<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Gaziantep İlk Haber</title>
    <link>https://www.gaziantepilkhaber.com</link>
    <description>Gaziantep Haberleri Gaziantep Son Dakika</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 01 Sep 2026 21:38:14 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Adaleti sağlamada kimsenin gözünün yaşına bakma lüksümüz yok’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/adaleti-saglamada-kimsenin-gozunun-yasina-bakma-luksumuz-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/adaleti-saglamada-kimsenin-gozunun-yasina-bakma-luksumuz-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Basın mensuplarıyla bir araya gelen Gaziantep Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Karataş, uyuşturucu ve rüşvet operasyonlarından, Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç’in bıçaklanmasına kadar birçok konuda önemli açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep Adliyesi’ne yönelik uyuşturucu ve rüşvet operasyonlarına ilişkin değerlendirmede bulunan Karataş, “Maalesef istemediğimiz şeyler oluyor. Biz bunları duyduğumuz zaman üzülüyoruz. Arkadaşlarımıza her zaman söylüyorum, “Sizden kanun dışı bir talepte bulunursam, siz de beni ihbar edin” diyorum. Bizler kanunlar çerçevesinde iş yapmak zorundayız. Adaleti sağlama konusunda kimsenin gözünün yaşına bakma lüksümüz yok.”</p>

<p></p>

<p><strong>Melih vekilimizin ifadesini aldıktan </strong></p>

<p><strong>sonra iddianamemiz tamamlanacak</strong></p>

<p></p>

<p>Rüşvet operasyonu ile ilgili sözlerine devam eden Karataş, “Olay tarafımıza intikal ettiği ilk andan itibaren Bakanlığımızı bilgilendirerek soruşturma talebinde bulunduk. Ucunda kim varsa, sonuna kadar gidilmesi konusunda irademizi ortaya koyarak, süreci başlattık. Soruşturma talebine onay çıkmasının ardından ise akabinde operasyon yapıldı.  Babam dahi olsa, rüşvete, yanlışa, yolsuzluğa müsaade etmem. Dosya ne yazık ki içimizi acıtan cinsten ve ağır. Hata ve yanlış yapan kim olursa olsun hesabı sorulacak’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p>Karataş, birden fazla sayıda avukatla ilgili soruşturmanın da devam ettiğinin altını çizdi.</p>

<p></p>

<p><strong>Melih Meriç’in sağlık durumunu </strong></p>

<p><strong>yakından takip ediyoruz</strong></p>

<p><strong> </strong></p>

<p>Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç’in bıçaklanması olayı ile ilgili süregelen soruşturmaya değinen Karataş, “Soruşturma ile ilgili yapılması gereken her şey yapıldı. Rutin bir şekilde soruşturma devam ediyor, Melih Meriç’in sağlık durumu nedeniyle ifadesini alamadık. Olayla ilgili tüm delileri topladık. Hiçbir eksiğimiz yok, Melih vekilimizin ifadesini aldıktan sonra iddianamemiz tamamlanacak. Melih Meriç’in sağlık durumunu da yakından takip ediyoruz’’ şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p><strong>Kendisinin ifadesini aldık ve bu </strong></p>

<p><strong>ifadeyi de kamuoyu ile paylaştık</strong></p>

<p><strong> </strong></p>

<p>Yeni Parti İl Başkanı Erhan Deniz Güngen’in yaptığı açıklamalar nedeniyle ifadeye çağrıldığını söyleyen Karataş, ‘’İl Başkanının yaptığı açıklama doğrultusunda, soruşturma ile ilgili bilgisine başvurmak üzere davet ettik. Kendisinin ifadesini aldık ve bu ifadeyi de kamuoyu ile paylaştık’’ dedi.</p>

<p>Gaziantep Adliyesi’nde süre gelen soruşturmalar hakkında konuşan Karataş, 2018 yılında Gaziantep’te Başsavcı vekili olarak göreve başladığını, ilk bir yıl dostluk ortamını oluşturmak için uğraştıklarını belirtti. ‘’FETÖ Borsası söylemleri, belirli şekillerde adliyede iş yapıldığı yönündeki söylemler, bizleri rahatsız ediyordu. Soruşturma ve yargılama sonucunda tüm bunlar ortaya çıkacak. Dışarıda tüm bunların konuşuluyor olması bizleri de töhmet altında bırakıyordu. Arkadaşlarla sürekli olarak, “Kendinizi, mesleğinizi zan altına bırakacak konular içerisine girmeyin” konusunu konuştuk. Gaziantep ile ilgili göreve başlamam öncesinde bir takım iddialar duyuyordum. Bunlar konuşuluyordu’’ açıklamasını yaptı.</p>

<p></p>

<p><strong>Gaziantep’te kurumlar </strong></p>

<p><strong>arası işbirliği güçlü</strong></p>

<p><strong> </strong></p>

<p>Gaziantep Emniyet ve Jandarma konusunda çok şanslı bir şehir olduğunu kaydeden Karataş, “Emniyet Müdürümüz iş odaklı bir insan. Yeni gelen Jandarma Komutanımız da Halil Paşamızın bıraktığı yerden devam edeceğine inanıyorum’’ ifadelerini kullanırken, Gaziantep’te kurumlar arası işbirliğinin güçlü olduğunu, aylık olarak toplantılar düzenlediklerini vurguladı.</p>

<p></p>

<p><strong>Kentte uyuşturucu </strong></p>

<p><strong>kullanımı çok fazla</strong></p>

<p><strong> </strong></p>

<p>Gaziantep’in, uyuşturucu ile mücadelede en başarılı illerden birisi olduğuna dikkat çeken Karataş, ‘’Keşke bu sorun olmasa, kentte uyuşturucu kullanımı çok fazla. Son dönemlerde yapılan operasyonlarda çok miktarda kokain ele geçirildi. Bu maddenin kullanılıyor olması ayrı bir sorun. Son yaptığımız operasyon, son yılların en kapsamlı operasyonlarından bir tanesi idi, tutuklama oranı da yüksekti. Tutuklamaya sevk edilenlerin tamamına yakını tutuklandı. Başarılı bir operasyon oldu, emniyetteki arkadaşlarımız çok iyi çalıştılar. Geçmişte Gaziantep Başsavcı vekili olarak dönemin en kapsamlı operasyonuna imza atmıştık, ikinci operasyonda yine bizim dönemimize nasip oldu. Uyuşturucu ile mücadele konusunda en başarılı illerin başında geliyoruz” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p><strong>Lojmanda kalmak isteyip de kalamayan </strong></p>

<p><strong>bir tane hakim- savcımız yok</strong></p>

<p><strong> </strong></p>

<p>Gaziantep Adliyesi’nin çalışma ortamının Türkiye’nin en güzel yerlerinden biri olduğunu sözlerine ekleyen Karataş, “Tayin sürecinde birçok telefon aldım. Hepsine de bunları ilettim. Dosya sayılarının en az olduğu illerden bir tanesiyiz. En dost ortamının olduğu adliyelerden bir tanesiyiz. Bir kere barınma sorunumuz kalmadı. 317 adet lojman dairemiz vardı, 320 daire daha aldık. Şu anda lojman sorunumuz yok. Şu anda lojmanda kalmak isteyip de kalamayan bir tane hakim- savcımız yok. 60 kadar lojmanımız boş kalmıştı onları da personelimize açtık. Tayine gidecek tüm arkadaşlarımızın en çok sorduğu soru lojman konusu oluyor. Gaziantep lojman bakımından şanslı illerden bir tanesidir.  Gaziantep’ten ayrılan personeller, Adliyeyi çok aradıklarını söylüyorlar’’ dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>2025 yılında 126 bin </strong></p>

<p><strong>dosya karara bağlandı</strong></p>

<p><strong> </strong></p>

<p>Gaziantep Adliyesi’nde 2025 yılında 126 bin dosyanın karara bağlandığını hatırlatan Karataş, dosya karara bağlama noktasında yüzde 105’lik bir başarıya imza attıklarını, hedeflerinin ise yüzde 120 oranında dosya kapatmak olduğunu, bu noktada da çalışmalara devam edeceklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>Faili meçhulde </strong></p>

<p><strong>3 dosyaya odaklandık</strong></p>

<p><strong> </strong></p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhul dosyalarla ilgili çalışmalarının sorulması üzerine Karataş, Gaziantep’te de faili meçhul olaylar olduğunu, bu olaylarla ilgili çalışmaların sürdüğünü, faili meçhul 3 dosyaya odaklandıklarını ve yakın bir dönemde bu konuda kamuoyunu aydınlatacaklarını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/adaleti-saglamada-kimsenin-gozunun-yasina-bakma-luksumuz-yok</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 19:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/2-eylul/b-a-s-s-a-v-i4-1.jpg" type="image/jpeg" length="90194"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Bakım yükü kadınları tüketiyor!’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/bakim-yuku-kadinlari-tuketiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/bakim-yuku-kadinlari-tuketiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alzheimer gibi uzun süreli bakım gerektiren hastalıklarda yükün çoğu zaman kadınların omuzlarında kaldığını belirten Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, bakım verenlerin, fiziksel yorgunluğun yanı sıra suçluluk, öfke, çaresizlik ve sessiz yas duygusuyla da mücadele ettiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Özellikle hastalığın ilerleyen dönemlerinde 7/24 tetikte olmanın, bakım verenin ruhsal dayanıklılığını zorladığın a dikkat çeken Prof. Dr. Tarlacı, “Alzheimer, kanser gibi net bir savaş değil, aksine her gün biraz daha toprak kaybettiren sessiz bir istiladır.” dedi. Aile bireylerinin bakım sorumluluğunu paylaşması, bakım verene düzenli molalar vermesi ve gerektiğinde profesyonel destek sağlaması gerektiğini hatırlatan Prof. Dr. Tarlacı, gerçek desteğin, ‘kendine iyi bak’ demek değil, bakım verene kendine bakabileceği alanı açmak anlamına geldiğini vurguladı.</p>

<p>Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, Alzheimer Farkındalık Ayı kapsamında, özellikle Alzheimer hastalarına bakım veren kadınların yaşadığı fiziksel ve duygusal tükenmişlik, suçluluk ve öfke duyguları ile bakım yükünün aile içinde paylaşılması ve bakım verene psikolojik destek sağlanmasının önemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p></p>

<p>Bakım yükünün ezici</p>

<p>çoğunluğu kadınların o</p>

<p>muzlarında!</p>

<p></p>

<p>Türkiye'de bakım yükünün ezici çoğunluğunun maalesef kadınların, kız evlatların, gelinlerin omuzlarında olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Erkekler ‘iş güç sahibi’ olarak görülürken, kadınlardan doğuştan gelen bir fedakârlık beklenir. Bu, sadece bireysel bir adaletsizlik değil; aynı zamanda toplumsal bir kördüğümdür.” dedi.</p>

<p>Tüm bu duygusal yükün üzerine bir de ‘kadınsın, sabretmeli, fedakâr olmalısın’ baskısı eklendiğinde, tükenmişliğin kaçınılmaz hale geldiğini aktaran Prof. Dr. Tarlacı, “Çünkü kadın, hem kendi suçluluğuyla hem de toplumun dayattığı ‘mükemmel bakım veren’ rolüyle boğuşur. Oysa bir erkek kardeş ya da eş, bu yükün sadece küçük bir kısmını üstlense, kadının omuzlarındaki dağ bir tepeye dönüşebilir.” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>Kadınlar, hasta bakımının</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>yükünü tek başına taşımak</p>

<p>zorunda değil!</p>

<p></p>

<p>Ülkemizde hasta bakımının, bir kadın meselesi olmaktan çıkarılması gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Tarlacı, “Bir insanın sevdiğine bakması, cinsiyetinden bağımsız, insani bir sorumluluktur. Kadınlar, bu yükü tek başına taşımak zorunda değil. Yardım istemek, paylaşmak, hatta hak talep etmek kadınların en doğal hakkı.” dedi.</p>

<p>Kadınların bu yükü üstlenmesinin sadece toplumsal baskıdan değil, aynı zamanda içlerinden gelen o güçlü doğal anaçlık içgüdüsünden de kaynaklandığına değinen Prof. Dr. Tarlacı, “Bir anne gibi şefkatle, bir kız evlat gibi sorumlulukla, bir eş gibi sadakatle sarılıyorlar. Bu, onların en büyük gücü ama aynı zamanda en kırılgan yanı; çünkü bu duygu o kadar derin ki, sınır koymayı zorlaştırıyor, ‘Daha ne kadar dayanabilirim?’ sorusunu sordurtmuyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Anaçlık, bir tuzağa dönüşebilir!</p>

<p></p>

<p>“Bakım veren kadınların bu yükü üstlenmesinde kuşkusuz o içten gelen anaçlık duygusu çok büyük rol oynar.” diyen Prof. Dr. Sultan Tarlacı, bir annenin çocuğuna duyduğu koşulsuz şefkat gibi, bir kadının anne babasına da aynı koruyucu kollarla sarılabildiğini aktardı.</p>

<p>Ancak bu kutsal duygunun, bir yandan da kadının ‘ben dayanırım, ben bırakamam’ diyerek sınırlarını zorlamasına ve kendi ihtiyaçlarını görmezden gelmesine neden olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarlacı, şunları söyledi:</p>

<p>“İşte bu noktada anaçlık, bir erdem olmaktan çıkıp bir tuzağa dönüşebilir. Bu yüzden kadınların, o içlerindeki ‘her şeyi yapabilirim’ sesini dinlerken, bir yandan da ‘Ne kadar yapabilirim?’ sorusunu sormayı öğrenmeleri gerekir.</p>

<p>Bakım veren kadınlar, içlerindeki anaçlık duygusu nedeniyle profesyonel destek almayı çoğu zaman bir ‘ihanet’ veya ‘yetersizlik’ olarak görürler. ‘Ben anneme/babama bakamıyor muyum?’ diye düşünürler. Oysa profesyonel destek almak, kadının anaçlığını reddetmesi değil, onu daha uzun süre sürdürebilmesi için atılan en akıllıca adımdır. Bir uzmandan yardım almak, ‘ben tükeniyorum, yardıma ihtiyacım var’ demenin cesaretidir; bu, fedakârlıktan vazgeçmek değil, fedakârlığı sürdürülebilir kılmaktır.”</p>

<p></p>

<p>Bakım verenin yorgunluğu</p>

<p>hafife alınmamalı!</p>

<p></p>

<p>Özellikle Alzheimer hastalarına bakım verenlerde tükenmişliğin çok yaygın olduğuna dikkat çeken  Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Alzheimer, kanser gibi net bir savaş değil, aksine her gün biraz daha toprak kaybettiren sessiz bir istiladır.” dedi.</p>

