<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Gaziantep İlk Haber</title>
    <link>https://www.gaziantepilkhaber.com</link>
    <description>Gaziantep Haberleri Gaziantep Son Dakika</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 09 Sep 2026 14:26:19 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GAZiANTEP FK MAÇINDA GÖZTEPE'YE VE OGÜN BAYRAK'A PFDK ŞOKU]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/gaziantep-fk-macinda-goztepeye-ve-ogun-bayraka-pfdk-soku</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/gaziantep-fk-macinda-goztepeye-ve-ogun-bayraka-pfdk-soku" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göztepe ile Gaziantep Futbol Kulübü arasında oynanan Trendyol Süper Lig karşılaşmasının ardından Göztepe Kulübü ve futbolcusu Ogün Bayrak, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'na (PFDK) sevk edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Göztepe, taraftarlarının neden olduğu "çirkin ve kötü tezahürat" nedeniyle, Ogün Bayrak ise "kural dışı hareket" gerekçesiyle disipline gönderildi.</p>

<p>Trendyol Süper Lig'de Göztepe ile Gaziantep Futbol Kulübü arasında 7 Eylül 2026 tarihinde oynanan karşılaşmanın ardından disiplin sevkleri açıklandı.</p>

<p>Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Hukuk Müşavirliği, müsabakada yaşanan olaylar nedeniyle Göztepe Kulübü ile futbolcu Ogün Bayrak hakkında disiplin işlemi başlattı.</p>

<p></p>

<p>Göztepe'ye "çirkin ve</p>

<p>kötü tezahürat" sevki</p>

<p></p>

<p>TFF tarafından yapılan açıklamada, Göztepe Kulübü'nün 7 Eylül 2026 tarihinde oynanan Göztepe-Gaziantep Futbol Kulübü Trendyol Süper Lig müsabakasında taraftarlarının neden olduğu "çirkin ve kötü tezahürat" nedeniyle PFDK'ya sevk edildiği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Göztepe'nin, Futbol Disiplin Talimatı'nın 53. maddesi kapsamında disipline gönderildiği belirtildi.</p>

<p></p>

<p>Ogün Bayrak tedbirli</p>

<p>olarak sevk edildi</p>

<p></p>

<p>Karşılaşmada forma giyen Göztepe futbolcusu Ogün Bayrak da müsabakadaki "kural dışı hareketi" nedeniyle PFDK'ya sevk edildi.</p>

<p>Bayrak'ın Futbol Disiplin Talimatı'nın 43. maddesi uyarınca 8 Eylül 2026 tarihinden itibaren tedbirli olarak disiplin kuruluna sevk edildiği açıklandı.</p>

<p>Ogün Bayrak'ın alacağı cezanın, PFDK'nın yapacağı değerlendirme ve vereceği kararın ardından netleşmesi bekleniyor.</p>

<p></p>

<p>Gözler PFDK kararında</p>

<p></p>

<p>Gaziantep FK ile Göztepe arasında oynanan mücadelenin ardından başlayan disiplin sürecinde gözler şimdi PFDK'nın vereceği karara çevrildi.</p>

<p>Kurulun, Göztepe Kulübü hakkında taraftarların neden olduğu tezahürat nedeniyle, Ogün Bayrak hakkında ise müsabakadaki kural dışı hareket nedeniyle dosyayı değerlendirerek karar vermesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/gaziantep-fk-macinda-goztepeye-ve-ogun-bayraka-pfdk-soku</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/9-eylul/ekran-resmi-2026-09-08-145949.png" type="image/jpeg" length="40233"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Gemiye biner binmez bir şeylerin ters gittiğini anladık’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/gemiye-biner-binmez-bir-seylerin-ters-gittigini-anladik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/gemiye-biner-binmez-bir-seylerin-ters-gittigini-anladik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Girne açıklarında alabora olan gemiden sağ kurtulan Gaziantepli kuzenler 18 yaşındaki Özgür Taylan Kaplan ile 20 yaşındaki Ali Kaan İster, olay sonrası memleketlerine dönerek ailelerine kavuştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Girne'ye üniversite kaydı için gittiklerini ve dönüş yolcuğu sırasında olayın yaşandığını söyleyen kuzenler facia anlarında yaşadıklarını anlattı.</p>

<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kenti açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu 14 kişi hayatını kaybederken kayıp 14 kişiyi arama çalışmaları ise sürüyor. Gemiden sağ kurtulanlar arasında yer alan Gaziantep İslahiyeli kuzenler 18 yaşındaki Özgür Taylan Kaplan ile 20 yaşındaki Ali Kaan İster, olay sonrası memleketlerine dönerek ailelerine kavuştu. Facia gemisinden sağ kurtulan 2 genç, yaşadıkları dehşet anlarını anlattı.</p>

<p></p>

<p>"Gemiye bindikten kısa</p>

<p>süre sonra bir şeylerin ters</p>

<p>gitmeye başladığını anladık"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Facia gemisinde yaşananları anlatan Ali Kaan İster, "Gemiye bindikten sonra bir şeylerin ters gitmeye başladığını anladık. Yaklaşık 1,5 kilometre ilerledikten sonra geminin su aldığını gördük. Kapı tarafından ve koltuk altlarından suların sızdığını gördük. Bizim olduğumuz bölgede de ayaklarımıza kadar su geliyordu. Sonra insanlar ayaklanmaya ve kargaşa artmaya başladı. Durumu mürettebata ilettik ama biz durumun normal olduğunu ve bizim alışık olmadığımızı söylediler. Kimse sakin kalamıyordu. Sonrasında sol tarafımızdaki pencere çatırdamaya başladı. Gemi daha da hızlandı ve hızlandıkça iyice su almaya başladı. İnsanlar suyun üzerine basa basa ayakta duruyordu" dedi.</p>

<p></p>

<p>"Geminin sol ön parçası</p>

<p>koptu ve gemi sola doğru</p>

<p>yatmaya başladı"</p>

<p></p>

<p>Biraz daha ilerledikten sonra geminin batmaya başladığını söyleyen İster, "Sonrasında gemiden çatlak ve kırık sesleri gelmeye başladı. Biraz sonrasında ise geminin sol ön parçası koptu ve gemi sola doğru yatmaya başladı. İnsanlar kapıya doğru koşturmaya başladı ama kapı üzerimize kapalıydı. Dışarıdan açılması gerekiyordu ama mürettebatı görmediğimiz için kimse kapıyı açamadı. Kaptan ve mürettebat ortadan kayboldu. Kapıyı açamadık, camlar kırılmadı. Sonrasında gemi daha çok su almaya başlayınca basınç nedeniyle camlar kendiliğinden patladı. O sırada koltuk altında can yeleği bulduk ve onları giydik hemen. Diğer insanlara da yardımcı olduk ve gemiden çıkmaya çalıştık. Kuzenimi yukarıdakiler camdan çekerek çıkardı ama ben çıkamadım ve sırada üzerime klima düştü. Kafadan darbe aldım bir kaç kez. O anlarda resmen can pazarı vardı. Bir kaç kişi kapıdan çıktıktan sonra ben de o tarafa yönelip kendimi kapıdan dışarı attım. Sonrasında birkaç tane çocuğu kurtardık. Sonrasında dışarıya çıktım ve Taylan'ı aradım. O sırada yoğun dalga vardı, insanlar suya atlıyordu ama dalga nedeniyle sürekli batıp çıkıyorlardı. Sonrasında balıkçı teknelerinin bize doğru geldiğini gördük. Geminin filikaları açılmıştı. Yaşlı, çocuk ve kadınları onlara koyduk. Tekneler de denizde olan ve boğulma tehlikesi geçirenleri kurtardı. Biz hala geminin üzerinde bekliyorduk. Ardından diğer balıkçı tekneleri de bizi almaya geldi. Grup grup gemi üstündekileri aldılar. Biz en son gruptuk. Sonrasında helikopter de geldi bölgeye. Sonrasında kıyıya vardık ve ulaştıktan sonra karaya ayak bastık. İsimlerimizi not ettiler. Ardından da Akçiçek Hastanesi'ne götürdüler" şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>"Olay nedeniyle bizde gemi ve</p>

<p>deniz fobisi oluşmaya başladı"</p>

<p></p>

<p>Girne'ye üniversite kaydı için gittiklerini ve dönüş yolcuğu sırasında olayın yaşandığını söyleyen Özgür Taylan Kaplan ise, "Girne'ye üniversite kaydı için gitmiştim. O gün gemiye en son binenler bizdik. Bindikten sonra valizlerimizi verdik ve üst kata çıktı. Sonrasında da olaylar başladı. Bu olay nedeniyle bizde gemi ve deniz fobisi oluşmaya başladı. Kuzenimle birlikte eğitim hayatımızın geri kalanı için Türkiye'ye yatay geçiş yapmak istiyoruz. Ailemizin yanında olmak istiyoruz. Bu konuda yetkililerden destek bekliyoruz" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/gemiye-biner-binmez-bir-seylerin-ters-gittigini-anladik</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/10-eylul/gemiye-biner-binmez-bir-seylerin-ters-gittigini-anladik2.jpg" type="image/jpeg" length="82708"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Amaç genç sporcuların gelişimine katkı sağlamak’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/amac-genc-sporcularin-gelisimine-katki-saglamak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/amac-genc-sporcularin-gelisimine-katki-saglamak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ), spor teknolojileri alanında dikkat çeken bir projeye imza atıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TÜBİTAK 1005 Programı kapsamında desteklenen proje ile genç kalecilerin antrenman performanslarının tek kamera üzerinden, sensör kullanılmadan ve yapay zeka tabanlı teknolojilerle analiz edilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Hasan Kalyoncu Üniversitesi, bilimsel araştırmalarını toplumsal faydaya dönüştüren çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Üniversite tarafından yürütülen “Tek Kameralı Sensörsüz Kaleci Performans Analiz Sisteminin Geliştirilmesi” projesi, TÜBİTAK 1005 – Ulusal Yeni Fikirler ve Ürünler Araştırma Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.</p>

<p>Spor ve teknolojiyi aynı projede buluşturan çalışma, özellikle genç kalecilerin antrenman süreçlerinin daha objektif, ölçülebilir ve bilimsel veriler ışığında değerlendirilmesine katkı sunmayı amaçlıyor.</p>

<p></p>

<p>Tek kamerayla kaleci</p>

<p>performansı analiz edilecek</p>

<p></p>

<p>Projenin en dikkat çekici yönlerinden birini, performans analizinde sensör kullanımına ihtiyaç duyulmaması oluşturuyor. Geliştirilecek yapay zeka tabanlı sistem sayesinde kalecilerin antrenman sırasında sergiledikleri performansın tek kamera üzerinden analiz edilmesi planlanıyor.</p>

<p>Görüntü işleme ve yapay zeka teknolojilerinden yararlanılması hedeflenen sistemle, kalecilerin antrenman performanslarının daha nitelikli şekilde takip edilmesi ve elde edilen verilerin sporcu gelişim süreçlerine katkı sağlaması amaçlanıyor.</p>

<p>Bu yönüyle proje, gelişmiş performans takip sistemlerinin genç sporcular açısından daha erişilebilir hale getirilmesine yönelik önemli bir çalışma olarak öne çıkıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaziantep Büyükşehir</p>

<p>Belediyesi ile iş birliği</p>

<p></p>

<p>HKÜ tarafından yürütülen proje, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştirilecek. Üniversite ile yerel yönetim arasındaki iş birliği sayesinde geliştirilecek teknolojinin yalnızca laboratuvar ortamında kalmayıp gerçek spor ortamında uygulanması hedefleniyor.</p>

<p>Proje kapsamında Gaziantep’teki genç kalecilerin daha sistematik bir antrenman sürecine erişmesi ve performanslarının ölçülebilir veriler üzerinden takip edilebilmesi amaçlanıyor.</p>

<p></p>

<p>Projenin yürütücüsü</p>

<p>Kıymık olacak</p>

<p></p>

<p>Çalışmada HKÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Erkan Kıymık proje yürütücüsü olarak görev alacak. Aynı bölümden Dr. Öğr. Üyesi Ali Emre Öztürk ise projede araştırmacı olarak yer alacak.</p>

<p>Mühendislik alanındaki akademik bilgi birikiminin spor teknolojileriyle bir araya getirileceği proje kapsamında, yapay zeka ve görüntü işleme teknolojilerinin kaleci performans analizinde etkin şekilde kullanılması planlanıyor.</p>

<p>Projenin temel hedeflerinden biri, genç kalecilerin gelişim süreçlerinde antrenörlere ve sporculara daha somut veriler sunabilmek. Performansın yalnızca gözleme dayalı olarak değil, teknolojik sistemlerle elde edilen ölçülebilir veriler üzerinden de değerlendirilmesiyle antrenman süreçlerinin daha verimli hale getirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Gaziantep’te genç sporcuların gelişimine katkı sağlaması beklenen sistemin, ilerleyen süreçte farklı spor branşlarında kullanılabilecek teknolojik çözümlere de örnek oluşturması amaçlanıyor.</p>

<p></p>

<p>“Bilgiyi teknolojiyle, teknolojiyi</p>

<p>toplumsal faydayla buluşturuyoruz”</p>

<p></p>

<p>HKÜ Rektörü Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, projenin üniversitenin araştırma, teknoloji ve toplumsal katkı odaklı yaklaşımının önemli bir örneği olduğunu belirtti.</p>

<p>Küçükerdoğan, üniversitenin bilimsel bilgi ve teknolojiyi toplumun ihtiyaçlarına çözüm sunacak uygulamalara dönüştürmeyi hedeflediğini ifade ederek, genç sporcuların gelişimini destekleyecek projenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Küçükerdoğan, “Hasan Kalyoncu Üniversitesi olarak bilimsel bilgi ve teknolojiyi yalnızca akademik çıktı üretmek için değil, toplumun ihtiyaçlarına çözüm sunacak yenilikçi uygulamalara dönüştürmek için kullanıyoruz. Genç sporcularımızın gelişimini yapay zeka ve görüntü işleme teknolojileriyle destekleyecek bu proje de üniversitemizin mühendislik alanındaki bilgi birikimini sahaya taşıması açısından oldukça kıymetli” dedi.</p>

<p></p>

<p>Teknoloji sahaya taşınacak</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile gerçekleştirilen iş birliğinin projeye önemli bir uygulama alanı kazandıracağını vurgulayan Küçükerdoğan, geliştirilecek teknolojinin gerçek spor ortamında karşılık bulmasını hedeflediklerini belirtti.</p>

<p>Küçükerdoğan, “Gaziantep Büyükşehir Belediyemizle gerçekleştirdiğimiz iş birliği sayesinde geliştirdiğimiz teknolojinin gerçek spor ortamında karşılık bulmasını ve genç kalecilerimizin gelişimine doğrudan katkı sunmasını hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>HKÜ’nün TÜBİTAK destekli projesiyle birlikte yapay zeka, görüntü işleme ve spor teknolojilerinin kesişiminde yeni bir uygulama alanı oluşturulması hedeflenirken, geliştirilecek sistemin Gaziantep’te genç sporcuların performans takibine önemli katkılar sağlaması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/amac-genc-sporcularin-gelisimine-katki-saglamak</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 14:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/10-eylul/ekran-resmi-2026-09-09-133807.png" type="image/jpeg" length="63352"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Her hemanjiom tedavi gerektirmiyor’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/her-hemanjiom-tedavi-gerektirmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/her-hemanjiom-tedavi-gerektirmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuklarda özellikle yaşamın ilk aylarında ortaya çıkan kırmızı veya mor renkli cilt oluşumları, ailelerde endişeye neden olabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ekrem Ünal, çocukluk çağında sık karşılaşılan hemanjiomlar hakkında aileleri bilgilendirerek, her hemanjiomun tedavi gerektirmediğini ancak bazı durumlarda erken değerlendirme ve yakın takibin büyük önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Hemanjiomların, damarların anormal şekilde çoğalması sonucu oluşan iyi huylu damar tümörleri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ekrem Ünal, bu oluşumların çoğunlukla bebeklik döneminde fark edildiğini söyledi. Hemanjiomların doğumda belirgin olabileceği gibi doğumdan sonraki ilk haftalar içerisinde de ortaya çıkabileceğini belirten Prof. Dr. Ekrem Ünal, özellikle ilk aylarda hızlı büyüme görülebileceğine dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p>“İlk aylardaki hızlı</p>

