<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Gaziantep İlk Haber</title>
    <link>https://www.gaziantepilkhaber.com</link>
    <description>Gaziantep Haberleri Gaziantep Son Dakika</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 01 Jun 2026 19:56:03 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘YILLIK SÜT TÜKETİMİNDE AVRUPA ÜLKELERİNİN ALTINDAYIZ’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/yillik-sut-tuketiminde-avrupa-ulkelerinin-altindayiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/yillik-sut-tuketiminde-avrupa-ulkelerinin-altindayiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Onur Aydın, 1 Haziran Dünya Süt Günü kapsamında açıklama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Onur Aydın, 1 Haziran Dünya Süt Günü kapsamında açıklama yaptı.</p>

<p><strong>Süt üretimi 25,8 milyona düştü</strong></p>

<p>Aydın, ‘’Ulusal Süt Konseyi verilerine göre ülkemizde kişi başına yıllık içme sütü tüketimi yaklaşık 39 kilogramdır. Bu rakam, pek çok Avrupa ülkesindeki 100 litre düzeyinin çok altında kalmaktadır. TÜİK verilerine göre ise 2019'da 22,9 milyon ton olan çiğ süt üretimi 2023'te 21,4 milyon tona gerilemiş; sağılan hayvan sayısı aynı dönemde 31,9 milyondan 25,8 milyona düşmüştür. Yüksek yem maliyetleri, yetersiz üretici destekleri ve kırsal çözülme bu gerilemenin başlıca nedenleridir’’ dedi.</p>

<p>1 Haziran Dünya Süt Günü’nün Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından 2001 yılında ilan edildiğini ve sütün beslenmedeki vazgeçilmez önemini toplumsal gündemde tutmayı amaçladığını kaydeden Aydın, ‘’TMMOB Gıda Mühendisleri Odası olarak bu günde, ülkemizde süt tüketiminin yetersizliğini, çocuklarımızın beslenme sorunlarını ve kamucu politika eksikliklerini bir kez daha dile getiriyoruz’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Tablo, temel bir çocuk hakkı sorunu olduğunu açıkça göstermektedir</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>‘TÜİK ve bağımsız araştırma verilerine göre ülkemizde çocuk yoksulluğu ve beslenme yoksunluğu kaygı verici bir tablo ortaya koymaktadır’ diyen Aydın, ‘’Yaklaşık olarak Türkiye’de yaşayan çocukların yalnızca yüzde 13'ü her gün et, tavuk ya da balık tüketebilmekte; yüzde 33'ü her gün sebzeye, yüzde 50'si ise düzenli olarak meyveye ulaşabilmektedir. Çocukların önemli bir bölümü düzenli ve yeterli hayvansal protein ile taze sebze-meyveye erişememektedir. Bu tablo, süt ve süt ürünlerine erişimin sıradan bir ekonomik tercih değil, temel bir çocuk hakkı sorunu olduğunu açıkça göstermektedir’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Okul Sütü Projesi derhal yeniden başlatılmalı</strong></p>

<p>Taleplerini dile getiren Aydın, ‘’Okul Sütü Projesi derhal yeniden başlatılmalı; yerel üreticilerden ve kooperatiflerden sağlanan sütle, yılın tamamını kapsayacak biçimde yürütülmelidir. Süt ve süt ürünleri fiyatları düşük gelirli ailelerin erişebileceği düzeyde tutulmalı; hedefli sübvansiyon uygulamaları hayata geçirilmelidir. Yem başta olmak üzere üretim girdilerindeki maliyetler kamu eliyle dengelenmeli; üretici destekleri artırılmalı ve kırsal kalkınma politikaları güçlendirilmelidir’’ açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Denetim mekanizmaları etkinleştirilmeli</strong><br />
<br />
Denetim mekanizmalarının etkinleştirilmesi gerektiğini vurgulayan Aydın, ‘’Denetim mekanizmaları etkinleştirilmeli; güvensiz ve kayıt dışı sütle mücadele kamu otoritesinin önceliği hâline getirilmelidir. Üreticiler, sanayiciler ve tüketiciler ortak politikalar etrafında bir araya getirilmeli; üretici kooperatifleri desteklenerek piyasadaki gücü artırılmalıdır. Çocukların güvenli ve yeterli süt/süt ürünü ya da eşdeğer besin öğelerine erişim hakkını evrensel bir çocuk hakkı olarak benimseyen kamucu politikaların bir an önce hayata geçirilmesi çağrımızı yineliyoruz’’ dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Özer KARINCA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/yillik-sut-tuketiminde-avrupa-ulkelerinin-altindayiz</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 18:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/06/huseyin-haber-klasor/huseyin-2-haziran/onur-aydin-3.jpg" type="image/jpeg" length="24640"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MHP GAZİANTEP’TE İSTİFA DEPREMİ!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/mhp-gaziantepte-istifa-depremi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/mhp-gaziantepte-istifa-depremi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Araban Belediye Meclisi Haziran Ayı 1. Birleşiminde ilginç bir durum yaşandı. Toplantıda Araban Belediyesi MHP Meclis Üyeleri Hüseyin Çalışkan, Mehmet Ulu, Fatih Çalışkan, İbrahim Altun, Cuma Çelik ve Mahmut Işık olmak üzere 7 kişi partisinden istifa edip, yollarına bağımsız olarak devam edecekleri öğrenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Araban Belediye Meclisi Haziran Ayı 1. Birleşiminde ilginç bir durum yaşandı. Toplantıda Araban Belediyesi MHP Meclis Üyeleri Hüseyin Çalışkan, Mehmet Ulu, Fatih Çalışkan, İbrahim Altun, Cuma Çelik ve Mahmut Işık olmak üzere 7 kişi partisinden istifa edip, yollarına bağımsız olarak devam edecekleri öğrenildi.</p>

<p>MHP Gaziantep İl Başkanlığına Mehmet Said Kılıç’ın getirilmesiyle partide başlayan sancılı süreç, Araban Belediye Başkanı Mehmet Özdemir’in Belediye Başkanları listesinden çıkartılmasının ardından Araban Belediye Meclisi’nde 7 MHP’li isim partisinden istifa etmesiyle farklı bir boyut kazandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MHP Gaziantep’te sular bir türlü durulmuyor. MHP Araban Belediye Başkanı Mehmet Özdemir’in MHP Genel Merkezi tarafından Belediye Başkanları listesinden çıkartıldı. Bunun üzerine Özdemir, kendisi ile birlikte iki isimle Büyükşehir Belediye Meclisi’nde MHP grubundan istifa etti. Bunun üzerine Büyükşehir Belediyesi MHP Grubu düştü. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/mhp-gaziantepte-istifa-depremi</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 18:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/06/huseyin-haber-klasor/huseyin-2-haziran/araban-belediye-meclisi-1.png" type="image/jpeg" length="48837"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘PEYZAJ VE YEŞİL ALAN YETERSİZ’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/peyzaj-ve-yesil-alan-yetersiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/peyzaj-ve-yesil-alan-yetersiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yüksek Peyzaj Mimari Celal Akcan, Gaziantep’te peyzaj ve yeşil alan yetersizliğinden dert yandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yüksek Peyzaj Mimari Celal Akcan, Gaziantep’te peyzaj ve yeşil alan yetersizliğinden dert yandı.</p>

<p><strong>Son yıllarda yoğun bir kentleşme süreci yaşanıyor</strong></p>

<p>Gaziantep, Türkiye’nin en hızlı gelişen ve büyüyen şehirlerinden biri olduğuna dikkat çeken Akcan, ‘’Sanayi, ticaret ve nüfus artışı açısından önemli bir merkez olan kent, son yıllarda yoğun bir kentleşme süreci yaşamaktadır. Ancak bu hızlı büyüme, beraberinde peyzaj planlaması ve yeşil alan yetersizliği gibi önemli sorunları da getirmektedir’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Yeşil alanlar, sosyal ve psikolojik açıdan büyük öneme sahip</strong></p>

<p>Kentlerde yeşil alanların yalnızca estetik bir unsur değil, aynı zamanda çevresel, sosyal ve psikolojik açıdan büyük öneme sahip alanlar olduğunu belirten Akcan, ‘’Parklar, rekreasyon alanları, ağaçlandırılmış bölgeler ve kent içi yeşil koridorlar; hava kalitesinin iyileştirilmesine, sıcaklıkların dengelenmesine ve vatandaşların dinlenme ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlamaktadır. Gaziantep’te ise artan yapılaşma nedeniyle kişi başına düşen yeşil alan miktarının birçok gelişmiş kent standardının altında kaldığı yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır’’ açıklamasını yaptı.</p>

<p>Özellikle yeni yerleşim bölgelerinde betonlaşmanın ön plana çıkmasıyla doğal alanların azaldığına dikkat çeken Akcan, ‘’Mevcut park ve bahçeler bazı bölgelerde yoğun nüfusun ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalırken, mahalleler arasında yeşil alan dağılımında da dengesizlikler görülebilmektedir. Yaz aylarında oldukça yüksek sıcaklıkların yaşandığı kentte ağaçlık alanların azlığı, kent ısı adası etkisini artırarak yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir’’ dedi.</p>

<p><strong>Üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içerisinde çalışmalı</strong></p>

