Halil Uzak, kitap sevgisi ve okuma alışkanlığıyla gençlere örnek oluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gençlik yıllarında yaptığı terzilik mesleğini bıraktıktan sonra kendisini kitaplara adayan Uzak, yaklaşık bir buçuk yıldır her gün Şahinbey Millet Kütüphanesi’ne gidiyor. Sabah saatlerinde kütüphanenin yolunu tutan Uzak, akşam saatlerine kadar kitap ve dergiler arasında vakit geçiriyor.</p>

<p></p>

<p>Terziliği bıraktı, hayatını</p>

<p>kitaplara adadı</p>

<p></p>

<p>Gaziantep’in Şahinbey ilçesinde yaşayan 76 yaşındaki İbrahim Halil Uzak, gençlik yıllarında terzilik yaparak geçimini sağladı. Konfeksiyon sektörünün değişmesiyle birlikte mesleğini bırakan Uzak, emeklilik döneminde vaktini değerlendirmek için kitap okumaya yöneldi.</p>

<p></p>

<p>Bir süre evinde kitap okuyan Uzak, kitaplara olan ilgisinin artmasıyla birlikte kendisine daha uygun bir okuma ortamı aramaya başladı. Bu süreçte oğlunun tavsiyesiyle Şahinbey Belediyesi tarafından hizmete sunulan Millet Kütüphanesi’ni keşfetti.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir buçuk yıldır her gün</p>

<p>kütüphaneye gidiyor</p>

<p></p>

<p>Evinin kütüphaneye yakın olması da Uzak için önemli bir avantaj oldu. Oğlunun, “Çok kitap var, sen de okumayı seviyorsun, git bak” tavsiyesi üzerine kütüphaneye gitmeye başlayan 76 yaşındaki Uzak, kısa sürede buranın müdavimlerinden biri haline geldi.</p>

<p>Yaklaşık bir buçuk yıldır her gün kütüphaneye giden Uzak, sabah saat 09.00’da geldiği kütüphanede akşam saat 18.00’e kadar vakit geçiriyor. Kahvaltısını dahi yanında getirerek gününün büyük bölümünü kitaplar arasında geçiren Uzak, kütüphaneyi adeta ikinci evi olarak görüyor.</p>

<p></p>

<p>Günde 40-50 sayfa,</p>

<p>haftada bir kitap</p>

<p></p>

<p>Okuma alışkanlığını düzenli şekilde sürdüren Uzak, her gün yaklaşık 40-50 sayfa kitap veya dergi okuyor. Bu alışkanlığı sayesinde haftada ortalama bir kitabı tamamlıyor.</p>

<p>Özellikle tarih ve dini içerikli kitapların yanı sıra dergilere ilgi gösteren Uzak, kütüphanede aradığı dergiyi bulamadığında mevcut kitaplardan okumaya devam ediyor.</p>

<p>76 yaşında olmasına rağmen okuma alışkanlığından vazgeçmeyen Uzak, gençlerle aynı ortamda kitap okuyarak okumanın yaşı olmadığını da gözler önüne seriyor.</p>

<p></p>

<p>“Kütüphane evim gibi oldu”</p>

<p></p>

<p>Kütüphaneye oğlunun tavsiyesiyle gelmeye başladığını anlatan İbrahim Halil Uzak, yaşamından ve kitap sevgisinden bahsetti.</p>

<p>1950 yılında Gaziantep’te doğduğunu belirten Uzak, ilkokul mezunu olduğunu ve uzun yıllar terzilik yaptığını ifade etti. Konfeksiyon sektöründeki değişimin ardından mesleğini bıraktığını anlatan Uzak, daha sonra kitap okumaya yöneldiğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>Uzak, kütüphaneye geliş</p>

<p>sürecini şöyle anlattı:</p>

<p></p>

<p>“Oğlum kitapları çok sevdiğim için bana Şahinbey Belediyesine bağlı Millet Kütüphanesini tavsiye etti. ‘Baba, çok kitap var, sen de okumayı seviyorsun, git bak’ dedi. Onun üzerine buraya gelmeye başladım. O günden bu yana her gün geliyorum. Saat 9’da geliyorum. Hatta kahvaltımı da buraya getiriyorum. Kütüphane evim gibi oldu. Akşam 6’ya kadar burada bulunuyorum.”</p>

<p></p>

<p>Gençlere çağrı: “Boş</p>

<p>zamanlarınızı kahvelerde</p>

<p>öldürmeyin”</p>

<p></p>

<p>Her gün yaklaşık 40-50 sayfa kitap okuduğunu belirten Uzak, gençlere de kitap okuma çağrısında bulundu.</p>

<p>Özellikle gençlerin boş zamanlarını daha verimli değerlendirmeleri gerektiğini söyleyen Uzak, kütüphanelerin bunun için önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Uzak, “Genelde dergilerle ilgileniyorum. Dergi olmayınca mevcut kitaplardan okurum. Kitabın tarihi ve dini olanını tercih ediyorum. Günde 40-50 sayfa kitap okuyorum. Gençlere ise tavsiyem, boş zamanlarını kahvelerde falan öldürmesinler. Böyle yerlere gelsin, okusun, yazsınlar” dedi.</p>

<p></p>

<p>“Böyle yerlerin her</p>

<p>şehirde olmasını isterim”</p>

<p></p>

<p>Şahinbey Belediyesi’ne kütüphaneyi hizmete sunduğu için teşekkür eden Uzak, benzer merkezlerin farklı şehirlerde de yaygınlaştırılmasını istedi.</p>

<p>Uzak, “Şahinbey Belediyesi’nden böyle bir yeri açtığı için Allah razı olsun. Böyle yerlerin her şehirde olmasını isterim” ifadelerini kullandı.</p>

<p>76 yaşındaki İbrahim Halil Uzak’ın her gün aynı kararlılıkla kütüphaneye gitmesi ve kitap okuması, gençlerle birlikte kütüphanenin diğer müdavimlerine de örnek oluyor. Uzak, kitaplarla geçirdiği günleriyle öğrenmenin, okumanın ve kendini geliştirmenin yaşının olmadığını gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/her-gun-kutuphanede-kitap-okuyorum</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/8-eylul/ekran-resmi-2026-09-07-144612.png" type="image/jpeg" length="97498"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Kültürel değerlerimizi yakından tanımalıyız’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kulturel-degerlerimizi-yakindan-tanimaliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kulturel-degerlerimizi-yakindan-tanimaliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şehitkamil Belediyesi tarafından düzenlenen “Roma İmparatorluğu’nun Doğu Eyaletlerinde Mithras Kültü” Sempozyumu, Gaziantep’in binlerce yıllık arkeolojik mirasını bilim dünyasının gündemine taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>4-5 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen sempozyumda, yerli ve yabancı bilim insanları Roma döneminde Doğu eyaletlerinde yaygınlık gösteren Mithras kültünü ve bu inancın bölgedeki tarihsel izlerini ele aldı.</p>

<p></p>

<p>Bilim insanları Gaziantep’te buluştu</p>

<p></p>

<p>Roma İmparatorluğu’nun Doğu Eyaletlerinde Mithras kültünün farklı yönleriyle ele alındığı sempozyum, Gaziantep’in tarihi ve arkeolojik zenginliklerinin uluslararası bilim çevrelerinde tanıtılmasına da önemli katkı sundu.</p>

<p>Alanında uzman akademisyen ve araştırmacıların katılımıyla gerçekleştirilen programda, Mithras kültünün ortaya çıkışı, Roma dünyasındaki yayılımı ve özellikle imparatorluğun doğu eyaletlerindeki yansımaları değerlendirildi. Bilimsel sunumlarda, Mithras inancının arkeolojik buluntular ve kült alanları üzerinden ortaya koyduğu tarihsel veriler üzerinde duruldu.</p>

<p>Sempozyum, yalnızca akademik sunumlarla sınırlı kalmadı. Program kapsamında gerçekleştirilen saha ziyaretleriyle Gaziantep’in sahip olduğu arkeolojik miras, uluslararası bilim insanlarına doğrudan yerinde tanıtıldı.</p>

<p></p>

<p>Mithras’ın izleri sahada incelendi</p>

<p></p>

<p>Sempozyum kapsamında Zeugma Mozaik Müzesi, Dülük Antik Kenti, Erikçe Mithras Kutsal Alanı ve Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü ziyaret edildi.</p>

<p>Özellikle Dülük Antik Kenti ile Erikçe Mithras Kutsal Alanı’nda gerçekleştirilen incelemeler, sempozyumun en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu. Katılımcılar, Mithras kültünün Gaziantep ve çevresindeki tarihsel izlerini yerinde inceleyerek, bölgede bulunan arkeolojik veriler üzerinden değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Gaziantep’in önemli antik yerleşimlerinden biri olan Dülük, sahip olduğu arkeolojik ve kültürel değerlerle Mithras kültünün araştırılması açısından da dikkat çekiyor. Sempozyuma katılan bilim insanları, antik kentteki kalıntıları ve kült alanlarını yerinde görerek bölgenin tarihsel önemine ilişkin gözlemler gerçekleştirdi.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep’in arkeolojik</p>

<p>mirası uluslararası bilim</p>

<p>dünyasına tanıtıldı</p>

<p></p>

<p>Program kapsamında gerçekleştirilen saha ziyaretleri, Gaziantep’in yalnızca gastronomisi ve turizmiyle değil, sahip olduğu binlerce yıllık arkeolojik mirasla da uluslararası ölçekte öne çıkmasına katkı sağladı.</p>

<p>Zeugma’dan Dülük’e, Mithras kutsal alanlarından kültürel miras çalışmalarına kadar geniş bir çerçevede gerçekleştirilen ziyaretler sayesinde katılımcılar, Gaziantep’in farklı dönemlere uzanan tarihsel birikimini yakından tanıma fırsatı buldu.</p>

<p></p>

<p>Sempozyumun özellikle Dülük Antik Kenti’nin uluslararası bilim çevrelerinde daha fazla tanınması açısından önemli bir platform oluşturduğu belirtildi. Bölgenin arkeolojik potansiyelinin bilimsel çalışmalarla desteklenmesi ve elde edilen verilerin uluslararası akademik çevrelerde paylaşılması, kentin kültürel mirasının görünürlüğünün artırılmasına katkı sundu.</p>

<p></p>

<p>Kültür turizmine de</p>

<p>katkı sağlayacak</p>

<p></p>

<p>Şehitkamil Belediyesi tarafından düzenlenen organizasyon, bilimsel paylaşım ile kültürel mirasın tanıtımını aynı çatı altında buluşturdu.</p>