<p>büyüme aileleri</p>

<p>endişelendirebiliyor”</p>

<p></p>

<p>Hemanjiomların görünümünün ve büyüme hızının çocuklar arasında farklılık gösterebildiğini belirten Prof. Dr. Ünal, “Hemanjiomlar çoğunlukla yaşamın ilk aylarında büyüme gösterir. Bu süreçte aileler oluşumun kısa sürede büyüdüğünü veya renginin belirginleştiğini fark edebilir. Bu durum her zaman kötü bir hastalık anlamına gelmez. Ancak hemanjiomun tipi, büyüklüğü, bulunduğu bölge ve büyüme hızı mutlaka ilk beş ay içerisinde çocuk hematolojisi ve onkolojisi hekimi tarafından değerlendirilmelidir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hemanjiomların önemli bir bölümünün zaman içerisinde kendiliğinden küçüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Ekrem Ünal, her vakada ilaç veya başka bir tedavi uygulanmasının gerekli olmadığını vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Ekrem Ünal, “Hemanjiomlarda tedavi kararı çocuğun yaşı, oluşumun büyüklüğü, yerleşim yeri, büyüme hızı ve oluşturabileceği riskler değerlendirilerek verilir. Bazı çocuklarda yalnızca düzenli takip yeterli olabilir. Ancak risk taşıyan hemanjiomlarda tedavi gerekebilir” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Göz, burun ve solunum</p>

<p>yollarına yakın</p>

<p>hemanjiomlara dikkat</p>

<p></p>

<p>Hemanjiomun bulunduğu bölgenin tedavi kararında önemli bir faktör olduğunu belirten Prof. Dr. Ünal, özellikle göz çevresi, burun, ağız ve solunum yolları gibi kritik bölgelerde bulunan oluşumların daha dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Ekrem Ünal, “Göz çevresindeki bir hemanjiom görme fonksiyonunu etkileyebilecek bir büyümeye neden olabilir. Burun ve ağız çevresindeki oluşumlar beslenme veya solunum açısından sorun oluşturabilir. Solunum yoluna yakın yerleşimli hemanjiomlarda ise hava yolunun etkilenmesi söz konusu olabilir. Bu nedenle kritik bölgelerde bulunan veya hızlı büyüyen hemanjiomlarda erken uzman değerlendirmesi önem taşıyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>“Aileler hemanjiomu</p>

<p>sıkmamalı ve kendi kendine</p>

<p>tedavi uygulamamalı”</p>

<p></p>

<p>Ailelerin hemanjiom gördüklerinde oluşuma müdahale etmemeleri gerektiğini de belirten Prof. Dr. Ünal, “Hemanjiomların sıkılması, delinmesi veya üzerine doktor önerisi olmadan ilaç ya da farklı ürünlerin uygulanması doğru değildir. Ailelerin yapması gereken, hemanjiomun büyüklüğünü ve değişimini takip etmek ve gerekli durumlarda çocuk hematolojisi ve onkolojisi uzmanına başvurmaktır” dedi.</p>

<p>Hemanjiomların takip sürecinde fotoğrafla değişimin izlenmesinin de hekim değerlendirmesine yardımcı olabileceğini belirten Prof. Dr. Ekrem Ünal, ailelerin oluşumun boyutunda, renginde veya görünümünde meydana gelen değişiklikleri gözlemlemelerinin önemli olduğunu söyledi.</p>

<p></p>

<p>Erken değerlendirme gerektiren durumlar</p>

<p></p>

<p>Prof. Dr. Ekrem Ünal, ailelerin özellikle hızlı büyüyen, göz çevresinde bulunan, kanama veya yara oluşumu gösteren, beslenme ya da solunum sorunlarına neden olan hemanjiomlarda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurmaları gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Prof. Dr. Ekrem Ünal, “Hemanjiomların büyük çoğunluğu iyi huylu seyretmektedir. Burada önemli olan gereksiz bir endişe yaşamadan, risk taşıyan durumları zamanında fark edebilmektir. Doğru tanı, uygun takip ve gerektiğinde erken tedavi ile çocuklarımızın sağlıklı gelişimini destekleyebiliriz” şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/her-hemanjiom-tedavi-gerektirmiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/10-eylul/her-hemanjiom-tedavi-gerektirmiyor.jpg" type="image/jpeg" length="88558"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Kırtasiye ürünleri ve okul alışverişi zirvede!’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kirtasiye-urunleri-ve-okul-alisverisi-zirvede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kirtasiye-urunleri-ve-okul-alisverisi-zirvede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde okul hazırlıkları medya ve sosyal medyanın da gündemine damga vurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MTM Medya Takip Merkezi’nin araştırmasına göre, 7 Ağustos-7 Eylül 2026 tarihleri arasında okula dönüş sürecine ilişkin 163 bin 341 yansıma tespit edildi. En çok konuşulan konu ise 124 bini aşan yansımayla kırtasiye alışverişi oldu. Kayıt ücreti ve bağış tartışmaları ise ağırlıklı olarak sosyal medyada gündeme geldi.</p>

<p>Yeni eğitim öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala öğrenciler ve veliler için okul hazırlığı yeniden yoğun bir gündem oluşturdu. Kırtasiye alışverişinden okul kayıtlarına, servis ücretlerinden üniforma ve temizlik malzemelerine kadar pek çok başlık, hem geleneksel medyada hem de sosyal medya platformlarında konuşuldu.</p>

<p>MTM Medya Takip Merkezi tarafından 10 bini aşkın kaynak üzerinden 7 Ağustos-7 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen araştırmada, okula dönüş sürecine ilişkin toplam 163 bin 341 medya ve sosyal medya yansıması tespit edildi.</p>

<p></p>

<p>Kırtasiye alışverişi</p>

<p>zirveyi bırakmadı</p>

<p></p>

<p>Araştırmanın sonuçlarına göre, okul hazırlığı döneminde en fazla konuşulan başlık kırtasiye ürünleri ve okul alışverişi oldu.</p>

<p>Defter, kalem, çanta ve öğrencilerin diğer okul ihtiyaçlarını kapsayan kırtasiye alışverişi, 124 bin 104 yansımayla toplam konuşulmaların yüzde 76’sını oluşturdu.</p>

<p>Bu rakam, yeni eğitim yılı öncesinde ailelerin en önemli gündemlerinden birinin öğrencilerin okul ihtiyaçlarını tamamlamak olduğunu ortaya koydu. Kırtasiye fiyatları, alışveriş listeleri ve öğrencilerin ihtiyaç duyduğu ürünler, araştırma döneminde medyada en geniş yer bulan konu başlığı oldu.</p>

<p></p>

<p>Kayıt ücreti ve bağış tartışmaları</p>

<p>sosyal medyada öne çıktı</p>

<p></p>

<p>Okula dönüş gündeminin ikinci sırasında ise okul kayıt ücretleri ve bağış konusu yer aldı.</p>

<p>Araştırmaya göre bu başlık, 30 bin 342 yansımaya konu oldu. Ancak kayıt ve bağış konularının dikkat çeken yönü, yansımaların dağılımında sosyal medyanın ağırlığının oldukça yüksek olması oldu.</p>

<p>Kayıt ve bağış konusundaki paylaşımların yaklaşık yüzde 89’unun sosyal medya platformlarında gerçekleştiği belirlendi. Veriler, velilerin okul kayıt sürecinde yaşadıkları deneyimleri, karşılaştıkları uygulamaları ve konuya ilişkin görüşlerini daha çok dijital platformlarda paylaşmayı tercih ettiğini gösterdi.</p>

<p></p>

<p>Servis ücretleri de velilerin</p>

<p>önemli gündem maddesi</p>

<p></p>

<p>Okul hazırlığı yalnızca kırtasiye alışverişi ve kayıt işlemleriyle sınırlı kalmadı. Araştırmada okul servis ücretleri de önemli bir gündem başlığı olarak öne çıktı.</p>

<p>Özellikle her eğitim öğretim yılı öncesinde aile bütçesinde önemli bir kalem oluşturan servis konusu, 6 bin 907 yansımayla listenin üçüncü sırasında yer aldı.</p>

<p>Servis ücretleriyle birlikte ulaşım maliyetleri ve okul hazırlığının aile bütçesine getirdiği yük de eğitim yılı öncesinde kamuoyunun konuştuğu başlıklar arasında yer aldı.</p>

<p></p>

<p>Forma ve temizlik</p>

<p>malzemeleri de gündemde</p>

<p></p>

<p>Araştırmanın diğer başlıklarında ise okul forması, üniforma ve temizlik malzemeleri dikkat çekti.</p>

<p>Okul forması ve üniforma konusu 1.239 haber ve paylaşıma konu olurken, öğrencilerin ihtiyaç listelerinde yer alan temizlik malzemeleri 749 yansımada gündeme geldi.</p>

<p>Bu veriler, ailelerin yeni eğitim yılı hazırlığında yalnızca öğrencilerin akademik ihtiyaçlarına değil, okul yaşamının gerektirdiği farklı harcama kalemlerine de odaklandığını ortaya koydu.</p>

<p></p>

<p>Okul hazırlığının</p>

<p>iki ana gündemi</p>

<p></p>

<p>MTM Medya Takip Merkezi araştırmasının genel sonuçlarına göre, kırtasiye alışverişi ile kayıt ücreti ve bağış başlıkları, toplam medya yansımalarının yüzde 94,6’sını oluşturdu.</p>

<p>Böylece yeni eğitim öğretim yılı öncesinde okul hazırlığı gündeminin iki temel ekseni ortaya çıktı. Bir tarafta öğrencilerin ihtiyaçlarının karşılanması için yapılan kırtasiye alışverişleri, diğer tarafta ise okul kayıtları ve bağış tartışmaları öne çıktı.</p>

<p>Servis, forma ve temizlik malzemeleri gibi diğer harcama kalemleri ise daha düşük sayıda yansımaya ulaşmasına rağmen ailelerin okul hazırlığı sürecinin çok sayıda farklı maliyet kalemini beraberinde getirdiğini gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırma, 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde velilerin okul hazırlığı gündeminin büyük ölçüde ekonomik başlıklar etrafında şekillendiğini ve özellikle kırtasiye alışverişinin medya gündemindeki açık ara ağırlığını ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kirtasiye-urunleri-ve-okul-alisverisi-zirvede</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 14:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/10-eylul/kirtasiye-urunleri-ve-okul-alisverisi-zirvede1.jpg" type="image/jpeg" length="16908"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Kulaktaki şekil bozuklukları yenidoğan muayenesinde gözden kaçabiliyor’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kulaktaki-sekil-bozukluklari-yenidogan-muayenesinde-gozden-kacabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kulaktaki-sekil-bozukluklari-yenidogan-muayenesinde-gozden-kacabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğuştan kulak şekil bozuklukları yalnızca estetik bir sorun olarak görülmemeli. Belirgin kulak farklılıkları, çocukların ilerleyen yaşlarda gözlük veya kulaklık kullanırken güçlük yaşamasına neden olabiliyor. Bazı doğumsal anomalilere işitme kaybı da eşlik edebiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Özellikle okul çağında kulağının görünümü nedeniyle akran zorbalığına uğrayan çocuklarda özgüven kaybı, sosyal ortamlardan kaçınma ve fotoğraf çektirmek istememe gibi psikolojik sorunlar gelişebiliyor. Aileler ise doğumdan sonra fark ettikleri şekil farklılığına, “Nasıl olsa büyüdükçe geçer” düşüncesiyle yaklaşarak haftalarca, hatta aylarca bekleyebiliyor. Oysa yaşamın ilk haftalarında kulak kıkırdağının oldukça esnek olması sayesinde bazı şekil bozukluklarının ameliyata gerek kalmadan küçük bir aparat yardımıyla düzeltilebildiğine dikkat çekenÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı ve Gelişimsel Pediatrist Dr. Reyhan Tamer, “Bebeğin kulağında doğuştan bir şekil farklılığı fark edildiğinde haftalarca beklenmemeli. Çünkü beklerken ameliyatsız tedavi için en değerli dönem kaybedilebilir” diyor.</p>

<p></p>

<p>Her 5 çocuktan</p>

<p>birinde görülebiliyor</p>

<p></p>

<p>Doğuştan kulak şekil bozukluğu, bebeğin dış kulağının doğumdan itibaren normal anatomik görünümünden farklı olması olarak tanımlanıyor. Bu sorun yaklaşık her 5 çocuktan birinde görülebiliyor ancak hafif şekil bozuklukları yenidoğan muayenesinde gözden kaçabiliyor. Kulağın dışa doğru belirgin olması, üst bölümünün öne veya aşağı doğru katlanması, kulak kenarı kıvrımlarının düzensizliği, üst kısımda fazladan bir kıkırdak kıvrımı bulunması, kulak çanağındaki kıkırdağın farklı biçimlenmesi veya kulağın dar ve büzüşmüş görünmesi bu bozukluklar arasında yer alıyor.</p>

<p></p>

<p>“Büyüdükçe düzelir” düşüncesi</p>

<p>fırsat kaybettirebilir</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Ameliyatsız kulak şekillendirme tedavisinde zaman büyük önem taşıyor. En uygun dönemi doğumdan sonraki ilk günler ve haftalar, özellikle de ilk 1-2 hafta oluşturuyor. Yenidoğan döneminde anneden geçen östrojen hormonunun etkisiyle kulak kıkırdağı daha yumuşak, esnek ve şekillendirilebilir oluyor. Hormon etkisinin azalmasıyla kıkırdak haftalar içinde giderek sertleşiyor.</p>

<p>Bazı hafif şekil bozukluklarının kendiliğinden düzelebileceğini, ancak hangilerinin kalıcı olacağının önceden kesin olarak bilinemediğini vurgulayan Gelişimsel Pediatrist Dr. Reyhan Tamer, “Ailelerin, ‘Biraz bekleyelim, büyüdükçe düzelir’ yaklaşımıyla hareket etmesini önermiyoruz. Ne kadar erken değerlendirme yapılırsa ameliyatsız tedaviden yararlanma olasılığı o kadar artar. Tedaviye geç başlandığında uygulama daha uzun sürebilir ve alınacak sonuç azalabilir. İki aydan sonra her bebek için tedavi şansının tamamen ortadan kalktığını söylemek doğru değildir; ancak yaş ilerledikçe yöntemin etkinliği genel olarak düşer” bilgisini paylaşıyor.</p>

<p></p>

<p>Her şekil bozukluğu işitme</p>

<p>kaybı anlamına gelmiyor, ama…</p>

<p></p>

<p>Yalnızca dış kulağın biçimini ilgilendiren birçok şekil bozukluğunda işitme tamamen normal olabiliyor. Ancak dış kulak yolunun gelişmediği ya da dar olduğu ve kulağın bazı yapılarının eksik geliştiği daha kapsamlı doğumsal anomalilere işitme sorunları eşlik edebiliyor. Bu nedenle belirgin bir doğumsal kulak farklılığı bulunan bebeklerde yenidoğan işitme taramasının yapılması, uzman tarafından değerlendirilmesi, gerektiğinde ayrıntılı odyolojik değerlendirmeye başvurulması kritik önem taşıyor.”</p>