<p>Peyzaj planlamasının sürdürülebilir bir anlayışla ele alınmasının sorunların çözümünde önemli bir rol oynayacağını sözlerine ekleyen Akcan, ‘’Yeni imar projelerinde yeşil alan oranlarının artırılması, mevcut parkların geliştirilmesi, kent genelinde ağaçlandırma çalışmalarının yaygınlaştırılması ve yeşil koridorların oluşturulması gerekmektedir. Ayrıca yerel yönetimlerin, üniversitelerin ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliği içerisinde çalışması, çevre bilincinin artırılmasına katkı sağlayacaktır’’ ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yüksek Peyzaj Mimari Celal Akcan, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Gaziantep’in ekonomik ve demografik gelişimi devam ederken, kent yaşamının sürdürülebilirliği için peyzaj düzenlemelerine ve yeşil alanların artırılmasına daha fazla önem verilmesi gerekmektedir. Daha yeşil, sağlıklı ve yaşanabilir bir Gaziantep için doğa ile kentleşme arasındaki dengenin korunması büyük önem taşımaktadır.’’ Leyla Aysun Gökşen</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Leyla Aysun GÖKŞEN</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/peyzaj-ve-yesil-alan-yetersiz</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 18:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/06/huseyin-haber-klasor/huseyin-2-haziran/peyzaj-calismasi.jpg" type="image/jpeg" length="57114"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÜRETİCİNİN YÜZÜ GÜLDÜ!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/ureticinin-yuzu-guldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/ureticinin-yuzu-guldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geçtiğimiz son iki yılda Kurban Bayramı’nda küçükbaş hayvan satışında umduğunu bulamayan ve büyük bir hayal kırıklığı yaşayan üreticilerin yüzü bu Kurban Bayramı’nda güldü. Ancak kesilen küçükbaş hayvan sayısında ise geçen yıllara göre bir gerilemenin yaşandığı vurgulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Geçtiğimiz son iki yılda Kurban Bayramı’nda küçükbaş hayvan satışında umduğunu bulamayan ve büyük bir hayal kırıklığı yaşayan üreticilerin yüzü bu Kurban Bayramı’nda güldü. Ancak kesilen küçükbaş hayvan sayısında ise geçen yıllara göre bir gerilemenin yaşandığı vurgulandı.</p>

<p>Kurban Bayramı’nın küçükbaş hayvan üreticileri açısından iyi geçtiğini söyleyen Gaziantep Koyun Keçi Üreticileri Birlik Başkanı Osman Türkman, ‘’Bayramdan yeni çıktık, kesilen küçükbaş hayvan sayısında net bir sayı yok ancak 75-80 bin dolaylarında olduğunu tahmin ediyoruz’’ dedi.</p>

<p>Türkman, ‘’Önceki iki yılda hayvancılık yapan üreticiler, gerçekten emeklerinin karşılığını alamamışlardı ve hayvanların bir kısmını da satamamışlardı. Bunun yanı sıra düşük fiyata sattıklarından zarar edip sektörden çıkmışlardı. Bu yıl ise üreticilerin elindeki kurbanlık küçükbaş hayvanlarının tamamına yakınının satıldığını görüyoruz. Hatta yaptığımız görüşmelerde birçok üretici ellerinde hayvan kalmadığını dile getirdi. Çünkü bu sene emeklerinin karşılığını alacak bir fiyata sattılar’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Antep halliği 380-400 lira arasında satıldı</strong></p>

<p>Gaziantep’te Kurban Bayramı’nda kesilen küçükbaş hayvan sayısının tahmini olarak 75 bin ile 80 bin civarında olduğunu sözlerine ekleyen Başkan Türkman, ‘’Geçtiğimiz yıl 260-280 lira civarında satılan küçükbaş canlı kilogram fiyatının bu yıl Mor ve Van beyazı dediğimiz ırklar 330 ile 360 lira arasında satıldı. Antep halliği dediğimizi bölgemizin hayvanı olan erkek toklunun canlı kilogram fiyatı 380 ile 400 lira arasında satıldığını üreticilerimiz beyanda bulundu’’ açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Satılan hayvan sayısı geçen yıllara oranla bir düştü</strong></p>

<p>Satılan hayvan sayısında geçen yıllara oranla bir düşüş yaşandığını ifade eden Türkman, ‘’Geçtiğimiz yılda 80 bin ile 90 bin civarında bir küçükbaş hayvan satışı gerçekleşti. Fakat bu sene bir düşüş olduğu ortada. 5 bin civarında hayvanın daha az satıldığını söyleyebiliriz. Bu rakamı oranladığımız yüzde 6’ya denk geliyor. Küçük gibi görünse de birkaç böyle olursa büyük rakamlara ulaşılıyor’’ değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Arefe günü dolaştığımız hayvan pazarlarında birçok nokta boştu</strong><br />
<br />
‘Arefe günü dolaştığımız hayvan pazarlarında birçok nokta boştu’ diyen Türkman, ‘’Üreticileri tanıdığım için geçen yıl pazarda gördüğüm bazı simaları bu sene göremedim. Çünkü önceki iki yıl bu insanlar zarar ettiler. Zarar eden bir insan belli bir zamandan sonra ister istemez sektörden çıkıyor. Çıktıkları için ise üretim azalıyor, üretim azaldıkça da bu fiyatlara da etki ediyor. Bunun sonucu olarak kurban kesen sayısı da düşüyor’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Rakamlar çok düşük olduğu için bölgemizde ki üretici götürmüyor</strong></p>

<p>Et ve Süt Kurumu’nun açıkladığı fiyatları değerlendiren Türkman, ‘’Et ve Süt Kurumu, satılmayan kurbanlıkları alacağını söyledi. Toklu karkas etin kilogramını 410 liradan, kuyruksuz tokluyu ise 550 lirada alacağını duyurdu. Canlı hayvan kilogramı olarak hesapladığınızda 230 liraya denk geliyor. Bu rakamlar çok düşük olduğu için bölgemizde ki üretici götürmüyor. Çünkü bu rakamlar üreticiyi kurtarmaz’’ dedi. </p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Adem Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/ureticinin-yuzu-guldu</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 17:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/06/huseyin-haber-klasor/huseyin-2-haziran/osman-turkman.jpg" type="image/jpeg" length="84582"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘HEDEFİMİZ 40 BİN KİŞİYİ AĞIRLAMAK’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/hedefimiz-40-bin-kisiyi-agirlamak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/hedefimiz-40-bin-kisiyi-agirlamak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geleneksel bir hale gelen Tilkiler Köyü Festivali, bu yıl 5-6 ve 7 haziran tarihlerinde Kendir Ovası’nda kutlanacak. Geçen yıl 35 bin kişinin katılım sağladığı festivale bu yıl 40 bin kişinin katılması hedefleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Geleneksel bir hale gelen Tilkiler Köyü Festivali, bu yıl 5-6 ve 7 haziran tarihlerinde Kendir Ovası’nda kutlanacak. Geçen yıl 35 bin kişinin katılım sağladığı festivale bu yıl 40 bin kişinin katılması hedefleniyor.</p>

<p><strong>7’den 70’e herkesi festivalimize bekliyoruz</strong><br />
<br />
Tilkiler Köyü Eğitim Kültür Sağlık ve Dayanışma Derneği Başkanı Eren Ovayolu, ‘’Festivalimiz artık gelenekselleşmesinin yanı sıra bölgede hatta Türkiye’de tanınır bir düzeye geldi. Tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Bu sene hedefimiz 40 bin kişiyi ağırlamak. 7’den 70’e herkesi festivalimize bekliyoruz’’ çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>Katılımcılar için A’dan Z’ye her şey düşünüldü</strong></p>

<p>Bu yıl 10’uncusu düzenlenecek olan Tilkiler Köyü Festivali’nde sayılı günler kaldı. Kendi alanında sanatçıların türkülerini seslendireceği festivalde, resim sergisi de açılacak. Kendir Obası’nda 5-6 ve 7 haziran tarihlerinde düzenlenecek festivalde, katılımcılar için A’dan Z’ye her şey düşünüldü.</p>

<p><strong>Türkiye’ye hitap eder hale geldik</strong></p>

<p>‘Bu yıl 10. Tilkiler Köyü Festivalimizi gerçekleştireceğiz’ diyen Ovayolu, ‘’Festivalimizi her yıl düzenliyoruz. Dolayısıyla festivalimiz artık gelenekselleşti. Geçmiş yıllarda sadece Kahramanmaraş’a hitap ederken şimdi ise sadece bölgeye değil, aynı zamanda Türkiye’ye hitap eder hale geldik. Çünkü bölgemizin yanı sıra Türkiye’nin dört bir tarafından hatta Avrupa ülkelerinden bile katılım hemşerilerimiz bulunuyor. Bu da bizi çok mutlu ediyor’’ açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Festivalimiz aynı zamanda bir buluşma noktası</strong></p>

<p>5 Haziran tarihinde başlayacak olan festivalin 7 haziranda sona ereceğini sözlerine ekleyen Ovayolu, ‘’Dop dolu 3 gün sürecek olan festivalimizi her yıl olduğu gibi bu yılda Kendir Obasında gerçekleştireceğiz. Katılımcılar için A’dan Z’ye her şeyi düşündük. Birbirinden değerli sanatçılarımız türkülerini ve eserlerini seslendirecek. Geçen yıl 35 bin kişi katılım sağlamıştı ama bu sene ki hedefimiz 40 bin kişiye ulaşmak. Bu rakamı ilerleyen yıllarda daha da yükseltmeyi düşünüyoruz. Festivalimiz aynı zamanda bir buluşma noktası. Yani yıllardan beri birbirini görmeyenler, festival aracılığıyla hasret gideriyor’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Bizler büyük ve kocaman bir aileyiz</strong></p>