<p>Sempozyum kapsamında Gaziantep’in tarihi alanlarının yerinde incelenmesi, kentin kültür turizmi açısından sahip olduğu potansiyelin de yeniden gündeme gelmesini sağladı. Özellikle Dülük Antik Kenti ve Erikçe Mithras Kutsal Alanı’nın uluslararası ziyaretçiler ve araştırmacılar tarafından tanınmasının, bölgedeki kültürel turizm hareketliliğine katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p>Gaziantep’in farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan tarihsel yapısının bilimsel çalışmalar aracılığıyla uluslararası alanda tanıtılması, kentin kültür turizmi hedefleri açısından da önem taşıyor.</p>

<p></p>

<p>Bilimsel paylaşım ve</p>

<p>kültürel miras bir arada</p>

<p></p>

<p>İki gün süren Mithras Sempozyumu, akademik bilgi paylaşımının yanı sıra Gaziantep’in arkeolojik değerlerinin yerinde tanıtılmasını sağlayan kapsamlı bir organizasyon olarak gerçekleştirildi.</p>

<p>Yerli ve yabancı bilim insanlarını Gaziantep’te bir araya getiren sempozyumla, Roma İmparatorluğu’nun Doğu eyaletlerinde önemli bir inanç sistemi olarak öne çıkan Mithras kültünün bölgedeki izleri farklı bilimsel perspektiflerden ele alındı.</p>

<p>Sempozyumun, Gaziantep’in arkeolojik mirasının uluslararası düzeyde tanıtılmasına, Dülük Antik Kenti’nin sahip olduğu kültürel değerlerin görünürlüğünün artırılmasına ve kentin kültür turizmi potansiyelinin güçlendirilmesine katkı sağlaması hedeflendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaziantep’in tarihî ve arkeolojik zenginliklerinin bilimsel çalışmalarla desteklenmesi açısından dikkat çeken organizasyon, kentin sahip olduğu kültürel mirasın uluslararası bilim dünyasına aktarılması bakımından önemli bir buluşma olarak kayıtlara geçti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kulturel-degerlerimizi-yakindan-tanimaliyiz</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 15:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/7-eylul/kulturel-degerlerimizi-yakindan-tanimaliyiz3.jpg" type="image/jpeg" length="71629"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Geçmişin hikayeleri tarihi sokaklarda yeniden hayat buldu !]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/gecmisin-hikayeleri-tarihi-sokaklarda-yeniden-hayat-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/gecmisin-hikayeleri-tarihi-sokaklarda-yeniden-hayat-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, kentin geçmişten bugüne taşıdığı hikayeleri tarihi Bey Mahallesi’nin sokaklarına taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Şehir Tiyatrosu Sokakta Tiyatro Festivali” kapsamında sahnelenen “Bey Mahallesi Öyküleri”, Gaziantep’in kent hafızasında iz bırakan olayları tarihi mekanların atmosferiyle buluşturdu.</p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin kültür ve sanat hayatına kazandırdığı Şehir Tiyatrosu Sokakta Tiyatro Festivali, tarihi Bey Mahallesi’nde sanatseverlerle buluştu.</p>

<p>4-6 Eylül tarihleri arasında düzenlenen festival kapsamında sahnelenen “Bey Mahallesi Öyküleri”, kentin geçmişine ait hikayeleri günümüz izleyicisiyle buluştururken, tarihi sokakları da oyunun doğal sahnesine dönüştürdü.</p>

<p>Klasik tiyatro salonlarının aksine açık alanda gerçekleştirilen gösterimde, Bey Mahallesi’nin tarihi dokusu oyunun atmosferinin önemli bir parçası haline geldi.</p>

<p></p>

<p>Geçmişin hikayeleri</p>

<p>tarihi sokaklarda</p>

<p>yeniden hayat buldu</p>

<p></p>

<p>Zerrin Yanıkkaya’nın kaleme aldığı, Ahmet Serhat Artunç’un yönettiği “Bey Mahallesi Öyküleri”, “Kiraz” ve “Eski Sinema Sokağı / Nakıp Ali” isimli iki ayrı öyküden oluşuyor.</p>

<p>Oyunda Nil Gül ve Emirhan Gökyıldız sahne alırken, Şirvan Kalenderoğlu yönetmen yardımcılığını üstleniyor. Oyunun Genel Sanat Yönetmenliğini ise Nejat Şener yürütüyor.</p>

<p>İki farklı hikaye üzerinden Gaziantep’in geçmişine uzanan yapımda, bireysel anılarla kentin ortak hafızası iç içe aktarılıyor.</p>

<p></p>

<p>“Kiraz” ile çocukluk</p>

<p>anılarına yolculuk</p>

<p></p>

<p>Oyunun ilk öyküsü olan “Kiraz”, bir edebiyat öğretmeninin gözünden mahalleye sinmiş hatıraları ele alıyor.</p>

<p>Çocukluk arkadaşlığı ve geçmişte yaşananların zaman içerisinde hafızada bıraktığı izler üzerinden ilerleyen hikayede, bir kedinin hafızasında yeniden canlanan geçmişin izleri de anlatının önemli parçalarından birini oluşturuyor.</p>

<p>Böylece seyirci yalnızca bir tiyatro oyununu izlemekle kalmıyor, Bey Mahallesi’nin sokakları eşliğinde geçmişe doğru bir yolculuğa çıkıyor.</p>

<p></p>

<p>Nakıp Ali’nin sinema</p>

<p>hikayesi sahneye taşındı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Oyunun ikinci bölümü olan “Eski Sinema Sokağı / Nakıp Ali” ise Gaziantep’in sinema tarihine uzanıyor.</p>

<p>Antep’in ilk sinemasının doğuşunu konu alan hikayede, geçmişte farklı amaçlarla kullanılan tarihi bir mekanın zaman içerisindeki dönüşümü anlatılıyor.</p>

<p>Kiliseden yetimhaneye, ardından sinemaya dönüşen tarihi mekanın hikayesi, tiyatronun anlatım gücüyle seyirciye aktarılıyor.</p>

<p>Nostaljik atmosferiyle dikkat çeken öykü, Gaziantep’in kültürel geçmişinde önemli bir yere sahip olan sinema kültürüne de ışık tutuyor.</p>

<p></p>

<p>Tiyatro ile tarihi mekan</p>

<p>aynı sahnede buluştu</p>

<p></p>

<p>“Bey Mahallesi Öyküleri”nin en dikkat çeken özelliklerinden biri, tiyatro ile tarihi mekanın aynı anlatının parçası haline getirilmesi oldu.</p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu tarafından hazırlanan yapımda klasik sahne anlayışının dışına çıkılarak Bey Mahallesi’nin sokakları gösterimin doğal dekoru olarak kullanıldı.</p>

<p>Seyirciler, hikayeleri kapalı bir salonda değil, anlatılan geçmişin izlerini taşıyan tarihi sokaklarda takip etti.</p>

<p>Bu yönüyle festival, tiyatroyu yalnızca izlenen bir sanat dalı olmaktan çıkararak izleyicinin mekanla ve hikayeyle doğrudan bağ kurduğu farklı bir deneyime dönüştürdü.</p>

<p></p>

<p>Kent hafızası tiyatro</p>

<p>aracılığıyla yeniden</p>

<p> keşfediliyor</p>

<p></p>

<p>Oyunda bellek, zaman ve mekan ilişkisi merkeze alınırken, bireysel anılar Gaziantep’in ortak kent hafızasının parçaları olarak sahneye taşınıyor.</p>

<p>Geçmişin seslerinin bugünün sokaklarında yeniden duyulmasını sağlayan gösterimle, mahalle hikayeleri yalnızca anlatılmıyor; izleyicinin tarihi mekanın atmosferini deneyimlemesiyle yeniden yaşatılıyor.</p>

<p>Festival kapsamında Bey Mahallesi’ni ziyaret eden sanatseverler, bir yandan tiyatro gösterisini takip ederken diğer yandan Gaziantep’in tarihi dokusuyla iç içe bir kültür-sanat deneyimi yaşama fırsatı buldu.</p>

<p></p>

<p>Alpay: “Bey Mahallesi,</p>

<p>kültürümüz ve sanatımız</p>

<p>için çok önemli”</p>

<p></p>

<p>Festivalin açılışında konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Oya Alpay, şehir tiyatrosunun kuruluşundan bugüne geldiği noktaya dikkat çekti.</p>

<p>Şehir tiyatrosunun yaklaşık 5 yıl önce kurulduğunu belirten Alpay, aradan geçen süreçte tiyatronun kent kültürüne önemli katkılar sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Alpay, şehir tiyatrosunun şu anda 15’inci oyununu sahnelediğini belirterek, Bey Mahallesi’nin bu çalışma için özellikle tercih edildiğini söyledi.</p>

<p>Alpay, “Şehir tiyatromuz gerçekten şehre çok önemli katkılar sundular. Şu anda 15’inci oyunumuzu oynuyoruz. Şehir tiyatromuzu biz Bey Mahallesi'nin içine kurguladık. Bey Mahallesi, kültürümüz ve sanatımız için çok önemli. Şehir tiyatromuzda oyunu Bey Mahallesi'nin içinde kurgulandı” dedi.</p>

<p></p>

<p>Ateş: “Sanatı salonlardan</p>

<p>tarihi sokaklara taşıdık”</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kültür, Bilim, Sanat Daire Başkanı Hüseyin Ateş de kenti kültür, sanat ve bilim şehri haline getirme hedefi doğrultusunda sanatın farklı alanlarına destek verdiklerini söyledi.</p>

<p>“Sokakta Tiyatro Festivali”nin Gaziantep’te bir ilk olduğuna dikkat çeken Ateş, festivalle birlikte kentin kadim kültürünü tarihi sokaklarda vatandaşlarla buluşturduklarını ifade etti.</p>

<p>Ateş, “Bugün de şehrimizde yine ilk olan ‘Sokakta Tiyatro Festivali’ ile kadim kültürümüzü kadim şehrimizin oyunları, sanatı salonlardan şehrimizin tarih ve kültür kokan sokaklarında hemşerilerimizle buluşturduk” dedi.</p>

<p>Festival programına ilişkin de bilgi veren Ateş, Türkiye’nin farklı bölgelerinden 6 aktif oyun grubunun yanı sıra Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu ekibinin katılımıyla toplam 9 oyunun sahneleneceğini belirtti.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep’in geçmişi</p>

<p>sanatla geleceğe taşınıyor</p>

<p></p>

<p>Şehir Tiyatrosu Sokakta Tiyatro Festivali, Gaziantep’in kültürel mirasının sanat aracılığıyla yeniden yorumlanması açısından da dikkat çekti.</p>

<p>Tarihi Bey Mahallesi’nin sokaklarında gerçekleştirilen gösterimler, kentin geçmişine ait hikayeleri yeni kuşaklarla buluştururken, tarihi mekanların kültür-sanat faaliyetleriyle yeniden keşfedilmesine de imkan sağladı.</p>

<p>“Bey Mahallesi Öyküleri” ile Gaziantep’in kent hafızasında yer eden hikayeler yeniden hayat bulurken, festivalin tiyatro ile tarihi dokuyu bir araya getiren yapısıyla kentin kültür-sanat etkinliklerine farklı bir soluk getirmesi hedeflendi.</p>

