<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Gaziantep İlk Haber</title>
    <link>https://www.gaziantepilkhaber.com</link>
    <description>Gaziantep Haberleri Gaziantep Son Dakika</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 03 Aug 2026 19:29:23 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BATIK KREDİ PATLAMASI YAŞANIYOR]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/batik-kredi-patlamasi-yasaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/batik-kredi-patlamasi-yasaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Haziran ayı Fintürk verilerine göre sanayi, ticaret ve ihracatın yoğun olduğu Gaziantep’te batık kredi patlaması yaşanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Haziran ayı Fintürk verilerine göre sanayi, ticaret ve ihracatın yoğun olduğu Gaziantep’te batık kredi patlaması yaşanıyor.</p>

<p><strong>Takibe düşen kredi miktarında yaşanan artış dikkat çekti</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’nin en büyük sanayi şehirlerinden biri olan Gaziantep’te ekonomik krizin ağır bilançosu verilere yansımaya devam ediyor. Protesto edilen senetlerin yanı sıra karşılıksız çeklerin rekor kırdığı kentte takibe düşen kredi miktarında yaşanan artış dikkat çekti.</p>

<p><strong>6 ayda 845 milyar 449 milyon 468 bin TL kredi kullanıldı</strong></p>

<p>Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Haziran ayı Fintürk verilerine göre 6 aylık dönemde şehirde toplamda 845 milyar 449 milyon 468 bin TL kredi kullanıldı. Bunun yanı sıra kullanılan nakdi kredi miktarı 817 milyar 994 milyon 618 bin TL olurken, gayrinakdi kullanılan kredi miktarı ise 257 milyar 56 milyon 608 bin TL olarak kayda geçti.</p>

<p><strong>Kullanılan kredilerin 27 milyar 454 milyon 850 bin TL’si takibe düştü</strong></p>

<p>Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin sanayi, ihracat, ticaret ve istihdam bakımından en önemli şehirlerinden biri olan Gaziantep’te ekonomik krizi geldiği boyut bir kez daha gözler önüne serildi. Şehirde kullanılan 845 milyar 449 milyon 468 bin TL’lik kredinin 27 milyar 454 milyon 850 bin TL’si takibe düştü.</p>

<p><strong>Takibe düşen kredi miktarında ilk 10’dayız</strong></p>

<p>Türkiye genelinde kredi kullanımında en fazla takibe düşen illere bakıldığında ilk sırada 230 milyar 574 milyon TL ile İstanbul bulunuyor. İstanbul’u, 63 milyar 382 milyon TL ile Ankara, 48 milyar 98 milyon TL ile İzmir, 28 milyar 377 milyon TL ile Bursa, 27 milyar 454 milyon TL ile Gaziantep, 25 milyar 892 milyon TL ile Adana, 24 milyar 577 milyon TL ile Antalya, 23 milyar 890 milyon TL ile Kocaeli, 20 milyar 937 milyon TL ile Konya ve 18 milyar 86 milyon TL ile Diyarbakır izliyor. </p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Özer KARINCA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/batik-kredi-patlamasi-yasaniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 17:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-4-agustos/ekran-resmi-2026-08-03-172019.png" type="image/jpeg" length="61941"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘TOPLUM BORÇLA AYAKTA KALIYOR’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/toplum-borcla-ayakta-kaliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/toplum-borcla-ayakta-kaliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Toplumun borçla ayakta kaldığını ifade eden Siyaset Bilimi Uzmanı Abdullah Yeniekinci, ekonominin ise kartla döndüğüne dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Toplumun borçla ayakta kaldığını ifade eden Siyaset Bilimi Uzmanı Abdullah Yeniekinci, ekonominin ise kartla döndüğüne dikkat çekti.</p>

<p><strong>Temel sorun paranın yokluğu değil, piyasalarda akışın bozulması</strong></p>

<p>Türkiye ekonomisinde temel sorunun para yokluğu olmadığını piyasalarda akışının bozulması olduğunu kaydeden Yeniekinci, ‘’Piyasada alışveriş sürüyormuş gibi gözüküyor, ancak tüketim büyük ölçüde kredi kartı ve borç üzerinden ilerlediği gerçeğini unutmamak gerek. Maalesef vatandaşta nakit olmadığı, gelir gider dengesini sağlayamadığı için kart limitini kullanmak zorunda bırakılmıştır’’ değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Yüksek faiz, yatırımın önündeki en büyük engel</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Merkez Bankasının faiz politikasını sabit tuttuğunu hatırlatan Yeniekinci, ‘’TCMB politika faizini yüzde 37 seviyesinde tuttu. Bu oran kredi kartı, ihtiyaç kredisi ve ticari kredi maliyetlerini kaçınılmaz olarak yukarı taşıyor. Yüksek faiz, sanayicinin yatırım yapmasının önünde en büyük engel olmasının yanı sıra kaçınılmaz olarak gerek büyük, gerekse küçük ölçekli esnafın işletme sermayesinde daralmaya neden olmaktadır. Çiftçinin üretim finansmanını zorlaştırmaktadır. Çünkü üretici kredi maliyetini fiyata yansıttığında enflasyon baskısı da kendiliğinden kaçınılmaz olarak artmaktadır’’ şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p><strong>Kredi kartı sayısı 150 milyona yaklaştı</strong></p>

<p></p>

<p>Esnafın siftahsız dükkan kapattığını hatta birçoğunun mesleği bıraktığını belirten Yeniekinci, ‘’Sanayicinin çiftçinin esnafın durumu maalesef ekonomide ki çıkmazın gözler önüne serildiğini göstermektedir. Türkiye’de kredi kartı sayısı 150 milyona yaklaşırken banka kartı sayısı 220 milyon sınırını aştığı bilinmektedir. Bu kart kullanımındaki artış bize yalnızca ödeme teknolojisinin yaygınlaşmasını anlatmıyor. Aynı zamanda market, akaryakıt, giyim, eğitim ve sağlık harcamalarının karta yüklenmesi, hane gelirindeki yetersizliği de ortaya koyuyor’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>İcra dosyaları her geçen gün çoğalıyor</strong></p>

<p>Enflasyonun düşmesinin fiyatların düştüğü anlamı taşımayacağını sözlerine ekleyen Yeniekinci, ‘’Ne acıdır ki bu ekonomik yapının kaçınılmaz toplumsal sonucunun faturası topluma ağır şekilde ödetilmektedir. Kaçınılmaz sonuçlardan bazılarını hepimiz gündelik iş ve gündelik sosyal hayatımızda yaşıyoruz. Borçluluk artarken aile bütçesi bozulmaktadır. Bunun sonuçlarından birisi de icra dosyalarının her geçen gün çoğalmasıdır. Esnaf kepenk kapatır, üretici toprağından uzaklaşır, sanayici yatırımı sınırlar. Gençler gelecek umudunu kaybeder, nitelikli iş gücü yurt dışına yönelir, evlilik ve çocuk sahibi olma kararları ertelenir. Bunlar hep dengesiz ve kontrol edilemez bir kısır döngü ekonomi politikasının kaçınılmaz sonuçlarından bazılarıdır’’ dedi.</p>

<p><strong>Yoksulluk arttıkça suç, kayıt dışı ve psikolojik sorunlar da büyür</strong></p>

<p>Yeniekinci, ‘’Gelir dağılımındaki bozulma yalnızca ekonomik bir mesele olarak kalmadığını bilmemiz gerekiyor. Elbette faturası ağırdır. Toplumsal huzuru, aile ilişkilerini ve birlikte yaşama kültürünü doğrudan etkiler. Yoksulluk arttıkça suç, kayıt dışı çalışma, sosyal dışlanma, eğitimden kopuş ve psikolojik sorunlar da büyür. Orta sınıf zayıflar, toplum küçük bir varlıklı kesim ile geniş bir geçim sıkıntısı yaşayan kitle arasında sıkışır. Sürekli borç çevirmek zorunda kalan insan üretkenliğini, huzurunu ve geleceğe duyduğu güveni kaybeder’’ tespitini yaptı.</p>

<p><strong>Ekonomik sorun zamanla toplumsal öfkeye dönüşür</strong></p>

<p>‘Ekonomik sorun zamanla toplumsal öfkeye, kutuplaşmaya ve kurumlara güvensizliğe dönüşür’ diyen Siyaset Bilimi Uzmanı Abdullah Yeniekinci, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Geçinemeyen insan yalnızca alışverişten vazgeçmez; hayallerinden, sosyal hayatından ve geleceğe ilişkin beklentilerinden de vazgeçer. Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla kredi kartı limiti değil; satın alma gücü yüksek ücret, düşük enflasyon, erişilebilir finansman ve üretime dayalı büyümedir. Ekonomi kartla, ticaret vadeyle, üretim pahalı krediyle döndüğü sürece rakamlardaki büyüme sokağa refah olarak yansımaz. Kısaca bir ekonomi, insanların ne kadar borçlanabildiğiyle değil, borçlanmadan ne kadar insanca yaşayabildiğiyle ölçülür.’’ </p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Meral Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/toplum-borcla-ayakta-kaliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 17:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-4-agustos/ekran-resmi-2026-08-03-172003.png" type="image/jpeg" length="45773"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[PSİKOLOJİMİZ BOZUK!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/psikolojimiz-bozuk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/psikolojimiz-bozuk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzman Klinik Psikolog Zeynep Buse Yengil, son yıllarda antidepresan kullanım oranlarında artış yaşandığına dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzman Klinik Psikolog Zeynep Buse Yengil, son yıllarda antidepresan kullanım oranlarında artış yaşandığına dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yengil, ‘’Bölgenin deprem sonrası hâlâ süren travmatik sürecinin de bu tabloya eklenmesiyle, Gaziantep’te ekonomik kaygı ile duygusal kırılganlığın iç içe geçtiği, çok katmanlı ve özellikle dikkat gerektiren bir psikolojik yük oluştuğu değerlendirilebilir. Bu da bölgede ruh sağlığı hizmetlerine olan ihtiyacın, Türkiye ortalamasının üzerinde bir aciliyetle ele alınması gerektiğini gösteriyor’’ dedi.</p>

<p>Son yıllarda antidepresan kullanım oranlarındaki artışın, yalnızca bireysel bir sağlık meselesi olarak değil, toplumsal ve ekonomik koşullarla birlikte ele alınması gereken bir olgu olduğunu sözlerine ekleyen Yengil, ‘’İçinde bulunduğumuz ekonomik belirsizlik ortamı, bireylerin ruh sağlığı üzerinde ciddi ve kalıcı bir baskı oluşturuyor. Geçim kaygısı, artan yaşam maliyetleri, gelecek kaygısı, iş güvencesizliği ve satın alma gücündeki kayıp; kronik stres, anksiyete bozuklukları ve depresif belirtilerin zeminini hazırlayan başlıca etkenler arasında yer alıyor’’ açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Ekonomik krizlerin ruh sağlığı üzerindeki etkisi çok yönlü</strong></p>

<p>Ekonomik krizlerin ruh sağlığı üzerindeki etkisinin çok yönlü olduğunu söyleyen Yengil, ‘’Yalnızca maddi kayıplardan bahsetmiyoruz; bireyin kendilik algısı, öz saygısı, aile içi dinamikleri ve genel yaşam doyumu da bu süreçten doğrudan etkileniyor. Özellikle “yetememe” ve “başa çıkamama” hissiyle birlikte gelen uykusuzluk, tükenmişlik, motivasyon kaybı ve umutsuzluk belirtileri, klinik pratikte giderek daha sık karşılaşılan bir tablo hâline geliyor. Bu durum, toplumun geniş bir kesiminde sessiz ama yaygın bir psikolojik yorgunluğa işaret ediyor’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Doğrudan psikolojik yüke dönüştüğü gözlemleniyor</strong></p>

<p>Psikolog Yengil, ‘’Gaziantep özelinde değerlendirildiğinde, şehrin hem sınır ticareti hem de sanayi ile iç içe geçmiş ekonomik yapısının, burada yaşayan bireyleri bu süreçten daha hassas biçimde etkilediği söylenebilir. Esnaf, küçük işletme sahipleri ve günlük kazançla geçinen aileler, ekonomik dalgalanmalardan en hızlı ve en doğrudan etkilenen kesimler arasında yer alıyor; bu kesimlerde geçim sıkıntısının doğrudan psikolojik yüke dönüştüğü gözlemleniyor’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>İlaç tedavisi tek başına yeterli değildir</strong></p>

<p>Antidepresan kullanımının bir “çözümsüzlük” ya da “zayıflık” göstergesi değil, doğru koşullarda ve bir uzman gözetiminde başvurulduğunda son derece destekleyici bir tedavi aracı olduğuna dikkat çeken Yengil, ‘’İlaç tedavisi tek başına yeterli değildir; psikoterapi desteğiyle birlikte yürütülmesi, kişinin krizle baş etme becerilerini güçlendirmesi ve kalıcı iyileşme sağlaması açısından çok daha etkili sonuçlar verir. Yalnızca semptomu bastırmak değil, kişinin krizle baş etme kapasitesini artırmak, uzun vadede daha sağlıklı bir toplumsal yapı için de önemlidir’’ değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Önümüzdeki dönemin en önemli gündem maddelerinden biri olacak</strong></p>

