<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gaziantep İlk Haber</title>
    <link>https://www.gaziantepilkhaber.com</link>
    <description>Gaziantep Haberleri Gaziantep Son Dakika</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/rss/yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 14 Sep 2026 01:50:51 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/rss/yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Şehrimizi kongre turizminde uluslararası hedeflere taşıyacağız’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/sehrimizi-kongre-turizminde-uluslararasi-hedeflere-tasiyacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/sehrimizi-kongre-turizminde-uluslararasi-hedeflere-tasiyacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, yapımı devam eden yeni kongre merkezindeki çalışmaları yerinde inceledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şahin, 35 bin metrekarelik alanda inşa edilen ve 3 ayrı salonuyla toplam 4 bin 120 kişilik kapasiteye sahip olacak merkezin, Gaziantep’in kongre ve fuar turizmi hedeflerine güçlü bir altyapı kazandıracağını söyledi.</p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından kente kazandırılacak çok yönlü ve modern kongre merkezinde çalışmalar sürüyor. Ulusal ve uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek şekilde tasarlanan merkez; konumu, ulaşım imkanları, teknolojik altyapısı ve farklı büyüklükteki salonlarıyla bölgenin önemli organizasyon alanlarından biri olacak.</p>

<p>İnşaat alanındaki çalışmaları inceleyerek teknik ekipten bilgi alan Başkan Fatma Şahin, Gaziantep’in kongre turizminde iddialı bir şehir olduğunu belirtti.</p>

<p></p>

<p>Merkez, şehrin iki</p>

<p>yakasını buluşturacak</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni kongre merkezinin Şahinbey ve Şehitkamil ilçelerinin kesişim noktasında bulunduğunu ifade eden Şahin, tramvay hattına, toplu taşıma güzergahlarına ve ana arterlere yakınlığı sayesinde merkeze ulaşımın kolay olacağını vurguladı.</p>

<p>Gaziantep’in uluslararası kongre ve fuar organizasyonlarında daha güçlü bir konuma ulaşması için nitelikli tesislere ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Şahin, şöyle konuştu:</p>

<p>“Bizim kongre turizmiyle ilgili bir iddiamız var. Fuarlar şehri olma konusunda da iddialıyız. Bu hedefler güçlü tesisler gerektiriyor. Tesisi nasıl yaptığınız, nereye konumlandırdığınız ve hangi teknolojiyi kullandığınız günümüz dünyasında büyük önem taşıyor. Burası şehrin tam kalbinde, Şahinbey ile Şehitkamil’in ortasında ve ulaşılabilirlik açısından bize önemli fırsatlar sunan bir yer. Kongre turizmimizin altyapısını güçlendirecek çok önemli bir çalışma yürütüyoruz.”</p>

<p></p>

<p>Kültür ve sanat etkinliklerine</p>

<p>de ev sahipliği yapacak</p>

<p></p>

<p>Merkezin yalnızca kongre turizmine değil, kentin kültürel ve sosyal yaşamına da hizmet edeceğini aktaran Şahin, tesisin tiyatro gösterilerinden konserlere, toplantılardan geniş katılımlı organizasyonlara kadar birçok etkinliğe ev sahipliği yapacağını söyledi.</p>

<p>Şahin, “Bizim uluslararası hedeflerimiz var. Gaziantep’i fuarlar şehri yapmak ve uluslararası kongre turizminde ileriye taşımak için bu tesis büyük önem taşıyor. Merkez aynı zamanda şehrimizin tiyatro, kültür, sanat ve sosyal etkinlikler konusundaki ihtiyaçlarına cevap verecek güçlü bir altyapı oluşturacak” dedi.</p>

<p></p>

<p>Şahin: “En İyi Modeller İncelendi”</p>

<p></p>

<p>Projenin hazırlık sürecinde dünyadaki başarılı kongre merkezi örneklerinin incelendiğini belirten Şahin, tasarım ve teknik çalışmalarda Büyükşehir Belediyesinin kendi ekiplerinin önemli rol üstlendiğini ifade etti.</p>

<p>Genel sekreterlik, ilgili daire başkanlıkları ve mühendislerin proje üzerinde yoğun bir çalışma yürüttüğünü anlatan Şahin, şunları söyledi:</p>

<p>“Teknik arkadaşlarımız bu proje için çok çalıştı. Genel Sekreterimiz, Genel Sekreter Yardımcımız, daire başkanlarımız ve mühendislerimiz; statiğinden tasarımına kadar dünyadaki en iyi modelleri inceledi ve güçlü bir çalışma ortaya koydu. İnşaatı gerçekleştiren ekibin 30 yıllık tecrübesi ve daha önce tamamladığı önemli projeler de bize güven veriyor.”</p>

<p></p>

<p>Öğrencilere uygulamalı</p>

<p>eğitim imkanı sunacak</p>

<p></p>

<p>İnşaat alanındaki iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları ile kullanılan teknolojinin dikkat çekici olduğunu kaydeden Şahin, projenin mühendislik ve mesleki eğitim alan öğrenciler için de önemli bir uygulama sahası olduğunu belirtti.</p>

<p>Şahin, “İnşaat mühendisliği, mimarlık, elektrik-elektronik mühendisliği ile teknik ve mesleki eğitim alan öğrencilerimizin buraya gelerek staj yapması gerekiyor. Burada olağanüstü bir emek, nitelikli malzeme ve yüksek teknoloji var. Bu tür eserler beşeri sermaye, güç, vizyon ve güçlü bir ekip çalışması istiyor” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>“Hayali gerçeğe dönüştüreceğiz”</p>

<p></p>

<p>Çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda hızla ilerlediğini belirten Şahin, merkezin açılışına ilişkin hedefini de paylaşarak konuşmasını şöyle tamamladı:</p>

<p>“Zamanla yarışıyor, zaman satın alıyoruz. Hedefimiz, seçim öncesinde merkezin açılışını gerçekleştirmek. Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nı buraya getirerek çok güzel bir açılış yapmak en büyük hayallerimden biri. Biz istiyoruz, bu hayali gerçeğe dönüştüreceğiz ve birlikte başaracağız. Karıncalar gibi çalışarak dev eserler ortaya koyan bir ekibin parçasıyız. Merkezimiz hem şehrimize hem ülkemize hayırlı olsun.”</p>

<p>Saha incelemesinde Başkan Fatma Şahin’in yanı sıra AK Parti Gaziantep İl Başkanı Fatih Muhaddis Fedaioğlu da bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/sehrimizi-kongre-turizminde-uluslararasi-hedeflere-tasiyacagiz</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/14-eylul/sehrimizi-kongre-turizminde-uluslararasi-hedeflere-tasiyacagiz3.jpg" type="image/jpeg" length="40475"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Yaşlılar gönül rahatlığıyla sosyalleşecek’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/yaslilar-gonul-rahatligiyla-sosyallesecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/yaslilar-gonul-rahatligiyla-sosyallesecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Şehitkamil ilçesinin Karşıyaka bölgesinde hayata geçirilecek Emekliler Lokali’nin proje alanında incelemelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma sahasını gezen Başkan Şahin, projenin detayları hakkında yetkililerden bilgi aldı.</p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, emeklilerin sosyal hayata daha aktif katılabileceği, akranlarıyla bir araya gelerek keyifli vakit geçirebileceği yeni yaşam alanlarını kente kazandırmayı sürdürüyor. Bu kapsamda Karşıyaka’da yapılacak Emekliler Lokali, bölgedeki önemli bir ihtiyaca cevap verecek.</p>

<p></p>

<p>Toplam 265 Metrekarelik</p>

<p>Alanda Hizmet Verecek</p>

<p></p>

<p>Toplam 265 metrekare alan üzerine planlanan Karşıyaka Emekliler Lokali; 130 metrekarelik kapalı bina, 90 metrekarelik teras ve 45 metrekarelik açık alandan oluşacak.</p>

<p>Emeklilerin dinlenebileceği, sosyalleşebileceği ve çeşitli oyunlar oynayarak zaman geçirebileceği tesiste lokal alanının yanı sıra mutfak, depo ile kadın, erkek ve engelli tuvaletleri yer alacak.</p>

<p>Karşıyaka’da yürütülen çalışmalar yalnızca Emekliler Lokali ile sınırlı kalmayacak. Bölgede gerçekleştirilecek cephe düzenlemeleriyle caddedeki görüntü kirliliğinin ortadan kaldırılması ve çevrenin daha estetik bir görünüme kavuşturulması hedefleniyor.</p>

<p></p>

<p>Şahin: Emeklilerimiz Bizim</p>

<p>Kıymetlimiz Ve Bilgelerimiz</p>

<p></p>

<p>İncelemelerinin ardından açıklamada bulunan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Karşıyaka’nın Şehitkamil’in kalbi olduğunu belirterek şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Bir taraftan burada cephe düzenlemesi yapıyor, caddemizi görüntü kirliliğinden kurtarıyoruz. Diğer taraftan da bölgeye bir emekliler lokali kazandırıyoruz. Emekli deyip geçmeyin. Onlar bizim kıymetlimiz, bilgelerimiz; tecrübeleri ve hayata bakışlarıyla bizim hocalarımız. Hepsinin ellerinden öpüyoruz. Emekli dostu bir şehir olma yolunda onların kentte yararlanabileceği lokallerin sayısını çoğaltmamız gerekiyordu.”</p>

<p></p>

<p>Şahin: Bu Yeri Bulmak Ve</p>

<p>Ayarlamak Çok Zordu</p>

<p></p>

<p>Karşıyaka’da proje için uygun alan oluşturulmasının kolay olmadığını aktaran Başkan Şahin, teknik ekibin önemli bir çalışma yürüttüğünü ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Karşıyaka’da böyle bir yer bulmak ve burayı ayarlamak çok zordu. Sağ olsun teknik ekibimiz çok ciddi bir çalışma yaptı. Emeklilerimizin gelip keyifli vakit geçireceği ve oyunlar oynayabileceği bir lokali hayata geçirmiş olacağız. Karşıyaka’ya, Şehitkamil’e, Gaziantep’e ve emeklilerimize hayırlı olsun. Emeklilerimiz bizim göz bebeğimiz, gözümüzün nuru, başımızın tacı. Rabbim onlara sağlık ve afiyet versin. Onları çok seviyoruz.”</p>

<p></p>

<p>Saha incelemesinde Başkan Fatma Şahin’in yanı sıra AK Parti Gaziantep İl Başkanı Fatih Muhaddis Fedaioğlu da bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/yaslilar-gonul-rahatligiyla-sosyallesecek</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 15:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/14-eylul/yaslilar-gonul-rahatligiyla-sosyallesecek2.jpg" type="image/jpeg" length="35201"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Aileler çocuklarının gelişimini düzenli takip etmeli’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/aileler-cocuklarinin-gelisimini-duzenli-takip-etmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/aileler-cocuklarinin-gelisimini-duzenli-takip-etmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuklarda ergenlik döneminin normalden daha erken başlamasının aileler tarafından fark edilmesinin önemli olduğunu belirten Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Doç. Dr. Özge Yüce, erken ergenliğin bazı çocuklarda fiziksel ve psikolojik açıdan çeşitli sorunlara yol açabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doç. Dr. Özge Yüce, özellikle çocuklarda yaşına göre erken ortaya çıkan fiziksel değişikliklerin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Ergenliğin çocukların büyüme ve gelişim sürecinin doğal bir parçası olduğunu belirten Doç. Dr. Özge Yüce, bazı çocuklarda bu sürecin beklenenden daha erken başlayabildiğine dikkat çekti. Erken ergenliğin kız çocuklarında 8 yaşından, erkek çocuklarında ise 9 yaşından önce başlayan ergenlik bulguları ile değerlendirilmesinin önemli olduğunu aktaran Doç. Dr. Özge Yüce, ailelerin çocuklarındaki değişimleri yakından takip etmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>“Erken belirtiler</p>

<p>göz ardı edilmemeli”</p>

<p></p>

<p>Çocuklarda erken ergenliğin ilk belirtilerinin yaşa ve cinsiyete göre değişebildiğini ifade eden Doç. Dr. Özge Yüce, “Kız çocuklarında meme gelişiminin başlaması, koltuk altı ve genital bölgede kıllanma, hızlı boy uzaması gibi bulgular; erkek çocuklarında ise testis ve penis büyümesi, kıllanma, ses kalınlaşması ve hızlı büyüme gibi değişiklikler erken ergenlik açısından değerlendirilmelidir. Bu belirtilerin çocuğun yaşına göre erken ortaya çıkması durumunda bir çocuk endokrinolojisi uzmanına başvurulması önemlidir” dedi.</p>

<p></p>

<p>“Boy uzaması hızlanırken</p>

<p>kemik yaşı da ilerleyebilir”</p>

<p></p>

<p>Erken ergenlik sürecinde çocukların başlangıçta yaşıtlarından daha hızlı boy atabildiğini ancak kemik yaşının da ilerlemesi nedeniyle erişkin boyunun olumsuz etkilenebileceğini belirten Doç. Dr. Özge Yüce, “Ergenlik hormonlarının erken dönemde devreye girmesi büyüme hızında artışa neden olabilir. Ancak kemiklerin olgunlaşması da hızlandığı için büyüme plakları daha erken kapanabilir. Bu nedenle erken ergenlik yalnızca fiziksel değişiklikler açısından değil, çocuğun erişkin boy potansiyeli açısından da değerlendirilmelidir” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>“Her erken bulgu</p>

<p>aynı anlama gelmez”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Ailelerin çocuklarında görülen her değişiklikte endişeye kapılmaması gerektiğini de vurgulayan Doç. Dr. Yüce, erken gelişim belirtilerinin mutlaka uzman tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Doç. Dr. Özge Yüce, “Bazı çocuklarda yalnızca tek bir ergenlik bulgusu görülebilir ve bu durum her zaman gerçek erken ergenlik anlamına gelmeyebilir. Önemli olan çocuğun büyüme hızı, fiziksel gelişimi ve kemik yaşı gibi birçok parametrenin birlikte değerlendirilmesidir. Gerektiğinde hormon testleri ve diğer tetkiklerle sürecin nedeni araştırılır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Çocukların büyüme ve gelişimlerinin düzenli olarak takip edilmesinin önemine dikkat çeken Doç. Dr. Özge Yüce, ailelerin çocuklarında yaşıtlarına göre belirgin ve erken fiziksel değişiklikler fark etmeleri halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmaları gerektiğini belirtti.</p>

<p>Doç. Dr. Özge Yüce, “Erken tanı, çocuğun gelişim sürecinin doğru şekilde değerlendirilmesi ve gerekli durumlarda uygun tedavinin planlanması açısından büyük önem taşıyor. Bu nedenle ailelerin çocuklarının boy ve kilo gelişimini takip etmeleri, erken ergenlik belirtilerini gözlemlemeleri ve şüpheli bir durumda uzman görüşü almaları önemli” şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/aileler-cocuklarinin-gelisimini-duzenli-takip-etmeli</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 14:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/12-eylul/aileler-cocuklarinin-gelisimini-duzenli-takip-etmeli.jpg" type="image/jpeg" length="14709"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Kırtasiye ürünleri ve okul alışverişi zirvede!’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kirtasiye-urunleri-ve-okul-alisverisi-zirvede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kirtasiye-urunleri-ve-okul-alisverisi-zirvede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde okul hazırlıkları medya ve sosyal medyanın da gündemine damga vurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MTM Medya Takip Merkezi’nin araştırmasına göre, 7 Ağustos-7 Eylül 2026 tarihleri arasında okula dönüş sürecine ilişkin 163 bin 341 yansıma tespit edildi. En çok konuşulan konu ise 124 bini aşan yansımayla kırtasiye alışverişi oldu. Kayıt ücreti ve bağış tartışmaları ise ağırlıklı olarak sosyal medyada gündeme geldi.</p>

<p>Yeni eğitim öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala öğrenciler ve veliler için okul hazırlığı yeniden yoğun bir gündem oluşturdu. Kırtasiye alışverişinden okul kayıtlarına, servis ücretlerinden üniforma ve temizlik malzemelerine kadar pek çok başlık, hem geleneksel medyada hem de sosyal medya platformlarında konuşuldu.</p>

<p>MTM Medya Takip Merkezi tarafından 10 bini aşkın kaynak üzerinden 7 Ağustos-7 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen araştırmada, okula dönüş sürecine ilişkin toplam 163 bin 341 medya ve sosyal medya yansıması tespit edildi.</p>