<p>Bey Mahallesi’nin tarihi sokaklarında gerçekleştirilen festival, Gaziantep’in geçmişini bugünün sanat diliyle buluşturarak kent hafızasının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından dikkat çeken bir kültür-sanat etkinliği olarak öne çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/gecmisin-hikayeleri-tarihi-sokaklarda-yeniden-hayat-buldu</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/7-eylul/gecmisin-hikayeleri-tarihi-sokaklarda-yeniden-hayat-buldu-4.jpg" type="image/jpeg" length="18215"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Kırmızı biber mutfağımızın vazgeçilmez ürünü’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kirmizi-biber-mutfagimizin-vazgecilmez-urunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kirmizi-biber-mutfagimizin-vazgecilmez-urunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin önemli biber üretim merkezlerinden Gaziantep’in İslahiye ilçesinde kırmızı biber hasadı başladı. Yaklaşık 20-25 bin dekarlık alanda yetiştirilen biberlerde hasat sezonu başlarken, yüksek rekolte çiftçilerin yüzünü güldürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günün erken saatlerinde tarlaya giren işçiler ise kavurucu sıcaklara rağmen tonlarca biber toplayarak aile bütçelerine katkı sağlıyor.</p>

<p>Gaziantep’in gastronomi kültürünün vazgeçilmez ürünlerinden biri olan kırmızı biberde hasat heyecanı İslahiye’de başladı. İlçede geniş tarım arazilerinde yetiştirilen biberler, hem bölge ekonomisine hem de Türkiye’nin farklı kentlerindeki gıda sektörüne önemli katkı sağlıyor.</p>

<p>Gaziantep’teki biber üretiminin yaklaşık yüzde 90’ının gerçekleştirildiği İslahiye’de bu yıl yaklaşık 20 ila 25 bin dekarlık alanda yetiştirilen biberlerin toplanmasına başlandı.</p>

<p></p>

<p>Yağışlar nedeniyle hasat gecikti</p>

<p></p>

<p>Bölgede normal şartlarda ağustos ayının ilk günleri ile ortaları arasında başlayan biber hasadı, bu yıl yağışlar nedeniyle bir miktar gecikmeli başladı.</p>

<p>Hasat sezonunun başlamasıyla birlikte sabahın erken saatlerinde tarlalara giren işçiler, gün boyunca yoğun bir çalışma gerçekleştiriyor. Kavurucu sıcaklara rağmen sürdürülen hasatta tonlarca biber toplanıyor.</p>

<p>Çiftçiler ise özellikle tatlı biberde verimin iyi olmasından memnuniyet duyarken, acı biberde verimin daha düşük olduğunu belirtiyor.</p>

<p></p>

<p>Çiftçinin yüzü rekolteyle güldü</p>

<p></p>

<p>Biber üretimindeki verimin genel olarak normal seviyede olduğunu belirten çiftçiler, sezonun ilerleyen günlerinde hasadın daha da yoğunlaşmasını bekliyor.</p>

<p>İslahiye’de yetiştirilen kırmızı biberler, yalnızca Gaziantep mutfağının değil, Türkiye'nin farklı bölgelerindeki gıda sektörünün de önemli hammaddelerinden biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Biberlerin bir bölümü kurutularak toz biber ve pul biber üretiminde kullanılırken, yaş biberler ise başta salça olmak üzere çeşitli gıda ürünlerinin yapımında değerlendiriliyor.</p>

<p></p>

<p>“Biber hasadına ağustosun</p>

<p>5'i ile 15'i arasında başlıyoruz”</p>

<p></p>

<p>Biber üreticisi Hulki Gerçek, bu yıl hasadın yağışlar nedeniyle biraz gecikmeli başladığını belirterek üretim sürecini anlattı.</p>

<p>Gerçek, “Biber hasadına ağustosun 5'i ile 15'i arasında başlıyoruz. Bu sene yağmur nedeniyle biraz gecikmeli başladık. Mahsullerde verim normal. Genelde tatlı biber olarak verim iyi de acı biberde verim düşük” dedi.</p>

<p>Hasatta çalışan işçilerin ton hesabı üzerinden ücret aldığını belirten Gerçek, işçilerin günün erken saatlerinde tarlaya girdiğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p>İşçiler günün erken</p>

<p>saatlerinde tarlaya giriyor</p>

<p></p>

<p>İslahiye’de biber hasadının önemli bir bölümünü mevsimlik tarım işçileri gerçekleştiriyor. Gün doğmadan tarlaların yolunu tutan işçiler, sıcaklığın yükselmesiyle birlikte zorlu çalışma şartlarıyla karşı karşıya kalıyor.</p>

<p>Gerçek, işçilerin çalışma sistemine ilişkin, “İşçilerimiz ton hesabı çalışıyor. Tonunu ise 7 bin TL'den topluyorlar. Ortalama sabah saat 6-7 gibi başlıyorlar, akşam ne zaman isterlerse bırakıyorlar” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gün boyunca tarlada çalışan işçiler, topladıkları biberleri çuvallara doldurarak sevkiyata hazır hale getiriyor.</p>

<p></p>

<p>İslahiye biberi</p>

<p>Kahramanmaraş’a</p>

<p>gönderiliyor</p>

<p></p>

<p>Hasat edilen biberlerin işlenmek üzere farklı kentlere gönderildiğini belirten Gerçek, ürünlerin önemli bölümünün Kahramanmaraş’taki fabrikalara ulaştırıldığını söyledi.</p>

<p>Gerçek, “Biz topladığımız biberleri, sergende çektirip çuvallarla Kahramanmaraş'a gönderiyoruz. Burada da fabrikalarımız var ama genelde oraya gönderiyoruz” dedi.</p>

<p>Kahramanmaraş’a gönderilen biberlerin fabrikalarda çeşitli işlemlerden geçirilerek toz bibere dönüştürüldüğünü belirten Gerçek, ürünün kullanım alanlarının oldukça geniş olduğunu ifade etti.</p>

<p></p>

<p>Tarladan sofralara</p>

<p>uzanan biber yolculuğu</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hasat edilen kırmızı biberlerin kurutulmasının ardından farklı şekillerde tüketildiğini aktaran Gerçek, “Bu biberler fabrikalarda toz biber haline getiriliyor. Kullandığımız yemekte pul biber, toz biber gibi çeşitlendiriyorlar” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>İslahiye’de tarladan toplanan biberler böylece farklı işlemlerden geçerek Türkiye’nin dört bir yanında sofralara ulaşıyor.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep mutfağının</p>

<p>vazgeçilmez ürünü</p>

<p></p>

<p>Gaziantep’in gastronomi kimliğinde önemli bir yere sahip olan kırmızı biber, yöresel yemeklerden salçaya, pul biberden toz bibere kadar çok sayıda üründe kullanılıyor.</p>

<p>İslahiye’nin biber üretimindeki güçlü konumu, ilçeyi bölgedeki tarımsal üretimin önemli merkezlerinden biri haline getirirken, hasat döneminde oluşan ekonomik hareketlilik de çiftçilerden tarım işçilerine kadar geniş bir kesime katkı sağlıyor.</p>

<p>Kavurucu sıcaklar altında başlayan hasat sezonunun önümüzdeki günlerde yoğunlaşması beklenirken, tarlalarda toplanan biberler hem Gaziantep mutfağının lezzetlerine hem de Türkiye’nin farklı bölgelerindeki sofralara ulaşmak üzere yola çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kirmizi-biber-mutfagimizin-vazgecilmez-urunu</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/7-eylul/ekran-resmi-2026-09-06-150951.png" type="image/jpeg" length="15956"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep’in lezzetleri Dünya vitrininde!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/gaziantepin-lezzetleri-dunya-vitrininde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/gaziantepin-lezzetleri-dunya-vitrininde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’in yüzyıllara dayanan gastronomi kültürü ve coğrafi işaretli ürünleri, Foodist İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı’nda uluslararası sektör temsilcileriyle buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) ve Gaziantep Ticaret Odası (GTO) iş birliğiyle kurulan Gaziantep Standı, kentin yöresel ürünlerini ve üretim kültürünü dünyanın farklı ülkelerinden gelen profesyonellere tanıttı.</p>

<p></p>

<p>Gıda Sektörünün Uluslararası</p>

<p>Buluşma Noktası</p>

<p></p>

<p>Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Foodist İstanbul, Türkiye’nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden çok sayıda gıda üreticisi, ihracatçı, profesyonel satın almacı ve sektör temsilcisini bir araya getirdi.</p>

<p>Tüyap Fuarcılık Grubu ve ALZ Grup iş birliğiyle, Türkiye Gıda Platformu’nun desteğiyle düzenlenen organizasyon, dünyanın en büyük üç gıda fuarından biri olma hedefiyle gerçekleştirildi.</p>

<p>Fuarda 60 ülkeden 2 binden fazla satın alma profesyoneli ve karar verici sektör temsilcileriyle bir araya gelirken, gerçekleştirilen ikili iş görüşmeleri yeni ticari bağlantıların kurulmasına imkan sağladı.</p>

<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın da katıldığı fuarda; Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesi, gıda sanayisinin geleceği, ihracat potansiyeli ve küresel pazarlardaki yeni fırsatlar ele alındı.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Standı Yoğun İlgi Gördü</p>

<p></p>

<p>Fuarda GTB ve GTO iş birliğiyle oluşturulan Gaziantep Standı, kentin gastronomi mirasının uluslararası alanda tanıtılması açısından önemli bir buluşma noktası oldu.</p>

<p>Gaziantep’in yöresel lezzetleri ve coğrafi işaretli ürünlerinin sergilendiği stantta ziyaretçilere kentin üretim kültürü hakkında bilgi verildi. Gerçekleştirilen ikram ve tadımlarla Gaziantep mutfağının özgün ürünleri yerli ve yabancı sektör profesyonellerinin beğenisine sunuldu.</p>

<p>Standı ziyaret eden konuklara, ürünlerin yalnızca lezzet özellikleri değil, aynı zamanda üretim süreçleri, geleneksel yöntemleri ve Gaziantep gastronomisindeki yeri hakkında da bilgiler aktarıldı.</p>

<p></p>

<p>GTB Heyeti Gaziantepli</p>

<p>Firmalarla Buluştu</p>

<p></p>

<p>GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ve GTB meclis üyeleri de fuar boyunca Gaziantep Standı’nda sektör temsilcileri ve ziyaretçilerle bir araya geldi.</p>

<p>GTB heyeti, Foodist İstanbul’da stant açan Gaziantepli firmaları da ziyaret ederek firma temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdi. Firmaların ürünleri, üretim kapasiteleri ve ihracata yönelik çalışmaları hakkında bilgi alan heyet, kentte faaliyet gösteren gıda firmalarının uluslararası pazarlardaki konumunu değerlendirdi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tiryakioğlu: “Türkiye’nin</p>