<p></p>

<p>Akran zorbalığına</p>

<p>maruz kalabiliyorlar!</p>

<p></p>

<p>Belirgin kulak farklılıkları okul çağında çocuğun akranları tarafından alay edilmesine, kendisine lakap takılmasına veya zorbalığa uğramasına neden olabiliyor. Bu durumun çocukta psikolojik bir travma yaratabildiğini belirten Dr. Tamer, “Çocuklarda özgüven sorunları ve sosyal ortamlardan kaçınma görülebiliyor. Bazı çocuklar kulaklarını sürekli saçlarıyla kapatmaya çalışıyor, fotoğraf çektirmek istemeyebiliyor. Gözlük ve kulaklık kullanımını da güçleştirebiliyor. Bu nedenle doğuştan kulak şekil bozuklukları sadece estetik açıdan değerlendirilmemeli; çocuğun psikososyal gelişimi de göz önünde bulundurulmalıdır” diyor.</p>

<p></p>

<p>Kesi ve dikiş gerektirmiyor</p>

<p></p>

<p>Dr. Tamer, ameliyatsız tedavi sürecini de şöyle anlatıyor: “Kulak kıkırdağı ve deri dokusunun mevcut olduğu, ancak kulağın biçiminin bozulduğu uygun durumlarda yenidoğan döneminde ameliyatsız kulak şekillendirme yönteminden yararlanılabiliyor. Yenidoğanın kulağına uygun, küçük ve hafif bir şekillendirme sistemi kullanılıyor. Kulağın çevresine ve gerekli anatomik noktalara yerleştirilen parçalar, anatomik kıvrımları doğru pozisyonda tutarak, kıkırdağa kontrollü ve sürekli bir yönlendirme sağlıyor. Böylece kıkırdağın zaman içinde hedeflenen biçime uyum göstermesi amaçlanıyor.” Uygulamada kesi ve dikiş bulunmazken, yöntem hiçbir şekilde ağrıya neden olmuyor.</p>

<p>Dr. Tamer “Amaç kulağı zorla bükmek veya kıkırdağa zarar vermek değil; doğal kıvrımları doğru pozisyonda tutmaktır. Tedavi bebeğin kulak yapısına göre hekim tarafından planlanır. Uygulama süresi  yarım saat sürerken, tedavi süresi ise şekil bozukluğunun türüne göre genelde birkaç hafta sürer. Erken başlanan tedavide süre kısalabilir, başarı oranı uygun hastalarda yüzde 90’a ulaşabilir. Ancak başarı, şekil bozukluğunun türüne, tedavi yaşına ve uygulamanın düzenli sürdürülmesine bağlıdır” diyor.</p>

<p></p>

<p>Ebeveynler kulağa şekil</p>

<p>vermeye çalışmamalı!</p>

<p></p>

<p>Ameliyatsız yöntem; belirgin kepçe kulak görünümü, kulağın üst bölümünün katlanması, kulak kenarındaki bazı kıvrım bozuklukları ve uygun daralmış kulak deformitelerinde uygulanabiliyor. Ancak kulak dokusunun belirgin biçimde eksik olduğu yapısal anomalilerde aynı başarı beklenmiyor. Bu nedenle her doğuştan kulak şekil bozukluğunun aparatla düzeltilebileceği düşünülmemeli; bebeğin yönteme uygun olup olmadığı hekim tarafından belirlenmeli.</p>

<p>Tedavi sırasında aparatın bulunduğu bölgenin temiz ve kuru tutulması, sistemin aile tarafından çıkarılmaması veya yerinin değiştirilmemesi gerekiyor. Ciltte belirgin kızarıklık, yara, tahriş, şişlik ya da akıntı gelişirse hekime başvurulması önem taşıyor. Düzenli kontrollerde hem kulağın aldığı şekil hem de cildin durumu değerlendiriliyor ve gerektiğinde sistem yeniden ayarlanıyor.</p>

<p>Evde gelişigüzel bantlama yapılmaması gerektiği uyarısında bulunan Dr. Reyhan Tamer, sözlerini şöyle tamamlıyor: “Aileler kulağı bastırarak veya farklı materyaller kullanarak kendileri şekil vermeye çalışmamalı. Doğru yaklaşım; şekil farklılığını erken fark etmek, işitmeyi değerlendirmek, sorunun türünü belirlemek ve uygun tedaviyi hekim takibinde, doğru zamanda planlamaktır.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kulaktaki-sekil-bozukluklari-yenidogan-muayenesinde-gozden-kacabiliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 14:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/10-eylul/kulaktaki-sekil-bozukluklari-yenidogan-muayenesinde-gozden-kacabiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="75866"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Engelli bakımında nitelikli çalışan ihtiyacı artıyor’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/engelli-bakiminda-nitelikli-calisan-ihtiyaci-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/engelli-bakiminda-nitelikli-calisan-ihtiyaci-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YKS ek yerleştirme döneminde adaylar, boş kontenjanları değerlendirirken yalnızca bir programa yerleşmeyi değil, mezuniyet sonrası istihdam olanaklarını ve mesleklerin geleceğini de dikkate alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzmanlar; yaşlanan nüfus, değişen toplumsal ihtiyaçlar, engelli bakım hizmetlerinin çeşitlenmesi ve sağlık teknolojilerindeki gelişmelerin yeni çalışma alanları oluşturduğuna dikkat çekiyor.</p>

<p>Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Sosyal Hizmetler Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Çaylak, Türkiye’de toplumsal yapının önemli bir dönüşüm geçirdiğini anlattı.</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Melek Çaylak, “Türkiye’de 65 yaş ve üzeri nüfusun toplam nüfus içindeki payı artık yüzde 11’in üzerinde. Bu yalnızca demografik bir veri değil; önümüzdeki dönemde bakım, yalnızlık, sosyal izolasyon ve yaşlıların toplumsal yaşama katılımı gibi konuların daha fazla gündemimizde olacağı anlamına geliyor. Tam da bu nedenle sosyal hizmete duyulan ihtiyaç artıyor.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Sosyal hizmet yalnızca</p>

<p>yardım etmek değil</p>

<p></p>

<p>Sosyal hizmetin bilimsel ve profesyonel bir alan olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Melek Çaylak, şöyle devam etti:</p>

<p>“Sosyal hizmeti yalnızca ‘ihtiyaç sahibine yardım etmek’ şeklinde tanımlamak alanın niteliğini oldukça daraltır. Sosyal hizmet uzmanları; bireyin, ailenin veya grubun yaşadığı sorunu değerlendirir, sosyal nedenlerini analiz eder, mevcut kaynakları belirler ve bilimsel bilgiye dayalı bir müdahale planı oluşturur.”</p>

<p>Mesleğin çalışma alanlarının da giderek genişlediğine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Melek Çaylak, “Hastaneler, belediyeler, sosyal hizmet merkezleri, çocuk koruma sistemi, kadın ve aile hizmetleri, bağımlılıkla mücadele, özel bakım kuruluşları, göç ve uyum çalışmaları, afet ve kriz müdahaleleri ile sivil toplum kuruluşları önemli çalışma alanları arasında.” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>“Sadece insanlara yardım</p>

<p>etmeyi sevmek yeterli değil”</p>

<p></p>

<p>Mesleği tercih edecek gençlere de seslenen Dr. Öğr. Üyesi Melek Çaylak, “Sosyal hizmet yalnızca ‘insanlara yardım etmeyi seviyorum’ düşüncesiyle seçilecek bir meslek değildir. İnsanla çalışmak büyük bir sorumluluk gerektirir. Sabır, bilimsel düşünme, etik duyarlılık, kriz yönetebilme ve toplumsal sorunları analiz edebilme becerileri gerekir.” dedi.</p>

<p>Sosyal Hizmetler Programı mezunlarının özel bakım kuruluşları, yaşlı ve engelli hizmetleri, belediyelerin sosyal destek birimleri, çocuk ve aile hizmetleri ile sivil toplum kuruluşlarında çalışabildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Melek Çaylak, gerekli eğitim ve deneyim şartlarını sağlayan mezunların yöneticiliğe uzanan bir kariyer yolu da oluşturabileceğini kaydetti.</p>

<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Engelli Bakımı ve Rehabilitasyon Program Başkanı Öğr. Gör. Gönül Kil Tetik de profesyonel bakım ve rehabilitasyonun engelli bireylerin bağımsız yaşam becerilerinin geliştirilmesinde önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Öğr. Gör. Gönül Kil Tetik, “Profesyonel bakım ve rehabilitasyon yaklaşımı; bireyin fiziksel, zihinsel ve sosyal potansiyelini en üst düzeye çıkarmayı hedefler. Yalnızca temel bakım sağlamakla kalmaz; öz bakım, hareket kabiliyeti ve sosyal uyum gibi bağımsız yaşam becerilerini de güçlendirir.” dedi.</p>

<p>Engelli bakım hizmetlerinde önemli bir dönüşüm yaşandığını ifade eden Öğr. Gör. Gönül Kil Tetik, “Evde bakım hizmetlerinden gündüzlü bakım merkezlerine, korumalı iş yerlerinden aktif yaşam merkezlerine kadar hizmet yelpazesi hızla genişliyor. Bu durum teorik bilgiye ve pratik beceriye sahip, donanımlı teknikerlere olan talebi artırıyor.” diye konuştu.</p>

<p>Mezunların kamuya bağlı bakım ve rehabilitasyon merkezlerinde, özel engelli bakım kuruluşlarında, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde, hastanelerde ve evde bakım hizmetlerinde çalışabildiğini belirten Öğr. Gör. Gönül Kil Tetik, DGS ile çeşitli lisans programlarına geçiş imkânının da bulunduğunu kaydetti.</p>

<p></p>

<p>Protez ve ortezde teknoloji</p>

<p>yeni uzmanlık alanları açıyor</p>

<p></p>

<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Ortopedik Protez ve Ortez Program Başkanı Öğr. Gör. Kübra Akkalay ise alanın sağlık, teknoloji ve el becerisini bir araya getirdiğini söyledi.</p>

<p>Öğr. Gör. Kübra Akkalay, “Bir bireyin yeniden yürümesine, hareket özgürlüğünü kazanmasına ve günlük yaşamını bağımsız sürdürebilmesine katkı sağlamak, protez ve ortez mesleğini hem bilimsel hem de insani açıdan son derece değerli kılıyor.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>3D yazıcı ve akıllı protez dönemi</p>

<p></p>

<p>Teknolojik gelişmelerin mesleği hızla dönüştürdüğüne dikkat çeken Öğr. Gör. Kübra Akkalay, “Dijital ölçüm, CAD/CAM ve üç boyutlu üretim teknolojileri tasarım ve üretim süreçlerini hızlandırırken, sensör ve robotik sistemlerle desteklenen akıllı protezler bireyin hareketine daha uyumlu çözümler sunuyor. Bu gelişmeler, dijital teknolojilere hâkim ve uygulama becerisi güçlü nitelikli insan kaynağının önemini artırıyor.” diye konuştu.</p>

<p>Yaşlanan nüfus, diyabet, travmalar ve uzuv kayıplarının da protez ve ortez hizmetlerine olan ihtiyacı artırdığını belirten Öğr. Gör. Kübra Akkalay, mezunların kamu ve özel sağlık kuruluşlarında, protez-ortez merkezlerinde, rehabilitasyon kurumlarında ve üretici firmalarda çalışabildiğini söyledi.</p>

<p>Öğr. Gör. Kübra Akkalay, alanın teknolojik dönüşümünün mezunlara CAD/CAM tabanlı tasarım, 3D üretim, dijital ölçüm ve modelleme ile akıllı protez-ortez uygulamaları gibi yeni uzmanlaşma alanları da sunduğunu kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/engelli-bakiminda-nitelikli-calisan-ihtiyaci-artiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/10-eylul/engelli-bakiminda-nitelikli-calisan-ihtiyaci-artiyor3.png" type="image/jpeg" length="72270"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN UCUZ BİLET 2 BİN 227 TL]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/en-ucuz-bilet-2-bin-227-tl</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/en-ucuz-bilet-2-bin-227-tl" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep FK-Fenerbahçe maçının bilet fiyatları belli oldu:]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep Futbol Kulübü’nün Trendyol Süper Lig’in 5. haftasında Fenerbahçe’yi konuk edeceği karşılaşmanın biletleri satışa çıktı. 14 Eylül Pazartesi günü saat 20.00’de Gaziantep Büyükşehir Stadyumu’nda oynanacak mücadelede bilet fiyatları 2 bin 227 TL ile 7 bin 227 TL arasında değişiyor.</p>

<p>Trendyol Süper Lig’de heyecan devam ederken Gaziantep Futbol Kulübü, ligin 5. haftasında sahasında Fenerbahçe ile karşı karşıya gelecek. Gaziantep FK’nın güçlü rakibi karşısında oynayacağı mücadele öncesinde karşılaşmanın biletleri taraftarların satışına sunuldu.</p>

<p>14 Eylül Pazartesi günü saat 20.00’de Gaziantep Büyükşehir Stadyumu’nda oynanacak mücadele için belirlenen bilet fiyatları, tribün kategorilerine göre farklılık gösteriyor.</p>

<p></p>

<p>En ucuz bilet 2 bin 227 TL</p>

<p></p>

<p>Gaziantep FK tarafından açıklanan fiyat listesine göre karşılaşmayı stadyumdan takip etmek isteyen taraftarlar için en düşük bilet fiyatı 2 bin 227 TL olarak belirlendi.</p>

<p>Güney Kale Arkası tribünlerinin alt ve üst bloklarında yer almak isteyen taraftarlar 2 bin 227 TL ödeyecek.</p>

<p>Maraton tribünlerinde ise fiyatlar üst ve alt bloklara göre değişiyor. Maraton Üst tribün biletleri 2 bin 727 TL, Maraton Alt tribün biletleri ise 3 bin 227 TL olarak açıklandı.</p>

<p></p>

<p>VIP tribünlerinde fiyat</p>

<p>7 bin 227 TL’ye çıkıyor</p>

<p></p>

<p>Karşılaşmayı VIP tribünlerinden takip etmek isteyen taraftarlar için de ayrı fiyat tarifesi uygulanacak.</p>

<p>VIP Üst tüm blokların bilet fiyatı 5 bin 227 TL olarak belirlenirken, en yüksek fiyatlı kategori ise VIP Alt tüm bloklar oldu. Bu tribünde bilet fiyatı 7 bin 227 TL olarak açıklandı.</p>

<p>Böylece Gaziantep FK-Fenerbahçe karşılaşmasında tribünlere göre bilet fiyatları 2 bin 227 TL ile 7 bin 227 TL arasında değişmiş oldu.</p>

<p></p>

<p>Fenerbahçe taraftarına</p>

<p>2 bin 850 TL</p>

<p></p>

<p>Karşılaşmada Fenerbahçe taraftarlarının yer alacağı misafir takım tribününün bilet fiyatı ise 2 bin 850 TL olarak belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ev sahibi ve misafir tribünleri için açıklanan fiyatlarla birlikte mücadele, sezonun Gaziantep’teki dikkat çeken karşılaşmalarından biri olmaya hazırlanıyor.</p>

<p></p>

<p>BiletiniAl Dijital Kart gerekiyor</p>

<p></p>

<p>Gaziantep FK taraftarlarının karşılaşma için biletlerini BiletiniAl Dijital kartları üzerinden temin edebileceği belirtildi.</p>

<p>Taraftarlar dijital kartlarını BiletiniAl’ın internet sitesi üzerinden veya Millet Bahçesi’nde bulunan Gaziantep FK BiletiniAl noktasından temin edebilecek.</p>