<p>Her zaman hemşerilerinin yanında olduklarını vurgulayan Ovayolu, ‘’Geçmişte olduğu gibi bugün ve yarında hemşerilerimizin yanında olacağız. Bizler büyük ve kocaman bir aileyiz. Festival gibi organizasyonlar birlik, beraberlik ve dayanışmayı artırıyor. Festival bizim için önemli lakin diğer taraftan eğitimde önceliklerimiz arasında yer alıyor. Yüzlerce öğrencilerimize burs vererek eğitimlerine bir nebzede olsa katkı sunmaya çalışıyoruz. Aynı zamanda köyümüzde bir okulumuzun da temellerini atmış bulunuyoruz’’ ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Meral Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/hedefimiz-40-bin-kisiyi-agirlamak</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 17:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/06/huseyin-haber-klasor/huseyin-2-haziran/tilkiler-festival.jpg" type="image/jpeg" length="13058"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘SON YILLARDAKİ EN CİDDİ ve KAPSAMLI YARGI REFORMU’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/son-yillardaki-en-ciddi-ve-kapsamli-yargi-reformu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/son-yillardaki-en-ciddi-ve-kapsamli-yargi-reformu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tutuklama tedbirlerinden ceza infaz sistemine, yargı süreçlerinin hızlanmasından aile hukukuna kadar hukuki anlamda birçok düzenlemeyi kapsayan 12. Yargı paketi ile ilgili çalışmalar sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tutuklama tedbirlerinden ceza infaz sistemine, yargı süreçlerinin hızlanmasından aile hukukuna kadar hukuki anlamda birçok düzenlemeyi kapsayan 12. Yargı paketi ile ilgili çalışmalar sürüyor.</p>

<p>12. yargı paketinin son yıllardaki en ciddi ve kapsamlı yargı paketi olduğunu belirten Av. Dr. Hakan Gencer, ‘’12. Yargı paketi, son yıllarda hukuk alanında getirilmeye çalışılan en kapsamlı yargı paketi olduğunu söylemem yanlış olmaz zannedersem. Özellikle aile hukukundan, infaz sistemine kadar çok geniş bir alanı etkileyecek kapsamlı yenilikler getiriyor’’ dedi.</p>

<p>Ülkemizde eleştirinin bir refleks haline geldiğini ifade eden Gencer, ‘’Getirdiği yeniliklerin yanında eleştiri konusu yapılan noktalar da bulunmaktaysa da maalesef ülkemizde sadece eleştiri yapmak bir refleks hâline gelmiştir. Önce getirdiği olumlu yönlerin takdir edilmesi ve eğer eleştiri yapılacaksa da yanında olması gereken çözümlerin belirtilmesi gerekir. Ancak bizde yapılan tek şeyin eleştiri olduğunu görmekteyiz’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Ayrışma modeliyle boşanma davasının sonuçlandırılması olumlu bir düşünce</strong></p>

<p>Ülkemizde boşanma davalarında arabuluculuğun kabul edilmesinin oldukça önemli bir gelişme olduğunu aktaran Gencer, ‘’Boşanma davalarının on yıllarca sürmemesi adına "Ayrıştırma Modeli" ile öncelikle boşanma davasının sonuçlandırılması olumlu bir düşüncedir. Süresiz nafakanın önlenmesine yönelik düzenlemeler, kısa süreli hapis cezalarında "yatarı yok" algısını kırmak için "cezanın belirli bir kısmının kapalı cezaevinde infaz edilmesi" (1/5 veya yüzde 10) kuralı, sosyal medyada sahte hesaplarla yapılan paylaşımların önüne geçmek için kimlik doğrulama zorunluluğunun gündeme alınması önemli’’ diye konuştu.</p>

<p><strong>Avukat zorunluluğunun getirilmesi faydalı gelişmeler</strong></p>

<p>Gencer, ‘’Yabancı devletler adına Türkiye'nin çıkarları aleyhine yürütülen faaliyetleri kapsayan ve kamuoyunda "Etki Ajanlığı" olarak bilinen yeni bir suç tipi ihdas edilmesi, tebligat süreçlerindeki gecikmeleri bitirmek için elektronik tebligat (UETS) yaygınlaştırılması, belirli bir miktar üzerindeki satışlarda dünyanın gelişmiş tüm ülkelerinde olduğu gibi avukat zorunluluğu getirilmesi faydalı gelişmelerdir’’ vurgusu yaptı.</p>

<p><strong>Yargılamaya getirilecek hız adaletin tecellisine mâni olmamalı</strong></p>

<p>Yargılamaya getirilecek hızın adaletin tecellisine mâni olmaması gerektiğine vurgu yapan Av. Dr. Gencer, ‘’Yakın zamanda şahit olunan bir davada, sonuçlandırılan dava sayısını artırmak için eksiklikleri bulunan bir dosyanın apar topar bitirilmeye çalışıldığı görülmüştür. Bu konuda nicelik değil niteliğin ön plana çıkarılması, çok sıkı bir puanlama sisteminin devreye alınması gerekmektedir. Hatta çok açık hatalarda, mahkemelerin objektifliklerini kaybettikleri hadiselerde hâkimlerin sorumluğunun yeniden getirilmesi, hâkimlerin daha verimli çalışmalarına, daha objektif olmalarına zemin hazırlayacaktır’’ değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Hukuk davalarında e-duruşmanın hayata geçirilmesi önemli</strong></p>

<p>Ceza davalarında avukatlar için SEKBİS’le katılmanın yanında hukuk davalarındaki gibi e-duruşma imkânını hayata geçirilmesinin önemine vurgu yapan Gencer, ‘’Ön inceleme dosyalarına da e-duruşma seçeneğinin getirilmesi, hukuk fakültelerine giriş puanının acil bir şekilde 50 bin ve altına düşürülmesi, baro imtihanlarını kazanamayan hukuk fakültesi mezunları için gelişmiş ülkelerdeki avukat yardımcılığı müessesenin getirilmesi, hâkimlerin doğum yeri ve çevresindeki il ve ilçelerde görev yapabilmeleri ile birinci bölge sayılan illerde görevlendirilebilmeleri için makul bir sürenin geçmesine yönelik kuralların acilen getirilmesi önem arz etmektedir’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Arabulucular için sayı sınırlamasının getirilmesi gerekmektedir</strong></p>

<p>Avrupa Birliğine uyum süreci ve Kopenhag Siyasi Kriterleri çerçevesinde, Türk yargı sisteminin uluslararası standartlara kavuşturulması amacıyla kurulan bölge adliye mahkemelerinin sanılanın aksine yargı sürecini oldukça uzattığını kaydeden Gencer, ‘’Yargıtaya gitmeden istinaf aşamasında kesinleşen kararların da Türkiye genelinde farklılıklar arz etmeye başlaması, adil yargılama ilkesini sarsmaktadır. Yargıtay daire sayılarının artırılarak bölge adliye mahkemelerinden vazgeçilmesi yargılama sürecini hızlanmasının yanında istinaf da verilen bölgelerarası karar farklılıklarının da önüne geçecektir. Son olarak avukat enflasyonu gibi arabuluculuk enflasyonunun oluşmaması adına, İngiltere ve diğer ülkelerde olduğu şekliyle, arabulucular için sayı sınırlamasının getirilmesi gerekmektedir’’ ifadelerini kullandı. </p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Adem Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/son-yillardaki-en-ciddi-ve-kapsamli-yargi-reformu</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 17:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/06/huseyin-haber-klasor/huseyin-1-haziran/ekran-resmi-2026-06-01-174901.png" type="image/jpeg" length="84789"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İNSANLAR SOKAĞA ÇIKMAYA KORKUYOR!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/insanlar-sokaga-cikmaya-korkuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/insanlar-sokaga-cikmaya-korkuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dönemlerde silahlı çatışmaların yaşandığı, iş yeri kurşunlamanın ve mahalle aralarında silah sıkmaların yaşandığı kentte insanlar sokaklara çıkmaya korkar hale geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Son dönemlerde silahlı çatışmaların yaşandığı, iş yeri kurşunlamanın ve mahalle aralarında silah sıkmaların yaşandığı kentte insanlar sokaklara çıkmaya korkar hale geldi.</p>

<p><strong>Toplumda ciddi bir güvensizlik hissi oluştu</strong></p>

<p>Son günlerde Gaziantep’te yaşanan silahlı çatışmalar, iş yeri baskınları ve şiddet nedeniyle toplumda ciddi bir güvensizlik hissinin oluştuğunu kaydeden Psikolog Zeynep Buse Yengil, ‘’İnsanlar dışarı çıkarken, çocuklarını okula gönderirken ya da günlük hayatını sürdürürken eskisine göre daha fazla kaygı hissedebiliyor’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Bir süre sonra silah, kavga ya da saldırıları sıradanlaşıyor</strong></p>

<p>Psikolojik açıdan incelendiğinde şiddetin sık görünür hale gelmesinin toplumun ruh halini doğrudan etkilediğini, çünkü insan zihninin sürekli maruz kaldığı şeylere zamanla alıştığını belirten Yengil, bir süre sonra silah, kavga ya da saldırı haberlerinin sıradanlaşmaya başladığının altını çizerken, asıl tehlikeli noktanın bu olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>Şiddetin normalleşmesi gençler üzerinde ciddi bir etki bırakabiliyor</strong></p>

<p>Şiddetin normalleşmesinin, özellikle gençler üzerinde çok ciddi bir etki bırakabildiğini söyleyen Yengil, ‘’Öfkenin bir çözüm yolu gibi görülmesi, insanların tahammül seviyesinin düşmesi ve en küçük tartışmalarda bile saldırgan davranışların ortaya çıkması aslında toplumsal bir yorgunluğun işareti. Son dönemlerde bu tarz olayların artmasının altında tek bir neden yok. Ekonomik baskılar, insanların giderek artan stres düzeyi, tahammülsüzlük, sosyal medyada şiddetin sürekli görünür olması ve bireylerin öfkesini sağlıklı şekilde ifade edememesi önemli etkenlerden bazıları’’ değerlendirmesini yaptı.</p>

<p><strong>Korkutma ya da kendini kabul ettirme çabası bireyleri şiddete yönlendiriyor</strong></p>