<p></p>

<p>Kırtasiye alışverişi</p>

<p>zirveyi bırakmadı</p>

<p></p>

<p>Araştırmanın sonuçlarına göre, okul hazırlığı döneminde en fazla konuşulan başlık kırtasiye ürünleri ve okul alışverişi oldu.</p>

<p>Defter, kalem, çanta ve öğrencilerin diğer okul ihtiyaçlarını kapsayan kırtasiye alışverişi, 124 bin 104 yansımayla toplam konuşulmaların yüzde 76’sını oluşturdu.</p>

<p>Bu rakam, yeni eğitim yılı öncesinde ailelerin en önemli gündemlerinden birinin öğrencilerin okul ihtiyaçlarını tamamlamak olduğunu ortaya koydu. Kırtasiye fiyatları, alışveriş listeleri ve öğrencilerin ihtiyaç duyduğu ürünler, araştırma döneminde medyada en geniş yer bulan konu başlığı oldu.</p>

<p></p>

<p>Kayıt ücreti ve bağış tartışmaları</p>

<p>sosyal medyada öne çıktı</p>

<p></p>

<p>Okula dönüş gündeminin ikinci sırasında ise okul kayıt ücretleri ve bağış konusu yer aldı.</p>

<p>Araştırmaya göre bu başlık, 30 bin 342 yansımaya konu oldu. Ancak kayıt ve bağış konularının dikkat çeken yönü, yansımaların dağılımında sosyal medyanın ağırlığının oldukça yüksek olması oldu.</p>

<p>Kayıt ve bağış konusundaki paylaşımların yaklaşık yüzde 89’unun sosyal medya platformlarında gerçekleştiği belirlendi. Veriler, velilerin okul kayıt sürecinde yaşadıkları deneyimleri, karşılaştıkları uygulamaları ve konuya ilişkin görüşlerini daha çok dijital platformlarda paylaşmayı tercih ettiğini gösterdi.</p>

<p></p>

<p>Servis ücretleri de velilerin</p>

<p>önemli gündem maddesi</p>

<p></p>

<p>Okul hazırlığı yalnızca kırtasiye alışverişi ve kayıt işlemleriyle sınırlı kalmadı. Araştırmada okul servis ücretleri de önemli bir gündem başlığı olarak öne çıktı.</p>

<p>Özellikle her eğitim öğretim yılı öncesinde aile bütçesinde önemli bir kalem oluşturan servis konusu, 6 bin 907 yansımayla listenin üçüncü sırasında yer aldı.</p>

<p>Servis ücretleriyle birlikte ulaşım maliyetleri ve okul hazırlığının aile bütçesine getirdiği yük de eğitim yılı öncesinde kamuoyunun konuştuğu başlıklar arasında yer aldı.</p>

<p></p>

<p>Forma ve temizlik</p>

<p>malzemeleri de gündemde</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Araştırmanın diğer başlıklarında ise okul forması, üniforma ve temizlik malzemeleri dikkat çekti.</p>

<p>Okul forması ve üniforma konusu 1.239 haber ve paylaşıma konu olurken, öğrencilerin ihtiyaç listelerinde yer alan temizlik malzemeleri 749 yansımada gündeme geldi.</p>

<p>Bu veriler, ailelerin yeni eğitim yılı hazırlığında yalnızca öğrencilerin akademik ihtiyaçlarına değil, okul yaşamının gerektirdiği farklı harcama kalemlerine de odaklandığını ortaya koydu.</p>

<p></p>

<p>Okul hazırlığının</p>

<p>iki ana gündemi</p>

<p></p>

<p>MTM Medya Takip Merkezi araştırmasının genel sonuçlarına göre, kırtasiye alışverişi ile kayıt ücreti ve bağış başlıkları, toplam medya yansımalarının yüzde 94,6’sını oluşturdu.</p>

<p>Böylece yeni eğitim öğretim yılı öncesinde okul hazırlığı gündeminin iki temel ekseni ortaya çıktı. Bir tarafta öğrencilerin ihtiyaçlarının karşılanması için yapılan kırtasiye alışverişleri, diğer tarafta ise okul kayıtları ve bağış tartışmaları öne çıktı.</p>

<p>Servis, forma ve temizlik malzemeleri gibi diğer harcama kalemleri ise daha düşük sayıda yansımaya ulaşmasına rağmen ailelerin okul hazırlığı sürecinin çok sayıda farklı maliyet kalemini beraberinde getirdiğini gösterdi.</p>

<p>Araştırma, 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde velilerin okul hazırlığı gündeminin büyük ölçüde ekonomik başlıklar etrafında şekillendiğini ve özellikle kırtasiye alışverişinin medya gündemindeki açık ara ağırlığını ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kirtasiye-urunleri-ve-okul-alisverisi-zirvede</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 14:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/10-eylul/kirtasiye-urunleri-ve-okul-alisverisi-zirvede1.jpg" type="image/jpeg" length="41885"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Seyahatten eve taşınan görünmez tehlike: Bağırsak parazitleri]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/seyahatten-eve-tasinan-gorunmez-tehlike-bagirsak-parazitleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/seyahatten-eve-tasinan-gorunmez-tehlike-bagirsak-parazitleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Seyahat sırasında tüketilen kaynağı şüpheli su ve yiyecekler, yetersiz hijyen koşulları ve gidilen bölgeye özgü enfeksiyonlar, kişilerde tatil sonrasında da devam eden sağlık sorunlarına yol açabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle ishal, karın ağrısı, şişkinlik, gaz, bulantı ve açıklanamayan kilo kaybı gibi yakınmaların seyahat sonrasında uzun süre devam etmesi halinde akla bağırsak parazitlerinin de gelmesi gerekiyor.</p>

<p>Entamoeba histolytica, Giardia intestinalis, Cryptosporidium spp. ve Dientamoeba fragilis gibi parazitlerin, seyahat sırasında olduğu kadar eve dönüş sonrasında da bağırsak enfeksiyonu yapabildiğini belirten Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özgür Kurt, “Turist ishali denilince akla önce virüs ve bakteriler gelir. Ancak bazı kişilerde etken bağırsak parazitleridir ve bunların erken tanı ve tedavisi gerekir. Özellikle iki haftayı aşan ishallerde hastada paraziter etkenlerin araştırılması son derece önemli” diyor…</p>

<p>Bağırsak parazitleri ve seyahatle ilişkili paraziter hastalıklar üzerine bilimsel çalışmalar yapan Prof. Dr. Özgür Kurt, seyahat sonrasında ortaya çıkan sindirim sistemi yakınmalarının değerlendirilmesinde seyahat öyküsünün önemli olduğuna dikkat çekerek, “Tatil bitti ama şikayetler bitmediyse basit bir sindirim rahatsızlığı deyip geçmeyin. Seyahat sırasında tüketilen su ve gıdalar, gidilen bölgenin hijyen koşulları ve kişinin maruz kaldığı çevresel etkenler, tatil sonrasında ortaya çıkan bağırsak şikayetlerinin nedenini anlamamız açısından önemli ipuçları verir. Özellikle ishalin uzaması, tekrarlaması veya karın ağrısı, şişkinlik ve kilo kaybı gibi başka yakınmaların ishale eşlik etmesi durumunda paraziter enfeksiyonlar da akla gelmelidir. Nadiren bağırsak parazitleriyle enfekte kişilerin kabızlık şikayetiyle hekime geldiği de oluyor” değerlendirmesinde bulunuyor.</p>

<p></p>

<p>Sehayat Enfeksiyonlarına</p>

<p>Karşı Önlem Alınabilir</p>

<p></p>

<p>Seyahat sırasında alınacak basit önlemlerin birçok enfeksiyonun önlenmesinde önemli rol oynadığını belirten Prof. Dr. Özgür Kurt, “Korunmanın ilk adımı, bulaş yollarını bilmekten geçiyor. Özellikle seyahat sırasında su ve gıda güvenliği konusunda dikkatli olmak, elleri COVID-19 pandemisi sırasında alıştığımız gibi sık sık sabunlu suyla yıkamak ve gidilen bölgenin sağlık risklerini seyahat öncesinde araştırıp gerekirse Seyahat Sağlığı konusunda danışmanlık almak, enfeksiyon riskini önemli ölçüde azaltabilir” diyor.</p>

<p>Seyahat edilen bölgede suyun güvenilirliğinden emin olunmadığında kapalı ve güvenilir ambalajlı içme sularının tercih edilmesi, musluk suyunun içme ve diş fırçalama amacıyla kullanılmaması ve içeceklere buz eklerken dikkatli olunması öneriliyor. Bunun nedeni, mikrop bulaşmış suların yalnızca içilmesi durumunda değil, yemek hazırlarken, meyve-sebzeleri yıkarken, içeceklere buz eklerken, hatta diş fırçalarken bile enfeksiyon riski oluşturabiliyor olmasıdır. Bu yaz Amerika Birleşik Devletleri’nde 48 eyalette toplamda 20 bin civarında kişide ishalli enfeksiyona yol açan siklospora isimli parazitin (Cyclospora cayetanensis) kaynağının, iyi yıkanmamış marul tüketimi olması bu duruma örnek olarak gösterilebilir.</p>

<p>Seyahat sırasında gıda seçiminde de benzer bir özen göstermek gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Özgür Kurt, “İyi pişirilmiş ve sıcak servis edilen yiyeceklerin tercih edilmesi, çiğ veya az pişmiş et, balık ve deniz ürünlerinden uzak durulması, pastörize edilmemiş süt ve süt ürünlerinin tüketilmemesi ve yıkanmış olduğundan emin olunmayan çiğ sebze ve meyvelerin yenmemesi öneriliyor. Sokak yiyecekleri tamamen yasaklanması gereken bir kategori olarak görülmese de, yiyeceğin hijyenik koşullarda hazırlanması ve yeterince pişirilmiş olması önem taşıyor. El hijyeninin de ihmal edilmemesi gerekiyor; yemeklerden önce ve tuvalet sonrasında ellerin sabun ve suyla yıkanması, su ve sabuna ulaşılamayan durumlarda ise en az yüzde 60 alkol içeren el antiseptiği kullanılması gerekiyor” şeklinde konuşuyor.</p>

<p></p>

<p>Doğru Tedavi İçin Doğru Tanı Önemli</p>

<p></p>

<p>Tatil sona erdikten sonra başlayan veya devam eden ishalin her zaman basit bir beslenme değişikliğine bağlanmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Özgür Kurt, “Seyahat sonrası gelişen her ishal parazit kaynaklı değildir. Ancak özellikle uzayan ve tekrarlayan ishalde, kişinin nerede bulunduğu, ne tükettiği, hangi su kaynaklarını kullandığı ve başka hangi belirtilerin eşlik ettiği mutlaka sorgulanmalıdır” diyor.</p>

<p>Günümüzde bağırsak parazitlerinin tanısında laboratuvar tanı yöntemlerindeki gelişmeler klinisyenlerin doğru tedaviye daha hızlı başlamasını sağlıyor. Özellikle vazgeçilmez ilk yöntem olan dışkının mikroskobik incelenmesinin yanında antijen temelli testler ve moleküler yöntemler, bağırsak parazitleri ile enfekte olduğu düşünülen hastaların tanısına önemli katkı sağlıyor. Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan Prof. Dr. Özgür Kurt, “Bağırsak parazitleri için eskiden neredeyse tek seçenek, hastanın dışkı örneğinin laboratuvarda mikroskop altında incelenmesiydi. Bu yöntem ile tanı şansı maalesef düşüktü. Günümüzde hızlı tanı testleri ile moleküler tanı yöntemlerinin mikroskobik değerlendirmeye eklenmesiyle bağırsak parazitlerinin neden olduğu enfeksiyonlar için de daha etkin ve hızlı tanı mümkün hale geldi. Tedavi gereken olgular için de çoğu parazite karşı etkili antibiyotikler mevcut. Bu antibiyotiklerin hekimin önermesi durumunda kullanılması son derece önemli, zira Cryptosporidium spp. gibi bazı parazitler için antibiyotikler işe yaramadığı gibi, gereksiz kullanım antibiyotiklere direnç riskini artırıyor. Cryptosporidium spp. ve diğer parazitler için hastanın bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi ve hastanın ishalle kaybettiği sıvıyı yerine koyan destek tedavisi temel yaklaşımı oluşturuyor” diyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Paraziter hastalıklarda doğru tanının, doğru tedavinin temeli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özgür Kurt, “Hastalarda benzer yakınma ve belirtiler, farklı parazitlerde veya tamamen farklı enfeksiyonlarda görülebilir. Bu nedenle özellikle seyahat sonrası uzun süren ishal ve benzeri bağırsak şikayetlerinde kişinin seyahat öyküsünü hekime ayrıntılı biçimde aktarması, gerektiğinde uygun laboratuvar testlerinin yapılması ve tedavinin saptanan etkene göre düzenlenmesi gerekir” ifadelerini kullanıyor.</p>

<p></p>

<p>Özellikle Çocuklar Ve</p>

<p>Bağışıklık Sistemi Baskılanmış</p>

<p>Kişiler Risk Altında</p>

<p></p>

<p>Seyahat öncesinde gidilecek ülkenin ve bölgenin sağlık riskleri hakkında bilgi edinmek, gerekli durumlarda seyahat sağlığı konusunda hekimden danışmanlık almak önem taşıyor. Özellikle tropikal bölgelere, hijyen ve sağlık altyapısının farklı olduğu ülkelere veya kırsal alanlara yapılacak seyahatlerde, gidilecek bölgeye özgü enfeksiyon risklerinin önceden değerlendirilmesi öneriliyor. Seyahat sırasında ise güvenli su ve gıda tüketimine dikkat edilmesi, el hijyeninin korunması ve bölgeye göre sivrisinek, kene gibi vektörlerden korunmaya yönelik önlemlerin alınması gerekiyor.</p>

<p>Prof. Dr. Özgür Kurt, tatil dönüşünde birkaç gün içinde düzelmeyen veya giderek şiddetlenen ishal, tekrarlayan karın ağrısı, belirgin şişkinlik, açıklanamayan kilo kaybı, ateş ya da dışkıda kan gibi belirtilerin bulunması halinde sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğine dikkat çekiyor: “Özellikle çocuklarda ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde sıvı kaybı daha kısa sürede ciddi sorunlara yol açabileceğinden, belirtilerin uzaması halinde tıbbi değerlendirme geciktirilmemeli. Seyahat sağlığında korunmak, tedaviden önce gelir. Paraziter hastalıkların önemli bir bölümü, bulaş yollarının bilinmesi ve günlük hayatta alınacak basit önlemlerle önlenebilir, ancak risk tamamen ortadan kaldırılamayacağı için seyahat sonrasında ortaya çıkan ve beklenen sürede düzelmeyen belirtilerin de ihmal edilmemesi gerekir. Özellikle seyahat edilen ülke ve tüketilen su ve gıdalarla ilgili bilgilerin hekime aktarılmasının, doğru tanı ve tedavi için son derece değerli olduğu unutulmamalıdır’’</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/seyahatten-eve-tasinan-gorunmez-tehlike-bagirsak-parazitleri</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/9-eylul/bagirsak-parazitleri.jpg" type="image/jpeg" length="70243"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Lohusa kadının yalnız bırakılmaması önemli!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/lohusa-kadinin-yalniz-birakilmamasi-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/lohusa-kadinin-yalniz-birakilmamasi-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğum sonrası dönemin, anneler için hem fiziksel hem de ruhsal açıdan hassas bir süreç olarak öne çıktığını belirten uzmanlar, özellikle annenin yalnız bırakılmamasının depresyon ve psikoz riskine karşı koruyucu olduğunu söylüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eş ve aile desteğinin annenin bu döneme uyum sağlamasında önemli rol oynadığına dikkat çeken Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Engin Emrem Beştepe, “Annenin çocukla ilgili endişeleri konusunda hiç ikna edilemez hale gelmesi, bebekle ilgili sıra dışı düşünceler geliştirmesi halinde dikkatli olunmalı. Özellikle gerçek dışı veya olağan dışı durumlardan bahsetmeye başlayan annelerin mutlaka hastaneye götürülmesi gerekir.” dedi. Halk arasında ‘al basması’ veya ‘al karası’ olarak bilinen inanışın postpartum psikozun kültürel bir karşılığı olabileceğini aktaran Prof. Dr. Beştepe, geleneksel olarak lohusaların yalnız bırakılmamasının ruhsal açıdan koruyucu bir yaklaşım olduğunu vurguladı.</p>