<p>Bakım verenin, sevdiği insanın anılarının, becerilerinin ve sonunda kimliğinin yok oluşuna gözleri açık bir şekilde tanıklık ederken, bir yandan da o kişinin tüm fiziksel ihtiyaçlarını karşılamak zorunda olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Tarlacı, “Bu yük, hastalığın orta evresinde –kişilik değişikliklerinin, gece dolaşmalarının, ajitasyon ve idrar kaçırmanın başladığı dönemde– doruk noktasına ulaşır. Artık hasta etrafındakilerle mantıklı bir bağ kuramaz, bakım veren ise hiç ara vermeden 7/24 tetikte, adeta bir ‘nöbetçi’ gibi yaşamaya başlar. Bakım verenin bu dönemdeki yorgunluğu ‘işte bu kadar’ diye geçiştirilmemeli. Ona ‘Bugün nasılsın?’ diye sorarken gözlerinin içine bakarak sorun, çünkü aldığınız cevap çoğu zaman ‘iyiyim’ yalanı olacaktır; sizin gözlerinizdeki gerçek merak, o yalanın arkasını görmenize yardım eder.” önerisinde bulundu.</p>

<p></p>

<p>Bakım verenin duygularını</p>

<p>onaylamak, çözüm önermekten</p>

<p>çok daha değerli!</p>

<p></p>

<p>Bakım verenin fiziksel yorgunluğunun buzdağının sadece görünen yüzü olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tarlacı, “Asıl kütle, duyguların karanlık ve ağır sularında gizlidir. Suçluluk; ‘keşke daha sabırlı olsaydım’, öfke; ‘Neden sürekli aynı şeyi soruyor?’, çaresizlik; ‘hiçbir şey düzelmiyor’ ve sürekli tetikte olma hali; ‘Acaba şimdi ne yapacak?’. Bu duygular, bakım verenin hasta olduğunun değil; emeğinin, bağlılığının ve sevgisinin doğal ve kaçınılmaz sonuçlarıdır.” dedi.</p>

<p>En önemli ayrımın hastaya değil, hastalığa kızılması olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarlacı, “Kişi bu ayrımı zihnine kazıdığı an, omuzlarındaki suçluluk yükü hafiflemeye başlar. Bakım veren bir başkasına öfkesini, yorgunluğunu anlattığında ‘ama o senin annen/baban’ denmemeli. Bu cümle, onun zaten derinlerde hissettiği suçluluğu daha da alevlendirir. Bunun yerine ‘bu çok zor olmalı, haklısın’ diyerek duygularını onaylamak, çözüm önermekten çok daha değerlidir.” açıklamasını yaptı.</p>

<p></p>

<p>Bir mola, bakım verenin</p>

<p>dayanıklılığını yeniden</p>

<p>toplaması için altın değerinde!</p>

<p></p>

<p>Hastanın sürekli aynı şeyi sorması, gece uyanması veya kişilik değişikliklerinin, bakım verenin ruhuna adeta üç ayrı cepheden saldırdığını dile getiren Prof. Dr. Tarlacı, “Aynı soruyu kırkıncı kez cevaplamak, bakım verenin sözlerinin hiçbir işe yaramadığını hissettirir ve öz-değerini sessizce tırmalar. Gece uyanmaları ise dinlenme penceresini tamamen kapatır; kronik uyku yoksunluğu, depresyonun en sadık dostudur ve bir süre sonra en basit kararları bile almayı imkânsız kılar. En yıkıcı olanı ise kişilik değişiklikleridir. Sevilen o tatlı, anlayışlı insanın yerinde, tanınmayan, bazen şüpheyle hatta düşmanlıkla bakan bir ‘yabancı’ belirir. Bu, adeta her gün küçük küçük bir yas tutmak gibidir.” dedi.</p>

<p>Bakım vereni bu yükün altında ezilirken izlemek yerine ‘bugün sen hastayla ilgilenme, ben alayım’ diyerek birkaç saatlik de olsa bir mola vermesini sağlamanın önemine değinen Prof. Dr. Tarlacı, “O mola, onun dayanıklılığını yeniden toplaması için altın değerindedir. Ayrıca, bakım verenin yaşadığı bu ‘sessiz yas’ı ciddiye alın; onunla hastanın eski günlerine dair güzel anılar konuşun, çünkü bu konuşmalar, bugünün acısına karşı küçük bir sığınak olur.” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Öfke hastaya yöneltilmemeli,</p>

<p>ama bastırılmaya da çalışılmamalı!</p>

<p></p>

<p>Bakım verenin hastaya duyduğu öfke veya zaman zaman sabrını kaybetmesinin, insan olmanın en doğal parçaları olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Bu kesinlikle ‘kötü bir bakım veren’ olmakla eşdeğer değildir.” dedi.</p>

<p>Tam aksine, bu duyguların, ne kadar yoğun bir emek verildiği ve ne kadar tükenildiğinin haykırışı olduğuna işaret eden Prof. Dr. Tarlacı, şöyle devam etti:</p>

<p>“Bu anlarda yapılması gereken en önemli şey, odadan çıkmaktır. Hasta güvenli bir yere bırakılmalı, yüze soğuk su çarpılmalı, derin nefes alınmalı ve ‘bu hastalık, bu an, bu öfke, ben değilim’ diye tekrarlanmalı. Öfke asla hastaya yöneltilmemeli, ama bastırılmaya çalışılmamalı da. O öfke, güvenilen birine, bir arkadaşa veya bir destek grubuna kelimelere dökülmeli.</p>

<p>Bakım veren size ‘ona bağırdım, çok pişmanım’ dediğinde, onu yargılamayın. Ona ‘zor bir andı, geçti, sen hala iyi bir evlatsın/eşsin senin de sorunların, devam eden hayatın var’ deyin. Onun kendini affetmesine yardımcı olun; çünkü o zaten kendini en ağır şekilde yargılamıştır. Sizin anlayışınız, onun yarasına merhem olur.”</p>

<p></p>

<p>Profesyonel destek bir lüks</p>

<p>değil, bir cankurtaran halatıdır!</p>

<p></p>

<p>Bakım verenin kendisinde uyku bozukluğu, sürekli kaygı, sosyal hayattan uzaklaşma veya hiçbir şeyden keyif alamama gibi belirtilerin, psikolojik sağlığın kırmızı alarm zilleri olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Eğer bu belirtiler 2 haftadan uzun sürüyorsa, sabahları yataktan kalkmak için hiçbir neden bulunamıyorsa, eskiden keyif alınan hiçbir şey artık iyi gelmiyorsa ve sürekli bir ‘çökme’ hissi yaşanıyorsa, profesyonel destek bir lüks değil, bir cankurtaran halatıdır.” dedi.</p>

<p>‘Keşke olmasaydı’ veya ‘ben bu hayatı kaldıramıyorum’ gibi düşüncelerin baş göstermesi durumunda vakit kaybetmeden bir psikiyatrist veya psikologdan randevu alınmasını öneren Prof. Dr. Tarlacı, “Bu, teslim olunduğu değil; bilakis savaşmak için güç toplamaya gidildiği anlamına gelir.</p>

<p>Bakım verenin psikolojik desteğe ihtiyacı olduğu fark edildiğinde, ‘sen psikoloğa git’ demek yerine, onunla birlikte bir randevu alınabilir veya ilk randevuya onunla gitmek teklif edilebilir. O, bu adımı atmaktan çekiniyor olabilir; bir yakınının yanında durması, o kapıdan girmesini çok daha kolaylaştırır. Ayrıca, bu durum bir ‘başarısızlık’ gibi değil, doğal bir süreç olarak kabul edilmeli.”</p>

<p></p>

<p>Gerçek destek, bakım verene</p>

<p>kendine bakması için alan açmaktır!</p>

<p></p>

<p>‘Sen de kendine bakmalısın’ demenin kolay olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “En hayati ve zor soru, ‘Peki bunu gerçek hayatta mümkün kılmak için ailelerin nasıl bir destek sistemi oluşturması gerekir?’ sorusu.” dedi.</p>

<p>Bunu gerçek kılmak için ailenin sadece sözde değil, eylemde bir sistem kurmasının şart olduğunun altını çizen Prof. Dr. Tarlacı sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Vardiya sistemi: Bakımı ‘tek kişilik bir kahramanlık gösterisine’ dönüştürmeyin. Haftanın belirli günlerini diğer kardeşler veya yakınlar üstlensin; uzaktakiler ise maddi olarak profesyonel bir gece bakıcısına destek olabilir.</p>

<p>Kutsal mola günü: Haftada en az bir tam günü, profesyonel bir sağlık çalışanı veya gündüz bakım merkezi devralsın. O gün kesinlikle bakım verenindir; o gün yatabilir, dışarı çıkabilir veya hiçbir şey yapmayabilir. Bu mola, onun uzun yoldaki benzin istasyonudur.</p>

<p>Düzenli aile toplantıları: Aile içinde ayda bir kez, sadece hastanın değil, bakım verenin ruh halinin de konuşulduğu bir toplantı yapın. Herkesin katılımını zorunlu kılın ve masaya ‘Bu ay seni en çok ne yordu?’ sorusunu koyun.</p>

<p>Siz, bakım verene ‘kendine iyi bak’ demekle yetinmeyin; ona zaman hediye edin. ‘Cumartesi sabah ben geliyorum, sen kahvaltıya çık’ gibi net bir teklifle gelin. Veya ‘bu ayın gece bakım ücretini ben karşılıyorum’ deyin. Unutmayın, bakım veren sizden yardım istemekte zorlanır; çünkü o, her şeyi kendi başarmaya şartlanmıştır. Sizin yapacağınız en büyük iyilik, sormadan ve bekletmeden devreye girmektir. Oksijen maskesini önce kendine takması gerektiğini ona hatırlatmak değil; maskeyi takması için ona alan açmak, işte gerçek destek budur.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/bakim-yuku-kadinlari-tuketiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/2-eylul/emanete-sahip-cikmak-boynumuzun-borcu.jpg" type="image/jpeg" length="15182"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Emanete sahip çıkmak boynumuzun borcu’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/emanete-sahip-cikmak-boynumuzun-borcu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/emanete-sahip-cikmak-boynumuzun-borcu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Gaziantep İl Başkanlığı, MHP Genel Merkezi tarafından ilan edilen kongre takvimi doğrultusunda il kongresi için geri sayıma geçti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MHP Genel Merkezi’nin "Kardeşlik Kalbimizde, Gelecek Aklımızda" vizyonuyla yürütülen süreç kapsamındaki Gaziantep İl Kongresi, 20 Eylül Pazar günü ‘20 Eylül’de 25 Aralık Ruhu ile Buluşuyoruz’ parolasıyla gerçekleştirilecek.</p>

<p></p>

<p>“Gazi şehrin ecdadı ile ülkücü şehitler, aynı milli ruhtur”</p>

<p></p>

<p>20 Eylül Pazar günü gerçekleştirilecek 15. Olağan Gaziantep İl  Kongresi’nde Gaziantep’in düşman işgaline karşı verdiği 25 Aralık destanı ile Milliyetçi-Ülkücü hareketin şehitler mirasını aynı çizgide buluşturduklarının altını çizen Milliyetçi Hareket Partisi Gaziantep İl Başkanı Mehmet Sait Kılıç, "Ecdadın 25 Aralık'taki sarsılmaz duruşu ile ülkücü şehitlerimizin mukaddes emaneti, bugün yolumuzu aydınlatan en büyük meşaledir" dedi.</p>

<p>Gaziantep’in kurtuluş mücadelesi ile Milliyetçi-Ülkücü hareketin tarihsel bağını vurgulayan İl Başkanı Mehmet Sait Kılıç, “Gazi şehrimiz, 6 bin 317 şehidinin kanıyla yazdığı 25 Aralık destanıyla vatan savunmasının ne demek olduğunu tüm dünyaya göstermiştir. Şahin Beylerin, Şehİt Kamilleri, Karayılanların, Özdemir Beylerin düşman işgaline karşı koyduğu o ecdad duruşu neyse; yakın tarihimizde bayrak, ezan ve devletin bekası uğruna gözünü kırpmadan şehadete yürüyen Ülkücü şehitlerimizin sergilediği fedakarlık da aynı kutlu ruhun tecellisidir. 25 Aralık’ta Antep savunmasını gazi kılan irade ile Ülkücü hareketin bedel ödeyerek koruduğu mukaddes değerler aynı şuurun eseridir” dedi.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çizdiği ilkeler doğrultusunda hareket ettiklerinin altını çizen Milliyetçi Hareket Partisi Gaziantep İl Başkanı Mehmet Sait Kılıç, “Genel Merkezimizin 'Kardeşlik Kalbimizde, Gelecek Aklımızda' anlayışıyla çizdiği istikamet, bizlere hem 25 Aralık kahramanlarının hem de Ülkücü şehitlerimizin aziz hatırasına sahip çıkma sorumluluğunu yüklemektedir. 20 Eylül Pazar günü gerçekleştireceğimiz il kongremiz, bu iki büyük mirasa olan sadakatimizin ve geleceğe olan kararlılığımızın nikahlandığı tarihi bir gün olacaktır. Şehitlerimizin emaneti olan mukaddes davamızı Gaziantep’te daha yukarı taşımak ve lekesiz bir iradeyle geleceğe yürümek boynumuzun borcudur” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Kongre hazırlıkları tamamlandı</p>

<p></p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi  Gaziantep Teşkilatı’nda ilçe kongrelerinin tamamlanmasıyla birlikte gözler büyük il kongresine çevrildi  MHP Gaziantep İl Başkanlığı, genel merkez onayının ardından il kongresi hazırlıklarının eksiksiz şekilde tamamlandığını duyurdu.</p>

<p>Parti resmi kanallarından yapılan açıklamaya göre kongre, 20 Eylül Pazar günü Şehitkamil Kültür ve Kongre Merkezi'nde (ŞKM) organize edilecek. Delegelerin ve katılımcıların ağırlanacağı kongre, sabah saat 10.00 itibarıyla kapılarını açacak ve 17.00'ye kadar devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/emanete-sahip-cikmak-boynumuzun-borcu</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/2-eylul/emanete-sahip-cikmak-boynumuzun-borcu1.jpg" type="image/jpeg" length="10423"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Herkes satranç oyuncusu olamaz’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/herkes-satranc-oyuncusu-olamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/herkes-satranc-oyuncusu-olamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep, uluslararası bir spor organizasyonuna daha ev sahipliği yapıyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Gaziantep Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Türkiye Satranç Federasyonu iş birliğinde düzenlenen 1’inci Gazi Open Uluslararası Açık Satranç Turnuvası, düzenlenen açılış töreniyle başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>31 Ağustos-6 Eylül 2026 tarihleri arasında Gaziantep Kamil Ocak Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştirilecek turnuva, Türkiye’nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden yüzlerce satranç sporcusunu kentte bir araya getirdi.</p>

