<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gaziantep İlk Haber</title>
    <link>https://www.gaziantepilkhaber.com</link>
    <description>Gaziantep Haberleri Gaziantep Son Dakika</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 19 Apr 2026 12:23:19 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Düzenli takip hayati öneme sahip’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/duzenli-takip-hayati-oneme-sahip</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/duzenli-takip-hayati-oneme-sahip" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bağışıklık sisteminin enfeksiyonlara karşı koruyucu işlevini yeterince yerine getirememesi ile karakterize olan immün yetmezlikler, erken tanı ve uygun tedavi yaklaşımları ile kontrol altına alınabilen önemli hastalık grupları arasında yer almaktadır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi alerji &amp; immünoloji uzmanı Prof. Dr. Tuğba Songül Tat, immün yetmezliklerin özellikle sık tekrarlayan enfeksiyonlarla kendini gösterebildiğini belirterek, bu durumun erken dönemde dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.</p>

<p>İmmün yetmezlikler; doğuştan kaynaklanan primer immün yetmezlikler ve sonradan gelişen sekonder immün yetmezlikler olarak iki ana grupta incelenmektedir. Sekonder immün yetmezliklerin en sık nedenleri arasında yetersiz beslenme, HIV enfeksiyonu, kanserler, kemoterapi uygulamaları ve immünsüpresif (bağışıklık sistemini baskılayan) ilaç kullanımı yer almaktadır.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sık Enfeksiyonlar Önemli</p>

<p>Bir Uyarı İşareti Olabilir</p>

<p></p>

<p>Klinik pratikte aşağıdaki bulguların varlığı, immün yetmezlik açısından ileri değerlendirme gerektirebilir:</p>

<p>Sık ve tekrarlayan sinüzit, zatüre ve kulak iltihabı atakları</p>

<p>Enfeksiyonların beklenenden uzun sürmesi ve tedaviye dirençli seyretmesi</p>

<p>Enfeksiyonlar nedeniyle hastaneye yatış gereksinimi veya ağızdan antibiyotik tedavisine yetersiz yanıt alınması</p>

<p>Sık antibiyotik kullanım ihtiyacı</p>

<p>Uzamış ishal ve özellikle çocukluk çağında büyüme-gelişme geriliği</p>

<p>Eklem ağrıları ve inflamatuvar eklem hastalıkları</p>

<p>İmmün yetmezliği olan bireylerde tanı konulup uygun tedavi başlanmadığı takdirde, tekrarlayan enfeksiyonlar ve organ hasarına bağlı geri dönüşümsüz komplikasyonlar gelişebilmektedir. Bu nedenle hastaların, alerji ve immünoloji uzmanları tarafından düzenli olarak izlenmesi büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Prof. Dr. Tuğba Songül Tat, immün yetmezlik hastalıklarında erken teşhis ve bireyselleştirilmiş tedavi planlarının hastalık kontrolünde belirleyici olduğunu ifade ederek, sık enfeksiyon geçiren bireylerin gecikmeden bir uzmana başvurması gerektiğinin altını çizmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/duzenli-takip-hayati-oneme-sahip</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/04/haber/nisan/18-nisan/immun-yetmezligi-2.jpg" type="image/jpeg" length="88047"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Her üç erişkinden biri hipertansiyon hastası’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/her-uc-eriskinden-biri-hipertansiyon-hastasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/her-uc-eriskinden-biri-hipertansiyon-hastasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü ve Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Ana Bilim Dalı iş birliğinde “Endokrin ve Metabolik Hastalıklarda Beslenme ve Medikal Tedavide Güncel Yaklaşımlar Sempozyumu” düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, yaptığı konuşmada metabolik hastalıkların güncel yaklaşımlarla ele alındığı sempozyuma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Düzenlenen sempozyumun, alanında uzman akademisyenleri ve sağlık profesyonellerini bir araya getirerek bilimsel bilginin paylaşılmasına ve klinik uygulamalara katkı sunduğunu dile getiren Prof. Dr. Dağlı, etkinliğin katılımcılara metabolik dengeye ilişkin yeni perspektifler kazandırdığını söyledi.</p>

<p>SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğr. Üyesi Prof. Dr. Mehmet Baştemir ise Türkiye’nin, Avrupa’da diyabet prevalansının en hızlı arttığı ve obezite oranlarında zirveye oynayan ülkelerden biri olduğunu ve erişkin nüfusunun yaklaşık %15’i diyabet, %30’dan fazlasının ise obezite ile yaşadığını belirtti.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Her üç erişkinden birinin hipertansiyon hastası olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Baştemir, şunları söyledi:</p>

<p>“Hipertansiyon hastalarının önemli bir kısmı tanı almamış ya da yeterli kontrol altında değildir. Hiperkolesterolemi ve buna bağlı aterosklerotik hastalıklar, kardiyovasküler mortalitenin en önemli belirleyicileri olmaya devam etmektedir ve artık “sessiz” olarak nitelendiremeyeceğimiz MASH; karaciğer sirozu ve transplantasyon gereksiniminin başlıca nedenlerinden birisi durumuna gelmiştir. Bu tablo bize şunu açıkça göstermektedir: Karşımızda tek tek hastalıklar değil, birbiriyle etkileşim içinde ilerleyen sistemik bir metabolik bozulma vardır.”</p>

<p></p>

<p>Prof. Dr. Baştemir, komplikasyonları oluşmadan önlemenin yollarını şu sözlerle açıkladı:</p>

<p>“GLP-1 analogları bize bir “metabolik fırsat penceresi” açar. O pencereden içeri girecek olan ise diyetisyenlerimizin rehberliğinde şekillenen doğru beslenme alışkanlıklarıdır. Hipertansiyon yönetiminde sodyum kısıtlaması, hiperkolesterolemide tıbbi beslenme tedavisi, MASH’te hedefli kilo kaybı stratejileri bunların her biri, farmakoterapi ile eş güdüm içinde çalıştığında gerçek başarıyı getirir. Sağlık Sisteminin Geleceği Sağlık sistemimiz üzerindeki devasa ekonomik yükü azaltmanın yolu, komplikasyonları önlemekten geçer. Bu da ancak hekimin teşhis ve tedavi gücü ile diyetisyenin eğitim ve sürdürülebilirlik gücünün birleşmesiyle mümkündür. Bir hastanın HbA1c değerindeki düşüş ne kadar kıymetliyse, o hastanın beslenme okuryazarlığını kazanması da gelecekteki sağlık harcamalarımızı korumak adına o kadar hayatidir. Amacımız; hastalarımıza yalnızca tedavi sunmak değil, komplikasyonsuz, kaliteli ve sürdürülebilir bir yaşamın kapılarını aralamaktır.”</p>

<p>SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Tuba Ustaoğlu da özellikle son yıllarda medikal tedavide önemli bir yer edinen GLP-1 analoglarının diyabet ve obezite yönetimindeki rolünün, hipertansiyon ve dislipidemide beslenme tedavisinin öneminin ve alkolik olmayan karaciğer yağlanmasının çok yönlü olarak ele alınacağını belirtti.</p>

<p>Sempozyumun, bilimsel bilgi ile klinik uygulamalar arasında köprü kurarak verimli tartışmalara zemin hazırlayacağını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Ustaoğlu, etkinlik sonunda katılımcıların metabolik dengeye ilişkin yeni bakış açıları kazanmasının hedeflendiğini dile getirdi.</p>

<p>Üç oturumdan oluşan sempozyumun başkanlıklarını; SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Murat Akkın, Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ayşen Bayram ile Öğr. Üyesi Prof. Dr. Mehmet Baştemir, Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Üyeleri Prof. Dr. Efsun Karabudak ve Prof. Dr. Nurten Budak, Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Bülent Meşe yaptı.</p>