<p>Üretim Gücünü Dünyayla</p>

<p>Buluşturuyor”</p>

<p></p>

<p>GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, Foodist İstanbul’un Türkiye’nin gıda üretim kapasitesini uluslararası alıcılarla buluşturan önemli bir ticaret platformu olduğunu belirtti.</p>

<p></p>

<p>Türkiye’nin tarımsal üretimden gıda sanayisine kadar geniş bir üretim altyapısına sahip olduğunu vurgulayan Tiryakioğlu, fuarın bu potansiyelin küresel ölçekte tanıtılması açısından önemli bir fırsat sunduğunu söyledi.</p>

<p>Tiryakioğlu, “Türkiye, tarımsal üretimden gıda sanayisine uzanan geniş üretim altyapısı, ürün çeşitliliği ve ihracat tecrübesiyle dünya gıda ticaretinde önemli bir potansiyele sahip. Foodist İstanbul da bu potansiyeli dünyanın farklı coğrafyalarından gelen profesyonel alıcılarla doğrudan buluşturan güçlü bir platform oluşturdu.” dedi.</p>

<p>Fuara 60 ülkeden 2 binden fazla satın alma profesyoneli ve karar vericinin katılmasının önemine dikkat çeken Tiryakioğlu, bunun organizasyonun uluslararası vizyonunu ortaya koyduğunu ifade etti.</p>

<p></p>

<p>“Gaziantep’in Güçlü</p>

<p>Temsilinden Memnunuz”</p>

<p></p>

<p>Gaziantep’in Türkiye’nin önde gelen üretim ve ihracat merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Tiryakioğlu, kentin Foodist İstanbul’daki güçlü temsilinin memnuniyet verici olduğunu söyledi.</p>

<p>Üretici, ihracatçı ve uluslararası alıcıların aynı platformda buluşmasının yeni ticari iş birlikleri açısından önemli olduğunu belirten Tiryakioğlu, Foodist İstanbul’un ilerleyen yıllarda uluslararası gıda ticaretinin önemli merkezlerinden biri haline gelmesini temenni etti.</p>

<p>Tiryakioğlu, organizasyonun Türkiye’nin üretim gücünün yeni pazarlara taşınmasına ve kalıcı ticari bağlantılar kurulmasına katkı sağlayacağına inandığını dile getirdi.</p>

<p></p>

<p>Akıncı: “Coğrafi İşaretler Bu</p>

<p>Toprakların Hafızasını Koruyor”</p>

<p></p>

<p>GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ise Gaziantep Standı’nda gerçekleştirilen tanıtım ve tadımların kentin gastronomi mirasının ulusal ve uluslararası bilinirliğine katkı sunduğunu söyledi.</p>

<p>Gaziantep mutfağının yalnızca zengin bir yemek ve ürün çeşitliliğinden ibaret olmadığını vurgulayan Akıncı, bu kültürün yüzyıllar boyunca oluşan üretim bilgisi, ustalık ve geleneklerin bir sonucu olduğunu belirtti.</p>

<p>Akıncı, “Gaziantep mutfağında her ürünün arkasında bir emek, bir üretim geleneği ve kuşaktan kuşağa aktarılan büyük bir birikim var. Coğrafi işaretler de bu değerlerin özgünlüğünü koruyan ve gelecek nesillere doğru şekilde aktarılmasını sağlayan en önemli araçlardan biri.” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>24 Ürün Coğrafi İşaretle Tescillendi</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Ticaret Borsasının coğrafi işaret çalışmaları hakkında da bilgi veren Akıncı, bugüne kadar 24 ürünün coğrafi işaret tescilinin gerçekleştirildiğini belirtti.</p>

<p>Akıncı ayrıca Antep Lahmacunu ve Antep Fıstık Ezmesi’nin Avrupa Birliği nezdinde tescil edildiğini hatırlatarak, bu çalışmalarla Gaziantep ürünlerine uluslararası koruma kazandırıldığını ifade etti.</p>

<p>Coğrafi işaretlerin yalnızca bir tescil belgesi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Akıncı, bu sistemin üreticinin emeğini koruduğunu, geleneksel üretim bilgisinin devamlılığını sağladığını ve ürünlerin katma değerini artırdığını söyledi.</p>

<p></p>

<p>Hedef: Gaziantep Ürünlerini</p>

<p>Dünya Pazarlarında Büyütmek</p>

<p></p>

<p>Gaziantep’in yöresel ürünlerinin doğru tanıtım, markalaşma ve ihracat çalışmalarıyla çok daha yüksek ekonomik değere ulaşabileceğini belirten Akıncı, temel hedeflerinin hem yerel üreticiyi desteklemek hem de kentin gastronomi değerlerini dünya pazarlarında daha güçlü bir konuma taşımak olduğunu kaydetti.</p>

<p>Akıncı, “Temel hedefimiz, bu toprakların bize miras bıraktığı değerleri korurken aynı zamanda üreticimize daha fazla kazandırmak ve ürünlerimizi dünya pazarlarında daha güçlü bir konuma taşımak.” dedi.</p>

<p>Foodist İstanbul gibi uluslararası organizasyonların Gaziantep ürünlerinin yeni tüketiciler ve profesyonel alıcılarla buluşması açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Akıncı, kentin gastronomi mirasını koruma, tanıtma ve ekonomik değere dönüştürme çalışmalarının devam edeceğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Gastronomisi</p>

<p>İçin Yeni Pazar Fırsatları</p>

<p></p>

<p>Foodist İstanbul’da kurulan Gaziantep Standı, kentin geleneksel lezzetlerini tanıtmanın yanı sıra Gaziantep’in güçlü gıda üretim altyapısının uluslararası pazarlara aktarılması açısından da dikkat çekti.</p>

<p>Fuarda gerçekleştirilen görüşmelerle Gaziantepli üretici ve ihracatçıların yeni pazarlara ulaşması için temaslar kurulurken, coğrafi işaretli ürünlerin uluslararası bilinirliğinin artırılması yönünde de önemli bir adım atıldı.</p>

<p>Gaziantep’in köklü mutfak kültürü, üretim deneyimi ve coğrafi işaretli ürünleriyle Foodist İstanbul’da sergilediği güçlü temsil, kentin gastronomi mirasının aynı zamanda önemli bir ihracat ve ekonomik değer taşıdığını bir kez daha ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/gaziantepin-lezzetleri-dunya-vitrininde</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 12:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/3-eylul/gaziantepin-lezzetleri-dunya-vitrininde3.JPG" type="image/jpeg" length="60410"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Binlerce insan tek yürek oldu]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/binlerce-insan-tek-yurek-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/binlerce-insan-tek-yurek-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’in Nizip ilçesinde 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümü, düzenlenen fener alayı ve Eypio konseriyle büyük bir coşkuyla kutlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nizip Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinliklere binlerce vatandaş katılırken, ilçe sokakları Türk bayrakları ve meşalelerle renklendi.</p>

<p>Zafer Bayramı dolayısıyla düzenlenen program, ilçede bayram havası oluşturdu. Yaşlısından gencine çok sayıda vatandaş, ellerine aldıkları Türk bayrakları ve meşalelerle fener alayında bir araya geldi.</p>

<p></p>

<p>Fener alayı belediye</p>

<p>önünden başladı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Nizip Belediyesi tarafından düzenlenen fener alayı, belediye binası önünde başladı. Nizip Belediye Başkanı Ali Doğan’ın da katıldığı yürüyüşte vatandaşlar, Türk bayrakları ve meşaleler eşliğinde ilçe merkezinden eski stadyum alanına doğru yürüdü.</p>

<p>Cadde ve sokaklarda yoğun kalabalık oluşturan vatandaşlar, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın coşkusunu hep birlikte yaşadı. Ellerinde ay-yıldızlı bayraklarla yürüyen vatandaşlar, zaman zaman slogan ve marşlarla yürüyüşe eşlik etti.</p>

<p>Fener alayına çocuklardan gençlere, kadınlardan yaşlılara kadar toplumun farklı kesimlerinden vatandaşların katılması dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p>Binlerce vatandaş</p>

<p>aynı kortejde buluştu</p>

<p></p>

<p>Fener alayı boyunca ortaya renkli görüntüler çıktı. Türk bayraklarının dalgalandırıldığı yürüyüşte, meşalelerin oluşturduğu görüntü geceyi aydınlattı.</p>

<p>Vatandaşlar, birlik ve beraberlik mesajlarının verildiği yürüyüşün ardından konser programının gerçekleştirileceği eski stadyum alanında toplandı. Etkinlik alanı kısa sürede vatandaşlarla dolarken, Zafer Bayramı coşkusu burada da devam etti.</p>

<p></p>

<p>Eypio sahne aldı</p>

<p></p>

<p>Fener alayının ardından kutlamalar Eypio konseriyle sürdü. Eski stadyum alanında sahneye çıkan sanatçı, sevilen şarkılarını Nizipliler için seslendirdi.</p>

<p>Konser alanını dolduran vatandaşlar, Eypio’nun seslendirdiği şarkılara hep birlikte eşlik etti. Özellikle gençlerin yoğun ilgi gösterdiği konserde vatandaşlar, müzik ve eğlence eşliğinde 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın coşkusunu doyasıya yaşadı.</p>

<p></p>

<p>Başkan Doğan: “20 bin</p>

<p>hemşehrimizle bir</p>

<p>araya geldik”</p>

<p></p>

<p>Nizip Belediye Başkanı Ali Doğan da etkinliklerin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı binlerce hemşehrisiyle birlikte kutlamanın gururunu yaşadıklarını belirtti.</p>

<p>Fener alayı ve konser programında yaklaşık 20 bin vatandaşla bir araya geldiklerini ifade eden Doğan, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Ay-yıldızlı bayraklarımız, meşalelerimiz ve 20 bin hemşehrimizin coşkusuyla 30 Ağustos’u hep birlikte kutladık. Fener Alayı’nda omuz omuza yürüdük, Eypio’nun birbirinden güzel şarkılarıyla zafer sevincimizi hep birlikte yaşadık. Bu büyük zaferi bizlere armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmet, saygı ve minnetle anıyoruz. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.”</p>

<p></p>

<p>Nizip’te zafer coşkusu</p>

<p>gece boyunca sürdü</p>

<p></p>

<p>Nizip’te düzenlenen fener alayı ve konser, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın ilçede geniş bir katılımla kutlanmasını sağladı. Binlerce vatandaşın Türk bayraklarıyla katıldığı yürüyüş ve Eypio konseriyle kutlamalar gece boyunca sürdü.</p>