<p>Gaziantep’in uluslararası spor organizasyonlarındaki marka değerini yükseltmesi ve kenti dünya satranç camiasının önemli buluşma noktalarından biri haline getirmesi hedeflenen turnuvaya 23 farklı ülkeden yaklaşık 700 sporcu başvurdu.</p>

<p></p>

<p>23 ülkeden yaklaşık 700</p>

<p>sporcu Gaziantep’te</p>

<p></p>

<p>Gazi Open Uluslararası Açık Satranç Turnuvası, uluslararası katılımıyla dikkat çekiyor. Farklı ülkelerden kente gelen usta satranç sporcularının yanı sıra genç yetenekler ve çeşitli yaş gruplarından sporcular da turnuvada mücadele ediyor.</p>

<p>Türkiye’nin satranç alanındaki önemli organizasyonlarından biri olması hedeflenen turnuva, aynı zamanda Gaziantep’in spor turizmi açısından da uluslararası görünürlüğüne katkı sağlamayı amaçlıyor.</p>

<p>Bir hafta boyunca devam edecek organizasyonda sporcular, farklı kategorilerde rakipleriyle karşı karşıya gelecek.</p>

<p></p>

<p>Şampiyonluk için hamleler yapılacak</p>

<p></p>

<p>Dört farklı kategoride düzenlenen Gazi Open’da, satranç sporunun farklı yaş ve seviyelerindeki temsilcileri aynı organizasyonda buluşuyor.</p>

<p>Turnuvada deneyimli sporcular ile genç yeteneklerin aynı platformda mücadele etmesi, organizasyonun sportif açıdan dikkat çeken özellikleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Satranç tahtasında yapılacak her hamlenin büyük önem taşıdığı turnuvada sporcular, rakiplerinin hamlelerini önceden tahmin ederek stratejilerini geliştirmeye çalışacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Dereceye girenlere 1,5 milyon TL ödül</p>

<p></p>

<p>Gazi Open Uluslararası Açık Satranç Turnuvası, yüksek ödül havuzuyla da öne çıkıyor.</p>

<p>Turnuvada dereceye girecek sporculara toplam 1 milyon 500 bin TL nakit ödül dağıtılacak. Bu ödül havuzuyla organizasyon, Türkiye’de düzenlenen önemli ödüllü uluslararası açık satranç turnuvaları arasında yer alıyor.</p>

<p>Sporcular, turnuvada yalnızca sportif başarı elde etmek için değil, aynı zamanda önemli bir ödülün sahibi olabilmek için de mücadele edecek.</p>

<p></p>

<p>Fatma Şahin: “Satranç insan</p>

<p>zihninin jimnastik salonudur”</p>

<p></p>

<p>Turnuvanın açılış töreninde konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, organizasyonun Gaziantep açısından önemine dikkat çekti.</p>

<p>Kamil Ocak Kapalı Spor Salonu’nda önemli bir turnuvanın açılışını gerçekleştirdiklerini belirten Şahin, satrancın insan zihninin gelişimine katkı sağlayan özel bir spor olduğunu ifade etti.</p>

<p>Şahin, satrancın yalnızca iki kişinin karşılıklı hamle yaptığı bir oyun olmadığını belirterek, sporcuların kendi hamlelerini düşünürken aynı zamanda rakiplerinin olası hamlelerini de hesaplamak zorunda olduklarını söyledi.</p>

<p></p>

<p>“Satranç bir akıl oyunu”</p>

<p></p>

<p>Satranç sporunun zihinsel gelişim açısından önemine vurgu yapan Şahin, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“Satranç çok önemli bir spordur. Satranç insan zihninin jimnastik salonudur. Bugün açılışını yaptıktan sonra yarışmacılarımızın kozlarını paylaşacağı bu özel oyun, zihin geliştirme özelliğine sahip. Her bir yarışmacımız bu satranç oyunu sayesinde beyin jimnastiği yapıyor.”</p>

<p>Satrançta başarı elde edebilmek için yalnızca kendi hamlesini düşünmenin yeterli olmadığını belirten Şahin, rakibin yapabileceği hamlelerin de önceden hesaplanması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Şahin, “Satranç bir akıl oyunu. Oyun sırasında yarışmacı kendi hamlesini yapmasının yanı sıra rakibin olası hamlelerini de gözden geçirmesi gerekiyor. Dolayısıyla bu işin ne kadar zor olduğu ortada” dedi.</p>

<p>Turnuvaya katılan sporcuların sahip olduğu zihinsel becerilere de değinen Fatma Şahin, satranç oyuncularının özgüven, hafıza, tahmin ve karar verme yeteneklerinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Şahin, “Sizde özgüven, ilham, ilim, karar verme becerisi var. Bugün bu masaya oturmak kolay iş değil. Herkes satranç oyuncusu olamaz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Şahin’in açıklamaları, turnuvaya katılan sporculara başarı dilekleriyle devam etti.</p>

<p></p>

<p>Bozgeyik: “Gaziantep birçok</p>

<p>organizasyona ev sahipliği yapıyor”</p>

<p></p>

<p>AK Parti Gaziantep Milletvekili Bünyamin Bozgeyik de açılış töreninde yaptığı konuşmada satranç sporunun önemine değindi.</p>

<p>Gaziantep’in son dönemde çok sayıda ulusal ve uluslararası organizasyona ev sahipliği yaptığını belirten Bozgeyik, Gazi Open Uluslararası Açık Satranç Turnuvası’nın kent açısından ayrı bir anlam taşıdığını söyledi.</p>

<p>Bozgeyik, “Gaziantep, birçok organizasyona ev sahipliği yapıyor. Bizler için bu turnuva bu organizasyonlar arasından büyük anlam ve önem taşıyor” dedi.</p>

<p>Turnuvada mücadele edecek sporculara başarı dileklerini ileten Bozgeyik, organizasyonun başarılı geçmesini temenni etti.</p>

<p></p>

<p>Gençlik ve Spor İl</p>

<p>Müdürlüğü’nden</p>

<p>organizasyon mesajı</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Gençlik ve Spor İl Müdürü Numan Nafiz Şahin de kentin böylesine büyük bir organizasyona ev sahipliği yapmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p>Uluslararası nitelikteki turnuvanın Gaziantep’te gerçekleştirilmesinin kent açısından önemli olduğunu belirten Şahin, organizasyonda yer alan tüm sporculara başarılar diledi.</p>

<p>Turnuvanın Gaziantep’in spor alanındaki tanıtımına katkı sunması ve kentin farklı branşlarda uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapma kapasitesini ortaya koyması bekleniyor.</p>

<p></p>

<p>Açılış hamlesi Fatma Şahin’den</p>

<p></p>

<p>Konuşmaların ardından turnuvanın resmi açılışı gerçekleştirildi.</p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve beraberindeki protokol üyeleri, satranç tahtasının başına geçerek günün ilk açılış hamlesini yaptı.</p>

<p>Açılış hamlesinin ardından 1’inci Gazi Open Uluslararası Açık Satranç Turnuvası resmen başladı.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep satrançta uluslararası</p>

<p>merkez olma yolunda</p>

<p></p>

<p>Bir hafta boyunca Kamil Ocak Kapalı Spor Salonu’nda devam edecek turnuvanın, Gaziantep’in uluslararası spor organizasyonlarındaki konumunu güçlendirmesi hedefleniyor.</p>

<p>23 ülkeden yaklaşık 700 sporcunun başvuru gerçekleştirdiği organizasyon, farklı ülkelerden sporcuları ve satranç camiasının temsilcilerini Gaziantep’te buluşturması bakımından da önem taşıyor.</p>

<p>Kentte düzenlenen uluslararası spor organizasyonlarının çeşitlendirilmesiyle birlikte Gaziantep’in yalnızca kültür, gastronomi ve sanayi alanlarında değil, spor alanında da uluslararası marka değerinin artırılması amaçlanıyor.</p>

<p>Gazi Open’ın gelecek yıllarda da düzenlenerek geleneksel hale getirilmesi ve daha fazla ülkeden sporcunun Gaziantep’e çekilmesi hedefleniyor.</p>

<p></p>

<p>Turnuvanın sonunda</p>

<p>ödüller sahiplerini bulacak</p>

<p></p>

<p>31 Ağustos’ta başlayan turnuva, 6 Eylül’de sona erecek. Bir hafta boyunca gerçekleştirilecek karşılaşmaların ardından kategorilerinde dereceye giren sporcular belirlenecek.</p>

<p>Başarılı sporcular, toplam 1,5 milyon TL’lik nakit ödül havuzundan pay almaya hak kazanacak.</p>

<p>Böylece Gazi Open, hem uluslararası katılımı hem de yüksek ödül havuzuyla Gaziantep’in ev sahipliği yaptığı dikkat çekici spor organizasyonlarından biri olacak.</p>

<p></p>

<p>Günün anısına hatıra fotoğrafı</p>

<p></p>

<p>Açılış programı, protokol üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.</p>

<p>Başkan Fatma Şahin ve protokol üyeleri, 1’inci Gazi Open Uluslararası Açık Satranç Turnuvası’nın açılış gününü ölümsüzleştirmek amacıyla fotoğraf çektirdi.</p>

<p>Gaziantep’te 6 Eylül’e kadar devam edecek turnuvada sporcular, şampiyonluk ve ödül için stratejik hamlelerini yapmaya devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/herkes-satranc-oyuncusu-olamaz</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/2-eylul/gaziantepte-1inci-gazi-open-uluslararasi-acik-satranc-turnuvasinin-acilisi-yapildi-4.jpeg" type="image/jpeg" length="73973"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Yapay zekâ mühendisliği dönüştürüyor!’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/yapay-zeka-muhendisligi-donusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/yapay-zeka-muhendisligi-donusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YKS ek yerleştirme dönemi, adaylara üniversite yolculuğunda ikinci bir fırsat sunarken, teknoloji alanındaki bölümler gençlere yalnızca bugünün değil, önümüzdeki yılların iş dünyasına açılan geniş bir kariyer kapısı aralıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bilgisayar mühendisliğinin yapay zekâ çağında da stratejik mesleklerden biri olmaya devam edeceğini belirten Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Burhan Pektaş, “Yapay zekâ bilgisayar mühendisliğinin geleceğini tehdit etmekten çok, mesleğin sınırlarını yeniden çiziyor.” dedi.</p>

<p>Üniversite yerleştirmelerinin ardından boş kalan kontenjanlar için başlayacak ek yerleştirme süreci, ilk tercihlerinde istediği sonucu alamayan adaylara yeni bir fırsat sunuyor.</p>

<p>Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Burhan Pektaş, yapay zekâ çağında bilgisayar mühendisliğinin geleceğini ve mezunları bekleyen yeni kariyer alanlarını değerlendirdi.</p>

<p></p>

<p>Yapay zekâ çağında iyi</p>

<p>yetişmiş mühendis</p>

<p>daha da değerli olacak</p>

<p></p>

<p>Yapay zekânın sağlık, finans, savunma sanayisi, eğitim ve üretim başta olmak üzere hemen her sektörü dönüştürdüğü bir dönemde bilgisayar mühendisliğinin, geleceğin en güçlü ve stratejik meslekleri arasındaki yerini koruduğunu kaydeden Prof. Dr. Burhan Pektaş, “Uzmanlara göre yapay zekânın kod yazma yeteneğinin gelişmesi, bilgisayar mühendislerine olan ihtiyacı azaltmak yerine iyi yetişmiş, yapay zekâyı doğru kullanabilen ve problem çözme becerisi güçlü mühendislerin değerini daha da artıracak.” dedi.</p>

<p></p>

<p>“Yapay zekâ mühendisin</p>

<p>yerini değil, çalışma</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>biçimini değiştirecek”</p>

<p></p>

<p>Yapay zekâ sistemlerinin giderek daha fazla kod yazabilmesinin, bilgisayar mühendislerine olan ihtiyacın azalacağı yönündeki tartışmaları beraberinde getirdiğine işaret eden Prof. Dr. Pektaş, “Ancak bilgisayar mühendisliğinin yalnızca kod yazmaktan ibaret olmadığına dikkat çekmek gerekiyor. Bir problemi doğru tanımlamak, uygun algoritmayı ve mimariyi tasarlamak, güvenli ve ölçeklenebilir sistemler geliştirmek, yapay zekâ tarafından üretilen kodun doğruluğunu ve güvenliğini değerlendirmek hâlâ güçlü bir mühendislik bilgisi gerektiriyor. Bu nedenle gelecekte öne çıkacak mühendis profili, yapay zekâ ile rekabet eden değil, yapay zekâyı bir mühendislik aracına dönüştürebilen mühendis olacak. Kodlama bilen ancak bunun yanında matematiksel düşünme, algoritma geliştirme, sistem tasarımı ve problem çözme becerilerine sahip mezunların iş dünyasında önemli bir avantaj elde etmesi bekleniyor.” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Kariyer seçenekleri</p>

<p>yazılımla sınırlı değil</p>

<p></p>

<p>Bilgisayar mühendisliği mezunlarının bugün yalnızca yazılım geliştirme alanında değil, çok geniş bir sektörel yelpazede kariyer fırsatlarına sahip olduğunu anlatan Prof. Dr. Pektaş, “Siber güvenlik, yapay zekâ ve makine öğrenmesi, veri bilimi, bulut bilişim, büyük veri, robotik, nesnelerin interneti ve oyun teknolojileri bu alanların başında geliyor. Bunun yanında savunma sanayisi, finans ve fintek, sağlık teknolojileri, otomotiv, telekomünikasyon ve e-ticaret gibi sektörlerde de bilgisayar mühendislerine yönelik ihtiyaç giderek artıyor. Özellikle yapay zekânın farklı sektörlerde kullanılmasıyla birlikte yapay zekâ mühendisliği, veri mühendisliği, siber güvenlik ve otonom sistemler gibi uzmanlık alanlarının önümüzdeki yıllarda daha fazla önem kazanması bekleniyor.” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>Dört yıl sonra nasıl bir</p>