<p>Kulüp, Fenerbahçe karşılaşmasını tribünden takip etmek isteyen taraftarları bilet işlemlerini karşılaşma günü yoğunluğuna bırakmamaları konusunda dikkatli olmaya çağırdı.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep FK taraftarının</p>

<p>gözü Fenerbahçe maçında</p>

<p></p>

<p>Ligin 5. haftasında oynanacak karşılaşma, Gaziantep FK açısından sezonun önemli sınavlarından biri olacak. Kırmızı-siyahlı ekip, kendi sahasında taraftarının desteğini arkasına alarak Fenerbahçe karşısında puan veya puanlar elde etmeyi hedefleyecek.</p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Stadyumu’nda oynanacak mücadele öncesinde biletlerin satışa çıkmasıyla birlikte taraftarların da karşılaşmaya yönelik ilgisinin artması bekleniyor.</p>

<p></p>

<p>Bilet fiyatları şöyle:</p>

<p>VIP Alt Tüm Bloklar: 7.227 TL</p>

<p>VIP Üst Tüm Bloklar: 5.227 TL</p>

<p>Maraton Alt Tüm Bloklar: 3.227 TL</p>

<p>Maraton Üst Tüm Bloklar: 2.727 TL</p>

<p>Güney Kale Arkası Alt Bloklar: 2.227 TL</p>

<p>Güney Kale Arkası Üst Bloklar: 2.227 TL</p>

<p>Misafir Takım: 2.850 TL</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/en-ucuz-bilet-2-bin-227-tl</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/10-eylul/gaziantep-fk-fenerbahce-macinin-2.jpg" type="image/jpeg" length="26538"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitime tam destek!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/egitime-tam-destek-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/egitime-tam-destek-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, “Eğitim Şehri Gaziantep” hedefi doğrultusunda okul öncesinden üniversiteye kadar uzanan eğitim yolculuğunu çok yönlü çalışmalarla destekliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Öğrencilerin teknolojiye ve eğitim kaynaklarına erişiminden ücretsiz sınav hazırlıklarına, okul öncesi eğitimden bilim, sanat ve dijital beceri programlarına kadar birçok alanda hayata geçirilen çalışmalara, 2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı’nda ilçelerdeki çocuklara ulaştırılacak eğitime başlangıç materyalleri de eklendi.</p>

<p>Bir öğrencinin geleceğini yalnızca sınıfta aldığı ders değil, eğitime erişimi, sahip olduğu imkanlar ve yeteneğini geliştirebileceği ortamlar da şekillendiriyor. Bu anlayışla hareket eden Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, son yıllarda çocukların okula güvenle başlamasından sınavlara hazırlanmasına, bilime ve teknolojiye ulaşmasından yeteneklerinin erken yaşta keşfedilmesine kadar eğitimin farklı aşamalarına dokunan güçlü bir destek ağı oluşturdu.</p>

<p>Gaziantep Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kurumlarla yürütülen iş birlikleriyle geliştirilen çalışmalar, öğrencilerin değişen ihtiyaçlarına göre çeşitlendirilirken ailelerin eğitim harcamalarına da katkı sağlıyor.</p>

<p></p>

<p>Eğitime erişimde her</p>

<p>ihtiyaca ayrı çözüm</p>

<p></p>

<p>İlkokula başlayan çocuklara okul çantası ve kırtasiye malzemeleri ulaştırıldı, ihtiyaç sahibi öğrencilerin okul kıyafeti gereksinimlerine destek verildi. Lise öğrencilerine sağlanan nakdi eğitim katkıları ve üniversite öğrencilerinin ulaşım giderlerini azaltan uygulamalarla desteğin yalnızca sınıfla sınırlı kalmaması sağlandı.</p>

<p></p>

<p>Sınav yolculuğunda öğrenciler</p>

<p>yalnız bırakılmıyor</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitim Kursları bünyesinde LGS ve YKS’ye hazırlanan öğrencilere ücretsiz etüt ve hazırlık kursları veriliyor. Öğrenciler deneme sınavları, soru bankaları, yaprak testler, rehberlik ve tercih danışmanlığıyla sınav sürecinin farklı aşamalarında destekleniyor.</p>

<p>İl Milli Eğitim Müdürlüğüyle yapılan çalışmalar kapsamında kent genelindeki öğrencilere kazanım değerlendirme sınavları uygulanırken özellikle depremlerden etkilenen Nurdağı ve İslahiye’de sınava hazırlanan çocuklara yardımcı kaynaklar ulaştırıldı. Böylece öğrencilerin eksiklerini görmeleri, gelişimlerini takip etmeleri ve sınavlara daha eşit şartlarda hazırlanmaları amaçlandı.</p>

<p></p>

<p>Öğrenme sınıfın dışına taşınıyor</p>

<p></p>

<p>Büyükşehir Belediyesi, okul öncesi eğitime erişimi güçlendirmek amacıyla “Anaokulum Bahçemde” projesiyle uygun yaşam alanlarını eğitim ortamlarına dönüştürdü; mahalle kreşleri ve gündüz bakımevleriyle erken çocukluk dönemine yönelik hizmet alanını genişletti.</p>

<p>Gaziantep Bebek Kütüphanesi’nde erken yaşta kitapla tanışmayı destekleyen masal, ritim, dil ve duyu gelişimi çalışmaları yürütülürken Müzeyyen Erkul Gaziantep Bilim Merkezi’nde çocuklar ve gençler temel bilimler, matematik, teknoloji, tasarım, yapay zeka, uzay, havacılık, çevre ve enerji alanlarında uygulamalı eğitimlerle buluşuyor.</p>

<p>GASMEK yaz okullarında bilişim, robotik kodlama, kültür, sanat, spor ve kişisel gelişim programları sunuluyor. Dijital Gençlik Merkezi’nde ise gençlerin yazılım, yapay zeka, sanal gerçeklik, dijital tasarım, veri analizi ve diğer yeni nesil meslek alanlarında beceri kazanmasına yönelik eğitimler veriliyor.</p>

<p>Yetenek Kaşifi Projesi ile de altı yaşındaki çocukların bilişsel, sanatsal ve fiziksel yeteneklerinin erken dönemde belirlenmesi, güçlü oldukları alanlara yönlendirilmesi ve gelişimlerinin aileleriyle birlikte takip edilmesi hedefleniyor.</p>

<p></p>

<p>İlçelerdeki çocuklara</p>

<p>eğitime ilk adım çantası</p>

<p></p>

<p>Eğitimin her aşamasına yayılan bu destek zincirine 2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı’nda yeni bir çalışma daha ekleniyor. Oğuzeli, Araban, Karkamış, Nizip, İslahiye, Yavuzeli ve Nurdağı ilçelerinde okul öncesi eğitim gören çocuklar ile ilkokul birinci sınıfa başlayan öğrencilere eğitime ilk adım çantaları ulaştırılacak.</p>

<p>Çeşitli kırtasiye, çizim ve renklendirme malzemelerinden oluşan çantalarla çocukların eğitim hayatına daha hazırlıklı ve mutlu başlamalarına katkı sağlanacak. Çocukların hayal gücünü, el becerilerini ve üretkenliğini destekleyecek materyaller, ailelerin yeni eğitim öğretim yılı harcamalarını da hafifletecek.</p>

<p></p>

<p>Her çocuk için bir</p>

<p>hayal, bir hedef</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in “Her çocuğumuz için bir hayalimiz, bir hedefimiz, bir iddiamız var” anlayışıyla sürdürülen çalışmalar kapsamında, çocukların yalnızca bugünkü eğitim ihtiyaçlarının karşılanması değil, geleceğin becerileriyle donatılması da amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/egitime-tam-destek-2</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/10-eylul/egitime-tam-destek3.jpg" type="image/jpeg" length="21510"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SEREMONi PAKETiNiN FiYATI 30 BiN TL]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/seremoni-paketinin-fiyati-30-bin-tl</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/seremoni-paketinin-fiyati-30-bin-tl" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Futbol Kulübü, minik taraftarlarına hayatları boyunca unutamayacakları bir maç deneyimi yaşatmak için özel seremoni paketini satışa sundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>14 Eylül Pazartesi günü Fenerbahçe ile oynanacak karşılaşma öncesinde uygulanacak paket kapsamında minik şahinler, İstiklal Marşı sırasında futbolcular ve hakem heyetiyle birlikte sahaya çıkacak. Paketin fiyatı ise 30 bin TL olarak belirlendi.</p>

<p>Gaziantep Futbol Kulübü, kendi sahasında oynayacağı karşılaşmalarda çocuk taraftarlarına yönelik özel bir organizasyonu hayata geçiriyor. “Yavru Şahinler İçin Futbol Seremoni Paketi” adıyla sunulan etkinlikle minik taraftarların maç heyecanını saha içinde yaşaması hedefleniyor.</p>

<p>Özellikle çocuk taraftarlar için unutulmaz bir anı oluşturması amaçlanan organizasyonda, minik şahinler karşılaşma öncesinde futbolcularla aynı atmosferi paylaşma fırsatı bulacak.</p>

<p></p>

<p>Minik şahinler futbolcularla</p>

<p>birlikte sahaya çıkacak</p>

<p></p>

<p>Seremoni paketi kapsamında etkinliğe katılacak çocuk taraftarlar, karşılaşma öncesinde düzenlenen İstiklal Marşı seremonisinde futbolcu ve hakem heyetiyle birlikte sahaya çıkacak.</p>

<p>Böylece minik taraftarlar, tribünden izledikleri futbolcularla aynı sahada bulunarak maç öncesi atmosferi yakından deneyimleme fırsatı elde edecek.</p>

<p>Gaziantep FK yönetimi tarafından hayata geçirilen uygulamanın, çocukların kulüple olan bağını güçlendirmesi ve futbol sevgisini daha özel bir deneyimle pekiştirmesi amaçlanıyor.</p>

<p></p>

<p>Pakette VIP tribün bileti</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ve forma seti bulunuyor</p>

<p></p>

<p>Gaziantep FK’nın açıkladığı seremoni paketinde yalnızca saha içi deneyim değil, minik taraftarlar için çeşitli ayrıcalıklar da yer alıyor.</p>

<p>Pakete dahil olan hizmetler kapsamında sahaya çıkacak minik taraftar ile bir velisine VIP tribün bileti verilecek. Ayrıca etkinliğe katılan çocuklara Gaziantep FK’nın kırmızı-siyahlı forma seti hediye edilecek.</p>

<p>Bunun yanı sıra minik taraftarların bu özel gününü ölümsüzleştirmek amacıyla kulübün medya departmanı tarafından profesyonel fotoğraf çekimi gerçekleştirilecek.</p>

<p></p>

<p>Fenerbahçe maçında ilk fırsat</p>

<p></p>

<p>Gaziantep FK’nın yeni seremoni uygulaması için ilk özel karşılaşma ise Fenerbahçe maçı olacak.</p>

<p>Kırmızı-siyahlı ekip, Trendyol Süper Lig’in 5. haftasında 14 Eylül Pazartesi günü saat 20.00’de Fenerbahçe’yi Gaziantep Büyükşehir Stadyumu’nda konuk edecek.</p>

<p>Minik taraftarlar, bu önemli karşılaşma öncesinde düzenlenecek seremoniyle hem Gaziantep FK futbolcularıyla hem de hakem heyetiyle birlikte sahaya çıkabilecek.</p>

<p>Gaziantep FK tarafından satışa sunulan “Yavru Şahinler İçin Futbol Seremoni Paketi”nin fiyatı 30 bin TL olarak açıklandı.</p>

<p>Kulüp tarafından sunulan paket, çocuk taraftarlara maç öncesinde sahaya çıkma deneyiminin yanı sıra VIP tribün bileti, forma seti ve profesyonel fotoğraf hizmetini kapsıyor.</p>

<p>Gaziantep FK, uygulamayla birlikte minik taraftarların futbol heyecanını yalnızca tribünden değil, doğrudan sahanın içinden yaşamalarını hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/seremoni-paketinin-fiyati-30-bin-tl</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/10-eylul/seremoni-paketinin-fiyati-30-bin-tl.png" type="image/jpeg" length="21798"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Yapay zeka için akademik dürüstlük modeli geliştirilecek’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/yapay-zeka-icin-akademik-durustluk-modeli-gelistirilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/yapay-zeka-icin-akademik-durustluk-modeli-gelistirilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Üniversitesi (GAÜN), Erasmus+ Yükseköğretimde Kapasite Geliştirme (CBHE) 2026 çağrısında ilk kez aynı anda iki projesiyle destek almaya hak kazandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>GAÜN, projelerden birinde koordinatör, diğerinde ise ortak olarak yer alırken; yapay zeka çağında akademik dürüstlükten akıllı atık yönetimine kadar iki farklı alanda uluslararası çalışmalara imza atacak.</p>

<p>Gaziantep Üniversitesi, uluslararası proje üretme kapasitesini bir kez daha ortaya koydu. Erasmus+ Programı kapsamında Brüksel merkezli yürütülen Yükseköğretimde Kapasite Geliştirme (Capacity Building in Higher Education-CBHE) 2026 çağrısı sonuçlandı.</p>

<p>GAÜN, söz konusu çağrıda aynı anda iki projesiyle destek almaya hak kazanan kurumlar arasında yer aldı. Üniversite, projelerden birinin koordinasyonunu üstlenirken diğer projede uluslararası ortak olarak görev yapacak.</p>

<p>Bu başarı, GAÜN’ün yükseköğretimde uluslararası iş birlikleri, dijital dönüşüm, yapay zeka ve sürdürülebilirlik alanlarındaki çalışmalarının kapsamını da ortaya koydu.</p>

<p></p>

<p>GAÜN ilk kez CBHE projesinin</p>

<p>koordinatörü oldu</p>

<p></p>

<p>GAÜN koordinatörlüğünde desteklenen “Educational Integrity in the AI-Driven Digital Age (EIDA) – Yapay Zekâ Çağında Eğitimde Akademik Dürüstlük” projesi, üniversite açısından ayrı bir önem taşıyor.</p>

<p>EIDA, GAÜN’ün koordinatör olarak destek aldığı ilk CBHE projesi olma özelliğini taşıyor. Proje, 400 bin avro bütçeyle 36 ay boyunca yürütülecek.</p>

<p>Türkiye, Yunanistan, Azerbaycan ve Gürcistan’dan toplam 7 kurumun iş birliğiyle hayata geçirilecek proje kapsamında, yapay zekanın yükseköğretimde kullanımının akademik etik ve dürüstlük ilkeleri doğrultusunda ele alınması hedefleniyor.</p>

<p>GAÜN Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim elemanları tarafından geliştirilen proje kapsamında, yapay zekanın yükseköğretimde sorumlu, etik ve bilinçli kullanımını destekleyecek akademik dürüstlük modelleri ve eğitim içerikleri hazırlanacak.</p>

<p>Projenin koordinasyonunu Doç. Dr. Levent Karacan üstlenirken, Doç. Dr. Bülent Haznedar araştırmacı, Araş. Gör. Mustafa İpek ise yazılım geliştirici olarak görev yapacak.</p>

<p>Çalışma kapsamında yalnızca teorik modeller oluşturulması değil, üniversitelerde doğrudan kullanılabilecek eğitim programlarının geliştirilmesi de planlanıyor.</p>

<p></p>

<p>600 öğrenci ve 80’den fazla</p>

<p>akademisyene ulaşılacak</p>

<p></p>

<p>EIDA projesinin hedef kitlesinde öğrenciler ve akademik personel de önemli bir yer tutuyor.</p>

<p>Proje kapsamında hazırlanacak eğitim ve içeriklerle yaklaşık 600 öğrenciye ve 80’in üzerinde akademik personele ulaşılması hedefleniyor.</p>