<p>Yengil, ‘’Toplum olarak yapmamız gereken, ruh sağlığı desteğine başvurmayı bir zayıflık değil, kendine sahip çıkma biçimi olarak görmek ve bu hizmetlere erişimi kolaylaştırmaktır. Ekonomik krizler bireysel iradeyle tek başına aşılabilecek meseleler değildir; bu nedenle hem bireysel destek mekanizmalarının hem de toplumsal farkındalığın birlikte güçlendirilmesi gerekiyor. Bu süreçte ruh sağlığı hizmetlerine duyulan ihtiyacın görünür kılınması ve bu alandaki damgalanmanın azaltılması, toplumsal iyileşme açısından önümüzdeki dönemin en önemli gündem maddelerinden biri olacaktır’’ dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Adem Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/psikolojimiz-bozuk</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 17:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-4-agustos/ekran-resmi-2026-08-03-171954.png" type="image/jpeg" length="56303"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İTHAL ÇOBANDA ÇARE OLMADI!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/ithal-cobanda-care-olmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/ithal-cobanda-care-olmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hayvancılık sektörünün kanayan yarası haline gelen çoban sorununa neşter vuruldu. Ancak yurt dışından çoban getirilmesine karşın sektörün çoban ihtiyacı halen devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hayvancılık sektörünün kanayan yarası haline gelen çoban sorununa neşter vuruldu. Ancak yurt dışından çoban getirilmesine karşın sektörün çoban ihtiyacı halen devam ediyor.</p>

<p>Gaziantep Koyun Keçi Üreticileri Birlik Başkanı Osman Türkman, ‘’Gaziantep’te işletmelerde sayısı azımsanmayacak kadar yabancı çoban çalışmasına karşın birçok işletmenin de halen çoban ihtiyacı var. Şu anda Türkiye genelinde on binlerce çobana ihtiyaç var’’ dedi.</p>

<p>Hayvancılık sektörün kanayan yarası haline gelen çoban sorununa bakanlıklar el attı. İthal çoban konusunda İçişleri Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Sosyal Güvenlik ve Çalışma Bakanlığı çalışmasını tamamladı ve ithal çoban getirmenin önü açıldı. Ancak yurt dışından getirilen ithal çobanlarda sektörün açığını kapatmaya yetmedi.</p>

<p><strong>Bakanlıklar ortak bir çalışma yürüttü</strong></p>

<p>Sektörün en sorunlarından birinin gençlerin kırsalda kalmak istememesi ve hayvancılık yapacak işletmelerin çoban bulamaması olduğunu ifade eden Türkman, ‘’İçişleri Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Sosyal Güvenlik ve Çalışma Bakanlığı bir çalışma yürüttüler. Başta Afganistan ve Özbekistan olmak üzere yurt dışından aracı firmalar aracılığıyla çoban getirilebiliyor. İşletme sahipleri, kriterleri belirterek firmaya çoban talebinde bulunuyor’’ açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>Çoban ile işletme arasında bir yıllık sözleşme imzalanıyor</strong></p>

<p>Türkman, ‘’Geçmiş yıllarda çoban ile işveren arasında resmi bir sözleşme olmadığında, çoban daha sonra bir başkası daha fazla para verdiğinde mevcut işletmeyi bırakıp diğerine gidiyordu. Şimdi ise böyle bir durum söz konusu değil. Gelen çoban ile işletme sahibi resmi sözleşme yapıyorlar. 1 yıl süreyle geçerli olan sözleşmeye istinaden en az asgari ücret vermek ve sigortasını yapmak zorunda’’ şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Küçükbaş hayvancılık zahmetli bir sektör</strong></p>

<p>Küçükbaş hayvancılığın zahmetli bir sektör olduğunu kaydeden Türkman, ‘’Üretici emeğinin karşılığını alamadığı zaman ister istemez sektörden çıkıyor. Şehrin sosyal hayatı biraz cazibeli göründüğü için gençler durmak istemiyor, göç ettiler. Bunun sonucu olarak hem kırsal da nüfusumuz azaldı hem de yaş oranı yükseldi. Dolayısıyla hayvancılık ve çobanlık yapacak kimse kalmadı’. Böyle olunca çoban sorunu da had safhaya çıktı’’ değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Girdi maliyetlerine değinen Başkan Türkman, ‘’Kurban bayramından sonra küçükbaş hayvan fiyatlarında düşüş yaşanmadı, tam tersine artış yaşandı. Küçükbaş hayvancılık, son 2-3 yıldan beri biraz sıkıntılıydı, üretici para kazanmıyordu. Şu anda ise fiyatların gerilememesi hem de mercimek, buğday ve arpa samanının fiyatının çok yükselmemesi üreticinin girdi maliyetlerine olumlu yansıdı. Dolayısıyla nefes almalarını sağladı’’ ifadelerini kullandı. </p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Adem Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/ithal-cobanda-care-olmadi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-3-agustos/ekran-resmi-2026-08-03-171745.png" type="image/jpeg" length="24605"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘TEHLİKELİ VE VİRAJLI YOLA BARİYER YAPILMALI’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/tehlikeli-ve-virajli-yola-bariyer-yapilmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/tehlikeli-ve-virajli-yola-bariyer-yapilmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nizip’e bağlı Küştam (Gider) Mahallesinde bulunan virajlı yol tehlike saçmaya devam ediyor. Yetkililere seslenen mahalle sakinleri ise tehlikeli ve virajlı yola bariyer yapılmasını istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Nizip’e bağlı Küştam (Gider) Mahallesinde bulunan virajlı yol tehlike saçmaya devam ediyor. Yetkililere seslenen mahalle sakinleri ise tehlikeli ve virajlı yola bariyer yapılmasını istedi.</p>

<p><strong>Mahalleli bariyer yapılması için yetkililere seslendi</strong></p>

<p>15-20 mahallenin Nizip’le bağlantısını sağlayan Küştam (Gider) Mahallesinde yer alan virajlı yol, hem mahalle sakinlerinin hem de yolu kullananların korkulu rüyası haline geldi. Bugüne kadar birçok yaralanmalı kazaların meydana geldiği virajlı yoldan geçenler, bariyer yapılmasını istiyor. Daha güvenli bir şekilde yolculuk yapmak istediklerini söyleyen mahalle sakinleri konuya önem verilmesi dolayısıyla virajlı yola bariyer yapılması çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>Binlerce vatandaş aynı endişeyi duyuyor</strong></p>

<p>Köseler Mahallesi sakinlerinden Ali Çelik, ‘’Nizip’ten mahalleye dönerken, Mahalleden Nizip'e dönerken tek düşüncemiz bu bariyersiz bölge. Bundan sadece ben değil, binlerce vatandaş aynı endişeyi duyuyor’’ ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Tehlikeli yola bir an önce bariyer yapılması elzem bir hal aldı</strong></p>

<p>Çelik, ‘’Can ve mal güvenliği için bu yol ivedilikle bariyer ister. Nizip ilçemize bağlı 15-20 mahallenin Nizip'le bağlantısını sağlayan Küştam(Gider) Mahallesinde bulunan bu virajlı ve tehlikeli yola bir an önce bariyer yapılması elzem bir hal aldı. Daha önce sıkça yaşanan kazaların bir daha yaşanmaması için mahalle muhtarlarının mahalle sakinlerinin en önemli isteği bariyer yapılması. Vatandaş güvenli bir şekilde yolculuk yapmak istiyor. Devlet büyüklerimizin bu hassas konuya önem vererek hassasiyet göstereceklerine inanıyoruz’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Yol kenarında ağaç olmasaydı uçuruma yuvarlanacaktım</strong></p>

<p>Kamışlı Mahelle sakinlerinden Saim Aslan, ölümden kıl payı kurtulduğunu eğer yol kenarında ağaç olmasaydı uçuruma yuvarlanacağını ve kurtulma şansının olmayacağının altını çizdi, aracını zor şartlarda ve çekici çağırarak Nizip’e götürdüğünü belirtti.</p>

<p><strong>Maddi ve yaralanmalı kaza yaşandı</strong></p>

<p>Arabasında bulunan 5 kişiyle birlikte uçuruma yuvarlanmak üzereyken, arabanın kaya parçasına çarparak durduğunu ifade eden Korucak Mahallesi sakinlerinden Bozan Yaşar, maddi ve yaralanmalı kaza yaşandığını söyledi. Köseler Mahallesi sakinlerinden İsmail Çelik ise ağır yaralanmalı kaza geçirdiğini hatırlattı.</p>

<p><strong>Dereye doğru devrilseydi şu an hayatta olmayabilirdim</strong></p>

<p>Bahsi geçen güzergahta daha önceki yılda kaza geçiren ifade eden Köseler Mahallesi sakinlerinden Hüseyin Kaya, traktör römorkörünün sağ tarafa devrildiğini ancak dereye doğru devrilseydi şu an hayatta olmayacağına dikkat çekti.</p>

<p><strong>Yapanlara önayak olanlara minnet duyacağız</strong></p>

<p>Alahacı Mahallesi sakinlerinden Hamit Kaplan, ‘’Bariyer yapılırsa son yıllarda bu bölgeye yapılacak en güzel hizmetlerden biri olacak. Yapanlara önayak olanlara minnet duyacağız’’ şeklinde konuştu. </p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Özer KARINCA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/tehlikeli-ve-virajli-yola-bariyer-yapilmali</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-3-agustos/tehlikeli-yol-ve-viraj-tehlike-saciyo-3.jpg" type="image/jpeg" length="73906"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Örgütlenmek, toplu sözleşmelerdeki hakları korumak kolay değil’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/orgutlenmek-toplu-sozlesmelerdeki-haklari-korumak-kolay-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/orgutlenmek-toplu-sozlesmelerdeki-haklari-korumak-kolay-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tez-Koop-İş Sendikası Gaziantep Şubesi 15. Genel Kurulu gerçekleştirildi. Tek liste ile gidilen seçimde mevcut Başkan Bilal Öztokmak güven tazeledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tez-Koop-İş Sendikası Gaziantep Şubesi 15. Genel Kurulu gerçekleştirildi. Tek liste ile gidilen seçimde mevcut Başkan Bilal Öztokmak güven tazeledi.</p>

<p><strong>18 milyon işçinin yüzde 5-6’lık dilimi toplu sözleşme kapsamında</strong></p>

<p>Genel Kurulda konuşan Başkan Öztokmak, ‘’Bu ülkede örgütlenmek, toplu sözleşmelerdeki hakları korumak hiç kolay değil. Yaklaşık 18 milyon işçinin yüzde 5-6’lık dilimi toplu sözleşme kapsamında yer alıyor. Bu anlamda ülkenin gururu olan Tez-Koop-İş Sendikası, hem özel sektörde hem de kamu kurumlarında örgütlenmeler yapmış. En iyi toplu sözleşmeleri yapmak için gayret ve çaba gösteriyoruz. Lakin ülkenin şartları pek çok zaman önümüze engel çıkarıyor’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Bilal Öztokmak, güven tazeledi</strong></p>

<p>Tez-Koop-İş Sendikası Gaziantep Şubesi 15. Genel Kurulu, üyelerin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Divan’ın oluşturulmasının ardından diğer gündem maddelerine geçildi. Tek liste ile gidilen seçimde, mevcut Başkan Bilal Öztokmak, tüm oyları alarak yeniden başkanlığa seçildi.</p>

<p><strong>Yöresel insanlar ve meslek odalarıyla görüşmeler gerçekleştirmiş</strong></p>

<p>Genel kurula katılanlara teşekkür eden Öztokmak, eğitim faaliyetlerine ağırlık verdiklerini kaydetti. ‘’Seyrettiğiniz slayt gösterisi daha uzun bir serüvenin parçasıydı. İngiliz devlet televizyonu, Kahramanmaraş depremleri kapsamında Kahramanmaraş’a gelmiş ve incelemelerde bulunmuş. Bu depremin bilinip bilinmediğine ve bilindiği halde tedbir mi alınmadı şeklinde iki konu üzerinde durmuş. Yöresel insanlar ve meslek odalarıyla görüşmeler gerçekleştirmiş. Bu kısımları eğitimlerde kullandık’’ açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Ateş düştüğü yeri yaktı, hepimiz halen depremin trajedisini yaşıyoruz</strong></p>

<p>Öztokmak, ‘’1970’li yıllarda yaşanan bir deprem sonrasında Afet Kanun’u çıkmış. Her iki veya üç yılda bir illerdeki deprem riskleri analiz edilip rapor halinde ilgili kurumlara iletilirmiş. Kahramanmaraş depremi de 2020 yılında AFAD tarafından raporlanmış. Deprem riskinin yaklaştığına yönelik özellikle Jeoloji Mühendisleri çok ciddi eylemler ve basın açıklamaları yapmış. Dolayısıyla göz göre göre depremi yaşadık. Ateş düştüğü yeri yaktı, hepimiz halen depremin trajedisini yaşıyoruz’’ dedi.</p>

<p><strong>Şimdi İstanbul depremi konuşuluyor</strong></p>

<p>Yakınlarını kaybeden emekçilerin bulunduğunu vurgulayan Öztokmak, ‘’Hayatını kaybedenlerin mekanları cennet olsun. Sorumluların hesap verip vermediğine bakacak olursak, yargılanan kamu görevlisi yok. Şimdi İstanbul depremi konuşuluyor. Önlem alınıp alınmadığını veya gündeme alınıp alınmadığını bilmiyoruz. Böyle bir süreç içerisindeyiz’’ ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Üye sayımız 4 bin civarında</strong></p>