<p>iş piyasası olacak?</p>

<p></p>

<p>Bugün bilgisayar mühendisliğine başlayan bir öğrencinin mezuniyetine kadar yapay zekâ ve otomasyonun iş yapış biçimlerini önemli ölçüde değiştirmesi beklendiğini söyleyen Prof. Dr. Pektaş, “Ancak bu değişimin yeni iş alanlarını da beraberinde getireceği öngörülüyor. Özellikle yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesi ve yönetilmesi, veri analitiği, siber güvenlik, bulut ve uç bilişim, robotik ve otonom sistemler, yapay zekâ destekli yazılım geliştirme ve yapay zekâ güvenliği gibi alanların öne çıkması bekleniyor. Dolayısıyla geleceğin bilgisayar mühendisi yalnızca ‘kod yazan kişi’ olmayacak; problemi tanımlayan, teknolojiyi seçen, yapay zekâ sistemlerini yöneten, sonuçları değerlendiren ve teknolojinin güvenli, etik ve verimli biçimde kullanılmasını sağlayan bir uzman olacak. Yapay zekâ bilgisayar mühendisliğinin geleceğini tehdit etmekten çok, mesleğin sınırlarını yeniden çiziyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/yapay-zeka-muhendisligi-donusturuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/2-eylul/yapay-zeka-muhendisligi-donusturuyor.jpg" type="image/jpeg" length="39998"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çocuğunuzun başarısızlığının nedeni göz tembelliği olabilir!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/cocugunuzun-basarisizliginin-nedeni-goz-tembelligi-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/cocugunuzun-basarisizliginin-nedeni-goz-tembelligi-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni eğitim-öğretim yılı başlarken çocukların fiziksel ve zihinsel hazırlıkları kadar göz sağlığı da büyük önem taşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Göz Hastanesi hekimlerinden Op. Dr. Mehmet Bülent Doğu, okul öncesi dönemde yapılacak detaylı bir göz muayenesinin çocukların hem akademik başarısını hem de sosyal gelişimini doğrudan etkilediğine dikkat çekiyor.</p>

<p></p>

<p>“Tahtayı Göremeyen Çocuk Odaklanamaz”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Birçok ebeveynin çocuklardaki ders isteksizliğini veya odaklanma sorununu yanlış değerlendirdiğini belirten Op. Dr. Mehmet Bülent Doğu, şu uyarılarda bulunuyor: "Sınıfta tahtayı net göremeyen, okurken satır kaçıran ya da baş ağrısı çeken bir çocuğun derse odaklanması beklenemez. Okul çağındaki çocuklarda sıkça rastladığımız miyopi, hipermetropi, astigmatizma gibi kırma kusurları ile göz tembelliği (ambliyopi) zamanında fark edilmezse; çocuğun özgüvenini zedeler ve öğrenme sürecini olumsuz etkiler. Çoğu zaman 'öğrenme güçlüğü' sanılan durumların arkasından tedavi edilebilir bir göz kusuru çıkmaktadır."</p>

<p></p>

<p>Bu Belirtilere Dikkat!</p>

<p></p>

<p>Op. Dr. Doğu, ebeveynlerin çocuklarında gözlemlemesi gereken kritik işaretleri şöyle sıralıyor:</p>

<p>-Televizyonu çok yakından izleme veya kitapları yüze yakın tutma</p>

<p>-Gözleri sık sık ovalama, kısarak bakma veya tek gözü kapatma</p>

<p>-Baş ağrısı, göz yorgunluğu ve çabuk yorulma</p>

<p>-Sık sık düşme veya nesnelere çarpma gibi denge sorunları</p>

<p></p>

<p>İlk Muayene İçin Okul</p>

<p>Çağını Beklemeyin</p>

<p></p>

<p>Göz sağlığı takibinin doğumdan itibaren başlaması gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Doğu; ilk 6 ay içinde yapılan muayenenin doğumsal katarakt ve glokom gibi kritik hastalıkların erken teşhisi için vital önem taşıdığını ifade ediyor. 2-3 yaş kontrolünün ardından, 5-6 yaş yani okul öncesi dönemin mutlaka değerlendirilmesi gereken en kritik eşik olduğunun altını çiziyor.</p>

<p>Kapsamlı bir çocuk göz muayenesinde görme keskinliği, şaşılık, renk körlüğü ve gerekli hallerde göz içi basıncı ölçümlerinin titizlikle yapıldığını belirten Op. Dr. Doğu, erken teşhis edilen göz tembelliğinin uygun gözlük kullanımı veya kapama tedavileriyle tamamen kontrol altına alınabildiğini hatırlatıyor. Sağlıklı bir gelecek ve kesintisiz bir okul başarısı için tüm ebeveynleri, ziller çalmadan önce çocuklarını uzman bir göz hekimine götürmeye davet ediyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/cocugunuzun-basarisizliginin-nedeni-goz-tembelligi-olabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/2-eylul/cocugunuzun-basarisizliginin-nedeni-goz-tembelligi-olabilir.jpg" type="image/jpeg" length="10980"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üç hastaya canlı vericili böbrek nakli!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/uc-hastaya-canli-vericili-bobrek-nakli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/uc-hastaya-canli-vericili-bobrek-nakli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Şehir Hastanesi Organ Nakli Merkezi’nde kronik böbrek yetmezliği nedeniyle diyaliz tedavisi gören 3 hastaya, annelerinin böbreklerini bağışlamasıyla canlı vericili böbrek nakli gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Başarılı operasyonların ardından üç hasta için diyalize bağımlı yaşamdan kurtulma ve daha sağlıklı bir yaşam sürme yolunda önemli bir adım atıldı.</p>

<p>Organ nakli alanındaki çalışmalarını sürdüren Gaziantep Şehir Hastanesi, canlı vericili böbrek nakilleriyle bölgedeki hastalara umut olmaya devam ediyor. Farklı yaş gruplarındaki üç hastaya gerçekleştirilen nakillerde, anneler çocuklarına böbreklerini bağışlayarak onların yeniden sağlıklı bir yaşam sürmelerine imkan sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Üç annenin fedakarlığı</p>

<p>çocuklarına umut oldu</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Şehir Hastanesi Organ Nakli Merkezi’nde gerçekleştirilen üç ayrı böbrek naklinin ortak noktası ise vericilerin hastaların anneleri olması oldu.</p>

<p>Kronik böbrek yetmezliği nedeniyle uzun süredir takip edilen ve hastalıklarının ilerlemesiyle diyaliz tedavisine başlayan üç hasta için canlı vericili böbrek nakli planlandı. Yapılan tetkik ve değerlendirmelerin ardından hastaların annelerinin uygun verici olmalarıyla nakil süreci başlatıldı.</p>

<p>Annelerin böbreklerini çocuklarına bağışlamasıyla gerçekleştirilen operasyonlar, hastaların diyalizden bağımsız bir yaşama kavuşabilmeleri açısından önemli bir dönüm noktası oldu.</p>

<p></p>

<p>41 yaşındaki Cafer Sakar</p>

<p>diyalize dört ay önce</p>

<p>başlamıştı</p>

<p></p>

<p>Nakil gerçekleştirilen hastalardan 41 yaşındaki Cafer Sakar, uzun yıllardır kronik böbrek hastalığı nedeniyle takip ediliyordu.</p>

<p>2003 yılından bu yana kronik böbrek hastalığı bulunan Sakar’ın sağlık durumuna hipertansiyon ve koroner arter hastalığı da eşlik ediyordu. Hastalığının ilerlemesi üzerine yaklaşık dört ay önce diyaliz tedavisine başlayan Sakar için nakil süreci gündeme geldi.</p>

<p>Gaziantep Şehir Hastanesi Organ Nakli Merkezi’nde yapılan değerlendirmelerin ardından gerekli hazırlıklar tamamlandı. Sakar’ın 65 yaşındaki annesi Zeynep Sakar ise oğluna böbreğini bağışlama kararı aldı.</p>

<p>Yapılan tetkiklerin ardından uygun verici olduğu belirlenen Zeynep Sakar’ın böbreği, gerçekleştirilen operasyonla oğlu Cafer Sakar’a nakledildi.</p>

<p></p>

<p>26 yaşındaki Rami Halil’e</p>

<p>annesinden böbrek</p>

<p></p>

<p>Canlı vericili böbrek nakli yapılan bir diğer hasta 26 yaşındaki Rami Halil oldu.</p>

<p>Yaklaşık beş yıldır kronik böbrek yetmezliği ve hipertansiyon nedeniyle takip edilen Halil, hastalığının ilerlemesiyle birlikte son beş aydır diyaliz tedavisi görüyordu.</p>

<p>Diyaliz tedavisinin yanı sıra nakil seçeneği için Gaziantep Şehir Hastanesi Organ Nakli Merkezi’ne başvuran Halil’in gerekli tetkikleri gerçekleştirildi. Yapılan değerlendirmelerin ardından canlı vericili böbrek nakli için hazırlıklara başlandı.</p>

<p>Halil’in 61 yaşındaki annesi Leyla El Hardan, oğlunun sağlığına kavuşması için böbreğini bağışladı. Nakil için yapılan değerlendirmelerde uygun verici olduğu belirlenen El Hardan’ın böbreği, başarılı operasyonla oğluna nakledildi.</p>

<p></p>

<p>20 yaşındaki Abdurrahman</p>

<p>Muhammed yeniden</p>

<p>sağlıklı yaşama hazırlanıyor</p>

<p></p>

<p>Üçüncü böbrek nakli ise 20 yaşındaki Abdurrahman Muhammed’e gerçekleştirildi.</p>

<p>Yaklaşık bir yıldır kronik böbrek yetmezliği ve hipertansiyon nedeniyle takip edilen Muhammed’in hastalığının ilerlemesi üzerine diyaliz tedavisine ihtiyaç duyuldu.</p>

<p>Hastalığın ilerlemesi ve diyaliz ihtiyacının ortaya çıkmasının ardından nakil seçeneği değerlendirilen Muhammed için Gaziantep Şehir Hastanesi Organ Nakli Merkezi’nde gerekli tetkikler yapıldı.</p>

<p>Nakil hazırlıklarının tamamlanmasının ardından 49 yaşındaki annesi Şemsi Abdurrahman, oğluna böbreğini bağışladı. Yapılan değerlendirmelerin ardından gerçekleştirilen operasyonla annenin böbreği oğluna nakledildi.</p>

<p></p>

<p>Nakiller multidisipliner ekibin</p>

<p>çalışmasıyla gerçekleştirildi</p>

<p></p>

<p>Üç canlı vericili böbrek nakli, Gaziantep Şehir Hastanesi Organ Nakli Merkezi’nde görev yapan sağlık profesyonellerinin koordineli çalışmasıyla gerçekleştirildi.</p>

<p>Nakil sürecinde hastaların ve vericilerin ayrıntılı değerlendirmeleri yapılırken, ameliyat öncesi hazırlıklar, cerrahi süreç ve ameliyat sonrası takip aşamalarının multidisipliner bir yaklaşımla yürütüldüğü belirtildi.</p>

<p>Organ nakillerinde yalnızca cerrahi operasyonun değil, hastanın ve vericinin nakil öncesi ve sonrası tüm sağlık süreçlerinin koordineli şekilde takip edilmesi büyük önem taşıyor. Gaziantep Şehir Hastanesi Organ Nakli Merkezi’nde gerçekleştirilen üç nakilde de sağlık ekiplerinin farklı branşlardaki çalışmaları koordineli biçimde yürütüldü.</p>

<p></p>

<p>Diyalize bağımlı hastalar</p>

<p>için yeni bir yaşam umudu</p>

<p></p>

<p>Kronik böbrek yetmezliği, ilerleyen aşamalarda hastaların yaşamlarını diyaliz tedavisine bağlı şekilde sürdürmelerine neden olabiliyor. Böbrek nakli ise uygun hastalar için diyaliz bağımlılığının sona ermesi ve yaşam kalitesinin artırılması açısından önemli bir tedavi seçeneği olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Gaziantep Şehir Hastanesi’nde gerçekleştirilen nakiller de uzun süredir böbrek hastalığı nedeniyle takip edilen ve diyaliz tedavisi gören üç hasta açısından yeni bir dönemin başlangıcı oldu.</p>

<p>Özellikle genç yaşta diyalize başlayan hastalar için başarılı bir böbrek nakli, günlük yaşamın yanı sıra sosyal hayat ve gelecek planları açısından da önemli kazanımlar sağlayabiliyor.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep’te organ nakli</p>

<p>kapasitesinin artırılması</p>

<p>hedefleniyor</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Şehir Hastanesi’nde organ nakli alanında yürütülen çalışmalarla, böbrek yetmezliği nedeniyle yaşamını diyalize bağlı olarak sürdüren daha fazla hastanın nakil yoluyla sağlıklı bir yaşama kavuşması hedefleniyor.</p>

<p>Organ Nakli Merkezi’nin önümüzdeki dönemde nakil kapasitesini artırması ve gerçekleştirilen nakil sayısını yükseltmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Merkezde yürütülen çalışmaların yalnızca Gaziantep’te değil, bölgedeki böbrek hastaları açısından da önemli bir sağlık hizmeti imkanı oluşturması bekleniyor.</p>

<p></p>

<p>Annelerinden gelen</p>

<p>böbreklerle yeni bir</p>

<p>başlangıç</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Şehir Hastanesi’nde gerçekleştirilen üç nakilde, üç farklı ailenin yaşadığı benzer bir umut hikayesi de ortaya çıktı.</p>

<p>41 yaşındaki Cafer Sakar’ın 65 yaşındaki annesi Zeynep Sakar, 26 yaşındaki Rami Halil’in 61 yaşındaki annesi Leyla El Hardan ve 20 yaşındaki Abdurrahman Muhammed’in 49 yaşındaki annesi Şemsi Abdurrahman, çocuklarının sağlığına kavuşabilmesi için böbreklerini bağışladı.</p>

<p>Başarılı şekilde gerçekleştirilen canlı vericili böbrek nakilleriyle üç hasta için diyalizden bağımsız bir yaşamın kapısı aralanırken, Gaziantep Şehir Hastanesi Organ Nakli Merkezi de bölgedeki hastalar için umut olmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/uc-hastaya-canli-vericili-bobrek-nakli</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/2-eylul/ekran-resmi-2026-09-01-143553.png" type="image/jpeg" length="83169"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘On binlerce lösemili çocuğa hayat veriliyor’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/on-binlerce-losemili-cocuga-hayat-veriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/on-binlerce-losemili-cocuga-hayat-veriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin en güvenilir ve itibar endeksinde en üstteki kuruluşlar arasında yer alan LÖSEV’in gururu bir kez daha taçlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü Başmüfettişlerince detaylı denetlenen LÖSEV hakkındaki sonuç raporunda: Vakfın 2024 yılı faaliyetlerinin vakıf senedinde belirlenen amaç ve hedeflerle uyumlu olarak yürütüldüğü; elde edilen gelirlerin kan ve onkoloji hastaları ile lösemili çocuklar başta olmak üzere hasta ve hasta yakınlarının sağlık, eğitim ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik faaliyetlerde kullanıldığı, yönetim ve idame giderlerinin toplam giderler içerisinde oldukça düşük bir orana sahip olmasının, vakfın kaynaklarını ağırlıklı olarak amaca yönelik faaliyetlere tahsis ettiğini gösterdiği, Vakfın şeffaflık, hesap verebilirlik ve sürdürülebilirlik ilkeleri çerçevesinde faaliyetlerini yürüttüğü, sağlık, eğitim ve sosyal destek alanlarında ulusal ve uluslararası iş birlikleri geliştirerek toplumsal faydayı artırdığı, MASAK tarafından hazırlanan rehber kapsamında yapılan değerlendirmede hastalara ve ailelerine ayni ve nakdî yardımlar, tedavi desteği, taze et temini, rehabilitasyon ve moral etkinlikleri açısından LÖSEV Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı’nın “RİSKSİZ” olarak değerlendirildiği ve rehbere aykırı herhangi bir unsura rastlanmadığı sonucuna varıldı.</p>