<p>SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğr. Üyesi Prof. Dr. Mehmet Bastemir “GLP-1 Analoglarının Diyabet ve Obezite Tedavisinde Yeri”, Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğr. Üyesi Doç. Dr. Alper Serçelik “Güncel Kılavuzlar Doğrultusunda Hipertansiyon Tedavisi”, Gastroenteroloji Ana Bilim Dalı Öğr. Üyesi Doç. Dr. Nimet Yılmaz “Non-Alkolik Karaciğer Yağlanmasında Güncel Tedavi Yaklaşımları”, İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Aydın Yıldırım “Dislipidemi Tedavisinde Güncel Yaklaşımlar”, Acıbadem Üniversitesi SBF Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Üyesi Doç. Dr. Gözde Arıtıcı Çolak “Non-Alkolik Karaciğer Yağlanmasında Tıbbi Beslenme Tedavisi ve Vaka Sunumu”, İstanbul Kent Üniversitesi SBF Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Nevin Avhan “Dislipidemide Tıbbi Beslenme Tedavisi ve Vaka Sunumu”, İzmir Özel Beslenme ve Diyetetik Danışmanlık Merkezinden Dr. Dyt. Selda Seçkiner “Diyabet ve Obezitede Tıbbi Beslenme Tedavisi ve Vaka Sunumu”, SANKO Üniversitesi Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Polikliniği Uzman Diyetisyen Meltem Demirci “Hipertansiyonda Tıbbi Beslenme Tedavisi ve Vaka Sunumu” başlıklı sunum gerçekleştirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/her-uc-eriskinden-biri-hipertansiyon-hastasi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/04/haber/nisan/18-nisan/her-uc-eriskinden-biri-hipertansiyon-hastasi4.jpg" type="image/jpeg" length="66763"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Ameliyat her hastalığın çözümü değildir’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/ameliyat-her-hastaligin-cozumu-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/ameliyat-her-hastaligin-cozumu-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, radyofrekans tedavisine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda bu tür ağrıların tedavisinde öne çıkan radyofrekans yöntemi, özellikle cerrahi dışı seçenek arayan hastalar için dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Radyofrekans tedavisinin, ağrıya neden olan sinirlerin kontrollü şekilde tedavi edilmesi esasına dayandığını belirten Prof. Dr. İrfan Koca, "Bu yöntemde özel iğneler aracılığıyla hedef sinir dokusuna ulaşılır ve radyo dalgaları kullanılarak ağrı iletimi azaltılır. Minimal invaziv bir işlem olup genellikle kısa sürede tamamlanır" dedi.</p>

<p>Tedavinin özellikle uygun hasta grubunda etkili sonuçlar verdiğini vurgulayan Koca, "Radyofrekans tedavisi; fizik tedavi, manuel terapi, kuru iğneleme, nöral terapi, proloterapi gibi konservatif ve girişimsel tedavi yöntemlerine rağmen yeterli yanıt alınamayan ve ağrıları devam eden hastalar açısından önemli bir tedavi seçeneğidir. Bununla birlikte, şikayetlerinin kaynağı cerrahi gerektiren bir patolojiye dayanmayan ya da kendisine cerrahi tedavi önerilmiş olmasına rağmen ameliyatı tercih etmeyen hastalar için de etkili ve güvenilir bir alternatif tedavi seçeneği olarak karşımıza çıkmaktadır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Uygun hasta seçiminin tedavi başarısındaki en önemli faktörlerden biri olduğuna dikkat çeken Koca, "Her ağrıya uygulanabilecek bir yöntem değildir. Doğru endikasyonla uygulandığında hastaların yaşam kalitesinde belirgin iyileşme sağlanabilir" şeklinde konuştu.</p>

<p>İşlem sonrası sürecin konforlu olduğunu belirten Koca, "Radyofrekans tedavisinin en önemli avantajlarından biri ameliyatsız bir yöntem olmasıdır. İşlem sonrasında hastalar genellikle saatler içinde günlük yaşamlarına dönebilmektedir" dedi.</p>

<p>Yan etkilerin genellikle sınırlı olduğunu ve işlemin deneyimli hekimler tarafından yapılması gerektiğini belirten Koca, "Uygun teknik ve doğru hasta seçimi ile komplikasyon riski oldukça düşüktür" şeklinde konuştu.</p>

<p>Uzmanlar, kronik ağrı tedavisinde radyofrekans yönteminin özellikle diğer tedavilere yanıt vermeyen ve cerrahi dışı çözüm arayan hastalar için etkili ve güvenilir bir seçenek sunduğunu belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/ameliyat-her-hastaligin-cozumu-degildir</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/04/haber/nisan/18-nisan/kronik-agrilarin-tedavisinde-radyofrekans-1.jpg" type="image/jpeg" length="73561"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Kalça protezi hastaya yeni bir hayat sunuyor’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kalca-protezi-hastaya-yeni-bir-hayat-sunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kalca-protezi-hastaya-yeni-bir-hayat-sunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Özel Anka Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Ahmet Saray, özellikle ileri yaşlarda ve eklem kireçlenmesine bağlı olarak gelişen kalça ağrılarının, doğru tedaviyle büyük ölçüde ortadan kaldırılabileceğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kalça ekleminde meydana gelen hasarın zamanla hareket kısıtlılığına ve ciddi yaşam kalitesi kaybına yol açtığını belirten Op. Dr. Ahmet Saray, "Hastalarımız genellikle uzun süre ağrıyla yaşamayı tercih ediyor. Oysa kalça protezi ameliyatları, doğru zamanda yapıldığında hastaya adeta ikinci bir hayat sunuyor "dedi.</p>

<p>Gelişen teknolojiyle birlikte kalça protezi ameliyatlarının artık çok daha konforlu bir şekilde gerçekleştirildiğini dile getiren Op. Dr. Ahmet Saray, kullanılan yeni nesil protezler sayesinde hastaların ameliyat sonrası daha hızlı ayağa kalkabildiğini ve günlük yaşamlarına kısa sürede dönebildiğini belirtti. Minimal invaziv cerrahi tekniklerin dokulara daha az zarar verdiğini söyleyen Dr. Saray, bu sayede hem ameliyat sonrası ağrının azaldığını hem de iyileşme sürecinin hızlandığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kalça protezi ameliyatının yalnızca ileri yaş grubuna değil, uygun görülen daha genç hastalara da uygulanabildiğini dile getiren Op. Dr. Ahmet Saray, özellikle kireçlenme, travma sonrası hasarlar ve doğuştan gelen kalça problemlerinin bu ameliyatı gerekli kılabildiğini söyledi.Ameliyat öncesi detaylı bir değerlendirme sürecinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Dr. Saray, her hastaya özel bir tedavi planı oluşturduklarının altını çizdi.</p>

<p>Ameliyat sonrası sürecin de en az operasyon kadar önemli olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Ahmet Saray, fizik tedavi ve rehabilitasyonun hastanın yeni eklemine uyum sağlamasında kritik rol oynadığını belirtti.</p>

<p>Dr. Saray, "Doğru bir rehabilitasyon programı ile hastalarımız kısa sürede bağımsız hareket edebilir hale geliyor ve ağrısız bir yaşama kavuşuyor.Kalça ağrısı yaşayan ve günlük yaşamında kısıtlılık hisseden herkes vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması gerek. Erken tanı ve doğru tedavinin yaşam kalitesini belirleyen en önemli faktörlerden biri olduğunu unutulmamalı" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kalca-protezi-hastaya-yeni-bir-hayat-sunuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/04/haber/nisan/17-nisan/kalca-protezi-hastaya-yeni-bir-hayat-sunuyor1.jpg" type="image/jpeg" length="99413"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Oda spreyleri tehlike saçıyor’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/oda-spreyleri-tehlike-saciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/oda-spreyleri-tehlike-saciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzm. Dr. Demet Çetin, özellikle kapalı alanlarda yoğun şekilde kullanılan oda spreylerinin içerdiği kimyasal bileşenlerin solunum yollarını tahriş edebileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Uzm. Dr. Çetin, "Oda spreylerinde yer alan sentetik koku vericiler ve uçucu organik (VOC), hassas bireylerde öksürük, nefes darlığı, boğazda yanma ve gözlerde irritasyona neden olabilir. Özellikle astım ve alerjik hastalığı olan kişilerde bu etkiler daha belirgin şekilde ortaya çıkabilmektedir" dedi.</p>