<p>Tez-Koop İş Sendikası’nın 55-60 yıllık bir geçmişinin bulunduğunu sözlerine ekleyen Öztokmak, ‘’55 yıldan bu bölgenin işçileri Tez-Koop İş Sendikası’nın bayrağını dalgalandırmış, emek sarf etmiş, örgütlenmiş ve bugünlere kadar getirip bize teslim etmişler. Sendikamızın 20-25 yıldan beri bölgedeki faaliyetlerine tanıklık ediyorum. Göreve başladığımız 560-570 üyemiz vardı, şimdi ise üye sayımız 4 bin civarında. Hepimizin emeğine sağlık, her birinizde ayrı ayrı gurur duyuyorum. Sizlerle aynı yolda yürümekten büyük bir onur duyuyorum’’ değerlendirmesinde bulundu. </p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Meral Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/orgutlenmek-toplu-sozlesmelerdeki-haklari-korumak-kolay-degil</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 17:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-3-agustos/ekran-resmi-2026-08-03-171021.png" type="image/jpeg" length="46994"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘AÇLIK VE YOKSULLUK VATANDAŞIN İLİKLERİNE KADAR İŞLEDİ’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/aclik-ve-yoksulluk-vatandasin-iliklerine-kadar-isledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/aclik-ve-yoksulluk-vatandasin-iliklerine-kadar-isledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk-İş Konfederasyonu’na göre ülkemizde açlık ve yoksulluk sınırı yükselmeye devam ediyor. Haziran ayında 35 bin 759 TL olan açlık sınırı temmuz ayında 36 bin 940 TL’ye, yoksulluk sınırı da 116 bin 478 TL’den 120 bin 325 TL’ye, bekar bir çalışanın ise aylık yaşam maliyeti 46 bin 248 TL’den 47 bin 758 TL’ye yükseldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk-İş Konfederasyonu’na göre ülkemizde açlık ve yoksulluk sınırı yükselmeye devam ediyor. Haziran ayında 35 bin 759 TL olan açlık sınırı temmuz ayında 36 bin 940 TL’ye, yoksulluk sınırı da 116 bin 478 TL’den 120 bin 325 TL’ye, bekar bir çalışanın ise aylık yaşam maliyeti 46 bin 248 TL’den 47 bin 758 TL’ye yükseldi.</p>

<p><strong>Her geçen gün bir önceki günden daha kötü geçiyor</strong></p>

<p>Açlık ve yoksulluk araştırma sonuçlarını değerlendiren Belediye İş Sendikası Gaziantep Şube Başkanı Ahmet Gökalp, ‘’Ekonomik krizin derinleştiği ülkemizde açlık ve yoksulluk vatandaşın iliklerine kadar işledi. Her geçen gün bir önceki günden daha kötü geçiyor. Enflasyon durdurulamıyor, halkın dayanacak gücü kalmadı. Gidişat iyiye değil’’ değerlendirmesini yaptı.</p>

<p><strong>Açlık sınırı 37 bin liraya dayandı</strong></p>

<p>Türk-İş Konfederasyonu Temmuz ayı açlık ve yoksulluk sınırı araştırma sonuçlarını açıkladı. 4 kişilik bir ailenin sağlıklı ve yeterli beslenebilmesi için aylık gıda harcamasını içeren açlık sınırı 36 bin 939 TL olurken, gıdanın yanı kira, elektrik, ulaşım, eğitim, sağlık gibi giderleri kapsayan yoksulluk sınırı da 120 bin 325 TL olarak kayda geçti.</p>

<p><strong>Açlık ve yoksulluğun artması bekleniyor</strong></p>

<p>Araştırmaya göre bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyetinin 48 bin liraya dayandığı ülkemizde mutfak enflasyonu aylık yüzde 3,30, on iki aylık yüzde 39, yıllık ortalama ise yüzde 40 olduğu görüldü. Yüksek enflasyona bağlı olarak açlık ve yoksulluğun ilerleyen aylarda daha da artması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Milyonlarca çalışan, derin bir yoksulluk içerisinde yaşıyor</strong></p>

<p>Çarşı-pazarın yangın yeri olduğunu hatırlatan Gökalp, ‘’Asgari ücrete zam yapılmaması milyonlarca çalışanı ailesiyle birlikte sefalet içerisinde yaşamaya mahkum etti. Enflasyon yükseliyor, sebze ve meyve fiyatları yükseliyor, tüketim gıda maddelerinin fiyatları yükseliyor, yükselmeyen tek şey emeğin değeri, asgari ücret. Milyonlarca çalışan, derin bir yoksulluk içerisinde yaşıyor’’ açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>vatandaş pazardan ikinci el sebze ve meyve alıyor</strong></p>

<p>‘Kötü günler geride kaldı, daha kötü günler geliyor’ diyen Gökalp, ‘’İnsanlar, sağlıklı beslenmeyi ve geçinmeyi bir kenara bıraktı sadece yaşamanın derdinde. Akşam saati olduğunda vatandaş pazardan ikinci el sebze ve meyve alıyor. Bu insanlar bu şekilde bir yaşamı hiçbir zaman hak etmedi. İnsanca yaşamak her insanın en doğal hakkıdır. Artık vatandaş, bir ürünü alırken, iki defa düşünüyor. Aldığı maaşla ay sonunu getiremediği için bulabilirse ikinci bir iş de çalışmak zorunda kalıyor’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Hem adaletin sağlanması hem de çalışma barışının korunması için zorunlu</strong></p>

<p>Banka promosyonlarına değinen Gökalp, ‘’Banka promosyonları, çalışanların ücretlerinin belirli bir banka üzerinden ödenmesi karşılığında bankalar tarafından sağlanan mali katkıdır. Ancak gerek özel sektörde gerekse kamuya bağlı alt işveren uygulamalarında, bu ödemelerin önemli bir kısmının işverenler tarafından çalışanlara yansıtılmadığı görülmektedir. Bu durum, eşitlik ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmadığı gibi, işçinin emeğinden kaynaklanan bir hakkın gasp edilmesi anlamına gelmektedir. Özel sektör işyerlerinde yapılan banka promosyon sözleşmelerinden elde edilen tüm tutarların eksiksiz biçimde çalışanlara aktarılması, hem adaletin sağlanması hem de çalışma barışının korunması açısından zorunludur’’ şeklinde konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Leyla Aysun GÖKŞEN</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/aclik-ve-yoksulluk-vatandasin-iliklerine-kadar-isledi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 17:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-3-agustos/ekran-resmi-2026-08-03-171041.png" type="image/jpeg" length="78399"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gündem maddelerinin 6'sı Plan ve Bütçe Komisyonu'nda!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/gundem-maddelerinin-6si-plan-ve-butce-komisyonunda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/gundem-maddelerinin-6si-plan-ve-butce-komisyonunda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şahinbey Belediye Meclisi'nin Ağustos ayı olağan toplantısının birinci birleşimi, Şahinbey Belediye Meclis Başkanı Mehmet Tahmazoğlu başkanlığında Belediye Meclis Salonu'nda gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Saat 14.00'te başlayan toplantı, meclis üyelerinin yoklamasının yapılmasının ardından açıldı. Bir önceki birleşime ait meclis tutanak özetleri okunarak meclis üyelerinin oylarına sunuldu ve kabul edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplantıda gündemde yer alan toplam 11 madde görüşülerek değerlendirilmek üzere ilgili komisyonlara sevk edildi. Gündem maddelerinin 6'sı İmar ve Bayındırlık Komisyonu'na, 6'sı ise Plan ve Bütçe Komisyonu'na havale edildi. Şahinbey Belediye Meclisi'nin Ağustos ayı ikinci birleşiminin ise 6 Ağustos 2026 Perşembe günü saat 16.00'da yapılmasına karar verilmesinin ardından birinci oturum sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/gundem-maddelerinin-6si-plan-ve-butce-komisyonunda</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/4-agustos/1.jpg" type="image/jpeg" length="92949"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Yeme-içme sektörü kazandığını bankalara ve platformlara bırakıyor’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/yeme-icme-sektoru-kazandigini-bankalara-ve-platformlara-birakiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/yeme-icme-sektoru-kazandigini-bankalara-ve-platformlara-birakiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, yeme-içme sektörünün son dönemde artan finansal yükler nedeniyle ciddi bir baskı altında olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yılmaz, özellikle banka POS komisyonları ve dijital sipariş platformlarının uyguladığı yüksek komisyon oranlarının sektörün sürdürülebilirliğini tehdit ettiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Yıldırım, yaptığı açıklamada şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>"Yeme-içme sektörü yalnızca ticaret yapan işletmelerden ibaret değildir. Bu sektör; gastronomimizin, turizmimizin, şehir ekonomimizin ve sosyal hayatımızın en önemli yapı taşlarından biridir. Gaziantep gibi gastronomisiyle dünyada adından söz ettiren bir şehirde, yeme-içme işletmelerimizin güçlü olması sadece sektörün değil, kentimizin geleceği açısından da büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle sektörün yaşadığı sorunlara günü kurtaran değil, bütüncül ve kalıcı çözümler üretilmelidir."</p>

<p></p>

<p>"Bugün işletmelerimizin en büyük sorunu yalnızca artan maliyetler değil. Kazandığını bankalara ve dijital platformlara bırakmak zorunda kalan bir sektörle karşı karşıyayız." diyen Yıldırım şunları kaydetti:</p>

<p>"Vatandaşlarımızın alışverişlerini büyük ölçüde kredi kartıyla yapması artık ekonomik şartların doğal bir sonucu haline geldi. Ancak bunun maliyeti yalnızca esnafımıza yüklenemez. Bankaların uyguladığı POS komisyonları, zaten daralan kâr marjlarını daha da azaltıyor. Diğer taraftan çevrim içi yemek sipariş platformları ve kurye firmalarının uyguladığı yüksek komisyon oranları da işletmelerimizi zorluyor. Bugün birçok işletme, sattığı ürünün kazancını elde etmeden önemli bir bölümünü komisyon olarak ödüyor. Üreten, istihdam sağlayan ve yatırım yapan işletmenin kazancından, aracılık hizmeti veren yapıların daha fazla pay alması kabul edilebilir değildir. Banka POS komisyonları ile dijital sipariş platformlarının uyguladığı komisyon oranlarının yeniden değerlendirilmesi ve makul seviyelere çekilmesi sektörümüz açısından artık ertelenemeyecek bir ihtiyaçtır."</p>

<p></p>

<p>Yıldırım, sektörün çözüm bekleyen diğer başlıklarına da dikkat çekerek şunları söyledi:</p>

<p>"Son günlerde et fiyatlarında yaşanan kontrolsüz artışlar, işletmelerimizin maliyet hesaplarını öngörülemez hale getiriyor. Ayrıca hizmet sektörünün en büyük gider kalemi olan işçilik maliyetlerinin vergi uygulamalarında daha fazla gözetilmesi ve KDV uygulamalarından kaynaklanan finansman yükünün hafifletilmesi de sektörümüzün öncelikli beklentileri arasında yer alıyor."</p>

<p>Yıldırım açıklamasını, "Gaziantep Ticaret Odası olarak yeme-içme sektörümüzün sorunlarının çözümü için ilgili kurumlarla temaslarımızı sürdürecek, üyelerimizin sesi olmaya devam edeceğiz. Güçlü bir gastronomi şehri olmanın yolu, güçlü işletmelerden geçiyor." sözleriyle tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/yeme-icme-sektoru-kazandigini-bankalara-ve-platformlara-birakiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 15:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/4-agustos/ekran-resmi-2026-08-03-145956.png" type="image/jpeg" length="95063"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Festivalimiz kapsayıcı bir ruha sahip’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/festivalimiz-kapsayici-bir-ruha-sahip</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/festivalimiz-kapsayici-bir-ruha-sahip" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 10’uncusu düzenlenen Yurt Dışı Türkler, Dernekler ve Yöresel Kültürler Buluşması Hemşehri Dernekleri Festivali, on binlerce vatandaşın katılımıyla adeta bir kültür şölenine dönüştü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’nin dört bir yanından gelen yöresel zenginlikleri aynı çatı altında toplayan dev organizasyon, kent dinamiklerinin kaynaşması ve toplumsal bağların güçlenmesi adına tarihi bir buluşmaya ev sahipliği yaptı.</p>

<p>AK Parti Gaziantep Milletvekili Bünyamin Bozgeyik, AK Parti Gaziantep İl Başkanı Fatih Fedaioğlu ile birlikte on binlerin akın ettiği festival alanını ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi. Türkiye’nin farklı illerinden gelip Gaziantep’te yaşamını sürdüren katılımcı ve ziyaretçilerle tek tek sohbet eden Bozgeyik, organizasyonun kapsayıcı ruhuna dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Festivalin kentin ortak aklını ve kültürel mozaiğini en güçlü şekilde yansıttığını belirten Milletvekili Bünyamin Bozgeyik, şunları kaydetti: “Gaziantep’imizin değerine değer katan, Türkiye’nin dört bir yanından gelen lezzetlerin, kültürlerin ve kardeşliğin buluştuğu 10. Hemşehri Dernekleri Festivali’nde kıymetli hemşehrilerimizi ziyaret ettik. Sıcak bir çay eşliğinde gerçekleşen samimi sohbetlerde, Türkiye’mizin birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhunun ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha yürekten hissettik. Gaziantep’imize değer katan tüm hemşehri derneklerimize teşekkür ediyorum. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin.”</p>