<p>Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Engin Emrem Beştepe, doğum sonrası depresyon ve postpartum psikozun risk faktörleri, belirtileri ve tedavisinin yanı sıra lohusa dönemde anneye verilen aile desteğinin koruyucu rolü hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p></p>

<p>Lohusa kadının yalnız</p>

<p>bırakılmaması önemli!</p>

<p></p>

<p>Kültürümüzde lohusa kadının özellikle ilk günlerde yalnız bırakılmamasının gerçekten önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Engin Emrem Beştepe, “İlk dönemde kadın kendini çok yalnız hissederse depresyona, hatta psikoza girme riski artar.” dedi.</p>

<p>Bu süreçte mutlaka yanında yardımcı birilerinin bulunması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Beştepe, “Annenin bebeğin ilk bakımında yalnız kalmadığını hissetmesi gerekir. Emzirmenin öğretilmesi, çocuğun beslenmesi, altının değiştirilmesi ve huyuna alışılması önemlidir. Zira her çocuk birbirinin aynısı olmaz, bazı çocuklar biraz daha huzursuz olabilir. Buna alışma sürecinde yanında yardımcı birilerinin bulunması her zaman çok değerlidir. Bunu kültürümüzün iyi alışkanlıklarından biri olarak değerlendiriyorum; çünkü oldukça koruyucudur. Zaten kültürümüzde bilindiği üzere ‘kırkı çıkarmak’ geleneği vardır. Çocuk kırkı çıkana kadar genellikle evden pek çıkarılmaz. Anne, anneanne, babaanne gibi kadın yakınları başta olmak üzere destek olurlar. Bu çok önemli bir destektir.” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>Babanın desteği, önemli</p>

<p>bir koruyucu rol oynuyor!</p>

<p></p>

<p>Doğum sonrası dönemde babanın desteğinin de önemli bir koruyucu faktör olduğunu ifade eden Prof. Dr. Engin Emrem Beştepe, “Çocuk yalnızca annenin değil, ailenin çocuğudur. Babanın da anne kadar sürece yakın olması gerekir.” dedi.</p>

<p>Kadının eşinden destek görmesinin, anlaşıldığını hissetmesinin ve yalnız bırakılmamasının depresyon açısından koruyucu olduğunu aktaran Prof. Dr. Beştepe, “Bu desteklerin mevcut olması halinde kadının postpartum depresyona girme ihtimali oldukça azalır.” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Olağan dışı durumlardan</p>

<p>bahsetmeye başlayan</p>

<p>annelerin hastaneye</p>

<p>götürülmesi gerekir!</p>

<p></p>

<p>Doğum sonrası bazı belirtilerin acil yardım gerektirdiğine işaret eden Prof. Dr. Beştepe, şunları söyledi:</p>

<p>“Annenin yoğun uykusuzluk çekmeye başlaması, çocukla ilgili endişeleri konusunda hiç ikna edilemez hale gelmesi, örneğin çocuğunu besleyemediğine kesin olarak inanması, sürekli ve durdurulamaz biçimde ağlaması, iştahının kesilmesi, bebekle ilgili sıra dışı düşünceler geliştirmesi ve duygu değişimlerinin çok fazla olması halinde dikkatli olunmalı. Özellikle gerçek dışı veya olağan dışı durumlardan bahsetmeye başlayan annelerin mutlaka hastaneye götürülmesi gerekir.”</p>

<p></p>

<p>Annenin yükü tek başına</p>

<p>üstlenmesi doğum sonrası</p>

<p>depresyon riskini artırıyor!</p>

<p></p>

<p>Doğum sonrası depresyonu etkileyen birçok faktör olduğuna değinen Prof. Dr. Beştepe, “Bunların en önemlilerinden biri annenin bebeği isteyip istemediği ve bebeğin planlı olup olmadığıdır. Anne yaşının küçük veya çok ileri yaşta olması da etkileyen faktörler arasında yer alır. Bu durumlarda kişiler çok stresli olabilir.” dedi.</p>

<p>Düşük sosyoekonomik düzey ve sosyal destek yetersizliğinin doğum sonrası depresyon olasılığını artırdığını kaydeden Prof. Dr. Beştepe, baba desteğinin olmaması, annenin her şeye tek başına yetişmeye çalışması ve bekar annelerde doğum sonrası depresyonun daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p></p>

<p>Postpartum psikoz, bebeğe</p>

<p>ve anneye zarar verme riski</p>

<p>taşıyan ağır bir tablo!</p>

<p></p>

<p>Postpartum psikozun postpartum depresyondan oldukça farklı ve çok daha ağır bir tablo olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Engin Emrem Beştepe, “Bunu kişinin gerçeklikle olan bağının bütünüyle kopması olarak tanımlayabiliriz. Genellikle duygudurum bozuklukları zemininde gelişir, depresyon, mani veya doğrudan bir psikoz tablosunun başlangıcı olabilir.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Postpartum psikozun en temel ayırt edici özelliğinin gerçeklik algısının tamamen yitirilmesi ve sanrı ile varsanımların eşlik etmesi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Engin Beştepe, şöyle devam etti:</p>

<p>“Kişinin gerçekte olmayan görüntüler görebilir, sesler duyabilir ve bu algıların doğrultusunda hareket edebilir. Çoğunlukla bebeğe ve kendine zarar verme düşünceleri de eşlik edebilir ki bu tablonun en kritik özelliğidir.</p>

<p>Bu durumda mutlaka yatarak tedavi uygulanması gerekir; ayakta tedavi uygulanamaz. Annenin içinde bulunduğu klinik durum nedeniyle güvenlik gerekçesiyle bebekten geçici olarak ayrılması gerekir. Postpartum psikoz oldukça ağır bir tablodur ancak depresyona kıyasla daha nadir görülür.”</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>‘Al karası’, postpartum</p>

<p>psikozun geleneksel</p>

<p>kültürümüzdeki karşılığı!</p>

<p></p>

<p>Halk arasında ‘al basması’ veya ‘al karası’ olarak anlatılan durumların postpartum psikozla ilişkili olabileceğine işaret eden Prof. Dr. Beştepe, “Bu inanış postpartum psikozun geleneksel kültürümüzdeki karşılığıdır.” dedi.</p>

<p>Bu anlamda sağduyulu bir kültürel geleneğe sahip olduğumuzu düşündüğünü ifade eden Prof. Dr. Beştepe, “Kırkı çıkmamış lohusaların yalnız bırakılmaması hem depresyon hem de al basması riskine karşı koruyucudur. Eski kadınlar ve ebeler bu durumun farkında olarak tedbirli yaklaşıyor.” Diyerek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/lohusa-kadinin-yalniz-birakilmamasi-onemli</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/9-eylul/lohusa-kadinin-yalniz-birakilmamasi-onemli.jpg" type="image/jpeg" length="38082"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karkamış’ta 100 konut planlanıyor]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/karkamista-100-konut-planlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/karkamista-100-konut-planlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, ilçe halkının konut ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlamak amacıyla Karkamış’ta hayata geçirilen konut projesinin şantiye alanında incelemelerde bulundu, projenin mevcut durumu, inşaat süreci ve planlanan etaplara ilişkin teknik heyetten bilgi aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, özel iştiraki Gazi Konut aracılığıyla kent genelinde sürdürdüğü konut seferberliğini ilçelere taşıyor. Uygun koşullarda nitelikli konuta erişimi artırmayı amaçlayan çalışmalar kapsamında Karkamış’ta yapımına başlanan konut projesinde çalışmalar devam ediyor.</p>

<p>Bu kapsamda Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Karkamış Kaymakamı Ferdi Akgün, AK Parti Gaziantep İl Başkanı Fatih Muhaddis Fedaioğlu, Karkamış Belediye Başkanı Mustafa Güzel ve teknik heyetle birlikte proje alanını ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.</p>

<p>Karkamış Projesi kapsamında toplam 100 konutun hayata geçirilmesi planlanıyor. Projenin yapımına başlanan ilk etabında ise net kullanım alanları 70 ile 75 metrekare arasında değişen 25 adet 2+1 daire yer alıyor. 18 Haziran’da yapı ruhsatının alınmasının ardından şantiye çalışmalarının başladığı projede, ilk 25 konutun Mayıs 2027’de anahtar tesliminin yapılması hedefleniyor.</p>

<p></p>

<p>Şahin: “Konut Projesi</p>

<p>Devlet Memurları İçin</p>

<p>Kolaylık Sağlayacak”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Başkan Fatma Şahin, Karkamış’ın stratejik bir öneme sahip olduğunu belirterek, “Bir taraftan Karkamış’ta antik kentimiz bulunuyor. Diğer taraftan Kuş Cenneti projemiz nihayete eriyor. Dolayısıyla kültür turizmş açısında bu ilçemiz çok iyi bir potansiyele sahip” dedi.</p>

<p>Bu konut projesinin devlet memurlarının konaklamasında önemli bir kolaylık sağlayacağına vurgu yapan Başkan Fatma Şahin, “Nizip’ten Karkamış’a günlük rutin yol yapan memurlarımız açısından bu inşa edilen daireler, onları rahatlatacak. Çünkü Nizip-Karkamış arası her gün bu yolu gelip gitmek ciddi zaman kaybına neden oluyor. Bu anlamda Karkamış’ın kendi ihtiyacını kendi içerisinde giderebilmesi adına bu konut ihtiyacına hızlıca cevap vermek önemliydi. Biz de Gazi Konut olarak gelen talep üzerine hemen reaksiyon aldık. Konut projesi, ilçeye ilaç gibi iyi gelecektir” diye konuştu.</p>

<p>Gazi Konut’un giderek bir marka haline geldiğini anlatan Başkan Fatma Şahin, “Gazi Konut çok hızlı bir şekilde bina yapımını tamamlıyor. Kalifikasyonu arttı. Bunun yanı sıra uygun ve güvenilir yapılar inşa ediyor. Bu konut anlayışıyla örnek bir nitelik taşıyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Kaymakam Akgün,</p>

<p>Konut Projesinin Hayırlı</p>

<p>Olmasını Diledi</p>

<p></p>

<p>Karkamış Kaymakamı Ferdi Akgün, Karkamış’ın konut ihtiyacını önemli oranda cevap verecek bu projenin şimdiden hayırlı olmasını dileyerek, emeği geçen başta Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin olmak üzere teknik heyete teşekkürlerini iletti.</p>

<p></p>

<p>Güzel: “İlçeye Ciddi</p>

<p>Anlamda Fayda</p>

<p>Sağlayacak”</p>

<p></p>

<p>Karkamış Belediye Başkanı Mustafa Güzel, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in konut ihtiyacı taleplerine hızlıca cevap verdiğini ifade ederek, “Dışardan ilçemize gelen özellikle memur kesiminin konut ihtiyacına karşılık gelmesi açısından bu proje çok değerli. Ciddi anlamda ilçemize fayda sağlayacaktır” dedi.</p>

<p></p>

<p>Fedaioğlu: “Gazi Konut</p>

<p>Birçok Noktada Kentin</p>

<p>Konut İhtiyacını Gideriyor”</p>

<p></p>

<p>Gaziantep AK Parti İl Başkanı Fatih Muhaddis Fedaioğlu, Büyükşehir Belediyesi özel iştiraki Gazi Konut’un kentin birçok noktasında konut ihtiyacını giderdiğini dile getirerek, “Bugün de Karkamış ilçemizdeyiz, konut çalışmalarını inceliyoruz. Bu konut yapımıyla ilçenin konut ihtiyacı da büyük oranda giderilmiş olacak” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>2027 mayıs ayında konutların</p>

<p>anahtar teslimi yapılacak</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili ve Gazi Konut Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Haz, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in talimatıyla Karkamış’ta 100 konut projesini başlattıklarını aktararak, “Bugün incelemesini yaptığımız inşaat alanında 25 daire bulunuyor. Bunlar 2+1 dairelerden oluşuyor. Kısmet olursa dairelerimizin anahtar teslimini 2027 Mayıs ayında anahtar teslimini yapacağız” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/karkamista-100-konut-planlaniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/9-eylul/karkamista-100-konut-planlaniyor2.jpeg" type="image/jpeg" length="95130"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fırat Nehri’nde korku dolu anlar!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/firat-nehrinde-korku-dolu-anlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/firat-nehrinde-korku-dolu-anlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’in Karkamış ilçesinde Fırat Nehri üzerinde bulunan yıkık köprüde mahsur kalan 4 kişi, jandarma ve itfaiye ekiplerinin koordineli çalışmasıyla kurtarıldı. Su seviyesinin yükselmesi nedeniyle köprü üzerinde mahsur kalan şahısların yardım çağrısı üzerine bölgeye ekipler sevk edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fırat Nehri’nde su seviyesi yükseldi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Olay, gece saatlerinde Karkamış ilçesinde meydana geldi. İddiaya göre, vakit geçirmek amacıyla Karkamış Barajı bölgesinde bulunan yıkık köprüye çıkan 4 arkadaş, bir süre sonra nehirdeki su seviyesinin yükselmesiyle birlikte köprü üzerinde mahsur kaldı.</p>

<p>Köprü üzerinde mahsur kalan 4 kişi, çevrede bulunan vatandaşlara ulaşarak yardım istedi. Şahısların bulunduğu bölgenin koşulları nedeniyle kendi imkanlarıyla güvenli alana ulaşamadıkları öğrenildi.</p>

<p></p>

<p>İhbar üzerine ekipler</p>

<p>bölgeye sevk edildi</p>

<p></p>

<p>Mahsur kalan kişilerin yardım çağrısı üzerine durum 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi. İhbarın ardından bölgeye jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.</p>

<p>Kısa sürede olay yerine ulaşan ekipler, Fırat Nehri üzerindeki yıkık köprüde mahsur kalan 4 kişiye ulaşmak için çalışma başlattı. Gece saatlerinde gerçekleştirilen kurtarma çalışmaları sırasında ekipler, su seviyesindeki yükselme nedeniyle dikkatli hareket etti.</p>

<p></p>

<p>Baraj kapakları kapatıldı,</p>

<p>su seviyesi düşürüldü</p>

<p></p>

<p>Kurtarma çalışmalarının daha güvenli şekilde gerçekleştirilebilmesi amacıyla baraj kapaklarının kapatılmasıyla birlikte bölgedeki su seviyesinin düşürülmesi sağlandı.</p>

<p>Su seviyesinin gerilemesinin ardından jandarma ve itfaiye ekipleri, mahsur kalan kişilere ulaşarak kurtarma çalışmalarını sürdürdü.</p>

<p></p>

<p>4 kişi sağ salim kurtarıldı</p>

<p></p>

<p>İtfaiye ekipleri ile jandarmanın koordineli çalışması sonucunda köprü üzerinde mahsur kalan 4 kişi güvenli şekilde bulundukları bölgeden çıkarıldı.</p>

<p>Olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığı öğrenilirken, ekiplerin zamanında müdahalesi olası bir faciayı önledi.</p>

<p>Yetkililer, özellikle baraj ve nehir çevresinde bulunan yıkık ya da kullanıma uygun olmayan yapıların bulunduğu alanlarda su seviyesindeki değişikliklere karşı dikkatli olunması gerektiğine dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/firat-nehrinde-korku-dolu-anlar</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/8-eylul/firat-nehrinde-korku-dolu-anlar1.jpg" type="image/jpeg" length="80634"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Toplumda farkındalık yaratan projeleri tercih ediyoruz’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/toplumda-farkindalik-yaratan-projeleri-tercih-ediyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/toplumda-farkindalik-yaratan-projeleri-tercih-ediyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, eğitimden spora, sosyal hizmetlerden sağlığa, bağımlılıkla mücadeleden ulaşıma kadar birçok alanda çalışmalarını sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kent genelinde yürütülen projelerle çocuklardan gençlere, ailelerden yaşlılara kadar toplumun farklı kesimlerine yönelik hizmetler hayata geçiriliyor.</p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, kentte yaşam kalitesinin artırılması amacıyla farklı alanlarda çalışmalarına devam ediyor. Eğitim ve gençlik projelerinden spor organizasyonlarına, sosyal destek faaliyetlerinden sağlık hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede sürdürülen çalışmalarla vatandaşların farklı ihtiyaçlarına yönelik hizmet sunuluyor.</p>

<p></p>

<p>AB hibe fonları için proje</p>

<p>yazma eğitimi tamamlandı</p>

<p></p>

<p>Büyükşehir Belediyesi tarafından gençlerin uluslararası projelerde daha etkin rol alabilmesi amacıyla düzenlenen Avrupa Birliği (AB) Hibe Fonlarına Yönelik Proje Yazma Eğitimi tamamlandı.</p>