<p>Hassas gruplar daha fazla risk altında</p>

<p>Çocuklar, yaşlılar ve kronik solunum yolu hastalığı bulunan bireylerin bu tür kimyasallara karşı daha duyarlı olduğuna dikkat çeken Çetin, bu grupların bulunduğu ortamlarda oda spreyi kullanımının sınırlandırılması gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğal havalandırma önerisi</p>

<p>Kapalı ortamlarda kimyasal içerikli ürünlerin gereksiz kullanımının iç hava kalitesini olumsuz etkilediğini belirten Uzm. Dr. Demet Çetin, "Temiz hava sağlamak için en etkili ve güvenli yöntem doğal havalandırmadır. Ortamların düzenli olarak havalandırılması, kimyasal yükü azaltarak daha sağlıklı bir yaşam alanı sunar" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bilinçli tüketim vurgusu</p>

<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Demet Çetin, tüketicilerin ürün etiketlerini dikkatle incelemesi ve içerik hakkında bilgi sahibi olması gerektiğini belirterek, mümkün olduğunca daha doğal ve güvenli alternatiflerin tercih edilmesini öneriyor. Ferah bir koku elde etmek isterken sağlığın riske atılmaması gerektiğini hatırlatan uzmanlar, toplumda bu konuda farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/oda-spreyleri-tehlike-saciyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/04/haber/nisan/15-nisan/oda-spreyleri-tehlike-saciyor2.jpg" type="image/jpeg" length="86293"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Kanser hastaları mahkeme kapılarına mahkûm ediliyor’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kanser-hastalari-mahkeme-kapilarina-mahkum-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kanser-hastalari-mahkeme-kapilarina-mahkum-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, kanser hastalarının hayati öneme sahip yenilikçi ilaçlara erişiminde yaşanan dramatik düşüşe dikkat çekerek, ortaya çıkan tablonun sağlık sistemindeki derin krizin en çarpıcı göstergelerinden biri olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meriç, 2020 yılında yüzde 17 seviyesinde olan yenilikçi kanser ilaçlarına erişim oranının 2026 yılı itibarıyla yüzde 3’e gerilediğini ifade ederek, “Bu yalnızca bir veri değil; binlerce hastanın iyileşme umudunun sistemli şekilde yok edilmesidir.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Erişim oranı %17’den</p>

<p>%3’e geriledi</p>

<p></p>

<p>Kanser tedavisinde kullanılan yüzlerce ilaca erişimde ciddi sorunlar yaşandığını vurgulayan Meriç, döviz kuru, ithalat süreçlerindeki aksaklıklar ve geri ödeme politikalarının hastaları doğrudan etkilediğini kaydetti.</p>

<p>“Bugün eczanelerde ve hastanelerde yüzlerce hayati ilaca ulaşılamıyor. Modern tıbbın sunduğu imkânlar var ancak vatandaş bu imkânlara erişemiyor. Bu tablo kabul edilemez bir durumdur.”</p>

<p></p>

<p>Hastalar mahkeme</p>

<p>kapılarında çözüm arıyor</p>

<p></p>

<p>Yüksek maliyetli kanser ilaçlarının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanmamasının ciddi mağduriyet yarattığını ifade eden Meriç, hastaların tedavi yerine hukuk mücadelesi vermek zorunda bırakıldığını söyledi.</p>

<p>“SGK kapsamına alınmayan tedaviler, hastaları mahkeme kapılarına mahkûm ediyor. Tedavisiyle ilgilenmesi gereken insanlar, hayatta kalabilmek için dava açmak zorunda bırakılıyor. Bu durum, sosyal devlet iddiasının kâğıt üzerinde kaldığını açıkça göstermektedir.”</p>

<p></p>

<p>Sağlık tasarruf kalemi değildir</p>

<p></p>

<p>İthalat süreçlerinde yaşanan aksaklıkların ve ekonomik gerekçelerin doğrudan yaşam hakkını tehdit ettiğini belirten Meriç, sağlık alanında mevcut yaklaşımın değişmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>“Sağlık, tasarruf yapılacak bir alan değildir; en temel insan hakkıdır. Hastaların kendilerini güvende hissetmediği bir sistemde başarıdan söz edilemez.”</p>

<p></p>

<p>Çözüm için acil adım</p>

<p>çağrısı yapıldı</p>

<p></p>

<p>Meriç, yenilikçi tedavilere erişimin artırılması için somut adımlar atılması gerektiğini belirterek şu çağrıda bulundu:</p>

<p>- SGK geri ödeme listeleri güncellenmeli</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>- Yenilikçi kanser ilaçları hızla kapsama alınmalı</p>

<p>- İthalat süreçleri hızlandırılmalı</p>

<p>- Hastaların tedaviye erişimi bürokratik engellere takılmamalı</p>

<p></p>

<p>“Bu tablo 21. yüzyıl</p>

<p>Türkiye’sine yakışmıyor”</p>

<p></p>

<p>Açıklamasında yaşanan krizin boyutuna dikkat çeken Meriç, mevcut durumun yalnızca bir sağlık politikası sorunu değil, aynı zamanda bir insan hakkı ve güven meselesi olduğunu ifade etti.</p>

<p>“Bugün vatandaşlar ilaç temin edebilmek için kampanyalar düzenliyor, valilik izniyle yardım topluyor ya da yargıya başvuruyor. Bu tablo 21. yüzyıl Türkiye’sine yakışmamaktadır. Sağlıkta köklü ve vizyoner bir değişim sağlanmadıkça, kanserle mücadele bireysel bir savaşa dönüşmeye devam edecektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kanser-hastalari-mahkeme-kapilarina-mahkum-ediliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/04/haber/nisan/13-nisan/ekran-resmi-2026-04-12-143946.png" type="image/jpeg" length="12640"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Uyku kalitesi kalp sağlığını etkiliyor’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/uyku-kalitesi-kalp-sagligini-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/uyku-kalitesi-kalp-sagligini-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Hayri Alıcı, kalp sağlığının korunmasında erken yaşta yapılan önleyici kontrollerin hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, kalp ve damar hastalıklarının çoğunlukla 30’lu ve 40’lı yaşlardan itibaren gelişmeye başladığını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kalbin, vücuda oksijen ve temel besinleri taşıyan hayati bir organ olduğunu belirten Dr. Alıcı, "Kalp, kanı pompalayarak tüm organların sağlıklı çalışmasını sağlar. Bu nedenle kalp sağlığı, sadece kalbi değil; başta beyin, böbrek ve akciğer olmak üzere tüm vücut sistemini doğrudan etkiler" dedi.</p>

<p></p>

<p>"Kalp krizi risk faktörlerine dikkat"</p>

<p></p>

<p>Kalp krizinin, kalbe giden kan akışının aniden kesilmesi sonucu meydana geldiğini ifade eden Dr. Alıcı, ileri yaş, , cinsiyet, en önemlisi genetik faktörler, diyabet, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, sigara kullanımı ve obezitenin kalp ve damar hastalıklarını artıran başlıca risk faktörleri olduğunu vurguladı.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Uyku kalitesi kalp sağlığını etkiliyor"</p>

<p></p>

<p>Uyku düzeninin kalp sağlığı üzerindeki etkisine de değinen Dr. Alıcı, "Uykuya dalmada zorluk, uykuyu sürdürememe ya da kalitesiz uyku gibi problemler yaşayan bireylerde kalp ve damar hastalıklarına daha sık rastlıyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>"Gizli tehlike: işlenmiş ve paketli gıdalar"</p>