<p></p>

<p>Festival adeta Türkiye’nin Özeti</p>

<p></p>

<p>Böylesine devasa bir organizasyonun kusursuz bir ev sahipliğiyle Gaziantep’te hayata geçirilmesinin kent vizyonu açısından büyük bir kazanım olduğunu vurgulayan Bozgeyik, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’e özel olarak teşekkür etti. Gaziantep’i sadece sanayi ve gastronomiyle değil, farklı kültürleri kucaklayan kapsayıcı belediyecilik anlayışıyla da markalaştıran Başkan Fatma Şahin’in öncülüğüne değinen Bozgeyik, "Farklı coğrafyalardan gelip bu şehirde hayat kuran tüm vatandaşlarımızı tek bir potada birleştiren, kentin toplumsal dinamiklerini harmanlayan bu vizyoner yaklaşım takdire şayandır. Şehrimizin kardeşlik iklimini güçlendiren bu organizasyona imza atan başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Fatma Şahin olmak üzere, emeği geçen tüm ekibe şükranlarımı sunuyorum" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/festivalimiz-kapsayici-bir-ruha-sahip</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 15:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/4-agustos/festivalimiz-kapsayici-bir-ruha-sahip4.jpg" type="image/jpeg" length="20825"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Küresel ticaretin değişen dinamiklerine ayak uydurmalıyız’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kuresel-ticaretin-degisen-dinamiklerine-ayak-uydurmaliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kuresel-ticaretin-degisen-dinamiklerine-ayak-uydurmaliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'in Temmuz Ayı İhracatı 1,0 Milyar Dolar]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB), 2026 yılı temmuz ayına ilişkin ihracat verilerini kamuoyuyla paylaştı.</p>

<p>Açıklanan verilere göre Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nden temmuz ayında 1,2 milyar dolar ihracat gerçekleştirilirken, geçen yılın aynı ayına göre ihracatta %19,3 oranında değişim kaydedildi. Gaziantep'in temmuz ayı ihracatı ise 1,0 milyar dolar olarak gerçekleşti.</p>

<p>Yılın ilk yedi ayında bölge ihracatı 7,1 milyar dolara, Gaziantep'in ihracatı ise 6,0 milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde hububat, tekstil ve halı sektörlerinde ihracat artışı dikkat çekerken, kuru meyve sektöründe ise farklı bir seyir izlendi. Bölgeden en fazla ihracat yapılan ülkeler ve öne çıkan ürün grupları, Güneydoğu Anadolu'nun uluslararası pazarlardaki güçlü konumunu koruduğunu bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p></p>

<p>Temmuz ayında bölgedeki diğer illerin ihracat performansları ise şu şekilde gerçekleşti: Kahramanmaraş 124,0 milyon dolar, Mardin 119,8 milyon dolar, Şanlıurfa 39,7 milyon dolar, Malatya 20,7 milyon dolar, Diyarbakır 22,1 milyon dolar, Kilis 14,1 milyon dolar ve Adıyaman 12,1 milyon dolar.</p>

<p>GAİB Koordinatör Başkanı Mete Akcan, küresel ticarette yaşanan dönüşüme ve uluslararası pazarlardaki rekabet koşullarına dikkat çekerek ihracatçıların değişen koşullara uyum sağlayabilmesi için yürütülen çalışmaların aralıksız sürdüğünü ifade etti. Birlikler tarafından düzenlenen faaliyetlerin firmaların yeni iş bağlantıları kurmasına, mevcut pazarlardaki etkinliğini artırmasına ve farklı pazarlara açılmasına önemli katkılar sunduğunu belirten Akcan, ihracatın sürdürülebilir büyümesi için sektör temsilcileriyle birlikte çalışmaya devam ettiklerini söyledi.</p>

<p></p>

<p>Sektörlerimizde Küresel</p>

<p>Açılımı ve Tasarım</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmalarımızı</p>

<p>Sürdüreceğiz</p>

<p></p>

<p>Temmuz ayında bölgesel ihracatı desteklemeye yönelik çalışmalar yoğun bir programla devam etti. Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen DOKU Kumaş Tasarım Yarışması'nın birinci jüri değerlendirmesi GAİB hizmet binasında gerçekleştirildi. Jüri üyeleri, tasarım odaklı üretimin ve katma değeri yüksek ürün geliştirmenin ihracatta rekabet gücünü artırdığına dikkat çekerek yarışmanın sektöre yeni bir vizyon kazandırmayı sürdürdüğünü vurguladı.</p>

<p>Öte yandan Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Asya pazarındaki etkinliğini artırmak amacıyla Çin'in Şanghay ve Guangzhou şehirlerinde kapsamlı bir Sektörel Ticaret Heyeti Programı düzenledi. Program kapsamında bölge firmalarının yeni iş birlikleri geliştirmesi ve Çin pazarındaki ticari ilişkilerini güçlendirmesi amacıyla çok sayıda ikili iş görüşmesi gerçekleştirildi.</p>

<p></p>

<p>ABD Pazarındaki</p>

<p>Vergi Düzenlemeleri</p>

<p>İhracatı Etkileyebilir</p>

<p></p>

<p>Küresel ticarette yaşanan güncel gelişmeleri de değerlendiren GAİB Koordinatör Başkanı Mete Akcan, ABD pazarında uygulamaya alınan yeni vergi düzenlemelerinin hem bölge hem de Türkiye ihracatı açısından dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade etti. Söz konusu düzenlemelerin ihracatçıların maliyetleri üzerinde ilave yük oluşturabileceğine dikkat çeken Akcan, değişen küresel ticaret koşullarına uyum sağlayacak adımların önemine vurgu yaptı.</p>

<p>Akcan değerlendirmesinde, "Türkiye’ye uygulanacak yüzde 12,5 oranındaki ek gümrük vergisi, ABD’li ithalatçıların maliyetlerini artırırken Türk ihracatçısının mevcut pazar payını korumasını da zorlaştıracaktır. Rakiplerimize uygulanan oranlara da baktığımızda Arjantin, Bangladeş, Kamboçya, Kanada, Hindistan, Endonezya, Ürdün, Malezya, Meksika, Pakistan ve Birleşik Krallık gibi ülkelere %10 olarak uygulanacak olan ek verginin Türkiye’nin rekabet gücünü azaltacağı açıktır. Küresel ticarette yaşanan gelişmeleri yakından takip ederek ihracatçılarımızın rekabet gücünü koruyacak çalışmaları sürdürmeye devam ediyoruz. Katma değerli üretimin artırılması, tasarım odaklı yaklaşımın güçlendirilmesi ve ihracatçılarımızın mevcut destek mekanizmalarından etkin şekilde faydalanması, ihracatımızın sürdürülebilir büyümesi açısından büyük önem taşımaktadır. Kamu kurumlarımız ve sektör temsilcilerimizle iş birliği içerisinde yürüttüğümüz çalışmaların önümüzdeki dönemde olumlu sonuçlar doğuracağına inanıyoruz." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kuresel-ticaretin-degisen-dinamiklerine-ayak-uydurmaliyiz</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 15:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/4-agustos/gaziantepin-temmuz-ayi-ihracati-10-milyar-dolar999.jpg" type="image/jpeg" length="71477"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kardeşlik ilişkisinin niteliği psikolojik dayanıklılığı artırıyor!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kardeslik-iliskisinin-niteligi-psikolojik-dayanikliligi-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kardeslik-iliskisinin-niteligi-psikolojik-dayanikliligi-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kardeş sahibi olmanın tek başına psikolojik dayanıklılığı artırmadığını belirten uzmanlar, belirleyici olanın kardeşler arasındaki ilişkinin güven, destek ve sağlıklı iletişim üzerine kurulması olduğunu söylüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kız kardeşler arasındaki ilişkilerde duygusal paylaşımın daha yoğun olabildiğini ifade eden Klinik Psikolog Seren Doğantekin, “Sağlıklı bir kardeş ilişkisi bireyin yalnızlık hissini azaltabilecek önemli sosyal destek kaynaklarından biridir. Ancak yalnızca kardeş sahibi olmak, kişinin kendini yalnız hissetmeyeceği anlamına gelmez. Duygusal olarak ulaşılabilir, destekleyici ve güven veren bir ilişki varsa kardeşlik ruh sağlığı açısından koruyucu olabilir.” dedi. Kardeşlerin fiziksel olarak uzak yaşamasının ise her zaman duygusal kopukluk anlamına gelmediğini vurgulayan Doğantekin, sağlıklı kardeş ilişkileri yalnızlık hissini azaltırken, toksik ilişki dinamiklerinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Klinik Psikolog Seren Doğantekin, kardeşlik bağının ruh sağlığı üzerindeki etkisi ile kardeşler arasındaki ilişkinin niteliğinin önemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p></p>

<p>Psikolojik dayanıklılığı</p>

<p>artıran kardeş sahibi olmak</p>

<p>değil, ilişkinin niteliği!</p>

<p></p>

<p>Kız kardeş sahibi olmanın tek başına psikolojik dayanıklılığı artıran bir unsur olmadığını aktaran Klinik Psikolog Seren Doğantekin, “Burada belirleyici olan, kardeşler arasında kurulan ilişkinin niteliğidir.” dedi.</p>

<p>Güven, duygusal yakınlık, karşılıklı destek ve sağlıklı iletişim üzerine kurulu bir kardeş ilişkisinin, bireyin stresli yaşam olaylarıyla baş etmesini kolaylaştırabileceğini ifade eden Doğantekin, “Çocukluk döneminden itibaren zorlayıcı deneyimlerin paylaşılması, duyguların ifade edilebildiği güvenli bir alanın oluşması ve ‘yalnız değilim’ hissi, psikolojik dayanıklılığı destekleyen önemli koruyucu faktörler arasında yer alır.” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>Kız kardeşler arasındaki</p>

<p>duygusal paylaşım daha</p>

<p>güçlü olabiliyor!</p>

<p></p>

<p>Kız kardeşler arasındaki ilişkilerde duygusal paylaşımın daha yoğun olabildiğini gösteren çalışmalar bulunduğuna değinen Doğantekin, “Birlikte büyümenin getirdiği ortak anılar, aile dinamiklerini benzer şekilde deneyimlemek ve birbirinin yaşam öyküsüne tanıklık etmek güçlü bir aidiyet duygusu oluşturabilir. Bu bağ, kişinin kendini anlaşılmış hissetmesine, duygularını daha rahat ifade edebilmesine ve zor zamanlarda sosyal destek alabilmesine katkı sağlayabilir.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Çocukluk kırgınlıkları</p>

<p>yetişkinlikte miras ve</p>

<p>başarı rekabetine</p>

<p>dönüşebilir!</p>

<p></p>

<p>Çocuklukta çözülemeyen rekabetin yetişkinlikte de devam edebileceğine işaret eden Seren Doğantekin, şunları söyledi:</p>

<p>“Kardeş rekabeti çocukluk gelişiminin doğal bir parçasıdır. Ancak ebeveynlerin çocukları sürekli karşılaştırması, bir kardeşin diğerine göre daha fazla takdir edildiğinin düşünülmesi veya duygusal ihtiyaçların eşit karşılanmaması gibi durumlar, rekabetin sağlıksız bir biçimde sürmesine neden olabilir. Çocuklukta çözümlenemeyen kırgınlıklar yetişkinlikte başarıların kıyaslanması, miras anlaşmazlıkları, ebeveyn bakımının paylaşımı ya da aile içindeki roller üzerinden yeniden ortaya çıkabilir. Bu nedenle çocuklukta yaşanan duyguların konuşulabilmesi ve adil aile tutumları, uzun vadeli kardeş ilişkileri açısından oldukça önemlidir.”</p>

<p></p>

<p>Fiziksel uzaklık, kardeşler</p>

<p>arasında duygusal kopukluk</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>anlamına gelmeyebilir!</p>

<p></p>

<p>Yaşamın farklı evrelerinde kardeş ilişkilerinin değişmesinin beklenen ve oldukça doğal bir süreç olduğunu aktaran Doğantekin, “Eğitim hayatı, iş yaşamı, evlilik, çocuk sahibi olma, farklı şehirlerde yaşama ve artan sorumluluklar, kardeşlerin birlikte geçirdiği zamanı azaltabilir.” dedi.</p>

<p>Bu fiziksel uzaklığın her zaman duygusal kopukluk anlamına gelmeyeceğini dile getiren Doğantekin, “Bazı kardeşler uzun süre görüşmeseler bile birbirlerini en önemli destek kaynaklarından biri olarak görmeye devam eder. Önemli olan iletişimin sıklığından çok, ilişkinin güven ve karşılıklı destek temelini koruyabilmesidir.” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Sadece kardeş sahibi</p>

<p>olmak yalnızlık hissini</p>

<p>ortadan kaldırmaz!</p>

<p></p>

<p>Sağlıklı bir kardeş ilişkisinin, bireyin yalnızlık hissini azaltabilecek önemli sosyal destek kaynaklarından biri olduğunu kaydeden Seren Doğantekin, “Özellikle aile içinde benzer deneyimleri paylaşmış birinin varlığı, kişinin anlaşılma duygusunu güçlendirebilir. Ancak yalnızca kardeş sahibi olmak, kişinin kendini yalnız hissetmeyeceği anlamına gelmez. Duygusal olarak ulaşılabilir, destekleyici ve güven veren bir ilişki varsa kardeşlik ruh sağlığı açısından koruyucu olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Kardeş ilişkilerinde de ruh</p>