<p>Konuya dair LÖSEV tarafından yapılan açıklamada, “LÖSEV’e bağışlanan her kuruşu ve lokmayı emanetimiz sayarak lösemili çocuklarımız ile kanser hastalarımıza ulaştırıyoruz. Herkesten farklı olarak on binlerce lösemili çocuk ve kanser hastamızı tamamen parasız tedavi ediyoruz. Biz on binlerce lösemili çocuğumuza hayat veriyoruz. Ülkemizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde, ilke ve devrimlerinin ışığında hiç durmadan, yorulmadan çalışacağımıza ve lösemi ile kanserin tedavi "başarısını %100’e çıkarmak için çabalayacağımıza söz veriyoruz.” Denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Cennet gibi bir yaşam</p>

<p>alanı sunuluyor</p>

<p></p>

<p>LÖSEv tarafından yapılan açıklamada, “Tüm baskı ve engellere rağmen yılmadan, yorulmadan mücadele ettik ve Lösemili Çocuklardaki tedavi başarımızı %20’lerden %94’e yükselttik. Hedefimiz %100’dür. ANKARA LÖSEV DOĞAL YAŞAM KÖYÜ Hastanemizde tedavi gören hastalarımızın tedavi aralarında TAMAMEN ÜCRETSİZ misafir oldukları otel ve apart ev hizmeti verilen cennet gibi bir yaşam alanı sunuluyor.” İfadelerine yer verildi.</p>

<p></p>

<p>İşte LÖSEV tarafından verilen hizmetler:</p>

<p>Lösante Yetişkin Ve Çocuk Hastanesi: Lösemili ve Kanserli Çocukların pijamasından 6 öğün yemeklerine, kan ve trombositlerinden yurt dışı akıllı ilaçlarına kadar TAMAMEN PARASIZ, %94 başarı ile tedavi oldukları olağanüstü bir eserdir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/on-binlerce-losemili-cocuga-hayat-veriliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/2-eylul/on-binlerce-losemili-cocuga-hayat-veriliyor.jpg" type="image/jpeg" length="83480"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gıda sektörü küresel pazara odaklandı]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/gida-sektoru-kuresel-pazara-odaklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/gida-sektoru-kuresel-pazara-odaklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesini dünya pazarlarıyla buluşturmayı amaçlayan Foodist İstanbul Fuarı, düzenlenen törenle kapılarını açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye gıda sektörünün önde gelen temsilcilerini, ihracatçıları ve uluslararası alıcıları bir araya getiren fuarın açılış törenine Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe katıldı.</p>

<p>Fuarın açılışında konuşan TİM Yönetim Kurulu Üyesi Celal Kadooğlu, Türkiye’nin gıda sektöründeki üretim gücüne dikkat çekerek, önümüzdeki dönemde hedefin yalnızca daha fazla üretmek ve ihraç etmek olmadığını, Türkiye’yi küresel gıda ticaretinin karar verici ve yönlendirici ülkelerinden biri haline getirmek olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Gıda sektörünün küresel</p>

<p>temsilcileri İstanbul’da buluştu</p>

<p></p>

<p>Türkiye’nin gıda alanındaki üretim kapasitesini ve ihracat potansiyelini uluslararası arenada daha güçlü şekilde tanıtmayı hedefleyen Foodist İstanbul Fuarı, sektör temsilcilerini İstanbul’da buluşturdu.</p>

<p>Türkiye’nin farklı bölgelerinde üretilen gıda ürünlerinin dünya pazarlarına ulaştırılmasına katkı sağlaması beklenen organizasyon, aynı zamanda ihracatçı firmalar ile uluslararası alıcılar arasında yeni ticari bağlantıların kurulması açısından önem taşıyor.</p>

<p>Açılış töreninde yapılan konuşmalarda Türkiye’nin gıda sektöründeki mevcut potansiyelinin yanı sıra, küresel ticarette yaşanan değişimler ve sektörün önümüzdeki yıllarda karşılaşabileceği riskler de gündeme geldi.</p>

<p></p>

<p>“Küresel gıda ticaretinin</p>

<p>önemli ülkelerinden biriyiz”</p>

<p></p>

<p>TİM Yönetim Kurulu Üyesi Celal Kadooğlu, Türkiye’nin gıda sektöründe sahip olduğu üretim altyapısının ülkeye önemli bir rekabet avantajı sağladığını belirtti.</p>

<p>Türkiye’nin ürün çeşitliliği, yüksek kalite standartları, girişimci özel sektörü ve geniş ihracat ağı sayesinde küresel gıda ticaretinde önemli bir ülke konumunda olduğunu ifade eden Kadooğlu, mevcut üretim gücünün ihracata daha rekabetçi biçimde yansıtılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Kadooğlu, Türkiye’nin yalnızca mevcut pazarlardaki konumunu korumakla yetinmemesi, yeni pazarlara ulaşarak küresel ticaretteki payını artırması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p>İstanbul için “küresel</p>

<p>ticaret merkezi” hedefi</p>

<p></p>

<p>Kadooğlu’nun konuşmasında İstanbul’un küresel gıda ticaretindeki rolü de önemli başlıklardan biri oldu.</p>

<p>Dünyanın farklı bölgelerinden alıcıların Türkiye’ye getirilmesi ve uluslararası gıda ticaretinin İstanbul merkezli daha güçlü bir organizasyon yapısıyla buluşturulması gerektiğini belirten Kadooğlu, İstanbul’un bu hedef için önemli avantajlara sahip olduğunu vurguladı.</p>

<p>İstanbul’un coğrafi konumu, ulaşım bağlantıları, ticaret kültürü ve uluslararası bilinirliğinin kenti küresel ticaret açısından öne çıkardığını ifade eden Kadooğlu, Türkiye’nin bu avantajı daha etkin kullanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Kadooğlu, İstanbul’un yalnızca Türkiye’nin değil, bölgenin ve dünya gıda ticaretinin önemli buluşma noktalarından biri haline getirilmesinin Türk ihracatçılarına yeni fırsatlar sunacağını belirtti.</p>

<p></p>

<p>Türk ürünleri daha güçlü</p>

<p>markalarla dünyaya taşınacak</p>

<p></p>

<p>Türkiye’nin gıda sektöründeki üretim çeşitliliğinin ihracat açısından büyük bir potansiyel taşıdığına dikkat çekilirken, ürünlerin dünya pazarlarında daha güçlü markalarla temsil edilmesinin önemi de vurgulandı.</p>

<p>Kadooğlu, Türkiye’nin sahip olduğu üretim gücünün marka değeriyle desteklenmesi gerektiğini belirterek, küresel pazarlarda sürdürülebilir bir başarı için yalnızca ürün üretmenin yeterli olmayacağını ifade etti.</p>

<p>Türkiye’nin dünya gıda ticaretinde daha fazla söz sahibi olabilmesi için üretim, teknoloji, lojistik, markalaşma ve ihracat alanlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.</p>

<p></p>

<p>Gelecek 10 yıl için kritik uyarı</p>

<p></p>

<p>Konuşmasında önümüzdeki 10 yıllık döneme ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kadooğlu, küresel gıda sektörünün daha zorlu bir rekabet ortamına girdiğini söyledi.</p>

<p>Jeopolitik risklerin devam edeceği ve ülkeler arasındaki rekabetin daha da artacağı bir dönemin başladığını ifade eden Kadooğlu, özel sektörün bu yeni döneme hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Kadooğlu, özellikle üretim altyapısının güçlendirilmesi, entegre tesislerin yaygınlaştırılması ve teknolojik yatırımların artırılmasının sektör açısından kritik önem taşıdığını dile getirdi.</p>

<p></p>

<p>“Akıllı yatırımlar</p>

<p>yapmak zorundayız”</p>

<p></p>

<p>Gıda sektörünün geleceğinde teknolojinin belirleyici unsurlardan biri olacağına işaret eden Kadooğlu, işletmelerin değişen küresel şartlara uyum sağlayabilmesi için yatırımlarını daha planlı ve teknoloji odaklı gerçekleştirmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Üretim süreçlerinde verimliliğin artırılması, kaynakların daha etkin kullanılması ve maliyetlerin kontrol altında tutulması açısından teknolojik altyapının geliştirilmesinin önemine dikkat çekildi.</p>

<p>Kadooğlu, özel sektörün gelecek dönemde daha entegre tesisler kurarak üretim kapasitesini güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p>Gıda arz güvenliği</p>

<p>öncelikli gündem</p>

<p></p>

<p>İklim değişikliği ve küresel ölçekte yaşanan krizlerin gıda sektörünü doğrudan etkilediğini belirten Kadooğlu, gıda arz güvenliğinin önümüzdeki dönemin en önemli gündem maddelerinden biri olacağını söyledi.</p>

<p>Hammadde tedarikinin sürdürülebilir hale getirilmesi gerektiğini belirten Kadooğlu, üretimin devamlılığının sağlanması için tedarik zincirlerinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerinin giderek daha fazla hissedildiğini ifade eden Kadooğlu, gıda sektörünün bu risklere karşı uzun vadeli planlama yapması gerektiğini vurguladı.</p>

<p></p>

<p>Türkiye’nin lojistik</p>

<p>avantajı öne çıkıyor</p>

<p></p>

<p>Türkiye’nin gıda ihracatındaki rekabet gücünü artırabilecek önemli unsurlardan birinin de lojistik altyapı olduğuna dikkat çekildi.</p>

<p>Kadooğlu, Türkiye’nin coğrafi konumu sayesinde farklı pazarlara ulaşım konusunda önemli avantajlara sahip olduğunu belirtti. Alternatif limanlara erişim ve güçlü kara yolu bağlantılarının Türkiye’yi güvenilir bir tedarikçi konumuna taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Türkiye’nin üretim gücü ile lojistik kapasitesinin birlikte değerlendirilmesi halinde küresel gıda ticaretindeki konumun daha da güçlendirilebileceği belirtildi.</p>

<p></p>

<p>Hassa-Dörtyol Tüneli</p>

<p>ve Kalkınma Yolu vurgusu</p>

<p></p>

<p>Kadooğlu, Türkiye’nin lojistik kapasitesinin geliştirilmesi açısından stratejik ulaşım projelerinin önemine de değindi.</p>

<p>Bu kapsamda Hassa-Dörtyol Tüneli ve Körfez’den Avrupa’nın içlerine kadar uzanması planlanan Kalkınma Yolu gibi projelerin Türkiye’nin ticaret yollarındaki konumunu güçlendireceğini belirten Kadooğlu, söz konusu yatırımların güvenli ve hızlı teslimat kapasitesine katkı sağlayacağını ifade etti.</p>

<p>Özellikle ihracat yapan firmalar açısından ürünlerin hedef pazarlara zamanında ve güvenli şekilde ulaştırılmasının rekabet açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekildi.</p>

<p></p>

<p>“Güvenilir tedarikçi</p>

<p>olduğumuzu kanıtladık”</p>

<p></p>

<p>Türkiye’nin bugüne kadar farklı kriz dönemlerinde güvenilir bir tedarikçi olduğunu ortaya koyduğunu belirten Kadooğlu, ülkenin sahip olduğu üretim ve lojistik altyapısının küresel pazarlarda önemli bir avantaj oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Alternatif güzergahlara erişim imkanının artırılmasıyla birlikte Türkiye’nin uluslararası ticaretteki rolünün daha da güçlenebileceği ifade edildi.</p>

<p>Bu doğrultuda üretim merkezleri ile limanlar ve uluslararası ticaret yolları arasındaki bağlantıların güçlendirilmesi, gıda ihracatının sürdürülebilirliği açısından önemli görülüyor.</p>

<p></p>

<p>Hedef yalnızca</p>

<p>tedarikçi olmak değil</p>

<p></p>

<p>Foodist İstanbul Fuarı’nın açılışında verilen en önemli mesajlardan biri de Türkiye’nin küresel gıda ticaretindeki rolüne ilişkin oldu.</p>

<p>Kadooğlu, Türkiye’nin yalnızca dünya pazarlarına ürün sağlayan bir tedarikçi olarak kalmaması gerektiğini belirterek, ülkenin küresel gıda ticaretinde yönlendirici aktörlerden biri olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Üretim kapasitesi, lojistik imkanlar, stratejik coğrafi konum ve özel sektörün girişimcilik gücünün bir araya getirilmesiyle Türkiye’nin küresel ticarette çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceği ifade edildi.</p>

<p></p>

<p>“Türkiye’yi yönlendirici</p>

<p>aktör yapmaya kararlıyız”</p>

<p></p>

<p>Kadooğlu, konuşmasının sonunda Türkiye’nin gıda sektöründeki gelecek vizyonunu ortaya koydu.</p>

<p>Güçlü üretim kapasitesinin lojistik avantajlarla desteklenmesi ve Türkiye’nin stratejik konumunun daha etkin kullanılması gerektiğini belirten Kadooğlu, tüm bu unsurların ortak akılla değerlendirilmesi halinde Türkiye’nin dünya gıda ticaretinde daha etkin bir konuma ulaşacağını söyledi.</p>

<p>Kadooğlu, “Önümüzdeki dönemde güçlü üretim kapasitemizi, lojistik avantajlarımızı ve stratejik konumumuzu ortak akılla birleştireceğiz. Türkiye’yi küresel gıda ticaretinin sadece tedarikçisi değil, yönlendirici aktörü yapmaya kararlıyız” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Foodist İstanbul’dan</p>

<p>ihracata katkı hedefi</p>

<p></p>

<p>Türkiye’nin gıda sektörünü uluslararası alıcılarla buluşturan Foodist İstanbul Fuarı’nın, yeni ticari bağlantıların kurulmasına ve Türk gıda ürünlerinin farklı pazarlarda daha fazla tanınmasına katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p>Sektörün üretim gücünün yanı sıra teknoloji, lojistik, markalaşma ve sürdürülebilirlik alanlarında atılacak adımların da fuarın gündeminde önemli yer tuttuğu belirtildi.</p>

