<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Gaziantep İlk Haber</title>
    <link>https://www.gaziantepilkhaber.com</link>
    <description>Gaziantep Haberleri Gaziantep Son Dakika</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 08 Sep 2026 01:46:35 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET İLE AÇLIK SINIRI ARASINDAKİ MAKAS 10 BİN LİRAYA ÇIKTI]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/asgari-ucret-ile-aclik-siniri-arasindaki-makas-10-bin-liraya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/asgari-ucret-ile-aclik-siniri-arasindaki-makas-10-bin-liraya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşik Kamu İş Konfederasyonu’na bağlı Kamu-Ar tarafından Ağustos ayı açlık ve yoksulluk sınırı araştırma sonuçları açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Birleşik Kamu İş Konfederasyonu’na bağlı Kamu-Ar tarafından Ağustos ayı açlık ve yoksulluk sınırı araştırma sonuçları açıklandı.</p>

<p><strong>Açlık ve yoksulluğun önümüzdeki aylarda artması bekleniyor</strong></p>

<p>Büro-İş Sendikası Gaziantep İl Temsilcisi Ebru Özdoğan, ‘’Açlık sınırı ağustosta 38 bin 318 liraya yükselirken, yoksulluk sınırı da giyim dışındaki harcamalarda yaşanan yüksek fiyat artışlarının etkisiyle 121 bin lirayı geçti. Türkiye’nin ekonomik krizlere yatkınlığı ve enflasyonun dizginlenememesi yüzünden açlık ve yoksulluk sınırının önümüzdeki aylarda da artmaya devam etmesi bekleniyor’’ şeklinde konuştu.</p>

<p>Birleşik Kamu İş Konfederasyonu’na bağlı Kamu-Arın ağustos ayı verileri ülkemizde açlık ve yoksulluğun arttığını bir kez daha gözler önüne serdi. Açlık sınırının 38 bin 318 liraya ulaştığı ülkemizde yoksulluk sınırı ise bir önceki aya göre 3 bin 700 artışla 121 bin 36 liraya çıktı. Asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki makas 10 bin liraya çıktı.</p>

<p><strong>Satın alma gücünün büyük bir kısmı yılın ilk sekiz ayında eridi</strong></p>

<p>‘Açlık sınırı 28 bin 75 lira olan asgari ücretin 10 bin 243 lira, 23 bin 552 lira olan en düşük emekli aylığının ise 14 bin 766 lira üzerine yükseldi’ diyen Özdoğan, ‘’Yılbaşında yüzde 27 oranında zam yapılan asgari ücret, bu ay yüzde 13,52 oranında artırılan kamu çalışanlarının ücretleri ve yüzde 17,76 oranında artırılan emekli aylıklarının satın alma gücünün büyük bir kısmı yılın ilk sekiz ayında eridi. Tüm beklentilere rağmen yılın ikinci yarısı için artırılmayan asgari ücretin ağustos ayı açlık sınırını karşılayabilmesi için en az yüzde 36,5 oranında artırılması gerekiyordu’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Nüfusun çok büyük bir bölümünün gıda yoksulluğu çektiği tahmin ediliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Asgari ücretli ve asgari ücrete yakın ücret alan 10 milyon çalışanın, en düşük emekli aylığı alan 5,1 milyon kişi ve ailelerinin gıda yoksulluğuyla karşı karşıya bulunduğunu sözlerine ekleyen Özdoğan, ‘’En düşük emekli aylığına yakın emekli aylığı alanlar ve hiçbir geliri olmayanlar da dikkate alındığında, Türkiye nüfusunun çok büyük bir bölümünün gıda yoksulluğu çektiği tahmin ediliyor’’ değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Asgari ücret dört kişilik bir ailenin 22 günlük beslenme giderini karşılıyor</strong></p>

<p>Özdoğan, ‘’Asgari ücret ağustosta dört kişilik bir ailenin sadece 22 günlük beslenme giderini, yoksulluk sınırının ise yüzde 23’ünü zor karşıladı. Ailede dört kişinin asgari ücretle çalışarak haneye getireceği gelir bile yoksulluk sınırının 8 bin 736 lira altında kalıyor. Diğer bir ifadeyle dört asgari ücret giren dört kişilik bir aile bile yoksulluk sınırını yenemiyor. En düşük emekli aylığı sadece 18 günlük beslenmeye yetiyor, yoksulluk sınırının ise sadece yüzde 219,5’inde kalıyor’’ şeklinde konuştu. </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Özer KARINCA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/asgari-ucret-ile-aclik-siniri-arasindaki-makas-10-bin-liraya-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/huseyin-haber-klasor/eylul/huseyin-7-eylul/ekran-resmi-2026-09-07-171129.png" type="image/jpeg" length="63673"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘MAAŞ ZAMMI DEĞİL, REFAH PAYI İSTİYORUZ’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/maas-zammi-degil-refah-payi-istiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/maas-zammi-degil-refah-payi-istiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu, ağustos ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Enflasyon aylık yüzde 1,84 olurken, yıllık ise yüzde 31,51 seviyesinde gerçekleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu, ağustos ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Enflasyon aylık yüzde 1,84 olurken, yıllık ise yüzde 31,51 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p><strong>Memur maaşları enflasyon karşısında eriyor</strong></p>

<p>Memur maaşlarının enflasyon karşısında eridiğine dikkat çeken Mil Sen Konfederasyonu ve Mil Bürosen Gaziantep İl Başkanı Çağlayan Erdal, ‘’Türkiye’de milyonlarca memur ve kamu çalışanının geçim mücadelesi her geçen gün ağırlaşırken, açıklanan yeni enflasyon rakamları ekonomik tablonun kamu çalışanları açısından ne kadar zorlaştığını bir kez daha ortaya koydu’’ açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Temel sorun maaşların hayat pahalılığı karşısında refah sağlamaması</strong></p>

<p>‘Maaş zammı değil, refah payı istiyoruz’ diyen Erdal, ‘’Memurların yaşadığı temel sorun yalnızca maaşlarına yapılan zam oranının düşük olması değil; maaş artışlarının hayat pahalılığı karşısında gerçek anlamda refah sağlamaması. 2026’nın ilk yarısında memur ve memur emeklileri için belirlenen yüzde 11’lik toplu sözleşme artışı, ilk altı aylık enflasyonun ardından önemli ölçüde eridi’’ değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Temmuz ayında yüzde 7 toplu sözleşme artışı uygulandı</strong></p>

<p>Erdal, ‘’Haziran sonunda altı aylık enflasyon yüzde 17,75 olurken memurlara yüzde 6,01 enflasyon farkı oluştu ve temmuz ayında yüzde 7 toplu sözleşme artışı uygulandı. 2026’nın ikinci yarısı için ise toplu sözleşmede yüzde 7, 2027’nin ilk yarısı için yüzde 5 ve ikinci yarısı için yüzde 4 artış öngörülmüş durumda; ayrıca enflasyon farkının maaşlara yansıtılması kararlaştırılmış durumda’’ ifadelerine yer verdi.</p>

<p><strong>Maaş artışları çalışanların gerçek hayatındaki yangını söndürmeye yetmiyor</strong></p>

<p>Asıl meselenin sadece matematiksel zam hesabı olmadığını vurgulayan Erdal, ‘’Memurun cebine giren para ile markette, kirada ve faturalarda çıkan para arasındaki makas her geçen gün büyümektedir. Memur artık ay sonunu getirmekte zorlanıyor. Kira, gıda, ulaşım ve temel ihtiyaçlardaki artışlar karşısında yapılan maaş artışları çalışanların gerçek hayatındaki yangını söndürmeye yetmiyor’’ tespitinde bulundu.</p>

<p><strong>Maaşlara gerçek anlamda refah payı eklenmesini istiyoruz</strong></p>

<p>Erdal, ‘’Açıklanan yüzde 31,79’luk kira artış oranı, memurun karşı karşıya olduğu ekonomik tablonun ne kadar ağır olduğunu göstermektedir. Bir kamu çalışanının maaşının önemli bir bölümünü yalnızca barınmaya ayırmak zorunda kaldığı bir sistem sürdürülebilir değildir. Biz sadece enflasyon farkı istemiyoruz. Memurun geçmiş yıllarda kaybettiği alım gücünün telafi edilmesini, maaşlara gerçek anlamda refah payı eklenmesini istiyoruz’’ çağrısını yaptı.</p>

<p><strong>Memur enflasyon gerçekleşirken alım gücünü kaybediyor</strong></p>

<p>Memura yalnızca enflasyon farkını vermenin, aslında çalışanın kaybettiği refahı geri vermemek olduğunu sözlerine ekleyen Erdal, ‘’Memur enflasyon gerçekleşirken zaten alım gücünü kaybediyor. Maaş artışı geldiğinde ise geçmiş dönemin kaybı tamamen telafi edilmiyor. Kamu çalışanlarının yalnızca ayakta kalmasını değil, insanca yaşayabileceği bir ücret seviyesine ulaşmasını istiyoruz.</p>

<p><strong>En düşük memur maaşı, yoksulluk sınırının altında bırakılmamalıdır</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mil Sen Konfederasyonu ve Mil Bürosen Gaziantep İl Başkanı Çağlayan Erdal, konuşması şöyle tamamladı: ‘’Taleplerimiz net; Memur maaşlarına gerçek anlamda refah payı verilmelidir. Enflasyon farkı hesaplamasında çalışanların gerçek hayat pahalılığı dikkate alınmalıdır. Kira ve temel tüketim giderlerindeki hızlı artış karşısında kamu çalışanlarının gelirleri yeniden değerlendirilmelidir. En düşük memur maaşı, yoksulluk sınırının altında bırakılmamalıdır. Kamu çalışanlarının alım gücündeki geçmiş dönem kayıpları telafi edilmelidir. Vergi dilimleri nedeniyle yıl içerisinde memurun eline geçen net ücretin erimesinin önüne geçilmelidir. Maaş artışlarında sadece enflasyon farkı değil, refah payı da kalıcı bir sistem haline getirilmelidir.’’ </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Meral Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/maas-zammi-degil-refah-payi-istiyoruz</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/huseyin-haber-klasor/eylul/huseyin-7-eylul/maas-zammi-degil-refah-payi-istiyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="82583"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘TOPLUM SAĞLIĞINI KORUMAK HEPİMİZİN ORTAK SORUMLULUĞU’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/toplum-sagligini-korumak-hepimizin-ortak-sorumlulugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/toplum-sagligini-korumak-hepimizin-ortak-sorumlulugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Aile Hekimliği Derneği Başkanı Dr. Gökhan Erdoğan, 3–9 Eylül tarihleri arasında kutlanan Halk Sağlığı Haftası, kapsamında açıklama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep Aile Hekimliği Derneği Başkanı Dr. Gökhan Erdoğan, 3–9 Eylül tarihleri arasında kutlanan Halk Sağlığı Haftası, kapsamında açıklama yaptı.</p>

<p>Yaptığı açıklamada aşılamanın önemine vurgu yapan Erdoğan, ‘’Vatandaşlarımızı kendilerine sunulan koruyucu sağlık hizmetlerinden yararlanmaya, aşı takvimlerini takip etmeye ve kendi sağlıklarının korunmasında daha aktif sorumluluk almaya davet ediyorum. Sağlıklı toplum, güçlü birinci basamak, yüksek aşılama oranları ve bilinçli bireylerle mümkündür’’ dedi.</p>

<p><strong>Aşılama, toplum sağlığını korumanın en etkili ve güvenilir yollarından biridir</strong></p>

<p>Güçlü bir sağlık sisteminin temelinde koruyucu sağlık hizmetlerinin yer aldığını kaydeden Erdoğan, ‘’Aşılama, kanser taramaları, gebe ve çocuk izlemleri, kronik hastalıkların erken dönemde tespiti ve takibi, obeziteyle mücadele, sağlıklı beslenmenin ve fiziksel aktivitenin teşvik edilmesi gibi pek çok hizmet bu anlayışın temel parçalarıdır. Bu hizmetler içinde aşılama, toplum sağlığını korumanın en etkili ve güvenilir yollarından biridir. Ülkemizde Genişletilmiş Bağışıklama Programı kapsamında yer alan çocukluk çağı aşıları, aile sağlığı merkezlerimizde ücretsiz olarak uygulanmaktadır. Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları, çocuklarımızın aşılarını doğumdan itibaren takip ederek aşıların zamanında ve eksiksiz uygulanmasında önemli bir görev üstlenmektedir’’ açıklamasını yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Aşılama toplumu hastalıklardan korur</strong></p>

<p>Aşıların insanlık tarihine katkısının yalnızca bireyleri hastalıklardan korumakla sınırlı olmadını vurrgulayan Erdoğan, ‘’Yaygın ve etkin aşılama sayesinde çiçek hastalığı dünya genelinde tamamen eradike edilmiş; çocuk felci başta olmak üzere geçmişte milyonlarca insanın ölümüne veya kalıcı sakatlığına neden olan birçok bulaşıcı hastalık dünyanın büyük bölümünde ortadan kaldırılmış ya da çok düşük seviyelere indirilmiştir. Aşılamanın sürdürülmesi, bu hastalıkların yeniden toplum sağlığı tehdidi hâline gelmesini önlemek açısından da vazgeçilmezdir’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Sağlığın korunması ortak bir sorumluluktur</strong></p>