<p>sağlığını korumak için</p>

<p>sınır koyabilmek önemli!</p>

<p></p>

<p>Toplumda kardeş ilişkilerinin çoğu zaman koşulsuz sevgiyle özdeşleştirilse de her kardeş ilişkisinin sağlıklı olmadığına dikkat çeken Doğantekin, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Sürekli eleştirilmek, küçümsenmek, suçluluk duygusuyla kontrol edilmek, başarıların değersizleştirilmesi, sınırların ihlal edilmesi veya kişinin kendini her görüşmeden sonra tükenmiş hissetmesi sağlıksız ilişki dinamiklerine işaret edebilir. Sağlıklı kardeş ilişkilerinde fikir ayrılıkları yaşansa bile karşılıklı saygı korunur, taraflar birbirlerinin sınırlarına özen gösterir ve ilişki genel olarak güven duygusu üzerine kuruludur. Gerektiğinde sınır koyabilmek ve destek almak, aile ilişkilerinde de ruh sağlığını korumanın önemli bir parçasıdır.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kardeslik-iliskisinin-niteligi-psikolojik-dayanikliligi-artiriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 15:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/4-agustos/kardeslik-iliskisinin-niteligi-psikolojik-dayanikliligi-artiriyor-1.jpg" type="image/jpeg" length="85819"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Hayata hazırlayan üniversiteler gerçek farkı oluşturuyor!”]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/hayata-hazirlayan-universiteler-gercek-farki-olusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/hayata-hazirlayan-universiteler-gercek-farki-olusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geleceğin rekabet ortamında yalnızca akademik başarının yeterli olmayacağını belirten Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, “İyi bir bölümde okumak tek başına yeterli değil. Eğer bunu güçlü projelerle ve uluslararası iş birlikleriyle desteklerseniz mezuniyet sonrasında çok önemli avantajlar elde ediyorsunuz.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yapay zekânın bazı mesleklerde doğrudan, bazılarında ise destekleyici rol üstlendiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Yapay zekâ araçlarını iyi kullanabiliyorsanız istihdam anlamında avantajlı olacaksınız. Yapay zekâyı tehdit olarak görmek yerine fırsat olarak görmek ve bu aracı sağlıklı kullanmak gerekiyor." diye konuştu.</p>

<p>Üniversitenin temel misyonlarından birinin öğrenciyi güçlüklerle baş edebilecek şekilde yetiştirmek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ergüzel, “Sadece mesleğe değil, hayata hazırlayan üniversiteler gerçek farkı oluşturacaktır." dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, yapay zekânın dönüştürdüğü yeni dünyada üniversitelerin rolünü değerlendirdi.</p>

<p></p>

<p>"Üniversiteler artık</p>

<p>küresel rekabet</p>

<p>ekosisteminin bir parçası"</p>

<p></p>

<p>Tercih maratonunun devam ettiği bu günlerde "Geleceğin Meslekleri ve Yapay Zekâ Devrimi" konusunu değerlendiren Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, "Üniversite bir ekosistemdir. Bu ekosistemin akademisyenleri, öğrencileri ve üniversite-sanayi iş birlikleri gibi birçok bileşeni vardır. Birinci nesil üniversiteler bilgi aktarmaya odaklıydı. İkinci nesil üniversiteler Ar-Ge odaklı hale geldi. Üçüncü nesil üniversiteler ise üretilen bilginin ürüne dönüşmesini hedefleyen girişimcilik odaklı kurumlara dönüştü. Bugün ise dördüncü nesil üniversiteler girişimciliğin küresel ağlar içerisinde rekabet edebilmesini destekleyen yapılara dönüştü." dedi.</p>

<p>Bu dönüşümün öğrencilerin eğitim anlayışını da değiştirdiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Bu dönüşen ekosistemin içerisinde öğrencilerimizin akademisyenlerle, sanayiyle ve diğer paydaşlarla doğru ilişki kurmasını sağlamak zorundayız. Çünkü artık mezuniyet sadece diploma almak anlamına gelmiyor." diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>"İyi proje yazabilmek</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>geleceğin en önemli</p>

<p>yetkinliklerinden biri"</p>

<p></p>

<p>Projelerin geleceğin mesleklerinde belirleyici rol oynadığını ifade eden Prof. Dr. Ergüzel, "Bir projenin dört temel özelliği vardır. Özgün olması gerekir. Bilimsel yöntemlere dayanması gerekir. Yaygınlaştırılabilir olması gerekir. Elde edilen sonuçların da tekrar üretilebilir olması gerekir. Öğrencilerimizin bu yetkinlikleri kazanması için birinci sınıftan itibaren sistematik şekilde ilerleyen bir eğitim modeli uyguluyoruz." ifadesinde bulundu.</p>

<p></p>

<p>"Proje kültürü birinci</p>

<p>sınıfta başlıyor"</p>

<p></p>

<p>Üsküdar Üniversitesi'nde proje temelli eğitimin öğrencilerin ilk yılından itibaren başladığını anlatan Prof. Dr. Ergüzel, "İlk olarak Üniversite Kültürü dersini veriyoruz. Üniversite nedir, öğrenciden beklenti nedir, üniversitenin hayata katacağı değerler nelerdir; bunları konuşuyoruz. Ardından Girişimcilik ve Proje Kültürü dersimiz geliyor. Üçüncü sınıfta projeli seçmeli derslerimiz var. Son sınıfta ise öğrencilerimiz mezuniyet projelerini hazırlıyor. Böylece dört yıl boyunca adım adım gelişen bir proje kültürü oluşturuyoruz." şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>"BrainPark'tan öğrenci</p>

<p>kulüplerine kadar güçlü</p>

<p>bir ekosistem kurduk"</p>

<p></p>

<p>Üniversite bünyesinde yalnızca derslerle değil, farklı platformlarla da öğrencilerin desteklendiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Üniversitemizin içerisinde bir kuluçka merkezimiz var. BrainPark'ımız var. Ar-Ge çalışma gruplarımız var. Öğrenci kulüplerimiz var. Dolayısıyla öğrencilerimiz ilgi alanlarına göre hem akademik hem girişimcilik hem de araştırma açısından çok geniş destek mekanizmalarından yararlanabiliyor." dedi.</p>

<p></p>

<p>"İş bulma kaygısı</p>

<p>son derece doğal"</p>

<p></p>

<p>Üniversite adaylarının en büyük endişelerinden birinin mezuniyet sonrası istihdam olduğunu belirten Prof. Dr. Ergüzel, "İş bulabilme kaygısının öncelikli olması son derece doğal. Çünkü üniversite sonrasında bir iş hayatı, aile hayatı ve kariyer planı var. Bizler de öğrencilik dönemimizde aynı kaygıları yaşadık. Üniversitenin görevi bu süreçte öğrenciye doğru rehberlik etmektir." diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>"Bilgiyi ürüne</p>

<p>dönüştürebilen</p>

<p>öğrenciler öne çıkıyor"</p>

<p></p>

<p>Sadece teorik bilgiye sahip olmanın artık yeterli olmadığını ifade eden Prof. Dr. Ergüzel, "İş hayatında yalnızca bilgi ölçülmüyor. Bilgiyi ürüne dönüştürebilme, uygulamaya geçirebilme becerileri de değerlendiriliyor. Bu nedenle öğrencilerimizin bu deneyimi mezun olduktan sonra değil, üniversite yıllarında kazanmasını hedefliyoruz." şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>Bilim Fikir Festivali</p>

<p>öğrencileri geleceğe</p>

<p>hazırlıyor</p>

<p></p>

<p>Üniversitede düzenlenen Bilim Fikir Festivali ve Hackathon organizasyonlarının öğrencilerin gelişimine önemli katkılar sağladığını belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Bilim Fikir Festivali ve Hackathon gibi rekabetçi uygulamalar öğrencilerimize çok önemli deneyimler kazandırıyor. Özellikle Hackathon'larda önemli başarılar elde eden öğrencilerimizin mesleki gelişimlerine büyük katkılar sağlandığını görüyoruz." ifadesinde bulundu.</p>

<p></p>

<p>"Proje kültürü lise</p>

<p>yıllarında başlamalı"</p>

<p></p>

<p>Bilim Fikir Festivali'nin yalnızca üniversite öğrencilerine değil lise öğrencilerine de hitap ettiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Bu süreci sadece üniversite yıllarıyla sınırlamıyoruz. Bilim Fikir Festivali'ni lise öğrencilerine taşımamızın temel nedeni; proje yazma kültürünü erken yaşlarda kazandırmak. Bir problemle karşılaşıldığında bunu sistematik biçimde çözebilme yaklaşımını lise döneminde kazanan öğrenciler üniversiteye çok daha hazırlıklı geliyor." dedi.</p>

<p></p>

<p>"TÜBİTAK ve TÜSEB</p>

<p>destekli öğrenci</p>

<p>projelerimiz var"</p>

<p></p>

<p>Üniversitede öğrenciler ulusal ve uluslararası fonlardan destek alan çok sayıda projeye imza attığını belirten Prof. Dr. Ergüzel, şöyle devam etti:</p>

<p>"Üniversitemizin TÜBİTAK, TÜSEB gibi ulusal kuruluşların yanı sıra uluslararası fon sağlayıcılar tarafından desteklenen çok sayıda öğrenci projesi bulunuyor. İyi bir bölümde okumak tek başına yeterli değil. Eğer bunu güçlü projelerle ve uluslararası iş birlikleriyle desteklerseniz mezuniyet sonrasında çok önemli avantajlar elde ediyorsunuz. Proje yazmak sadece bilimsel çalışma yapmak değildir. Aynı zamanda proje içerisindeki ekip arkadaşlarınızla, ortaklarınızla ve paydaşlarınızla iletişimi yönetmeyi de öğrenirsiniz. Bu nedenle proje deneyimi öğrencilerin iletişim becerilerini geliştiren çok önemli bir eğitim sürecidir."</p>

<p></p>

<p>"Yapay zekâ her mesleği dönüştürüyor"</p>

<p></p>

<p>Yapay zekânın bazı mesleklerde doğrudan, bazılarında ise destekleyici rol üstlendiğini belirten Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, "Yapay zekâyı yoğun kullanan meslekler olduğu gibi onu destekleyici araç olarak kullanan meslekler de var. Burada ayırt edici unsur ister sağlık bilimleri, ister mühendislik, ister sosyal bilimler olsun, o alana özgü yetkinliklerin güçlü şekilde kazandırılmasıdır. Üniversitelerin temel görevi de tam olarak budur." diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>"Üniversite sadece bilgi</p>

<p>veren kurum değil, değer</p>

<p>inşa eden bir ekosistem"</p>

<p></p>

<p>Üniversitede öğrencilerin eğitim yolculuğunun planlı ve aşamalı biçimde kurgulandığını anlatan Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, şöyle konuştu:</p>

<p>"Üniversite Kültürü ile başlıyoruz, Girişimcilik ve Proje Kültürü ile olgunlaştırıyoruz, Projeye Dayalı Seçmeli Ders ve mezuniyet projesiyle tamamlıyoruz. Bunun yanında üniversitemizin değer odaklı ayağında 24 Altın Değer yaklaşımı bulunuyor. Üniversitenin temel misyonu eğitim vermek olmakla birlikte aslında siz adayı iş hayatına, topluma ve dünyaya hazırlıyorsunuz. Çok iyi bir mühendis yetiştirmek kıymetlidir ama değerleri olan bir mühendis yetiştirdiğiniz zaman geliştirdiği yazılımla, yaptığı uygulamayla topluma katkı sağlayan bir birey haline gelir. Önceliğimiz sadece iyi bir mühendis ya da iyi bir sağlık bilimci yetiştirmek değil; değer odaklı bireyler yetiştirmektir."</p>

<p></p>

<p>"Yapay zekâ bir tehdit</p>

<p>değil, güçlü bir iş ortağı"</p>

<p></p>

<p>Yapay zekânın bazı alanlarda istihdamı dönüştüreceğini ancak asıl farkı teknolojiyi etkin kullananların oluşturacağını söyleyen Prof. Dr. Ergüzel, şöyle devam etti:</p>

<p>"Yapay zekânın bazı mesleklerdeki istihdam alanını daraltacağı muhakkak. Ancak endişe edilmesi gereken şey yapay zekâ mesleği alacak mı sorusu değil. Yapay zekâyı doğru kullananlar, hiç kullanmayan veya zayıf kullanan meslektaşlarının önüne geçecekler. Eğer yapay zekâ araçlarını iyi kullanabiliyorsanız istihdam anlamında avantajlı olacaksınız. Mutlak surette birkaç yıl içerisinde yapay zekâ araçlarına hâkim olmayan, bunu bir iş ortağı olarak kullanmayan herhangi bir meslek alanı kalmayacak. Dolayısıyla yapay zekâ bir tehdit değil, zaman kazandıran, analiz gücü sağlayan, işleri kolaylaştıran güçlü bir iş ortağıdır. Yapay zekâyı tehdit olarak görmek yerine fırsat olarak görmek ve bu aracı sağlıklı kullanmak gerekiyor."</p>

<p></p>

<p>"Klasik CV dönemi sona eriyor"</p>

<p></p>

<p>İş dünyasının artık klasik öz geçmişlerden çok dijital portfolyolara önem verdiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Artık adaylardan beklentimiz klasik öz geçmişlerden ziyade dijital öz geçmişlerini hazırlamaları. Öğrenci üniversite hayatında hangi projelerde yer aldı, neler öğrendi; bunları CV formatına sığdırmak mümkün olmayabiliyor. Dijital öz geçmişlerinde yaptıkları projelerin videolarını koyabilir, kendilerini anlatabilirler. Öz geçmiş dediğiniz şey sadece metinden ibaret olmamalı. Videolar da olmalı. Lise döneminden itibaren yaptığı projeleri, aldığı ödülleri, nasıl geliştirdiğini anlatan bir dijital portfolyo mezuniyet sonrasında istihdam açısından önemli avantaj sağlayacaktır." dedi.</p>

<p></p>

<p>"Üniversite seçerken ayırt</p>

<p>edici özelliği sorgulayın"</p>

<p></p>

<p>Tercih dönemindeki adaylara da seslenen Prof. Dr. Ergüzel, "Aday öğrenciler öncelikle bir üniversitenin ayırt edici özelliğinin ne olduğunu sorgulamalı. Sonrasında bölüm özelindeki farklılıkları değerlendirmeli. Bunun en doğru yolu üniversiteye gelmek, akademisyenleri ve öğrencileri dinlemektir." ifadesinde bulundu.</p>