<p>‘İnsanlar kendini çaresiz, sıkışmış ya da değersiz hissettiğinde dürtüsel davranışlar daha fazla ortaya çıkabiliyor’ diyen Yengil, ‘’Toplumda “güçlü görünme”, korkutma ya da kendini kabul ettirme çabasının da bazı bireyleri şiddete yönlendirdiğini görüyoruz. Küçük tartışmaların bile kısa sürede büyümesi, insanların artık duygularını yönetmekte zorlandığını gösteriyor’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Günlük hayatın getirdiği yükler birçok insanın öfke kontrolünü zorlayabiliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaziantep gibi temposu yüksek, ekonomik ve sosyal yükü ağır şehirlerde insanların uzun süredir ciddi bir stres altında yaşadığını sözlerine ekleyen Yengil, ‘’Geçim kaygısı, yoğun çalışma hayatı, sosyal baskılar ve günlük hayatın getirdiği yükler birçok insanın öfke kontrolünü zorlayabiliyor. Tabii bu hiçbir şekilde şiddeti haklı göstermez ama yaşanan olayları sadece “asayiş sorunu” olarak değerlendirmek de eksik kalır. Çünkü toplumun psikolojik olarak da ciddi anlamda yorulduğunu görmek gerekiyor’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Toplum ruh sağlığını destekleyecek çalışmalar çok daha önemli hale geldi</strong></p>

<p>Psikolog Yengil, ‘’Özellikle çocukların ve gençlerin bu kadar fazla şiddet haberine maruz kalması ayrıca düşündürücü. Sürekli çatışma görüntüleri görmek, insanların birbirine karşı tahammülsüzlüğünü izlemek çocukların dünyasında “güvenli toplum” algısını zedeliyor. Bu nedenle sadece güvenlik önlemleri değil, toplum ruh sağlığını destekleyecek çalışmalar da artık çok daha önemli hale geldi’’ açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>En çok ihtiyaç duyduğumuz şey daha fazla öfke değil, daha fazla sağduyu</strong></p>

<p>Günümüzde en fazla ihtiyaç duyulanın sağduyu, iletişim ve psikolojik farkındalık olduğunu vurgulayan Psikolog Zeynep Buse Yengil, konuşmasını şöyle sonlandırdı: ‘’İnsanların kendini ifade edebildiği, destek alabildiği, öfkesini sağlıklı şekilde yönetebildiği bir toplumsal yapı oluşturulmadıkça bu gerginlik hali devam edecektir. Şiddetin arttığı toplumlarda insanlar yalnızca fiziksel olarak değil, psikolojik olarak da kendini güvende hissetmemeye başlar. Bu yüzden bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; daha fazla öfke değil, daha fazla sağduyu, iletişim ve psikolojik farkındalık gibi görünüyor.’’ </p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Leyla Aysun GÖKŞEN</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/insanlar-sokaga-cikmaya-korkuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 17:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/06/huseyin-haber-klasor/huseyin-1-haziran/psikolog-zeynep-yengil.JPG" type="image/jpeg" length="97447"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘HUBUBATTA HASTALIK RİSKİ ARTTI’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/hububatta-hastalik-riski-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/hububatta-hastalik-riski-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hububat hasadının başlaması gereken mayıs ayında bile yağışların devam etmesi çiftçileri endişelendirmeye başlattı. Aşırı yağışların tarımsal üretimi olumsuz etkilediğine dikkat çekilirken, hasada yaklaşan ürünlerde yatma, kök çürümesi ve mantar hastalıkları riskinin arttığının altı çizildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hububat hasadının başlaması gereken mayıs ayında bile yağışların devam etmesi çiftçileri endişelendirmeye başlattı. Aşırı yağışların tarımsal üretimi olumsuz etkilediğine dikkat çekilirken, hasada yaklaşan ürünlerde yatma, kök çürümesi ve mantar hastalıkları riskinin arttığının altı çizildi.</p>

<p><strong>Nemli kalan ürünlerde kalite kayıpları ortaya çıkabilir</strong></p>

<p>Bazı bölgelerde görülen aşırı ve uzun süreli yağışların tarımsal faaliyetleri olumsuz etkilediğini söyleyen Ziraat Mühendisi Karaca Bozgeyik, ‘’Tarlalara tarım makinelerinin girememesi nedeniyle hasatta gecikmeler yaşanırken, uzun süre nemli kalan ürünlerde kalite kayıpları ortaya çıkabilmektedir. Özellikle hububat ürünlerinde yatma, dane kararması ve mantar kaynaklı hastalık riski artmıştır.Sebze ve meyve bahçelerinde kalite kayıpları yaşanabileceği ihtimali vardır’’dedi.</p>

<p><strong>Aşırı yağışlar çiftçileri endişelendirdi</strong></p>

<p>Ocak ayında başlayan yağışlar mayıs ayında da sürdü. Ancak hububat hasadının yapılması gereken ay da bile halen yağışların olması çiftçileri tedirgin etti. Çünkü aşırı yağışlar sonrasında hasatta gecikmeler yaşandı, hububat ürünlerinde yatma, dane kararması ve mantar kaynaklı hastalık riski arttı.</p>

<p><strong>Yağışlar hem önemli fırsatlar sundu hem de riskleri beraberinde getirdi</strong></p>

<p>Mayıs ayında etkili olan yağışların, ülkemizin birçok bölgesinde tarımsal üretim açısından hem önemli fırsatlar hem de bazı riskleri beraberinde getirdiğini söyleyen Bozgeyik, ‘’Özellikle hububat, sebze ve meyve üretiminde yağışların miktarı, süresi ve bölgesel dağılımı ürün verimi üzerinde doğrudan etkili olmaktadır.Yeterli ve dengeli yağış alan bölgelerde toprak neminin artması; buğday, arpa, mısır ve pamuk başta olmak üzere birçok üründe gelişimi desteklemiş, sulama maliyetlerinin azalmasına katkı sağlamıştır’’ ifadelerine yer verdi.</p>

<p><strong>Dolu ve fırtına üreticilerin emeklerini tehdit eden unsurlar arasında yer aldı</strong></p>

<p>‘Yer yer meydana gelen dolu ve fırtına olayları da üreticilerimizin emeklerini tehdit eden unsurlar arasında yer almıştır’ diyen Bozgeyik, ‘’İklim değişikliğinin etkilerinin daha sık hissedildiği bu süreçte, tarımsal üretimin korunması adına erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi, üreticilerin desteklenmesi ve afetlere karşı koruyucu politikaların artırılması büyük önem taşımaktadır’’ önerisinde bulundu.</p>

<p><strong>Sebze ve meyvede çatlama ve çürüme gibi sorunlar ortaya çıkabilir</strong></p>

<p>Bozgeyik, ‘’Yoğun yağışlar, açık alanda yetiştirilen sebze ve meyvelerde çatlama, çürüme ve raf ömrünün kısalması gibi sorunlara yol açabilmektedir. Yağışla birlikte meydana gelen dolu ve fırtına olayları ise bazı üretim alanlarında doğrudan ürün kayıplarına neden olmuştur’’ değerlendirmesini yaptı.</p>

<p><strong>Tüm kurum ve kuruluşları gerekli hassasiyeti göstermeye davet ediyoruz</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ani yağışların şehir merkezinde su baskınları ve ulaşım aksaklıklarına yol açabileceğini, tarım alanlarında ise ürün kaybı ve toprak erozyonu riskini artırabileceğini sözlerine ekleyen Bozgeyik, çiftçinin emeğinin korunması ve sürdürülebilir tarımsal üretimin devamı adına tüm kurum ve kuruluşları gerekli hassasiyeti göstermeye davet etti. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Özer KARINCA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/hububatta-hastalik-riski-artti</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 17:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/06/huseyin-haber-klasor/huseyin-1-haziran/hububat-ilkhaber-1.jpg" type="image/jpeg" length="18610"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Yetkisiz veteriner tıbbi ürün satışı artık kontrol edilemez bir noktaya ulaştı’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/yetkisiz-veteriner-tibbi-urun-satisi-artik-kontrol-edilemez-bir-noktaya-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/yetkisiz-veteriner-tibbi-urun-satisi-artik-kontrol-edilemez-bir-noktaya-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep-Kilis Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Meltem Peri, yaptığı basın açıklamasında yetkisiz veteriner tıbbi ürün satışını besleyen hiçbir uygulamanın meşru olmadığının altını kalın harflerle çizdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep-Kilis Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Meltem Peri, yaptığı basın açıklamasında yetkisiz veteriner tıbbi ürün satışını besleyen hiçbir uygulamanın meşru olmadığının altını kalın harflerle çizdi.</p>

<p><strong>Hayvan sağlığını, halk sağlığını ve gıda güvenliğini tehdit etmektedir</strong></p>

<p>Ülkemizde yıllardır göz göre göre büyüyen yetkisiz veteriner tıbbi ürün satışı artık kontrol edilemez bir noktaya ulaştığını kaydeden Peri, ‘’İnternet siteleri, sosyal medya platformları, petshoplar, av bayileri ve hiçbir yetkisi bulunmayan kişi ya da işletmeler aracılığıyla sürdürülen bu yasa dışı durum; yalnızca veteriner hekimliği mesleğini değil, doğrudan hayvan sağlığını, halk sağlığını ve gıda güvenliğini tehdit etmektedir’’ açıklamasını yaptı..</p>

<p><strong>Tıbbi ürünler denetimsiz, izlenemez ve kayıt dışı dolaşıma sokuluyor</strong></p>

<p>Türkiye’de veteriner tıbbi ürünler denetimsiz, izlenemez ve kayıt dışı biçimde dolaşıma sokulduğunu ve antibiyotiklerden antiparaziterlere kadar birçok ürün kontrolsüz şekilde satışa sunulabildiğini ifade eden Peri, bu durumun yalnızca mevzuat ihlali değil aynı zamanda halk sağlığına karşı işlenen ciddi bir sorumsuzluk olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Mücadele mekanizması hayata geçirilmedi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ülkemizde veteriner tıbbi ürünlerin yetkisiz satışının açık şekilde yasaklandığını vurgulayan Peri, bu yasağın uygulanmasını sağlamanın, denetlemenin ve gerekli idari işlemleri tesis etme görevinin Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yetki ve sorumluluk alanında olduğunu ifade etti. ‘’Meslek örgütleri olarak yıllardır Tarım ve Orman Bakanlığı’na çözüm çağrısında bulunuyoruz. Defalarca uyardık; yetkisiz satışın önlenmesi için caydırıcı yaptırımlar gerektiğini, yetkisiz ilaç satışının yalnızca idari değil toplum sağlığını ilgilendiren yönüyle adli yaptırımlar kapsamında da değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdik.Ancak ne yazık ki bugüne kadar etkili ve sürdürülebilir bir mücadele mekanizması hayata geçirilmemiştir’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Asıl sorun mevcut yetkilerin etkin, kararlı ve sürekli biçimde kullanılmaması</strong></p>