<p>Yapay zekanın eğitim süreçlerinde giderek daha fazla kullanıldığı bir dönemde yürütülecek çalışma ile akademik üretimde etik ilkelerin korunması, yapay zeka araçlarının sorumlu biçimde kullanılması ve akademik dürüstlük konusunda farkındalığın artırılması amaçlanıyor.</p>

<p></p>

<p>GAÜN’den atık yönetimi</p>

<p>projesine uluslararası ortaklık</p>

<p></p>

<p>GAÜN’ün CBHE 2026 çağrısında destek almaya hak kazandığı ikinci proje ise “Waste Awareness Skills Training &amp; Education – Uzbekistan (WASTE-UZ)” oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu proje, Al-Xorazmiy University koordinatörlüğünde yürütülecek. Projede İspanya’dan Universidade de Vigo, Türkiye’den Gaziantep Üniversitesi ile Özbekistan’dan Bukhara State University, Green University ve Fergana State Technical University yer alacak.</p>

<p>WASTE-UZ, GAÜN’ün CBHE kapsamında ortak olarak destek aldığı ilk proje olması bakımından da üniversite açısından önemli bir başarı olarak öne çıkıyor.</p>

<p></p>

<p>Hedef akıllı atık yönetimi</p>

<p>ve döngüsel ekonomi</p>

<p></p>

<p>GAÜN adına projenin koordinasyonu, Endüstri Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Süleyman Mete tarafından yürütülecek.</p>

<p>Projenin temel hedefleri arasında yükseköğretim kurumlarının akıllı atık yönetimi, döngüsel ekonomi ve dijital dönüşüm alanlarındaki kapasitesinin geliştirilmesi bulunuyor.</p>

<p>Bunun yanı sıra çevre ve atık konularındaki farkındalığın artırılması, yükseköğretim kurumlarının bu alanlardaki bilgi ve becerilerinin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir uygulamaların eğitim süreçlerine daha etkin şekilde dahil edilmesi amaçlanıyor.</p>

<p></p>

<p>GAÜN’den yapay zekadan</p>

<p>sürdürülebilirliğe</p>

<p>iki önemli adım</p>

<p></p>

<p>Erasmus+ CBHE 2026 çağrısında desteklenen iki proje, GAÜN’ün farklı disiplinlerdeki uluslararası proje kapasitesini de gözler önüne serdi.</p>

<p>Bir tarafta yapay zeka çağında akademik dürüstlük ve etik eğitim konusuna odaklanan EIDA projesi, diğer tarafta ise akıllı atık yönetimi, döngüsel ekonomi ve dijital dönüşüm ekseninde şekillenen WASTE-UZ projesi yer alıyor.</p>

<p>GAÜN’ün bir projede koordinatör, diğerinde ise uluslararası ortak olarak görev üstlenmesi, üniversitenin Avrupa merkezli yükseköğretim projelerindeki etkinliğinin güçlendiğini ortaya koyarken, çalışmaların Gaziantep’in akademik ve teknolojik birikimine de katkı sağlaması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/yapay-zeka-icin-akademik-durustluk-modeli-gelistirilecek</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 10:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/10-eylul/ekran-resmi-2026-09-09-141509.png" type="image/jpeg" length="76369"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘HEM ÜYE KAYDI YAPIYORUZ HEM DE PARTİ PROGRAMIMIZI ANLATIYORUZ’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/hem-uye-kaydi-yapiyoruz-hem-de-parti-programimizi-anlatiyoruz-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/hem-uye-kaydi-yapiyoruz-hem-de-parti-programimizi-anlatiyoruz-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Şahinbey İlçe Başkanlığı sahaya indi. Bu kapsamda Balıklı Parkı’nda stant açan ilçe başkanlığı hem üye kaydı yaptı hem partinin programlarını halka anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İYİ Parti Şahinbey İlçe Başkanlığı sahaya indi. Bu kapsamda Balıklı Parkı’nda stant açan ilçe başkanlığı hem üye kaydı yaptı hem partinin programlarını halka anlattı.</p>

<p><strong>Şahinbey ilçemizde çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz</strong></p>

<p>İYİ Parti Şahinbey İlçe Başkanı Mehmet Çelik, ‘’Şahinbey ilçemizde çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Bu kapsamda Balıklı’da stant açtık, Karataş ve üniversite bulvarında stant açıyoruz. Hem üye kaydı yapıyoruz hem de parti programımızı anlatıyoruz’’ dedi.</p>

<p>Balıklı Parkı’nda stant açan İYİ Parti Şahinbey İlçe Başkanlığı vatandaşla bir araya geldi. Balıklı Parkı’nda 3 gün çalışma yapacak olan parti sonrasında, Karataş ve Gaziantep Üniversitesi çevresinde stant açacak. Hem üye kaydının hem de parti programının anlatıldığı çalışma çerçevesinde küçük çocuklara balon hediye edildi.</p>

<p><strong>Vatandaşın partiye yoğun bir ilgisi bulunuyor</strong></p>

<p>Vatandaşın partiye yoğun bir ilgisinin bulunduğunu kaydeden Çelik, ‘’Sürekli olarak halkımızla birlikteyiz, bunun yanı sıra mahalle çalışması yapacağız. Gaziantep’te girmedik mahalle, sokak ve cadde, sıkmadık el bırakmayacağız. Halkımızın sorunlarını ve sıkıntılarını dinliyoruz, bunları bir rapor halinde genel merkeze iletiyoruz, genel merkezimizde koordineli bir şekilde çalışıyoruz’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Vatandaşın en büyük sorunu geçim</strong></p>

<p>Başkan Çelik, vatandaşın en büyük sorunun geçim olduğunu dile getirirken, ‘’Genellikle herkes ekonomiden şikayetçi. Bu konuda parti olarak neler yapacağımızı broşür şeklinde halkımıza anlatıyoruz. Ekonomik sorunları çözecek liyakatli kadrolarımız mevcut. Çiftçilere yönelik projelerimiz var. Çiftçi ektiği üründen ne kadar kazanacağını bilecek, bu şekilde planlı üretim yapmış olacağız’’ açıklamasında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kent genelinde gelir dağılımında adaletsizlik var</strong></p>

<p>Geçim sıkıntısı yaşadığını sözlerine ekleyen Çelik, kent genelinde gelir dağılımında bir adaletsizlik olduğunun altını çizdi. ‘’Ülke genelinde olduğu gibi Gaziantep’te gelir dağılımında bir adaletsizlik olduğunu söyleyebiliriz. Kentin sorunlarının çözülmesi gerekiyor. Ana arterlerde yaşanabilir bir kent olarak gösteriyorlar ama kenar semtler sanki Hindistan sokakları gibi. Öyle sokaklar var ki itfaiye bile girmez. Yeni imara açılan veya açılacak alanlarda çalışmalar 100-150 yıl ileriyi düşünerek yapılmalı’’ çağrısında bulundu. </p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Leyla Aysun GÖKŞEN</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/hem-uye-kaydi-yapiyoruz-hem-de-parti-programimizi-anlatiyoruz-1</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 17:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/huseyin-haber-klasor/eylul/huseyin-8-eylul/ekran-resmi-2026-09-08-174431.png" type="image/jpeg" length="57029"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DOLANDIRICILARA DİKKAT!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/dolandiricilara-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/dolandiricilara-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Emlakçılar Odası Başkanı Mehmet Aytaç, vatandaşı dolandırıcılara karşı uyardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep Emlakçılar Odası Başkanı Mehmet Aytaç, vatandaşı dolandırıcılara karşı uyardı.</p>

<p>‘Vatandaş aradaki emlakçılara güvenmesin’ uyarısında bulunan Aytaç, ‘’Vatandaş arada gezen emlakçıya güvenmesin, kaparo vermesin. Bir ürünün değeri vardır, eğer o değerin altında satılıyorsa orada bir sıkıntının olduğu bilinmeli. Kişinin oda kaydı, taşıma yetki belgesi olup olmadığına bakmalı. Veya odamızı arayıp bilgi de alabilir’’ çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>Hem kiralık hem de satılık konutta sıkıntı yok</strong></p>

<p>Gaziantep’te hem kiralık hem de satılık konutta herhangi bir sıkıntının bulunmadığını belirten Aytaç, ‘’Kentimiz göç alan bir il. Suriyeliler’in ülkelerine geri dönmesi sektörü çok etkiledi. Bunun yanı sıra müteahhitler, TOKİ ve belediyeler tarafından çok konut yapıldı. Dolayısıyla tüm bunların sonucunda konut fazlalığı ortaya çıktı’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>En uygun kiralık daireler Kuzeyşehir ile Güneyşehir’de bulunuyor</strong></p>

<p>Kiralık daire fiyatlarına değinen Aytaç, ‘’1+0 kiralık daireler 10-12 bin lira 1+1 kiralık daireler 15 bin ile 17 bin lira, 2+1 kiralık daireler 18 bin ile 20 bin lira arasında. Ailenin yaşayabileceği 2+1 kiralık daireler ise 20 ile 25 bin lira, 3+1 kiralık daireler 25 bin lirayla 30 bin lira arasında değişkenlik gösteriyor. Tabii bu fiyatlar semtten semte değişiyor. En uygun kiralık daireler ise Kuzeyşehir ile Güneyşehir’de bulunuyor’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Gerekli itirazlarımızı yaptık, konuyu Yargıtay’a taşıdık</strong><br />
<br />
Sektörün en büyük sorunlarından birinin ‘Harç’ olduğunu kaydeden Aytaç, ‘’Taşıma, ticaret yetki belgesine sahip tüm emlakçılara 40 bin lira harç çıktı. Bu harç yüzünden bazı meslektaşlarımız sektörü bırakmak zorunda kaldı. Kirasını dahi ödeyemeyen birçok emlakçı bulunuyor. 40 bin lira gerçekten ağır bir yük oldu. Bu konuda gerekli itirazlarımızı yaptık, konuyu Yargıtay’a taşıdık. Bu dönemde esnafa yardımcı olmak gerekiyor’’ dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Her semtte temsilcilerimiz var</strong></p>

<p>Kayıt dışı çalışanlarla etkin şekilde mücadele ettiklerini vurgulayan Aytaç, ‘’Gaziantep’i sokak sokak, cadde cadde dolaşıyoruz. Kayıt dışı çalışanları kayıt altına alıyor. Biz bu sorunla mücadele ederken, diğer taraftan harç nedeniyle kepenk kapatanlar kayıt dışı çalışmaya başlıyor, dolayısıyla bizlerde sıkıntıya giriyoruz. Şunu da söylemek istiyorum; kayıt dışıyla mücadelede Türkiye’nin en iyi esnaf odalarından birisiyiz. Yaklaşık 100 kişilik bir ekiple çalışıyoruz. Yani her semtte temsilcilerimiz var’’ değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Bu bizim için bir devrimdir</strong></p>

<p>Güvenli ödeme sisteminin ertelendiğini ancak yakın zamanda devreye alınacağını belirten Aytaç, ‘’Şu anda alt yapı eksik olduğu için ertelendi, ama önümüzdeki aylarda sistem devreye girecek. Bu durumun hem alıcı hem de satıcıya faydası var. Bunun yanı sıra tapu dairelerinde eski sıkıntılar kalmadı. Çünkü tüm işlemler artık online üzerinden yapılıyor. Sadece imza için tapuya gidiliyor. Bu da bizim için bir devrimdir. Sektörümüz hem dijitalleşiyor hem de kurumsallaşıyor’’ açıklamasını yaptı. </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Adem Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/dolandiricilara-dikkat</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 17:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/huseyin-haber-klasor/eylul/huseyin-8-eylul/ekran-resmi-2026-09-08-174522.png" type="image/jpeg" length="65502"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÜCRETLİLER 6 BİN LİRANIN ÜZERİNDE ERİDİ]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/ucretliler-6-bin-liranin-uzerinde-eridi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/ucretliler-6-bin-liranin-uzerinde-eridi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DİSK-AR’ın ağustos ayına ait enflasyon bültenini değerlendiren DİSK Gaziantep Bölge Temsilcisi Ali Güdücü, yılın 8 aylık döneminde asgari ücretin 6 bin liranın üzerinde eridiğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>DİSK-AR’ın ağustos ayına ait enflasyon bültenini değerlendiren DİSK Gaziantep Bölge Temsilcisi Ali Güdücü, yılın 8 aylık döneminde asgari ücretin 6 bin liranın üzerinde eridiğini belirtti.</p>

<p><strong>Enflasyonun artış hızı yavaşlamış olsa da fiyatlar artmaya devam ediyor</strong></p>

<p>Türkiye’de birkaç yıldır devam eden yüksek enflasyonun dar gelirlilerin ve işçilerin alım güçlerinin düşmesine yol açtığını ifade eden Güdücü, ‘’Büyük ölçüde baz etkisi nedeniyle enflasyonun artış hızı yavaşlamış olsa da fiyatlar artmaya devam ediyor. Enflasyonun artış hızındaki düşüş fiyatların düşmesi anlamına gelmiyor. Dahası enflasyon farklı toplumsal sınıf ve kesimleri farklı etkiliyor. Dar gelirlilerin alım gücünü çok daha fazla düşürüyor ve gelir dağılımını bozucu bir işlev görüyor’’ açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Enflasyon yüksek seyretmeye devam ediyor</strong></p>

<p>Asgari ücretin enflasyon karşısında eridiğine dikkat çeken Güdücü, ‘’Ağustos’ta asgari ücretin enflasyon karşısındaki kaybı 6 bin 196 TL oldu. Öte yandan resmi enflasyon verileri konusundaki şaibe devam ediyor. TÜİK’in Haziran 2022’de madde fiyat listesini açıklamaktan vazgeçmesi nedeniyle enflasyon verileri daha da tartışmalı hale gelmişti. TÜİK’in şaibeli enflasyon verilerine göre bile Türkiye’de enflasyon yüksek seyretmeye devam ediyor’’ değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Toplumun her kesimi pahalılığı çok farklı hissediyor</strong></p>

<p>Gelir düzeyi ve harcama kalıplarının farklı olması nedeniyle toplumsal sınıf ve kesimlerin enflasyon sonucu ortaya çıkan pahalılığı çok farklı hissettiğini sözlerine ekleyen Güdücü, ‘’TÜİK verilerine göre en düşük yüzde 20'lik gelir grubu toplam gelirin yüzde 6,4'ünü alırken, bu grubun harcamaları içinde</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>gıdanın payı yüzde 29,2’dir. En yüksek yüzde 20'lik gelir grubu toplam gelirin yüzde 48'ini elde ederken harcamaları içindeki gıdanın payı yüzde 12,4’te kalmaktadır. Böylece dar gelirli grupların gıda dışı harcamalar için geliri daha sınırlı kalırken yüksek gelir gruplarında bu miktar oldukça fazladır. Bu durum pahalılığın farklı toplumsal kesimlerde farklı hissedilmesine yol açmaktadır’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Dar gelirliler geçim sıkıntısı çekiyor</strong></p>