<p></p>

<p>"Üniversite geleceğe yapılan</p>

<p>en önemli yatırımdır"</p>

<p></p>

<p>Üniversite tercihinin hayatın en kritik yatırımlarından biri olduğunu belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Üniversite geleceğe yapılan bir yatırımdır. Geleceğinize yatırım yaparken doğru yatırım danışmanı, doğru akademisyen ve doğru üniversiteyle bu süreci yürütmek gerekir. Bir üniversitenin öğrenciye kazandırması gereken üç temel özellik vardır; öz güven, liderlik becerisi ve iletişim. Her öğrencimizin farklı meziyetleri var. Bunların ortaya çıkmasını sağlayan proje geliştirme ortamları, öğrenci kulüpleri, sosyal etkinlikler ve hackathonlar üniversitede mutlaka bulunmalıdır. Amaç her öğrencinin kendine özgü becerisini ortaya çıkarmaktır." şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>"Hayatın zorluklarına</p>

<p>hazırlayan üniversiteler</p>

<p>fark oluşturacak"</p>

<p></p>

<p>Diploma almanın mücadelenin sonu olmadığını belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Bir bölümü kazanmak mücadelenin bittiği anlamına gelmiyor. Hayat beklenmedik zorluklar çıkaracak. Üniversitenin temel misyonlarından biri öğrenciyi bu güçlüklerle baş edebilecek şekilde yetiştirmektir. Sadece mesleğe değil, hayata hazırlayan üniversiteler gerçek farkı oluşturacaktır." şeklinde sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/hayata-hazirlayan-universiteler-gercek-farki-olusturuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 15:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/4-agustos/ekran-resmi-2026-08-03-145356.png" type="image/jpeg" length="95389"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Enfeksiyon vakaları artıyor!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/enfeksiyon-vakalari-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/enfeksiyon-vakalari-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında etkisini artıran sıcak hava, yalnızca bunaltıcı havayı değil enfeksiyon riskini de beraberinde getiriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p> Artan sıcaklık ve nem nedeniyle gıda kaynaklı enfeksiyonlar, bağırsak hastalıkları, havuz enfeksiyonları ve kene kaynaklı vakalarda yükseliş yaşandığını belirten Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan vatandaşların daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Yaz mevsiminde yükselen sıcaklıkların bakteri ve virüslerin çoğalması için uygun ortam oluşturduğunu ifade eden Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, basit görünen ihmal ve hataların ciddi enfeksiyonlara neden olabileceğini belirtti.</p>

<p></p>

<p>"Gıda güvenliğine</p>

<p>dikkat edilmeli"</p>

<p></p>

<p>Sıcak havalarda uygun koşullarda muhafaza edilmeyen yiyeceklerin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Özellikle et, tavuk, süt ve süt ürünleri sıcak havalarda çok daha kısa sürede bozulabiliyor. Açıkta satılan ya da uzun süre dışarıda bekletilen gıdalar, gıda zehirlenmelerinin en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Bulantı, kusma, ishal ve ateş gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" dedi.</p>

<p></p>

<p>"Havuzlar enfeksiyon</p>

<p>kaynağına dönüşebiliyor"</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaz aylarının vazgeçilmezi olan havuzların hijyen kurallarına uygun şekilde işletilmemesi halinde enfeksiyon riskini artırdığına dikkat çeken Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Yeterli dezenfeksiyonu yapılmayan havuzlarda kulak, göz ve cilt enfeksiyonlarının yanı sıra mide-bağırsak enfeksiyonları da görülebiliyor. Havuza girmeden önce ve çıktıktan sonra duş almak, kişisel hijyen kurallarına uymak enfeksiyon riskini önemli ölçüde azaltır" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>"Kene vakaları</p>

<p>hafife alınmamalı"</p>

<p></p>

<p>Yaz döneminde kırsal alanlarda geçirilen zamanın artmasıyla birlikte kene temaslarının da çoğaldığını belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, vatandaşları bilinçli davranmaları konusunda uyardı. Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Kene fark edildiğinde kesinlikle bilinçsizce çıkarılmaya çalışılmamalı, en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Piknik ve doğa yürüyüşlerinde uzun kollu kıyafetler tercih edilmeli, dönüşte vücut mutlaka kene yönünden kontrol edilmelidir" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>"En güçlü korunma</p>

<p>yöntemi hijyen"</p>

<p></p>

<p>Yeterli su tüketimi, dengeli beslenme ve el hijyeninin enfeksiyonlardan korunmada büyük önem taşıdığını ifade eden Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Özellikle çocuklar, ileri yaş grubundaki bireyler ve bağışıklık sistemi zayıf kişiler yaz aylarında enfeksiyonlara karşı daha hassastır. El hijyenine dikkat edilmesi, güvenilir gıdaların tüketilmesi ve yeterli sıvı alınması birçok enfeksiyonun önüne geçebilir" dedi.</p>

<p>Doç. Dr. Ömer Evirgen, yüksek ateş, şiddetli ishal, uzun süren kusma veya genel durum bozukluğu gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, erken tanı ve tedavinin olası komplikasyonların önlenmesinde hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi. Haber Merkezi</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/enfeksiyon-vakalari-artiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 15:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/4-agustos/enfeksiyon-vakalari-artiyor1.jpg" type="image/jpeg" length="95548"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Güneş ve terleme akne oluşumunu tetikliyor!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/gunes-ve-terleme-akne-olusumunu-tetikliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/gunes-ve-terleme-akne-olusumunu-tetikliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gün içinde yüzünüzü sık sık yıkıyor, gözünüze büyük gelen sivilcelerinizi sıkıyor, telefon ekranınızı silmeyi hiç düşünmüyor ve yastık kılıfınızı günlerce değiştirmiyorsunuz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Günlük hayatın sıradan bir parçası gibi görünen bu alışkanlıkların farkında olmadan akneyi tetikleyebildiğini belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayşenur Şam Sarı, “Toplumda sıklıkla aknenin hormonal ya da genetik nedenlerle ortaya çıktığı düşünülür. Cilt bakımında yapılan yanlışlar, beslenme alışkanlıkları ya da normal görünen günlük davranışlar akne oluşumunda etkili olabilir” diyor. Uzmanlar akneyi,  kıl folikülleri ve yağ bezlerini etkileyen kronik bir deri hastalığı olarak açıklıyor. Oluşumunda ise yağ (sebum) üretiminin artması, gözeneklerin tıkanması, cutibacterium acnes adlı bakterinin çoğalması ve iltihap gelişmesi rol oynuyor. Pek çoğumuzun sandığı gibi akneler yalnızca yüz bölgesinde oluşmuyor; sırt, göğüs, omuz ve boyunda da görülebiliyor. Çoğu zaman fiziksel bir sorun gibi algılansa da, aknenin tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğunu söyleyen Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayşenur Şam Sarı, hastalığın kronik olması nedeniyle tekrarlamaması için günlük bazı önlemler almanın etkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p></p>

<p>Günlük alışkanlıklara dikkat!</p>

<p></p>

<p>Akne denildiğinde çoğu kişinin aklına ergenlik dönemi geliyor. Ancak akne sorunu günümüzde erişkin bireylerde de sık karşılaşılan cilt hastalıklarından biri. Toplumda yaygın olarak bilinenin aksine aknenin baş sorumlusunun hormonal değişiklikler ile genetik yatkınlık olmadığını belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayşenur Şam Sarı, “Hormonlar ve genetik yatkınlığın yanı sıra stres, kullanılan bazı ilaçlar, yanlış kozmetik ürün kullanımı ve yaşam tarzına bağlı alışkanlıklar da aknenin ortaya çıkmasında veya şiddetlenmesinde önemli rol oynar. Bunun yanında gün içinde farkında olmadan yaptığımız bazı hatalar gözeneklerin tıkanmasına, yağ üretiminin artmasına ve iltihaplanmanın kolaylaşmasına neden olabilir” diyor.</p>

<p></p>

<p>Terleme ve güneşe maruz</p>

<p>kalmak da akneyi artırıyor</p>

<p></p>

<p>Yaz aylarında artan sıcaklık, terleme ve güneş maruziyeti akneye eğilimli kişilerde şikâyetleri artırabiliyor. Akneyi önlemede en önemli noktanın cildi aşırı temizlemek ya da kurutmaya çalışmak olmadığını belirten Dr. Ayşenur Şam Sarı, “Bunun yerine cilt tipine uygun, nazik ve düzenli bir bakım rutini oluşturmak, komedojenik olmayan ürünler tercih etmek ve akneyi tetikleyen günlük alışkanlıklardan kaçınmaktır” diyerek akneye karşı alabileceğiniz 10 öneriyi sıralıyor.</p>

<p></p>

<p>Yüzünüzü sık yıkamayın</p>

<p></p>

<p>Cildi gün içinde defalarca yıkamak veya alkol içeren sert temizleyiciler kullanmak cilt bariyerini zayıflatıyor. Bunun sonucunda cilt kurudukça kendini korumak amacıyla daha fazla sebum üretmeye başlayabiliyor. Artan yağ üretimi ise gözeneklerin tıkanmasını kolaylaştırarak akneyi şiddetlendirebiliyor.</p>

<p></p>

<p>Ne yapmalı?</p>

<p></p>

<p>Yüzünüzü sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez nazik bir temizleyiciyle yıkayın.</p>

<p>Alkol oranı yüksek ve cildi kurutan ürünlerden kaçının.</p>

<p>Cildi tahriş edecek kese ve sert fırçalar kullanmayın.</p>

<p>Sivilcelerinizi sıkmayın</p>

<p></p>

<p>Sivilceleri sıkmanın iltihabın cildin daha derin tabakalarına yayılmasına neden olabileceği uyarısında bulunan Dr. Ayşenur Şam Sarı, “Bu durum hem iyileşme süresini uzatır hem de kalıcı akne izi ve leke gelişme riskini artırır. Ayrıca ellerde bulunan bakteriler enfeksiyon riskini de yükseltebilir” diyor.</p>

<p></p>

<p>Ne yapmalı?</p>

<p></p>

<p>Sivilceleri sıkmaktan kaçının.</p>

<p>Gerekirse noktasal akne tedavi ürünleri kullanın.</p>

<p>Büyük ve ağrılı sivilceler için dermatoloji uzmanına başvurun.</p>

<p></p>

<p>Makyajı cildinizde</p>

<p>uzun süre tutmayın</p>

<p></p>

<p>Yoğun yapılı fondötenler, bazı güneş koruyucular ve yağ bazlı kozmetik ürünlerin gözeneklerin tıkanmasına neden olabileceğini belirten Dr. Ayşenur Şam Sarı, “Özellikle makyajın uzun süre ciltte kalması bakterilerin çoğalmasını kolaylaştırabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ne yapmalı?</p>

<p></p>

<p>"Non-komedojenik" veya "akneye eğilimli ciltler için uygun" ibaresi bulunan ürünleri tercih edin.</p>

<p>Gün sonunda makyajınızı mutlaka temizleyin ve makyaj fırçalarını düzenli olarak yıkayın.</p>

<p></p>

<p>Güneş koruyucusuz</p>

<p>güneşe çıkmayın</p>

<p></p>

<p>Güneş ışınları başlangıçta akneleri kurutuyor gibi görünse de uzun vadede ciltte kalınlaşmaya, gözeneklerin tıkanmasına ve lekelerin koyulaşmasına neden olabiliyor. Ağır ve yağlı yapıda güneş koruyucular ise akne oluşumunu kolaylaştırabiliyor.</p>

<p></p>

<p>Ne yapmalı?</p>

<p></p>

<p>SPF 30-50 arasında, tercihen jel veya akışkan formdaki güneş koruyucuları tercih edin.</p>

<p>Güneş koruyucunuzu iki-üç saatte bir yenileyin.</p>

<p></p>

<p>Telefon ekranınızı temizleyin</p>

<p></p>

<p>Pek çok kişi telefon ile sivilce oluşumunu birbiriyle ilişkilendirmese de telefon ekranlarında gün boyunca yağ, makyaj kalıntısı, bakteri ve çevresel kirleticiler birikiyor. Telefonun uzun süre yanakla temas etmesi ise özellikle çene ve yanak bölgesinde akne oluşumunu kolaylaştırabiliyor.</p>

<p></p>

<p>Ne yapmalı?</p>

<p></p>

<p>Telefon ekranınızı düzenli olarak temizleyin.</p>

<p>Uzun görüşmelerde kulaklık veya hoparlör kullanın.</p>

<p>Telefonu terli ciltle uzun süre temas ettirmeyin.</p>

<p></p>

<p>Terledikten sonra cildinizi</p>

<p>mutlaka temizleyin</p>

<p></p>

<p>Terlemenin tek başına akne oluşturmadığını ancak ter, yağ ve çevresel kirlerle birleştiğinde gözeneklerin tıkanmasını kolaylaştırabileceğini söyleyen Dr. Ayşenur Şam Sarı, “Genellikle spor sonrasında ciltte uzun süre kalan ter özellikle sırt, omuz ve göğüs bölgesindeki akneleri artırabilir” diyor.</p>

<p></p>

<p>Ne yapmalı?</p>

<p></p>

<p>Egzersiz sonrasında mümkün olan en kısa sürede duş alın.</p>

<p>Terli kıyafetlerle uzun süre kalmayın.</p>

<p>Spor yaparken nefes alabilen kumaşlar tercih edin.</p>

<p></p>

<p>Yastık kılıfı ve</p>

<p>havlularınızı</p>

<p>sık değiştirin</p>

<p></p>

<p>Yastık kılıflarında zamanla yağ, ölü deri hücreleri, saç ürünleri ve mikroorganizmalar birikiyor. Uzun süre aynı kılıfın kullanılması özellikle yüzün temas ettiği bölgelerde akne gelişimini kolaylaştırabiliyor.</p>