<p>Erdoğan, ‘’Aile hekimleri, yalnızca hastalandığımızda başvurduğumuz hekimler değil; bireyi doğumdan yaşlılığa kadar izleyen, hastalık risklerini değerlendiren, aşılamaları takip eden ve koruyucu sağlık hizmetlerini toplumun en ücra noktasına kadar ulaştıran sağlık sisteminin ilk ve en güçlü basamağıdır. Ancak koruyucu sağlık hizmetlerinde başarı yalnızca sağlık çalışanlarının çabasıyla sağlanamaz. Sağlığın korunması ortak bir sorumluluktur. Sağlık sisteminin vatandaşımıza tarama, aşılama ve takip imkânlarını sunması kadar, bireylerin de bu hizmetlere katılım konusunda sorumluluk üstlenmesi gerekir’’ değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından büyük önem taşımaktadır</strong></p>

<p>Erdoğan, ‘’Bir kanser taramasına davet edilen vatandaşımızın taramasını yaptırması, zamanı gelen aşıların uygulanması, çocukların aşılarının aksatılmaması, kronik hastalık kontrollerinin ihmal edilmemesi ve sağlıklı yaşam önerilerinin benimsenmesi; hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından büyük önem taşımaktadır’’ dedi.</p>

<p><strong>Koruyucu sağlık hizmetlerine katılımını artıran bir sistem oluşturulmalı</strong></p>

<p>Halk sağlığı politikalarında yalnızca sağlık çalışanlarının performansını ölçen bir anlayış yerine, vatandaşın sağlık okuryazarlığını ve koruyucu sağlık hizmetlerine katılımını artıran bir sistemin oluşturulması çağrısında bulunan Başkan Erdoğan, ‘’Koruyucu sağlık hizmetlerinde hedeflere ulaşmanın yolu aile hekimlerine daha fazla idari yük veya performans baskısı getirmekten değil; hekim ile vatandaşın aynı hedef doğrultusunda hareket edebileceği güçlü bir birinci basamak sistemi kurmaktan geçmektedir’’ tespitini yaptı.</p>

<p><strong>Gelecek nesillere daha sağlıklı bir yaşam bırakmak hepimizin sorumluluğudur</strong></p>

<p>Gaziantep Aile Hekimliği Derneği Başkanı Dr. Gökhan Erdoğan, konuşmasını şu şekilde bitirdi: ‘’Unutmamalıyız ki tedavi edilen her hastalık önemlidir; ancak önlenen her hastalık hem birey hem toplum için çok daha büyük bir kazanımdır. Aşıyla önlenebilen hastalıkların yeniden yaygınlaşmasına izin vermemek, toplum sağlığını korumak ve gelecek nesillere daha sağlıklı bir yaşam bırakmak hepimizin sorumluluğudur.’’ </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Leyla Aysun GÖKŞEN</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/toplum-sagligini-korumak-hepimizin-ortak-sorumlulugu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/huseyin-haber-klasor/eylul/huseyin-7-eylul/ekran-resmi-2026-09-07-171207.png" type="image/jpeg" length="36294"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['OKUL VAR ÖĞRENCİ VAR, ÖĞRETMEN YOK']]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/okul-var-ogrenci-var-ogretmen-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/okul-var-ogrenci-var-ogretmen-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026-2027 Eğitim Öğretim Yılının başlamasına az bir zam kala Eğitim İş Gaziantep Şubesi, yaptığı basın açıklamasında kentteki öğretmen açığına dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-2027 Eğitim Öğretim Yılının başlamasına az bir zam kala Eğitim İş Gaziantep Şubesi, yaptığı basın açıklamasında kentteki öğretmen açığına dikkat çekti.</p>

<p>Basın açıklamasını okuyan Eğitim İş Gaziantep Şube Başkanı Ali Arpat, ‘’Okul var, sınıf var, öğrenci var, ders kitabı var; öğretmen yok’’ dedi.</p>

<p><strong>Sınıflarda dersi okutacak öğretmen bulunmamaktadır</strong></p>

<p>Gaziantep’te eğitimin öğretmensiz bırakılamayacağına dikkat çeken Arpat, ‘’Yeni eğitim-öğretim yılı başlarken Gaziantep’te eğitim sisteminin yıllardır çözülemeyen en temel sorunlarından biri yeniden karşımızdadır; öğretmen açığı. Eğitim-İş olarak soruyoruz; öğretmenler nerede? Gaziantep’in bazı okullarında öğrenciler ders başı yaparken sınıflarda o dersi okutacak öğretmen bulunmamaktadır. Çocuklarımızın eğitim hakkı, bir okul binasına, boş sıralara ve sıraların üzerine bırakılan ders kitaplarına indirgenemez’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Öğretmensiz sınıf, eğitim hakkının eksik kullanılmasıdır</strong></p>

<p>Eğitimin en temel unsurunun öğretmen olduğunu kaydeden Arpat, ‘’Öğretmensiz sınıf, eğitim hakkının eksik kullanılmasıdır. Öğretmensiz geçen her ders, öğrencinin eğitiminden çalınan bir zamandır. Bakanlığa ve Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğüne soruyoruz; Gaziantep’te hangi okullarda, hangi branşlarda ve kaç öğretmen açığı bulunmaktadır? Bu ihtiyaçlar Milli Eğitim Bakanlığına zamanında, eksiksiz ve gerçek rakamlarla bildirilmiş midir? Bildirilmişse; Gaziantep’in öğretmen ihtiyacı neden karşılanmamıştır? Bildirilmemişse; Bu eksikliğin sorumluluğu kimdedir?’’ sorusunu sordu.</p>

<p><strong>Öğretmen açığı kendiliğinden ortaya çıkan bir durum değil</strong></p>

<p>Öğretmen açığının kendiliğinden ortaya çıkan bir durum olmadığını vurgulayan Arpat, ‘’Öğretmen ihtiyacını belirlemek, planlamak ve karşılamak Millî Eğitim Bakanlığının temel sorumluluklarındandır. Dolayısıyla öğrencilerin öğretmensiz bırakılmasının gerekçesi ne olursa olsun, sorumluluk ortadan kalkmamaktadır’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Açığı yalnızca sayı olarak görmek gerçek boyutu gizlemektir</strong></p>

<p>‘Öğretmen açığını yalnızca bir sayı olarak görmek, sorunun gerçek boyutunu gizlemektir’ diyen Başkan Arpat, ‘’Her eksik öğretmen; eksik işlenen bir ders, kaybedilen bir gelecek, daha fazla ders yüküyle karşı karşıya bırakılan eğitim emekçisi ve eğitim hakkı zarar gören bir öğrenci demektir. Bu nedenle öğretmen açığını görmezden gelmek, öğrencilerin eğitim hakkını görmezden gelmektir’’ değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ücretli öğretmenlik çözüm değil</strong></p>

<p>Ücretli öğretmenliğin çözüm olmadığını sözlerine ekleyen Arpat, ‘’Yıllardır uygulanan ücretli öğretmenlik, geçici görevlendirmeler ve günü kurtarmaya yönelik uygulamalar, öğretmen açığının üzerini örtmekten başka bir işe yaramamaktadır. Eğitim sisteminin öğretmen açığı, güvencesiz ve düşük ücretli istihdam politikalarıyla kapatılamaz. Biz Eğitim-İş olarak eğitim emekçilerinin güvenceli, kadrolu ve insanca çalışma koşullarına sahip olmasını savunuyoruz’’ açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Gerçek öğretmen ihtiyacı şeffaf ve bilimsel biçimde belirlenmelidir</strong></p>

<p>Arpat, ‘’Gaziantep’teki öğretmen açığı okul, ilçe ve branş bazında kamuoyuna açıklanmalıdır. Gerçek öğretmen ihtiyacı şeffaf ve bilimsel biçimde belirlenmelidir. İhtiyacı karşılayacak yeterli sayıda kadrolu öğretmen ataması derhal yapılmalıdır. Hiçbir öğrencinin öğretmensiz kalmaması için eğitim-öğretim yılı başından itibaren gerekli tedbirler alınmalıdır. Milli Eğitim Bakanlığı ile Gaziantep İl Millî Eğitim Müdürlüğü arasında öğretmen ihtiyacının belirlenmesi ve bildirilmesi sürecinin nasıl yürütüldüğü kamuoyuna açıklanmalıdır’’ çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>Öğretmen açığını derhal giderin</strong></p>

<p>Öğretmen açığının hangi gerekçelerle giderilmediğinin açıklanması, varsa ihmallerin ve sorumlulukların kamuoyunun bilgisine sunulmasını isteyen Eğitim İş Gaziantep Şube Başkanı Ali Arpat, konuşmasını şu kelimelerle devam ettirdi: ‘’Ücretli öğretmenlik ve diğer geçici çözümler yerine kadrolu ve güvenceli öğretmen istihdamı esas alınmalıdır. Velilerin ve eğitim emekçilerinin talepleri dikkate alınmalı; eğitim politikaları sahadaki gerçek ihtiyaçlara göre oluşturulmalıdır. Milli Eğitim Bakanlığını ve Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğünü açıkça göreve çağırıyoruz; öğretmen açığını derhal giderin. Öğrencilerimizi öğretmensiz bırakmayın. Eğitim-İş olarak, Gaziantep’te öğretmen açığının üzerinin rakamlarla, istatistiklerle, geçici görevlendirmelerle ve günü kurtaran uygulamalarla kapatılmasına izin vermeyeceğiz.’’ </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Adem Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/okul-var-ogrenci-var-ogretmen-yok</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 17:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/huseyin-haber-klasor/eylul/huseyin-7-eylul/ekran-resmi-2026-09-07-171112.png" type="image/jpeg" length="32087"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Binlerce çocuk şarkılarla coştu]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/binlerce-cocuk-sarkilarla-costu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/binlerce-cocuk-sarkilarla-costu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anpa Gross tarafından yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde öğrencilere moral ve motivasyon sağlamak amacıyla düzenlenen "Okula Dönüyoruz" etkinliği, büyük bir coşku ve yoğun bir katılımla gerçekleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anpa Gross Gaziantep şubesinde düzenlenen organizasyon, sadece Gaziantep’ten değil tüm bölgeden gelen binlerce ziyaretçiyi ağırladı.</p>

<p></p>

<p>​Gün Boyu Etkinlikler ve Oyun</p>

<p>Alanları İle Unutulmaz Bir Gün</p>

<p></p>

<p>​Gün boyu süren program kapsamında çocuklar için özel olarak hazırlanan oyun alanları, renkli aktiviteler ve ikramlar büyük ilgi gördü. Ailelerin ve çocukların yoğun katılım gösterdiği şenlik alanında gün boyunca coşkulu ve keyifli anlar yaşandı.</p>

<p></p>

<p>​Melis Fis ve M Lisa Şarkılarını</p>

<p>Binlerle Birlikte Söyledi</p>

<p></p>

<p>​Etkinliğin akşam bölümünde ise heyecan doruğa ulaştı. Saat 19.00 itibarıyla sahne alan pop müziğin sevilen isimleri Melis Fis ve M Lisa, performanslarıyla izleyicilere unutulmaz bir müzik şöleni sundu. Özellikle çocukların ve gençlerin yoğun sevgi gösterisinde bulunduğu sanatçılar, en sevilen şarkılarını alanı dolduran binlerce kişilik coşkulu kalabalıkla birlikte seslendirdi.</p>

<p></p>

<p>​Bölgede Büyük Ses Getirdi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>​Organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getiren aileler, yeni ders yılı öncesinde çocuklara sunulan bu moral etkinliği için teşekkürlerini iletti. Gaziantep ve çevre illerden gelen yoğun katılımla bölgede geniş yankı uyandıran şenlik, yeni eğitim dönemine yüksek enerji ve coşkuyla başlangıç yapılmasını sağladı.</p>

<p></p>

<p>​"Çocuklarımızın Ve</p>

<p>Gençlerimizin Heyecanına</p>

<p>Ortak Olmaktan Mutluyuz"</p>

<p></p>

<p>​Etkinliğin ardından değerlendirmelerde bulunan Anpa Gross Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yeğen, yeni eğitim-öğretim yılının tüm öğrencilere ve ailelere hayırlı olmasını dileyerek şu mesajı paylaştı:</p>

<p>​"Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın yeni ders yılına moralsiz değil, neşeli ve yüksek bir enerjiyle başlamasını istedik. Bu özel organizasyonda evlatlarımızın yüzündeki tebessüme ve heyecana ortak olmak bizim için tarif edilemez bir mutluluk. Tüm öğrencilerimize zihin açıklığı ve başarı dolu bir eğitim yılı diliyor; özveriyle çalışan kıymetli öğretmenlerimize ve ailelerimize kolaylıklar temenni ediyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/binlerce-cocuk-sarkilarla-costu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 15:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/8-eylul/binlerce-cocuk-sarkilarla-costu10.jpg" type="image/jpeg" length="35512"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Yaş doğurganlık açısından önemli’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/yas-dogurganlik-acisindan-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/yas-dogurganlik-acisindan-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Fuat Aksoy, çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerde gebeliğin oluşmamasının tek bir nedene bağlı olmadığını belirterek, infertilitenin hem kadın hem de erkek kaynaklı olabileceğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aksoy, özellikle yaş faktörünün doğurganlık üzerinde önemli rol oynadığını belirterek, çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin uzman değerlendirmesini geciktirmemesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin karşılaşabildiği infertilite, toplumda yaygın görülen sağlık sorunları arasında yer alıyor. Gebeliğin oluşabilmesi için kadın ve erkeğin üreme sistemlerinin sağlıklı çalışmasının yanı sıra yaş, hormonal durum ve çeşitli yaşam tarzı faktörleri de önem taşıyor.</p>