<p>Etkinlikte birlik, beraberlik ve milli bayram coşkusu ön plana çıkarken, vatandaşlar unutulmaz bir 30 Ağustos akşamı yaşadı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/binlerce-insan-tek-yurek-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 14:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/eylul/1-eylul/nizipten-20-bin-isik-yukseldi2.jpg" type="image/jpeg" length="97282"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Tarihi hafızanın korunması ortak sorumluluğumuz’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/tarihi-hafizanin-korunmasi-ortak-sorumlulugumuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/tarihi-hafizanin-korunmasi-ortak-sorumlulugumuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Kent Konseyi tarafından dijital ortamda gerçekleştirilen müzayedeler aracılığıyla temin edilen, Milli Mücadele Dönemi ile Cumhuriyet’in kuruluş sürecine ışık tutan 5 tarihi fotoğraf, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kent Arşivi’ne bağışlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>1921-1923 yılları arasına ait fotoğraflar, dönemin önemli gelişmelerini ve Anadolu’da yaşanan milli mücadele atmosferini görsel belgelerle ortaya koyuyor.</p>

<p>Gaziantep’in yakın tarihine ışık tutan önemli tarihi belgeler, kent arşivine kazandırıldı. Gaziantep Kent Konseyi tarafından dijital ortamda gerçekleştirilen müzayedelerden alınan ve 1921-1923 yılları arasına tarihlenen 5 tarihi fotoğraf, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kent Arşivi’ne bağışlandı.</p>

<p>Milli Mücadele yıllarından Cumhuriyet’in kuruluş sürecine uzanan dönemi belgeleyen fotoğraflar, yalnızca dönemin siyasi ve askeri gelişmelerini değil, Anadolu’da yaşanan büyük değişimin toplum üzerindeki yansımalarını da gözler önüne seriyor.</p>

<p></p>

<p>Milli Mücadele</p>

<p>yıllarının görsel tanıkları</p>

<p></p>

<p>Kent arşivine kazandırılan fotoğraflar, 1921-1923 yılları arasında Anadolu’da yaşanan önemli gelişmelere tanıklık ediyor. Fotoğraflarda dönemin toplumsal atmosferi, milli sevinç gösterileri, resmi törenler ve askeri-sivil birliktelikler dikkat çekiyor.</p>

<p>Tarihi görseller, Gaziantep’in Milli Mücadele döneminde Anadolu’da yaşanan gelişmelere kayıtsız kalmadığını ve ülkenin farklı bölgelerinde meydana gelen önemli olayların kentte de yakından takip edildiğini ortaya koyması açısından önem taşıyor.</p>

<p>Fotoğrafların, yazılı tarih kaynaklarında anlatılan olayların görsel karşılıklarını sunması nedeniyle araştırmacılar açısından da önemli bir kaynak niteliği taşıması bekleniyor.</p>

<p></p>

<p>Büyük Taarruz ve kurtuluş</p>

<p>coşkusu fotoğraflarda</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Koleksiyonda yer alan fotoğraflardan biri, Büyük Taarruz sürecinde Afyonkarahisar ve Eskişehir’in kurtuluşunun Askerlik Şubesi önünde coşkuyla kutlandığı anları belgeliyor.</p>

<p>Söz konusu görüntü, Türk ordusunun cephede elde ettiği başarıların Anadolu şehirlerinde oluşturduğu heyecanı ve halkın kurtuluş sürecine verdiği desteği yansıtıyor.</p>

<p>Koleksiyonda ayrıca İzmir’in kurtuluşunun ardından şehirde yaşanan milli sevinç gösterilerini belgeleyen bir fotoğraf da bulunuyor. Bu görüntü, İzmir’in kurtuluşunun ardından ortaya çıkan büyük sevincin görsel bir kaydı olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Fotoğraflar, Milli Mücadele’nin yalnızca cephede yaşanan askeri gelişmelerden ibaret olmadığını, Anadolu'nun farklı noktalarında halkın ortak bir heyecan ve milli ruh etrafında birleştiğini göstermesi bakımından dikkat çekiyor.</p>

<p></p>

<p>TBMM’nin 3. yasama yılı</p>

<p>açılışı da belgeleniyor</p>

<p></p>

<p>Tarihi fotoğraf koleksiyonunda 1922 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 3. yasama yılının açılışının karşılanmasına ilişkin bir görüntü de yer alıyor.</p>

<p>Hükümet Konağı’nda düzenlenen resmi töreni yansıtan fotoğraf, Milli Mücadele’nin devam ettiği bir dönemde devlet ve toplum hayatındaki gelişmelere ışık tutuyor.</p>

<p>Dönemin resmi tören anlayışını, kamu kurumlarının rolünü ve toplumun siyasi gelişmelere yönelik ilgisini ortaya koyan görüntü, Cumhuriyet’in kuruluşuna giden süreç açısından da önemli bir görsel belge niteliği taşıyor.</p>

<p></p>

<p>Kuvayı Milliye ve Türk</p>

<p>ordusu aynı karede</p>

<p></p>

<p>Koleksiyonun dikkat çeken bir diğer fotoğrafında ise Kuvayı Milliye önderleri ile Türk ordusu mensupları bir arada görülüyor.</p>

<p>Sivil ve askeri aktörleri aynı karede buluşturan grup portresi, Milli Mücadele’nin farklı unsurlarının birlikte hareket ettiği döneme ilişkin önemli bir görsel kayıt olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Fotoğraf, dönemin askeri ve sivil aktörlerinin yanı sıra Milli Mücadele’nin örgütlenme yapısına ilişkin araştırmalara da katkı sağlayabilecek nitelikte bulunuyor.</p>

<p></p>

<p>Fotoğraflar gelecek</p>

<p>kuşaklara aktarılacak</p>

<p></p>

<p>Kent Arşivi’ne bağışlanan 5 tarihi fotoğrafın, Gaziantep’in ve Türkiye’nin yakın tarihinin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından önemli bir katkı sunması hedefleniyor.</p>

<p></p>

<p>Fotoğrafların arşiv bünyesinde korunarak araştırmacıların ve tarih meraklılarının erişimine sunulmasıyla, Milli Mücadele dönemine ilişkin görsel hafızanın güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Tarihi belgelerin yalnızca geçmişe ait birer materyal olmadığına dikkat çekilirken, bu tür özgün görsellerin gelecek nesillerin geçmişi daha doğru ve kapsamlı şekilde anlamasına katkı sağladığı vurgulanıyor.</p>

<p></p>

<p>Güzelbey: "Tarihi hafızanın</p>

<p>korunması ortak</p>

<p>sorumluluğumuzdur"</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Kent Konseyi Başkanı Yusuf Erdem Güzelbey, tarihi fotoğrafların Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kent Arşivi’ne bağışlanmasıyla önemli bir sorumluluğun yerine getirildiğini belirtti.</p>

<p>Fotoğrafların yazılı tarih kaynaklarını somut görsel verilerle desteklemesi açısından önemli olduğuna dikkat çeken Güzelbey, tarihi hafızanın korunmasının toplumun ortak sorumluluğu olduğunu söyledi.</p>

<p>Güzelbey, "Tarihi hafızanın korunması ortak sorumluluğumuzdur. Bu fotoğraflar geçmişten günümüze ulaşan görsel belgeler olmalarının yanında Gaziantep’in Milli Mücadele yıllarında ortaya koyduğu iradenin ve Anadolu’nun ortak milli ruhunun, somut tanıklarıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>"Geçmişimize ait özgün</p>

<p>belgeleri korumalıyız"</p>

<p></p>

<p>Tarihin gelecek kuşaklara doğru aktarılabilmesi için özgün belgelerin korunmasının büyük önem taşıdığını belirten Güzelbey, fotoğrafların erişilebilir hale getirilmesinin de önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p>Güzelbey, "Tarihimizi gelecek kuşaklara doğru ve eksiksiz aktarabilmek, geçmişimize ait bu tür özgün belgeleri korumak ve erişilebilir kılmakla mümkündür. Geleceğimizin teminatı, milli şuurla yaşamaktan geçmektedir" dedi.</p>

<p></p>

<p>Milli Mücadele döneminin önemli dönüm noktalarına ilişkin fotoğrafların arşive kazandırılmasının kendileri açısından ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Güzelbey, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Büyük Taarruz’un 104. yılında, Anadolu’nun kurtuluşuna giden yola bu fotoğraflarla şahitlik etmek bizim için ayrıca anlamlı. Türk’ün zafer ayı ağustosta, yaşadığımız toprakları bize yurt kılan, başta Mustafa Kemal Atatürk ve aziz silah arkadaşları olmak üzere, tüm atalarımıza bu tarihi vesikalar vesilesiyle minnetimizi sunuyorum."</p>

<p></p>

<p>Gaziantep’in tarihi</p>

<p>hafızasına önemli katkı</p>

<p></p>

<p>Kent Arşivi’ne kazandırılan 5 tarihi fotoğraf, Gaziantep’in yalnızca yerel tarihine değil, Milli Mücadele ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecine ilişkin ortak hafızaya da katkı sunuyor.</p>

<p>1921-1923 yılları arasını kapsayan fotoğraflar; Büyük Taarruz, Anadolu şehirlerinin kurtuluşu, İzmir’in kurtuluşunun ardından yaşanan sevinç, TBMM’nin yasama faaliyetleri ve Kuvayı Milliye ile Türk ordusunun birlikteliği gibi dönemin önemli gelişmelerini görsel olarak kayıt altına alıyor.</p>

<p>Tarihi fotoğrafların Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kent Arşivi’nde korunmasıyla birlikte, bu nadide belgelerin gelecek kuşaklara aktarılması ve tarih araştırmalarına kaynaklık etmesi amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/tarihi-hafizanin-korunmasi-ortak-sorumlulugumuz</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/28-agustos/tarihi-hafizanin-korunmasi-2.jpg" type="image/jpeg" length="34653"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Kültürel mirasımızı farklı yönleriyle tanımalıyız’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kulturel-mirasimizi-farkli-yonleriyle-tanimaliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kulturel-mirasimizi-farkli-yonleriyle-tanimaliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından Dr. Göksel Tiryaki’nin “Yöremiz, Töremiz, Türkümüz: Barak” adlı eseri yayımlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi Gazikültür Yayınları, Gaziantep’in tarihi, toplumsal ve kültürel hafızasını kayıt altına alan yayınlarına bir yenisini daha ekledi.  Bu kapsamda Dr. Göksel Tiryaki’nin kaleme aldığı, “Yöremiz, Töremiz, Türkümüz: Barak”, Barak Ovası’nı ve Barak kültürünü tarih, coğrafya, folklor, sözlü kültür, gündelik hayat ve insan hikâyeleri ekseninde ele alıyor.</p>