<p>Dar gelirlilerin harcanabilir gelirlerinin sınırlı olması nedeniyle daha yoğun bir geçim sıkıntısı çektiğini, bu durumun enflasyonun gelir gruplarına, farklı toplumsal kesim ve sınıflara göre önemli ölçüde farklı hissedildiğini ortaya koyduğunu vurgulayan Bölge Temsilcisi Güdücü, ‘’TÜİK Hanehalkı Tüketim Harcaması Araştırması 2023 ve 2025 verilerine bakıldığında en düşük yüzde 20’lik gelir grubunda hane halkının ortalama gıda harcamasının payının son iki yılda yüzde 36’dan yüzde 29,2’ye gerilediği görülmektedir. Bu gelir grubunun bütçesinden ayırdığı paydaki belirgin artışlar ise konut ve kira olmaktadır. Konut ve kiradaki fiyat artışları ile buralardan bütçelerinde kesintiye gidemeyen en düşük gelir grubu hanelerinin, temel ihtiyaç olan gıdaya ayırdıkları payda yaklaşık 7 puanlık bir gerileme yaşanmıştır’’ şeklinde konuştu. </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Özer KARINCA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/ucretliler-6-bin-liranin-uzerinde-eridi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 17:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/huseyin-haber-klasor/eylul/huseyin-8-eylul/ekran-resmi-2026-09-08-174505.png" type="image/jpeg" length="96209"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘ÇİFTÇİNİN BU YÜKÜ KALDIRACAK DURUMU KALMADI’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/ciftcinin-bu-yuku-kaldiracak-durumu-kalmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/ciftcinin-bu-yuku-kaldiracak-durumu-kalmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geçtiğimiz hafta mazotun litresine 3,60 TL ile 7,80 TL olmak üzere toplamda 11 liranın üzerinde zam gelmesi üreticiye büyük darbe vurdu. Üreticinin en büyük gideri olan mazotun litresinin yükselmeye devam etmesi kara kara düşünmeye sevk etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Geçtiğimiz hafta mazotun litresine 3,60 TL ile 7,80 TL olmak üzere toplamda 11 liranın üzerinde zam gelmesi üreticiye büyük darbe vurdu. Üreticinin en büyük gideri olan mazotun litresinin yükselmeye devam etmesi kara kara düşünmeye sevk etti.</p>

<p><strong>Üretim ve tarımın sürdürülebilirliği tehdit altında</strong></p>

<p>Karkamış Ziraat Odası Başkanı İdris Bozkurt, ‘’En büyük gider kalemlerimiz arasında yer alan mazota gelen zamlar çiftçinin belini büküyor. Üretim ve tarımın sürdürülebilirliği tehdit altında. Biz maliyetler azaltılması çağrısında bulunurken, tam tersi üreticinin omuzundaki yük artıyor. Artık çiftçinin bu yükü kaldıracak durumu kalmadı’’ dedi.</p>

<p><strong>Mazotun litresi 90 liranın üzerine çıktı</strong></p>

<p>Üretimin en büyük gider kalemleri arasında yer alan mazotun litresinin artması çiftçiyi kara kara düşündürüyor. 3,60 TL ile 7,80 TL olmak üzere toplamda 11 liranın üzerinde zam gelmesiyle birlikte mazotun litresi 90 liranın üzerine çıktı.</p>

<p><strong>Güçlü Türkiye güçlü tarımdan geçer</strong></p>

<p>Bozkurt, ‘’Silah sanayisi ne kadar önemliyse bu ülkede tarımda o kadar önemli olmalıdır. Güçlü Türkiye güçlü tarımdan geçer. Bizleri yöneten yetkililerden talebimiz; bir an önce bu fahiş girdi fiyatlarının tekrar gözden geçirilmesi ve tekrar güncellenmesi. Bu fahiş girdi maliyetleriyle tarım yapmak hayalden de öteye geçti’’ değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Bir traktörün deposu 5 bin liranın altında dolmuyor</strong></p>

<p>Çiftçinin gün geçtikçe üretimden uzaklaştığını ifade eden Bozkurt, ‘’Üretici, girdi maliyetlerinin artmasından dert yanıyor. Artık öyle bir noktaya gelindi ki bu girdi maliyetleriyle üretim yapmak çok zor. Bugün bir traktörün deposu 5 bin liranın altında dolmuyor. Çiftçinin ürünü para etmezken, buna karşılık giderlerde yerinde durmuyor. Ne yapacağımızı şaşırdık’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Mazotun yanı sıra gübre, ilaç ve diğer girdilerde yükseliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>‘Yakında önümüzdeki yılın hububat ekimi için çalışmalar başlayacak’ diyen Bozkurt, ‘’Yakın dönemde 2027 yılı kapsamında hububat ekimleri için hazırlıklar başlayacak. Ama gelinen süreçte çiftçilerimiz tarlasını ekip ekmemekte kararsız kalmış durumda. Çünkü maliyetlerin sürekli olarak yükseldiği bir dönemde ürettiği ürünün para etmemesi onları üretimden uzaklaştırıyor. Mazotun yanı sıra gübre, ilaç ve diğer girdilerde yükseliyor. Dolayısıyla tüm bunlar üst üste eklenince üretici de çareyi tarlasını ekmemekte bulacak’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Çiftçinin değeri, kıymeti ne zaman anlaşılacak?</strong></p>

<p>Çiftçiye destek olunması gerektiğini vurgulayan Başkan Bozkurt, ‘’Çiftçi, bu ülkenin en büyük değeri. Üretmezse market rafları, çarşı ve pazardaki sebze ve meyve reyonları boş kalır. Her türlü fedakarlığı yapan ve her türlü zorlu şartlara rağmen sürekli olarak üretmeye çalışan çiftçi ne yazık ki kendisini yalnız hissediyor. Pandemi ve deprem döneminde bile üretmekten vazgeçmeyen çiftçinin değeri, kıymeti ne zaman anlaşılacak? Artan maliyetler ne yazık ki tarımı ve üretimi tehdit ediyor. İlerleyen zamanlarda cebimizde para olsa bile ulaşamayacağımız gıdalar olacak’’ uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>Mazotta ÖTV uygulaması devam etmeli</strong></p>

<p>Mazottaki ÖTV uygulamasının devam etmesi gerektiğini vurgulayan Karkamış Ziraat Odası Başkanı İdris Bozkurt, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Mazotta ÖTV devam etmeli, bu üretimin sürdürülebilirliği ve devamı için önemli. Bunun yanı sıra verilen destek miktarları günümüz ekonomik ve girdiler hesaplanarak ödenmeli. Zaten gençlerin köyde bile kalmak istemediği bir dönemde çiftçiye verilecek her bir destek onları hem köylerinde hem de tarlalarında tutacak. Eğer bu maliyetler yükselmeye devam ederse çiftçi tarlaya küser, üretim yapmaktan vazgeçer.’’ </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Meral Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/ciftcinin-bu-yuku-kaldiracak-durumu-kalmadi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 17:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/huseyin-haber-klasor/eylul/huseyin-8-eylul/idris-bozkurt-1.jpg" type="image/jpeg" length="25872"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Bel ve boyun ağrısını hafife almayın’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/bel-ve-boyun-agrisini-hafife-almayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/bel-ve-boyun-agrisini-hafife-almayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bel ve boyun ağrılarının toplumda oldukça yaygın görüldüğünü belirten Medical Point Gaziantep Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Abdullah Erzurum, her ağrının fıtık veya ameliyat anlamına gelmediğini, ancak bazı belirtilerin ciddi sinir ve omurilik basısının habercisi olabileceğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erzurum, özellikle ani gelişen güç kaybı ile idrar ve dışkı kontrolünde bozulma gibi şikayetlerde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Omurganın insan vücudunun hareket kabiliyeti ve dengesi açısından hayati bir görev üstlendiğini ifade eden Op. Dr. Abdullah Erzurum, omurganın yalnızca vücudu ayakta tutan bir yapı olmadığını, içerisinde bulunan omurilik nedeniyle aynı zamanda merkezi sinir sisteminin önemli bir parçasını koruduğunu belirtti.</p>

<p></p>

<p>“Her bel ağrısı fıtık değildir”</p>

<p></p>

<p>Bel ve boyun bölgesindeki ağrıların farklı nedenlerden kaynaklanabileceğine dikkat çeken Op. Dr. Abdullah Erzurum, “Bel ve boyun fıtıkları, omurga kireçlenmesi, kanal darlığı ve omurga eğrilikleri toplumda sık karşılaştığımız sorunlar arasında. Ancak her bel veya boyun ağrısını fıtık olarak değerlendirmek doğru değil. Ağrının kaynağının doğru şekilde belirlenmesi, tedavinin de doğru planlanabilmesi açısından büyük önem taşıyor” dedi.</p>

<p>Omurga hastalıklarının yalnızca ağrı ile kendini göstermeyebileceğini aktaran Op. Dr. Abdullah Erzurum, sinirlerin etkilenmesi halinde hastalarda kollara veya bacaklara yayılan ağrı, uyuşma, karıncalanma ve güç kaybı görülebileceğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>“Güç kaybı varsa beklemeyin”</p>

<p></p>

<p>Vatandaşların özellikle nörolojik belirtiler konusunda dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Abdullah Erzurum, “Ani gelişen veya giderek artan güç kaybı, kol ya da bacakta belirgin kuvvetsizlik, idrar veya dışkı kontrolünde bozulma gibi durumlar önemsenmelidir. Bu tür belirtiler ortaya çıktığında kişinin kendi kendine geçmesini beklemek yerine vakit kaybetmeden doktora başvurması gerekir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Op. Dr. Abdullah Erzurum, erken değerlendirme sayesinde bazı hastalarda ilerleyebilecek sinir hasarının önüne geçilebileceğine dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p>“Ameliyat her zaman ilk seçenek değil”</p>

<p></p>

<p>Bel ve boyun fıtığı tanısı alan hastaların önemli bir bölümünde ameliyat gerekmeyebileceğini belirten Op. Dr. Abdullah Erzurum, tedavinin hastaya göre planlandığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Op. Dr. Abdullah Erzurum, “Her bel veya boyun ağrısı ameliyat gerektirmez. Hastanın şikayetleri, nörolojik muayenesi ve gerekli durumlarda görüntüleme sonuçları birlikte değerlendirilir. Hastanın durumuna göre ilaç tedavisi, fizik tedavi ve rehabilitasyon gibi cerrahi dışı yöntemler tercih edilebilir. Cerrahi tedavi ise gerekli görülen hastalarda gündeme gelir” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Uzun süren ağrılar ihmal edilmemeli</p>

<p></p>

<p>Günlük yaşamda yanlış duruş, hareketsizlik ve omurgaya aşırı yük bindirilmesinin şikayetleri artırabileceğini belirten Op. Dr. Abdullah Erzurum, uzun süren, tekrarlayan veya günlük yaşamı etkileyen bel ve boyun ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Vatandaşların özellikle ağrıya eşlik eden uyuşma, karıncalanma veya güç kaybı gibi belirtilerde uzman değerlendirmesine başvurmasının önem taşıdığını ifade eden Op. Dr. Abdullah Erzurum, “Doğru tanı ve uygun tedaviyle birçok omurga rahatsızlığı kontrol altına alınabilir. Önemli olan şikayetleri doğru değerlendirmek ve gerekli durumda zamanında sağlık kuruluşuna başvurmaktır” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/bel-ve-boyun-agrisini-hafife-almayin</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/9-eylul/bel-ve-boyun-agrisini-hafife-almayin.jpg" type="image/jpeg" length="27950"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Kalbinize ve nefesinize güç katıyoruz’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kalbinize-ve-nefesinize-guc-katiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kalbinize-ve-nefesinize-guc-katiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Şehir Hastanesi bünyesinde Kardiyopulmoner Rehabilitasyon Ünitesi hizmete başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kalp ve akciğer hastalıkları nedeniyle nefes darlığı, efor kapasitesinde azalma ve günlük yaşam aktivitelerinde kısıtlılık yaşayan hastalara yönelik kişiye özel rehabilitasyon programlarının uygulandığı ünitede, ayaktan ve yatarak tedavi seçenekleri sunuluyor.</p>

<p>Gaziantep Şehir Hastanesi, modern tıbbi altyapısı ve farklı branşlardan sağlık profesyonellerinin bir araya geldiği multidisipliner hizmet modeliyle hastaların yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda hastane bünyesinde bulunan Kardiyopulmoner Rehabilitasyon Ünitesi aktif hale getirilerek hasta kabulüne başladı.</p>

<p>Kalp ve akciğer hastalıklarının ardından hastaların günlük yaşamlarına daha güçlü şekilde dönebilmelerini amaçlayan ünitede, hastaların fiziksel kapasiteleri ve ihtiyaçları doğrultusunda kişiye özel rehabilitasyon programları hazırlanıyor.</p>

<p></p>

<p>KOAH ve astım başta</p>

<p>olmak üzere birçok</p>

<p>hastaya hizmet</p>

<p></p>

<p>Kardiyopulmoner Rehabilitasyon Ünitesi’nde başta KOAH, astım, kistik fibrozis ve kronik solunum sistemi hastalıkları olmak üzere çeşitli kalp ve akciğer hastalıklarına sahip bireylere yönelik rehabilitasyon hizmeti veriliyor.</p>

<p>Özellikle hastalık nedeniyle efor kapasitesi azalan, nefes darlığı yaşayan veya günlük yaşam aktivitelerini yerine getirmekte zorlanan hastaların rehabilitasyon sürecine alınması hedefleniyor.</p>

<p>Uygulanan programlarla hastaların mevcut fiziksel kapasitelerinin değerlendirilmesi, egzersiz toleranslarının artırılması ve günlük yaşam içerisinde daha aktif hale gelmelerinin desteklenmesi amaçlanıyor.</p>

<p></p>

<p>Hastalara kişiye özel</p>

<p>rehabilitasyon programı</p>

<p></p>

<p>Ünitede tedavi süreci her hasta için aynı şekilde uygulanmıyor. Hastalar, farklı branşlardan sağlık profesyonellerinin oluşturduğu multidisipliner ekip tarafından ayrıntılı şekilde değerlendiriliyor.</p>

<p>Yapılan değerlendirmelerin ardından hastanın sağlık durumuna, fiziksel kapasitesine ve ihtiyaçlarına uygun tedavi ve egzersiz programı oluşturuluyor. Böylece rehabilitasyon sürecinin hastanın bireysel özelliklerine göre planlanması sağlanıyor.</p>

<p>Ayaktan ve yatarak tedavi seçeneklerinin bulunduğu Kardiyopulmoner Rehabilitasyon Ünitesi’nde günlük ortalama 40-50 hastaya rehabilitasyon hizmeti verilmesi planlanıyor.</p>

<p></p>

<p>Kalp, akciğer ve</p>

<p>dolaşım sistemi birlikte</p>

<p>değerlendiriliyor</p>

<p></p>

<p>Ünitenin dikkat çeken özellikleri arasında gelişmiş teknolojik altyapısı da bulunuyor. Merkezde, hastaların egzersiz sırasında kalp, akciğer ve dolaşım sistemlerinin birlikte nasıl çalıştığını ayrıntılı biçimde değerlendirmeye imkân sağlayan Kardiyopulmoner Egzersiz Testi (CPET) yapılabiliyor.</p>

<p>CPET sayesinde hastanın egzersiz sırasında ortaya çıkan fizyolojik yanıtları ayrıntılı olarak incelenerek egzersiz kapasitesinin belirlenmesine katkı sağlanıyor. Elde edilen değerlendirmeler, hastaya uygulanacak rehabilitasyon programının daha doğru ve kişiye özel şekilde planlanmasına yardımcı oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>CPET teknolojisi sınırlı</p>

<p>sayıdaki merkezde bulunuyor</p>

<p></p>

<p>Kardiyopulmoner Egzersiz Testi için kullanılan gelişmiş cihaz altyapısının Türkiye’de sınırlı sayıdaki merkezde bulunduğu belirtilirken, Gaziantep Şehir Hastanesi’nin bu teknolojiyle bölgedeki önemli sağlık merkezlerinden biri olması hedefleniyor.</p>

<p>Bu altyapı sayesinde hastaların yalnızca mevcut şikâyetlerinin değil, egzersiz sırasında kalp, akciğer ve dolaşım sistemlerinin birlikte verdiği yanıtların da değerlendirilmesi mümkün hale geliyor.</p>