<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Fuat Aksoy, infertilite konusunda toplumdaki en önemli yanlışlardan birinin sorunun yalnızca kadına bağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“İnfertilite hem kadın hem</p>

<p>erkek kaynaklı olabilir”</p>

<p></p>

<p>İnfertilitenin değerlendirilmesinde çiftlerin birlikte ele alınması gerektiğini belirten Op. Dr. Fuat Aksoy, “Gebelik oluşması, kadın ve erkeğin üreme sağlığının birlikte değerlendirilmesini gerektiren bir süreçtir. Bu nedenle gebelik elde edilemediğinde yalnızca kadının değil, erkeğin de değerlendirilmesi gerekir” dedi.</p>

<p>Kadınlarda yumurtlama bozuklukları, tüplerde meydana gelen problemler, endometriozis ve rahimle ilgili bazı sorunların gebeliği zorlaştırabileceğini ifade eden Op. Dr. Fuat Aksoy, erkeklerde ise sperm sayısı, hareketliliği ve sperm yapısındaki bozuklukların infertilite nedenleri arasında bulunabileceğini söyledi.</p>

<p>Kadının yaşının gebelik planlamasında dikkate alınması gereken önemli faktörlerden biri olduğunu kaydeden Op. Dr. Fuat Aksoy, doğurganlığın yaşla birlikte değiştiğine dikkat çekti.</p>

<p>Op. Dr. Fuat Aksoy, “Özellikle çocuk sahibi olmayı ileri yaşlara erteleyen kadınların doğurganlık açısından uzman değerlendirmesi alması önemlidir. Gebelik planlayan çiftlerin yaş faktörünü göz önünde bulundurarak gerekli kontrolleri zamanında yaptırmaları, varsa sorunların erken dönemde ortaya konulmasına yardımcı olabilir” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Tedavi süreci kişiye</p>

<p>özel planlanıyor</p>

<p></p>

<p>İnfertilite tanısının tek bir testle konulmadığını belirten Op. Dr. Fuat Aksoy, çiftin öyküsü, yaş, önceki gebelikler ve gerekli görülen tetkiklerin birlikte değerlendirilmesiyle infertiliteye neden olabilecek faktörlerin araştırıldığını söyledi.</p>

<p>Tedavi yönteminin her çift için farklılık gösterebildiğini ifade eden Op. Dr. Fuat Aksoy, “Tedavide öncelikle infertiliteye neden olabilecek faktörün belirlenmesi gerekir. Sonrasında çiftin yaşına, sağlık durumuna ve tespit edilen probleme göre uygun tedavi yöntemi planlanır” dedi.</p>

<p>Hastanın durumuna göre yumurtlama tedavileri, aşılama ve tüp bebek gibi yardımcı üreme yöntemlerinin değerlendirilebildiğini belirten Op. Dr. Fuat Aksoy, tedavi kararının uzman hekim tarafından kişiye özel olarak verilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p></p>

<p>Çiftlerin psikolojik</p>

<p>desteği de önemli</p>

<p></p>

<p>Çocuk sahibi olma sürecinin çiftler açısından zaman zaman stresli ve yıpratıcı olabileceğine dikkat çeken Op. Dr. Fuat Aksoy, infertilitenin bir çiftin ortak sağlık sorunu olarak ele alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Op. Dr. Fuat Aksoy, “Bu süreçte çiftlerin birbirlerini suçlamaması, sorunu birlikte ele almaları ve gerektiğinde profesyonel destek almaları önemlidir. İnternette veya sosyal medyada yer alan doğrulanmamış bilgilerle tedavi uygulanmamalı, mutlaka uzman değerlendirmesine başvurulmalıdır” diye konuştu.</p>

<p>İnfertilitenin nedenlerinin günümüzde ayrıntılı şekilde araştırılabildiğini ve nedene yönelik farklı tedavi seçeneklerinin bulunduğunu belirten Op. Dr. Fuat Aksoy, çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin uygun zamanda uzman hekime başvurmalarının sürecin doğru yönetilmesi açısından önem taşıdığını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/yas-dogurganlik-acisindan-onemli</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/8-eylul/yas-dogurganlik-acisindan-onemli.jpg" type="image/jpeg" length="37714"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Akciğer büzülmesi öksürüğe neden olur’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/akciger-buzulmesi-oksuruge-neden-olur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/akciger-buzulmesi-oksuruge-neden-olur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kronik öksürük veya diğer adıyla geçmeyen öksürük, genellikle altta yatan bir sağlık sorununun belirtisi olarak ortaya çıkar. Tedavi edilmediğinde kişinin günlük yaşamını ve uyku kalitesini ciddi ölçüde etkileyebilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Serap Bozdoğan, uzun süren öksürüğün nedenleri ve dikkat edilmesi gereken belirtiler hakkında bilgi verdi.</p>

<p>Yetişkinlerde sekiz hafta veya daha uzun, çocuklarda ise dört haftadan fazla devam eden öksürük kronik öksürük olarak değerlendirilir. Uzun süren öksürüğün nedeninin belirlenmesi ve uygun tedavinin planlanması için uzman değerlendirmesi gerekir.</p>

<p></p>

<p>Geçmeyen öksürük</p>

<p>hastalık belirtisi olabilir</p>

<p></p>

<p>Geçmeyen öksürüğe balgam, boğaz ağrısı, yüksek ateş, nefes darlığı ve göğüs ağrısı gibi belirtilerin eşlik edebileceğini ifade eden Dr. Serap Bozdoğan, “Geçmeyen öksürük; solunum yollarını etkileyen alerjik reaksiyonların, kronik enfeksiyonların veya sindirim sistemi rahatsızlıklarının belirtisi olabilir. Astım ve KOAH gibi alt solunum yolu hastalıklarının yanı sıra reflü gibi yemek borusunu etkileyen rahatsızlıklarda da görülebilir. Sigara kullanımı, uzun süren balgamlı öksürüğün önemli nedenlerinden biridir. Uzun süreli sigara kullanımı sonucunda öksürük kalıcı hâle gelebilir.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Covid 19’dan sonra gelişen</p>

<p>akciğer büzülmesi uzayan</p>

<p>öksürük neden olur</p>

<p></p>

<p>Geçmeyen öksürüğün yaygın nedenleri arasında astım, reflü, kronik bronşit, sinüzite bağlı geniz akıntısı ve sigara kullanımı yer alır. Grip veya zatürre gibi enfeksiyonların ardından solunum yollarında devam eden tahriş de öksürüğün uzun sürmesine yol açabilir.</p>

<p>Bunların yanı sıra alerjik hastalıklar, KOAH (kronik tıkayıcı akciğer hastalığı), bazı ilaçların yan etkileri (bazı tansiyon ilaçları)ve akciğer kanseri , tüberküloz , covid 19’dan sonra gelişen akciğer katılaşması , büzülmeleri kronik öksürüğe neden olabilir. Bu nedenle öksürüğün kaynağı belirlenmeden gelişigüzel ilaç kullanılmamalıdır.</p>

<p></p>

<p>Geçmeyen öksürüğe ne iyi gelir?</p>

<p></p>

<p>Yaşam alanlarının düzenli olarak havalandırılması, ortamın uygun nem seviyesinde tutulması, gün içerisinde yeterli miktarda su tüketilmesi ve sigara dumanından uzak durulması öksürüğün hafiflemesine yardımcı olabilir.</p>

<p>Hekim tarafından reçete edilen ilaçların önerilen doz ve sürede kullanılması gerekir. Reflüye bağlı öksürüğü bulunan kişilerin ise baharatlı ve yağlı yiyeceklerden uzak durması, yatmadan hemen önce yemek yememesini öneririm.</p>

<p></p>

<p>Tedavi öksürüğün nedenine</p>

<p>göre planlanmalı</p>

<p></p>

<p>Öksürüğün tek başına bir hastalık değil, farklı hastalıkların belirtisi olduğunu vurgulayan Dr. Serap Bozdoğan, “Tedavinin başarılı olabilmesi için öncelikle öksürüğe neden olan durumun belirlenmesi gerekir. Muayenenin ardından gerekli görüldüğünde akciğer grafisi, solunum fonksiyon testi ve diğer tetkiklerden yararlanılabilir. Öksürük şuruplarının veya antibiyotiklerin bilinçsiz kullanılması, tanının gecikmesine ve istenmeyen etkilere yol açabilir.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dr. Bozdoğan; giderek şiddetlenen, günlük yaşamı veya gece uykusunu etkileyen öksürüğün ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Öksürüğe nefes darlığı, kanlı balgam, göğüs ağrısı, yüksek ateş, gece terlemesi ya da açıklanamayan kilo kaybının eşlik etmesi durumunda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/akciger-buzulmesi-oksuruge-neden-olur</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/8-eylul/akciger-buzulmesi-oksuruge-neden-olur.jpg" type="image/jpeg" length="44286"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Bir an önce kilo vermeliyim’ düşüncesine dikkat!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/bir-an-once-kilo-vermeliyim-dusuncesine-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/bir-an-once-kilo-vermeliyim-dusuncesine-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tatil sonrası tartıda görülen birkaç kiloyu hızlıca vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler ise kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Bensu Enyüksek “Tatil dönüşünde tartıda görülen kilo artışı birçok kişiyi sosyal medyada kısa sürede yüksek miktarda kilo kaybı vaat eden şok diyetlere yöneltebiliyor. Ancak şok diyetler sürdürülebilir olmadığı gibi, kişiyi sağlığından bile edebiliyor. Oysa hızlı sonuçlar yerine sürdürülebilir ve dengeli beslenmeye dikkat ederek, ihtiyaçlarınıza uygun şekilde beslenme planıyla sağlıklı kilo verebilirsiniz” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Enyüksek, tatil sonrası sağlıklı kilo vermenin 9 püf noktasını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>

<p></p>

<p>Her gün hareket edin</p>

<p></p>

<p>Tatil sonrasında yürüyüş gibi düzenli fiziksel aktiviteleri yeniden günlük yaşama dahil etmek, sağlıklı kilo yönetiminin çok önemli parçalarından biri. Orta tempolu yürüyüş, kişinin sağlık ve fiziksel durumuna uygun şekilde düzenli olarak yapılabilir. Kilo verme sürecinde yalnızca beslenmeye değil, hareketli bir yaşam tarzının sürdürülmesine de önem verilmelidir.</p>

<p></p>

<p>Öğün atlamayın</p>

<p></p>

<p>Kilo verme sürecinde öğün atlamak sık yapılan hatalardan biri. Yeterli protein, sebze ve meyve, tam tahıllı ürünler ve sağlıklı yağların dengeli şekilde yer aldığı öğünler; gün içerisinde oluşabilecek aşırı açlıkların önlenmesine katkı sağlarken, kilo verme sürecinin daha sürdürülebilir olmasını destekliyor.</p>

<p></p>

<p>Bol su için</p>

<p></p>

<p>Kilo verme sürecinde mutlaka su tüketilmeli, ancak bir anda değil, gün içine yayılmalıdır.  Günlük su ihtiyacı kişinin vücut ağırlığının kilogramı başına yaklaşık 30–35 ml üzerinden hesaplanabilir. Örneğin; 70 kg ağırlığındaki bir kişinin günlük su ihtiyacı yaklaşık 2,1–2,5 litre olmakla birlikte hava sıcaklığı, fiziksel aktivite, terleme ve kişinin sağlık durumuna göre bu miktar değişebilir.</p>

<p></p>

<p>Yeterli ve kaliteli uyuyun</p>

<p></p>

<p>Uyku düzeninin bozulması, iştah ve enerji dengesiyle ilişkili mekanizmaları etkileyerek kilo yönetimini zorlaştırabiliyor. Tatil döneminde değişen yatış ve kalkış saatlerinin ardından düzenli uyku rutinine dönmek önem taşıyor. Yeterli ve kaliteli uyku, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktiviteyle birlikte kilo yönetiminin önemli bileşenlerinden biri.</p>

<p></p>

<p>Tartıdaki artışı dert etmeyin</p>

<p></p>

<p>Tatil dönüşünde tartıda görülen kiloların tamamı yağ dokusundaki artıştan kaynaklanmıyor. Tatil sürecinde beslenme, uyku ve bağırsak düzeninin değişmesi vücutta geçici sıvı tutulmasına yol açabildiğinden dolayı tartıda birkaç kilo fazla görmek, hemen çok katı bir diyet uygulamak gerektiği anlamına gelmiyor. Öncelikle beslenme düzenine dönmek ve vücuda biraz zaman tanımak gerekiyor.</p>

<p></p>

<p>Tatlıyı tamamen yasaklamayın</p>

<p></p>

<p>Tatil sonrasında dondurma, tatlı ve atıştırmalıkları tamamen yasaklamak sık yapılan hatalardan biri. Sağlıklı beslenmede önemli olan tek bir besini tamamen hayatımızdan çıkarmak yerine, tüketim sıklığına ve porsiyon miktarına dikkat etmek. Böyle bir yaklaşım, beslenme düzeninin uzun vadede sürdürülebilir olmasına katkı sağlıyor.</p>

<p></p>

<p>Günlük beslenme düzeninizi oluşturun</p>

<p></p>

<p>Tatil sonrasında ilk hedef hızlı kilo vermek değil, günlük beslenme ve yaşam rutinini yeniden oluşturmak olmalı. Düzenli öğünlere dönmek, yeterli su içmek, sebze ve meyve tüketimini artırmak, yeterli protein almak, tam tahıllı ürünleri tercih etmek ve fiziksel aktiviteyi günlük yaşama yeniden dahil etmek bu sürecin temel adımlarını oluşturuyor.</p>