<p></p>

<p>Ne yapmalı?</p>

<p></p>

<p>Yastık kılıflarını haftada en az bir-iki kez değiştirin.</p>

<p>Yüz havlusunu sık aralıklarla yıkayın ve havluları başkalarıyla ortak kullanmayın.</p>

<p></p>

<p>Saç ürünlerinizi yüzünüzle</p>

<p>temas ettirmeyin</p>

<p></p>

<p>Saç yağları, şekillendiriciler ve saç bakım ürünlerinin alın ve şakak bölgesindeki gözenekleri tıkayabileceğini ifade eden Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayşenur Şam Sarı, “Özellikle yaz aylarında terleme ile bu ürünlerin cilde geçişi kolaylaşır ve yüzde yeni akne oluşumları görülebilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p></p>

<p>Ne yapmalı?</p>

<p></p>

<p>Yağlı saç ürünlerini yüz bölgesinden uzak tutun.</p>

<p>Saç bakım ürünlerini uyguladıktan sonra yüzünüzü temizleyin.</p>

<p></p>

<p>Yüksek glisemik içerikli beslenmeyin</p>

<p></p>

<p>Akne ile beslenme arasında çok yakın ilişki olduğunu belirten Dr. Ayşenur Şam Sarı, “Şekerli içecekler, beyaz unlu gıdalar ve sık tüketilen ultra işlenmiş besinler insülin ve IGF-1 düzeylerini artırarak yağ bezlerinin daha fazla çalışmasına neden olabilir. Bilimsel çalışmalar özellikle yüksek glisemik yükün akneyi kötüleştirebildiğini göstermektedir” diyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/gunes-ve-terleme-akne-olusumunu-tetikliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 15:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/4-agustos/gunes-ve-terleme-akne-olusumunu-tetikliyor.jpg" type="image/jpeg" length="72928"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Çikolata kisti yumurtalıklarla sınırlı değil!’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/cikolata-kisti-yumurtaliklarla-sinirli-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/cikolata-kisti-yumurtaliklarla-sinirli-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Fethi Güçer, halk arasında “çikolata kisti” olarak bilinen endometriozis hastalığı hakkında önemli bilgiler verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Endometriozis; normalde rahmin iç yüzeyini kaplayan endometrium benzeri dokunun rahim dışında, özellikle yumurtalıklarda ve diğer pelvik organlarda büyümesi sonucu ortaya çıkan bir kadın hastalığıdır. Yumurtalıklarda gelişen endometriozis odaklarının zamanla kistleşmesi ve kist içerisinde biriken kanın koyu kahverengi bir görünüm alması nedeniyle bu oluşumlar halk arasında “çikolata kisti” olarak adlandırılmaktadır.</p>

<p></p>

<p>En Sık Yumurtalıklarda Görülüyor</p>

<p></p>

<p>Endometriozisin en sık yumurtalıklarda görüldüğünü belirten Op. Dr. Fethi Güçer, hastalığın yalnızca yumurtalıklarla sınırlı olmadığını ifade etti.</p>

<p>Op. Dr. Güçer, “Endometriozis odakları; rahme ait tüplerde, rahmi destekleyen bağlarda, vajina ile anal kanal arasındaki bölgede, rahmin dış yüzeyinde ve pelvis olarak adlandırılan karın boşluğu yüzeyinde de görülebilir. Halk arasında çikolata kisti olarak bilinen durum, endometriozisin yumurtalıklarda meydana gelmesi sonucu oluşan kistlere verilen isimdir.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Adet Döngüsündeki</p>

<p>Hormonlardan Etkileniyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Endometriozis odaklarının çoğunlukla iyi huylu olduğunu vurgulayan Op. Dr. Güçer, bu dokuların normal endometrium dokusu gibi adet döngüsünü yöneten hormonlara yanıt verdiğini söyledi.</p>

<p>Op. Dr. Güçer, “Adet dönemlerinde endometriozis odaklarında kalınlaşma, parçalanma ve kanama meydana gelebilir. Ancak rahim dışında oluşan bu kanama vücuttan dışarı atılamadığı için çevredeki dokuların zarar görmesine, iltihabi reaksiyonların gelişmesine, yapışıklıklara ve bağ dokusu oluşumuna neden olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Endometriozis bazı kadınlarda belirgin bir şikâyete neden olmazken bazı hastalarda şiddetli adet ağrısı, kasık ve karın ağrısı, cinsel ilişki sırasında ağrı ve gebelik oluşmasında güçlük gibi sorunlarla kendini gösterebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/cikolata-kisti-yumurtaliklarla-sinirli-degil</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/4-agustos/cikolata-kisti-yumurtaliklarla-sinirli-degil.jpg" type="image/jpeg" length="91872"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Geleceğin hekimlerini güçlü bir klinik altyapıyla yetiştiriyoruz’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/gelecegin-hekimlerini-guclu-bir-klinik-altyapiyla-yetistiriyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/gelecegin-hekimlerini-guclu-bir-klinik-altyapiyla-yetistiriyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) Tıp Fakültesi 2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı 4. ve 5. sınıf öğrencileri için düzenlenen Klinik Staj Başlangıç Programı, Gaziantep Şehir Hastanesi Konferans Salonu'nda yoğun katılımla gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hekimlik eğitiminde teorik bilgilerin klinik uygulamalarla buluştuğu önemli bir dönüm noktası olan programda öğrenciler, ilk klinik derslerini de işleyerek meslek hayatlarının en kritik aşamalarından birine adım attı.</p>

<p>Programa GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, Gaziantep İl Sağlık Müdürü Dr. Beytullah Şahin, Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Uluşan, GİBTÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Reşit Yıldız, Prof. Dr. Metin Bedir ve Prof. Dr. Feridun Bilgin, GİBTÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Türkbeyler, akademisyenler ve çok sayıda tıp fakültesi öğrencisi katıldı.</p>

<p></p>

<p>Mesleki eğitimlerinin en</p>

<p>önemli süreçlerinden</p>

<p>birine başladılar</p>

<p></p>

<p>Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren GİBTÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Türkbeyler, öğrencilerin artık mesleki eğitimlerinin en önemli süreçlerinden birine başladığını belirterek, klinik stajların yalnızca bilgi ve beceri kazandırmakla kalmayacağını, aynı zamanda hekimlik mesleğinin etik değerlerini ve insani yönünü de güçlendireceğini ifade etti. Türkbeyler, öğrencilerin hastalarla kuracakları iletişimin ve sahada edinecekleri deneyimlerin meslek hayatları boyunca kendilerine önemli katkılar sağlayacağını belirterek başarı dileklerinde bulundu.</p>

<p></p>

<p>Modern sağlık altyapısı</p>

<p>içerisinde nitelikli bir</p>

<p>klinik eğitim alma fırsatı</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Uluşan ise konuşmasında GİBTÜ ile yürütülen akademik iş birliğinin önemine dikkat çekti. Üniversite-hastane iş birliğinin hem sağlık hizmetlerinin niteliğine hem de tıp eğitiminin kalitesine önemli katkılar sunduğunu ifade eden Uluşan, öğrencilerin modern sağlık altyapısı içerisinde nitelikli bir klinik eğitim alma fırsatı yakalayacaklarını söyledi.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep sağlık alanında</p>

<p>bölgeye hizmet veriyor</p>

<p></p>

<p>Gaziantep İl Sağlık Müdürü Dr. Beytullah Şahin de yaptığı konuşmada Gaziantep'in güçlü sağlık altyapısı ve sağlık hizmetleri hakkında öğrencilere bilgiler verdi. Kentin yalnızca bölgesine değil, çevre illere ve uluslararası hastalara da sağlık hizmeti sunduğunu belirten Şahin, geleceğin hekimlerinin bu güçlü sağlık ekosisteminde önemli deneyimler kazanacağını ifade etti.</p>

<p></p>

<p>Rektör Demir: "Klinik Eğitim,</p>

<p>Hekimlik Yolculuğunun</p>

<p>En Önemli Aşamasıdır"</p>

<p></p>

<p>Programın son konuşmasını gerçekleştiren GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, öğrencilerin klinik staj dönemine başlamasının hem üniversite hem de öğrenciler açısından büyük önem taşıdığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rektör Demir, Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Gaziantep Şehir Hastanesi arasında geçen yıl imzalanan afiliasyon protokolünün tıp eğitimine yeni bir vizyon kazandırdığını ifade ederek şunları söyledi: "Gaziantep Şehir Hastanesi ile gerçekleştirdiğimiz afiliasyon sayesinde öğrencilerimiz, Türkiye'nin en donanımlı sağlık kuruluşlarından birinde eğitim alma imkânına kavuşmuştur. Bu iş birliği yalnızca öğrencilerimizin klinik deneyimini artırmakla kalmayacak; aynı zamanda akademik araştırmaların gelişmesine, sağlık hizmetlerinin niteliğinin yükselmesine ve üniversitemizin bilimsel üretim kapasitesine de önemli katkılar sağlayacaktır."</p>

<p></p>

<p>Etik değerlere bağlı,</p>

<p>vicdanlı ve insan odaklı</p>

<p>hekimler yetişecek</p>

<p></p>

<p>Öğrencilere seslenen Rektör Demir, klinik eğitim sürecinin yalnızca bilgi edinme dönemi olmadığını, aynı zamanda mesleki kimliğin şekillendiği çok önemli bir süreç olduğunu belirtti. "Bugün sizler için yeni bir başlangıç. Artık hastalarla birebir temas kuracak, teorik bilgilerinizi uygulamayla pekiştirecek ve hekimlik mesleğinin sorumluluğunu yakından hissedeceksiniz. Bilimsel gelişmeleri yakından takip eden, etik değerlere bağlı, vicdanlı ve insan odaklı hekimler olarak yetişeceğinize yürekten inanıyorum."</p>

<p></p>

<p>"Yapay zekâ tıp eğitiminin</p>

<p>vazgeçilmez unsurlarından</p>

<p>biri haline geliyor"</p>

<p></p>

<p>Konuşmasında GİBTÜ'nün teknoloji odaklı eğitim vizyonuna da değinen Rektör Demir, özellikle yapay zekâ destekli sağlık uygulamalarının geleceğin tıp eğitiminde belirleyici rol oynayacağını ifade etti. Demir, üniversitenin sahip olduğu teknolojik altyapının her geçen gün güçlendiğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: "Sağlık alanında yapay zekâ teknolojileri teşhis, tedavi ve klinik karar destek sistemlerinden tıbbi görüntü analizine kadar birçok alanda büyük bir dönüşüm oluşturuyor. GİBTÜ olarak öğrencilerimizi yalnızca bugünün değil, geleceğin sağlık sistemine hazırlıyoruz. Yapay zekâ destekli eğitim anlayışımız ve güçlü teknolojik altyapımızla çağın gerektirdiği bilgi ve becerilere sahip hekimler yetiştirmeyi hedefliyoruz."</p>

<p></p>

<p>"Bilim üreten, teknolojiyi</p>

<p>kullanan ve insan odaklı</p>

<p>hekimler yetiştireceğiz"</p>

<p></p>

<p>GİBTÜ'nün araştırma odaklı eğitim anlayışına vurgu yapan Rektör Demir, öğrencilerin yalnızca iyi birer hekim değil, aynı zamanda bilimsel araştırmalar yapan, teknoloji geliştiren ve ülkesine değer katan bireyler olarak yetişmelerini amaçladıklarını söyledi. Demir, "Üniversitemiz bilimsel araştırmaları, uluslararası iş birlikleri, modern laboratuvarları ve teknoloji odaklı yaklaşımıyla sağlık eğitiminde önemli bir ivme yakalamıştır. Sizlerden beklentimiz; sorgulayan, araştıran, etik değerlere bağlı, hastasını merkeze alan ve sürekli kendini geliştiren hekimler olmanızdır. Sizler ülkemizin sağlık alanındaki geleceğini temsil ediyorsunuz." ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>4. Ve 5. Sınıf tıp fakültesi</p>

<p>öğrencileri ilk klinik</p>

<p>derslerini gerçekleştirdi</p>

<p></p>

<p>Programın ardından 4. ve 5. sınıf tıp fakültesi öğrencileri ilk klinik derslerini gerçekleştirerek eğitimlerine resmen başladı. Klinik staj süresince öğrenciler, Gaziantep Şehir Hastanesi'nin güçlü sağlık altyapısı ve deneyimli akademik kadrosu eşliğinde teorik bilgilerini uygulamaya dönüştürme fırsatı bulacak. GİBTÜ Tıp Fakültesi, uygulama ağırlıklı eğitim modeli, güçlü akademik kadrosu ve Gaziantep Şehir Hastanesi ile yürüttüğü afiliasyon kapsamında öğrencilerine uluslararası standartlarda tıp eğitimi sunmayı sürdürürken, geleceğin hekimlerini bilim, teknoloji ve insan odaklı bir anlayışla yetiştirmeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/gelecegin-hekimlerini-guclu-bir-klinik-altyapiyla-yetistiriyoruz</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 15:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/4-agustos/gelecegin-hekimlerini-guclu-bir-klinik-altyapiyla-yetistiriyoruz1.jpg" type="image/jpeg" length="91362"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Yaz akşamlarını sanatla renklendireceğiz’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/yaz-aksamlarini-sanatla-renklendirecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/yaz-aksamlarini-sanatla-renklendirecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şehitkamil Belediyesi tarafından yaz akşamlarını kültür ve sanatla buluşturmak amacıyla düzenlenen etkinlikler tüm hızıyla devam ediyor. Şehitkamil Belediyesi Gençlik Orkestrası tarafından Vadi Park’ta gerçekleştirilen pop ve rock konseri, her yaştan vatandaşın yoğun ilgisiyle karşılandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Konser programına Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz da katılarak vatandaşlarla bir araya geldi. Alanı dolaşan Yılmaz, aileler, gençler ve çocuklarla sohbet etti, vatandaşların konser heyecanına ortak oldu. Yılmaz, vatandaşlarla birlikte şarkılara eşlik ederek yaz akşamının coşkusunu paylaştı. Özellikle gençlerin büyük ilgi gösterdiği etkinlikte çocuklar da aileleriyle birlikte keyifli vakit geçirdi. Vadi Park, müzik dolu atmosferiyle adeta açık hava festivaline dönüştü.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaz akşamları</p>