<p></p>

<p>Günlük hayatta sıkça tüketilen bazı gıdaların uzun vadede kalp sağlığını tehdit ettiğine dikkat çeken Dr. Alıcı, paketli atıştırmalıklar, hazır yemekler, işlenmiş et ürünleri ve şekerli içeceklerin yüksek miktarda tuz, şeker ve doymuş yağ içerdiğini belirtti. Bu tür gıdaların zamanla damar yapısını bozarak ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p>"Kalp sağlığını korumak mümkün"</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Hayri Alıcı, kalp sağlığını korumanın mümkün olduğunu belirterek, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çekti. Dr. Alıcı, "Sağlıklı ve dengeli beslenme, düzenli egzersiz, tansiyon ve kolesterol seviyelerinin kontrol altında tutulması, sigara ve alkolden uzak durulması, stresten kaçınılması ve düzenli doktor kontrollerinin ihmal edilmemesi kalp sağlığının korunmasında büyük rol oynar" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/uyku-kalitesi-kalp-sagligini-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/04/haber/nisan/11-nisan/uyku-kalitesi-kalp-sagligini-etkiliyor1.jpg" type="image/jpeg" length="99043"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘2 yıl içerisinde 200'üncü kemik iliği naklini gerçekleştik’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/2-yil-icerisinde-200uncu-kemik-iligi-naklini-gerceklestik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/2-yil-icerisinde-200uncu-kemik-iligi-naklini-gerceklestik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te sağlık alanında önemli başarılara imza atan Medical Point Gaziantep Hastanesi, kemik iliği nakli alanındaki çalışmalarına bir yenisini ekleyerek 1 yıl dolmadan 200'üncü kemik iliği naklini başarıyla gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi, lösemi, lenfoma ve diğer ciddi kan hastalıklarının tedavisinde hayati rol oynayan, ileri düzey uzmanlık ve donanım gerektiren bir yöntem olarak öne çıkan kemik iliği naklini 1 yıl dolmadan 200'üncüsünü gerçekleştirdi. Gaziantep'te ve bölgede kemik iliği nakli alanında tek olma özelliği taşıyan, alanında uzman hekim kadrosu, güçlü teknolojik altyapısı ve deneyimli sağlık personeliyle dikkat çeken hastane, gerçekleştirdiği başarılı nakillerle hem Gaziantep'te hem de çevre illerde yaşayan hastalar için umut kapısı olmayı sürdürüyor.</p>

<p>Doç. Dr. Ali Eser, "Yaklaşık 2 yıl içerisinde 200'üncü naklimizi gerçekleştirmiş olacağız. Bu nedenle gerçekten çok mutlu ve gururluyuz. Gaziantep'te bu yoğunlukta nakil yapan ilk ve tek merkeziz. Başarı oranlarımız da oldukça yüksek. Dünya ortalaması genelde yüzde 70 civarındayken, bizim başarı oranlarımız yüzde 90'lara ulaşıyor" dedi.</p>

<p></p>

<p>"200'üncü nakle ulaşmak</p>

<p>bizim için de hastalarımız</p>

<p>için de büyük bir mutluluk</p>

<p>ve gurur kaynağı"</p>

<p></p>

<p>Dr. Buğra Sağlam ise, "Ben de yaklaşık 2 yıldır Medical Point Hastanesi'nde iç hastalıkları ve hematoloji uzmanı olarak görev yapıyorum. Hem hematoloji servisinde hem de kök hücre nakil ünitesinde birlikte çalışıyoruz. 100'üncü naklimizi kutladıktan sonra henüz 1 yıl dolmadan 200'üncü nakle ulaşmak bizim için de hastalarımız için de büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>"Bu tek başına yapılan bir iş değil"</p>

<p></p>

<p>Uzm. Dr. Buğra Sağlam, bu başarının ekip işi olduğunu vurgulayarak, "Bu tek başına yapılan bir iş değil. Ekibimizle ve hastanemizin diğer branşlarıyla birlikte yürüttüğümüz multidisipliner yaklaşımın bir sonucu. Hastalarımıza şifa sunabildiğimiz için hepimiz çok mutluyuz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kök hücre nakline ilişkin bilgi veren Uzm. Dr. Buğra Sağlam, "Kök hücre nakli iki ana grupta değerlendiriliyor. Birincisi, hastanın kendi hücrelerinden elde edilen otolog nakil. Bu yöntem bazı hematolojik ve onkolojik hastalıkların tedavisinde kullanılıyor. Daha zorlu olan ise allojenik nakil. Yani hücrelerin kardeşten ya da kök hücre bankalarından temin edildiği durumlar. Hastalarımızın büyük bir kısmını da bu grup oluşturuyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lösemi hastalarına dikkat çeken Uzm. Dr. Buğra Sağlam, "Özellikle akut lösemilerde, nakil yapılmadığı takdirde 5 yıllık sağ kalım oranı yüzde 25'in altına düşüyor. Bu nedenle kök hücre nakli, hastaların yaşam süresini uzatan ve yaşam kalitesini artıran en önemli tedavi yöntemlerinden biri olmaya devam ediyor" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/2-yil-icerisinde-200uncu-kemik-iligi-naklini-gerceklestik</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/04/haber/nisan/10-nisan/ekran-resmi-2026-04-09-140436.png" type="image/jpeg" length="27382"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Toplumu bilinçlendirmeliyiz!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/toplumu-bilinclendirmeliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/toplumu-bilinclendirmeliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Özel ANKA Hastanesi, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında farkındalık oluşturmak amacıyla önemli bir etkinliğe imza attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastanede kurulan bilgilendirme standında ziyaretçilerle bir araya gelen uzman ekipler, kanserde erken teşhisin önemi hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Etkinlik kapsamında sağlıklı yaşam alışkanlıkları, düzenli kontrollerin gerekliliği ve erken tanının hayat kurtarıcı rolü vurgulandı. Ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, toplumda bilinç oluşturmanın kanserle mücadelede en güçlü adımlardan biri olduğu ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaziantep Özel ANKA Hastanesi yetkilileri, bu tür farkındalık çalışmalarının artarak devam edeceğini belirterek, vatandaşları düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemeleri konusunda uyardı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/toplumu-bilinclendirmeliyiz</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/04/haber/nisan/8-nisan/toplumu-bilinclendirmeliyiz2.jpg" type="image/jpeg" length="99646"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Akciğer kanseri büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/akciger-kanseri-buyuk-olcude-onlenebilir-bir-hastalik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/akciger-kanseri-buyuk-olcude-onlenebilir-bir-hastalik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı ve Onkoloji Merkezi Koordinatörü Prof. Dr. Levent Elbeyli, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre kanser hastalıklarının ülkemizde yaşam kayıplarının nedenleri arasında önemli yer tuttuğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Elbeyli, Kanser Haftası nedeniyle yaptığı açıklamada “Kanser hastalıklarına bağlı yaşam kayıpları içinde akciğer, hava yolu, soluk borusu kanserleri ile göğüs kafesi içinde yer alan yapılara ait kanserler önemli paya sahip olup, TÜİK verilerine göre kansere bağlı yaşam kayıplarının üçte birinden sorumludur” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Bu bulguların, Türkiye’de kanser kaynaklı yaşam kayıplarının başlıca nedenleri arasında akciğer kanserinin yer aldığını gösterdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Elbeyli, akciğer kanseri ile ilgili şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Akciğer kanserinin gelişiminde birçok çevresel ve kişisel risk faktörü vardır. Sigara bu faktörler arasında ilk neden olup, hava kirliliği, beslenme biçimi de önemli yer tutmaktadır. Ailede akciğer kanseri öyküsü bulunması da genetik bir yatkınlığa yol açabilir.</p>

<p>Erkeklerde akciğer kanseri ilk sırada yer alırken, kadınlarda ise sigara kullanımının artması ile birlikte akciğer kanseri sıklığı artış göstermektedir. Pasif içicilik her iki cins içinde önemli bir risk faktörü olarak kabul edilmektedir.”</p>

<p></p>

<p>Akciğer kanserinin büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Elbeyli, şöyle devam etti:</p>

<p>“Risk faktörlerinden uzaklaşmak çok önemlidir. Yüksek risk gruplarının (Sigara içen, toksik gazlara maruz kalan, ailevi öyküsü olan ve 50 yaş üstü) düşük doz bilgisayarlı tomografi ile takibi bu hastalıklara bağlı yaşam kayıplarını azaltabileceğini göstermektedir.”</p>