<p>Beş gün süren eğitim programıyla gençlerin Avrupa’da eğitim, kültür ve sportif faaliyetlere katılımının desteklenmesi hedeflendi. Eğitim kapsamında gençlerin aynı zamanda Büyükşehir Belediyesi’nin uluslararası gençlik çalışmalarında daha aktif görev almaları, farklı kurum ve kuruluşlarla yeni iş birlikleri geliştirmeleri ve nitelikli projeler hazırlamaları amaçlandı.</p>

<p></p>

<p>30 Ağustos’ta okçuluk heyecanı</p>

<p></p>

<p>30 Ağustos Zafer Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlenen Okçuluk Turnuvası, farklı yaş kategorilerindeki sporcuları bir araya getirdi.</p>

<p>Ultra Minikler, Minikler ve Küçükler kategorilerinde gerçekleştirilen müsabakalarda çocuk sporcular hedefe odaklanarak yeteneklerini sergiledi. Yarışmaların sonunda dereceye giren sporculara madalyaları takdim edildi.</p>

<p></p>

<p>Bağımlılıkla mücadelede</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>farkındalık çalışmaları sürüyor</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen Bağımsızlık Seferberliği kapsamında Meral Beyhan Uslu Alzheimer Merkezi’nde yaşlılarla bir araya gelindi.</p>

<p>Gerçekleştirilen buluşmada kurum personeli ve merkezde hizmet alan yaşlılara bağımlılıkla mücadele konusunda bilgilendirme yapıldı. Katılımcılara Bağımsızlık Seferberliği Projesi’nin amacı ve çalışmaları hakkında da bilgi verildi.</p>

<p>Büyükşehir Belediyesi, bağımlılığın önlenmesi ve toplumda farkındalığın artırılması amacıyla farklı yaş gruplarına yönelik bilgilendirme faaliyetlerini sürdürüyor.</p>

<p></p>

<p>Büyükşehir’den e-sporda</p>

<p>Türkiye’de bir ilk</p>

<p></p>

<p>30 Ağustos Zafer Bayramı kutlama etkinlikleri kapsamında düzenlenen VR E-Spor Şampiyonası da gençleri bir araya getirdi.</p>

<p>Organizasyona 16 farklı takımdan yaklaşık 100 sporcu katıldı. Sanal gerçeklik teknolojisinin sporla buluşturulduğu şampiyona, gençlerin teknoloji ve spor alanındaki ilgisini bir araya getiren etkinliklerden biri oldu.</p>

<p></p>

<p>Yaz Aile Kampları sona erdi</p>

<p></p>

<p>Büyükşehir Belediyesi tarafından ailelerin birlikte kaliteli zaman geçirmesi ve sosyal bağlarının güçlendirilmesi amacıyla düzenlenen Yaz Aile Kampları da tamamlandı.</p>

<p></p>

<p>270 ailenin katılımıyla 9 hafta boyunca gerçekleştirilen kamp programı kapsamında bu yıl 5’inci kez Türk Kızılay Gaziantep Şubesi iş birliğiyle Aile Eğitim Seminerleri düzenlendi.</p>

<p>Kamp ve eğitim programlarını başarıyla tamamlayan ailelere katılım belgeleri; Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zehra Ünal, Şehitkamil Belediyesi Başkan Vekili Hülya Kılıç, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Daire Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdal, Türk Kızılay Gaziantep İl Başkanı Mustafa Bozgeyik ve Kızılay Kadın Gaziantep Başkanı Zemzem Çetin tarafından takdim edildi.</p>

<p></p>

<p>Mobil araçla sağlık</p>

<p>taraması yapıldı</p>

<p></p>

<p>Bağımlılıkla Mücadele Seferberliği kapsamında Yavuzlar Mahallesi’nde vatandaşlarla bir araya gelen Büyükşehir Belediyesi ekipleri, bağımlılığın önlenmesine yönelik bilgilendirme ve farkındalık çalışmaları gerçekleştirdi.</p>

<p>Program kapsamında Mobil Ağız ve Diş Sağlığı Aracı ile vatandaşlara yönelik taramalar yapılırken, diş hekimliği hizmeti de sunuldu. Böylece farkındalık çalışmalarının yanı sıra vatandaşların sağlık hizmetlerine erişiminin desteklenmesi amaçlandı.</p>

<p></p>

<p>Araban’da ulaşımı kolaylaştıran</p>

<p>bağlantı yolu tamamlandı</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde ulaşım ağının güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını da sürdürüyor.</p>

<p>Bu kapsamda Araban ilçe merkezi ile kırsal mahalleleri birbirine bağlayan önemli güzergâhlardan biri olan Akbudak Caddesi’ndeki köprü menfez ve bağlantı yolu açma çalışmaları tamamlandı.</p>

<p>Çalışmayla birlikte bölgedeki ulaşımın daha güvenli, konforlu ve kesintisiz hale getirilmesi hedeflendi.</p>

<p></p>

<p>GASMEK’te güz dönemi başlıyor</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Mesleki Eğitim Kursları’nda (GASMEK) yeni dönem hazırlıkları da tamamlandı.</p>

<p>Güz döneminde eğitimlere katılmak isteyen öğrenciler için başvurular 24 Ağustos itibarıyla başladı. Başvurular GASMEK’in internet sitesi üzerinden gerçekleştiriliyor.</p>

<p>GASMEK bünyesinde mesleki becerilerden yabancı dile, bilgisayar kullanımından kuaförlük ve kişisel gelişime kadar çok sayıda farklı branşta eğitim veriliyor.</p>

<p></p>

<p>Rüzgar Avrupa’da zirveye çıktı</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediye Spor Kulübü sporcusu Rüzgar Alp Yalçınkaya, Almanya’nın Hannover kentinde düzenlenen İşitme Engelliler Avrupa Masa Tenisi Gençlik Oyunları’nda önemli bir başarıya imza attı.</p>

<p>Dört farklı kategoride mücadele eden Yalçınkaya, yarıştığı kategorilerin tamamında şampiyon olarak Avrupa’daki başarısını dört altın madalyayla taçlandırdı.</p>

<p></p>

<p>30 Ağustos’ta badminton turnuvası</p>

<p></p>

<p>Zafer Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlenen bir diğer sportif organizasyon ise Badminton Turnuvası oldu.</p>

<p>Ulaş Spor Salonu’nda gerçekleştirilen turnuvada Gençler, Yıldızlar ve Küçükler kategorilerinde kız ve erkek sporcular mücadele etti. Organizasyonda sporun yanı sıra dostluk ve dayanışma da ön plana çıktı.</p>

<p></p>

<p>Muay Thai sporcularından</p>

<p>Türkiye dereceleri</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediye Spor Kulübü sporcuları, 24-29 Ağustos tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenen Muay Thai Çocuklar Türkiye Şampiyonasından derecelerle döndü.</p>

<p>Şampiyonada Belinay Uzunöz Türkiye şampiyonu olurken, Halil Talha Gül ve Nuray Zehra Bozak Türkiye ikinciliği elde etti. Melike Nur Öztürk ise Türkiye üçüncüsü oldu.</p>

<p></p>

<p>Zabıta ekiplerinden</p>

<p>yaya güvenliği denetimi</p>

<p></p>

<p>Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri, kent genelinde yaya güvenliğinin sağlanması ve kaldırımların amacına uygun kullanılmasının korunması amacıyla denetimlerini sürdürüyor.</p>

<p>Yaya geçişlerini engelleyen araçlar ekipler tarafından kontrol edilirken, kurallara aykırı park uygulamalarıyla ilgili gerekli işlemler gerçekleştiriliyor. Denetimlerle özellikle yayaların ulaşım sırasında yaşadığı mağduriyetlerin önüne geçilmesi hedefleniyor.</p>

<p></p>

<p>Anne-kızlar doğayla iç</p>

<p>içe kamp yaptı</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Gaziantep Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu iş birliğinde Gizem Doğan Yaşayarak Öğrenme Merkezi’nde sezon öncesi kamp programı gerçekleştirildi.</p>

<p>Kampa kız sporcular ve anneleri katıldı. Katılımcılar, düzenlenen eğitimlerin yanı sıra doğayla iç içe çeşitli etkinliklere katılarak birlikte zaman geçirdi.</p>

<p></p>

<p>Yetim gençlere eğitim</p>

<p>öncesi motivasyon etkinliği</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Hz. Amine Yetim Koordinasyon Merkezi’nde hizmet alan liseli gençler için yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde özel bir program düzenlendi.</p>

<p>Gençlerin motivasyonlarını artırmak ve eğitim dönemine daha güçlü bir başlangıç yapmalarına katkı sunmak amacıyla gerçekleştirilen etkinlikte öğrenciler birlikte vakit geçirdi. Programda ayrıca toplumsal nezaket kuralları üzerine sohbet gerçekleştirildi.</p>

<p></p>

<p>Çalışmalar farklı</p>

<p>alanlarda devam ediyor</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, eğitim, spor, sosyal hizmet, sağlık, ulaşım ve gençlik alanlarında yürüttüğü çalışmalarla kent genelindeki hizmetlerini sürdürüyor.</p>

<p>Çocuk ve gençlere yönelik sportif ve eğitim faaliyetlerinden ailelere yönelik sosyal programlara, bağımlılıkla mücadele çalışmalarından sağlık hizmetlerine kadar birçok başlıkta gerçekleştirilen faaliyetlerle farklı yaş gruplarına ulaşılması hedefleniyor.</p>

<p>Büyükşehir Belediyesi tarafından sürdürülen çalışmaların, Gaziantep’te sosyal yaşamın desteklenmesine, spor ve eğitim imkanlarının geliştirilmesine ve vatandaşların farklı alanlardaki ihtiyaçlarına yönelik hizmetlerin artırılmasına katkı sağlaması amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/toplumda-farkindalik-yaratan-projeleri-tercih-ediyoruz</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 15:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/7-eylul/toplumda-farkindalik-yaratan-projeleri-tercih-ediyoruz6.jpg" type="image/jpeg" length="76302"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Eleman yetiştiremiyoruz’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/eleman-yetistiremiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/eleman-yetistiremiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te yaşayan 50 yaşındaki Mehmet Uçar, babasından devraldığı çanta tamirciliği mesleğini 30 yıldır aynı dükkanda severek sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Henüz 10 yaşındayken babasının yanında çırak olarak mesleğe başlayan Mehmet Uçar, çocukluk yıllarından itibaren öğrendiği çanta tamirciliğinde zamanla ustalaştı. Tarihi Gaziantep Çarşısı'ndaki dükkanda yıllarca babasıyla birlikte çalışan Uçar, babasının vefatının ardından iş yerini devralarak baba mesleğini yaşatmaya devam etti. Mesleğini severek yaptığını belirten Uçar, sağlığı el verdiği sürece çanta tamirciliğini sürdürmek istediğini söyledi. Meslekte yeni eleman yetişmemesinden yakınan Uçar, gençlerin eğitim hayatlarının yanı sıra el sanatları ve mesleklere de ilgi göstermesi gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>"Ben bu işi yapmaktan</p>

<p>çok memnunum"</p>

<p></p>

<p>Babasının vefatından sonra devraldığı dükkanı 30 yıldır sürdürdüğünü söyleyen Çanta tamircisi Mehmet Uçar, "Yaklaşık 30 yıldır bu işi yapıyorum. Baba mesleğimiz ve 52 yıldan beri aynı dükkandayız. Babadan kalan bu mesleği devam ettirdiğim için çok mutluyum. Benden sonra çocuklarım da bu işi yapar mı yapmaz mı bilmiyorum. Benim çocukluğum buralarda geçti. Gözümü bu işte açtım. Bu mesleğe 10 yaşlarında başladım. Birkaç yıl önce babam vefat etti. Yıllardır babamla birlikte çalıştım. O hem ustamız hem babamızdı. Şimdi ise ben okuldan kalan zamanlarda çocuklarla birlikte çalışıyorum. Artık inşallah bizden de onlara geçer bu iş. Ben bu işi yapmaktan çok memnunum. Yeni yetişen gençlerimiz, çocuklarımız da mesleğe meyil etsinler. Sadece okumakla olmuyor. Hem okusunlar, yine eski usul okuyamayanlar mesleğe devam etsinler, bizim tavsiyemiz bu yani" dedi.</p>

<p>Çantaları valizleri tamir ettiğini söyleyen Uçar, eleman yetiştiremediklerini söyleyerek, "Biz burada genelde çanta tamiratı yapıyoruz, imalat yapıyoruz, satışlarımız var perakende, okul çantası, valiz gibi. Şimdi ise okul zamanı olduğu için tamiratlarımız var, valiz tamiratlarımız, okul çantası tamiratlarımız. Maalesef uzun yıllardır eleman yetiştiremiyoruz. Eskiden yaz olunca 5-10 tane çırağımız olurdu. Şimdi çırağımız yok. Artık kimse gelmiyor. O konuda sıkıntılıyız eleman yetiştiremiyoruz" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/eleman-yetistiremiyoruz</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 13:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/7-eylul/ekran-resmi-2026-09-06-150941.png" type="image/jpeg" length="24401"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Okula başlamadan okuma yazma bilmek her zaman avantaj değil!’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/okula-baslamadan-okuma-yazma-bilmek-her-zaman-avantaj-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/okula-baslamadan-okuma-yazma-bilmek-her-zaman-avantaj-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Okul öncesi dönemde çocuklara okuma yazma öğretme konusunda aileleri uyaran Çocuk Gelişimi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, okula başlamadan önce okumayı öğrenmenin tek başına çocuğa kalıcı bir akademik üstünlük sağlamadığını belirterek, asıl önemli olanın dikkat, öz kontrol, kelime dağarcığı, ince motor beceriler ve sosyal gelişim olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dr. Kadıoğlu ailelere; “Harf ezberletmek yerine kalem tutma, makas kullanma, boyama gibi ince motor becerileri destekleyin. Birlikte kitap okuyun, sohbet edin, sorular sorun.” önerilerinde bulundu.</p>

<p>Çocuk Gelişimi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, okul öncesi dönemde okuma yazma öğrenmenin çocuk gelişimi üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p></p>

<p>“Erken okumak kalıcı</p>

<p>başarı garantisi değil”</p>

<p></p>

<p>Çocukların gelişim hızlarının birbirinden farklı olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, okula başlamadan önce okuma yazma öğrenmenin her çocuk için mutlaka bir avantaj olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>Araştırmaların erken yaşta okumaya başlayan çocukların ilk yıllarda akranlarının önünde görünebildiğini, ancak bu farkın ilerleyen yıllarda kapanabildiğini gösterdiğini kaydeden Kadıoğlu, şöyle devam etti:</p>

<p>“Her yıl eylül ayı yaklaştığında ailelerin gündemine aynı tartışma oturuyor: Komşunun, sınıf arkadaşının çocuğu okuyup yazıyorsa, benimki de bilmeli mi? Uzmanlar bu konuda ailelere sakinleştirici ama bir o kadar da dikkat çekici bir mesaj veriyor: Erken okumak tek başına bir garanti değil, hatta bazı durumlarda yanlış uygulandığında geri tepebiliyor.</p>

<p>Yıllarca süren bir araştırmada, 5 yaşında okumaya başlayan çocuklarla 7 yaşında başlayan çocuklar karşılaştırıldı. İlk yıllarda erken başlayanlar harf ve kelime okumada öndeydi. Ama çocuklar 11 yaşına geldiğinde bu fark tamamen kapandı; üstelik geç başlayan çocuklar okuduğunu anlama becerisinde daha iyi sonuç verdi.”</p>

<p></p>

<p>Oyun yerine sürekli</p>

<p>akademik çalışma</p>

<p>doğru değil</p>

<p></p>

<p>Okul öncesi eğitimin temel amacının çocuğa ilkokul programını erkenden öğretmek olmadığını vurgulayan Kadıoğlu, şunları söyledi:</p>

<p>“Benzer bir tablo, okul öncesinde yoğun akademik eğitim alan çocuklarla oyun temelli eğitim alan çocukları yıllarca izleyen bir başka araştırmada da ortaya çıktı. İlkokulun ilk yıllarında aralarında fark yoktu. Ama dördüncü sınıfa gelindiğinde, erken ve yoğun akademik baskı alan çocukların notları neredeyse tüm derslerde düşmeye başladı; oyun temelli eğitim alan çocukların notları ise yükseldi. Araştırmacılara göre bunun nedeni, çocuklar büyüdükçe okulun onlardan daha fazla özerklik, merak ve öz güven istemesi. Bunlar da harf ezberiyle değil, oyun ve keşifle gelişen beceriler.”</p>