<p></p>

<p>Porsiyonlarınıza dikkat edin</p>

<p></p>

<p>Beslenme düzeninize dönerken porsiyon miktarlarına dikkat etmek, tabağı sebze ve salata gibi besinlerle çeşitlendirmek ve yeterli protein ile tam tahıllı besinlere dengeli şekilde yer vermek kilo yönetimini destekleyebilir. Amaç kendini aç bırakmak değil, enerji ve besin ögesi ihtiyacını karşılayacak dengeli bir düzen oluşturmaktır.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şok diyetlerden uzak durun</p>

<p></p>

<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Bensu Enyüksek, tatil sonrasında yapılan en yaygın hatalardan birinin şok diyetlere yönelmek olduğunu belirterek şöyle konuşuyor: “Sosyal medyada kısa sürede hızlı kilo kaybı vaadlerine aldanmamalı, şok diyetler yerine, fiziksel aktivite düzeyi, yaş, cinsiyet, mevcut kilo, sağlık durumu ve beslenme alışkanlıklarınız değerlendirilerek sürdürülebilir beslenme planı oluşturulmalıdır. Öğün atlamak, karbonhidratları tamamen hayatımızdan çıkarmak, yalnızca salata veya sıvı tüketmek gibi yöntemler kısa vadede tartıda düşüş sağlayabilse de sürdürülebilir değildir. Üstelik günlük enerji ve besin ögesi ihtiyaçlarının yeterince karşılanamamasına ve sağlığın bozulmasına neden olur.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/bir-an-once-kilo-vermeliyim-dusuncesine-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/8-eylul/bir-an-once-kilo-vermeliyim-dusuncesine-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="93742"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Okul başarısının görünmeyen anahtarı sağlıklı beslenme!’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/okul-basarisinin-gorunmeyen-anahtari-saglikli-beslenme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/okul-basarisinin-gorunmeyen-anahtari-saglikli-beslenme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Okul çağındaki çocuklarda sağlıklı beslenmenin yalnızca fiziksel büyüme açısından değil; dikkat, hafıza, öğrenme kapasitesi ve okul başarısı açısından da önem taşıdığını belirten Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Kübra Şahin, “Çocuğun uzun süre yetersiz veya dengesiz beslenmesi; yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve bilişsel performansta olumsuzluklarla ilişkilendirilebilir.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çocukların güne dengeli bir kahvaltıyla başlaması gerektiğini vurgulayan Şahin, beslenme çantasına tam tahıllı ürünler, protein kaynağı, meyve ve ayran gibi seçeneklerin konulabileceğini söyledi.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Görevlisi Kübra Şahin, okul çağındaki çocuklarda beslenmenin fiziksel ve bilişsel gelişim üzerindeki etkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p></p>

<p>Beslenme yalnızca boy ve</p>

<p>kilo artışını etkilemiyor</p>

<p></p>

<p>Çocukluk döneminde beslenmenin yalnızca fiziksel büyüme üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Öğr. Gör. Kübra Şahin, “Çocukluk döneminde beslenme yalnızca boy ve vücut ağırlığı artışını destekleyen bir unsur değildir. Beyin gelişimi, bilişsel işlevler, dikkat, bellek ve öğrenme süreçleri de yeterli ve dengeli beslenmeden etkilenmektedir. Çocuğun uzun süre yetersiz veya dengesiz beslenmesi; yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve bilişsel performansta olumsuzluklarla ilişkilendirilebilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yeterli ve dengeli beslenmenin çocuğun öğrenebilmesi için gerekli altyapının oluşmasına katkıda bulunduğunu kaydeden Şahin, “Dolayısıyla yeterli ve dengeli beslenme, öğrenme için gerekli fiziksel ve bilişsel zeminin oluşturulmasına katkı sağlamaktadır. Dünya Sağlık Örgütü de çocukluk dönemindeki sağlıklı beslenmenin büyüme ve gelişmenin yanı sıra bilişsel gelişim açısından önemini vurgulamaktadır.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Kahvaltının yalnızca yapılması</p>

<p>değil, içeriği de önemli</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Okula kahvaltı yapmadan gitmenin bazı çocuklarda ders performansını olumsuz etkileyebileceğini belirten Öğr. Gör. Kübra Şahin, “Kahvaltı, gece boyunca süren açlığın ardından çocuğun güne başlaması açısından önemli bir öğündür. Kahvaltının atlanması bazı çocuklarda açlık, halsizlik, dikkat güçlüğü ve derse odaklanmada zorlanma gibi durumlara yol açabilir. Burada önemli olan sadece “kahvaltı yapmak” değil, kahvaltının içeriğidir. İdeal bir kahvaltıda protein kaynağı, tam tahıllı bir karbonhidrat kaynağı, sebze veya meyve ve uygun bir süt ürünü bulunabilir. Örneğin; yumurta, peynir veya yoğurt gibi bir protein kaynağının yanında tam buğday ekmeği, yulaf veya başka bir tam tahıllı ürün; domates, salatalık gibi sebzeler ve meyve tercih edilebilir. Su da kahvaltının önemli bir parçasıdır.” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Beslenme çantasına ne koymalı?</p>

<p></p>

<p>Okulda tüketilecek ara öğün ve öğünlerin çocukların günlük beslenmesinde önemli bir yer tuttuğunu söyleyen Öğr. Gör. Kübra Şahin, “Tam tahıllı ekmekle hazırlanmış peynirli veya yumurtalı bir sandviç, yanında meyve ve ayran; yoğurt, yulaf ve meyve; peynirli tam tahıllı tost ve meyve gibi seçenekler hazırlanabilir. Paketli gıdalar yüksek miktarda şeker, tuz veya doymuş yağ içeren ürünler oldukları için günlük beslenmenin temelini oluşturmamalıdır. Özellikle şekerli içeceklerin düzenli tüketimi azaltılmalıdır. Şekerle tatlandırılmış içeceklerin çocuklarda aşırı enerji alımı ve fazla kilo riskiyle ilişkili olduğu bilinmektedir. Çocuğun temel içeceği su olmalı; süt veya ayran gibi seçenekler de günlük beslenmesinde yer almalıdır.” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>Okuldaki yiyecek ortamı</p>

<p>obezite riskini etkileyebilir</p>

<p></p>

<p>Çocukluk çağı obezitesinin tek bir nedene bağlanamayacağını belirten Öğr. Gör. Kübra Şahin, “Obezite; beslenme, fiziksel aktivite, uyku, genetik yatkınlık, çevresel koşullar ve sosyoekonomik faktörlerin bir araya geldiği çok faktörlü bir durumdur. Ancak okul çağında çocukların günün önemli bir bölümünü okulda geçirmesi nedeniyle okulda ulaşabildikleri yiyecek ve içecekler önemli hale gelmektedir. Şekerli içecekler, enerji yoğun atıştırmalıklar ve sık tüketilen yüksek kalorili ürünler toplam enerji alımını artırabilir ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarının yerleşmesine katkıda bulunarak obezite ve insülin direnci gibi sağlık sorunlarına neden olabilir.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Çocuğun kilosunu eleştirmek</p>

<p>ters etki oluşturabilir</p>

<p></p>

<p>Sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırmaya çalışırken kullanılan dilin de en az besin seçimi kadar önemli olduğuna dikkat çeken Öğr. Gör. Kübra Şahin, “Çocuğun kilosunu sürekli gündeme getirmek, başka çocuklarla karşılaştırmak, ‘Şişmansın’, ‘Çok yiyorsun’, ‘Bunu yersen kilo alırsın’ gibi ifadeler kullanmak sağlıklı bir beslenme davranışı geliştirmek için doğru bir yaklaşım değildir. Çocukluk döneminde yeme davranışı yalnızca açlık ve toklukla değil; duygular, sosyal çevre, aile tutumları ve çocuğun kendi bedeniyle kurduğu ilişkiyle de şekillenir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Yiyecekleri “iyi-kötü”, “yasak-</p>

<p>serbest” diye ayırmayın</p>

<p></p>

<p>Yiyecekleri keskin biçimde kategorize etmenin çocukta sağlıklı bir beslenme ilişkisi kurulmasını zorlaştırabileceğini belirten Şahin, “Yiyecekleri ‘iyi-kötü’ veya ‘yasak-serbest’ şeklinde keskin biçimde ayırmak yerine, sağlıklı seçimleri günlük yaşamın doğal bir parçası haline getirmek daha doğru olacaktır. Örneğin ‘Bunu yeme, kilo alırsın’ demek yerine ‘Vücudumuzun güçlü olması için farklı besinlere ihtiyacı var’ şeklinde konuşulabilir. Ebeveynlerin kendi beslenme davranışları da çocuk için güçlü bir modeldir.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Sağlıklı beslenme yalnızca</p>

<p>ailenin sorumluluğu değil</p>

<p></p>

<p>Okul kantinleri ve okul yemeklerinin çocukların beslenme tercihleri üzerinde önemli etkisi bulunduğuna dikkat çeken Şahin, “Okul, çocuğun beslenme alışkanlıklarının şekillenmesinde son derece önemli bir çevredir. Çocuk yalnızca evde değil, günün önemli bir bölümünde okulda bulunmaktadır. Bu nedenle okul kantininde hangi ürünlerin bulunduğu, hangi yiyeceklerin daha kolay ulaşılabilir olduğu, okul yemeklerinin içeriği ve hatta yiyeceklerin nasıl sunulduğu çocuğun tercihlerini etkileyebilir.” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Aile, okul ve kamu</p>

<p>birlikte hareket etmeli</p>

<p></p>

<p>Çocuklarda sağlıklı beslenme alışkanlığı oluşturulmasının bütüncül bir yaklaşım gerektirdiğini vurgulayan Şahin, “Sağlıklı beslenme konusunda sorumluluğu yalnızca aileye yüklemek doğru değildir. Aile, okul ve kamu birlikte hareket etmelidir. Aile sağlıklı beslenme alışkanlığını evde desteklerken okulun da çocukların sağlıklı seçeneklere ulaşmasını kolaylaştırması gerekir. Kamu politikalarının ise okullardaki yiyecek ve içecek ortamını sağlıklı hale getirecek standartları oluşturması ve bunların uygulanmasını denetlemesi önemlidir. Burada hedef çocuklara sürekli ‘ne yememeleri gerektiğini’ söylemekten çok, sağlıklı seçimi çocuk için daha kolay ve ulaşılabilir seçenek haline getirmek olmalıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/okul-basarisinin-gorunmeyen-anahtari-saglikli-beslenme</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/8-eylul/okul-basarisinin-gorunmeyen-anahtari-saglikli-beslenme.jpg" type="image/jpeg" length="57870"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni Parti Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcılığına Av. Emine Karataş seçildi]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/yeni-parti-kadin-kollari-genel-baskan-yardimciligina-av-emine-karatas-secildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/yeni-parti-kadin-kollari-genel-baskan-yardimciligina-av-emine-karatas-secildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’in genç ve aktif siyasetçilerinden Av. Emine Karataş, Yeni Parti Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya’nın takdiriyle Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirildi. Karataş aynı zamanda Kadın Meclisi’ne seçildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Siyasete gençlik</p>

<p>kollarında başladı</p>

<p></p>

<p>Siyasi çalışmalarına gençlik kollarında başlayan Av. Emine Karataş, parti teşkilatında farklı görevlerde bulundu. Gençlik Kolları Başkanlığı görevini de üstlenen Karataş, gençlerin siyasette daha etkin şekilde yer almasına yönelik çalışmalarda bulundu.</p>

<p>Karataş, siyasi kariyerindeki önemli adımlardan birini ise partinin 22. Olağanüstü Kongresi’nde attı. Kongrede Parti Meclisi (PM) üyeliğine seçilen Karataş, parti bünyesinde Hukuk Komisyonu’nda da görev yaptı.</p>

<p></p>

<p>Kadın Meclisi’ne seçildi</p>

<p></p>

<p>Yeni görevlendirmeyle birlikte Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcılığı görevini üstlenen Karataş, aynı zamanda Kadın Meclisi’nde görev yapacak</p>

<p>Karataş’ın yeni görev kapsamında özellikle kadınların siyasette daha güçlü şekilde temsil edilmesi, kadın örgütlenmesinin geliştirilmesi ve genç kadınların aktif siyasete katılımının artırılması amacıyla çalışmalar yürütmesi bekleniyor.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep kadınları</p>

<p>için çalışma mesajı</p>

<p></p>

<p>Yeni görevinde Gaziantep’i de çalışmalarının önemli merkezlerinden biri olarak gören Karataş, kentteki kadınların siyasette daha görünür hale gelmesi için çalışmalar gerçekleştireceğini belirtti.</p>

<p>Karataş, yeni görevine ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Gaziantep’in güçlü, üretken ve mücadeleci kadınlarını siyasetin her alanında daha görünür kılmak için çalışacağız. Gaziantep’in kadınlarının sesini yalnızca yerelde değil, Türkiye’nin her platformunda daha güçlü duyurmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>“Kadınların siyasetteki</p>

<p>temsili güçlendirilecek”</p>

<p></p>

<p>Karataş’ın üstlendiği yeni görevle birlikte kadınların siyasi karar alma mekanizmalarındaki temsilinin artırılması ve parti içerisindeki kadın örgütlenmesinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalara ağırlık vermesi bekleniyor.</p>