<p>Gazikültür Yayınlarının 122’nci kitabı olarak okurla buluşan eser; Barak’ı göçlerle, iskanlarla, uzun havalarla, ağıtlarla, törelerle, üretim biçimleriyle ve kuşaktan kuşağa aktarılan ortak bir hayat tecrübesiyle şekillenmiş kültürel bir dünya olarak inceliyor. Kitap, Barak Ovası’nın kızıl toprağından Antep fıstığı bahçelerine, köy odalarından düğünlere, halk anlatılarından yöresel kelimelere kadar geniş bir kültür alanını görünür kılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaziantep’in kültürel mirasını farklı yönleriyle tanımak isteyen okurlara sunulan “Yöremiz, Töremiz, Türkümüz: Barak”, Zeugma Mozaik Müzesi Müze Mağazası ile 25 Aralık Kahramanlık Panoraması Müze Mağazasından temin edilebilecek.</p>

<p></p>

<p>Yakar: “Barak’ın Sesini,</p>

<p>Sözünü Ve Hafızasını</p>

<p>Kayıt Altına Alıyoruz”</p>

<p></p>

<p>GBB Kültür A.Ş. Genel Müdürü ve kitabın Genel Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Halil İbrahim Yakar, eserle ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:</p>

<p> “Şehirlerin hafızası sadece büyük tarihî olaylardan oluşmaz. İnsanların kullandığı kelimeler, söylediği türküler, kurduğu sofralar, yaşattığı töreler ve anlattığı hikâyeler de bu hafızanın ayrılmaz parçalarıdır. Kültürel değişimin hızlandığı günümüzde yerel bilgi ve sözlü mirasın yazılı kaynaklara dönüştürülmesi büyük önem taşımaktadır. ‘Yöremiz, Töremiz, Türkümüz: Barak’, Barak kültürüne ilgi duyan okurlar için kapsamlı bir başvuru eseri olmasının yanında, yeni bilimsel ve edebî çalışmalara kaynaklık edecek değerli bir yayındır. Eserin hazırlanmasında emeği bulunan yazarımız Dr. Göksel Tiryaki’ye, editörümüze ve yayın ekibimize teşekkür ediyorum.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kulturel-mirasimizi-farkli-yonleriyle-tanimaliyiz</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/26-agustos/barak-odalari-dugunler-ve-gundelik-hayat-kayit-altina-aliniyor12.jpg" type="image/jpeg" length="62374"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Kültürel varlıklarımızı yaşatıyoruz’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kulturel-varliklarimizi-yasatiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kulturel-varliklarimizi-yasatiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’in tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda 65 yıldır sandık işlemeciliği yapan 76 yaşındaki Osman Esterli, teknolojiye ve değişen alışkanlıklara rağmen mesleğini ilk günkü özenle sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Henüz 7 yaşındayken başladığı sandıkçılığı yıllardır devam ettiren Esterli, özellikle genç kızların çeyizlikleri için tamamen el emeğiyle sandıklar hazırlıyor.</p>

<p>Gaziantep’in geleneksel el sanatları arasında önemli bir yere sahip olan sandık işlemeciliğinin son temsilcilerinden biri olan Esterli, ürettiği sandıkları hem kentte hem de Türkiye’nin farklı bölgelerinde müşterilerle buluşturuyor. Ustanın el emeği ürünleri, kenti ziyaret eden yabancı turistlerin de ilgisini çekiyor.</p>

<p></p>

<p>Mesleğe 7 yaşında başladı</p>

<p></p>

<p>Gaziantep’in tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda yıllardır çalışan Osman Esterli, sandık işlemeciliğine henüz çocuk yaşlarda adım attı. 7 yaşında başladığı mesleğini 65 yıldır sürdüren Esterli, bugün 76 yaşında olmasına rağmen atölyesinde üretmeye devam ediyor.</p>

<p>Çocukluk yıllarında mobilyacıların yanında mesleği öğrenmeye başladığını anlatan Esterli, dört kardeşin de mobilyacılık yaptığını belirtiyor. Okul hayatına devam etmesine rağmen el sanatlarına olan ilgisini sürdüren Esterli, zaman içerisinde sandık yapımında ustalaştı.</p>

<p>Yıllar içerisinde çok sayıda çırak ve kalfa yetiştiren Esterli, mesleğin gelecek nesillere aktarılması için de çaba gösteriyor.</p>

<p></p>

<p>“Biz sandık geleneğini</p>

<p>yaşatıyoruz”</p>

<p></p>

<p>Sandıkların özellikle genç kızların çeyizlik eşyalarını biriktirmesi amacıyla kullanıldığını belirten Esterli, geleneksel sandık kültürünün Gaziantep’te halen yaşatıldığını ifade etti.</p>

<p></p>

<p>Esterli, sandık geleneğini şu sözlerle anlattı:</p>

<p>“Yapmış olduğumuz sandıklar genç kızlara aittir. Bazı yaşlı kadınlar da evlerinde kullanmak amacıyla alıyorlar. Yaptığımız ürünler cevizden yapılma ve el oymasıdır. Sandık geleneği, kendimizi bildiğimizden beri devam ediyor. Her genç kıza bir tane sandık verilir. Genç kız, küçük yaşlardan itibaren eşyalarını biriktirir. Gelin olup giderken de hepsini alıp götürür. Biz de bu geleneği yaşatıyoruz.”</p>

<p></p>

<p>Ceviz ağacından tamamen</p>

<p>el emeğiyle üretiliyor</p>

<p></p>

<p>Osman Esterli’nin hazırladığı sandıkların en önemli özelliklerinden biri, ürünlerin tamamen kendi imalatı olması. Hazır ürünleri alıp satmadığını belirten Esterli, sandıkların üretim aşamasından işlemelerine kadar kendi atölyesinde hazırlandığını söylüyor.</p>

<p>Özellikle ceviz ağacından hazırlanan sandıklar, el oyması işlemeleriyle geleneksel bir görünüm kazanıyor. Her ürünün işçiliğine ve kullanılan malzemenin kalitesine göre farklılık gösterdiğini belirten Esterli, bu nedenle sandıkların fiyatlarının da değiştiğini ifade ediyor.</p>

<p></p>

<p>Fiyatlar 5 bin ile 25 bin</p>

<p>lira arasında değişiyor</p>

<p></p>

<p>El emeğiyle hazırlanan sandıkların fiyatları boyutuna, kullanılan malzemeye ve üzerindeki işlemelere göre değişiyor.</p>

<p>Usta Osman Esterli, sandıkların 5 bin TL’den başlayıp 25 bin TL’ye kadar alıcı bulduğunu belirtiyor. Sandıkların yanı sıra genç kızların mücevherlerini saklaması için özel olarak hazırlanan mücevher kutuları da üreten Esterli, bu ürünlerin de yoğun ilgi gördüğünü ifade ediyor.</p>

<p>Esterli, ürünlerinin Gaziantep dışına da gönderildiğini ve farklı şehirlerden gelen müşterilerin yanı sıra yabancı turistlerin de sandıklara ilgi gösterdiğini belirtiyor.</p>

<p></p>

<p>“Ben bunun imalatçısıyım”</p>

<p></p>

<p>65 yıldır sandıkçılık yaptığını anlatan Esterli, mesleğini yalnızca ticari bir faaliyet olarak değil, hayatının önemli bir parçası olarak gördüğünü ifade ediyor.</p>

<p></p>

<p>Esterli, mesleğine ilişkin şöyle konuştu:</p>

<p>“Ben bu mesleği 65 yıldır yapıyorum. 7 yaşında başladım, yaşım 76 oldu. 65 senedir bu mesleğin içerisindeyim. Ben bunun imalatçısıyım. Mesela sağdan soldan toplama mal alıp mağaza usulü satmıyorum. Kendi imalatımızdır. Şehirlere de gönderiyoruz. Bu işi severek yaptım. Ben de yılların ustasıyım. Çok sayıda eleman yetiştirdim. Sandık fiyatları kalitesine ve işlemesine göre değişiyor. Sandık fiyatları 5 bin TL’den başlayıp 25 bin TL’ye kadar çıkıyor. Mücevher kutuları da yapıyoruz. Onlar da genç kızların mücevherlerini koymaları için kullanılıyor.”</p>

<p></p>

<p>Gaziantep’ten Avrupa’ya</p>

<p>uzanan sandık yolculuğu</p>

<p></p>

<p>Esterli’nin el emeğiyle hazırladığı sandıklar yalnızca Gaziantep’te değil, Türkiye’nin farklı kentlerinde de kullanılıyor. Tarihi Bakırcılar Çarşısı’nı ziyaret eden yabancı turistler de geleneksel sandıklara ilgi gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle Avrupa ülkelerinden gelen turistlerin sandıkları satın alarak ülkelerine götürdüğünü belirten Esterli, bunun mesleğin tanıtılması açısından da önemli olduğunu söylüyor.</p>

<p></p>

<p>“Dört kardeş de</p>

<p>mobilyacıydık”</p>

<p></p>

<p>Mesleği aileden gelen bir gelenek olarak sürdüren Esterli, dört kardeşin de mobilyacılık yaptığını anlattı.</p>

<p></p>

<p>Esterli, mesleğe nasıl</p>

<p>başladığını şöyle aktardı:</p>

<p></p>

<p>“Biz dört kardeştik, dördümüz de mobilyacıydık. Çocukken mobilyacıların yanına gidip gelirdik. Bu mesleği öğrendik. Okula devam ettim ama yine de bu mesleği seçtim. Bu işi yapmaya devam ediyoruz. Ürettiğimiz sandıkları başta şehir dışından gelenler olmak üzere, Avrupa ülkelerinden gelen turistler de alıp götürüyorlar.”</p>

<p></p>

<p>Unutulmaya yüz tutan</p>

<p>mesleği yaşatıyor</p>

<p></p>

<p>Günümüzde teknolojinin gelişmesi ve seri üretimin yaygınlaşmasıyla birlikte geleneksel el işçiliğine dayalı birçok meslek giderek azalırken, Osman Esterli 65 yıllık tecrübesiyle sandık işlemeciliğini yaşatmaya devam ediyor.</p>

<p>Her bir sandığı büyük bir titizlikle hazırlayan Esterli, el oymacılığının inceliklerini de ürünlerine yansıtıyor. Geleneksel çeyiz kültürünün önemli parçalarından biri olan sandıklar, genç kızların eşyalarını sakladığı bir eşya olmanın ötesinde, geçmişten bugüne aktarılan kültürel bir miras niteliği taşıyor.</p>

<p>Gaziantep’in tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda üretimini sürdüren 76 yaşındaki usta, yıllardır yaptığı sandıklarla hem geleneksel bir mesleği hem de kentin kültürel değerlerinden birini geleceğe taşımaya çalışıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kulturel-varliklarimizi-yasatiyoruz</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/24-agustos/kulturel-varliklarimizi-yasatiyoruz2.jpg" type="image/jpeg" length="43802"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Tankunyacılık mesleğinin son ustalarıyız’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/tankunyacilik-mesleginin-son-ustalariyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/tankunyacilik-mesleginin-son-ustalariyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’te üç kuşaktır sürdürülen takunyacılık mesleğinin son temsilcilerinden 68 yaşındaki Ömer Dük, unutulmaya yüz tutan mesleği minyatür takunyalar üreterek yaşatmaya çalışıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dük, el emeği ürünleriyle hem geçmişin kültürünü geleceğe taşımayı hem de Gaziantep turizmine katkı sunmayı hedefliyor.</p>