<p></p>

<p>Amaç yaşam kalitesini artırmak</p>

<p></p>

<p>Kardiyopulmoner Rehabilitasyon Ünitesi ile kalp ve akciğer hastalığı bulunan bireylerin tedavi süreçlerinin desteklenmesi ve yaşam kalitelerinin artırılması hedefleniyor.</p>

<p>Rehabilitasyon programlarıyla hastaların egzersiz kapasitelerinin geliştirilmesi, nefes darlığı gibi şikâyetlerinin günlük yaşam üzerindeki etkisinin azaltılması ve fiziksel aktivitelerini daha rahat gerçekleştirebilmelerine katkı sağlanması amaçlanıyor.</p>

<p>Özellikle kronik hastalıklar nedeniyle hareket kapasitesi azalan bireylerin günlük yaşam aktivitelerine daha güçlü şekilde katılabilmesi, ünitenin temel hedefleri arasında yer alıyor.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep’te kapsamlı</p>

<p>rehabilitasyon hizmeti</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Şehir Hastanesi bünyesinde hizmete giren Kardiyopulmoner Rehabilitasyon Ünitesi, kalp ve akciğer hastalarının tedavi sonrasında ihtiyaç duyduğu rehabilitasyon sürecinin kapsamlı şekilde yürütülmesine olanak sağlıyor.</p>

<p>Modern cihaz altyapısı, CPET uygulaması ve multidisipliner çalışma modeliyle hizmet veren ünitede, hastaların ihtiyaçları doğrultusunda bireyselleştirilmiş rehabilitasyon programları uygulanıyor.</p>

<p>Gaziantep Şehir Hastanesi, yeni ünitenin hizmete girmesiyle birlikte bölgedeki kalp ve akciğer hastalarının rehabilitasyon ihtiyaçlarına yönelik sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesini ve hastaların daha aktif, bağımsız ve kaliteli bir yaşam sürmelerine katkı sunmayı hedefliyor.</p>

<p>“Nefesinizi güçlendiren, yaşamınıza hareket katan rehabilitasyon hizmeti” anlayışıyla hizmet veren Kardiyopulmoner Rehabilitasyon Ünitesi, Gaziantep ve çevre illerden gelecek hastalara da kapsamlı rehabilitasyon desteği sunacak.  </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kalbinize-ve-nefesinize-guc-katiyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/9-eylul/ekran-resmi-2026-09-08-150154.png" type="image/jpeg" length="81266"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Seyahatten eve taşınan görünmez tehlike: Bağırsak parazitleri]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/seyahatten-eve-tasinan-gorunmez-tehlike-bagirsak-parazitleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/seyahatten-eve-tasinan-gorunmez-tehlike-bagirsak-parazitleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Seyahat sırasında tüketilen kaynağı şüpheli su ve yiyecekler, yetersiz hijyen koşulları ve gidilen bölgeye özgü enfeksiyonlar, kişilerde tatil sonrasında da devam eden sağlık sorunlarına yol açabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Özellikle ishal, karın ağrısı, şişkinlik, gaz, bulantı ve açıklanamayan kilo kaybı gibi yakınmaların seyahat sonrasında uzun süre devam etmesi halinde akla bağırsak parazitlerinin de gelmesi gerekiyor.</p>

<p>Entamoeba histolytica, Giardia intestinalis, Cryptosporidium spp. ve Dientamoeba fragilis gibi parazitlerin, seyahat sırasında olduğu kadar eve dönüş sonrasında da bağırsak enfeksiyonu yapabildiğini belirten Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özgür Kurt, “Turist ishali denilince akla önce virüs ve bakteriler gelir. Ancak bazı kişilerde etken bağırsak parazitleridir ve bunların erken tanı ve tedavisi gerekir. Özellikle iki haftayı aşan ishallerde hastada paraziter etkenlerin araştırılması son derece önemli” diyor…</p>

<p>Bağırsak parazitleri ve seyahatle ilişkili paraziter hastalıklar üzerine bilimsel çalışmalar yapan Prof. Dr. Özgür Kurt, seyahat sonrasında ortaya çıkan sindirim sistemi yakınmalarının değerlendirilmesinde seyahat öyküsünün önemli olduğuna dikkat çekerek, “Tatil bitti ama şikayetler bitmediyse basit bir sindirim rahatsızlığı deyip geçmeyin. Seyahat sırasında tüketilen su ve gıdalar, gidilen bölgenin hijyen koşulları ve kişinin maruz kaldığı çevresel etkenler, tatil sonrasında ortaya çıkan bağırsak şikayetlerinin nedenini anlamamız açısından önemli ipuçları verir. Özellikle ishalin uzaması, tekrarlaması veya karın ağrısı, şişkinlik ve kilo kaybı gibi başka yakınmaların ishale eşlik etmesi durumunda paraziter enfeksiyonlar da akla gelmelidir. Nadiren bağırsak parazitleriyle enfekte kişilerin kabızlık şikayetiyle hekime geldiği de oluyor” değerlendirmesinde bulunuyor.</p>

<p></p>

<p>Sehayat Enfeksiyonlarına</p>

<p>Karşı Önlem Alınabilir</p>

<p></p>

<p>Seyahat sırasında alınacak basit önlemlerin birçok enfeksiyonun önlenmesinde önemli rol oynadığını belirten Prof. Dr. Özgür Kurt, “Korunmanın ilk adımı, bulaş yollarını bilmekten geçiyor. Özellikle seyahat sırasında su ve gıda güvenliği konusunda dikkatli olmak, elleri COVID-19 pandemisi sırasında alıştığımız gibi sık sık sabunlu suyla yıkamak ve gidilen bölgenin sağlık risklerini seyahat öncesinde araştırıp gerekirse Seyahat Sağlığı konusunda danışmanlık almak, enfeksiyon riskini önemli ölçüde azaltabilir” diyor.</p>

<p>Seyahat edilen bölgede suyun güvenilirliğinden emin olunmadığında kapalı ve güvenilir ambalajlı içme sularının tercih edilmesi, musluk suyunun içme ve diş fırçalama amacıyla kullanılmaması ve içeceklere buz eklerken dikkatli olunması öneriliyor. Bunun nedeni, mikrop bulaşmış suların yalnızca içilmesi durumunda değil, yemek hazırlarken, meyve-sebzeleri yıkarken, içeceklere buz eklerken, hatta diş fırçalarken bile enfeksiyon riski oluşturabiliyor olmasıdır. Bu yaz Amerika Birleşik Devletleri’nde 48 eyalette toplamda 20 bin civarında kişide ishalli enfeksiyona yol açan siklospora isimli parazitin (Cyclospora cayetanensis) kaynağının, iyi yıkanmamış marul tüketimi olması bu duruma örnek olarak gösterilebilir.</p>

<p>Seyahat sırasında gıda seçiminde de benzer bir özen göstermek gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Özgür Kurt, “İyi pişirilmiş ve sıcak servis edilen yiyeceklerin tercih edilmesi, çiğ veya az pişmiş et, balık ve deniz ürünlerinden uzak durulması, pastörize edilmemiş süt ve süt ürünlerinin tüketilmemesi ve yıkanmış olduğundan emin olunmayan çiğ sebze ve meyvelerin yenmemesi öneriliyor. Sokak yiyecekleri tamamen yasaklanması gereken bir kategori olarak görülmese de, yiyeceğin hijyenik koşullarda hazırlanması ve yeterince pişirilmiş olması önem taşıyor. El hijyeninin de ihmal edilmemesi gerekiyor; yemeklerden önce ve tuvalet sonrasında ellerin sabun ve suyla yıkanması, su ve sabuna ulaşılamayan durumlarda ise en az yüzde 60 alkol içeren el antiseptiği kullanılması gerekiyor” şeklinde konuşuyor.</p>

<p></p>

<p>Doğru Tedavi İçin Doğru Tanı Önemli</p>

<p></p>

<p>Tatil sona erdikten sonra başlayan veya devam eden ishalin her zaman basit bir beslenme değişikliğine bağlanmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Özgür Kurt, “Seyahat sonrası gelişen her ishal parazit kaynaklı değildir. Ancak özellikle uzayan ve tekrarlayan ishalde, kişinin nerede bulunduğu, ne tükettiği, hangi su kaynaklarını kullandığı ve başka hangi belirtilerin eşlik ettiği mutlaka sorgulanmalıdır” diyor.</p>

<p>Günümüzde bağırsak parazitlerinin tanısında laboratuvar tanı yöntemlerindeki gelişmeler klinisyenlerin doğru tedaviye daha hızlı başlamasını sağlıyor. Özellikle vazgeçilmez ilk yöntem olan dışkının mikroskobik incelenmesinin yanında antijen temelli testler ve moleküler yöntemler, bağırsak parazitleri ile enfekte olduğu düşünülen hastaların tanısına önemli katkı sağlıyor. Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan Prof. Dr. Özgür Kurt, “Bağırsak parazitleri için eskiden neredeyse tek seçenek, hastanın dışkı örneğinin laboratuvarda mikroskop altında incelenmesiydi. Bu yöntem ile tanı şansı maalesef düşüktü. Günümüzde hızlı tanı testleri ile moleküler tanı yöntemlerinin mikroskobik değerlendirmeye eklenmesiyle bağırsak parazitlerinin neden olduğu enfeksiyonlar için de daha etkin ve hızlı tanı mümkün hale geldi. Tedavi gereken olgular için de çoğu parazite karşı etkili antibiyotikler mevcut. Bu antibiyotiklerin hekimin önermesi durumunda kullanılması son derece önemli, zira Cryptosporidium spp. gibi bazı parazitler için antibiyotikler işe yaramadığı gibi, gereksiz kullanım antibiyotiklere direnç riskini artırıyor. Cryptosporidium spp. ve diğer parazitler için hastanın bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi ve hastanın ishalle kaybettiği sıvıyı yerine koyan destek tedavisi temel yaklaşımı oluşturuyor” diyor.</p>

<p></p>

<p>Paraziter hastalıklarda doğru tanının, doğru tedavinin temeli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özgür Kurt, “Hastalarda benzer yakınma ve belirtiler, farklı parazitlerde veya tamamen farklı enfeksiyonlarda görülebilir. Bu nedenle özellikle seyahat sonrası uzun süren ishal ve benzeri bağırsak şikayetlerinde kişinin seyahat öyküsünü hekime ayrıntılı biçimde aktarması, gerektiğinde uygun laboratuvar testlerinin yapılması ve tedavinin saptanan etkene göre düzenlenmesi gerekir” ifadelerini kullanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Özellikle Çocuklar Ve</p>

<p>Bağışıklık Sistemi Baskılanmış</p>

<p>Kişiler Risk Altında</p>

<p></p>

<p>Seyahat öncesinde gidilecek ülkenin ve bölgenin sağlık riskleri hakkında bilgi edinmek, gerekli durumlarda seyahat sağlığı konusunda hekimden danışmanlık almak önem taşıyor. Özellikle tropikal bölgelere, hijyen ve sağlık altyapısının farklı olduğu ülkelere veya kırsal alanlara yapılacak seyahatlerde, gidilecek bölgeye özgü enfeksiyon risklerinin önceden değerlendirilmesi öneriliyor. Seyahat sırasında ise güvenli su ve gıda tüketimine dikkat edilmesi, el hijyeninin korunması ve bölgeye göre sivrisinek, kene gibi vektörlerden korunmaya yönelik önlemlerin alınması gerekiyor.</p>

<p>Prof. Dr. Özgür Kurt, tatil dönüşünde birkaç gün içinde düzelmeyen veya giderek şiddetlenen ishal, tekrarlayan karın ağrısı, belirgin şişkinlik, açıklanamayan kilo kaybı, ateş ya da dışkıda kan gibi belirtilerin bulunması halinde sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğine dikkat çekiyor: “Özellikle çocuklarda ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde sıvı kaybı daha kısa sürede ciddi sorunlara yol açabileceğinden, belirtilerin uzaması halinde tıbbi değerlendirme geciktirilmemeli. Seyahat sağlığında korunmak, tedaviden önce gelir. Paraziter hastalıkların önemli bir bölümü, bulaş yollarının bilinmesi ve günlük hayatta alınacak basit önlemlerle önlenebilir, ancak risk tamamen ortadan kaldırılamayacağı için seyahat sonrasında ortaya çıkan ve beklenen sürede düzelmeyen belirtilerin de ihmal edilmemesi gerekir. Özellikle seyahat edilen ülke ve tüketilen su ve gıdalarla ilgili bilgilerin hekime aktarılmasının, doğru tanı ve tedavi için son derece değerli olduğu unutulmamalıdır’’</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/seyahatten-eve-tasinan-gorunmez-tehlike-bagirsak-parazitleri</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/9-eylul/bagirsak-parazitleri.jpg" type="image/jpeg" length="25431"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Hamilelik planını sürekli ertelemeyin’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/hamilelik-planini-surekli-ertelemeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/hamilelik-planini-surekli-ertelemeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ülkemizde de son yıllarda infertilite nedeniyle sağlık kuruluşlarına başvuruların ve yardımcı üreme tedavilerine olan ihtiyacın arttığı belirtiliyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, dünya genelinde üreme çağındaki yaklaşık her 6 kişiden biri yaşamının bir döneminde infertilite sorunu yaşıyor. İnfertilite vakalarının yaklaşık yüzde 30’unun kadınlara bağlı  nedenlerden kaynaklandığı belirtiliyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Gamze Karababa, son yıllarda artış gösteren kadın infertilitesinde genetik özellik ve ilerleyen yaş gibi değiştirilemeyen faktörler kadar hatalı alışkanlıkların da önem taşıdığına dikkat çekerek, “Son yılların önemli sorunu olan obezite veya tam aksine aşırı zayıf olmak, sigara ve alkol tüketimi, hareketsiz yaşam sürmek ve sağlıksız beslenmek gibi etkenler de  üreme sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Dolayısıyla, infertilite riskini en aza indirmek için sağlıklı bir yaşam sürmek son derece önemlidir” diyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Gamze Karababa, anne olmayı zorlaştıran hatalı alışkanlıkları anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.</p>

<p>Günümüzde eğitim, kariyer ve sosyal yaşam nedeniyle annelik yaşı giderek ileriye taşınabiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Gamze Karababa, ancak kadın üreme sistemi açısından ilerleyen yaşın göz ardı edilmemesi gereken en önemli faktörlerden birini oluşturduğunu vurgulayarak, “Kadınlar belirli bir yumurta rezerviyle dünyaya gelmektedir. Yıllar içerisinde hem yumurta sayısı azalmakta hem de kalan yumurtalarda kromozomal bozukluk görülme olasılığı artmaktadır. Üreme kapasitesindeki azalma özellikle 35 yaşından sonra belirginleşirken, 40 yaş sonrasında daha hızlı azalma eğilimine girmektedir. Yaş ilerledikçe doğal hamilelik ihtimalinin azalmasının yanı sıra düşük ve embriyodaki kromozomal anomalilerin görülme riski de artmaktadır” diye konuşuyor.  Bu nedenle 6 ay boyunca  düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen hamile kalamayan 35 yaş ve üstü kadınların zaman kaybetmeden mutlaka bir hekime başvurmaları gerektiğini anlatan Dr. Gamze Karababa, “Bu yaş grubundaki kadınlarda erken değerlendirme ve ihtiyaç halinde tedavi, hamilelik oluşumu için büyük önem taşımaktadır” diyor.</p>

<p>Doğrusu: Hamileliğin uzun süre ertelenmesi düşünülüyorsa, kadının yaşı ile tıbbi özellikleri doğrultusunda üreme potansiyelinin değerlendirilmesi ve uygun hastalarda üreme sağlığının korunmasına yönelik seçeneklerin kadın hastalıkları ve doğum uzmanıyla görüşülmesi yararlı olabiliyor.  Dr. Gamze Karababa, “Ancak yardımcı üreme tedavilerindeki gelişmelerin kadının yaşının fertilite üzerindeki etkisini tamamen ortadan kaldırdığı düşüncesine kapılmamak gerekmektedir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p></p>