<p>Tedavide erken dönemde tanı konulan hastalarda cerrahi yöntemler başta olmak üzere, güncel onkolojik ilaçlar (İmmünoterapi-hedefe yönelik ilaçlar) ve radyoterapi ile ve/veya multimodal yöntemlerle çok daha başarılı sonuçlar elde edilebildiğini söyleyen Prof. Dr. Elbeyli “SANKO Üniversitesi Hastanesi Onkoloji Merkezi olarak, tüm kanserli hastalarımıza tanıdan tedaviye güncel yenilikleri takip ederek hizmet vermekteyiz” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/akciger-kanseri-buyuk-olcude-onlenebilir-bir-hastalik</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 15:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/04/haber/nisan/7-nisan/akciger-kanseri-buyuk-olcude-onlenebilir-bir-hastalik1.jpg" type="image/jpeg" length="69710"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Mevsim kayması hastalık dağılımını değiştiriyor’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/mevsim-kaymasi-hastalik-dagilimini-degistiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/mevsim-kaymasi-hastalik-dagilimini-degistiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son dönemde üst solunum yolu enfeksiyonları ile ilgili bilgi verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>RSV (Respiratuvar Sinsityal Virüs) vakalarında gerileme yaşanırken, nezle ve özellikle grip vakalarında belirgin bir artış gözlemlendiğini belirten Evirgen, mevsim kaymasının hastalıkların seyrini doğrudan etkilediğini vurguladı. Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Kış aylarında sık gördüğümüz RSV enfeksiyonları artık etkisini kaybetmeye başladı. Ancak bu durum, riskin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Aksine, grip ve diğer viral enfeksiyonlar daha baskın hale gelmiş durumda" dedi.</p>

<p>İklimsel değişiklikler ve mevsim geçişlerindeki düzensizliklerin enfeksiyon hastalıklarının görülme sıklığını etkilediğini belirten Evirgen, "Mevsimlerin kaymasıyla birlikte virüslerin dolaşım süresi uzuyor ve hangi hastalığın ne zaman görüleceği öngörülemez hale geliyor. Bu da hem tanı hem de tedavi süreçlerini zorlaştırıyor" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Yanlış tedavi uyarısı</p>

<p></p>

<p>Hastaların benzer belirtiler nedeniyle kendi kendine tedaviye yönelmesinin ciddi riskler taşıdığına dikkat çeken Evirgen, "Grip, nezle ve RSV enfeksiyonları benzer semptomlarla seyredebilir. Ancak her hastalığın tedavi yaklaşımı farklıdır. Özellikle antibiyotiklerin gereksiz kullanımı hem hastaya fayda sağlamaz hem de antibiyotik direncine yol açar. Bu nedenle belirtiler görüldüğünde mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır" ifadelerine yer verdi.</p>

<p></p>

<p>Risk grupları daha</p>

<p>dikkatli olmalı</p>

<p></p>

<p>Çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan bireylerin enfeksiyonlara karşı daha hassas olduğunu belirten Evirgen, bu grupların kalabalık ortamlardan mümkün olduğunca uzak durması ve hijyen kurallarına özen göstermesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p>Korunma yöntemleri</p>

<p>önemini koruyor</p>

<p></p>

<p>Doç. Dr. Ömer Evirgen, mevsimsel hastalıklardaki değişime karşı toplumun bilinçlendirilmesinin önemine dikkat çekerek, erken teşhis ve doğru tedavinin sağlık açısından kritik rol oynadığını vurguladı. Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Ellerin sık sık yıkanması. Kapalı ve kalabalık alanların düzenli havalandırılması. Maske kullanımının ihmal edilmemesi. Bağışıklık sistemini güçlendirecek dengeli beslenme ve uyku düzeni" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/mevsim-kaymasi-hastalik-dagilimini-degistiriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/04/haber/nisan/7-nisan/mevsim-kaymasi-hastalik-dagilimini-degistiriyor6.jpg" type="image/jpeg" length="42730"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Mevsim geçişiyle çocuklarda hastalıklar artıyor’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/mevsim-gecisiyle-cocuklarda-hastaliklar-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/mevsim-gecisiyle-cocuklarda-hastaliklar-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Esra Kilim, mevsim geçişlerinde çocuklarda bağışıklık sisteminin daha hassas hale geldiğine dikkat çekerek aileleri uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzm. Dr. Esra Kilim, bu dönemde çocuklarda en sık üst solunum yolu enfeksiyonları, grip, soğuk algınlığı ve alerjik rahatsızlıkların görüldüğünü belirterek, "Özellikle okul çağındaki çocukların kapalı ortamlarda daha fazla zaman geçirmesi, hastalıkların yayılımını artırabiliyor" dedi.</p>

<p>Bağışıklık sisteminin güçlü tutulmasının önemine değinen Kilim, "Dengeli ve sağlıklı beslenme, yeterli uyku ve hijyen kurallarına dikkat edilmesi çocukları hastalıklardan korumada büyük rol oynar. Özellikle el hijyeni ihmal edilmemelidir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Mevsim geçişlerinde kıyafet seçiminin de önemli olduğuna dikkat çeken Kilim, sabah ve akşam saatlerindeki serinliğe karşı çocukların katmanlı giydirilmesi gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzm. Dr. Esra Kilim, uzun süren ateş, öksürük, halsizlik gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurgulayarak, erken müdahalenin hastalıkların daha kolay atlatılmasını sağladığını ifade etti.</p>

<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Esra Kilim, mevsim geçişlerinde alınacak basit önlemlerle çocukların sağlığının korunabileceğini belirterek, ailelerin bu dönemde daha dikkatli ve bilinçli hareket etmesi gerektiğini hatırlattı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/mevsim-gecisiyle-cocuklarda-hastaliklar-artiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 13:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/04/haber/nisan/4-nisan/mevsim-gecisiyle-cocuklarda-hastaliklar-artiyor3.jpg" type="image/jpeg" length="36772"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Ultrason sayesin ağrıyan bölgeleri tespit ediyoruz’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/ultrason-sayesin-agriyan-bolgeleri-tespit-ediyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/ultrason-sayesin-agriyan-bolgeleri-tespit-ediyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, ultrason eşliğinde yapılan girişimlerin hem doğruluk oranını artırdığını hem de hasta güvenliğini üst düzeye çıkardığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kas-iskelet sistemi hastalıklarının tanı ve tedavisinde ultrason kullanımı son yıllarda hızla yaygınlaşıyor. Özellikle omuz ve diz problemleri başta olmak üzere tüm eklemler, omurga kaynaklı rahatsızlıklar (boyun ve bel fıtıkları) ile tendon ve ligaman (bağ) ve kas yaralanmaları gibi yumuşak doku kaynaklı ağrılarda ultrason rehberli uygulamalar, tedavi başarısını artıran modern yöntemler arasında öne çıkıyor.</p>

<p>Prof. Dr. Koca, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Ultrason sayesinde tedaviyi doğrudan problemli dokuya uygulayabiliyoruz. Bu da özellikle omuz ve diz başta olmak üzere tüm eklem problemleri, boyun ve bel fıtıkları ile tendon ve ligaman (bağ) ve kas yaralanmalarında tedavi başarısını belirgin şekilde artırıyor" dedi.</p>

<p></p>

<p>Hangi hastalara uygulanıyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Dr. Koca, "Ultrason rehberli nokta atışı tedaviler, Omuz, diz başta olmak üzere tüm eklem ağrıları, Boyun ve bel fıtıkları, Tendon ve ligaman (bağ) yaralanmaları, Kas yaralanmaları, Spor yaralanmaları, Bel ve boyun kaynaklı yumuşak doku ağrıları, Bursit ve yumuşak doku iltihapları gibi birçok kas-iskelet sistemi probleminde güvenle uygulanabiliyor" şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>Hangi hastalarda</p>

<p>tercih edilmeyebilir</p>

<p></p>

<p>Her hasta için uygun olmayabileceğini belirten Prof. Dr. İrfan Koca, özellikle aktif enfeksiyon bulunan bölgelerde, kontrolsüz kanama bozukluğu olan hastalarda ve bazı ileri sistemik hastalıklarda dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Bu nedenle tedavi öncesi mutlaka hekim değerlendirmesi yapılması gerekiyor.</p>