<p>Türkiye’nin önümüzdeki dönemde küresel gıda ticaretindeki payını artırabilmesi için üretimden ihracata kadar tüm süreçlerin birlikte ele alınması gerektiği vurgulanırken, İstanbul’un da bu dönüşümün uluslararası buluşma noktalarından biri olması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/gida-sektoru-kuresel-pazara-odaklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/2-eylul/dunya-gida-ticaretinin-kalbinin-turkiyede-atmasini-saglayacagiz4.jpeg" type="image/jpeg" length="84096"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Prostat büyümesiyle prostat kanseri genellikle karıştırılıyor’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/prostat-buyumesiyle-prostat-kanseri-genellikle-karistiriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/prostat-buyumesiyle-prostat-kanseri-genellikle-karistiriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erkeklerde yaş ilerledikçe ortaya çıkan gece idrara kalkma, sık idrara çıkma, idrar akımında zayıflama gibi şikayetler çoğu zaman yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak görülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu belirtiler iyi huylu prostat büyümesinden kaynaklanabileceği gibi, erken evrede hiçbir bulgu vermeden ilerleyen prostat kanserinin erken dönemdeki işaretlerinden biri de olabiliyor. Bu nedenle özellikle 50 yaş sonrasında yaşa ve kişisel risklere uygun düzenli kontroller, prostat hastalıklarının erken fark edilmesi ve tedavi seçeneklerinin zamanında değerlendirilmesi açısından büyük önem taşıyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Turhan Çaşkurlu, “1-31 Eylül Prostat Farkındalık Ayı” nedeniyle prostat hastalıklarında risk faktörleri ve güncel tedavi seçenekleri hakkında bilgi verdi.</p>

<p>Prostat, mesanenin hemen altında yer alan ve idrar kanalını çevreleyen bir bezdir. Yaşla birlikte prostatın idrar kanalına yakın bölümünde dokuların büyümesi, iyi huylu prostat büyümesine neden olabilir. Bu durum özellikle sık idrara çıkma, gece idrara kalkma, idrar akımında zayıflama ve mesaneyi tam boşaltamama gibi şikayetlere yol açabilir. Prostat kanseri ise prostatın farklı bölgelerinde gelişebilen anormal hücre çoğalmasıdır. En önemli farklardan biri, prostat kanserinin erken evrede çoğu zaman herhangi bir belirti vermemesidir.</p>

<p></p>

<p>PSA yüksekliği tek başına</p>

<p>kanser anlamına gelmez</p>

<p></p>

<p>PSA değerinin yüksek çıkması her zaman prostat kanseri olduğu anlamına gelmez. İyi huylu prostat büyümesi ve prostat enfeksiyonları gibi durumlarda da PSA yükselebilir. Bu nedenle tanı yalnızca bir kan testi üzerinden konulmaz; hastanın yaşı, risk faktörleri, muayene bulguları, PSA düzeyi ve gerektiğinde görüntüleme ve biyopsi sonuçları birlikte değerlendirilir.</p>

<p></p>

<p>Bu belirtiler varsa</p>

<p>doktora başvurulmalı</p>

<p></p>

<p>İdrarda veya menide kan görülmesi, idrar yaparken zorlanma, idrar akımının zayıflaması, özellikle geceleri sık idrara çıkma, ani idrar yapma ihtiyacı ve mesanenin tam boşalmadığı hissi mutlaka değerlendirilmelidir. İleri evrede ise açıklanamayan kemik ağrıları, kilo kaybı ve sürekli yorgunluk gibi sorunlar görülebilir. Ancak prostat kanserinin erken dönemde belirti vermeyebileceği de unutulmamalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Şikayet olmaması kontrol</p>

<p>gerektirmediği anlamına gelmez</p>

<p></p>

<p>Prostat kanseri erken evrede sessiz ilerleyebildiği için herhangi bir şikâyetin bulunmaması kontrol gerekliliğini ortadan kaldırmaz. Genel olarak ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunmayan erkeklerde 50 yaşından itibaren düzenli değerlendirme önerilir. Birinci derece akrabasında erken yaşta prostat kanseri tanısı bulunanlarda kontrollerin 45 yaşından, ailede birden fazla erken yaşta tanı öyküsü olanlarda ise 40 yaşından itibaren başlaması gündeme gelebilir. Kişisel risklere göre takip aralığı ve uygulanacak tetkikler hekim tarafından belirlenmelidir.</p>

<p></p>

<p>Erkekler kontrollerini</p>

<p>neden erteliyor?</p>

<p></p>

<p>Prostat şikayetlerinin yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak görülmesi, kötü bir sonuç alma korkusu, muayeneye ilişkin çekinceler ve “şikayetim yoksa sağlıklıyım” düşüncesi erkeklerin doktora başvurmasını geciktirmektedir. Oysa prostat kanseri erken dönemde sessiz seyredebildiğinden, belirtilerin ortaya çıkmasını beklemek doğru bir yaklaşım değildir. Yaşa ve risk grubuna uygun zamanda yapılacak kontroller, hastalığın erken yakalanması ve tedavi başarısının artırılması açısından kritik önem taşır.</p>

<p></p>

<p>65 yaş üstü erkeklerde</p>

<p>prostat kanseri riski artar</p>

<p></p>

<p>Prostat kanserinde en önemli risk faktörlerinden biri yaştır ve görülme sıklığı özellikle 65 yaş sonrasında artar. Ailede prostat kanseri öyküsü bulunması ve bazı genetik yatkınlıklar da riski artırabilir. Bu nedenle ailesinde prostat kanseri bulunan erkeklerin kontrollerini daha erken yaşta başlatmaları önem taşır.</p>

<p></p>

<p>Yaşam ve beslenme</p>

<p>düzeninizdeki değişiklikler</p>

<p>prostat sağlığınızı da korur</p>

<p></p>

<p>Beslenme ve yaşam tarzı prostat sağlığı açısından da önemlidir. Kırmızı et ve işlenmiş gıdaların yoğun tüketimi, fazla kilo ve hareketsizlik olumsuz etkilerle ilişkilendirilirken; sebze ağırlıklı beslenme, domates ve balık tüketimi ile düzenli fiziksel aktivite sağlıklı yaşamın önemli parçalarıdır. Sigara kullanımı da prostat kanseri açısından olumsuz sonuçlarla ilişkilendirilmektedir.</p>

<p></p>

<p>İleri evre prostat kanserinde</p>

<p>yeni nesil hormonal tedavilerle</p>

<p>başarılı sonuçlar alınabiliyor</p>

<p></p>

<p>Günümüzde prostat kanserinin tanı ve tedavisinde önemli gelişmeler var. Multiparametrik MR gibi gelişmiş görüntüleme yöntemleri, şüpheli alanların daha doğru belirlenmesine ve hedefe yönelik biyopsilerin yapılmasına oldukça yardımcı olmaktadır. Tedavi gerektiren hastalarda robotik cerrahi ve sinir koruyucu cerrahi teknikler, uygun hastalarda ameliyat sonrası idrar kontrolü ve cinsel fonksiyonların korunmasına katkı sağlamaktadır. İleri evre hastalıklarda ise yeni nesil hormonal tedaviler ve diğer sistemik tedavi seçenekleriyle hastaların yaşam süresi ve yaşam kalitesinin artırılması hedeflenmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/prostat-buyumesiyle-prostat-kanseri-genellikle-karistiriliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/2-eylul/prostat-buyumesiyle-prostat-kanseri-genellikle-karistiriliyor.jpg" type="image/jpeg" length="27675"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Her 5 kişiden 1’inde KOAH görülüyor!’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/her-5-kisiden-1inde-koah-goruluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/her-5-kisiden-1inde-koah-goruluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nefes darlığı şikayeti ülkemizde giderek yaygınlaşıyor. Türkiye’de 40 yaş üzerindeki her 5 kişiden birinde görülen KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı), kalıcı nefes darlığının en yaygın nedenini oluşturuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>KOAH’ın yol açtığı nefes darlığı nedeniyle fiziksel hareketlerden kaçınmak ise zamanla kasların güçsüzleşmesine ve en basit günlük işlerin bile daha zor yapılmasına neden olabiliyor.</p>

<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Lütfiye Kılıç, kronik akciğer hastalarının doğru egzersiz ve nefes teknikleriyle günlük yaşamlarını daha rahat sürdürebileceklerini belirterek “Pulmoner rehabilitasyon; hastaların daha rahat nefes almalarını, hareket kapasitelerini artırmalarını ve hastalıklarını daha iyi yönetmelerini sağlayan kapsamlı bir programdır. Hastaneye ve acil servise başvurma ihtiyacını dahi azaltabilir” diyor.</p>

<p>Doç. Dr. Lütfiye Kılıç, pulmoner rehabilitasyonun kimlere uygulanabildiğini ve hastalara sağladığı önemli faydaları anlattı; önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>

<p></p>

<p>Nefes darlığı yaşayanların</p>

<p>sayısı artıyor</p>

<p></p>

<p>Türkiye’de nefes darlığından yakınanların sayısı son yıllarda belirgin şekilde artıyor. Bu artışta, toplumda tütün ürünleri kullanım oranının yüzde 34,8’e ulaşmasının yanı sıra hava kirliliği ve küresel ısınmaya bağlı sıcak hava dalgaları etkili oluyor. Nüfusun yaşlanması, hareketsiz yaşam ve obezitenin yaygınlaşması da kronik nefes darlığı yaşayan hasta sayısının her geçen yıl büyümesine yol açıyor.</p>

<p>Kalıcı nefes darlığının en yaygın nedenini oluşturan KOAH’ın Türkiye’de 40 yaş üzerindeki her 5 kişiden birinde görüldüğünü belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Lütfiye Kılıç, “Covid gibi ağır geçirilen solunum yolu enfeksiyonlarının akciğerlerde bıraktığı hasarlar da nefes darlığını tetikleyebiliyor. Dolayısıyla günümüzde hem çevresel etkenler hem de yaşam alışkanlıkları nedeniyle daha fazla kişi bu sorunla karşı karşıya kalıyor” diyor.</p>

<p></p>

<p>Her nefes darlığı</p>

<p>akciğerlerden</p>

<p>kaynaklanmıyor</p>

<p></p>

<p>Nefes darlığının başlıca nedenlerini KOAH ve astım gibi kronik solunum yolu hastalıkları oluşturuyor. Ancak toplumdaki yaygın inanışın aksine bu şikayet yalnızca akciğer hastalıklarından kaynaklanmıyor. Akciğerlerin ardından nefes darlığına en sık kalp ve damar hastalıkları yol açıyor.</p>

<p>Kansızlık, mide ve bağırsaklarda aşırı gaz birikimine neden olan sorunlar, kronik stres ve panik atak gibi psikolojik etkenler de nefes almakta güçlüğe neden olabiliyor. Diyabet ve tiroit hastalıkları ise solunum kaslarının gücünü etkileyerek nefes darlığına zemin hazırlayabiliyor. Bu nedenle nefes darlığının nedeninin belirlenmesi ve tedavinin buna göre planlanması önem taşıyor.</p>

<p>Tütün ürünlerinin kullanılması, nefes darlığı açısından en zararlı yaşam alışkanlıklarının başında geliyor. Obezite ve hareketsiz yaşam da hem solunum kaslarını hem de kişinin hareket kapasitesini olumsuz etkileyerek şikayetlerin artmasına neden olabiliyor.</p>

<p></p>

<p>Hastaya özel kapsamlı bir</p>

<p>program uygulanıyor</p>

<p></p>

<p>Pulmoner rehabilitasyon; uzun süreli akciğer hastalığı bulunan kişilerin daha rahat nefes almalarını ve günlük hayatlarını kolaylaştırmayı amaçlayan kapsamlı bir program olarak uygulanıyor. Doktor kontrolünde yürütülen programda egzersizler ve doğru nefes alma teknikleri bir araya getiriliyor. Hastaya kronik akciğer hastalığını daha iyi yönetebilmesi için eğitim verilirken, ihtiyaca göre beslenme ve psikolojik destek de sağlanıyor.</p>

<p>Hastaların program sayesinde nefes darlığı yaşamadan nasıl egzersiz yapabileceklerini öğrendiklerini belirten Doç. Dr. Lütfiye Kılıç, “Pulmoner rehabilitasyonda hastalar kronik akciğer hastalıklarıyla ilgili bilmeleri gerekenleri öğreniyor. Programda kazanılan bilgi ve beceriler, kişinin kendisini daha iyi hissetmesine ve hastalığını daha etkili yönetmesine yardımcı oluyor. Akciğerlerin ve kasların çalıştırılması, hastanın daha aktif olmasını ve sevdikleriyle keyif aldığı etkinliklere yeniden katılabilmesini sağlıyor” diye konuşuyor.</p>

<p></p>

<p>Her yaştaki solunum</p>

<p>hastasına uygulanabiliyor</p>

<p></p>

<p>Pulmoner rehabilitasyon, nefes darlığı nedeniyle günlük yaşamı kısıtlanan her yaştaki solunum hastasına uygulanabiliyor. Günlük işlerini yapmakta zorlanan, yaşam kalitesi azalan veya egzersiz kapasitesi kısıtlanan hastalar programdan yararlanabiliyor.</p>

<p>Program, rehabilitasyon ünitesinin imkanlarına ve hastanın ihtiyaçlarına göre hastanede yatarak, ayaktan veya evde uygulanabiliyor. KOAH başta olmak üzere astım, bronşektazi, interstisyel akciğer hastalıkları, kistik fibrozis, göğüs duvarı hastalıkları ve nöromüsküler hastalıklarda pulmoner rehabilitasyondan yararlanılabiliyor. Ayrıca obeziteyle ilişkili akciğer hastalıklarında, akciğer nakli öncesinde ve sonrasında, nefes alabilmek için ventilatör desteğine ihtiyaç duyan hastalarda da program uygulanabiliyor.</p>

<p></p>

<p>Günlük işleri yapma</p>

<p>gücünü artırıyor</p>

<p></p>

<p>Kronik solunum hastalığı bulunan kişiler, nefeslerinin daralacağı endişesiyle hareket etmekten ve egzersiz yapmaktan kaçınabiliyor. Ancak hareketsizlik zamanla kasların daha da güçsüzleşmesine ve kişinin çok daha az eforla nefes darlığı yaşamasına neden oluyor. Pulmoner rehabilitasyonda hastanın durumuna uygun miktar ve türde egzersiz planlanarak bu döngünün kırılması amaçlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğru egzersizler kalp ve kas gücünü artırırken, enerji seviyesinin yükselmesine ve oksijenin daha verimli kullanılmasına yardımcı oluyor. Böylece hastalar yürümek, merdiven çıkmak ve ev işlerini yapmak gibi günlük aktivitelerini daha rahat gerçekleştirebiliyor.</p>