<p>Gençlik kollarından başlayarak parti teşkilatında farklı sorumluluklar üstlenen Karataş, yeni görevinde kadınların yanı sıra genç kadınların siyasete aktif katılımının artırılması konusunda da çalışmalar yürütecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Av. Emine Karataş, Genel Başkan Asu Kaya’nın liderliğinde, kadınların siyasetteki temsilinin güçlendirilmesi ve örgütlenmenin daha etkin hale getirilmesi amacıyla çalışmalarını sürdürecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/yeni-parti-kadin-kollari-genel-baskan-yardimciligina-av-emine-karatas-secildi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/8-eylul/ekran-resmi-2026-09-07-144616.png" type="image/jpeg" length="12417"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Akupunktur, vücudun iyileşme gücünü destekliyor’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/akupunktur-vucudun-iyilesme-gucunu-destekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/akupunktur-vucudun-iyilesme-gucunu-destekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, geleneksel Çin tıbbından günümüze ulaşan tamamlayıcı bir tedavi yöntemi olan akupunkturu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Prof. Dr. Koca, "İlaç kullanılmadan uygulanan akupunktur, vücudun kendi iyileşme mekanizmalarını destekleyen bütüncül bir yaklaşım olarak öne çıkıyor. Boyun ve bel fıtığına bağlı ağrılar, kronik kas ağrıları, fibromiyalji, migren ve baş ağrılarının yanı sıra sigara bırakma, iştah kontrolü ve kilo yönetiminde de tamamlayıcı tedavi yöntemi olarak kullanılıyor" dedi.</p>

<p>Prof. Dr. İrfan Koca, akupunkturun kullanım alanlarını ve vücutta oluşturduğu etkileri anlattı. Geleneksel Çin tıbbından günümüze ulaşan akupunktur, çok ince iğnelerle uygulanan doğal ve ilaçsız bir tedavi yöntemidir. Günümüzde yöntem, geleneksel meridyen anlayışının yanı sıra sinir sistemi ve organizmanın doğal düzenleme mekanizmaları üzerindeki etkileriyle de değerlendiriliyor.</p>

<p>Prof. Dr. Koca, akupunkturun temel amacının vücudun kendi iyileşme kapasitesini desteklemek olduğunu belirterek, "Akupunktur, vücudun kendi düzenleyici mekanizmalarını harekete geçirir. Sinir sistemi, ağrı kontrol mekanizmaları ve organizmanın çeşitli fizyolojik yanıtları üzerinde etkili olarak vücudun doğal iyileşme sürecini destekler" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Boyun ve bel fıtığında etkili</p>

<p></p>

<p>Akupunkturun kas-iskelet sistemi sorunlarında önemli bir kullanım alanı olduğunu belirten Koca, boyun ve bel fıtığına eşlik eden ağrı, kas spazmı ve hareket kısıtlılığının azaltılmasında etkili bir tamamlayıcı tedavi olduğunu belirterek, "Akupunktur, boyun ve bel bölgesindeki ağrının azalmasına, kas gerginliğinin çözülmesine ve hareket kapasitesinin artmasına katkı sunar. Özellikle kronikleşen kas-iskelet sistemi ağrılarında tedavi sürecini destekleyen önemli bir yöntemdir" şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>Fibromiyalji ve kronik kas ağrıları</p>

<p></p>

<p>Miyofasiyal ağrı sendromu ve fibromiyalji gibi kronik ağrı tablolarında da akupunkturun tedaviye önemli katkılar sunduğunu ifade eden Koca, yöntemin ağrı ve kas gerginliğinin azaltılmasının yanı sıra uyku kalitesi ve stres yönetimine de destek olduğunu belirtti.</p>

<p></p>

<p>Boyun kaynaklı baş ağrıları ve migren</p>

<p></p>

<p>Akupunkturun boyun kaynaklı baş ağrıları, gerilim tipi baş ağrıları ve migren tedavisinde de kullanılan tamamlayıcı yöntemlerden biri olduğunu belirten Koca, özellikle boyun kaslarındaki gerginliğin azaltılması ve ağrı mekanizmalarının düzenlenmesinin tedaviye katkı sağladığını söyledi. Prof. Dr. Koca, "Boyun bölgesindeki kas ve eklem kaynaklı sorunlar baş ağrılarını doğrudan etkileyebilir. Akupunktur, boyun kaslarındaki gerginliği azaltarak ve ağrı kontrol mekanizmalarını destekleyerek baş ağrısı ve migren tedavisinde önemli bir tamamlayıcı rol üstlenir" dedi.</p>

<p></p>

<p>Sigara bırakma ve kilo yönetimi</p>

<p></p>

<p>Akupunkturun sigara bırakma sürecinde de kullanılan tamamlayıcı yöntemlerden biri olduğunu belirten Koca, nikotin isteğinin ve yoksunluk dönemindeki yakınmaların yönetilmesine destek olduğunu ifade etti. Kilo yönetiminde ise akupunkturun iştah kontrolü ve yeme davranışlarının düzenlenmesine katkı sunduğunu belirten Koca, "Akupunktur, kişinin iştahını kontrol etmesine, yeme davranışlarını düzenlemesine ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını sürdürmesine destek olur" dedi.</p>

<p></p>

<p>Bütüncül tıp yaklaşımı</p>

<p></p>

<p>Akupunkturun hastayı bir bütün olarak ele alan bütüncül tıp anlayışının önemli araçlarından biri olduğunu belirten Koca, "Sinir sistemi, hormonal sistem, uyku, stres, ağrı ve yaşam biçimi birbirleriyle sürekli etkileşim halindedir. Akupunktur bu bütünlük içerisinde vücudun kendi düzenleyici ve iyileştirici mekanizmalarını destekler" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Seanslar ne kadar sürüyor</p>

<p></p>

<p>Akupunktur seanslarının genel olarak 20-40 dakika sürdüğünü belirten Koca, uygulama sıklığının hastanın durumuna ve tedavi hedeflerine göre planlandığını söyledi. Prof. Dr. İrfan Koca, "Uygulamalar çoğunlukla haftada 1-2 seans şeklinde yapılır. Tedavinin başlangıcında daha sık, ilerleyen dönemde ise daha seyrek seanslar planlanabilir. Toplam seans sayısı hastanın ihtiyacına göre belirlenir" diye konuştu.</p>

<p>İlaç kullanılmadan uygulanmasının akupunkturun önemli özelliklerinden biri olduğunu belirten Koca, yöntemin genel olarak iyi tolere edildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/akupunktur-vucudun-iyilesme-gucunu-destekliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 15:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/8-eylul/akupunktur-vucudun-iyilesme-gucunu-destekliyor1.jpg" type="image/jpeg" length="62754"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[24 vatandaşı 989 bin TL dolandırdılar!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/24-vatandasi-989-bin-tl-dolandirdilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/24-vatandasi-989-bin-tl-dolandirdilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’te internet üzerinden telefon ve çeşitli ev eşyaları satma ile icra dosyasını kapatma vaadiyle 24 vatandaşı dolandırdığı belirlenen 28 şüpheli yakalandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şüphelilerin toplam 989 bin 273 TL haksız kazanç elde ettiği tespit edilirken, adliyeye sevk edilen şüphelilerden 4’ü tutuklandı.</p>

<p>Gaziantep’te siber dolandırıcılık olaylarının önlenmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında önemli bir operasyon gerçekleştirildi.</p>

<p>Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde internet üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarına ilişkin çalışma başlattı. Yapılan araştırmalar sonucunda, şüphelilerin özellikle internet siteleri üzerinden vatandaşları hedef aldığı belirlendi.</p>

<p>İddiaya göre şüpheliler, internet sitelerinde telefon ve çeşitli ev eşyaları satışı yaptıkları yönünde ilanlar verdi. Bazı vatandaşların ise icra dosyalarının kapatılacağı vaadiyle kandırıldığı tespit edildi.</p>

<p></p>

<p>Ağustos ayında</p>

<p>24 kişiyi hedef aldılar</p>

<p></p>

<p>Jandarma ekiplerinin yürüttüğü çalışmalar sonucunda, söz konusu yöntemlerle Ağustos ayı içerisinde 24 vatandaşın toplam 989 bin 273 TL dolandırıldığı belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekiplerin teknik ve saha çalışmaları sonucunda olaylarla bağlantılı olduğu değerlendirilen 28 şüphelinin kimlikleri tespit edildi. Şüpheliler, düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alındı.</p>

<p></p>

<p>Şüphelilerin adreslerinde</p>

<p>arama yapıldı</p>

<p></p>

<p>Yakalanan şüphelilerin adreslerinde adli arama gerçekleştirildi. Yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ve cep telefonu ele geçirildi.</p>

<p>Ele geçirilen dijital materyal ve telefonlara incelenmek üzere el konulurken, şüpheliler hakkında gerekli yasal işlemler başlatıldı.</p>

<p></p>

<p>4 şüpheli tutuklandı</p>

<p></p>

<p>Jandarmadaki işlemleri tamamlanan 28 şüpheli, daha sonra adli makamlara sevk edildi.</p>

<p>Şüphelilerden 4’ü çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 24 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı uygulandı.</p>

<p>Güvenlik güçlerinin internet üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarına yönelik çalışmalarının sürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/24-vatandasi-989-bin-tl-dolandirdilar</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/8-eylul/24-vatandasi-989-bin-tl-dolandirdilar.jpg" type="image/jpeg" length="27691"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fırat Nehri’nde korku dolu anlar!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/firat-nehrinde-korku-dolu-anlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/firat-nehrinde-korku-dolu-anlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’in Karkamış ilçesinde Fırat Nehri üzerinde bulunan yıkık köprüde mahsur kalan 4 kişi, jandarma ve itfaiye ekiplerinin koordineli çalışmasıyla kurtarıldı. Su seviyesinin yükselmesi nedeniyle köprü üzerinde mahsur kalan şahısların yardım çağrısı üzerine bölgeye ekipler sevk edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fırat Nehri’nde su seviyesi yükseldi</p>

<p></p>

<p>Olay, gece saatlerinde Karkamış ilçesinde meydana geldi. İddiaya göre, vakit geçirmek amacıyla Karkamış Barajı bölgesinde bulunan yıkık köprüye çıkan 4 arkadaş, bir süre sonra nehirdeki su seviyesinin yükselmesiyle birlikte köprü üzerinde mahsur kaldı.</p>

<p>Köprü üzerinde mahsur kalan 4 kişi, çevrede bulunan vatandaşlara ulaşarak yardım istedi. Şahısların bulunduğu bölgenin koşulları nedeniyle kendi imkanlarıyla güvenli alana ulaşamadıkları öğrenildi.</p>

<p></p>

<p>İhbar üzerine ekipler</p>

<p>bölgeye sevk edildi</p>

<p></p>

<p>Mahsur kalan kişilerin yardım çağrısı üzerine durum 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi. İhbarın ardından bölgeye jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.</p>

<p>Kısa sürede olay yerine ulaşan ekipler, Fırat Nehri üzerindeki yıkık köprüde mahsur kalan 4 kişiye ulaşmak için çalışma başlattı. Gece saatlerinde gerçekleştirilen kurtarma çalışmaları sırasında ekipler, su seviyesindeki yükselme nedeniyle dikkatli hareket etti.</p>

<p></p>

<p>Baraj kapakları kapatıldı,</p>

<p>su seviyesi düşürüldü</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kurtarma çalışmalarının daha güvenli şekilde gerçekleştirilebilmesi amacıyla baraj kapaklarının kapatılmasıyla birlikte bölgedeki su seviyesinin düşürülmesi sağlandı.</p>

<p>Su seviyesinin gerilemesinin ardından jandarma ve itfaiye ekipleri, mahsur kalan kişilere ulaşarak kurtarma çalışmalarını sürdürdü.</p>

<p></p>

<p>4 kişi sağ salim kurtarıldı</p>

<p></p>

<p>İtfaiye ekipleri ile jandarmanın koordineli çalışması sonucunda köprü üzerinde mahsur kalan 4 kişi güvenli şekilde bulundukları bölgeden çıkarıldı.</p>

<p>Olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığı öğrenilirken, ekiplerin zamanında müdahalesi olası bir faciayı önledi.</p>

<p>Yetkililer, özellikle baraj ve nehir çevresinde bulunan yıkık ya da kullanıma uygun olmayan yapıların bulunduğu alanlarda su seviyesindeki değişikliklere karşı dikkatli olunması gerektiğine dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/firat-nehrinde-korku-dolu-anlar</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/8-eylul/firat-nehrinde-korku-dolu-anlar1.jpg" type="image/jpeg" length="10376"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uyuşturucu ticaretinden 10 yıl 2 ay hapis cezası!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/uyusturucu-ticaretinden-10-yil-2-ay-hapis-cezasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/uyusturucu-ticaretinden-10-yil-2-ay-hapis-cezasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’in Nizip ilçesinde jandarma ekiplerinin düzenlediği çalışmada, haklarında toplam 20 yıl 2 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 2 firari yakalandı. Uyuşturucu ticareti ve hırsızlık suçlarından aranan şahıslar, çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Jandarmadan aranan</p>

<p>şahıslara yönelik çalışma</p>

<p></p>

<p>Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Bu kapsamda Nizip ilçesinde gerçekleştirilen çalışmalarda, haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 2 şahsın izine ulaşıldı. Jandarma ekiplerinin yürüttüğü çalışmalar sonucunda firari şahıslar yakalanarak gözaltına alındı.</p>

<p>Yakalanan şahıslardan F.S.’nin, uyuşturucu ticareti yapmak suçundan hakkında 10 yıl 2 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu belirlendi.</p>

<p>Diğer şahıs A.O.’nun ise hırsızlık suçundan hakkında 10 yıl kesinleşmiş hapis cezası nedeniyle arandığı tespit edildi.</p>