<p>Peri, ‘’5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 8/A maddesi uyarınca; yaşam hakkının, genel sağlığın ve kamu düzeninin korunması amacıyla ilgili bakanlıkların talebi üzerine internet siteleri hakkında erişimin engellenmesi kararı verilebilmektedir. Bu noktada asıl sorun mevzuat eksikliği değil; mevcut yetkilerin etkin, kararlı ve sürekli biçimde kullanılmamasıdır’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Yetkisiz satışlar, sahte ürünlerin dolaşıma girmesini kolaylaştırıyor</strong></p>

<p>Veteriner tıbbi ürünler sıradan ticari ürünler olmadığını aktaran Başkan Peri, ‘’Bu ürünler canlı yaşamı ile doğrudan ilişkilidir. Yanlış kullanımın bedeli yalnızca ekonomik değildir; antibiyotik direncidir, hayvan kaybıdır, tedavi başarısızlığıdır, zoonotik risklerdir ve halk sağlığı krizidir. Mevzuata aykırı yetkisiz satışlar; sahte ürünlerin dolaşıma girmesini kolaylaştırmakta hem hayvan sağlığını hem de toplum sağlığını ciddi biçimde tehdit etmektedir’’ dedi.</p>

<p><strong>Karekod ve ürün takip uygulama hayata geçirilebilir</strong></p>

<p>İlaç firmalarının, bakanlık tarafından henüz zorunlu hale getirilmeyen karekod ve ürün takip uygulamalarını gönüllü olarak hayata geçirmelerinin mümkün olduğunu sözlerine ekleyen Peri, ‘’Ürünlerinin hangi kanallarda, kimler tarafından ve nasıl satıldığını takip etmek; etik üretim ve güvenli dağıtım anlayışının doğal bir gereğidir. Veteriner Hekim meslek örgütleri olarak “İzlenebilirlik konusunda çalışma yapan, çözüm iradesi ortaya koyan uygulamaları destekleme” kararlılığında olduğumuzu vurguluyoruz. Çünkü tarafsızlık artık çözüm değil; sorunun parçası haline gelmektir’’ değerlendirmesini yaptı.</p>

<p><strong>Meslektaşlarımız ortak, kararlı ve tavizsiz bir duruş sergilemeli</strong></p>

<p>Gaziantep-Kilis Tabip Odası Başkanı Meltem Peri, konuşmasını şu kelimelerle sonlandırdı: ‘’İzlenebilirlik konusunda adım atmayan işletmelerle aynı yerde bulunmayacak, ürünlerinin kontrolsüz dolaşımına sessiz kalan firmalara karşı mesafemizi de açık biçimde ortaya koyacağız. Mesleki dayanışmayı, hayvan sağlığı ve refahını, halk sağlığını ve etik sorumluluğu yok sayan anlayışın karşısında duracağız.Veteriner tıbbi ürünler yalnızca mevzuata uygun, kayıtlı ve denetlenebilir kanallar üzerinden temin edilmeli; meslektaşlarımız bu konuda ortak, kararlı ve tavizsiz bir duruş sergilemelidir.’’ </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Meral Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/yetkisiz-veteriner-tibbi-urun-satisi-artik-kontrol-edilemez-bir-noktaya-ulasti</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 17:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/06/huseyin-haber-klasor/huseyin-1-haziran/meltem-peri-1.jpg" type="image/jpeg" length="86012"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Az miktarda kaygı performansı artırabilir’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/az-miktarda-kaygi-performansi-artirabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/az-miktarda-kaygi-performansi-artirabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları Bölümü'nden Uzman Doktor Özge Çelik Büyükceran, sınav döneminde öğrenci ve ailelere uyarıda bulunarak "Az miktarda kaygı performansı artırabilir. Ancak kaygı çok yükseldiğinde dikkat dağınıklığı, unutkanlık, uykusuzluk ve motivasyon kaybı gibi sorunlar ortaya çıkabilir" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sınav döneminin gelmesiyle birlikte öğrenciler üzerindeki baskı giderek artıyor. Uzmanlar, sınav kaygısının doğru yönetilmediğinde performansı olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarıyor. Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları Bölümü'nden Uzman Doktor Özge Çelik Büyükceran, sınav kaygısının normal sınırlar içinde kaldığında faydalı olabileceğini, aşıldığında ise ciddi sorunlara yol açabileceğini vurgulayarak değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Uzman Doktor Özge Çelik Büyükceran, sınav kaygısının beynin doğal bir tepkisi olduğunu belirterek, "Az miktarda kaygı performansı artırabilir. Ancak kaygı çok yükseldiğinde dikkat dağınıklığı, unutkanlık, uykusuzluk ve motivasyon kaybı gibi sorunlar ortaya çıkabilir" diye konuştu.</p>

<p>Kaygının sınavı bir öğrenme deneyimi değil, kişisel değerin ölçütü olarak algılandığında zararlı bir hal aldığının altını çizen Büyükceran, bu noktada ailelerin tutumunun belirleyici rol oynadığını söyledi.</p>

<p></p>

<p>Çocuğa karşı doğru</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ifadeler çok önemli</p>

<p></p>

<p>Ailelerin sıkça yaptığı hatalardan birinin çocuğu yalnızca sonuç üzerinden değerlendirmek olduğunu dile getiren Büyükceran, "Kaç net yaptın?' yerine 'Çalışma düzenini koruyabildin mi?' ya da 'Elinden geleni yapabildin mi?' gibi ifadeler çocuk üzerinde çok daha sağlıklı bir etki oluşturur" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Çocuğun ortaya koyduğu çabayı fark edip desteklemenin özgüven ve iç motivasyonu güçlendirdiğini vurgulayan uzman, baskıcı tutum yerine teşvik edici bir yaklaşımın önemini bir kez daha altını çizdi.</p>

<p></p>

<p>"Sınav öncesinde birkaç dakika</p>

<p>kontrollü nefes almak da</p>

<p>oldukça etkili olabilir"</p>

<p></p>

<p>Kaygıyla başa çıkmak için uygulanabilecek somut yöntemlere değinen Büyükceran, "Son gece yoğun çalışmak yerine planlı ve sürdürülebilir bir program oluşturmak kaygıyı ciddi ölçüde azaltır. Sınav öncesinde birkaç dakika kontrollü nefes almak da oldukça etkili olabilir" şeklinde konuştu.</p>

<p>Uyku, beslenme ve kısa molaların zihinsel performans için kritik öneme sahip olduğunu hatırlatan uzman, öğrencilerin kendilerini dinlenmekle de desteklemeleri gerektiğini sözlerine ekledi.</p>

<p></p>

<p>"Profesyonel destek</p>

<p>alınması faydalı olabilir"</p>

<p></p>

<p>Özge Çelik Büyükceran, aynı zamanda şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Kaygı hali günlük işlevselliği bozuyor ve uzun süre devam ediyorsa profesyonel destek alınması faydalı olabilir. Bazen bu belirtiler yalnızca sınav baskısıyla değil, altta yatan farklı psikolojik süreçlerle de ilişkili olabilir."</p>

<p>Büyükceran, sınav sürecinin daha sağlıklı geçirilebilmesi için öğrencilerin kendilerine zaman tanımaları, mükemmel olmak zorunda olmadıklarını hatırlamaları ve sürece güvenmeleri gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/az-miktarda-kaygi-performansi-artirabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 16:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/06/haber/haziran/2-hairan/s-i-n-a-v3.jpg" type="image/jpeg" length="60358"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Kulakta kalan suyun temizlenmesi gerekiyor’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kulakta-kalan-suyun-temizlenmesi-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kulakta-kalan-suyun-temizlenmesi-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında deniz ve havuz kullanımının artmasıyla kulakta su kalması ve nemli ortamların etkisiyle 'yüzücü kulağı' olarak bilinen dış kulak yolu enfeksiyonlarında artış yaşandığını belirten Prof. Dr. Cenk Evren, bu dönemde kulak sağlığına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yaz aylarında deniz ve havuz kullanımının artmasıyla dış kulak yolu enfeksiyonlarında da gözle görülür bir yükseliş yaşanıyor. Halk arasında ‘yüzücü kulağı' olarak bilinen otitis eksterna, özellikle sıcak ve nemli ortamların etkisiyle daha sık ortaya çıkıyor. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Cenk Evren, kulakta uzun süre su kalmasının ve dış kulak yolunun tahriş edilmesinin enfeksiyon riskini artırabileceğini belirterek yaz aylarında kulak sağlığına dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p></p>

<p>Şiddetli kulak ağrısı ilk</p>

<p>belirtilerden biri olabilir</p>

<p></p>

<p>Yüzücü kulağında belirtilerin genellikle hafif kaşıntı ve rahatsızlık hissiyle başladığını belirten Prof. Dr. Cenk Evren, "Enfeksiyon ilerledikçe kulak ağrı belirgin şekilde artıyor. Kulak kepçesinin çekilmesi veya kulak önündeki kıkırdak bölgeye basılmasıyla ağrı hissedilmesi önemli bulgulardandır. Kulakta dolgunluk hissi, işitmede azalma ve akıntı da görülebilir. İleri vakalarda ağrı yüz ve boyun bölgesine yayılır. Ateş ve lenf bezlerinde şişlik gibi belirtileri de tabloya eşlik eder. Bazı hastalarda ağrı özellikle gece saatlerinde belirgin şekilde artmaktadır. Kulak kanalındaki ödem nedeniyle geçici işitme azalması da görülebiliyor. Bu belirtilerin ortaya çıkması durumunda vakit kaybetmeden değerlendirme yapılması önemlidir" dedi.</p>