<p></p>

<p>Hastane başvurularını</p>

<p>azaltabiliyor</p>

<p></p>

<p>Pulmoner rehabilitasyonun, hastanın yalnızca hareket kapasitesini geliştirmekle kalmadığını, nefes darlığı hissinin ve buna eşlik eden ölüm korkusunun azalmasına da katkı sağlayabildiğini belirten Doç. Dr. Lütfiye Kılıç şöyle konuşuyor: “Program, hastalık ataklarının sıklığını azaltarak hastaneye yatış oranlarını düşürür. Solunum yoluyla alınan ilaçların daha doğru teknikle ve etkili kullanılmasını sağlar. Kişinin kendine olan güvenini ve yaşam kalitesini yükseltir.”</p>

<p>KOAH gibi kronik akciğer hastalığı bulunan kişilerin nefes darlığı nedeniyle hareketten tamamen uzaklaşmamaları gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Lütfiye Kılıç, “Doğru miktarda ve hastaya uygun türde egzersizin çok önemli faydaları vardır. Pulmoner rehabilitasyon programına katılmak, birçok hasta için kelimenin hem gerçek hem de mecazi anlamıyla hayat kurtarıcı olabilir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/her-5-kisiden-1inde-koah-goruluyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/2-eylul/her-5-kisiden-1inde-koah-goruluyor.jpg" type="image/jpeg" length="10557"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nihat Balyemez son yolculuğuna uğurlandı]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/nihat-balyemez-son-yolculuguna-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/nihat-balyemez-son-yolculuguna-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Girne açıklarında alabora olan gemide hayatını kaybeden Nihat Balyemez, memleketi Gaziantep'te öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Cenazede Balyemez'in ailesi ve yakınları gözyaşı döktü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kenti açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu 8 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi kayboldu, 237 kişi ise sağ olarak kurtarıldı. Hayatını kaybeden 8 kişi arasında yer alan 3 çocuk babası emlakçı Nihat Balyemez'in (56) cenazesi, dün Girne adli tıp kurumunda tamamlanan işlemlerin ardından hava yoluyla memleketi Gaziantep'e getirildi.</p>

<p>Nihat Balyemez, Bahaeddin Nakipoğlu Cami'de öğle namazını müteakip kılınacan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Cenazeye Balyemez'in ailesi, yakınları, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Hakan Uğurlu, Şehitkamil Kaymakamı Ahmet Odabaş, İl Emniyet Müdürü Celal Özcan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Gaziantep Bölge Müdürü Mehmet Gökhan Çivi, diğer kent protokolü ile çok sayıda vatandaş katıldı. Cenazede Balyemez'in ailesi ve yakınları gözyaşı döktü.</p>

<p></p>

<p>Gemiden sağ çıkan vatandaş dehşet anlarını anlattı</p>

<p></p>

<p>Girne açıklarında batan gemide hayatını kaybeden Nihat Balyemez’in gemideki arkadaşı Mehmet Tuğa dehşet anlarını anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kenti açıklarında yolcu gemisinin batması sonucu 8 kişi hayatını kaybetti, 18 kişi kayboldu, 241 kişi ise sağ olarak kurtarıldı. Gemide hayatını kaybeden Nihat Balyemez’in gemideki arkadaşı Mehmet Tuğa, o anları anlattı.</p>

<p>Geminin nasıl battığını anlatan Mehmet Tuğa, "Mersin’deki yazlığıma gitmiştik. Cuma günü oraya gittik. Pazar günü dönüş için saat 10.00’da hareket edecektik ancak dönüş saati 12.00’ye ertelendi. Gemide hareket ettikten yaklaşık 3-5 dakika sonra alt kısımdan su gelmeye başladı. Ardından çatırdamalar ve çok şiddetli sesler duyuldu. Herkes büyük bir panik yaşadı. Yolcuların bir kısmı yerlerinden kalkarak geri dönmeye çalıştı. O sırada mürettebata gemide bir sorun olup olmadığını sorduk. Bize, "Bir şey yok, biz bu yolu her zaman kullanıyoruz" şeklinde cevap verdiler. Bir süre sonra kaptandan hızını azaltmasını istedik. Ancak bize, "Hızı azaltırsak daha fazla sallantı ve daha kötü sesler duyarsınız" denildi. Ardından, gece saat 00.26-00.27 sıralarında geminin ön tarafında yeniden çatırdama sesleri gelmeye başladı. Bir bölüm kopmaya başladı ve gemi tekrar su almaya başladı. O anda büyük bir panik yaşandı. Herkes can yeleği aramaya başladı. "Güverteye çıkın" denildi. İnsanlar birbirlerini iterek, yardımlaşarak yukarı çıkmaya çalışıyordu. Biz de can yeleklerimizi bulduk. Bulunduğumuz yer kaptan köşkünün hemen önündeydi. En ön tarafta olduğumuz için orada can yelekleri bulunuyordu. Üçümüz de can yeleklerimizi alıp omuzlarımıza taktık ve güverteye doğru yöneldik. Ahmet arkadaşımız bize, "Öne doğru gelin, yardım edin" diye seslendi. Ben ilerlemeye çalışırken bir yere çarptım ve geri düşerek yuvarlandım. Nihat ağabey de hemen arkamdaydı. O sırada bir kadın ve 3-4 yaşlarında bir çocuk gördüm. "Bunlar nerede?" diye sordum. Birilerinin onları aramaya gittiğini söylediler. Bu sırada yukarıda bulunan bir adam, eşinin ve kızının kayıp olduğunu söyleyerek camdan bize sesleniyordu. Cam kırılmıştı. Çocukları yukarı çıkarmaya çalışıyorlardı. Nihat ağabey ise ortada yoktu. Ahmet ağabeyin denize atladığını gördük. Bana da sesleniyordu ancak ayağımda sorun olduğu için güvertede beklemek zorunda kaldım" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/nihat-balyemez-son-yolculuguna-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/2-eylul/ekran-resmi-2026-09-01-143527.png" type="image/jpeg" length="99735"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[9 gündür kayıptı, ölü bulundu]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/9-gundur-kayipti-olu-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/9-gundur-kayipti-olu-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’te yaklaşık 9 gündür kendisinden haber alınamayan 34 yaşındaki Mehmet Akhan’dan acı haber geldi. Günlerdir sürdürülen arama çalışmalarının ardından Akhan’ın cansız bedeni, Fırat Nehri’nde bir balık tesisine ait ağa takılı halde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>9 gün önce evinden ayrıldı</p>

<p></p>

<p>Edinilen bilgilere göre olay, Mehmet Akhan’ın yaklaşık 9 gün önce evinden ayrılmasının ardından kendisinden bir daha haber alınamamasıyla başladı.</p>

<p>Akhan’a ulaşamayan yakınlarının durumu yetkililere bildirmesi üzerine bölgede arama çalışması başlatıldı. Jandarma ekiplerinin yanı sıra ilgili ekipler tarafından yürütülen çalışmalarda, kayıp Akhan’ın bulunması için bölgede arama yapıldı.</p>

<p>Günler boyunca sürdürülen arama çalışmalarından sonuç alınmaya çalışılırken, sabah saatlerinde Fırat Nehri’nden gelen ihbar ekipleri harekete geçirdi.</p>

<p></p>

<p>Balık ağında ceset fark edildi</p>

<p></p>

<p>Fırat Nehri üzerindeki bir balık tesisinde çalışan işçiler, sabah saatlerinde balık ağlarını kontrol ettikleri sırada ağa takılan bir ceset olduğunu fark etti.</p>

<p>Durumun bildirilmesi üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine ulaşan ekipler, sudaki ceset üzerinde inceleme yaptı.</p>

<p></p>

<p>Cesedin kayıp</p>

<p>Mehmet Akhan’a</p>

<p>ait olduğu belirlendi</p>

<p></p>

<p>Jandarma ekiplerinin olay yerinde yaptığı ilk incelemelerin ardından sudan çıkarılan cesedin, yaklaşık 9 gündür kendisinden haber alınamayan 34 yaşındaki Mehmet Akhan’a ait olduğu belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akhan’ın cansız bedeni, olay yerindeki incelemelerin tamamlanmasının ardından kesin kimlik tespiti ve ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Nizip Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.</p>

<p></p>

<p>Ölüm nedeni yapılacak</p>

<p>incelemelerin ardından</p>

<p>netleşecek</p>

<p></p>

<p>Akhan’ın cansız bedeninin hastane morguna kaldırılmasının ardından olayla ilgili inceleme başlatıldı.</p>

<p>Akhan’ın Fırat Nehri’ne nasıl düştüğü ve ölümünün nasıl gerçekleştiği, yapılacak otopsi ve adli incelemelerin ardından netlik kazanacak.</p>

<p>Jandarma ekiplerinin olayla ilgili soruşturmasının sürdüğü öğrenildi.  </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/9-gundur-kayipti-olu-bulundu</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/2-eylul/9-gundur-kayipti-olu-bulundu3.jpg" type="image/jpeg" length="53891"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kent genelinde kışa hazırlık sürüyor]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kent-genelinde-kisa-hazirlik-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kent-genelinde-kisa-hazirlik-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, kış şartları nedeniyle yıpranan ve ulaşımda sorun oluşturan kırsal mahalle yollarının yenilenmesi için çalışma başlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fen İşleri Daire Başkanlığı ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında Araban ilçesindeki bazı kırsal mahalleleri birbirine bağlayan eski asfalt yol yeniden düzenleniyor.</p>

<p></p>

<p>Kış şartları yolları yıprattı</p>

<p></p>

<p>Gaziantep genelinde özellikle kış mevsiminde yağış ve olumsuz hava koşullarından etkilenen yollarda bakım ve yenileme çalışmaları sürdürülüyor.</p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı ekipleri, yoğun kış şartları nedeniyle asfalt kaplamalarında bozulmalar meydana gelen güzergahlarda çalışma başlattı.</p>

<p>Çalışmalarla birlikte hem mevcut yolların kullanım ömrünün uzatılması hem de kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşların ulaşım imkanlarının iyileştirilmesi hedefleniyor.</p>

<p></p>

<p>Araban’da üç mahalleyi</p>

<p>ilgilendiren çalışma</p>

<p></p>

<p>Çalışmaların adreslerinden biri Araban ilçesi oldu. İlçeye bağlı Sarıkaya, Yaylacık ve Gökçepayam kırsal mahalleleri arasındaki eski asfalt yolda yenileme çalışması başlatıldı.</p>

<p>Söz konusu güzergahın kırsal mahallelerle ilçe merkezi arasındaki ulaşımda kullanılması nedeniyle yolun yenilenmesi bölge sakinleri açısından önem taşıyor.</p>

<p>Ekipler tarafından mevcut asfalt yüzeyinde kazıma işlemleri gerçekleştirilirken, ardından yolun yeniden düzenlenmesi ve sathi kaplama yapılması için çalışmalar devam ediyor.</p>

<p></p>

<p>Eski asfalt kazınıyor,</p>

<p>yol yeniden kaplanıyor</p>

<p></p>

<p>Fen İşleri Daire Başkanlığı ekipleri, zaman içerisinde yıpranan ve kış şartlarından olumsuz etkilenen eski asfalt kaplamayı yenilemek amacıyla güzergah üzerinde çeşitli çalışmalar gerçekleştiriyor.</p>

<p>Yolun bozulmuş bölümlerinin kazınmasının ardından zeminin yeniden düzenlenmesi ve sathi kaplama çalışmalarıyla güzergahın daha kullanışlı hale getirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte Sarıkaya, Yaylacık ve Gökçepayam mahalleleri arasındaki ulaşımın daha konforlu ve güvenli hale getirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p></p>

<p>Kırsal mahallelerin ilçe</p>

<p>merkeziyle ulaşımı</p>

<p>kolaylaşacak</p>

<p></p>

<p>Yol yenileme çalışmaları, kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşların ilçe merkezine ulaşımının kolaylaştırılması açısından da önem taşıyor.</p>

<p>Özellikle günlük yaşam, eğitim, sağlık, tarım ve ticari faaliyetler nedeniyle ilçe merkezine ulaşım sağlayan vatandaşların daha güvenli ve rahat bir güzergah kullanması hedefleniyor.</p>

<p>Yenilenen yolun bölgedeki sürücülerin ulaşım konforunu artırması ve mevcut yol şartlarından kaynaklanabilecek ulaşım sorunlarının azaltılması bekleniyor.</p>

<p></p>

<p>Vatandaşlardan</p>

<p>çalışmalara teşekkür</p>

<p></p>

<p>Bölgede sürdürülen yol yenileme çalışmalarından memnuniyet duyduklarını belirten vatandaşlar ve sürücüler, ulaşım güzergahının yenilenmesinin kendileri açısından önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kış şartları nedeniyle bozulan yolun yeniden düzenlenmesinin günlük ulaşımda kolaylık sağlayacağını belirten bölge sakinleri, çalışmalardan dolayı Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’e teşekkür etti.</p>

<p>Vatandaşlar ayrıca çalışmaların yürütülmesinde görev alan Fen İşleri Daire Başkanlığı yetkilileri ve belediye personeline de teşekkürlerini iletti.</p>

<p></p>

<p>Kırsal ulaşım ağı</p>

<p>güçlendiriliyor</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında kırsal mahallelerde ulaşım altyapısının iyileştirilmesi hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araban ilçesindeki yol yenileme çalışmasının tamamlanmasıyla birlikte bölgedeki mahalleler arasındaki ulaşımın daha güvenli ve konforlu hale gelmesi bekleniyor.</p>

<p>Belediye ekiplerinin çalışmalarını sahada sürdürdüğü belirtilirken, bozulan asfalt yolların yenilenmesiyle kırsal bölgelerde ulaşım kalitesinin artırılması amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kent-genelinde-kisa-hazirlik-suruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/2-eylul/ekran-resmi-2026-09-01-143503.png" type="image/jpeg" length="88474"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Davaların daha hızlı sonuçlanması gerek’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/davalarin-daha-hizli-sonuclanmasi-gerek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/davalarin-daha-hizli-sonuclanmasi-gerek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te 2026-2027 adli yıl açılışı dolayısıyla tören düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep Adliyesi'nde düzenlenen adli yıl açılış törenine Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Karataş, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Sinan Sürmelioğlu, Gaziantep Baro Başkanı Av. Bülent Duran, Gaziantep İl Emniyet Müdürü Celal Özcan, Gaziantep İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Hakan Uğurlu, hakimler, savcılar, avukatlar ve çok sayıda davetli katıldı.</p>