<p></p>

<p>“Okula hazırlık demek</p>

<p>harfleri ezberlemek</p>

<p>demek değil”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Bir çocuğun okula hazır olup olmadığını değerlendirirken yalnızca harfleri ve rakamları bilmesine bakılmaması gerektiğini vurgulayan Kadıoğlu, “Uzmanlara göre okula hazırlıkta gerçekten önemli olan, çocuğun harfleri bilmesi değil; dikkatini bir işe verebilmesi, sırasını bekleyebilmesi, makas ve kalem kullanabilmesi, boyama yapabilmesi, zengin bir kelime dağarcığına sahip olması, yönergeleri anlayıp uygulayabilmesi ve akranlarıyla sağlıklı ilişki kurabilmesi. Araştırmalar, özellikle ince motor becerilerin (kalem tutuş, makas kullanma gibi) ve öz kontrolün-yani dikkatini toplayabilme, dürtülerini yönetebilme- ilkokuldaki okuma ve matematik başarısının en güçlü habercilerinden olduğunu gösteriyor. Bir çocuğun boyama kağıdında sınırları takip edebilmesi ya da oyun sırasında sırasını bekleyebilmesi, aslında harfleri ezbere bilmesinden daha fazla ipucu veriyor.” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>Okuma bilen çocuk</p>

<p>sınıfta sıkılabilir</p>

<p></p>

<p>Okula başlamadan okuma yazma öğrenmiş çocuklar açısından dikkat edilmesi gereken başka bir konunun da sınıf içindeki motivasyon olduğunu söyleyen Kadıoğlu, “Madalyonun bir de öbür yüzü var: Okula okuma bilerek başlayan çocuklarda sınıfta sıkılma ve motivasyon kaybı riski gerçek. Araştırmalar, öğretmenlerin bu çocuklara karşı iyi niyetli ve destekleyici olduğunu, ama çoğu zaman onları sınıf içinde nasıl zenginleştirici biçimde meşgul edeceklerini bilmediklerini ortaya koyuyor. Bu da zamanla derse ilgisizliğe, hatta bazı durumlarda akranlar arasında dışlanmaya yol açabiliyor. Önerilen çözüm çocuğu üst sınıfa atlatmak değil; aynı sınıfta ona zenginleştirilmiş kitaplar ve ek etkinlikler sunmak.” dedi.</p>

<p></p>

<p>“Herkesin çocuğu okuyor”</p>

<p>baskısına dikkat!</p>

<p></p>

<p>Aileler arasındaki kıyaslamaların çocuk üzerinde ciddi bir performans baskısı oluşturabileceğine dikkat çeken Kadıoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>“Araştırmalar, ebeveynin eğitim konusundaki kaygısının çocuğa doğrudan geçtiğini gösteriyor: Kaygılı bir ebeveyn önce kendi yorgunluğunu ve gerginliğini yaşıyor, çocuk da bu gerginliği hissedip zamanla öğrenmeye karşı isteksizleşebiliyor. Uzmanlar, ‘herkesin çocuğu okuyor, benimki de okusun’ türünden kıyaslamalı beklentilerin, çocuk için öğrenmeyi bir merak meselesi olmaktan çıkarıp bir onay ve performans meselesine dönüştürebileceği konusunda uyarıyor.”</p>

<p></p>

<p>Çocuk kendisi merak</p>

<p>ediyorsa ilgisini</p>

<p>bastırmayın</p>

<p></p>

<p>Bazı çocukların herhangi bir yönlendirme olmaksızın harflere ve yazılı kelimelere erken yaşlarda ilgi gösterebildiğine dikkat çeken Kadıoğlu, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Peki çocuk kendiliğinden harflere, kelimelere ilgi gösteriyorsa? Uzmanlar burada net: Bu ilgiyi bastırmaya gerek yok, ama sistemli bir ‘derse’ de çevirmemek gerekiyor. Çocuk sorduğunda cevap vermek, birlikte kitap okurken parmakla kelimeleri göstermek, istediği harfi yazmasına yardım etmek yeterli. Çocuk sıkılırsa bırakmak da bir o kadar önemli. Yani rehberlik eden ama zorlamayan bir tutum, en sağlıklı yaklaşım olarak öne çıkıyor.”</p>

<p></p>

<p>Ailelere 3 önemli öneri</p>

<p></p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, okula hazırlık sürecindeki ailelere şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“Harf ezberletmek yerine kalem tutma, makas kullanma, boyama gibi ince motor becerileri destekleyin.</p>

<p>“Birlikte kitap okuyun, sohbet edin, sorular sorun.  Kelime dağarcığı ve dikkat, okumanın en sağlam temeli.</p>

<p>Çocuk kendi ilgisiyle harf öğrenmek isterse destekleyin; ama “herkes biliyor, o da bilsin” kaygısıyla zorlamayın.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/okula-baslamadan-okuma-yazma-bilmek-her-zaman-avantaj-degil</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/5-eylul/okula-baslamadan-okuma-yazma-bilmek-her-zaman-avantaj-degil.jpg" type="image/jpeg" length="97263"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çiftçiye 2 bin ton gübre desteği!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/ciftciye-2-bin-ton-gubre-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/ciftciye-2-bin-ton-gubre-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şahinbey Belediyesi, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine katkı sağlamak amacıyla çiftçilere yönelik desteklerini sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kapcağız Mahallesi’nde düzenlenen törende çiftçilere 2 bin ton gübre dağıtılırken, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, desteğin çiftçinin gübreye ihtiyaç duyduğu dönemde verilmesini özellikle öne çektiklerini söyledi.</p>

<p></p>

<p>Çiftçilere 2 bin ton gübre desteği</p>

<p></p>

<p>Şahinbey Belediyesi tarafından çiftçilere yönelik gerçekleştirilen destek programlarına bir yenisi daha eklendi. Daha önce arpa, buğday, mercimek ve mısır tohumu ile hayvan yemi gibi çeşitli destekler sağlayan belediye, bu kez çiftçilere 2 bin ton gübre dağıttı.</p>

<p>Kapcağız Mahallesi’nde gerçekleştirilen dağıtım törenine Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, AK Parti Gaziantep Milletvekili Bünyamin Bozgeyik, çiftçiler ve vatandaşlar katıldı.</p>

<p></p>

<p>“Çiftçimizin gübreye ihtiyaç</p>

<p>duyduğu dönemde bu</p>

<p>desteği sağlamak istiyoruz”</p>

<p></p>

<p>Törende konuşan Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, gübre desteğinin bu yıl önceki dönemlere göre daha erken gerçekleştirildiğini belirtti.</p>

<p>Amaçlarının çiftçiye daha fazla destek sağlamak olduğunu ifade eden Tahmazoğlu, gübre fiyatlarında yaşanabilecek artışlara karşı çiftçinin yükünü azaltmak istediklerini söyledi.</p>

<p>Tahmazoğlu, “Bu yıl gübre dağıtımını biraz öne aldık. Amacımız, her zaman olduğu gibi çiftçimize daha fazla destek sağlamak” dedi.</p>

<p></p>

<p>“Şu anda piyasada 29 lira</p>

<p>olan gübreyi çiftçimiz 13,5</p>

<p>liradan almış olacak”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Gübre fiyatlarının ilerleyen dönemde artabileceğini belirten Tahmazoğlu, belediyenin toplu alım ve sağladığı katkı sayesinde çiftçinin gübreyi daha uygun fiyata temin ettiğini söyledi.</p>

<p>Tahmazoğlu, belediyenin aldığı gübrenin fiyatının pazarlıkla 27 TL seviyesine getirildiğini, belediyenin maliyetin yüzde 50’sini karşıladığını belirterek, çiftçinin gübreyi 13,5 TL ödeyerek alacağını ifade etti.</p>

<p>Tahmazoğlu, “Şu anda piyasada 29 lira olan gübreyi çiftçimiz 13,5 liradan almış olacak. Yani burada ciddi bir destek sağlıyoruz” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>“Bir ay sonra fiyatlar fırlayacak”</p>

<p></p>

<p>Gübre fiyatlarının ekim döneminin yaklaşmasıyla birlikte daha da yükselebileceğini dile getiren Tahmazoğlu, desteğin zamanlamasına dikkat çekti.</p>

<p>Tahmazoğlu, “Bir ay sonra belki bunun fiyatı 40 liraya çıkacak. Şu anda henüz ekim zamanı olmadığı için bir ay sonra fiyatlar fırlayacak. Amacımız çiftçimizi desteklemek” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Destekler sadece</p>

<p>gübreyle sınırlı değil</p>

<p></p>

<p>Şahinbey Belediyesi’nin çiftçilere yönelik desteklerinin yalnızca gübre dağıtımıyla sınırlı olmadığını belirten Tahmazoğlu, bugüne kadar yapılan desteklerin miktarını da açıkladı.</p>

<p>Çiftçilere arpa, buğday, gübre ve yem desteği sağlandığını ifade eden Tahmazoğlu, yapılan yardımların toplam büyüklüğünün binlerce kamyonluk bir dağıtıma ulaştığını söyledi.</p>

<p>Tahmazoğlu, “Kamyon olarak hesaplasak, 2 bin 131 kamyon arpa ve buğday dağıtmışız. Yem dağıtımına baktığımızda 57 bin 424 ton yem dağıtmışız. Bu da 5 bin 742 kamyon yapıyor” dedi.</p>

<p></p>

<p>Toplam destek 10 bin</p>

<p>kamyona ulaştı</p>

<p></p>

<p>Gübre desteğinin miktarına da değinen Tahmazoğlu, bugüne kadar 22 bin 958 ton gübre dağıtıldığını belirtti.</p>

<p>Bunun yaklaşık 2 bin 295 kamyona karşılık geldiğini ifade eden Tahmazoğlu, arpa, buğday, gübre ve yem destekleri birlikte değerlendirildiğinde toplam dağıtımın yaklaşık 10 bin kamyon seviyesine ulaştığını söyledi.</p>

<p>Tahmazoğlu, “Sadece bu üçünü topladığımızda, arpa, buğday, gübre ve yem olmak üzere yaklaşık 10 bin kamyon dağıtım gerçekleştirmiş oluyoruz” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>“Tüm çiftçilerimiz</p>

<p>faydalanıyor, hiçbir</p>

<p>ayrım yok”</p>

<p></p>

<p>Şahinbey Belediyesi’nin tarımsal desteklerinin belirli sayıda çiftçiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Tahmazoğlu, desteklerde herhangi bir ayrım yapılmadığını söyledi.</p>

<p>Tahmazoğlu, belediyenin çiftçilere yönelik çalışmalarının seçim dönemleriyle sınırlı olmadığını belirterek, üreticilerin her dönemde desteklenmesini amaçladıklarını ifade etti.</p>

<p></p>

<p>Bozgeyik: “Türkiye’de örnek</p>

<p>gösterilen bir belediye</p>

<p>başkanımız”</p>

<p></p>

<p>Programda konuşan AK Parti Gaziantep Milletvekili Bünyamin Bozgeyik ise Şahinbey Belediyesi’nin çalışmalarından övgüyle söz etti.</p>

<p>Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’nu Türkiye’de örnek gösterilen belediye başkanlarından biri olarak gördüğünü belirten Bozgeyik, belediyenin gerçekleştirdiği hizmetlerin Gaziantep’in yanı sıra Türkiye genelinde de konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>Bozgeyik, “Ben Şahinbey Belediye Başkanımızı, milletimize hizmet etmek için en üstün gayreti gösteren ve Türkiye’de örnek gösterilen bir belediye başkanımız olarak görüyorum” dedi.</p>

<p></p>

<p>“Gaziantep denince</p>

<p>belediyelerimizin adı geçiyor”</p>

<p></p>

<p>Gaziantep’in belediyecilik alanındaki çalışmalarının Türkiye genelinde dikkat çektiğini belirten Bozgeyik, Şahinbey Belediyesi tarafından çiftçilere verilen desteğin de önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bozgeyik, “Bütün Türkiye’de Şahinbey Belediyemizin yapmış olduğu hizmetler konuşuluyor. Bugün de elhamdülillah, geçen sene bir araya geldiğimiz gibi sizlerle bir araya geldik. Belediyemizin yapmış olduğu bu güzel hizmetin ve desteğin programında sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>“Bereketli bir dönem geçiriyoruz”</p>

<p></p>

<p>Geçen yılki programa da katıldığını hatırlatan Bozgeyik, üreticilerin gayreti ve verilen desteklerle yeni sezonun da bereketli geçmesini temenni etti.</p>

<p>Bozgeyik, “Geçen sene çok dua etmiştik. Bu programda kıymetli başkanımızla birlikte olduğumuzu hatırlıyorum. Cenab-ı Allah çok güzel bir bereket verdi, elhamdülillah. Bereketli bir dönem geçiriyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Hedef üretimi ve</p>

<p>çiftçiyi güçlendirmek</p>

<p></p>

<p>Şahinbey Belediyesi tarafından gerçekleştirilen destek programlarıyla çiftçilerin üretim maliyetlerinin azaltılması ve tarımsal üretimin desteklenmesi hedefleniyor.</p>

<p>2 bin tonluk gübre desteğinin ardından çiftçiler, yaklaşan ekim dönemi öncesinde daha uygun maliyetle gübre temin etme imkanına kavuşurken, belediyenin arpa, buğday, yem ve tohum destekleriyle birlikte üreticilere yönelik desteklerinin devam edeceği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/ciftciye-2-bin-ton-gubre-destegi</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/5-eylul/ekran-resmi-2026-09-04-141111.png" type="image/jpeg" length="32158"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hatun Parmağı ve Antep Karası öne çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/hatun-parmagi-ve-antep-karasi-one-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/hatun-parmagi-ve-antep-karasi-one-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’in İslahiye ilçesinde bölgenin önemli tarım ürünleri arasında yer alan ‘Hatun Parmağı’ ve ‘Antep Karası’ üzümünde hasat başladı. Sabahın erken saatlerinde bağların yolunu tutan üreticiler, olgunlaşan üzümleri tek tek keserek kasalara dolduruyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> Sofralık tüketimin yanı sıra pekmez, pestil ve kuru üzüm yapımında da değerlendirilen üzümler, tarlada kilogramı 20 TL’den alıcı buluyor.</p>

<p>Gaziantep’in önemli tarım merkezlerinden İslahiye’de üzüm bağlarında yoğun mesai dönemi başladı. İlçede uzun süredir üreticilerin emek verdiği bağlarda yetiştirilen ‘Hatun Parmağı’ ve ‘Antep Karası’ üzüm çeşitlerinde hasat çalışmalarına geçildi.</p>

<p>Güneşin yükselmesiyle birlikte bağlara gelen üreticiler, olgunlaşan üzümleri özenle keserek kasalara yerleştiriyor. Büyük emek ve dikkat isteyen hasat sürecinde toplanan üzümler, hem sofralık olarak tüketilmek hem de farklı ürünlere dönüştürülmek üzere satışa sunuluyor.</p>

<p></p>

<p>Üreticinin bağdaki</p>

<p>yoğun mesaisi başladı</p>

<p></p>

<p>İslahiye’de üzüm hasadı, üreticiler açısından yılın en yoğun dönemlerinden birini oluşturuyor. Sabahın erken saatlerinde bağlara gelen çiftçiler, sıcaklıkların artmasından önce ürünlerini toplamaya çalışıyor.</p>

<p>Olgunlaşan salkımlar tek tek kesilirken, zarar görmemesi için dikkatle kasalara yerleştiriliyor. Bağlardan çıkarılan üzümler daha sonra satış noktalarına ulaştırılarak tüketicilerin sofralarına gönderiliyor.</p>

<p>İlçede yetiştirilen üzüm çeşitleri arasında özellikle Hatun Parmağı ve Antep Karası dikkat çekiyor. Sofralık olarak tüketilen bu üzümler, aynı zamanda geleneksel yöntemlerle hazırlanan pekmez ve pestilin de önemli hammaddeleri arasında bulunuyor.</p>

<p>Üreticiler, hasat döneminde taze olarak satışa sundukları üzümlerin bir bölümünü ise pekmez, pestil ve kuru üzüm yapımında değerlendiriyor.</p>

<p></p>

<p>Çekirdeksiz üzüm</p>

<p>üretimi artıyor</p>

<p></p>

<p>İslahiye’de üzüm üretiminde son yıllarda farklı çeşitlerin de yaygınlaşmaya başladığını belirten çiftçiler, özellikle çekirdeksiz üzüm üretiminin arttığına dikkat çekiyor.</p>