<p></p>

<p>Cezaevine gönderildiler</p>

<p></p>

<p>Jandarmadaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adli makamlara sevk edilen F.S. ve A.O., çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.</p>

<p>Kesinleşmiş toplam 20 yıl 2 ay hapis cezası bulunan 2 şahıs, işlemlerinin ardından cezaevine gönderildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin, aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmalarını kent genelinde sürdürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/uyusturucu-ticaretinden-10-yil-2-ay-hapis-cezasi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/8-eylul/uyusturucu-ticaretinden-10-yil-2-ay-hapis-cezasi.jpg" type="image/jpeg" length="49648"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘TÜRKiYE AÇISINDAN DA ÖNEMLi BiR FUTBOL ETKiNLiĞi OLACAK’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/turkiye-acisindan-da-onemli-bir-futbol-etkinligi-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/turkiye-acisindan-da-onemli-bir-futbol-etkinligi-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya futbolunun dev kulüplerini karşı karşıya getirecek 2027 İspanya Süper Kupası için hazırlıklar başladı. 2-7 Şubat 2027 tarihleri arasında İstanbul’un ev sahipliğinde gerçekleştirilecek organizasyonun hazırlıkları kapsamında Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ile İspanya Kraliyet Futbol Federasyonu (RFEF) yetkilileri Riva’da bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İki federasyon Riva’da buluştu</p>

<p></p>

<p>2027 İspanya Süper Kupası’nın organizasyon toplantısı, TFF Riva Hasan Doğan Millî Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde gerçekleştirildi.</p>

<p>Toplantıya TFF Genel Sekreteri Abdullah Ayaz, Genel Sekreter Yardımcıları Özcan Şepik ve Av. Erkan Kıraç ile İspanya Kraliyet Futbol Federasyonu Uluslararası İlişkiler ve Projeler Direktörü Eduard Dervishaj ve RFEF Genel Direktörü Manuel Lalinde katıldı.</p>

<p>Her iki federasyonun ilgili birimlerinden yöneticiler ve profesyonellerin de yer aldığı toplantıda, organizasyonun tüm detayları kapsamlı şekilde değerlendirildi.</p>

<p></p>

<p>Dev kulüpler İstanbul’da</p>

<p>sahne alacak</p>

<p></p>

<p>2-7 Şubat 2027 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenecek İspanya Süper Kupası, İspanya futbolunun en önemli kulüplerini Türkiye’de buluşturacak.</p>

<p>Organizasyonda Barcelona, Real Madrid, Real Sociedad ve Atlético Madrid mücadele edecek. Avrupa ve dünya futbolunun yakından takip ettiği dört kulübün İstanbul’da sahne alacak olması, organizasyonu Türkiye açısından da önemli bir futbol etkinliği haline getiriyor.</p>

<p>Toplantıda, turnuvanın müsabaka organizasyonundan stadyum güvenliğine, konaklamadan protokol düzenlemelerine kadar birçok başlık üzerinde değerlendirmelerde bulunuldu.</p>

<p></p>

<p>Organizasyonun tüm</p>

<p>detayları masaya yatırıldı</p>

<p></p>

<p>TFF ve RFEF yetkililerinin gerçekleştirdiği toplantıda; Dış İlişkiler, Stadyum Güvenlik, Lig Yönetimi, Protokol ve Konaklama, Maç Biletleme ve Seyahat Yönetimi ile Kurumsal İletişim alanlarında yapılması gereken çalışmalar ele alındı.</p>

<p>İki federasyonun ilgili departmanlarının yöneticileri ve profesyonelleri, organizasyonun sorunsuz şekilde gerçekleştirilmesi için yürütülecek çalışmalar konusunda görüş alışverişinde bulundu.</p>

<p></p>

<p>TFF ve RFEF arasındaki</p>

<p>iş birliği güçleniyor</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplantıda yalnızca 2027 İspanya Süper Kupası’nın organizasyon detayları değil, aynı zamanda Türkiye Futbol Federasyonu ile İspanya Kraliyet Futbol Federasyonu arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine yönelik konular da değerlendirildi.</p>

<p>İki federasyon yetkilileri arasında karşılıklı dostluk mesajları verilirken, mevcut ilişkilerin daha da güçlendirilmesi konusunda ortak irade ortaya konuldu.</p>

<p>İstanbul’un ev sahipliğinde düzenlenecek 2027 İspanya Süper Kupası’nın, Türkiye’nin uluslararası futbol organizasyonlarındaki deneyimini bir kez daha ortaya koyması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/turkiye-acisindan-da-onemli-bir-futbol-etkinligi-olacak</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/8-eylul/turkiye-acisindan-da-onemli-bir-futbol-etkinligi-olacak2.jpg" type="image/jpeg" length="91829"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Her gün kütüphanede kitap okuyorum’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/her-gun-kutuphanede-kitap-okuyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/her-gun-kutuphanede-kitap-okuyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’te 76 yaşındaki İbrahim Halil Uzak, kitap sevgisi ve okuma alışkanlığıyla gençlere örnek oluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gençlik yıllarında yaptığı terzilik mesleğini bıraktıktan sonra kendisini kitaplara adayan Uzak, yaklaşık bir buçuk yıldır her gün Şahinbey Millet Kütüphanesi’ne gidiyor. Sabah saatlerinde kütüphanenin yolunu tutan Uzak, akşam saatlerine kadar kitap ve dergiler arasında vakit geçiriyor.</p>

<p></p>

<p>Terziliği bıraktı, hayatını</p>

<p>kitaplara adadı</p>

<p></p>

<p>Gaziantep’in Şahinbey ilçesinde yaşayan 76 yaşındaki İbrahim Halil Uzak, gençlik yıllarında terzilik yaparak geçimini sağladı. Konfeksiyon sektörünün değişmesiyle birlikte mesleğini bırakan Uzak, emeklilik döneminde vaktini değerlendirmek için kitap okumaya yöneldi.</p>

<p></p>

<p>Bir süre evinde kitap okuyan Uzak, kitaplara olan ilgisinin artmasıyla birlikte kendisine daha uygun bir okuma ortamı aramaya başladı. Bu süreçte oğlunun tavsiyesiyle Şahinbey Belediyesi tarafından hizmete sunulan Millet Kütüphanesi’ni keşfetti.</p>

<p></p>

<p>Bir buçuk yıldır her gün</p>

<p>kütüphaneye gidiyor</p>

<p></p>

<p>Evinin kütüphaneye yakın olması da Uzak için önemli bir avantaj oldu. Oğlunun, “Çok kitap var, sen de okumayı seviyorsun, git bak” tavsiyesi üzerine kütüphaneye gitmeye başlayan 76 yaşındaki Uzak, kısa sürede buranın müdavimlerinden biri haline geldi.</p>

<p>Yaklaşık bir buçuk yıldır her gün kütüphaneye giden Uzak, sabah saat 09.00’da geldiği kütüphanede akşam saat 18.00’e kadar vakit geçiriyor. Kahvaltısını dahi yanında getirerek gününün büyük bölümünü kitaplar arasında geçiren Uzak, kütüphaneyi adeta ikinci evi olarak görüyor.</p>

<p></p>

<p>Günde 40-50 sayfa,</p>

<p>haftada bir kitap</p>

<p></p>

<p>Okuma alışkanlığını düzenli şekilde sürdüren Uzak, her gün yaklaşık 40-50 sayfa kitap veya dergi okuyor. Bu alışkanlığı sayesinde haftada ortalama bir kitabı tamamlıyor.</p>

<p>Özellikle tarih ve dini içerikli kitapların yanı sıra dergilere ilgi gösteren Uzak, kütüphanede aradığı dergiyi bulamadığında mevcut kitaplardan okumaya devam ediyor.</p>

<p>76 yaşında olmasına rağmen okuma alışkanlığından vazgeçmeyen Uzak, gençlerle aynı ortamda kitap okuyarak okumanın yaşı olmadığını da gözler önüne seriyor.</p>

<p></p>

<p>“Kütüphane evim gibi oldu”</p>

<p></p>

<p>Kütüphaneye oğlunun tavsiyesiyle gelmeye başladığını anlatan İbrahim Halil Uzak, yaşamından ve kitap sevgisinden bahsetti.</p>

<p>1950 yılında Gaziantep’te doğduğunu belirten Uzak, ilkokul mezunu olduğunu ve uzun yıllar terzilik yaptığını ifade etti. Konfeksiyon sektöründeki değişimin ardından mesleğini bıraktığını anlatan Uzak, daha sonra kitap okumaya yöneldiğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>Uzak, kütüphaneye geliş</p>

<p>sürecini şöyle anlattı:</p>

<p></p>

<p>“Oğlum kitapları çok sevdiğim için bana Şahinbey Belediyesine bağlı Millet Kütüphanesini tavsiye etti. ‘Baba, çok kitap var, sen de okumayı seviyorsun, git bak’ dedi. Onun üzerine buraya gelmeye başladım. O günden bu yana her gün geliyorum. Saat 9’da geliyorum. Hatta kahvaltımı da buraya getiriyorum. Kütüphane evim gibi oldu. Akşam 6’ya kadar burada bulunuyorum.”</p>

<p></p>

<p>Gençlere çağrı: “Boş</p>

<p>zamanlarınızı kahvelerde</p>

<p>öldürmeyin”</p>

<p></p>

<p>Her gün yaklaşık 40-50 sayfa kitap okuduğunu belirten Uzak, gençlere de kitap okuma çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle gençlerin boş zamanlarını daha verimli değerlendirmeleri gerektiğini söyleyen Uzak, kütüphanelerin bunun için önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Uzak, “Genelde dergilerle ilgileniyorum. Dergi olmayınca mevcut kitaplardan okurum. Kitabın tarihi ve dini olanını tercih ediyorum. Günde 40-50 sayfa kitap okuyorum. Gençlere ise tavsiyem, boş zamanlarını kahvelerde falan öldürmesinler. Böyle yerlere gelsin, okusun, yazsınlar” dedi.</p>

<p></p>

<p>“Böyle yerlerin her</p>

<p>şehirde olmasını isterim”</p>

<p></p>

<p>Şahinbey Belediyesi’ne kütüphaneyi hizmete sunduğu için teşekkür eden Uzak, benzer merkezlerin farklı şehirlerde de yaygınlaştırılmasını istedi.</p>

<p>Uzak, “Şahinbey Belediyesi’nden böyle bir yeri açtığı için Allah razı olsun. Böyle yerlerin her şehirde olmasını isterim” ifadelerini kullandı.</p>

<p>76 yaşındaki İbrahim Halil Uzak’ın her gün aynı kararlılıkla kütüphaneye gitmesi ve kitap okuması, gençlerle birlikte kütüphanenin diğer müdavimlerine de örnek oluyor. Uzak, kitaplarla geçirdiği günleriyle öğrenmenin, okumanın ve kendini geliştirmenin yaşının olmadığını gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/her-gun-kutuphanede-kitap-okuyorum</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/8-eylul/ekran-resmi-2026-09-07-144612.png" type="image/jpeg" length="80703"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ŞAMPiYONLAR LiGi’NDE YENi SEZON BAŞLIYOR]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/sampiyonlar-liginde-yeni-sezon-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/sampiyonlar-liginde-yeni-sezon-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 2026/2027 sezonunun heyecanı bugün oynanacak karşılaşmalarla başlıyor. Avrupa futbolunun kulüpler düzeyindeki en prestijli organizasyonunda 36 takım mücadele edecek. Türkiye’yi ise lig aşamasında Galatasaray ve Fenerbahçe temsil edecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa’da devler sahne alıyor</p>

<p></p>

<p>UEFA Şampiyonlar Ligi’nde yeni sezon heyecanı için geri sayım sona erdi. 2026/2027 sezonunda üçüncü kez uygulanan 36 takımlı lig aşamasında ilk hafta karşılaşmaları bugün, yarın ve 10 Eylül tarihlerinde oynanacak.</p>

<p>Yeni format kapsamında her takım, lig aşamasında toplam 8 farklı rakiple karşı karşıya gelecek. Ekipler bu maçların 4’ünü kendi sahasında, 4’ünü ise deplasmanda oynayacak.</p>

<p>Avrupa futbolunun dev kulüplerini bir araya getirecek organizasyonda ilk haftadan itibaren birbirinden önemli karşılaşmalar futbolseverleri bekliyor.</p>

<p></p>

<p>İlk gün Real Madrid-Inter heyecanı</p>

<p></p>

<p>Şampiyonlar Ligi’nde ilk hafta bugün oynanacak 6 karşılaşmayla başlayacak.</p>

<p>İlk günün dikkat çeken mücadelelerinden birinde Borussia Dortmund, Villarreal'i konuk edecek. Porto ise sahasında İngiliz devi Manchester City ile karşılaşacak.</p>

<p>Gecenin en fazla merak edilen eşleşmelerinden biri ise Real Madrid-Inter mücadelesi olacak. İspanyol devi Real Madrid, kendi sahasında İtalyan temsilcisi Inter'i ağırlayacak.</p>

<p>Lille ile Real Betis ve AEK Athens ile LASK karşılaşmaları da ilk gün oynanacak diğer müsabakalar arasında yer alacak.</p>

<p></p>

<p>Galatasaray Avrupa</p>

<p>macerasına Sporting</p>

<p>deplasmanında başlayacak</p>

<p></p>

<p>Türkiye'nin Şampiyonlar Ligi'ndeki temsilcilerinden Galatasaray, lig aşamasındaki ilk sınavını yarın verecek.</p>