<p>Gaziantep’te geçmişte günlük yaşamın önemli bir parçası olan, gelinlerin çeyizlerinde de yer alan takunyacılık mesleği, teknolojinin ve değişen yaşam koşullarının etkisiyle unutulmaya yüz tuttu. Üçüncü kuşak takunyacı olan 68 yaşındaki Ömer Dük ise yaklaşık 20 yıl aradan sonra yeniden başladığı mesleğini minyatür takunyalar üreterek yaşatmaya çalışıyor.</p>

<p>Çocukluk yıllarından itibaren takunyacılığın içinde büyüyen Dük, mesleğin giderek yok olduğunu fark edince yıllar sonra yeniden üretim yapmaya karar verdi. Geleneksel takunyaları bu kez minyatür boyutlarda hazırlayan Dük, ürünlerini özellikle Gaziantep’i ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin ilgisine sunuyor.</p>

<p></p>

<p>“Gaziantep’in kültürü</p>

<p>ölmesin, yaşasın”</p>

<p></p>

<p>Mesleği yeniden canlandırma kararının ardında Gaziantep kültürünü yaşatma isteğinin bulunduğunu belirten Ömer Dük, şöyle konuştu:</p>

<p>“Bu mesleğin unutulmaya yüz tuttuğunu gördüğüm için yaklaşık 20 yıl sonra yeniden mesleği yaşatmaya karar verdim. Gaziantep’in kültürü ölmesin, yaşasın diye çaba gösteriyorum. Gaziantep’te yıllar önce herkesin giydiği, gelinlerin çeyizlerinde yer alan takunyaları şimdi nostaljik bir obje olarak minyatür şekilde yapıyorum.”</p>

<p>Minyatür takunyaların geçmişle bugün arasında kültürel bir bağ kurduğunu ifade eden Dük, el emeğiyle hazırladığı ürünlerin Gaziantep’in geleneksel değerlerinin tanıtılmasına katkı sağlamasını amaçlıyor.</p>

<p>Dük, yok olmaya yüz tutan mesleklerin gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini belirterek, geleneksel el sanatlarının turizm açısından da önemli bir değer taşıdığını vurguluyor.</p>

<p>Gaziantep'te yaşayan 68 yaşındaki Mehmet Başaran, unutulmaya yüz tutmuş takunyacılık mesleğini yaşatmaya devam ediyor.</p>

<p>Osmanlı döneminden günümüze kadar ulaşan geleneksel el sanatlarından takunyacılık mesleği, gelişen teknoloji ve değişen yaşam alışkanlıklarıyla birlikte unutulmaya yüz tuttu. Gaziantep'te yaşayan 68 yaşındaki Mehmet Başaran ise çocukluğundan bu yana sürdürdüğü mesleğini yaşatmak için büyük bir mücadele veriyor. Mesleğinin son ustalarından biri olan Başaran, teknolojiye direnerek ahşabı titizlikle işliyor ve tamamen el emeğiyle şekillendirdiği takunyaları kullanıma hazır hale getiriyor. Başaran'ın atölyesinde özenle hazırlanan takunyalar, başta cami ve hamamlar olmak üzere farklı kullanım alanlarında değerlendirilmek üzere Türkiye'nin dört bir yanına gönderiliyor.</p>

<p></p>

<p>"Takunyacılık dünyanın ilk</p>

<p>sanat mesleklerinden"</p>

<p></p>

<p>Takunyanın ortaya çıkış serüveninden bahseden Mehmet Başaran, "Takunyacılığı 50 yıldan beri yapıyorum. 1700'lü yıllarda ortaya çıkan takunya mesleği dünyanın ilk sanat mesleklerinden bir tanesi. 700 yıl öncesinde insanlar ayakkabı terlik olmadığından dolayı ağaç kabuklarını yontarak, kamışlardan yüz yaparak, bıkçıyla kendi ayaklarına göre takunya yapmaktalardı. Son zamanlarda günümüzde Osmanlı döneminin kültürüne geldi. Osmanlı kültüründe ise takunyalar zenginin kişiliğini simgeliyordu. Kadınların giydiklerine takunya deniyordu. Kralların giydiklerine habbap deniyordu" dedi.</p>

<p></p>

<p>"Takunyalar ayak</p>

<p>sağlığı açısından çok etkili"</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Takunyanın hangi ağaçtan üretildiğini söyleyen ve ayak sağlık açısından önemli yer taşıdığını vurgulayan Başaran, "Takunyalar, genel olarak hamamlarda ve camilerde kullanılıyor. Hamamlarda ve camilerde kullanılan takunyalarımızın ağaç şekilleri farklı. Kadınların giydikleri takunyaların ağaçları farklı, erkeklerin giydikleri farklı. Erkeklerin giydikleri takunyalar suya dayanıklı olabilmesi için çınar ağacından ve tut ağacından yapılır. Bayanların giydikleri de ceviz ağacı ve gürgen kayın ağacından olur. Sağlık konusunda takunyalar, ayaktaki nemi, ıslaklığı alıyor ve vücutta mikrop bakteri üretmiyor. Aynı zamanda da topuk yarılmasına, topuk dikenine de çok iyi geldiğini söylenir" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/tankunyacilik-mesleginin-son-ustalariyiz</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 14:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/22-agustos/tankunyacilik-mesleginin-son-ustalariyiz1.jpeg" type="image/jpeg" length="62726"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Kentin kültürel zenginlikleri geleceğe taşınıyor’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kentin-kulturel-zenginlikleri-gelecege-tasiniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kentin-kulturel-zenginlikleri-gelecege-tasiniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) tarafından düzenlenen “Gaziantep’te Hasat Mevsimi” ve “Kadim Şehir Gaziantep” temalı fotoğraf yarışmalarında başvurular devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep’in üretim kültüründen tarihi dokusuna, geleneksel yaşamından insan hikâyelerine kadar kentin farklı yönlerini fotoğraf sanatının diliyle geleceğe taşımayı amaçlayan yarışmalar, fotoğraf tutkunlarını bekliyor.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep’in hikâyesi</p>

<p>objektiflere yansıyacak</p>

<p></p>

<p>Tarihi, kültürü ve üretim gelenekleriyle öne çıkan Gaziantep, yılın her döneminde farklı hikâyelere ev sahipliği yapıyor. Fıstık bahçelerinde devam eden hasat çalışmaları, bağlarda olgunlaşan üzümler, güneşte kurutulan ürünler ve üreticilerin emeği kentin tarımsal yaşamından önemli kesitler oluşturuyor.</p>

<p>Bunun yanında taş sokaklar, tarihi hanlar, asırlık çarşılar, geleneksel meslekler ve gündelik şehir yaşamı da Gaziantep’in kültürel mirasını yansıtan önemli unsurlar arasında bulunuyor.</p>

<p>GTB, geleneksel hale getirdiği fotoğraf yarışmalarıyla kentin sahip olduğu bu zenginliği görsel olarak kayıt altına almayı hedefliyor. Yarışmalar aracılığıyla yalnızca günümüzdeki Gaziantep’in fotoğraflanması değil, kentin üretim ve kültür mirasının gelecek kuşaklara aktarılacağı kalıcı bir görsel hafızanın oluşturulması amaçlanıyor.</p>

<p></p>

<p>“Gaziantep’te Hasat Mevsimi”</p>

<p>beşinci kez düzenleniyor</p>

<p></p>

<p>Bu yıl beşincisi gerçekleştirilen “Gaziantep’te Hasat Mevsimi” Fotoğraf Yarışması, kentin tarımsal üretim kültürüne ve toprakla kurduğu köklü bağa odaklanıyor.</p>

<p>Antep fıstığı, üzüm, zeytin ve biber başta olmak üzere Gaziantep’in zengin tarımsal ürünleri; hasat dönemindeki yoğun çalışma, üreticilerin emeği ve nesiller boyunca aktarılan geleneksel yöntemlerle birlikte fotoğraf karelerinde yer bulacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yarışmada yalnızca ürünlerin topraktan veya daldan toplandığı anların değil, hasat etrafında şekillenen yaşam kültürünün de fotoğraflanması hedefleniyor.</p>

<p>Günün ilk ışıklarıyla başlayan hazırlıklar, bahçelerdeki imece kültürü, ürünlerin toplanması ve kurutulması, üretimden pazara uzanan süreç gibi birçok ayrıntı fotoğrafçılara farklı hikâyeler sunuyor.</p>

<p></p>

<p>Kadim şehir yaşamı ikinci</p>

<p>yarışmayla anlatılacak</p>

<p></p>

<p>İkinci kez düzenlenen “Kadim Şehir Gaziantep” Fotoğraf Yarışması ise kentin tarihi ve kültürel dokusunu objektiflere taşıyor.</p>

<p>Binlerce yıllık geçmişten izler taşıyan tarihi yapılar, hanlar, çarşılar ve sokakların yanı sıra geleneksel el sanatları, kaybolmaya yüz tutmuş meslekler ve gündelik yaşamdan insan hikâyeleri de yarışmanın konuları arasında bulunuyor.</p>

<p>Yarışmayla Gaziantep’in yalnızca tarihi eserlerinin değil, bu mirası bugün yaşatan insanların da görünür hale getirilmesi amaçlanıyor. Bir bakırcının iş başındaki anı, tarihi bir dükkânın kapısı, taş sokaklarda devam eden günlük yaşam ya da geleneksel bir mesleğin son temsilcilerinden birinin hikâyesi, yarışmanın dikkat çektiği ayrıntılar arasında yer alıyor.</p>

<p></p>

<p>İki yarışma, tek bir</p>

<p>Gaziantep hikâyesi</p>

<p></p>

<p>Farklı temalara sahip iki yarışma, kentin birbirini tamamlayan iki önemli yönünü ortaya koyuyor. “Gaziantep’te Hasat Mevsimi” kentin bereketli topraklarını, tarımsal üretimini ve üreticinin emeğini fotoğraf karelerine taşırken, “Kadim Şehir Gaziantep” ise yüzyılların birikimini bugüne taşıyan şehir yaşamına odaklanıyor.</p>

<p>Yarışmalara gönderilecek fotoğrafların, zaman içerisinde değişen ve dönüşen Gaziantep’in bugünden geleceğe bırakılan görsel belgeleri arasında yer alması hedefleniyor.</p>

<p></p>

<p>Türkiye genelinden</p>

<p>katılım sağlanabilecek</p>

<p></p>

<p>Türkiye genelindeki amatör ve profesyonel fotoğrafçılara açık olan yarışmalarda, Gaziantep il sınırları içerisinde çekilmiş ve 2025-2026 yıllarına ait fotoğraflar değerlendirmeye alınacak.</p>