<p>Bölgede yeni çeşitlerin de üretime dahil olduğunu ifade eden üreticiler, farklı üzüm türlerinin hem ürün çeşitliliğini artırdığını hem de pazardaki taleplere cevap vermeyi kolaylaştırdığını belirtiyor.</p>

<p></p>

<p>Dönüm başına 3 tona</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>kadar ürün alınabiliyor</p>

<p></p>

<p>İslahiye’de üzüm üretiminin verim açısından da önemli bir potansiyele sahip olduğunu anlatan çiftçi Mehmet Çalık, üretim yönteminin verim üzerinde etkili olduğunu söyledi.</p>

<p>Çalık, sistemli bir şekilde yapılan üretimde dönüm başına ortalama 3 ton civarında ürün alınabildiğini ifade ederek, üzüm bağlarında doğru üretim yöntemlerinin önemine dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p>“Mahsullerimizin</p>

<p>kalitesi çok iyi”</p>

<p></p>

<p>Üzüm hasadının başlamasıyla birlikte üreticilerin yoğun bir çalışma içerisine girdiğini belirten Çalık, bu yılki ürünlerin kalitesinden memnun olduklarını söyledi.</p>

<p>Çiftçi Mehmet Çalık, “Hasat başladı. Mahsullerimizin kalitesi çok iyi. Üzümlerimiz Hatun Parmağı ve Antep Karası olmak üzere iki çeşittir. Son zamanlarda çekirdeksiz üretimimiz arttı. Yeni yeni Mevlana dediğimiz çeşidi de oluyor. Sistemli bir şekilde ekersen dönüm başına ortalama 3 ton çıkıyor” dedi.</p>

<p></p>

<p>Üzümden pekmez ve</p>

<p>pestil de yapılıyor</p>

<p></p>

<p>İslahiye’de üretilen üzümlerin yalnızca sofralık olarak değerlendirilmediğini belirten Çalık, hasat edilen ürünlerin farklı şekillerde değerlendirildiğini söyledi.</p>

<p>Çalık, “Normalde Hatun Parmağı ve Antep Karası üzümü satıyoruz. Pekmezini veya pestilini yapıyoruz. Kuru üzüm haline getirdiğimiz de oluyor. Bu çeşitler var” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Böylece bağlardan toplanan üzümler, taze tüketimin yanı sıra geleneksel üretim yöntemleriyle işlenerek yıl boyunca tüketilebilen farklı ürünlere dönüştürülüyor.</p>

<p></p>

<p>Hasat yaklaşık bir</p>

<p>ay daha sürecek</p>

<p></p>

<p>İslahiye’de üzüm hasadının yaklaşık 10 gün önce başladığını belirten Çalık, çalışmaların önümüzdeki günlerde de yoğun şekilde devam edeceğini söyledi.</p>

<p>Hasadın yaklaşık bir ay içerisinde tamamlanmasının beklendiğini ifade eden Çalık, üreticilerin olgunlaşan üzümleri bağlardan toplamaya devam ettiğini kaydetti.</p>

<p></p>

<p>Tarlada 20 TL, markette</p>

<p>60-80 TL arasında</p>

<p></p>

<p>Üzüm fiyatları hakkında da bilgi veren çiftçi Mehmet Çalık, ürünün tarladaki satış fiyatının kilogram başına 20 TL civarında olduğunu söyledi.</p>

<p>Çalık, “Hasadımız 10 gün önce başladı ve şu anda da devam ediyor. Ortalama 1 ay sonra da biter diye düşünüyoruz. Tarlada kilogramı 20 TL’den satılıyor. Markette ise 60 ila 80 TL arasında değişiyor” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>İslahiye bağlarında</p>

<p>hasat bereketi</p>

<p></p>

<p>İslahiye’de başlayan üzüm hasadı, ilçedeki üreticiler için yılın önemli gelir dönemlerinden birini oluşturuyor. Bağlarda yetiştirilen üzümler, taze olarak tüketicilere ulaştırılırken bir bölümü de pekmez, pestil ve kuru üzüm gibi geleneksel ürünlere dönüştürülüyor.</p>

<p>Üreticiler, hasat döneminin verimli geçmesini ve ürünlerinin hak ettiği değerden alıcı bulmasını beklerken, bağlarda yaklaşık bir ay boyunca yoğun mesainin devam etmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/hatun-parmagi-ve-antep-karasi-one-cikiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/4-eylul/hatun-parmagi-ve-antep-karasi-one-cikiyor4.jpg" type="image/jpeg" length="31368"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Günde tek bir kutu şekerli içecek bile Tip 2 diyabet riskini artırıyor!’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/gunde-tek-bir-kutu-sekerli-icecek-bile-tip-2-diyabet-riskini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/gunde-tek-bir-kutu-sekerli-icecek-bile-tip-2-diyabet-riskini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya, hızla yayılan “sessiz bir salgınla” karşı karşıya! Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun güncel verilerine göre; dünyada 589 milyon yetişkin diyabetle yaşarken, Türkiye yaklaşık 9,6 milyon yetişkin diyabetliyle Avrupa’da ilk sırada yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde diyabetli sayısının 12 milyona yaklaştığının tahmin edildiğini belirten Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Adnan Batman, “Hastalık sinsi ilerlediği için; çok su içme, sık idrara çıkma, açıklanamayan kilo kaybı, halsizlik, bulanık görme ve geç iyileşen yaralar gibi belirtiler çoğu zaman geç fark ediliyor. Ülkemizdeki her 2 diyabet hastasından 1’inin hastalığından haberdar olmadığını düşünürsek, önümüze çok daha çarpıcı bir tablo çıkmaktadır. Üstelik henüz diyabet olmayan ama şekeri sınırda seyreden milyonlarca prediyabetli ve insülin direnci taşıyan vatandaşımız da kapının eşiğinde bekliyor” diyor.</p>

<p>Diyabetin yaygınlaşmasında genetik yatkınlığın yanı sıra obezite, hareketsizlik, rafine şeker ağırlıklı beslenme, stres ve uykusuzluğun önemli rol oynadığını vurgulayan Doç. Dr. Batman “İyi haber şu ki; Tip 2 diyabet büyük ölçüde önlenebilir bir hastalıktır. Vücut ağırlığınızın yüzde 5-10’unu vermeniz, riskli gruptaysanız diyabet gelişme olasılığını yüzde 58’e varan oranda azaltabilir. Diyabet kader değildir. Genlerimizi seçemeyiz ama sofraya ne koyduğumuzu, ne kadar yürüdüğümüzü, kaçta yattığımızı ve yılda bir kez kan verip vermediğimizi biz seçeriz. Bazı basit kurallara dikkat etmek,  sadece diyabetten değil; kalp krizinden, tansiyondan ve daha nice hastalıktan koruyan bir sağlık sigortasıdır” diye konuşuyor.</p>

<p>Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Adnan Batman, diyabete karşı 7 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>

<p></p>

<p>Fazla kilolarınızla vedalaşın</p>

<p></p>

<p>Özellikle karın çevrenizde biriken yağlar metabolik hastalıklar açısından büüyük önem taşımaktadır. Erkeklerde bel çevresinin 102, kadınlarda ise 88 santimetreyi aşması, insülin direnci ve diyabet açısından bir uyarı işaretidir. Yalnızca tartıdaki kilo değil, bel ölçüsündeki değişim de düzenli olarak takip edilmelidir. Vücut ağırlığınızın yüzde 5-10’unu vermeniz, riskli gruptaysanız diyabet gelişme olasılığını yüzde 58’e varan oranda azaltabilir. Örneğin; 90 kiloysanız 5-9 kilo vermeniz bile sağlığınız açısından önemli bir değişim sağlayabilir. Küçük ama kalıcı kilo kayıpları, büyük ancak geçici kayıplardan her zaman daha değerlidir. Kısa sürede fazla kilo vermeyi hedefleyen ağır diyetler yerine, sürdürülebilir bir beslenme ve hareket düzeni oluşturulmalıdır.</p>

<p></p>

<p>Şekerli içecekleri sofranızdan kaldırın</p>

<p></p>

<p>Kola, gazoz, hazır meyve suları ile şekerli çay ve kahve karışımları, kan şekerini roket hızıyla yükseltir ve pankreasın her gün fazla çalışmasına neden olur. Günde tek bir kutu şekerli içeceğin bile düzenli tüketilmesi Tip 2 diyabet riskini belirgin şekilde artırır.  Beyaz ekmek, pirinç ve şekerli unlu mamuller gibi rafine karbonhidratları azaltıp yerine tam tahılları koymak, kan şekerinin daha yavaş ve dengeli yükselmesini sağlar. Tatlı ihtiyacı meyveden karşılanmalı; içecek olarak su, sade maden suyu, ayran ve şekersiz çay tercih edilmelidir.</p>

<p></p>

<p>Günde 30 dakika yürüyün</p>

<p></p>

<p>Doç. Dr. Adnan Batman: “Kaslarımız, şekeri yakan en büyük fabrikamızdır; hareketsiz kaldıkça bu fabrika kapanır. Haftada en az 150 dakika, yani günde yarım saat tempolu yürüyüş, insülin duyarlılığını artırarak diyabet riskini ciddi biçimde azaltır. Spor salonuna gitmek şart değil: Asansör yerine merdiven kullanmak, servisten bir durak önce inmek, akşam yemeği sonrası mahalle turu bile işe yarar. Bir kural daha ekleyin: Masa başında her 30-45 dakikada bir kalkıp birkaç dakika hareket edin; uzun süre kesintisiz oturmak, spor yapanlarda bile başlı başına bir risk faktörüdür” diyor.</p>

<p></p>

<p>Tabağınızı Akdeniz usulü kurun</p>

<p></p>

<p>Tabağınızın yarısının sebze ve salatadan, dörtte birinin tavuk, balık veya baklagiller gibi protein kaynaklarından, kalan dörtte birinin ise tam tahıllardan oluşturulması makrobesin dengesi adına önemlidir. Haftada en az iki gün balık tüketilmesi; zeytinyağına, lifli besinlere ve her gün bir avuç çiğ kuruyemişe beslenmenizde yer verilmesi gereklidir. Salam ve sosis gibi işlenmiş etlerin, paketli atıştırmalıkların ve hazır gıdaların mümkün olduğunca sınırlandırılması sağlık açısından önemlidir. Lifli beslenme yalnızca kan şekerinizin değil, tansiyonunuzun ve kolesterolünüzün dengelenmesine de katkı sağlar.</p>

<p></p>

<p>Uykunuzu ve stresinizi ciddiye alın!</p>

<p></p>

<p>Doç. Dr. Batman, uykusuzluk ve kronik stresin, diyabetin gözden kaçan iki suç ortağı olduğunu belirterek şöyle konuşuyor: “Düzenli olarak 6 saatten az uyuyanlarda insülin direnci ve diyabet riski belirgin şekilde artar; çünkü uykusuz beden, stres hormonu kortizolü yüksek tutar ve iştah hormonlarını alt üst ederek bizi gece atıştırmalarına iter. Günde 7-8 saatlik kaliteli uyku bir lüks değil, tedavi gibi görülmelidir. Bunun yanında yatış saatinizin gece 11’den geç olması biyolojik yaşlanmayı hızlandırmaktadır. Stresle başa çıkmak için de herkesin kendine uygun yöntemi bulması gerekir; yürüyüş, nefes egzersizi, hobi, dua, dostlarla sohbet... Ekran karşısında gece yarılarına kadar oturmak ise hem uykuyu hem şekeri bozan çifte kavrulmuş bir zarardır.”</p>

<p></p>

<p>Sigarayı bırakın</p>

<p></p>

<p>Sigaranın yalnızca akciğerlerinize zarar verdiğini düşünmeyin. Sigara kullananlarda Tip 2 diyabet riski, kullanmayanlara göre yüzde 30-40 daha yüksektir. Sigara insülin direncini artırır, pankreasın insülin salgılayan hücrelerine zarar verir ve yağın en tehlikeli bölge olan karın çevresinde birikmesine yol açar. Diyabeti olan bir kişi sigara içmeye devam ederse kalp krizi, böbrek hasarı ve damar tıkanıklığı riski katlanarak büyür. Bırakıldığında risk yıllar içinde geriler. Sigara bırakma polikliniklerinden ve uygulanan tedavilerden destek alınması gerekir. Bırakmak için en doğru gün bugündür.</p>

<p></p>

<p>Rakamlarınızı bilin, yılda</p>

<p>bir kez kontrolden geçin</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diyabet yıllarca hiçbir belirti vermeden damarları yıpratabilir. Bu nedenle en etkili silahın erken tanı olduğunu belirten Doç. Dr. Adnan Batman şöyle konuşuyor: “35-40 yaşından itibaren herkes yılda bir kez kontrolden geçmelidir. Ailesinde diyabeti olanların, fazla kilolu bireylerin ve gebelik şekeri öyküsü olan kadınların ise daha erken yaşta, yılda bir kez açlık kan şekeri ve gerekirse üç aylık kan şekeri ortalamasını gösteren HbA1c değerinin ölçülmesi gerekir. Açlık şekerinin 100-125 mg/dl arasında olması ‘prediyabet’ demektir. Prediyabet bir hastalık ilanı değil, yaşam tarzınızı değiştirmek için altın değerinde bir son çağrıdır. Ülkemizde milyonlarca kişi diyabetli olduğunu bilmiyor. Siz de onlardan biri olmayın; rakamlarınızı öğrenin ve düzenli kontrollerinizi ihmal etmeyin.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/gunde-tek-bir-kutu-sekerli-icecek-bile-tip-2-diyabet-riskini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/4-eylul/gunde-tek-bir-kutu-sekerli-icecek-bile-tip-2-diyabet-riskini-artiriyor.png" type="image/jpeg" length="14431"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Elektrik akımı kullanılarak tümör dokusunu yok ediyoruz’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/elektrik-akimi-kullanilarak-tumor-dokusunu-yok-ediyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/elektrik-akimi-kullanilarak-tumor-dokusunu-yok-ediyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaşamın sürdürülmesi için hayati öneme sahip olan karaciğer, hem kendi dokusundan gelişen primer yani birincil tümörlerin hem de başka organlardan yayılan metastatik tümörlerin görülebildiği nadir organların başında geliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vücut için herhangi bir yedeği ya da alternatifi de bulunmayan karaciğerdeki tümörlerin tedavi planı, tümörün türü, boyutu, sayısı, yerleşimi ve hastanın genel sağlık durumu gibi birçok faktörle birlikte değerlendirilerek yapılıyor. Günümüzde karaciğer tümörlerinin tedavisinde uygulanan girişimsel yöntemlerle hastalar kısa sürede konforlu bir şekilde günlük yaşamlarına dönebiliyor. Girişimsel Radyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Onur Ergun, karaciğer tümörlerinde kullanılan girişimsel radyolojik tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>

<p></p>

<p>Karaciğer tümörlerinde</p>

<p>doğru tanı, tedavinin ilk adımı</p>

<p></p>

<p>Girişimsel radyolojinin yalnızca tedavi aşamasında değil, doğru tanının konulmasında da önemli bir rolü bulunmaktadır. Ultrasonografi veya Bilgisayarlı Tomografi gibi görüntüleme yöntemleri eşliğinde gerçekleştirilen iğne biyopsileriyle tümörden örnek alınarak tümörün yapısı ve gerekli durumlarda moleküler özellikleri değerlendirilir. Görüntüleme rehberliğinde gerçekleştirilen biyopsiler, hedef bölgeye kontrollü ve hassas şekilde ulaşılmasını sağlar.</p>

<p></p>

<p>“İğne deliğinden” tümöre</p>

<p>doğrudan müdahale</p>

<p></p>

<p>Girişimsel radyolojik tedaviler temel olarak ablasyon ve damarsal (endovasküler) tedaviler olmak üzere iki ana grupta değerlendirilir. Ablasyon yöntemlerinde, karaciğerdeki tümörün içerisine ciltten özel bir iğne yerleştirilerek enerji uygulanır ve tümör dokusunda yüksek veya düşük sıcaklık oluşturularak kanser hücrelerinin tahrip edilmesi hedeflenir. Özellikle uygun özelliklere sahip, küçük boyutlu ve sınırlı sayıdaki tümörlerde kullanılan başlıca ablasyon yöntemleri şunlardır:</p>

<p>Radyofrekans ablasyon: Elektrik akımı kullanılarak tümör dokusunun ısıtılması ve tahrip edilmesi.</p>