<p>Sarı-kırmızılı ekip, ilk maçında deplasmanda Portekiz temsilcisi Sporting CP ile karşı karşıya gelecek. Mücadele TSİ 22.00'de başlayacak.</p>

<p>Galatasaray açısından Avrupa sezonunun açılışı niteliğindeki karşılaşma, sarı-kırmızılıların lig aşamasına nasıl bir başlangıç yapacağı açısından büyük önem taşıyor.</p>

<p></p>

<p>Yarın birbirinden zorlu maçlar</p>

<p></p>

<p>Galatasaray'ın Sporting CP deplasmanına çıkacağı gün Şampiyonlar Ligi'nde birbirinden önemli karşılaşmalar da oynanacak.</p>

<p>Barcelona, kendi sahasında Feyenoord'u konuk ederken, Liverpool ile Atletico Madrid İngiltere'de karşı karşıya gelecek. Paris Saint-Germain ise Slovan Bratislava'yı ağırlayacak.</p>

<p>Günün bir diğer önemli mücadelesinde Napoli ile Arsenal kozlarını paylaşacak.</p>

<p></p>

<p>Fenerbahçe ilk maçında</p>

<p>Roma’yı konuk edecek</p>

<p></p>

<p>Türkiye'nin turnuvadaki bir diğer temsilcisi Fenerbahçe ise Şampiyonlar Ligi macerasına 10 Eylül Perşembe günü başlayacak.</p>

<p>Sarı-lacivertli ekip, lig aşamasındaki ilk maçında İtalya'nın güçlü takımlarından Roma'yı sahasında konuk edecek. Karşılaşmanın başlama saati 19.45 olarak açıklandı.</p>

<p>Fenerbahçe için sezonun ilk Şampiyonlar Ligi karşılaşması, hem taraftarı önünde Avrupa arenasına çıkması hem de lig aşamasına avantajlı bir başlangıç yapması açısından önem taşıyor.</p>

<p></p>

<p>Fenerbahçe’nin maç</p>

<p>günü de devler sahnede</p>

<p></p>

<p>10 Eylül'de Fenerbahçe-Roma karşılaşmasının yanı sıra Şampiyonlar Ligi'nde 5 mücadele daha oynanacak.</p>

<p>Almanya'nın Bayern Münih takımı sahasında Bodo/Glimt'i ağırlayacak. İngiliz temsilcisi Manchester United ise Sabah ile karşı karşıya gelecek.</p>

<p>PSV Eindhoven-Shakhtar Donetsk, Como-Leipzig ve Slavia Prag-Lens karşılaşmaları da günün diğer mücadeleleri olacak.</p>

<p></p>

<p>İlk haftanın programı</p>

<p></p>

<p>Şampiyonlar Ligi'nde 2026/2027 sezonunun ilk haftasında oynanacak karşılaşmalar ve başlama saatleri şöyle:</p>

<p></p>

<p>Bugün</p>

<p>19.45 AEK Athens - LASK</p>

<p>19.45 Club Brugge - Aston Villa</p>

<p>22.00 Borussia Dortmund - Villarreal</p>

<p>22.00 Porto - Manchester City</p>

<p>22.00 Lille - Real Betis</p>

<p>22.00 Real Madrid - Inter</p>

<p></p>

<p>Yarın</p>

<p>19.45 Barcelona - Feyenoord</p>

<p>19.45 Stuttgart - Viking</p>

<p>22.00 Liverpool - Atletico Madrid</p>

<p>22.00 Paris Saint-Germain - Slovan Bratislava</p>

<p>22.00 Sporting CP - Galatasaray</p>

<p>22.00 Napoli - Arsenal</p>

<p></p>

<p>10 Eylül Perşembe</p>

<p>19.45 Fenerbahçe - Roma</p>

<p>19.45 PSV Eindhoven - Shakhtar Donetsk</p>

<p>22.00 Como - Leipzig</p>

<p>22.00 Bayern Münih - Bodo/Glimt</p>

<p>22.00 Manchester United - Sabah</p>

<p>22.00 Slavia Prag - Lens</p>

<p></p>

<p>Türkiye’nin gözü iki temsilcide olacak</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avrupa'nın en önemli kulüp organizasyonunda yeni sezonun başlamasıyla birlikte Türkiye'de gözler Galatasaray ve Fenerbahçe'ye çevrilecek.</p>

<p>Galatasaray, 9 Eylül'de Sporting CP deplasmanında Avrupa serüvenine başlayacak. Fenerbahçe ise 10 Eylül'de taraftarı önünde Roma karşısında sahaya çıkacak.</p>

<p>İki Türk temsilcisinin lig aşamasındaki performansı, Türkiye'nin UEFA ülke puanı açısından da yakından takip edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/sampiyonlar-liginde-yeni-sezon-basliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/8-eylul/sampiyonlar-liginde-yeni-sezon-basliyor3.jpg" type="image/jpeg" length="63482"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Fizyoterapi yalnızca ağrıyı tedavi etmek için yapılmaz!’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/fizyoterapi-yalnizca-agriyi-tedavi-etmek-icin-yapilmaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/fizyoterapi-yalnizca-agriyi-tedavi-etmek-icin-yapilmaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fizyoterapinin yalnızca ağrı veya hareket kısıtlılığı ortaya çıktığında başvurulan bir yöntem olmadığını belirten uzmanlar, koruyucu fizyoterapinin sorunlar ortaya çıkmadan önce riskleri azaltmayı amaçladığını söylüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzun süre masa başında çalışma ve hareketsiz yaşamın boyun, sırt ve bel ağrıları ile duruş bozuklukları gibi sorunları artırabildiğine dikkat çeken Fizyoterapist Ayşenur Hacıhasanoğlu, “Özellikle erken dönemde doğru egzersiz ve kişiye özel hareket eğitimiyle sorunun ilerlemesi önlenebilir, iyileşme süreci hızlandırılabilir ve tekrarlama riski azaltılabilir; bu nedenle ‘ağrı geçer’ diye uzun süre beklemek yerine, şikâyetler devam ediyorsa erken değerlendirme önemlidir.” dedi. Ağrının azalmasının problemin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmediğini aktaran Hacıhasanoğlu, tedavinin kişinin fonksiyonel hedeflerine ulaşmasıyla tamamlanması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Fizyoterapist Ayşenur Hacıhasanoğlu, 8 Eylül Dünya Fizyoterapistler Günü fizyoterapinin yalnızca mevcut ağrıları ve hastalıkları tedavi etmekle sınırlı olmadığını; koruyucu yaklaşım, doğru ergonomi, erken müdahale ve kişiye özel egzersizlerle fiziksel sorunların önlenmesi ve tekrarlama riskinin azaltılmasındaki rolü hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p></p>

<p>Fizyoterapi, sorun ortaya</p>

<p>çıkmadan önce riskleri</p>

<p>azaltmayı amaçlar!</p>

<p></p>

<p>Fizyoterapinin yalnızca kas-iskelet sistemi hastalıklarında kullanılan bir yöntem olmadığını ifade eden Ayşenur Hacıhasanoğlu, “Fizyoterapiden kas-iskelet sistemi, nörolojik, kardiyopulmoner, pediatrik, geriatrik, kadın sağlığı, spor, ortopedik ve travma sonrası rehabilitasyon ile kronik ağrı gibi birçok alanda yararlanılabilir.” dedi.</p>

<p>‘Ağrım yoksa fizyoterapiye ihtiyacım yok’ düşüncesinin tam olarak doğru olmadığını dile getiren Hacıhasanoğlu, “Ağrı, vücutta bir sorun olduğunun önemli bir işareti olabilir; ancak fizyoterapi yalnızca ağrıyı tedavi etmek için yapılmaz. Koruyucu fizyoterapi, kişinin hareket kapasitesini ve fiziksel işlevlerini değerlendirerek sorun ortaya çıkmadan önce riskleri azaltmayı amaçlar. Ancak bu herkesin düzenli olarak fizyoterapiste gitmesi gerektiği anlamına gelmez; ihtiyaç, kişinin yaşı, aktivite düzeyi, yaşam tarzı ve risk faktörlerine göre değerlendirilir.” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>Fizyoterapi doğru</p>

<p>ergonomiyi sağlamak</p>

<p>konusunda önemli</p>

<p>bir rol üstleniyor!</p>

<p></p>

<p>Uzun süre masa başında çalışmak, ekran karşısında kalmak ve hareketsiz yaşamın hangi fiziksel sorunları artırdığına değinen Hacıhasanoğlu, “Boyun, sırt ve bel ağrıları, duruş bozuklukları, kas güçsüzlüğü, eklem hareket kısıtlılıkları, baş ağrıları ve tekrarlayan zorlanma sorunlarının daha sık görülmesine yol açabiliyor. Fizyoterapi ise kişinin duruşunu ve hareket alışkanlıklarını değerlendirmek, uygun egzersizlerle kasları güçlendirmek, hareketliliği artırmak ve günlük yaşamda doğru ergonomiyi sağlamak konusunda önemli bir rol üstleniyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Şikâyetler kronikleşmeden</p>

<p>tedaviye başlamak</p>

<p>başarıyı artırabiliyor!</p>

<p></p>

<p>Bel ve boyun ağrısı, duruş bozukluğu veya kas güçsüzlüğü gibi sorunlarda fizyoterapiye şikâyetler kronikleşmeden ve hareket kısıtlılığı belirginleşmeden başlamanın, tedavinin başarısını artırabileceğine işaret eden Hacıhasanoğlu, “Özellikle erken dönemde doğru egzersiz ve kişiye özel hareket eğitimiyle sorunun ilerlemesi önlenebilir, iyileşme süreci hızlandırılabilir ve tekrarlama riski azaltılabilir; bu nedenle ‘ağrı geçer’ diye uzun süre beklemek yerine, şikâyetler devam ediyorsa erken değerlendirme önemlidir.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Yaralanmanın tekrarlama</p>

<p>riskinin azaltılması tedavinin</p>

<p>temel hedefleri arasında!</p>

<p></p>

<p>Spor yaralanmalarında ise fizyoterapinin rolünün yalnızca iyileşme sürecini hızlandırmakla sınırlı olmadığını aktaran Hacıhasanoğlu, “Yaralanmaya yol açan biyomekanik ve fonksiyonel faktörlerin belirlenmesi ve düzeltilmesi, kas kuvveti, eklem hareketliliği, propriosepsiyon, denge ve nöromüsküler kontrolün yeniden kazandırılması sayesinde aynı yaralanmanın tekrarlama riskinin azaltılması da tedavinin temel hedefleri arasındadır.” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Ağrının azalması, problemin</p>

<p>tamamen ortadan kalktığı</p>

<p>anlamına gelmez!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Fizyoterapi sürecinde sıklıkla karşılaşılan bazı hatalar olduğunu vurgulayan Fizyoterapist Ayşenur Hacıhasanoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Egzersizleri düzensiz yapmak, önerilen hareketleri yanlış teknikle uygulamak, günlük yaşamda yapılan hataları değiştirmemek ve şikâyetler azaldığında tedaviyi tamamlamadan bırakmak sık karşılaşılan hatalar arasında gösterilebilir. Özellikle ağrının azalması, problemin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez; tedavinin erken sonlandırılması kas kuvveti, hareket kontrolü ve fonksiyonel kapasitenin tam olarak kazanılamamasına, dolayısıyla şikâyetlerin tekrarlamasına ve yaralanma riskinin artmasına neden olabilir. Bu nedenle tedavi, yalnızca ağrının geçmesine göre değil, kişinin fonksiyonel olarak hedeflerine ulaşmasına göre tamamlanmalıdır.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/fizyoterapi-yalnizca-agriyi-tedavi-etmek-icin-yapilmaz</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/8-eylul/fizyoterapi-yalnizca-agriyi-tedavi-etmek-icin-yapilmaz.png" type="image/jpeg" length="77187"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Suyu merkeze almadan tarımda sürdürülebilirliği sağlayamayız’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/suyu-merkeze-almadan-tarimda-surdurulebilirligi-saglayamayiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/suyu-merkeze-almadan-tarimda-surdurulebilirligi-saglayamayiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’a (OVP) ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, programda tarımsal üretim, gıda arz güvenliği, su kaynaklarının etkin kullanımı, verimlilik ve üretim planlamasına yönelik politikalara güçlü şekilde yer verilmesini son derece önemli bulduklarını ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 Dönemi Orta Vadeli Program’ın Türkiye ekonomisinin gelecek üç yıllık yol haritasını ortaya koyduğunu belirten Akıncı, programın ülkeye, millete ve iş dünyasına hayırlı olması temennisinde bulundu.</p>

<p>OVP’de enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarının yanı sıra üretim kapasitesinin ve verimliliğin artırılmasına yönelik ortaya konulan yaklaşımın önemine işaret eden Akıncı, özellikle tarım ve gıda sektörüne ilişkin hedeflerin ekonomik ve sosyal açıdan stratejik değer taşıdığını kaydetti.</p>

<p>Gıda fiyatlarındaki istikrarın yalnızca piyasa tedbirleriyle değil, üretimden başlayan güçlü ve sürdürülebilir bir arz yapısıyla sağlanabileceğini dile getiren Akıncı, “Enflasyonla mücadelede tarım ve gıda politikalarının çok önemli bir yeri bulunuyor. Üretimin sürekliliğini sağlayan, verimliliği yükselten, üretim planlamasını güçlendiren ve maliyet baskılarını azaltan politikalar hem üreticimizi koruyacak hem de tüketicimizin gıdaya daha makul fiyatlarla erişmesine katkı sağlayacaktır. Bu nedenle OVP’de gıda fiyatlarındaki oynaklığın azaltılmasına yönelik arz yönlü politikaların öne çıkarılmasını son derece kıymetli buluyoruz” dedi.</p>