<p></p>

<p>Şeker hastaları daha fazla</p>

<p>risk altında bulunuyor</p>

<p></p>

<p>Şeker hastaları, işitme cihazı kullananlar ve dış kulak yolu cildinde egzama veya sedef hastalığı bulunan bireylerde riskin daha yüksek olabileceğini belirten Prof. Dr. Cenk Evren, "Bu kişiler özellikle yaz aylarında kulak sağlığı konusunda daha dikkatli olmalıdırlar. Kulak kanalının sık temizlenmesi veya sert cisimlerle karıştırılması enfeksiyon gelişimini kolaylaştırır. Kulak kiri sanılanın aksine koruyucu bir görev üstlenir. Ayrıca dalış sporlarıyla uğraşanlar, uzun süre kulaklık kullananlar ve nemli çalışma ortamlarında bulunan kişilerde de dış kulak yolu enfeksiyonları daha sık görülebiliyor. Risk grubunda bulunan bireyler kulaklarında gelişen şikâyetleri göz ardı etmemelidir" şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>Belirtiler azalsa bile</p>

<p>tedaviye devam edilmeli</p>

<p></p>

<p>Dış kulak yolu enfeksiyonlarında tedavinin enfeksiyonun şiddetine göre planlandığını belirten Prof. Dr. Cenk Evren, "Kulak kanalının temizlenmesi ve uygun kulak damlalarının kullanılması tedavinin temelini oluşturur. Bazı durumlarda ağrı kesici tedaviler veya ağızdan kullanılan ilaçlar da gerekebilir. Kulak kanalında belirgin şişlik gelişen hastalarda ilaçların etkili şekilde uygulanabilmesi için özel uygulamalardan yararlanılıyor. Tedavi sürecinde ilaçların önerilen süre boyunca düzenli kullanılması çok önemlidir. Belirtiler azalsa bile tedavinin erken bırakılmamalıdır. Enfeksiyonun kontrol altına alınabilmesi için kulağın kuru tutulmasının da tedavinin önemli bir parçasıdır" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Kulak sağlığını korumak</p>

<p>için bu hatalardan kaçının</p>

<p></p>

<p>Yaz aylarında dış kulak yolu enfeksiyonlarından korunmak için bazı basit önlemlerin önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Cenk Evren, "Yüzme veya duş sonrasında kulakta kalan suyun uzaklaştırılması gerekiyor. Kulak kanalına pamuklu çubuk, toka veya benzeri cisimlerin kesinlikle sokulmaması gerekiyor. Enfeksiyon döneminde kulak kuru tutulmalıdır. Özellikle yüzme sonrasında başın yana eğilerek kulakta kalan suyun boşaltılması faydalıdır. Kulaklar temiz bir havlu ile nazik şekilde kurulanmalıdır. Kulak ağrısı, akıntı veya işitme azalması gibi belirtiler ortaya çıktığında vakit kaybetmeden bir Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurulması gerekir" şeklinde sözlerini sonlandırdı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kulakta-kalan-suyun-temizlenmesi-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 16:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/06/haber/haziran/2-hairan/yuzme-veya-dus-sonrasinda-kulakta-kalan-suyun-temizlenmesi-gerekiyor-1.jpg" type="image/jpeg" length="80647"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Her 100 çocuktan 3'ü skolyoz riski taşıyor!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/her-100-cocuktan-3u-skolyoz-riski-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/her-100-cocuktan-3u-skolyoz-riski-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Omurganın yana doğru eğrilmesiyle ortaya çıkan skolyoz, çoğu zaman ağrıya neden olmadığı için geç fark ediliyor. Ergenlik döneminde daha sık görülen hastalığın kız çocuklarında ilerleme riski daha yüksek seyrediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Prof. Dr. Mehmet Aydoğan, “1-30 Haziran Skolyoz Farkındalık Ayı” kapsamında erken tanının tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığına dikkat çekti.</p>

<p>Dünyada milyonlarca çocuğu etkileyen skolyoz, çoğu zaman ağrıya neden olmadığı için geç fark ediliyor. Omurganın yana doğru eğrilmesi ve kendi ekseni etrafında dönmesiyle ortaya çıkan skolyoz, büyüme çağındaki çocuklarda sık görülüyor. Hastalığın erken dönemde farkedilmesi çocukların başarılı bir şekilde tedavi edilmesinin önünü açıyor. Omurga cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Mehmet Aydoğan, "1-30 Haziran Skolyoz Farkındalık Ayı" kapsamında ergenlik döneminde daha sık görülen skolyozun nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>

<p></p>

<p>Skolyoz kız çocuklarını</p>

<p>daha fazla etkiliyor</p>

<p></p>

<p>Prof. Dr. Mehmet Aydoğan "Bir omzun diğerinden daha yüksek görünmesi, kürek kemiklerinden birinin belirginleşmesi, bel çukurlarında asimetri veya öne eğilme sırasında sırtta kabarıklık oluşması skolyozun ilk işaretleri olabilir. Bu belirtiler görüldüğünde mutlaka bir omurga uzmanına başvurulmalıdır. Toplumda sanıldığından daha sık görülen skolyoz, özellikle ergenlik döneminde ortaya çıkar. Skolyozun ilerleme riski kız çocuklarında erkek çocuklarına göre daha yüksektir" dedi.</p>

<p></p>

<p>Belirti vermeden ilerleyen</p>

<p>skolyozu ayna karşısında</p>

<p>farkedebilirsiniz</p>

<p></p>

<p>Skolyoz çoğu zaman sessiz ilerleyen bir omurga hastalığı olduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Aydoğan "Çocuk ağrı hissetmediği için aileleri durumu fark edilmeyebilir. Aileler evde çocuklarına uygulayacağı basit ayna kontrolüyle bu rahatsızlığı erken tespit edebilir. Şöyle ki çocuk ayakta öne doğru eğildiğinde sırtın bir tarafında diğerine göre belirgin bir yükseklik veya çıkıntı görülüyorsa skolyoz açısından değerlendirme yapılması ve en kısa zamanda alanında uzman bir hekime kontrole götürülmelidir. Çünkü skolyozda erken tanı, tedavi başarısını önemli ölçüde artırmaktadır. Erken tanı sayesinde birçok hastada korse ve egzersiz gibi yöntemlerle başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir" açıklaması yaptı.</p>

<p></p>

<p>Skolyoz tedavisinde yeni</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>dönem: Hem düz hem</p>

<p>hareketli omurga</p>

<p></p>

<p>Prof. Dr. Mehmet Aydoğan "Skolyoz tedavisi kişiye özel planlanmalıdır. Çünkü eğriliğin derecesi, hastanın yaşı ve büyüme potansiyelinin tedavi seçiminde önemli rol oynar. Son yıllarda gelişen teknolojiler sayesinde uygun hasta grubunda hareket koruyucu cerrahi yöntemler uygulanabilmektedir. "İpli skolyoz ameliyatı", "füzyonsuz skolyoz cerrahisi" veya "gerdirme yöntemi" olarak da bilinen Vertebral Body Tethering (VBT) tekniğinin önemli bir seçenek haline geldi. Geleneksel skolyoz ameliyatlarında omurganın ilgili bölümü düzeltilerek sabitlenir. VBT yönteminde ise omurganın büyüme potansiyelinden yararlanılarak eğriliğin zaman içinde düzelmesi hedeflenir. Böylece uygun hastalarda hem eğrilik kontrol altına alınabilir hem de omurganın hareket kabiliyeti korunabilir" dedi.</p>