<p>Sigara ve nikotin ürünleri kullanmak</p>

<p></p>

<p>Sigara kadın üreme sağlığını birçok farklı mekanizmayla olumsuz etkileyebiliyor. Sigara dumanındaki toksik maddeler yumurtalık dokusuna zarar verebiliyor, yumurta kaybını hızlandırabiliyor ve hamileliğin oluşma süresini uzatabiliyor. Bilimsel çalışmalarda sigara kullanan kadınlarda infertilite riskinin kullanmayanlara göre daha yüksek olduğu gösterilmiş. Amerikan Üreme Tıbbı Derneği’nin değerlendirmesinde sigaranın kadın üreme sağlığını olumsuz etkilediği, üreme fonksiyonlarındaki kaybı hızlandırabildiği ve yardımcı üreme tedavilerinin sonuçlarını da olumsuz etkileyebildiği belirtiliyor. Elektronik sigaraların da üreme sağlığı açısından güvenli bir alternatif olmadığına dikkat çekiliyor.</p>

<p>Doğrusu: Hamilelik planlayan kadınların sigara ve diğer nikotin ürünlerini bırakması, mümkün olduğunca pasif sigara maruziyetinden de uzak durması gerekiyor.</p>

<p></p>

<p>Kilo kontrolünü ihmal etmek</p>

<p></p>

<p>Vücut ağırlığı kadınların hormonal sistemi ve yumurtlama düzeniyle yakından ilişkili oluyor. Obezite; insülin direnci, hormonal düzensizlikler ve yumurtlama problemlerine yol açarak üreme sağlığını etkileyebiliyor. Özellikle polikistik over sendromu olan kadınlarda fazla kilo mevcut hormonal ve metabolik sorunları daha belirgin hale getirebiliyor. Bunun tam tersine, çok düşük vücut ağırlığı, ciddi kalori kısıtlaması veya aşırı egzersiz de adetlerin düzensizleşmesine, hatta yumurtlamanın durmasına neden olabiliyor. Yani fertilite açısından yalnızca fazla kilo değil, aşırı düşük kilo da önem taşıyor.</p>

<p>Doğrusu: Amaç kısa sürede çok fazla kilo vermek değil, sağlıklı ve sürdürülebilir bir vücut ağırlığına ulaşmak olmalı. Dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktiviteyle ideal kiloya yaklaşmak hem genel sağlık hem de üreme sağlığında kilit bir rol üstleniyor.</p>

<p></p>

<p>Aşırı alkol tüketmek</p>

<p></p>

<p>Sık ve yüksek miktarda alkol tüketimi kadınlarda üreme sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle yüksek miktarda alkol tüketildiğinde hormonal denge ve yumurtlama düzeninin etkilenebileceğine ilişkin veriler bulunuyor. Bu nedenle hamilelik planlama döneminde de alkol tüketimine dikkat edilmesi önem taşıyor. Ayrıca, kısa sürede yüksek miktarda alkol tüketme alışkanlığının göz ardı edilmemesi gerektiği belirtiliyor.</p>

<p>Doğrusu: Hamilelik planlayan kadınların alkol tüketimini mümkün olduğunca sınırlandırmaları, hamilelik oluştuğunda ise alkol kullanmamaları gerekiyor. Dr. Gamze Karababa, “Güvenli olduğu kanıtlanmış bir alkol miktarı olmadığı için en doğru yaklaşım alkol tüketmemektir” diyor.</p>

<p></p>

<p>Hareketsiz yaşamak ve sağlıksız beslenmek</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üreme sağlığını tek başına artıran mucizevi bir besin veya özel bir “doğurganlık diyeti”  bulunmuyor. Ancak uzun süreli sağlıksız beslenme ve hareketsizlik; kilo artışı, insülin direnci ve metabolik bozukluklar üzerinden hormonal sistem ile yumurtlamayı olumsuz etkileyebiliyor. “Bununla birlikte çok yoğun egzersiz yapmanın da her zaman daha sağlıklı olduğu düşünülmemeli” uyarısında bulunan Dr. Gamze Karababa, yetersiz enerji alımıyla birlikte gerçekleştirilen aşırı fiziksel aktivitenin bazı kadınlarda adet düzensizliklerine ve yumurtlamanın baskılanmasına neden olabildiğini aktarıyor.</p>

<p>Doğrusu: Sebze, meyve, tam tahıllar, kaliteli protein kaynakları ve sağlıklı yağları içeren dengeli bir beslenme modeli tercih edilmeli; aşırı işlenmiş ve yüksek şeker içeren gıdalar sınırlandırılmalı. Düzenli ve sağlık durumuna uygun egzersiz yapmaya, aşırıya kaçmamaya da dikkat etmek gerekiyor.</p>

<p></p>

<p>Düzenli jinekolojik kontrolleri aksatmak</p>

<p></p>

<p>Jinekolojik kontrollerin yalnızca bir sorun ortaya çıktığında yapılması gerektiğini düşünmek önemli bir hata olarak karşımıza çıkıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Gamze Karababa, yumurtlama bozuklukları, endometriozis, rahim ve yumurtalıklarla ilişkili bazı hastalıklar veya üreme sağlığını etkileyebilecek diğer durumların her zaman belirgin yakınmalara yol açmayabileceğini belirterek, “Özellikle adet düzensizliği, uzun süren adet gecikmeleri, şiddetli adet ağrısı, ara kanama, geçirilmiş pelvik enfeksiyonu veya yumurtalık ameliyatı öyküsü gibi durumların göz ardı edilmemesi gerekmektedir. Bu sorunların zamanında değerlendirilmesi, ileride hamilelik planlandığında önem taşıyabilecek durumların daha erken fark edilmesini sağlayabilmektedir” bilgisini veriyor.</p>

<p>Doğrusu: Kadınların jinekolojik kontrollerini aksatmaması, özellikle adet düzeninde ya da mevcut yakınmalarında değişiklik olduğunda hekime başvurması önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/hamilelik-planini-surekli-ertelemeyin</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/9-eylul/hamilelik-planini-surekli-ertelemeyin.jpg" type="image/jpeg" length="40787"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sanal medyada gördüğünüz her egzersizi uygulamayın!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/sanal-medyada-gordugunuz-her-egzersizi-uygulamayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/sanal-medyada-gordugunuz-her-egzersizi-uygulamayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Fizyoterapi Günü kapsamında fizyoterapinin yalnızca sakatlık, hastalık veya ameliyat sonrasında başvurulan bir tedavi yöntemi olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çeken Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Deniz Demirci, fizyoterapinin koruyucu sağlık hizmetlerinde de önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Masa başında çalışma, yoğun telefon kullanımı ve hareketsiz yaşamın boyun, sırt ve bel sorunlarını artık genç yaşlara taşıdığına işaret eden Demirci, “Her egzersiz herkes için uygun değildir. Aynı bölgede ağrı olması, ağrının nedeninin de aynı olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle sanal medyada görülen bir hareketi, sadece başka bir kişiye iyi geldiği için uygulamak doğru olmayabilir.” dedi.</p>

<p>Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Deniz Demirci, Dünya Fizyoterapi Günü dolayısıyla fizyoterapinin koruyucu sağlık hizmetlerinden sağlıklı yaşlanmaya, nörolojik hastalıklardan teknolojik rehabilitasyon uygulamalarına kadar genişleyen rolünü değerlendirdi.</p>

<p></p>

<p>“Fizyoterapiye bir şey olduktan</p>

<p>sonra değil, sorun oluşmadan</p>

<p>önce de ihtiyaç duyabiliriz”</p>

<p></p>

<p>Fizyoterapinin yalnızca hastalık, sakatlık ya da ameliyat sonrasında başvurulan bir yöntem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Deniz Demirci, “Fizyoterapiyi sadece bir hastalık, sakatlık veya ameliyat sonrasında uygulanan bir tedavi olarak düşünmemek gerekiyor. Aslında fizyoterapinin koruyucu sağlık açısından da önemli bir yeri var. Kişinin hareket kapasitesini, kas gücünü, dengesini ve günlük yaşam alışkanlıklarını değerlendirerek ileride ortaya çıkabilecek bazı problemlerin önüne geçebiliriz. Gününün büyük bölümünü masa başında geçiren bir kişinin henüz ciddi bir şikâyeti yokken hareket alışkanlıklarını düzenlemek, uygun egzersizleri öğrenmesini sağlamak önemli bir koruyucu yaklaşım. Yani fizyoterapiye sadece ‘bir şey olduktan sonra’ değil, sorun oluşmadan önce de ihtiyaç duyabiliriz.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Hareketsiz yaşam</p>

<p>kas-iskelet sistemi</p>

<p>sorunlarını artırıyor</p>

<p></p>

<p>Bilgisayar, telefon ve diğer dijital cihazların günlük yaşamın merkezine yerleşmesiyle birlikte hareketsiz geçirilen sürenin arttığını ifade eden Prof. Dr. Deniz Demirci, “Günlük yaşamımızdaki değişiklikler kas-iskelet sistemi problemlerini de oldukça etkiledi. Bilgisayar ve telefon başında uzun süre kalmak, gün içerisinde yeterince hareket etmemek ve aynı pozisyonda uzun süre çalışmak özellikle boyun, sırt ve bel şikâyetlerini artırıyor. Dikkat çekici olan ise bu problemlerin artık sadece ileri yaşlarda karşımıza çıkmaması. Genç yetişkinlerde ve öğrencilerde de boyun, sırt ve bel ağrılarını daha sık görüyoruz. Burada sadece ‘duruşumuz bozuk’ demek yeterli değil. Bence asıl üzerinde durmamız gereken konulardan biri, gün içerisinde ne kadar hareket ettiğimiz.” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>“Her egzersiz herkes</p>

<p>için uygun değildir”</p>

<p></p>

<p>Ağrı yaşayan kişilerin dijital medya platformlarından gördükleri egzersizleri kendi kendilerine uygulamalarının bazı durumlarda sakıncalı olabileceğini dile getiren Prof. Dr. Deniz Demirci, egzersizin kişinin ihtiyacına göre planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>“Egzersiz kesinlikle önemli ve doğru kullanıldığında çok değerli bir tedavi aracıdır.” diyen Demirci, şöyle devam etti:</p>

<p>“Ancak her egzersiz herkes için uygun değildir. Aynı bölgede ağrı olması, ağrının nedeninin de aynı olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle sanal medyada görülen bir hareketi, sadece başka bir kişiye iyi geldiği için uygulamak doğru olmayabilir. Özellikle şiddetli veya giderek artan ağrı, uyuşma, güç kaybı ya da belirgin hareket kısıtlılığı varsa öncelikle bir değerlendirme yapılması gerekir. Kısacası, egzersizi önermiyoruz demek doğru değil; tam tersine egzersizi doğru kişiye, doğru zamanda ve doğru şekilde uygulamak gerekiyor.”</p>

<p></p>

<p>Fizyoterapi yalnızca</p>

<p>ortopedik sorunlarla</p>

<p>sınırlı değil</p>

<p></p>

<p>Fizyoterapi ve rehabilitasyonun çok geniş bir çalışma alanına sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Deniz Demirci, ortopedik sorunların yanı sıra nörolojik hastalıklar, spor yaralanmaları, yaşlılık ve kronik hastalıklarda da fizyoterapinin önemli rol üstlendiğini ifade etti.</p>

<p>Prof. Dr. Demirci, “Fizyoterapi ve rehabilitasyonun çalışma alanı oldukça geniş. Ortopedik problemlerin yanı sıra inme, Parkinson hastalığı, multiple skleroz gibi nörolojik hastalıklarda, spor yaralanmalarında, yaşlılıkta ve çeşitli kronik hastalıklarda önemli bir rol üstleniyoruz. Buradaki amaç sadece ağrıyı azaltmak değil. Kişinin günlük yaşamını mümkün olduğunca bağımsız sürdürebilmesi, hareket edebilmesi ve yaşam kalitesinin korunması da en az ağrının azaltılması kadar önemli.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Sağlıklı yaşlanmanın</p>

<p>anahtarı kas gücü</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ve denge</p>

<p></p>

<p>Yaşın ilerlemesiyle kas gücü ve dengede azalma görülebileceğini ancak bunun kaçınılmaz olarak ciddi hareket kaybına dönüşmek zorunda olmadığını belirten Prof. Dr. Deniz Demirci, “Yaş ilerledikçe kas gücü ve denge azalabiliyor. Fakat bunun mutlaka ciddi bir hareket kaybına dönüşmesi gerekmiyor. Düzenli ve kişiye uygun egzersizle kas gücünü, dengeyi ve hareket kabiliyetini uzun süre korumak mümkün. Özellikle düşmeler yaşlı bireylerde ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Bu nedenle denge, kas gücü ve yürüme kapasitesinin değerlendirilmesi ve gerekli egzersizlerin planlanması önemli. Burada hedefimiz kişinin sadece daha uzun yaşaması değil, mümkün olduğunca uzun süre bağımsız ve aktif kalabilmesi.” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>Robotik rehabilitasyon,</p>

<p>sanal gerçeklik ve yapay zekâ</p>

<p>daha fazla kullanılacak</p>

<p></p>

<p>Teknolojinin fizyoterapi ve rehabilitasyon alanındaki kullanımının giderek yaygınlaştığını ifade eden Prof. Dr. Deniz Demirci, robotik rehabilitasyon, sanal gerçeklik ve yapay zekâ uygulamalarının gelecekte fizyoterapistlere önemli olanaklar sağlayacağını dile getirerek, “Teknolojinin fizyoterapideki kullanımının önümüzdeki dönemde daha da artacağını düşünüyorum. Robotik rehabilitasyon, sanal gerçeklik ve yapay zekâ; hastanın hareketlerinin değerlendirilmesi, gelişiminin takip edilmesi ve egzersizlerin kişiye göre düzenlenmesi konusunda bize önemli imkânlar sağlayabilir.” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>“Teknoloji fizyoterapistin</p>

<p>yerini almayacak”</p>

<p></p>

<p>Teknolojik gelişmelerin mesleğin geleceği açısından önemli olduğunu ancak insan faktörünün fizyoterapinin merkezinde kalmaya devam edeceğini vurgulayan Prof. Dr. Demirci, şöyle konuştu:</p>

<p>“Ama teknolojinin fizyoterapistin yerini alacağını düşünmüyorum. Daha çok fizyoterapistin değerlendirme ve tedavi sürecini destekleyen bir araç olacak. Çünkü hastanın sadece hareketini değil, ihtiyaçlarını, beklentilerini ve günlük yaşamını bir bütün olarak değerlendirmek gerekiyor. Bu noktada insan iletişimi ve klinik deneyim hâlâ çok önemli.”</p>

<p>Gelecekte daha fazla teknoloji kullanılan ve kişiselleştirilmiş tedavilerin öne çıktığı bir fizyoterapi anlayışının gelişeceğini kaydeden Prof. Dr. Deniz Demirci, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Önümüzdeki yıllarda daha fazla teknoloji kullanacağımız, daha kişiye özel tedaviler uygulayacağımız bir fizyoterapi anlayışının gelişeceğini düşünüyorum. Ancak temel değişmeyecek: İnsanı hareket ettirmek ve mümkün olduğunca bağımsız bir yaşam sürmesine yardımcı olmak.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/sanal-medyada-gordugunuz-her-egzersizi-uygulamayin</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/9-eylul/sanal-medyada-gordugunuz-her-egzersizi-uygulamayin.jpg" type="image/jpeg" length="72263"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