<p>Mikrodalga ablasyon: Mikrodalga enerjisiyle tümör dokusunda yüksek sıcaklık oluşturularak tümörün yok edilmesinin hedeflenmesi.</p>

<p>Kriyoablasyon: Tümör dokusunun kontrollü şekilde dondurularak tahrip edilmesi.</p>

<p>Bu işlemler, görüntüleme yöntemleri eşliğinde ve ciltten yaklaşık 1-2 milimetrelik bir giriş noktasından gerçekleştirilir. Cerrahi kesi gerektirmemesi, uygun hastalarda tedavi sonrası iyileşme sürecinin hızlı olmasına katkı sağlar.</p>

<p></p>

<p>Tümörü besleyen</p>

<p>damarlara hedefli tedavi</p>

<p></p>

<p>Girişimsel radyolojide kullanılan bir diğer tedavi grubu ise damarsal yani endovasküler yöntemlerdir. Bu işlemlerde damar yoluyla karaciğer atardamarına ve tümörü besleyen damarlara ulaşılır. Başlıca endovasküler tedavi yöntemleri şöyle sıralanabilir:</p>

<p>1. TAKE (Transarteriyel Kemoembolizasyon): Tümörü besleyen damarlara kemoterapi ilacının verilmesi ve aynı zamanda damarların embolize edilerek tümörün kanlanmasının azaltılması esasına dayanır.</p>

<p>2. TARE (Transarteriyel Radyoembolizasyon): Tümörü besleyen damarlara radyoaktif mikrokürelerin gönderilmesiyle tümör dokusuna doğrudan radyasyon verilmesi hedeflenir.</p>

<p>Bu yöntemler özellikle cerrahi tedavinin uygun olmadığı hastalarda, hastalığın özelliklerine göre tümörün küçültülmesi veya büyümesinin kontrol altına alınması amacıyla kullanılır. Bazı hastalarda ise uygulanan tedaviler sonrasında cerrahi tedaviye uygun koşullar oluşturulur.</p>

<p></p>

<p>Daha küçük giriş, daha</p>

<p>kısa iyileşme süreci</p>

<p></p>

<p>Girişimsel radyolojik tedavilerin en önemli avantajlarından biri küçük bir giriş noktasından uygulanabilmesidir. Cerrahi kesi gerektirmemesi, daha az ağrı ve daha kısa iyileşme sürecine olanak sağlar. Uygun hastalarda işlemler sonrasında hastanede kalış süresi de kısa olur ve hastalar aynı gün veya ertesi gün taburcu edilebilir. Ayrıca hastalığın seyri ve tümörün özelliklerine bağlı olarak bazı girişimsel tedavilerin gerektiğinde yeniden uygulanabilmesi de önemli bir avantaj olarak değerlendirilir.</p>

<p></p>

<p>Tedavi kararı multidisipliner</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>yaklaşımla veriliyor</p>

<p></p>

<p>Karaciğer tümörlerinde tek bir tedavi yöntemi her hasta için uygun olmayabilir. Hastanın genel durumu, tümörün özellikleri, hastalığın yaygınlığı ve eşlik eden hastalıklar değerlendirilerek tedavi planı oluşturulur. Bu nedenle günümüzde karaciğer tümörlerinin tedavisinde onkoloji, genel cerrahi ve girişimsel radyoloji başta olmak üzere farklı branşların birlikte değerlendirme yaptığı multidisipliner yaklaşım büyük önem taşır. Girişimsel radyolojide kullanılan teknolojilerin gelişmesiyle birlikte, görüntüleme sistemlerine yapay zekâ ve robotik teknolojilerin entegrasyonunun da tedavilerin hassasiyetini artırması ve gelecekte karaciğer tümörlerinin tedavisinde daha ileri imkanlar sunacaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/elektrik-akimi-kullanilarak-tumor-dokusunu-yok-ediyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/3-eylul/ekran-resmi-2026-09-02-142533.png" type="image/jpeg" length="48927"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Çocukların davranışlarını analiz etmeliyiz’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/cocuklarin-davranislarini-analiz-etmeliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/cocuklarin-davranislarini-analiz-etmeliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zekâ teknolojilerindeki hızlı gelişmeler, Otizm Spektrum Bozukluğunda erken tarama, tanılama ve müdahale süreçleri açısından yeni olanaklar sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapay zekâ sistemlerinin çocukların göz hareketleri, ses tonu, mimikleri, dikkat süreçleri ve oyun davranışlarındaki örüntüleri analiz edebildiğini belirten Çocuk Gelişimi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Yapay zekâ artık sadece bir teknoloji değil; otizm alanında erken tanı, erken müdahale ve doğru destek almanın önemli bir aracı haline geliyor.” dedi.</p>

<p>Otizmde erken müdahalenin önemine dikkat çeken Dr. Gülaldı, “Yapay zekâ destekli sistemler çocukların davranışlarını analiz edebiliyor, göz teması, mimik ve dikkat süreçlerini değerlendirebiliyor ve dolayısı ile tanı süresini önemli ölçüde kısaltabiliyor.” diye konuştu.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, yapay zekâ ile Otizm Spektrum Bozukluğunun kesiştiği alanda yaşanan gelişmeleri ve yapay zekânın otizmde erken tarama, tanılama ve müdahale süreçlerinde sunduğu olanakları değerlendirdi.</p>

<p></p>

<p>Yapay zekâ artık insan</p>

<p>davranışlarındaki örüntüleri</p>

<p>de analiz ediyor</p>

<p></p>

<p>Yapay zekâ ve Otizm Spektrum Bozukluğunun kesişiminin son yıllarda hızla gelişen çalışma alanlarından biri olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Artık yapay zekayı (YZ), sadece veri işleyen bir sistem olarak görmek mümkün değil. Günümüzde bu sistemler öğrenebiliyor, insan davranışlarını analiz edebiliyor ve çok karmaşık örüntüleri kısa sürede çözebiliyor. Özellikle Derin Öğrenme (Deep Learning) ve Doğal Dil İşleme (NLP) alanındaki gelişmeler, makinelerin sadece komutları yerine getirmekle kalmıyor, insan davranışlarındaki nüansları da anlayabiliyor. Bugün YZ, tıbbi teşhislerle yarışır düzeyde teşhis koyabiliyor, devasa veri yığınları içinden insan gözünün kaçırabileceği mikroskobik ipuçlarını dahi yakalayabiliyor.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Otizmde tanı büyük</p>

<p>ölçüde davranışsal</p>

<p>göstergelere dayanıyor</p>

<p></p>

<p>Otizmin sosyal etkileşim, iletişim ve davranış örüntüleriyle karakterize olan ve geniş bir spektruma yayılan nörogelişimsel bir durum olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Otizm, bireylerin fiziksel ve ruhsal sağlığı için ciddi bir tehdit oluşturmakta; sosyal etkileşim, öğrenme, iş yaşamı ve aile yaşamında önemli bozulmalara yol açmaktadır. Otizmin nedenleri karmaşık ve çok yönlüdür; genetik ve çevresel faktörleri içermektedir. Bozukluğun bazı genetik temelleri bulunmasına rağmen, yatkınlık genleri gibi moleküler genetik göstergelerdeki bireysel farklılıkların yüksek olması nedeniyle klinik tanı günümüzde daha çok gözlemlenebilir ve ölçülebilir davranışsal göstergelere dayanmaktadır.” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Erken müdahale gelişim</p>

<p>açısından kritik</p>

<p>önem taşıyor</p>

<p></p>

<p>Otizmde erken tanı ve müdahalenin önemine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Erken tanı müdahale, otizmli bireylerde sosyal dikkat, dil ve zeka alanlarındaki yetersizlikleri azaltmada ve semptomların genel şiddetini düşürmede etkili olmaktadır. Her ne kadar otizm belirtileri genellikle 2 yaşından önce ortaya çıksa da birçok nedenden dolayı otizmli bireylerin önemli bir kısmı 6 yaşından sonra tanı almakta, bu da davranışsal tedavi için en uygun dönemin kaçırılmasına ve bilişsel gelişim ile yaşam kalitesinin olumsuz etkilenmesine neden olmaktadır.” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>Göz hareketinden ses</p>

<p>tonuna kadar birçok</p>

<p>veri analiz edilebiliyor</p>

<p></p>

<p>Yapay zekâ ile otizm araştırmalarının birleşmesinin erken tarama açısından önemli olanaklar ortaya çıkardığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Yapay zeka ve otizm çalışmaları bir araya geldiğinde, teknolojinin ve teknolojik gelişmelerin otizmli bireylerin yaşamında çok önemli bir hale geldiğini görmekteyiz. Makine öğrenmesi algoritmaları, bir çocuğun göz hareketlerinden, ses tonundaki frekans değişimlerinden veya oyun oynama biçiminden yola çıkarak, geleneksel yöntemlerin 6 yaşında yakaladığı işaretleri 6-12 aylıkken tespit edebilmesi çok önemli gelişmelerdir.” ifadesinde bulundu.</p>

<p>Yapay zeka destekli müdahale araçlarının, her çocuğun kendine özgü "işletim sistemine" uygun, kişiselleştirilmiş ve sabırlı bir eğitim ortamı sunma imkanı yaratabileceğini de dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Bu birleşim, otizmi bir engel olarak değil, doğru teknolojik destekle topluma entegre edilebilecek değerli bir farklılık olarak konumlandırmamızı kolaylaştıracaktır. Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar ışığında küçük çocuklarda otizmin erken tarama, tanılama ve erken müdahale süreçlerinde yapay zekânın büyük bir gelişim potansiyeline sahip olduğunu ve geleneksel yöntemlerin önüne geçtiğini söyleyebiliriz.” diye konuştu. </p>

<p></p>

<p>Yapay zekâ tanı</p>

<p>sürecini hızlandırabilir</p>

<p></p>

<p>Geleneksel erken tarama süreçlerinde ebeveynlerden alınan bilgilerin ve klinik gözlemlerin önemli rol oynadığını hatırlatan Dr. Gülaldı, şöyle devam etti:</p>

<p>“Otizmli çocukların erken taranmasında kullanılan geleneksel yöntemler, psikiyatristlerin ebeveyn beyanlarına ve klinik gözlemlere dayanarak çocuğun gelişimindeki otizm semptomlarını tanımlamak şeklindedir. Ancak makine öğrenmesi gibi yapay zeka yöntemleri; çok sayıda geçmiş otistik örneklemden ve kontrol grubundan veri kategorilerini öğrenerek otizm teşhis sürecini otomatikleştirebilir ve hızlandırabilir. Örneğin Evrişimli Sinir Ağı (CNN) tabanlı OSB sınıflandırma sistemlerinde doğruluk, duyarlılık ve özgüllük gibi performans ölçütleri üzerinden umut verici sonuçlar bildirilmektedir. Bu yöntemler, yeni giriş örneklerini sınıflandırabilen tahmin modellerinin oluşturulmasına imkân sağlıyor.”</p>

<p></p>

<p>Özellikle küçük çocuklarda</p>

<p>kullanılmasına yönelik</p>

<p>çalışmalar var</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Yapay zekâ tabanlı modellerin özellikle küçük çocuklarda kullanılmasına yönelik çalışmalar bulunduğunu belirten Dr. Gülaldı, “Yapılan bir çalışma, yapay zeka ile alternatif karar ağacı (alternating decision tree) modeli oluşturularak, 13 ila 48 aylık otizmli çocuklarda yüzde 99,97 doğruluk oranıyla etkili bir şekilde tanı koyabileceğini göstermiştir.  Otizmli küçük çocukların temel sosyal etkileşimlerde ve kişilerarası iletişimde bulunmalarına, duyguları tanıma ve yönetme yeteneklerini geliştirmelerinde yapay zekanın yardımcı olabileceği kanıtlanmıştır.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Her çocuğa özel destek mümkün olabilir</p>

<p></p>

<p>Yapay zekânın yalnızca erken tarama ve tanılama süreçlerinde değil, müdahale ve eğitim alanında da önemli fırsatlar sağlayabileceğini belirten Dr. Gülaldı, “Yapay zekâ destekli sistemler çocukların davranışlarını analiz edebiliyor, göz teması, mimik ve dikkat süreçlerini değerlendirebiliyor ve dolayısı ile tanı süresini önemli ölçüde kısaltabiliyor. Böylelikle bu sistemlerin otizmde erken müdahale için kritik fırsatlar sunması sevindirici gelişmelerdir.  Yapay zekâ artık sadece bir teknoloji değil; otizm alanında erken tanı, erken müdahale ve doğru destek almanın önemli bir aracı haline geliyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/cocuklarin-davranislarini-analiz-etmeliyiz</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/3-eylul/cocuklarin-davranislarini-analiz-etmeliyiz.jpg" type="image/jpeg" length="72457"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Köy evlerinin bahçesinde sebze ve meyve üretiyoruz’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/koy-evlerinin-bahcesinde-sebze-ve-meyve-uretiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/koy-evlerinin-bahcesinde-sebze-ve-meyve-uretiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[6 Şubat 2023 depremlerinden ağır şekilde etkilenen Gaziantep’in İslahiye ilçesinde TOKİ tarafından inşa edilen kırsal konutlara yerleşen vatandaşlar, yeni yaşam alanlarında hem güvenli ve konforlu bir hayat sürüyor hem de evlerinin bahçelerinde üretim yapıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Depremin Ardından</p>

<p>Yeni Bir Hayat</p>

<p></p>

<p>Asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat depremlerinde büyük yıkımın yaşandığı İslahiye’de, depremzedeler için inşa edilen kırsal konutlar vatandaşlara teslim edildi.</p>

<p>Yeni evlerine yerleşen aileler, modern ve sağlam konutların yanı sıra bahçelerinde sebze ve meyve yetiştirerek alıştıkları köy yaşamını sürdürüyor. Vatandaşlar, kendi ihtiyaçlarını karşılayacak ürünleri yetiştirmenin mutluluğunu yaşıyor.</p>

<p></p>

<p>Depremde Eşini Kaybetti</p>

<p></p>

<p>Deprem sırasında evleri yıkılan ve eşi hayatını kaybeden İbrahim Pişkin, yaşadığı acı dolu anları anlattı.</p>

<p>Depreme uykuda yakalandıklarını belirten Pişkin, eşiyle birlikte enkaz altında kaldıklarını ifade ederek, “6 Şubat depremine uykuda yakalandık. Kendimizi kurtarma şansımız yoktu. Eşim depremde vefat etti. Ben ve çocuğumu enkaz altından abim çıkarttı.” dedi.</p>

<p></p>

<p>“Devletimiz Evimizi</p>

<p>Villa Gibi Yapmış”</p>

<p></p>

<p>Deprem sonrasında kendilerine teslim edilen konuttan memnun olduğunu dile getiren Pişkin, evin hem geniş hem de kullanışlı olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kırsal konutların geçen yıl teslim edildiğini belirten Pişkin, “Allah devletimize zeval vermesin. Allah yapanlardan razı olsun. Evimiz 300 metrekare alan üzerinde kurulu, 3+1 şeklinde yapılmış.” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Bahçede Üretim Yapıyorlar</p>

<p></p>

<p>Yeni evlerinin bahçelerini de değerlendiren Pişkin ve ailesi, çeşitli sebze ve bitkiler yetiştiriyor. Biber, patlıcan ve nane ektiklerini belirten Pişkin, yetiştirdikleri ürünleri sofralarında tükettiklerini söyledi.</p>

<p>Pişkin, “Bahçemize biber, patlıcan, nane, çiçek ektik. Ürettiklerimizi yedik. Evden çok memnunuz. Villa gibi yapmışlar. Köyde nasıl yaşıyorsak burada da öyle yaşıyoruz. Pazardan almak yerine kendimiz bahçemizde ekiyoruz.” diye konuştu.</p>

<p>Depremin ardından yeniden kurulan yaşamın önemli parçalarından biri haline gelen kırsal konutlar, vatandaşlara güvenli bir yuva sunarken, bahçeleriyle de üretim alışkanlıklarını sürdürmelerine imkan sağlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/koy-evlerinin-bahcesinde-sebze-ve-meyve-uretiyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/3-eylul/ekran-resmi-2026-09-02-135824.png" type="image/jpeg" length="41745"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üç hastaya canlı vericili böbrek nakli!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/uc-hastaya-canli-vericili-bobrek-nakli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/uc-hastaya-canli-vericili-bobrek-nakli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Şehir Hastanesi Organ Nakli Merkezi’nde kronik böbrek yetmezliği nedeniyle diyaliz tedavisi gören 3 hastaya, annelerinin böbreklerini bağışlamasıyla canlı vericili böbrek nakli gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başarılı operasyonların ardından üç hasta için diyalize bağımlı yaşamdan kurtulma ve daha sağlıklı bir yaşam sürme yolunda önemli bir adım atıldı.</p>