<p></p>

<p>Doğru hasta seçimi tedavi</p>

<p>başarısını artırıyor</p>

<p></p>

<p>Prof. Dr. Mehmet Aydoğan "VBT yöntemi özellikle büyümesi devam eden ve belirli özelliklere sahip skolyoz hastası çocuklarda başarılı sonuçlar elde edilmesini sağlamaktadır. Hastanın yaşı, kemik olgunluğu, eğriliğin tipi ve derecesi ayrıntılı şekilde değerlendirilmelidir. Uygun hasta seçimi bu tedavinin başarısında en önemli faktördür. Skolyoz erken dönemde çoğu zaman ağrıya neden olmadığı için gözden kaçabir. Bu nedenle özellikle 10-16 yaş arasındaki çocukların yılda en az bir kez mutlaka omurga muayenesinden geçirilmesini gerekir. Böylece erken tanı sayesinde birçok çocuk daha tedavilerle ameliyat olmadan sağlıklı bir büyüme ve geleceğe kavuşabilmektedir" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/her-100-cocuktan-3u-skolyoz-riski-tasiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/06/haber/haziran/2-hairan/her-100-cocuktan-3u-skolyoz-riski-tasiyor2.jpg" type="image/jpeg" length="42890"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[6 madde Meclis gündeminde!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/6-madde-meclis-gundeminde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/6-madde-meclis-gundeminde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şahinbey Belediyesi Haziran ayı olağan meclis toplantısının 1.oturumu Şahinbey Belediyesi Meclis Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, başkanlığında yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şahinbey Belediye Meclisi Haziran ayı ilk oturumu, yapılan yoklamanın ardından bir önceki birleşime dair meclis tutanak özetlerinin oylanmasıyla devam etti. Gündeme alınan 6 maddenin 4’ü İmar ve Bayındırlık Komisyonu’na, 1’si Plan Bütçe Komisyonuna, 1 madde hem Plan Bütçe Komisyonuna hem de Çevre Temizlik Komisyonuna havale edilirken 1 madde ise gündem dışı olarak oy birliği ile gündeme alınıp Tarife Bütçe Komisyonuna havale edildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şahinbey Belediye Meclisi Haziran ayı 2. oturum toplantısını 04 Haziran 2026 Perşembe günü saat 16.00'da yapılmak üzere birinci oturuma son verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/6-madde-meclis-gundeminde</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 16:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/06/haber/haziran/2-hairan/gundeme-alinan-6-madde-mecliste4.jpg" type="image/jpeg" length="54817"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kamyonetle motosiklet çarpıştı]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kamyonetle-motosiklet-carpisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kamyonetle-motosiklet-carpisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'in Yavuzeli ilçesinde kamyonet ile çarpışan motosikletin sürücüsü yaralandı.
Kaza, Gaziantep-Adıyaman karayolu üzeri Yavuzeli ilçe merkezinde meydana geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre, Adıyaman istikametinden Gaziantep yönüne seyir halindeki Mahmut Hasan A. yönetimindeki 02 AFY 917 plakalı kamyonet, tali yoldan anayola çıkarak karşıya geçmek isteyen Mahmut B.'nin kullandığı 27 ASU 356 plakalı 3 tekerlekli motosikletle çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle savrulup devrilen motosikletin sürücüsü Mahmut B. yaralandı. Olay yerine sevk edilen 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan yaralı, ambulansla Gaziantep kent merkezindeki bir hastaneye kaldırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kamyonetle-motosiklet-carpisti</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/06/haber/haziran/2-hairan/kamyonetle-motosiklet-carpisti3.jpg" type="image/jpeg" length="58928"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Ekipler zorlu arazi şartlarında sıkıntı yaşıyor’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/ekipler-zorlu-arazi-sartlarinda-sikinti-yasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/ekipler-zorlu-arazi-sartlarinda-sikinti-yasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'in Araban ilçesi Hasanoğlu ve Sarıtepe mahallelerinde yaşayan vatandaşlar, bölgede bulunan ormanlık alanda yaz aylarında sık sık yangın olayları meydana geldiğini belirterek tedbir amaçlı arazi yolları yapılmasını istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Araban ilçesine bağlı kırsal Hasanoğlu ve Sarıtepe mahallelerinde yaşayan vatandaşlar, yaz aylarında bölgedeki ormanlık alanda sık sık yangın çıktığını belirtti. Yaşanan yangınlar sonrası ekiplerin zorlu arazi şartlarında sıkıntı yaşadığını söyleyen vatandaşlar, orman kanunu kapsamında ormanlık alanlarda yangınla mücadele amacıyla gerekli yolların açılması gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vatandaşlar, Hasanoğlu ile Sarıtepe mahalleleri arasındaki ormanlık alanda meydana gelebilecek yangınlara hızlı müdahale edilebilmesi için yangın emniyet yolunun büyük önem taşıdığını söyleyerek yetkililerden bölgede gerekli yolun bir an önce açılmasını talep etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/ekipler-zorlu-arazi-sartlarinda-sikinti-yasiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 16:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/06/haber/haziran/2-hairan/ekran-resmi-2026-06-01-160936-1.png" type="image/jpeg" length="74078"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Gençler tarihini yerinde öğrenecek’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/gencler-tarihini-yerinde-ogrenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/gencler-tarihini-yerinde-ogrenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’ın, kendisini makamında ziyaret eden Süleyman Şah Anadolu Lisesi öğrencilerine verdiği Ankara gezisi sözü yerine getirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Başkent’i görme fırsatı bulan öğrenciler, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna tanıklık eden tarihi mekanları ziyaret ederek unutulmaz bir deneyim yaşadı.</p>

<p>Şehitkamil Belediyesi tarafından organize edilen gezi programı kapsamında öğrenciler, Cumhuriyet tarihinin en önemli noktalarını yakından görme imkanı buldu. Başta Anıtkabir olmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi, 1. Meclis Binası ve Ankara’nın tarihi ve kültürel mekanlarını gezen gençler, hem eğitici hem de anlamlı bir gün geçirdi.</p>

<p></p>

<p>Anıtkabir’de duygu dolu anlar</p>

<p></p>

<p>Gezi programının ilk durağı Anıtkabir oldu. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgahında ziyaret etti. Ardından Kurtuluş Savaşı Müzesi ve Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi’ni de gezen öğrenciler, Cumhuriyet’in kuruluş sürecine ilişkin önemli bilgiler edindi. Anıtkabir ziyareti sırasında duygusal anlar yaşayan gençler, Türkiye Cumhuriyeti’nin hangi zorluklar altında kurulduğunu yerinde görmenin kendileri için çok anlamlı olduğunu ifade etti.</p>

<p></p>

<p>Demokrasinin kalbinde tarih dersi</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Program kapsamında öğrenciler, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni de ziyaret etti. Türkiye’nin yasama faaliyetlerinin yürütüldüğü Meclis’i yakından inceleme fırsatı bulan öğrenciler, devletin işleyişi ve demokrasi kültürü hakkında bilgi aldı. Daha sonra Kurtuluş Savaşı yıllarında milli mücadelenin karargahı olan 1. Türkiye Büyük Millet Meclisi Binası’nı gezen öğrenciler, Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı tarihi atmosferi yerinde yaşadı. Rehberler eşliğinde gerçekleştirilen ziyaretlerde gençlere dönemin şartları ve milli mücadele süreci anlatıldı.</p>

<p></p>

<p>Hem gezdiler hem öğrendiler</p>

<p></p>

<p>Ankara’nın tarihi ve kültürel noktalarını da gezen öğrenciler, gün boyunca hem eğlendi hem de önemli kazanımlar elde etti. Öğrenciler, ilk kez Ankara’yı görmenin heyecanını yaşadıklarını belirterek kendilerine bu imkanı sunan Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’a teşekkür etti.</p>

<p></p>

<p>Gençlerimize verdiğimiz</p>

<p>her sözü tutuyoruz</p>

<p></p>

<p>Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, gençlerin eğitimine ve kişisel gelişimine katkı sağlayacak projelere büyük önem verdiklerini belirterek, “Bir süre önce belediyemizde misafir ettiğimiz öğrencilerimize Ankara gezisi sözü vermiştik. Bugün o sözümüzü yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Gençlerimizin ülkemizin tarihini yerinde görmelerini, Cumhuriyetimizin hangi fedakarlıklarla kurulduğunu daha iyi anlamalarını istiyoruz. Anıtkabir’i, Meclis’i ve Cumhuriyet tarihimizin önemli mekanlarını ziyaret eden gençlerimizin bu geziden önemli kazanımlarla döndüğüne inanıyorum. Şehitkamil’de gençlerimizin yanında olmaya, onların eğitimine, kültürel ve sosyal gelişimine katkı sunmaya devam edeceğiz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/gencler-tarihini-yerinde-ogrenecek</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 15:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/06/haber/haziran/2-hairan/gencler-tarihini-yerinde-ogrenecek1.jpg" type="image/jpeg" length="83159"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zeytin fidanları toprakla buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/zeytin-fidanlari-toprakla-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/zeytin-fidanlari-toprakla-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Nurdağı Meslek Yüksekokulu öğrencileri ve personeli tarafından bin zeytin fidanı dikildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çevre bilincini artırmak ve doğaya katkı sunmak amacıyla gerçekleştirilen etkinlikte öğrenciler ve personel, bin zeytin fidanını toprakla buluşturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlik kapsamında dikilen zeytin fidanlarının büyüyerek bölgenin yeşil dokusuna katkı sağlaması ve gelecek nesillere kalıcı bir değer olarak bırakılması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/zeytin-fidanlari-toprakla-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 15:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/06/haber/haziran/2-hairan/zeytin-fidanlari-toprakla-bulusuyor2.jpg" type="image/jpeg" length="69996"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Kuyruk sokumu ağrıları çoğu zaman gözden kaçıyor’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kuyruk-sokumu-agrilari-cogu-zaman-gozden-kaciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kuyruk-sokumu-agrilari-cogu-zaman-gozden-kaciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, kuyruk sokumu kaynaklı ağrıların sanıldığından daha sık görüldüğünü ancak çoğu zaman gözden kaçabildiğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, kuyruk sokumu kaynaklı ağrılarla ilgili açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Koca, "Bel ağrısı, kalça ağrısı ve bacağa yayılan ağrı şikayetleri çoğu zaman bel fıtığı ile ilişkilendirilse de bazı hastalarda ağrının kaynağı kuyruk sokumu bölgesi olabiliyor. Özellikle uzun süre oturmakla artan, oturulan yerden kalkarken şiddetlenen ve günlük yaşamı zorlaştıran ağrılar, "koksidini" olarak adlandırılan kuyruk sokumu ağrısına işaret edebiliyor" dedi.</p>

<p></p>

<p>"Her bel ve bacak ağrısı</p>

<p>bel fıtığı değildir"</p>

<p></p>

<p>Prof. Dr. İrfan Koca, "Kuyruk sokumu bölgesindeki sorunlar yalnızca lokal ağrıya neden olmaz, ağrı kalçaya, bele ve hatta bacağa yayılabilir, bazı hastalarda uyuşma hissine de yol açabilir. Bel fıtıklarında da benzer belirtilerin görülmesi nedeniyle bazı hastalara yanlışlıkla bel fıtığı tanısı konulabilmekte, bu durum yanlış tedavi uygulamalarına ve gereksiz girişimlere neden olabilmektedir. Özellikle oturmakla belirgin şekilde artan, oturulan yerden kalkarken şiddetlenen ve kuyruk sokumu üzerine yük binmesiyle artan ağrılarda bu bölge mutlaka değerlendirilmelidir. Bazı hastalar yıllarca farklı tanılarla takip edilirken asıl problemin kuyruk sokumundan kaynaklandığı görülebilmektedir" dedi.</p>

<p></p>

<p>"Travmalar yıllar sonra</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>bile etkisini gösterebilir"</p>