<p>Radyasyon içermemesi önemli avantaj</p>

<p>Prof. Dr. Koca, ultrasonun en önemli üstünlüklerinden birinin radyasyon içermemesi olduğunu vurgulayarak , "Skopi cihazı kullanılarak yapılan diğer nokta atışı tedavilerinde hastalar az da olsa radyasyona maruz kalabilmektedir. Ultrason ise tamamen radyasyonsuz bir yöntemdir. Bu yönüyle hem hasta hem de hekim açısından çok daha güvenli ve avantajlıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>İşlem nasıl yapılıyor,</p>

<p>ne kadar sürüyor</p>

<p></p>

<p>Dr. Koca, "Ultrason rehberli tedaviler genellikle klinik ortamda, lokal uygulamalar şeklinde gerçekleştiriliyor. İşlem sırasında hedef doku ultrason ile anlık olarak görüntülenerek iğne tam doğru noktaya yönlendiriliyor" ifadelerine yer verdi.</p>

<p>"İşlem çoğu zaman 5-10 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanır. Hastalar genellikle aynı gün günlük yaşamlarına dönebilir. Bu da yöntemin konforunu artıran önemli bir faktördür" diyen Prof. Dr. İrfan Koca, işlem sonrası sürecin de hastaya özel planlandığını belirtti.</p>

<p></p>

<p>Başarıyı artıran ‘görerek</p>

<p>tedavi’ yaklaşımı</p>

<p></p>

<p>Ultrason rehberli uygulamaların en önemli farkının "görerek tedavi" olduğunu vurgulayan Prof. Dr. İrfan Koca, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"Artık tedaviyi göz kararı değil, doğrudan görüntü eşliğinde yapıyoruz. Bu da hem hedefe tam ulaşmayı sağlıyor hem de gereksiz doku hasarını önlüyor. Sonuç olarak daha etkili, daha güvenli ve daha hızlı bir iyileşme süreci elde ediyoruz."</p>

<p>Uzmanlar, ultrason rehberli tedavilerin önümüzdeki yıllarda kas-iskelet sistemi hastalıklarının yönetiminde standart uygulamalar arasında yerini daha da güçlendireceğini belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/ultrason-sayesin-agriyan-bolgeleri-tespit-ediyoruz</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/04/haber/nisan/4-nisan/ultrason-sayesin-agriyan-bolgeleri-tespit-ediyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="96279"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Görme alanında daralma, göz içi basıncının artmasından kaynaklanıyor’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/gorme-alaninda-daralma-goz-ici-basincinin-artmasindan-kaynaklaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/gorme-alaninda-daralma-goz-ici-basincinin-artmasindan-kaynaklaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Akgün Sayar, "Göz sağlığını tehdit eden ve sinsi ilerleyebilen bazı hastalıklar, erken dönemde fark edilmediğinde kalıcı görme kayıplarına yol açabiliyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Akgün Sayar, özellikle glokom (göz tansiyonu) gibi hastalıkların erken teşhis edilmediğinde geri dönüşü olmayan sonuçlara neden olabileceğini belirtti. Op. Dr. Sayar, "Hastalar genellikle baş ağrısı ya da ışıkların etrafında halka görme gibi şikayetleri farklı nedenlere bağlayabiliyor. Ancak bu belirtiler göz içi basıncının artmasına bağlı olarak gelişen ciddi hastalıkların işareti olabilir" dedi.</p>

<p>Erken dönemde belirti vermeden ilerleyebilen göz hastalıklarının, rutin göz muayeneleriyle tespit edilebildiğini vurgulayan Sayar, özellikle 40 yaş üstü bireylerin, ailesinde göz tansiyonu öyküsü bulunanların ve diyabet gibi kronik hastalığı olanların düzenli kontrol yaptırması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Görme alanında daralma, ani gelişen baş ağrısı, bulanık görme ve ışık halkaları gibi belirtilerin ciddiye alınması gerektiğinin altını çizen Op. Dr. Akgün Sayar, "Erken teşhis sayesinde hastalığın ilerlemesi durdurulabilir ve görme kaybı önlenebilir. Bu nedenle belirtiler ortaya çıktığında vakit kaybetmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Op. Dr. Akgün Sayar, toplumda göz sağlığı konusunda farkındalık oluşturmanın önemine dikkat çekerek, düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini hatırlattı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/gorme-alaninda-daralma-goz-ici-basincinin-artmasindan-kaynaklaniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/04/haber/nisan/3-nisan/gorme-alaninda-daralma-goz-ici-basincinin-artmasindan-kaynaklaniyor1.jpg" type="image/jpeg" length="64127"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Bilinçsiz mide ilacı kullanımı böbrekleri bitiriyor’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/bilincsiz-mide-ilaci-kullanimi-bobrekleri-bitiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/bilincsiz-mide-ilaci-kullanimi-bobrekleri-bitiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzm. Dr. Bekfilavioğlu, toplumda yaygın olarak kullanılan mide ilaçlarının bilinçsiz ve uzun süreli kullanımının böbrek sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabildiğini belirterek uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Nefroloji Uzmanı Uzm. Dr. Garip Bekfilavioğlu, toplumda yaygın olarak kullanılan mide ilaçlarının bilinçsiz ve uzun süreli kullanımının böbrek sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabildiğini belirterek, mide koruyucu olarak bilinen ilaçların gereksiz kullanımına karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Uzm. Dr. Bekfilavioğlu, mide şikayetleri yaşayan birçok kişinin doktora danışmadan ilaç kullanımına yöneldiğini ifade ederek, "Bu tür ilaçlar kısa süreli ve hekim kontrolünde kullanıldığında faydalı olabilir. Ancak uzun süreli ve kontrolsüz kullanım, böbrek fonksiyonlarında bozulmalara yol açabilir" dedi.</p>

<p>Özellikle proton pompa inhibitörü olarak bilinen mide ilaçlarının, gereksiz yere ve uzun süre kullanıldığında kronik böbrek hastalığı riskini artırabileceğine dikkat çeken Bekfilavioğlu, "Hastalarımızın bu ilaçları ‘zararsız' olarak görmemesi gerekiyor. Her ilaçta olduğu gibi mide ilaçlarının da yan etkileri vardır. Bu nedenle mutlaka doktor önerisiyle ve gerekli süre boyunca kullanılmalıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Böbrek sağlığının korunması için düzenli kontrollerin önemine değinen Bekfilavioğlu, risk grubunda yer alan bireylerin daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Özellikle ileri yaş grubundaki kişiler, kronik hastalığı bulunanlar ve birden fazla ilaç kullanan bireylerin bilinçsiz ilaç kullanımından kaçınması gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vatandaşlara bilinçsiz bir şekilde ilaç kullanmaması yönünde çağrıda bulunan Bekfilavioğlu, "Basit mide şikayetlerinde dahi kendi kendine ilaç kullanımına yönelmek yerine bir uzmana başvurulması, hem mide hem de böbrek sağlığının korunması açısından büyük önem taşımaktadır" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/bilincsiz-mide-ilaci-kullanimi-bobrekleri-bitiriyor</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/04/haber/nisan/2-nisan/bilincsiz-mide-ilaci-kullanimi-bobrekleri-bitiriyor2.jpg" type="image/jpeg" length="11908"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Her bel ve boyun ağrısı ameliyat gerektirmez’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/her-bel-ve-boyun-agrisi-ameliyat-gerektirmez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/her-bel-ve-boyun-agrisi-ameliyat-gerektirmez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günümüzde medikal tedavilere dirençli birçok hastalıkta yaşam kalitesini düşüren ağrı ve kas sertliklerinin modern yöntemlerle kontrol altına alınabildiğini belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Enes Kara, "Artık kronik ağrı ve spastisiteye bağlı şikâyetlerde hastaların yaşam kalitesini artırmak mümkün" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Liv Hospital Gaziantep Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Enes Kara, kronik ağrı ve spastisite tedavisinde uygulanan ileri yöntemlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Günümüzde medikal tedavilere dirençli birçok hastalıkta, yaşam kalitesini düşüren ağrı ve kas sertliklerinin modern yöntemlerle kontrol altına alınabildiğini belirten Op. Dr. Kara, "Artık kronik ağrı ve spastisiteye bağlı şikâyetlerde hastaların yaşam kalitesini artırmak mümkün" şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>"Spastisite günlük</p>