<p>sanatla renklenecek</p>

<p></p>

<p>Konser sonunda vatandaşlara hitap eden Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, yaz mevsimini dolu dolu geçirmeyi hedeflediklerini belirterek, kültür ve sanat etkinliklerinin artarak devam edeceğini ifade etti. Yılmaz, “Bu akşam gençlerimizle, ailelerimizle ve tüm hemşehrilerimizle aynı coşkuyu paylaşmanın mutluluğunu yaşadık. Şehitkamil’de sadece hizmet üretmekle kalmıyor, sosyal yaşamı da güçlendirecek etkinlikler düzenlemeye büyük önem veriyoruz. Yaz akşamlarını müzikle, sanatla ve birbirinden güzel organizasyonlarla renklendirmeye devam edeceğiz. Vatandaşlarımızın yüzündeki tebessüm, çocuklarımızın mutluluğu bizim en büyük motivasyon kaynağımız. Birlikte olmaya, aynı heyecanı paylaşmaya ve Şehitkamil'de güzel anılar biriktirmeye devam edeceğiz.” dedi.</p>

<p>Konser sonunda vatandaşlar, organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirerek Başkan Yılmaz ve ekibine teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/yaz-aksamlarini-sanatla-renklendirecegiz</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 15:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/4-agustos/yaz-aksamlarini-sanatla-renklendirecegiz1.jpeg" type="image/jpeg" length="38631"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Kültürel ve doğal mirasımız korunmalı’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kulturel-ve-dogal-mirasimiz-korunmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kulturel-ve-dogal-mirasimiz-korunmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile ÇEKÜL Vakfı iş birliğinde düzenlenen Metin Sözen Günü, “Kavramdan Uygulamaya, Kentten Geleceğe” temasıyla gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Program kapsamında, ÇEKÜL Vakfı Kurucusu Prof. Dr. Metin Sözen’in vefatının birinci yılında, ortak akıl, yerel iş birliği ve disiplinlerarası üretim ilkeleri üzerine kurulan Metin Sözen Okulu kamuoyuna tanıtıldı.</p>

<p>Yaşamını Anadolu’nun kültürel ve doğal mirasının korunmasına adayan Prof. Dr. Metin Sözen’in mirasını geleceğe taşımayı amaçlayan program, kültürel ve doğal mirasın korunmasına yönelik değerlendirme platformunun yanı sıra yerel yönetimler, akademi, sivil toplum ve gençleri ortak düşünce zemininde buluşturacak kalıcı bir iş birliği modelinin başlangıcını simgeledi.</p>

<p></p>

<p>Başkan Şahin: “Metin Sözen’in</p>

<p>Ruhunu, İlmini, Hayata Bakış</p>

<p>Açısını Çocuklarımıza</p>

<p>Öğretmek İstiyoruz”</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, programda yaptığı konuşmada, “Bizim medeniyetimizde anne ile babanın ve hocanın eli öpülür” diyerek şunları söyledi:</p>

<p>“Biz bütün hocalarımızın elinden öpüyoruz. Şehrin ruhunu iyi bilmek lazım. Şehri gülistan yapmalıyız; insana değer vererek. Bizim medeniyetimizde ilim çok önemlidir. Biz ilmin arkasından gideceğiz. Okuyacağız. Metin Sözen’in ruhunu, ilmini, hayata bakış açısını çocuklarımıza öğretmek istiyoruz. Gaziantep bize emanet. Emanetin emin ellerde olması için Metin hocanın ilmiyle, hikmetiyle hareket etmemiz lazım. Zamanın ruhunu yakalamamız lazım. Yaşatan dünyaya geçmemiz lazım. Metin Hocalar kolay yetişmiyor. Bizlerin en büyük sorumluluğu; Metin Sözen gibi hayatta iz bırakacak bir nesli yetiştirmek.”</p>

<p></p>

<p>Ilgın Sözen: “Başkan Fatma</p>

<p>Şahin Olmasaydı Bu Gönül</p>

<p>Defteri Yeniden Açılmayacaktı”</p>

<p></p>

<p>ÇEKÜL Vakfı Genel Sekreteri Ilgın Sözen, babası Metin Sözen’in ilkeleri doğrultusunda çalışmayı sürdürdüklerini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p>“Babamın bizlere emanet ettiği vakfın sorumluluğunu taşırken önemli ve güçlü bir ekip var. Bu tek başına yapılacak bir iş değil. Babam her zaman, ‘Ne bir meslek ne bir kişi; bu iş tamamen sahada yapılacak bir ekip işi’ derdi. Dolayısıyla bugün de yanımda çok güçlü bir ekip var. Bu ekiple yolumuza devam ediyoruz. Bu aşamada Büyükşehir Belediye Başkanımız Fatma Şahin’e de teşekkür ediyorum. Kendisi olmasaydı bu gönül defteri yeniden açılmayacaktı.”</p>

<p></p>

<p>Öztekin: “Metin Sözen’in</p>

<p>Gaziantep’in Bugünlere</p>

<p>Gelmesinde Büyük Emeği Var”</p>

<p></p>

<p>Oğuzeli Belediye Başkanı Bekir Öztekin, Metin Sözen’in Gaziantep’in tarihi mirasının korunması ve görünür hale getirilmesinde büyük katkılar sunduğunu belirterek, kentin bugün ulaştığı noktada önemli emeği bulunduğunu ifade etti.</p>

<p></p>

<p>Asım Güzelbey: “Gaziantep’in</p>

<p>Taşında Toprağında Metin</p>

<p>Sözen’in İmzası Var”</p>

<p></p>

<p>Önceki dönem Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Asım Güzelbey ise göreve geldiği ilk hafta Metin Sözen ile tanışma fırsatı bulduğunu belirterek, “Metin Sözen ile çok güzel işler yaptık. Bugün Gaziantep’in tarihi dokusunda, taşında, toprağında hocamızın imzası var” dedi.</p>

<p></p>

<p>Metin Sözen’in Kavramları</p>

<p>Masaya Yatırıldı</p>

<p></p>

<p>Açılış konuşmalarının ardından başlayan ilk oturumda, “Metin Sözen’in Sözlüğü” başlığı altında Sözen’in koruma anlayışını şekillendiren temel kavramlar ele alındı. Kavramların günümüz koruma literatüründeki karşılığı, Türkiye’deki uygulama alanları ve geleceğe yönelik potansiyelleri disiplinlerarası bakış açısıyla değerlendirildi.</p>

<p>Program kapsamında ayrıca, ÇEKÜL Vakfı’nın kültürel mirasın belgelenmesi, dijitalleştirilmesi ve erişilebilir hale getirilmesine yönelik yürüttüğü Rota Miras ve Ortak Bellek projelerinin tanıtım videoları katılımcılarla buluşturuldu.</p>

<p>Dr. Ceyda Bakbaşa Bosson ile Dr. Muhsin Doğan’ın moderatörlüğündeki oturumda, Prof. Dr. Ayşe Güliz Bilgin Altınöz, Prof. Dr. Evrim Ölçer Özünel, Prof. Dr. Ünal Akkemik, Doç. Dr. Tulga Albustanlıoğlu konuşmacı olarak yer aldı.</p>

<p></p>

<p>Kültür Odaklı Dönüşüm</p>

<p>Gaziantep Örneğiyle</p>

<p>Ele Alındı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Günün ikinci oturumunda “Metin Sözen ve Kültür Odaklı Dönüşüm” başlığı altında, kültür odaklı kalkınma anlayışı doğrultusunda korumanın yerel yönetimler, akademi ve sivil toplum arasındaki iş birliğini nasıl güçlendirdiği değerlendirildi. Gaziantep örneği üzerinden kültürel mirasın kentlerin sürdürülebilir gelişimindeki dönüştürücü rolü tartışıldı.</p>

<p>Dr. Ceyda Bakbaşa Bosson ile Dr. Muhsin Doğan’ın moderatörlüğündeki oturumda önceki dönem Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Asım Güzelbey, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kültür Varlıkları Koruma Daire Başkanı Gamze Maraş, Şehitkamil Belediyesi Kültürel Miras Müdürü Osman Özgan ve Yesemek Alan Başkanı ve ÇEKÜL Saha Sorumlusu Zafer Okuducu konuşmacı olarak bulundu.</p>

<p></p>

<p>İlk Uygulama Ekim’de</p>

<p>Gaziantep’te Başlıyor</p>

<p></p>

<p>Oturumların ardından Başkan Fatma Şahin ile ÇEKÜL Vakfı Genel Sekreteri Sözen, Gaziantep’te Ekim 2026’da başlayacak ÇEKÜL Yerel Etki ve Öncülük Programı için Niyet ve İş Birliği Beyanı’nı içeren protokole imza attı. Böylelikle Metin Sözen Okulu’nun oluşturduğu eğitim modeli için ilk uygulama Gaziantep’te başlayacak.</p>

<p></p>

<p>Başkan Fatma</p>

<p>Şahin’den Müjde Geldi!</p>

<p></p>

<p>Protokol imza töreninde konuşan Başkan Fatma Şahin, program vesilesiyle çok şey öğrendiğini ve notlar aldığını aktararak, “Bir müjde ile konuşmama başlamak istiyorum. Okul dediğimizde fiziksel bir yapının da önemine dikkat çekmek gerekiyor. Bu eğitim modelinin somut bir yapıya kavuşması için Ömer Ersoy Kültür Merkezi ve Nikah Salonu’nda vakfın bu eğitimlerini yürütmesi için alan oluşturacağız. Böylelikle bu eğitim modeli şehirde fiziki bir eğitim alanına kavuşacak” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Metin Sözen Okulu</p>

<p>Kamuoyuna Tanıtıldı</p>

<p></p>

<p>Eğitim modelinin detayları programda sunum eşliğinde anlatıldı. Buna göre, eğitim programında başta öğrenciler olmak üzere; genç profesyoneller, STK gönüllüleri, doğa, tarih ve miras konularına ilgi duyanların hedef kitle olarak belirlendi.</p>

<p>Program çerçevesinde 6 hafta boyunca devam edecek eğitimlerde, haftada bir saat çevrim içi buluşma gerçekleştirilecek. Tartışma ve fikir üretme odaklı bir yapının kurulacağı eğitim modeli sayesinde katılımcılara; doğa, miras ve çevreye bütüncül bakış, düşünsel dil ve yönelim netliği ile birlikte düşünme ve tartışma pratiği kazandırılacak. Eğitimler, kişisel, kurumsal ve toplumsal düzeyde önemli kazanımlar sağlayacak.</p>

<p></p>

<p>Üç programdan oluşan</p>

<p>yeni eğitim modeli</p>

<p></p>

<p>ÇEKÜL Vakfı’nın 35 yıllık bilgi birikimi ve saha deneyimiyle hayata geçirilen Metin Sözen Okulu, doğa ve kültür öncelikli koruma anlayışını yeni nesillere aktarmayı, disiplinlerarası diyaloğu güçlendirmeyi ve yerelden öğrenen koruma kültürünü yaygınlaştırmayı amaçlıyor.</p>

<p>Üç ana programdan oluşan okul; gençlere yönelik ÇEKÜL Çemberleri, araştırmacılar ve profesyoneller için hazırlanan ÇEKÜL Yaşayan Miras ve Etki Programı ile belediyeler ve kamu kurumlarına yönelik geliştirilen ÇEKÜL Yerel Etki ve Öncülük Programından oluşuyor. Bu yapı sayesinde yerel yönetimler, akademi, sivil toplum ve gençlerin ortak üretim zemini oluşturması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kulturel-ve-dogal-mirasimiz-korunmali</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 15:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/4-agustos/kulturel-ve-dogal-mirasin-korunmasina1.jpg" type="image/jpeg" length="41706"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[1,4 milyon TL değerinde kaçak malzeme ele geçirildi]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/14-milyon-tl-degerinde-kacak-malzeme-ele-gecirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/14-milyon-tl-degerinde-kacak-malzeme-ele-gecirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te jandarma ekiplerince 3 şahsa yönelik yapılan operasyonda 1 milyon 450 bin TL değerinde kaçak sigara, sigara malzemeleri ve alkol ele geçirildi, 3 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde kaçakçılıkla mücadeleye yönelik operasyon yapıldı. KOM Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü unsurlarının da destek verdiği operasyonda çerçevesinde, Şehitkamil ilçesinde M.H, Ş.Ö. ve M.T. isimli şahıslara ait ev ve işyerlerinde arama yapıldı. Arama neticesinde piyasa değeri yaklaşık 1 milyon 450 bin TL olan gümrük kaçağı 890 kilogram nargile kömürü, 204 kilogram nargile tütünü, 72 bin adet makaron, 190 paket sigara, 4 paket puro, 76 şişe alkollü içecek, 45 adet tabanca fişeği ele geçirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gözaltına alınan şüpheli şahıslar hakkında adli işlem başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/14-milyon-tl-degerinde-kacak-malzeme-ele-gecirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/4-agustos/14-milyon-tl-degerinde-kacak-malzeme-ele-gecirildi1.jpg" type="image/jpeg" length="43241"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