<p>İklim değişikliği, kuraklık ve su kaynakları üzerindeki baskının tarımsal üretimin geleceği açısından giderek daha kritik hale geldiğine dikkati çeken Akıncı, OVP kapsamında gıda arz güvenliğinin ekonomik güvenlik ve dayanıklılık perspektifi içerisinde ele alınmasının önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p>Akıncı, “Bugün artık su meselesini tarımdan bağımsız düşünmemiz mümkün değil. Tarımsal üretimde sürdürülebilirliği sağlayabilmek için su kaynaklarımızı çok daha verimli kullanmak, modern sulama sistemlerini yaygınlaştırmak ve üretim desenimizi mevcut su varlığımızı gözeterek planlamak zorundayız. Bu bakımdan sulama yatırımlarının artırılmasına yönelik iradeyi tarım sektörümüzün geleceği adına son derece değerli görüyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Tarımda teknoloji ve verimlilik artışına yapılan vurguyu da önemli bulduklarını belirten Akıncı, dijitalleşme, veri temelli tarım uygulamaları ve kaynak verimliliğinin yaygınlaştırılmasının üretimde rekabet gücünü artıracağını dile getirdi.</p>

<p></p>

<p>“Gaziantep Üretim Ve İhracat</p>

<p>Tecrübesiyle Bu Sürece Katkı</p>

<p>Sunmaya Devam Edecek”</p>

<p></p>

<p>Gaziantep’in tarımsal ürünleri sanayiyle buluşturan güçlü üretim altyapısına ve önemli bir ihracat tecrübesine sahip olduğunu belirten Akıncı, OVP’de ortaya konulan üretim, verimlilik, ihracat ve katma değer odaklı yaklaşımın kent açısından da önemli fırsatlar barındırdığını söyledi.</p>

<p>Akıncı, “Gaziantep; hububattan bakliyata, Antep fıstığından bulgura, makarnadan una kadar tarımsal üretimi sanayi ve ihracatla bütünleştiren güçlü bir yapıya sahip. Önümüzdeki süreçte bu üretim gücünü daha yüksek katma değere dönüştürmek, yeni pazarlara taşımak ve tarım ile gıda sektörlerimizin rekabet gücünü daha da artırmak önceliğimiz olmalıdır” dedi.</p>

<p>Akıncı, OVP’de ortaya konulan hedeflere ulaşılmasında etkin uygulamaların yanı sıra kamu ile reel sektör arasındaki güçlü iş birliği ve istişarenin önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p></p>

<p> "İhracat Hedeflerimize</p>

<p>Güçlü Bir Rehber Olacak"</p>

<p></p>

<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından açıklanan ve önümüzdeki üç yıllık dönemin ekonomik yol haritasını çizen Orta Vadeli Program (OVP), iş dünyasında memnuniyetle karşılandı. Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği  Başkanı Celal Kadooğlu, OVP’nin ihracat hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynayacağını belirtti.</p>

<p>OVP’nin Türkiye’nin ekonomik geleceği adına son derece kıymetli bir adım olduğunu vurgulayan Birlik Başkanı Celal Kadooğlu, yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:  "Önümüzdeki üç yıllık döneme ilişkin ekonomik yol haritamızı netleştiren Orta Vadeli Program (OVP), ihracat hedeflerimize ulaşmamızda güçlü bir rehber olacaktır. Enflasyonla mücadeleyi güçlendirirken üretim ve yatırımı artırmayı, ihracatı ve istihdamı desteklemeyi ve sürdürülebilir büyümeyi hedefleyen programı, ülkemizin geleceği adına değerli bir adım olarak görüyoruz."</p>

<p>Programın hazırlanmasında emeği geçen tüm ekonomi yönetimine teşekkürlerini ileten Kadooğlu, "Bu değerli çalışmanın ortaya çıkmasına öncülük eden, başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Cumhurbaşkanı Yardımcımıza, ekonomi yönetimimize ve tüm kurumlarımıza şükranlarımızı sunuyorum," diyerek sözlerini tamamladı.</p>

<p></p>

<p>“Sürdürülebilir Büyüme ve İhracat İçin Güçlü Bir Pusula”</p>

<p></p>

<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından açıklanan ve Türkiye’nin önümüzdeki üç yıllık ekonomik yol haritasını belirleyen Orta Vadeli Program (OVP), Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) tarafından memnuniyetle karşılandı.</p>

<p>GAİB Koordinatör Başkanı Mete Akcan, açıklanan programın enflasyonla mücadelede kararlılığı pekiştirirken; üretim, yatırım, istihdam ve ihracatı merkeze alan yapısıyla bölge ve ülke ekonomisine büyük katkı sunacağını vurguladı.</p>

<p></p>

<p> "İhracatçımızın Rekabet Gücünü Artıracak"</p>

<p></p>

<p>Orta Vadeli Program’ın makroekonomik istikrarı güçlendirme vizyonunu değerlendiren GAİB Koordinatör Başkanı Mete Akcan, şu ifadeleri kullandı: " Yeni açıklanan 2027-2029 Orta Vadeli Program (OVP), ülkemizin ekonomik istikrarını güçlendirmeyi, sürdürülebilir büyümeyi desteklemeyi ve üretim ile ihracat odaklı kalkınma hedeflerini ileri taşımayı amaçlayan önemli bir yol haritasıdır. Program kapsamında büyümenin 2026 yılındaki %3,3 seviyesinden 2027’de %4,2’ye, 2028’de %4,6’ya ve 2029’da %5’e yükselmesi; mal ihracatımızın ise 2027’de 292 milyar dolara, 2028’de 302,5 milyar dolara ve 2029 sonunda 316 milyar dolara ulaşması hedeflenmektedir. Enflasyonun program dönemi sonunda tek haneye indirilmesi hedefi de ekonomide öngörülebilirliğin ve güven ortamının güçlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. İhracatçılarımız açısından önümüzdeki dönemde rekabet gücünün korunması, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve üretimin desteklenmesi, belirlenen hedeflere ulaşılmasında kritik rol oynayacaktır. Türk dış ticaret ailesi olarak bizler de yüksek katma değerli üretim, yeşil ve dijital dönüşüm ile yeni pazarlara erişim odağında çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz."</p>

<p></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ekonomi Yönetimine Teşekkür</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Programın hazırlanmasında emeği geçen tüm kurumlara ve devlet erkanına teşekkür eden Akcan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Üretimin, istihdamın ve ihracatın her zaman yanında duran ve bu vizyoner çalışmanın hayata geçirilmesine liderlik eden başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e, tüm ekonomi yönetimimize ve emeği geçen kurumlarımıza Güneydoğu Anadolu ihracat ailesi adına şükranlarımızı sunuyorum.’’</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/suyu-merkeze-almadan-tarimda-surdurulebilirligi-saglayamayiz</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/8-eylul/suyu-merkeze-almadan-tarimda-surdurulebilirligi-saglayamayiz2.jpg" type="image/jpeg" length="27759"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Kültürel değerlerimizi yakından tanımalıyız’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kulturel-degerlerimizi-yakindan-tanimaliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kulturel-degerlerimizi-yakindan-tanimaliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şehitkamil Belediyesi tarafından düzenlenen “Roma İmparatorluğu’nun Doğu Eyaletlerinde Mithras Kültü” Sempozyumu, Gaziantep’in binlerce yıllık arkeolojik mirasını bilim dünyasının gündemine taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>4-5 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen sempozyumda, yerli ve yabancı bilim insanları Roma döneminde Doğu eyaletlerinde yaygınlık gösteren Mithras kültünü ve bu inancın bölgedeki tarihsel izlerini ele aldı.</p>

<p></p>

<p>Bilim insanları Gaziantep’te buluştu</p>

<p></p>

<p>Roma İmparatorluğu’nun Doğu Eyaletlerinde Mithras kültünün farklı yönleriyle ele alındığı sempozyum, Gaziantep’in tarihi ve arkeolojik zenginliklerinin uluslararası bilim çevrelerinde tanıtılmasına da önemli katkı sundu.</p>

<p>Alanında uzman akademisyen ve araştırmacıların katılımıyla gerçekleştirilen programda, Mithras kültünün ortaya çıkışı, Roma dünyasındaki yayılımı ve özellikle imparatorluğun doğu eyaletlerindeki yansımaları değerlendirildi. Bilimsel sunumlarda, Mithras inancının arkeolojik buluntular ve kült alanları üzerinden ortaya koyduğu tarihsel veriler üzerinde duruldu.</p>

<p>Sempozyum, yalnızca akademik sunumlarla sınırlı kalmadı. Program kapsamında gerçekleştirilen saha ziyaretleriyle Gaziantep’in sahip olduğu arkeolojik miras, uluslararası bilim insanlarına doğrudan yerinde tanıtıldı.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mithras’ın izleri sahada incelendi</p>

<p></p>

<p>Sempozyum kapsamında Zeugma Mozaik Müzesi, Dülük Antik Kenti, Erikçe Mithras Kutsal Alanı ve Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü ziyaret edildi.</p>

<p>Özellikle Dülük Antik Kenti ile Erikçe Mithras Kutsal Alanı’nda gerçekleştirilen incelemeler, sempozyumun en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu. Katılımcılar, Mithras kültünün Gaziantep ve çevresindeki tarihsel izlerini yerinde inceleyerek, bölgede bulunan arkeolojik veriler üzerinden değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Gaziantep’in önemli antik yerleşimlerinden biri olan Dülük, sahip olduğu arkeolojik ve kültürel değerlerle Mithras kültünün araştırılması açısından da dikkat çekiyor. Sempozyuma katılan bilim insanları, antik kentteki kalıntıları ve kült alanlarını yerinde görerek bölgenin tarihsel önemine ilişkin gözlemler gerçekleştirdi.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep’in arkeolojik</p>

<p>mirası uluslararası bilim</p>

<p>dünyasına tanıtıldı</p>

<p></p>

<p>Program kapsamında gerçekleştirilen saha ziyaretleri, Gaziantep’in yalnızca gastronomisi ve turizmiyle değil, sahip olduğu binlerce yıllık arkeolojik mirasla da uluslararası ölçekte öne çıkmasına katkı sağladı.</p>

<p>Zeugma’dan Dülük’e, Mithras kutsal alanlarından kültürel miras çalışmalarına kadar geniş bir çerçevede gerçekleştirilen ziyaretler sayesinde katılımcılar, Gaziantep’in farklı dönemlere uzanan tarihsel birikimini yakından tanıma fırsatı buldu.</p>

<p></p>

<p>Sempozyumun özellikle Dülük Antik Kenti’nin uluslararası bilim çevrelerinde daha fazla tanınması açısından önemli bir platform oluşturduğu belirtildi. Bölgenin arkeolojik potansiyelinin bilimsel çalışmalarla desteklenmesi ve elde edilen verilerin uluslararası akademik çevrelerde paylaşılması, kentin kültürel mirasının görünürlüğünün artırılmasına katkı sundu.</p>

<p></p>

<p>Kültür turizmine de</p>

<p>katkı sağlayacak</p>

<p></p>

<p>Şehitkamil Belediyesi tarafından düzenlenen organizasyon, bilimsel paylaşım ile kültürel mirasın tanıtımını aynı çatı altında buluşturdu.</p>

<p>Sempozyum kapsamında Gaziantep’in tarihi alanlarının yerinde incelenmesi, kentin kültür turizmi açısından sahip olduğu potansiyelin de yeniden gündeme gelmesini sağladı. Özellikle Dülük Antik Kenti ve Erikçe Mithras Kutsal Alanı’nın uluslararası ziyaretçiler ve araştırmacılar tarafından tanınmasının, bölgedeki kültürel turizm hareketliliğine katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p>Gaziantep’in farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan tarihsel yapısının bilimsel çalışmalar aracılığıyla uluslararası alanda tanıtılması, kentin kültür turizmi hedefleri açısından da önem taşıyor.</p>

<p></p>

<p>Bilimsel paylaşım ve</p>

<p>kültürel miras bir arada</p>

<p></p>

<p>İki gün süren Mithras Sempozyumu, akademik bilgi paylaşımının yanı sıra Gaziantep’in arkeolojik değerlerinin yerinde tanıtılmasını sağlayan kapsamlı bir organizasyon olarak gerçekleştirildi.</p>

<p>Yerli ve yabancı bilim insanlarını Gaziantep’te bir araya getiren sempozyumla, Roma İmparatorluğu’nun Doğu eyaletlerinde önemli bir inanç sistemi olarak öne çıkan Mithras kültünün bölgedeki izleri farklı bilimsel perspektiflerden ele alındı.</p>

<p>Sempozyumun, Gaziantep’in arkeolojik mirasının uluslararası düzeyde tanıtılmasına, Dülük Antik Kenti’nin sahip olduğu kültürel değerlerin görünürlüğünün artırılmasına ve kentin kültür turizmi potansiyelinin güçlendirilmesine katkı sağlaması hedeflendi.</p>

<p>Gaziantep’in tarihî ve arkeolojik zenginliklerinin bilimsel çalışmalarla desteklenmesi açısından dikkat çeken organizasyon, kentin sahip olduğu kültürel mirasın uluslararası bilim dünyasına aktarılması bakımından önemli bir buluşma olarak kayıtlara geçti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kulturel-degerlerimizi-yakindan-tanimaliyiz</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 15:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/7-eylul/kulturel-degerlerimizi-yakindan-tanimaliyiz3.jpg" type="image/jpeg" length="73618"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