<p>Her iki yarışmada da dereceye giren eser sahipleri ayrı ayrı ödüllendirilecek. Birincilere Tam Altın, ikincilere Yarım Altın, üçüncülere ise Çeyrek Altın verilecek. Jüri tarafından sergilenmeye değer bulunan eserler de ayrıca ödüllendirilecek.</p>

<p></p>

<p>Son başvuru 27 Kasım</p>

<p></p>

<p>Fotoğraf yarışmalarına başvurular 27 Kasım 2026 tarihine kadar devam edecek. Başvurular GTB’nin internet sitesi üzerinden çevrim içi olarak gerçekleştirilecek.</p>

<p>Yarışmaların şartnamesi, katılım koşulları ve diğer ayrıntılı bilgilere GTB’nin internet sitesinde yer alan fotoğraf yarışmaları sayfasından ulaşılabilecek.</p>

<p>Gaziantep’in bereketini, tarihini, kültürünü ve insan hikâyelerini kendi bakış açılarıyla anlatmak isteyen fotoğrafçılar için yarışmalar, yalnızca bir anı ölümsüzleştirme fırsatı değil, aynı zamanda kentin gelecekteki görsel hafızasına katkı sunma imkânı da taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kentin-kulturel-zenginlikleri-gelecege-tasiniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/21-agustos/kentin-kulturel-zenginlikleri-gelecege-tasiniyor2.jpg" type="image/jpeg" length="14816"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Nemrut’u özgünlüğünü koruyarak gelecek kuşaklara taşıyacağız’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/nemrutu-ozgunlugunu-koruyarak-gelecek-kusaklara-tasiyacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/nemrutu-ozgunlugunu-koruyarak-gelecek-kusaklara-tasiyacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kommagene Krallığı’nın en önemli alanlarından Nemrut Dağı'ndaki anıtsal heykellerin beş yıllık program doğrultusunda nanoteknolojik çözeltilerle güçlendirilerek, zorlu iklim şartlarına karşı koruma altına alındığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Nemrut Dağı Tümülüsü’ndeki anıtsal heykeller için 2025 yılında başlatılan kapsamlı sağlamlaştırma çalışmalarının bu yıl da devam ettiğini açıkladı. Bakan Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Nemrut’un binlerce yıllık mirasını bilim ve teknolojinin imkanlarıyla korumaya devam ediyoruz. Geçen yıl başlattığımız sağlamlaştırma çalışmaları, belirlediğimiz yol haritası doğrultusunda bu yıl da aralıksız sürüyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Nemrut Dağı’nda ilk kez bu ölçekte yürüttüğümüz kapsamlı koruma çalışmaları kapsamında anıtsal heykelleri nanoteknolojik çözeltilerle güçlendiriyor, tüm çatlakları taşların bünyesine su girişini önleyen kireç bağlayıcılı harçlarla dolduruyoruz. Eserlerin özgün görünümünde hiçbir değişikliğe yol açmadan gerçekleştirilen bu titiz müdahalelerle Nemrut’un eşsiz değerlerini zamana ve zorlu iklim şartlarına karşı koruma altına alıyoruz. Gaziantep Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğümüzün uzmanlarınca yürütülen ve ilk etabı beş yıl sürecek çalışmalarla insanlığın ortak mirası Nemrut’u özgünlüğünü koruyarak gelecek kuşaklara taşıyacağız. Bu önemli çalışmada emeği geçen tüm uzmanlarımıza ve ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi.</p>

<p></p>

<p>Nemrut’ta ilk kez bu ölçekte</p>

<p>koruma çalışması yapılıyor</p>

<p></p>

<p>Sahip olduğu eşsiz tarihi ve kültürel değerler nedeniyle 1987 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan Nemrut Dağı’nda ilk kez bu ölçekte kapsamlı koruma çalışmaları yürütülüyor. Arkeometri uzmanlarınca daha önce gerçekleştirilen araştırmalar ve bilimsel değerlendirmeler doğrultusunda hazırlanan plan kapsamında alandaki anıtsal heykellerin zamana ve doğa şartlarına karşı korunması amaçlanıyor. Çalışmalar kapsamında heykeller üzerinde nanoteknolojik çözeltilerle sağlamlaştırma işlemleri gerçekleştiriliyor. Taşların bünyesine su girişini önlemek amacıyla yüzeylerdeki tüm çatlaklar, taşla uyumlu kireç bağlayıcılı harçlarla dolduruluyor. Titizlikle uygulanan koruma yöntemleri, eserlerin mevcut görünümünde herhangi bir değişikliğe yol açmadan taşların yapısal bütünlüğünü güçlendiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaziantep Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğü uzmanlarınca sürdürülen çalışmaların ilk etabı, beş yıllık program doğrultusunda ilerliyor. Bilimsel analizler ve modern koruma tekniklerinin birlikte kullanıldığı çalışmalarla Nemrut Dağı’nın binlerce yıllık anıtsal mirasının özgünlüğü korunarak, gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/nemrutu-ozgunlugunu-koruyarak-gelecek-kusaklara-tasiyacagiz</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 16:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/21-agustos/nemrutu-ozgunlugunu-koruyarak-gelecek-kusaklara-tasiyacagiz3.jpg" type="image/jpeg" length="64613"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antep Karası bağlardan sofralara uzanıyor]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/antep-karasi-baglardan-sofralara-uzaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/antep-karasi-baglardan-sofralara-uzaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’in İslahiye ilçesinde tarımsal üretimin önemli ürünleri arasında yer alan “hatun parmağı” ve Antep karası üzümünün hasadına başlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sofralık olarak tüketilen ve özellikle pekmez yapımında tercih edilen üzümler, üreticilerin aylar süren emeğinin ardından bağlardan toplanarak satışa sunuluyor.</p>

<p></p>

<p>İslahiye’de üzüm üreticileri, sabahın erken saatlerinde bağların yolunu tutarak olgunlaşan üzümleri özenle toplamaya başladı. Hasat döneminin başlamasıyla ilçedeki bağlarda hareketlilik yaşanırken, üreticiler topladıkları üzümleri kasalara yerleştirerek tüketicilere ulaştırmak üzere hazırlıyor.</p>

<p></p>

<p>Bağlarda yoğun</p>

<p>hasat mesaisi</p>

<p></p>

<p>İlçede uzun süredir bakım ve üretim çalışmaları yapılan bağlarda üzümler olgunlaşarak hasat için hazır hale geldi. Üreticiler, sabahın erken saatlerinde bağlara giderek salkımları tek tek kesiyor.</p>

<p>Özenle toplanan üzümler kasalara yerleştirilirken, ürünlerin bir bölümü sofralık olarak tüketilmek üzere satışa sunuluyor. Özellikle “hatun parmağı” ve Antep karası üzümünün pekmez başta olmak üzere farklı ürünlerin yapımında değerlendirilmesi, bu çeşitlere olan ilgiyi artırıyor.</p>

<p>Hasat döneminin başlamasıyla birlikte üreticiler için de yoğun bir çalışma süreci başlamış oldu.</p>

<p></p>

<p>Kaymakam Oğuztürk</p>

<p>hasada katıldı</p>

<p></p>

<p>Üzüm hasadının başlaması dolayısıyla İslahiye Kaymakamı Emre Oğuztürk de bağlarda üreticilerle bir araya geldi.</p>

<p>Bağlarda incelemelerde bulunan Oğuztürk, üreticilerden yürütülen çalışmalar ve sezonun genel durumu hakkında bilgi aldı. Hasat çalışmalarına eşlik eden Kaymakam Oğuztürk, üreticilere sezonun hayırlı ve bereketli geçmesi temennisinde bulundu.</p>

<p>Üreticilerin aylar boyunca verdiği emeğin karşılığını alma dönemine girdiğine dikkat çeken Oğuztürk, tarımsal üretimin ilçe ekonomisi açısından önemine vurgu yaptı.</p>

<p></p>

<p>“Üzüm üretimi ilçemizde</p>

<p>önemli bir yer teşkil ediyor”</p>

<p></p>

<p>İslahiye Kaymakamı Emre Oğuztürk, üzüm üretiminin ilçe tarımında önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.</p>

<p></p>

<p>Hasat sezonunun çiftçilerin aylar süren emeğinin karşılığını alma dönemi olduğunu ifade eden Oğuztürk, şöyle konuştu:</p>

<p>“Bugün çiftçilerimizin aylar süren emeğinin karşılığının sonucu olarak bu hasat sezonunu birlikte açmış bulunuyoruz. Rabbim inşallah ürünümüzü bol, hasadımızı bereketli eylesin. Geçimini buradan temin eden kardeşlerime de hayırlı, bereketli, bol kazançlar diliyorum.”</p>

<p>Türkiye’nin tarımsal üretim konusunda önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Oğuztürk, İslahiye’nin de bu üretim içerisinde üzüm açısından önemli bir konumda bulunduğunu söyledi.</p>

<p></p>

<p>Hedef üretim ve</p>

<p>kaliteyi artırmak</p>

<p></p>

<p>İslahiye’de üzüm üretiminin geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceğini kaydeden Oğuztürk, üretim miktarının artırılmasının yanı sıra ürün çeşitliliği ve kalitesinin geliştirilmesine de önem verileceğini belirtti.</p>

<p>Oğuztürk, “Ülkemiz, tarım üretimi konusunda oldukça ileri safhada. İlçemizde de üzüm üretimi önemli bir yer teşkil etmekte. Bizler de hem ürün miktarımızın, hasat miktarımızın artması, ürünümüzün çeşitlenmesi ve ürün kalitemizin artması konusunda çeşitli çalışmalar yapacağız” dedi.</p>

<p></p>

<p>Üreticinin gözü</p>

<p>bereketli sezonda</p>

<p></p>

<p>İslahiye’de başlayan üzüm hasadı, bölgedeki üreticiler açısından yılın en önemli dönemlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bağlarda yetiştirilen üzümler, sofralık tüketimin yanı sıra pekmez ve farklı geleneksel ürünlerin hazırlanmasında da değerlendiriliyor.</p>

<p>Üreticiler, hasat döneminin verimli geçmesini ve ürünlerini uygun koşullarda pazarlayabilmeyi beklerken, ilçe genelindeki üzüm üretiminin geliştirilmesiyle bölge ekonomisine sağlanan katkının da artırılması hedefleniyor.</p>

<p>Kaymakam Emre Oğuztürk, hasat sezonunun üreticiler açısından hayırlı ve bereketli geçmesi temennisinde bulunarak, çiftçilere bol kazanç diledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İslahiye’de bağlarda başlayan hasat mesaisi, önümüzdeki günlerde de devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/antep-karasi-baglardan-sofralara-uzaniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 16:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/21-agustos/ekran-resmi-2026-08-20-165426.png" type="image/jpeg" length="76098"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