<p>Organ nakli alanındaki çalışmalarını sürdüren Gaziantep Şehir Hastanesi, canlı vericili böbrek nakilleriyle bölgedeki hastalara umut olmaya devam ediyor. Farklı yaş gruplarındaki üç hastaya gerçekleştirilen nakillerde, anneler çocuklarına böbreklerini bağışlayarak onların yeniden sağlıklı bir yaşam sürmelerine imkan sağladı.</p>

<p></p>

<p>Üç annenin fedakarlığı</p>

<p>çocuklarına umut oldu</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Şehir Hastanesi Organ Nakli Merkezi’nde gerçekleştirilen üç ayrı böbrek naklinin ortak noktası ise vericilerin hastaların anneleri olması oldu.</p>

<p>Kronik böbrek yetmezliği nedeniyle uzun süredir takip edilen ve hastalıklarının ilerlemesiyle diyaliz tedavisine başlayan üç hasta için canlı vericili böbrek nakli planlandı. Yapılan tetkik ve değerlendirmelerin ardından hastaların annelerinin uygun verici olmalarıyla nakil süreci başlatıldı.</p>

<p>Annelerin böbreklerini çocuklarına bağışlamasıyla gerçekleştirilen operasyonlar, hastaların diyalizden bağımsız bir yaşama kavuşabilmeleri açısından önemli bir dönüm noktası oldu.</p>

<p></p>

<p>41 yaşındaki Cafer Sakar</p>

<p>diyalize dört ay önce</p>

<p>başlamıştı</p>

<p></p>

<p>Nakil gerçekleştirilen hastalardan 41 yaşındaki Cafer Sakar, uzun yıllardır kronik böbrek hastalığı nedeniyle takip ediliyordu.</p>

<p>2003 yılından bu yana kronik böbrek hastalığı bulunan Sakar’ın sağlık durumuna hipertansiyon ve koroner arter hastalığı da eşlik ediyordu. Hastalığının ilerlemesi üzerine yaklaşık dört ay önce diyaliz tedavisine başlayan Sakar için nakil süreci gündeme geldi.</p>

<p>Gaziantep Şehir Hastanesi Organ Nakli Merkezi’nde yapılan değerlendirmelerin ardından gerekli hazırlıklar tamamlandı. Sakar’ın 65 yaşındaki annesi Zeynep Sakar ise oğluna böbreğini bağışlama kararı aldı.</p>

<p>Yapılan tetkiklerin ardından uygun verici olduğu belirlenen Zeynep Sakar’ın böbreği, gerçekleştirilen operasyonla oğlu Cafer Sakar’a nakledildi.</p>

<p></p>

<p>26 yaşındaki Rami Halil’e</p>

<p>annesinden böbrek</p>

<p></p>

<p>Canlı vericili böbrek nakli yapılan bir diğer hasta 26 yaşındaki Rami Halil oldu.</p>

<p>Yaklaşık beş yıldır kronik böbrek yetmezliği ve hipertansiyon nedeniyle takip edilen Halil, hastalığının ilerlemesiyle birlikte son beş aydır diyaliz tedavisi görüyordu.</p>

<p>Diyaliz tedavisinin yanı sıra nakil seçeneği için Gaziantep Şehir Hastanesi Organ Nakli Merkezi’ne başvuran Halil’in gerekli tetkikleri gerçekleştirildi. Yapılan değerlendirmelerin ardından canlı vericili böbrek nakli için hazırlıklara başlandı.</p>

<p>Halil’in 61 yaşındaki annesi Leyla El Hardan, oğlunun sağlığına kavuşması için böbreğini bağışladı. Nakil için yapılan değerlendirmelerde uygun verici olduğu belirlenen El Hardan’ın böbreği, başarılı operasyonla oğluna nakledildi.</p>

<p></p>

<p>20 yaşındaki Abdurrahman</p>

<p>Muhammed yeniden</p>

<p>sağlıklı yaşama hazırlanıyor</p>

<p></p>

<p>Üçüncü böbrek nakli ise 20 yaşındaki Abdurrahman Muhammed’e gerçekleştirildi.</p>

<p>Yaklaşık bir yıldır kronik böbrek yetmezliği ve hipertansiyon nedeniyle takip edilen Muhammed’in hastalığının ilerlemesi üzerine diyaliz tedavisine ihtiyaç duyuldu.</p>

<p>Hastalığın ilerlemesi ve diyaliz ihtiyacının ortaya çıkmasının ardından nakil seçeneği değerlendirilen Muhammed için Gaziantep Şehir Hastanesi Organ Nakli Merkezi’nde gerekli tetkikler yapıldı.</p>

<p>Nakil hazırlıklarının tamamlanmasının ardından 49 yaşındaki annesi Şemsi Abdurrahman, oğluna böbreğini bağışladı. Yapılan değerlendirmelerin ardından gerçekleştirilen operasyonla annenin böbreği oğluna nakledildi.</p>

<p></p>

<p>Nakiller multidisipliner ekibin</p>

<p>çalışmasıyla gerçekleştirildi</p>

<p></p>

<p>Üç canlı vericili böbrek nakli, Gaziantep Şehir Hastanesi Organ Nakli Merkezi’nde görev yapan sağlık profesyonellerinin koordineli çalışmasıyla gerçekleştirildi.</p>

<p>Nakil sürecinde hastaların ve vericilerin ayrıntılı değerlendirmeleri yapılırken, ameliyat öncesi hazırlıklar, cerrahi süreç ve ameliyat sonrası takip aşamalarının multidisipliner bir yaklaşımla yürütüldüğü belirtildi.</p>

<p>Organ nakillerinde yalnızca cerrahi operasyonun değil, hastanın ve vericinin nakil öncesi ve sonrası tüm sağlık süreçlerinin koordineli şekilde takip edilmesi büyük önem taşıyor. Gaziantep Şehir Hastanesi Organ Nakli Merkezi’nde gerçekleştirilen üç nakilde de sağlık ekiplerinin farklı branşlardaki çalışmaları koordineli biçimde yürütüldü.</p>

<p></p>

<p>Diyalize bağımlı hastalar</p>

<p>için yeni bir yaşam umudu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Kronik böbrek yetmezliği, ilerleyen aşamalarda hastaların yaşamlarını diyaliz tedavisine bağlı şekilde sürdürmelerine neden olabiliyor. Böbrek nakli ise uygun hastalar için diyaliz bağımlılığının sona ermesi ve yaşam kalitesinin artırılması açısından önemli bir tedavi seçeneği olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Gaziantep Şehir Hastanesi’nde gerçekleştirilen nakiller de uzun süredir böbrek hastalığı nedeniyle takip edilen ve diyaliz tedavisi gören üç hasta açısından yeni bir dönemin başlangıcı oldu.</p>

<p>Özellikle genç yaşta diyalize başlayan hastalar için başarılı bir böbrek nakli, günlük yaşamın yanı sıra sosyal hayat ve gelecek planları açısından da önemli kazanımlar sağlayabiliyor.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep’te organ nakli</p>

<p>kapasitesinin artırılması</p>

<p>hedefleniyor</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Şehir Hastanesi’nde organ nakli alanında yürütülen çalışmalarla, böbrek yetmezliği nedeniyle yaşamını diyalize bağlı olarak sürdüren daha fazla hastanın nakil yoluyla sağlıklı bir yaşama kavuşması hedefleniyor.</p>

<p>Organ Nakli Merkezi’nin önümüzdeki dönemde nakil kapasitesini artırması ve gerçekleştirilen nakil sayısını yükseltmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Merkezde yürütülen çalışmaların yalnızca Gaziantep’te değil, bölgedeki böbrek hastaları açısından da önemli bir sağlık hizmeti imkanı oluşturması bekleniyor.</p>

<p></p>

<p>Annelerinden gelen</p>

<p>böbreklerle yeni bir</p>

<p>başlangıç</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Şehir Hastanesi’nde gerçekleştirilen üç nakilde, üç farklı ailenin yaşadığı benzer bir umut hikayesi de ortaya çıktı.</p>

<p>41 yaşındaki Cafer Sakar’ın 65 yaşındaki annesi Zeynep Sakar, 26 yaşındaki Rami Halil’in 61 yaşındaki annesi Leyla El Hardan ve 20 yaşındaki Abdurrahman Muhammed’in 49 yaşındaki annesi Şemsi Abdurrahman, çocuklarının sağlığına kavuşabilmesi için böbreklerini bağışladı.</p>

<p>Başarılı şekilde gerçekleştirilen canlı vericili böbrek nakilleriyle üç hasta için diyalizden bağımsız bir yaşamın kapısı aralanırken, Gaziantep Şehir Hastanesi Organ Nakli Merkezi de bölgedeki hastalar için umut olmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/uc-hastaya-canli-vericili-bobrek-nakli</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/2-eylul/ekran-resmi-2026-09-01-143553.png" type="image/jpeg" length="31673"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kent genelinde kışa hazırlık sürüyor]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kent-genelinde-kisa-hazirlik-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kent-genelinde-kisa-hazirlik-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, kış şartları nedeniyle yıpranan ve ulaşımda sorun oluşturan kırsal mahalle yollarının yenilenmesi için çalışma başlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fen İşleri Daire Başkanlığı ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında Araban ilçesindeki bazı kırsal mahalleleri birbirine bağlayan eski asfalt yol yeniden düzenleniyor.</p>

<p></p>

<p>Kış şartları yolları yıprattı</p>

<p></p>

<p>Gaziantep genelinde özellikle kış mevsiminde yağış ve olumsuz hava koşullarından etkilenen yollarda bakım ve yenileme çalışmaları sürdürülüyor.</p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı ekipleri, yoğun kış şartları nedeniyle asfalt kaplamalarında bozulmalar meydana gelen güzergahlarda çalışma başlattı.</p>

<p>Çalışmalarla birlikte hem mevcut yolların kullanım ömrünün uzatılması hem de kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşların ulaşım imkanlarının iyileştirilmesi hedefleniyor.</p>

<p></p>

<p>Araban’da üç mahalleyi</p>

<p>ilgilendiren çalışma</p>

<p></p>

<p>Çalışmaların adreslerinden biri Araban ilçesi oldu. İlçeye bağlı Sarıkaya, Yaylacık ve Gökçepayam kırsal mahalleleri arasındaki eski asfalt yolda yenileme çalışması başlatıldı.</p>

<p>Söz konusu güzergahın kırsal mahallelerle ilçe merkezi arasındaki ulaşımda kullanılması nedeniyle yolun yenilenmesi bölge sakinleri açısından önem taşıyor.</p>

<p>Ekipler tarafından mevcut asfalt yüzeyinde kazıma işlemleri gerçekleştirilirken, ardından yolun yeniden düzenlenmesi ve sathi kaplama yapılması için çalışmalar devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Eski asfalt kazınıyor,</p>

<p>yol yeniden kaplanıyor</p>

<p></p>

<p>Fen İşleri Daire Başkanlığı ekipleri, zaman içerisinde yıpranan ve kış şartlarından olumsuz etkilenen eski asfalt kaplamayı yenilemek amacıyla güzergah üzerinde çeşitli çalışmalar gerçekleştiriyor.</p>

<p>Yolun bozulmuş bölümlerinin kazınmasının ardından zeminin yeniden düzenlenmesi ve sathi kaplama çalışmalarıyla güzergahın daha kullanışlı hale getirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte Sarıkaya, Yaylacık ve Gökçepayam mahalleleri arasındaki ulaşımın daha konforlu ve güvenli hale getirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p></p>

<p>Kırsal mahallelerin ilçe</p>

<p>merkeziyle ulaşımı</p>

<p>kolaylaşacak</p>

<p></p>

<p>Yol yenileme çalışmaları, kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşların ilçe merkezine ulaşımının kolaylaştırılması açısından da önem taşıyor.</p>

<p>Özellikle günlük yaşam, eğitim, sağlık, tarım ve ticari faaliyetler nedeniyle ilçe merkezine ulaşım sağlayan vatandaşların daha güvenli ve rahat bir güzergah kullanması hedefleniyor.</p>

<p>Yenilenen yolun bölgedeki sürücülerin ulaşım konforunu artırması ve mevcut yol şartlarından kaynaklanabilecek ulaşım sorunlarının azaltılması bekleniyor.</p>

<p></p>

<p>Vatandaşlardan</p>

<p>çalışmalara teşekkür</p>

<p></p>

<p>Bölgede sürdürülen yol yenileme çalışmalarından memnuniyet duyduklarını belirten vatandaşlar ve sürücüler, ulaşım güzergahının yenilenmesinin kendileri açısından önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kış şartları nedeniyle bozulan yolun yeniden düzenlenmesinin günlük ulaşımda kolaylık sağlayacağını belirten bölge sakinleri, çalışmalardan dolayı Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’e teşekkür etti.</p>

<p>Vatandaşlar ayrıca çalışmaların yürütülmesinde görev alan Fen İşleri Daire Başkanlığı yetkilileri ve belediye personeline de teşekkürlerini iletti.</p>

<p></p>

<p>Kırsal ulaşım ağı</p>

<p>güçlendiriliyor</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında kırsal mahallelerde ulaşım altyapısının iyileştirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Araban ilçesindeki yol yenileme çalışmasının tamamlanmasıyla birlikte bölgedeki mahalleler arasındaki ulaşımın daha güvenli ve konforlu hale gelmesi bekleniyor.</p>

<p>Belediye ekiplerinin çalışmalarını sahada sürdürdüğü belirtilirken, bozulan asfalt yolların yenilenmesiyle kırsal bölgelerde ulaşım kalitesinin artırılması amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kent-genelinde-kisa-hazirlik-suruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/2-eylul/ekran-resmi-2026-09-01-143503.png" type="image/jpeg" length="37650"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Herkesin spor yapmasını istiyoruz’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/herkesin-spor-yapmasini-istiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/herkesin-spor-yapmasini-istiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şahinbey Belediyesi, 30 Ağustos Zafer Bayramı etkinlikleri kapsamında çeşitli spor etkinlikleri düzenledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şahinbey Belediyesi, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yıldönümünü sporun birleştirici gücü ile kutladı. 30 Ağustos Zafer Bayramı etkinlikleri kapsamında farklı branşlarda düzenlenen müsabakalar, gençlerin ve vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. YeşilVadi Millet Bahçesi’nde düzenlenen Dart Turnuvası’nın yanı sıra Akkent Spor Köyü’nde Geleneksel Okçuluk ve Masa Tenisi müsabakaları gerçekleştirildi. Etkinlikler kapsamında Mangala ve Atletizm branşlarında da yarışmalar düzenlenirken, sporcular dereceye girebilmek için kıyasıya mücadele etti.</p>

<p>Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, etkinliklerin temel amacının milli bayramın coşkusunu artırmak ve sporu toplumun her kesimine yaymak olduğunu belirterek, “30 Ağustos Zafer Bayramı’nın ülkemize ve milletimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. 104 yıldır milletçe aynı heyecanı duymanın gururunu yaşıyoruz. Bu güzel günleri yaşamamız için büyük emek veren başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum” dedi.</p>

<p>30 Ağustos’un Türkiye açısından büyük bir öneme sahip olduğunu belirten Başkan Mehmet Tahmazoğlu, “Biz de bugünün önemine istinaden Şahinbey Belediyesi olarak çeşitli spor etkinlikleri düzenledik. Buradaki amacımız 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı daha iyi duyurmak için farkındalık oluşturmak ve sporu geliştirmek” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gençlere spor desteği</p>

<p></p>

<p>Gençleri spora teşvik etmek amacıyla farklı branşlarda desteklerin sürdüğünü belirten Başkan Mehmet Tahmazoğlu, “Gençlerimizi spora teşvik etmek için bisiklet, spor ayakkabısı, eşofman, tişört, forma, basketbol, futbol ve voleybol topu dağıttık, dağıtmaya devam edeceğiz. Vatandaşlarımızın tüm spor dallarında rahatça spor yapabilmesi için spor tesisleri yaparak imkân sunmaya devam ediyoruz” diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/herkesin-spor-yapmasini-istiyoruz</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/eylul/1-eylul/herkesin-spor-yapmasini-istiyoruz2.jpg" type="image/jpeg" length="95828"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