<p>yaşamı zorlaştırıyor"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Spastisitenin beyin veya omurilik kaynaklı sinir hasarlarına bağlı olarak kasların istemsiz kasılı kalmasıyla ortaya çıktığını ifade eden Op. Dr. Kara, "Bu durum hastalarda hareket kısıtlılığına, ağrıya ve günlük yaşam aktivitelerinde ciddi zorluklara yol açar" diye konuştu.</p>

<p>Spastisitenin inme, omurilik yaralanmaları, serebral palsi, multipl skleroz ve travmatik beyin hasarı sonrası gelişebildiğini belirten Op. Dr. Kara, "Tedavi mutlaka kişiye özel planlanmalıdır. Amacımız sadece kas sertliğini azaltmak değil, hastanın bağımsızlığını artırmaktır" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>"Baklofen pompası ile</p>

<p>daha etkili sonuç"</p>

<p></p>

<p>İleri düzey spastisite hastalarında baklofen pompası uyguladıklarını söyleyen Op. Dr. Kara, "Bu yöntemle kas gevşetici ilaç doğrudan omurilik çevresine verilir. Böylece daha düşük dozlarla daha güçlü etki elde edilir" dedi.</p>

<p>Ağızdan alınan ilaçların yüksek dozlarda yan etkilere yol açabildiğini vurgulayan Op. Dr. Kara, "Baklofen pompası sayesinde hem etki artar hem de yan etkiler minimuma iner" diye konuştu.</p>

<p>Pompa sisteminin cerrahi olarak yerleştirildiğini dile getiren Op. Dr. Kara, "İlaç gün boyunca kontrollü şekilde verilir. Bu sayede hastalarda kas sertliği azalır, hareket kabiliyeti artar ve bakım süreçleri kolaylaşır" dedi.</p>

<p></p>

<p>"Kemik tutulumu olan</p>

<p>kronik kanser ağrısında</p>

<p>morfin pompası etkilidir"</p>

<p></p>

<p>Şiddetli ve uzun süreli ağrılarda morfin pompasının önemli bir seçenek olduğunu belirten Kara, "Klasik tedavilerle kontrol altına alınamayan ağrılarda bu yöntem etkili sonuçlar sağlar. İlaç doğrudan sinir sistemi üzerinden verilir. Daha düşük dozlarla daha güçlü ve uzun süreli ağrı kontrolü sağlanır. Bu yöntem sayesinde hastaların uyku düzeni, beslenmesi ve günlük aktivitelerinde iyileşme görülür. Ağızdan alınan ilaçlara bağlı yan etkiler de azalabilir" açıklamasında bulundu.</p>

<p>Ameliyatsız tedavi yöntemlerinin de uygulandığına değinen Op. Dr. Kara, "Bel ve boyun ağrılarında epidural enjeksiyonlar, sinir blokları ve radyofrekans gibi yöntemlerden faydalanıyoruz. Toplumda sık görülen bel ve boyun ağrıları her zaman cerrahi gerektirmez. Doğru tanı ile birçok hastayı ameliyatsız tedavi edebiliyoruz. Bu işlemler kısa sürede uygulanır ve hastalar aynı gün günlük yaşamlarına dönebilir" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>"Tedavi sürecinde doğru</p>

<p>hasta seçimi önemli"</p>

<p></p>

<p>Spastisite ve kronik ağrı tedavisinde multidisipliner yaklaşımın önemine dikkat çeken Op. Dr. Kara, "Nöroloji, fizik tedavi ve beyin cerrahisi uzmanlarının birlikte değerlendirme yaptığı hastalarda başarı oranı artar. Her hasta detaylı şekilde değerlendirilir. Uyguladığımız yöntemler her hasta için uygun olmayabilir. Bu nedenle en doğru tedavi planını hastaya özel olarak belirliyoruz" dedi.</p>

<p>Açıklamasının sonunda önemli bir mesaj veren Op. Dr. Kara, "Günümüzde ağrı ve spastisite tedavisinde çok önemli gelişmeler var. Doğru hastaya, doğru zamanda uygulanan tedavilerle yaşam kalitesi artırılabilir" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/her-bel-ve-boyun-agrisi-ameliyat-gerektirmez</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/03/haber/nisan/1-nisan/her-bel-ve-boyun-agrisi-ameliyat-gerektirmez1.jpg" type="image/jpeg" length="37533"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilinçsiz ağrı kesici kullanımı kalbi tehlikeye atıyor]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/bilincsiz-agri-kesici-kullanimi-kalbi-tehlikeye-atiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/bilincsiz-agri-kesici-kullanimi-kalbi-tehlikeye-atiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Kardiyoloji Uzm. Dr. Erhan Yazıcı, ağrı kesicilerin bilinçsiz ve kontrolsüz kullanımının kalp sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturabileceği konusunda önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük yaşamda sıkça başvurulan ağrı kesicilerin masum gibi görünse de özellikle uzun süreli ve yüksek dozda kullanımının kalp ve damar hastalıkları riskini artırabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Erhan Yazıcı, "Toplumda reçetesiz ilaç kullanımının yaygın olması, bireylerin bu tür ilaçları hekim önerisi olmadan tüketmesine neden oluyor. Ancak bu durum, farkında olunmadan kalp sağlığını tehdit edebiliyor" dedi.</p>

<p></p>

<p>Kalp krizi ve tansiyon riskine dikkat</p>

<p></p>

<p>Özellikle nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar (NSAİİ) grubunda yer alan ağrı kesicilerin, tansiyon yükselmesine, damar yapısında bozulmalara ve pıhtılaşma riskinde artışa yol açabileceğini belirten Yazıcı, bu durumun kalp krizi ve felç gibi ciddi sonuçlara zemin hazırlayabileceğini ifade etti.</p>

<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Kardiyoloji Uzm. Dr. Erhan Yazıcı, "Kalp hastalığı öyküsü olan bireyler, hipertansiyon hastaları ve ileri yaş grubu, ağrı kesici kullanımında çok daha dikkatli olmalıdır. Bu hastalar mutlaka doktor kontrolünde ilaç kullanmalıdır" şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>"Masum görünen ilaçlar</p>

<p>ciddi sorunlara yol açabilir"</p>

<p></p>

<p>Ağrı kesicilerin uzun süreli kullanımında böbrek fonksiyonlarında bozulma, vücutta sıvı tutulumu ve buna bağlı kalp yükünde artış gibi problemlerin de görülebileceğini belirten Yazıcı, bilinçsiz ilaç kullanımının sadece mevcut hastalıkları kötüleştirmekle kalmayıp yeni sağlık sorunlarını da tetikleyebileceğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>"Doktorunuza danışmadan</p>

<p>ilaç kullanmayın"</p>

<p></p>

<p>Toplum sağlığını korumak adına vatandaşlara önemli uyarılarda bulunan Uzm. Dr. Erhan Yazıcı, "Ağrı kesiciler dahil olmak üzere hiçbir ilaç, doktor önerisi olmadan kullanılmamalıdır. Özellikle kronik hastalığı olan bireyler, düzenli kullandıkları ilaçlarla etkileşim riski açısından mutlaka uzman görüşü almalıdır" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Sağlıklı bir kalp için</p>