<p></p>

<p>Prof. Dr. İrfan Koca, "Kuyruk sokumu ağrılarının en sık nedenleri arasında düşmeler, trafik kazaları, doğum travmaları, uzun süreli masa başı çalışma ve tekrarlayan mikrotravmalar yer alıyor. Bazı kişiler yaşadıkları düşmeyi yıllar sonra hatırlamasalar bile bu travmalar ilerleyen dönemde kronik ağrıya neden olabiliyor. Uzmanlar, özellikle sert zeminde oturamama, uzun süre oturduktan sonra ağrının belirginleşmesi, oturulan yerden kalkarken zorlanma ve kuyruk sokumu bölgesinde hassasiyet oluşmasının önemli belirtiler arasında yer alıyor. Kuyruk sokumu kaynaklı ağrılarda, özellikle uzun süredir devam eden vakalarda klasik tedavi yaklaşımları, fizik tedavi uygulamaları ve ilaç tedavileri her zaman yeterli düzeyde fayda sağlamayabiliyor. Bu nedenle ağrının kaynağının doğru belirlenmesi ve kişiye özel tedavi planlanması büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu.</p>

<p>Prof. Dr. İrfan Koca, "Kuyruk sokumu ağrılarında yalnızca ağrılı bölgeye odaklanmak yeterli değildir. Pelvisin biyomekaniği, bağ dokuları, kas sistemi, fasiyal yapılar ve sinir sistemi birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle bütüncül yaklaşımlar tedavinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Tedavide hastanın klinik durumuna göre, Manuel terapi uygulamaları, Nöral terapi, Proloterapi, Nokta atışı enjeksiyon tedavileri, Miyofasyal gevşetme yöntemleri, Kişiye özel egzersiz programları, Postür ve oturma alışkanlıklarının düzenlenmesi gibi yöntemlerden yararlanılabilmektedir. Amaç yalnızca ağrıyı geçici olarak baskılamak değil, ağrıya neden olan mekanik ve fonksiyonel problemlerin düzeltilmesidir. Kuyruk sokumu kaynaklı ağrılar yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilmekte, oturma konforunu bozabilmekte ve günlük aktiviteleri kısıtlayabilmektedir. Bel, kalça veya bacağa yayılan ağrının kaynağı her zaman omurgada olmayabilir. Doğru değerlendirme ve uygun tedavi planlaması ile birçok hastada başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir. Bu nedenle uzun süredir devam eden şikâyetlerin ihmal edilmemesi gerekir. Bel ve bacak ağrılarının nedeni her zaman bel fıtığı olmayabilir. Özellikle oturmakla artan ağrılarda kuyruk sokumu bölgesinin de değerlendirilmesi, doğru tanı ve tedavi açısından büyük önem taşımaktadır" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kuyruk-sokumu-agrilari-cogu-zaman-gozden-kaciyor</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/06/haber/haziran/2-hairan/kuyruk-sokumu-agrilari-cogu-zaman-gozden-kaciyor.jpg" type="image/jpeg" length="18882"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Köklerimizden aldığımız güçle bağlarımızı kuvvetlendireceğiz’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/koklerimizden-aldigimiz-gucle-baglarimizi-kuvvetlendirecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/koklerimizden-aldigimiz-gucle-baglarimizi-kuvvetlendirecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nizip Belediyesi ve Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu (TGGF) iş birliğiyle bu yıl ikincisi düzenlenen "Nizip Belediyesi Geleneksel Aşırtmalı Aba Güreşleri" sporseverlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Nizip eski Stadyumu'nda kurulan er meydanında sabah saatlerinde başlayan müsabakalara, çevre il ve ilçelerden çok sayıda sporcu ve güreşsever katıldı.</p>

<p>Gün boyu süren organizasyonda pehlivanlar, "Altın Kemer" ödülünü kazanabilmek için kıyasıya mücadele etti. Kıran kırana geçen mücadelelerin ardından başpehlivanlık unvanının ve altın kemerin sahibi Barış Güngör oldu.</p>

<p>​Nizip Belediye Başkanı Ali Doğan, sabahın ilk saatlerinden itibaren alandaki yerini alarak müsabakaları sonuna kadar ilgiyle takip etti. Renkli görüntülerin sahne olduğu şölende, Nizip Belediyesi tarafından organizasyona katılan tüm vatandaşlara ve sporculara yemek, çay ve su ikramında bulunuldu.</p>

<p> ​Müsabakaların ardından organizasyona ilişkin açıklamalarda bulunan Nizip Belediye Başkanı Ali Doğan, er meydanının yiğitlik, centilmenlik ve dostluğun buluştuğu bir şölene dönüştüğünü vurguladı.</p>

<p></p>

<p>Nizip’e yakışır bir organizasyona imza attıklarını belirten Başkan Doğan, şunları kaydetti:</p>

<p>​"Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu iş birliğiyle ikincisini gerçekleştirdiğimiz Geleneksel Aşırtmalı Aba Güreşleri’ni, Nizip’e yakışır bir şölenle tamamladık. Er meydanını yiğitlik ve dostlukla dolduran tüm pehlivanlarımızı tebrik ediyorum. Bu büyük organizasyonda emeği geçen TGGF Başkanı Sn. İbrahim Türkiş’e, Başkan Vekili Sn. Şahin Opur ve yönetimine, Tertip Komitesi Başkanı Fatih Davut Kekçe’ye ve tüm sponsorlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Güreş Ağalığı görevini üstlenerek geleneğimizi yaşatan Belediye Meclis Üyemiz ve Nizip Beton Yönetim Kurulu Başkanı, değerli yol arkadaşım Sn. İsmail Batu’ya ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Köklerimizden aldığımız güçle, birlik ve beraberlik içinde bağlarımızı daha da kuvvetlendireceğiz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>​Nizip İlçe Kaymakamı Osman Uğurlu ise bu tür etkinlikleri önemsediğini ifade ederek, Nizip Belediye Başkanı Ali Doğan ve ekibine teşekkür etti.</p>

<p>​Büyük bir coşkuyla tamamlanan geleneksel spor etkinliği, dereceye giren pehlivanlara madalya ve ödüllerinin takdim edilmesinin ardından sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/koklerimizden-aldigimiz-gucle-baglarimizi-kuvvetlendirecegiz</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/06/haber/haziran/2-hairan/koklerimizden-aldigimiz-gucle-baglarimizi-kuvvetlendirecegiz5.jpg" type="image/jpeg" length="32426"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Güneşin en yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmayın’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/gunesin-en-yogun-oldugu-saatlerde-disari-cikmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/gunesin-en-yogun-oldugu-saatlerde-disari-cikmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te yaz sıcaklıklarının etkisini artırdığı bu günlerde uzmanlar, anne adaylarının sağlıklarını korumak için bazı önemli noktalara dikkat etmeleri gerektiğini belirtiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Sedat Baylar, gebelik sürecinde yaz aylarının getirdiği riskler ve alınması gereken önlemler hakkında önemli bilgiler verdi.</p>

<p>Yüksek sıcaklıkların hamilelik döneminde anne adaylarını daha fazla etkileyebileceğini ifade eden Op. Dr. Sedat Baylar, özellikle sıvı kaybının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekti. "Gebelikte vücudun sıvı ihtiyacı artmaktadır. Yaz aylarında terleme nedeniyle oluşan sıvı kaybı, baş dönmesi, halsizlik, tansiyon düşüklüğü ve bazı durumlarda erken doğum riskini artırabilecek rahim kasılmalarına neden olabilir. Bu nedenle anne adaylarının gün boyunca yeterli miktarda su tüketmeleri büyük önem taşımaktadır" dedi.</p>

<p>Yaz döneminde güneş ışınlarının yoğun olduğu saatlerde dışarıda bulunmanın anne adayları açısından risk oluşturabileceğini belirten Baylar, "Özellikle 11.00 ile 16.00 saatleri arasında doğrudan güneş ışığına maruz kalınmamalıdır. Dışarı çıkılması gerekiyorsa açık renkli ve rahat kıyafetler tercih edilmeli, şapka ve güneş koruyucu ürünler kullanılmalıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>"Beslenmeye ve hijyene dikkat"</p>

<p></p>

<p>Yüksek sıcaklıkların gıdaların daha hızlı bozulmasına neden olduğunu hatırlatan Op. Dr. Sedat Baylar, gebelikte gıda zehirlenmelerinin hem anne hem de bebek sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Op. Dr. Sedat Baylar, "Açıkta satılan yiyeceklerden uzak durulmalı, meyve ve sebzeler iyice yıkanmalı, güvenilir kaynaklardan temin edilen gıdalar tüketilmelidir" dedi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Uzun yolculuklarda hareket önemli"</p>

<p></p>

<p>Yaz tatili planlayan anne adaylarına da önerilerde bulunan Op. Dr. Sedat Baylar, uzun süre hareketsiz kalmanın bacaklarda ödem ve pıhtılaşma riskini artırabileceğini söyledi. Yolculuk sırasında düzenli aralıklarla mola verilmesi, kısa yürüyüşler yapılması ve bol sıvı tüketilmesinin önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p></p>

<p>"Düzenli kontroller aksatılmamalı"</p>

<p></p>

<p>Gebelik takibinin her mevsimde olduğu gibi yaz aylarında da düzenli sürdürülmesi gerektiğini belirten Op. Dr. Sedat Baylar, "Anne adaylarımızın planlanan kontrollerini aksatmaması, olağan dışı bir belirti hissettiklerinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmaları hem kendi sağlıkları hem de bebeklerinin sağlıklı gelişimi açısından büyük önem taşımaktadır" diye konuştu.</p>

<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi uzmanları, anne adaylarının bilinçli hareket ederek ve gerekli önlemleri alarak yaz aylarını sağlıklı ve konforlu bir şekilde geçirebileceklerini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/gunesin-en-yogun-oldugu-saatlerde-disari-cikmayin</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/06/haber/haziran/2-hairan/gunesin-en-yogun-oldugu-saatlerde-disari-cikmayin2.jpg" type="image/jpeg" length="94191"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