<p>bilinçli ilaç kullanımı şart</p>

<p></p>

<p>Son olarak, ağrı kesici kullanımında doz ve süreye dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Erhan Yazıcı, sağlıklı bir yaşam için bilinçli ilaç kullanımının önemine dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/bilincsiz-agri-kesici-kullanimi-kalbi-tehlikeye-atiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/03/haber/nisan/1-nisan/bilincsiz-agri-kesici-kullanimi-kalbi-tehlikeye-atiyor1.jpg" type="image/jpeg" length="14014"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Ateş hastalığa karşı vücudun bir tepkisi’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/ates-hastaliga-karsi-vucudun-bir-tepkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/ates-hastaliga-karsi-vucudun-bir-tepkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Baver Demir, çocukluk döneminde sık görülen belirtiler hakkında önemli açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk döneminin, bağışıklık sisteminin henüz gelişim aşamasında olduğu hassas bir süreç olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Baver Demir, bu dönemde ortaya çıkan ateş, öksürük ve döküntü gibi belirtilerin her zaman dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>"Ateş tek başına bir hastalık değil, vücudun bir tepkisidir" diyen Demir, özellikle uzun süren, düşmeyen ya da sık tekrarlayan ateşin mutlaka uzman kontrolünde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Demir, bu durumun basit enfeksiyonlardan daha ciddi sağlık sorunlarına kadar farklı nedenlere bağlı olabileceğini ifade etti.</p>

<p>Öksürüğün çoğu zaman üst solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı geliştiğini belirten Uzm. Dr. Baver Demir, "Ancak uzun süre geçmeyen, gece artan ya da nefes darlığı ile birlikte görülen öksürükler, alerjik hastalıkların veya alt solunum yolu enfeksiyonlarının habercisi olabilir. Bu nedenle ailelerin bu belirtileri yakından takip etmesi gerekir" dedi.</p>

<p>Deri döküntülerinin de ebeveynlerde sık endişe oluşturan belirtiler arasında yer aldığını söyleyen Demir, bazı döküntülerin basit viral enfeksiyonlarla ilişkili olabileceğini, ancak ateş, halsizlik, iştahsızlık ya da hızlı yayılım gibi görülen döküntülerin daha ciddi hastalıkların işareti olabileceğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erken teşhisin çocuk sağlığında hayati önem taşıdığına dikkat çeken Uzm. Dr. Baver Demir, "Çocuklarda görülen hiçbir belirti ‘nasıl olsa geçer’ düşüncesiyle göz ardı edilmemelidir. Özellikle küçük yaş grubunda hastalıklar hızlı ilerleyebilir. Şüpheli durumlarda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" diye konuştu.</p>

<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Baver Demir ebeveynlerin bilinçli ve dikkatli yaklaşımının, çocuklarda ihtimal ciddi hastalıkların erken teşhis ve tedavisinde kritik rol oynadığını vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/ates-hastaliga-karsi-vucudun-bir-tepkisi</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/03/haber/mart/31-mart/ates-hastaliga-karsi-vucudun-bir-tepkisi1.jpg" type="image/jpeg" length="88384"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Proloterapi kronik ağrılarda ameliyatsız tedavi imkanı sunuyor’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/proloterapi-kronik-agrilarda-ameliyatsiz-tedavi-imkani-sunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/proloterapi-kronik-agrilarda-ameliyatsiz-tedavi-imkani-sunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, kronik ağrılarda ameliyatsız tedavi seçeneklerinden biri olan proloterapinin her geçen gün daha fazla tercih edildiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kronik kas-iskelet sistemi ağrıları, günümüzde yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren ve giderek daha yaygın hale gelen önemli bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. Özellikle bel, boyun, diz ve omuz ağrıları; hareketsiz yaşam, masa başı çalışma ve yanlış yüklenmeler nedeniyle her yaş grubunda daha sık görülüyor. Prof. Dr. İrfan Koca, bel, boyun, diz ve omuz ağrılarında, ameliyatsız ve doğal bir yaklaşım sunan proloterapinin son yıllarda giderek daha fazla tercih edildiğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p>"Ağrıyı baskılamak değil, onarmak"</p>

<p></p>

<p>Proloterapi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Koca, yöntemin temel yaklaşımını, "Proloterapi, zayıflamış bağ, tendon ve eklem yapılarını güçlendirmek amacıyla, vücuda uyumlu özel serumların enjeksiyonu ile uygulanan bir tedavidir. Biz bu yöntemde ağrıyı baskılamak yerine vücuda onarım sinyali veriyoruz" dedi.</p>

<p></p>

<p>"Vücut kendi onarım sürecini başlatıyor"</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uygulanan tedavinin etki mekanizmasını açıklayan Prof. Dr. Koca, "Enjeksiyon sonrası o bölgede kontrollü bir iyileşme süreci başlar. Vücut o alana yönelir, onarım devreye girer ve zamanla doku güçlenir. Bu sayede ağrının kaynağını hedef alıyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>"Hangi hastalarda uygulanıyor"</p>

<p></p>

<p>Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Koca, proloterapi ile özellikle Bel ve boyun fıtığına bağlı ağrılar, Diz kireçlenmesi, Omuz sıkışma sendromu, Tenisçi dirseği, Bağ ve tendon yaralanmaları ile Kronik bel ve sırt ağrılarının tedavisinde etkili sonuçlar verebildiğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p>"Ameliyatsız bir alternatif"</p>

<p></p>

<p>Ameliyatsız bir tedavi yöntemi olan proloterapinin uzun süreli ağrısı olan hastalar için önemli bir seçenek sunduğunu belirten Prof. Dr. Koca, "Her hasta için uygun olmayabilir ancak doğru hasta seçimiyle proloterapi, cerrahiye alternatif olabilecek güçlü bir tedavi seçeneğidir" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>"Ağrılar hayatınızı yormasın"</p>

<p></p>

<p>Modern tıp ile tamamlayıcı tedavilerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Koca, "Hastaya bütüncül yaklaşmak, kalıcı sonuçlar açısından çok önemli" dedi. Prof. Dr. İrfan Koca, kronik ağrıların doğru tedaviyle kontrol altına alınabileceğini belirterek, "Kişiye özel planlama ile ameliyatsız çözümler mümkün. Ağrılar hayatınızı yormasın" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/proloterapi-kronik-agrilarda-ameliyatsiz-tedavi-imkani-sunuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 12:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/03/haber/mart/28-mart/proloterapi-kronik-agrilarda-ameliyatsiz-tedavi-imkani-sunuyor1.png" type="image/jpeg" length="41173"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Halsizlik ciddiye alınmalı’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/halsizlik-ciddiye-alinmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/halsizlik-ciddiye-alinmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Taşkıran, toplumda sıkça karşılaşılan halsizlik şikayetinin basit bir yorgunluk olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dr. Hüseyin Taşkıran, "Halsizlik, yoğun iş temposu, uykusuzluk veya stres gibi nedenlerle ortaya çıkabileceği gibi, kansızlık (anemi), tiroid hastalıkları, vitamin eksiklikleri, enfeksiyonlar ve kronik hastalıkların da belirtisi olabilir. Bu nedenle uzun süren halsizlik mutlaka uzman bir hekim tarafından değerlendirilmelidir" dedi.</p>

<p>Dr. Taşkıran, Günlük yaşam kalitesini önemli ölçüde düşüren halsizliğin, birçok farklı hastalığın habercisi olabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>En sık görülen nedenlerle ilgili bilgi veren Dr. Taşkıran, "Demir, B12 ve D vitamini eksiklikleri. Tiroid fonksiyon bozuklukları. Yetersiz ve düzensiz beslenme. Uyku kalitesinin düşük olması. Yoğun stres ve psikolojik faktörler. Kronik hastalıklar yer almaktadır. Halsizliğin iki haftadan uzun sürmesi, baş dönmesi, çarpıntı, kilo kaybı veya iştahsızlık gibi ek şikayetlerle birlikte görülmesi durumunda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmadır" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Halsizlikle mücadelede sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine değinen Dr. Hüseyin Taşkıran, "Dengeli ve düzenli beslenme, günde en az 7-8 saat kaliteli uyku, düzenli fiziksel aktivite, yeterli su tüketimi, stres yönetimi, basit gibi görünen halsizlik, aslında vücudun verdiği önemli bir uyarı olabilir. Erken tanı ve doğru tedavi ile birçok hastalığın önüne geçmek mümkündür" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/halsizlik-ciddiye-alinmali</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 12:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/03/haber/mart/28-mart/halsizlik-ciddiye-alinmali11.jpg" type="image/jpeg" length="17212"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