<p>Açılış töreninde konuşan Vali Çeber, "Adli yılın açılışı için bir aradayız. Başsavcımızın ve adli teşkilatın misafirleriyiz. Kendilerine güzel, başarılı, sorunsuz ve sıkıntısız bir adli yıl dilemek için geldik. Yapabileceğimiz ve destek olabileceğimiz her konuda, Bakanımızla ve diğer paydaşlarımızla beraber adli teşkilatın yanında olduğumuzu ifade etmek istiyoruz. Gaziantep'te genel anlamda, Başsavcımızın da katılacağını ümit ederek, onun önderliğinde adli hizmetlerin vatandaşa yansıyan kalitesi anlamında sürekli yükselen bir ivme var. Yeni binalarımız, daha rahat çalışma ortamlarımız ve daha iyi şartlarımız oluşuyor. Davaların daha hızlı sonuçlanması ve vatandaşların bu hizmetlerden daha rahat yararlanabilmesine ilişkin şartlar gelişiyor. Aynı zamanda adli teşkilatımızın daha iyi çalışabileceği ortamlar da oluşuyor. Bu söylediklerim, hakim ve savcılarımız için de aslında daha rahat çalışma şartları anlamına geliyor. Üstelik Başsavcımızın gayretleriyle biz de Bakanımızla beraber destek olmaya çalıştık ve çok sayıda lojmanı adli teşkilatımıza kazandırdık. Şimdi ise öğretmenevimiz gibi çok büyük bir Adalet Eğitim Merkezimiz olacak. Bölge mahkemelerimizi de Adli Tıp binasının tamamlanmasıyla beraber daha rahat fiziki ortamlara kavuşturacağız. Başsavcımız, tabii ihtiyaçlar konusunda daha fazla bilgi verebilir. Ancak biz Gaziantep'te vatandaşlarımızın sürekli artan bir kaliteyle adli hizmetlere ulaştığını gözlemliyoruz. Bundan da memnuniyet duyuyoruz. Bu anlamda başta Başsavcımız olmak üzere tüm idarecilerimize teşekkürlerimizi ve şükranlarımızı sunuyoruz. İnşallah, dediğim gibi, sorunsuz, sıkıntısız ve başarılı bir adli yıl temenni ediyoruz" dedi.</p>

<p></p>

<p>"Hepimiz için güzel bir</p>

<p>adli yıl diliyorum"</p>

<p></p>

<p>Törende konuşan Başsavcı Karataş ise, "Öncelikle hepimiz için güzel bir adli yıl diliyorum. Güzel ve hayırlı bir yıl olsun. Yaz kararnamesiyle birlikte yeni mahkemelerimiz açıldı. Savcı sayımız ve başsavcı vekili sayımız arttı. Binalar konusunda ise Adli Tıp binamız şu anda bitmek üzere. Çok az bir kısmı kaldı. Eğitim merkezimizin de temeli atılmak üzere. Eğitim merkezimiz gerçekten Türkiye'nin en modern eğitim merkezlerinden birisi olacak. Şehrimizin önemli bir ihtiyacını karşılayacak. Bunun dışında, Araban yolu üzerinde cezaevlerimiz var biliyorsunuz. Cezaevlerinin bulunduğu bölgeye yeni cezaevleri yapılacak. En kısa sürede onların da temelleri atılacak. Yeni cezaevlerinin yapımına başlandıktan sonra adliyemizin yanında bulunan cezaevlerimiz hakkında da yeni bir karar verilecek. İnşallah yeni binalar oluşturulacak. Şu anda fiziki olarak kötü durumda değiliz. Dediğim gibi, sayılarımız da arttı. Hem hakim ve savcı sayımız hem de binalarımız açısından daha iyi durumdayız. Daha rahat bir çalışma ortamındayız. İnşallah daha güzel kararlar çıkacak" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>"Yeni dönemin hayırlı</p>

<p>olmasını diliyorum"</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, "Ben de kıymetli Valimizi ve değerli Başsavcımızı saygıyla selamlıyorum. Gerçekten çok önemli bir dönemdeyiz. 1 Eylül itibarıyla adli yılın açılışında bir aradayız. Yeni dönemin hayırlı olmasını diliyorum. Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Hukuk devleti bizim için çok kıymetli. Belediye Başkanı olarak benim için en önemli konulardan biri güven ve adalettir. Kıymetli Valimiz bizi koordine ediyor, Başsavcımız da bunların hepsini organize ediyor. Ben her ikisine de bu şehrin belediye başkanı olarak saygılarımı ve hürmetlerimi sunuyorum. Yeni dönemin hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/davalarin-daha-hizli-sonuclanmasi-gerek</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/2-eylul/davalarin-daha-hizli-sonuclanmasi-gerek1.jpg" type="image/jpeg" length="96043"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GAZiANTEP FK’DAN 3. HAFTADA EViNDE HÜSRAN!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/gaziantep-fkdan-3-haftada-evinde-husran</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/gaziantep-fkdan-3-haftada-evinde-husran" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig’in 3. haftasında Gaziantep FK, sahasında konuk ettiği Çaykur Rizespor’a 2-1 mağlup oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sezona Alanyaspor galibiyeti ve Eyüpspor beraberliğiyle başlayan kırmızı-siyahlılar, kendi sahasındaki ilk iki maçtan puan çıkaramazken ligdeki ilk yenilgisini de aldı. Gaziantep FK, bu sonuçla 4 puanda kaldı.</p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Stadyumu’nda oynanan mücadelede konuk ekip ilk yarıda bulduğu iki golle önemli bir avantaj yakaladı. Gaziantep FK’nın ikinci yarıdaki çabaları ise sonucu değiştirmeye yetmedi. Kırmızı-siyahlıların tek golü karşılaşmanın son bölümünde geldi.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep FK maça istediği</p>

<p>başlangıcı yapamadı</p>

<p></p>

<p>Mirel Radoi yönetimindeki Gaziantep FK, taraftarı önünde oynadığı karşılaşmada istediği futbolu sahaya yansıtmakta zorlandı.</p>

<p>Karşılaşmaya daha etkili başlayan taraf Çaykur Rizespor oldu. Konuk ekip, özellikle ilk yarıda Gaziantep FK savunmasının arkasına yaptığı koşular ve kanatlardan geliştirdiği ataklarla ev sahibi ekibin kalesinde tehlikeler oluşturdu.</p>

<p>Gaziantep FK ise hücumda Maxim’in duran topları ve bireysel çabalarıyla pozisyon üretmeye çalıştı ancak ilk yarıda skor üstünlüğünü ele geçirecek etkinliği sağlayamadı.</p>

<p></p>

<p>İlk gol 12. dakikada geldi</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karşılaşmanın 12. dakikasında Çaykur Rizespor öne geçti.</p>

<p>Sağ kanattan gelişen atakta Mithat Pala’nın ceza sahasına gönderdiği ortada arka direkte bulunan Emrecan Bulut, gelişine yaptığı vuruşla topu Gaziantep FK ağlarına gönderdi.</p>

<p></p>

<p>Bu golle konuk ekip 1-0 öne geçerken, kırmızı-siyahlılar beraberlik için rakip kaleye yüklenmeye başladı.</p>

<p></p>

<p>Maxim’in frikiği gole dönüşmedi</p>

<p></p>

<p>Gaziantep FK’nın beraberlik aradığı dakikalarda takımın tecrübeli oyuncusu Alexandru Maxim sahneye çıktı.</p>

<p>Karşılaşmanın 19. dakikasında ceza yayı solundan kazanılan serbest vuruşta topun başına geçen Maxim’in şutunda Çaykur Rizespor kalecisi Fofana gole izin vermedi.</p>

<p>Kalecinin müdahalesiyle tehlikeyi savuşturan Rizespor, Gaziantep FK’nın beraberlik golü bulmasına engel oldu.</p>

<p></p>

<p>Rizespor farkı ikiye çıkardı</p>

<p></p>

<p>Gaziantep FK’nın beraberlik aradığı bölümde konuk ekip ikinci golü buldu.</p>

<p>dakikada Emrecan Bulut’un sol kanattan yaptığı ortada ceza sahasında topla buluşan Ali Sowe, yaptığı vuruşla meşin yuvarlağı ağlara gönderdi.</p>

<p>Bu golün ardından Çaykur Rizespor skoru 2-0’a taşıdı. Gaziantep FK ise ilk yarının kalan bölümünde farkı azaltmak için girişimlerde bulunsa da soyunma odasına 2-0 geride gitti.</p>

<p></p>

<p>İkinci yarıda Gaziantep FK baskıyı artırdı</p>

<p></p>

<p>İkinci yarıya daha istekli başlayan Gaziantep FK, rakip kalede gol aramaya başladı.</p>

<p>Mirel Radoi, takımının hücum gücünü artırmak amacıyla oyuncu değişikliklerine başvurdu. 65. dakikada Florin Stefan’ın yerine Kerim Çalhanoğlu, Sontjie Hansen’in yerine Enver Kulasın oyuna dahil oldu.</p>

<p>Bu değişikliklerin ardından Gaziantep FK rakip yarı alanda daha fazla görünmeye başladı.</p>

<p></p>

<p>Rizespor kalecisi gole izin vermedi</p>

<p></p>

<p>Gaziantep FK’nın farkı azaltmak için baskı kurduğu dakikalarda Rizespor kalecisi Fofana önemli kurtarışlara imza attı.</p>

<p>dakikada Maxim’in kullandığı kornerde arka direkte Luis Perez’in kafa vuruşunda top Fofana’da kaldı.</p>

<p>İlerleyen dakikalarda da kırmızı-siyahlılar rakip kaleyi yokladı ancak aradığı golü bulamadı.</p>

<p></p>

<p>Mihaila gole yaklaştı</p>

<p></p>

<p>Çaykur Rizespor ise ikinci yarıda bulduğu boşluklarla üçüncü golü aradı.</p>

<p>dakikada savunma arkasına gönderilen uzun topla buluşan Mihaila, rakibini geçtikten sonra yaptığı vuruşta Gaziantep FK kalecisi Kacper Tobiasz’a takıldı.</p>

<p>Tobiasz’ın kurtarışı Gaziantep FK’nın farkın daha da açılmasını önledi.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep FK aradığı</p>

<p>golü son dakikada buldu</p>

<p></p>

<p>Kırmızı-siyahlılar karşılaşmanın son bölümünde farkı bire indirmeyi başardı.</p>

<p>dakikada Maxim’in kullandığı korner sonrasında ceza sahasında oluşan karambolde Victor Gidado’nun dokunduğu top, Rizesporlu Zakaria Ariss’e çarparak ağlara gitti.</p>

<p>Bu golle Gaziantep FK skoru 2-1’e getirdi ve son dakikalarda beraberlik için umutlandı. Ancak kalan bölümde başka gol olmayınca karşılaşma Çaykur Rizespor’un 2-1 üstünlüğüyle sona erdi.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep FK 4 puanda kaldı</p>

<p></p>

<p>Bu sonuçla Gaziantep FK, Süper Lig’deki ilk yenilgisini aldı.</p>

<p>Sezonun ilk haftasında Corendon Alanyaspor’u mağlup eden kırmızı-siyahlılar, ikinci haftada Eyüpspor ile berabere kalmıştı. Üçüncü haftada ise Çaykur Rizespor’a kaybeden Gaziantep temsilcisi, üç maç sonunda 4 puanda kaldı.</p>

<p>Çaykur Rizespor ise Gaziantep deplasmanından aldığı galibiyetle puanını 6’ya yükseltti.</p>

<p></p>

<p>Radoi: “1 puandan</p>

<p>fazlasını hak etmedik”</p>

<p></p>

<p>Karşılaşmanın ardından değerlendirmelerde bulunan Gaziantep FK Teknik Direktörü Mirel Radoi, takımının özellikle ilk yarıdaki performansına dikkat çekti.</p>

<p>Radoi, maçın genel görüntüsüne bakıldığında Gaziantep FK’nın 1 puandan fazlasını hak etmediğini ifade etti. Teknik direktör Radoi’nin açıklamaları, takımın sahadaki performansından memnun olmadığını ortaya koydu.</p>

<p>Radoi’nin bu değerlendirmesi, özellikle takımın ilk yarıda ortaya koyduğu futbolun eleştirilmesine neden olabilecek nitelikteydi.</p>

<p></p>

<p>Evinde henüz galibiyet yok</p>

<p></p>

<p>Gaziantep FK açısından karşılaşmanın dikkat çeken noktalarından biri de iç saha performansı oldu.</p>

<p>Kırmızı-siyahlılar, sezonun ilk iki iç saha karşılaşmasında galibiyet alamadı. Takım, sahasındaki mücadelelerde önce Alanyaspor karşısında istediği sonucu alamazken, üçüncü haftada da Çaykur Rizespor’a 2-1 mağlup oldu.</p>

<p>Bu tablo, Gaziantep FK’nın önümüzdeki haftalarda özellikle kendi sahasında puan kayıplarını azaltması gerektiğini ortaya koydu.</p>

<p></p>

<p>Hücumda daha üretken</p>

<p>olması gerekiyor</p>

<p></p>

<p>Çaykur Rizespor karşısında ilk golü bulmakta zorlanan Gaziantep FK, rakibinin iki farklı üstünlüğü ele geçirmesinin ardından oyunu dengelemeye çalıştı.</p>

<p>Maxim’in duran topları, ikinci yarıda yapılan oyuncu değişiklikleri ve son bölümde kurulan baskı takımın hücumdaki etkinliğini artırsa da galibiyet için yeterli olmadı.</p>

<p>Özellikle karşılaşmaların ilk bölümünde daha üretken bir görüntü ortaya koymak, Gaziantep FK’nın gelecek haftalardaki en önemli hedeflerinden biri olacak.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep FK’nın</p>

<p>sıradaki rakibi Göztepe</p>

<p></p>

<p>Gaziantep FK, Süper Lig’in 4. haftasında deplasmanda Göztepe ile karşı karşıya gelecek.</p>

<p>Rizespor karşısında alınan mağlubiyetin ardından kırmızı-siyahlılar, Göztepe deplasmanında yeniden puan ya da puanlar almak için sahaya çıkacak. Karşılaşma öncesinde teknik heyetin özellikle savunma ve hücum organizasyonları üzerinde çalışmalar yapması bekleniyor.</p>

<p>Gaziantep FK açısından Göztepe karşılaşması, 3. haftada yaşanan puan kaybının ardından yeniden çıkışa geçmek adına önemli bir fırsat olacak.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep FK’da hedef</p>

<p>yeniden yükselişe geçmek</p>

<p></p>

<p>Süper Lig’in ilk üç haftasında 1 galibiyet, 1 beraberlik ve 1 mağlubiyet alan Gaziantep FK, 4 puanla yoluna devam ediyor.</p>

<p>Kırmızı-siyahlılar, Çaykur Rizespor karşısında alınan mağlubiyeti geride bırakarak Göztepe deplasmanından puanla dönmeyi hedefliyor.</p>

<p>Mirel Radoi yönetimindeki Gaziantep FK’da teknik heyet ve oyuncular, sezonun ilerleyen haftalarında daha istikrarlı bir performans ortaya koyarak üst sıralara doğru yükselmenin hesaplarını yapıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/gaziantep-fkdan-3-haftada-evinde-husran</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/haber/eylul/2-eylul/ekran-resmi-2026-09-01-143407.png" type="image/jpeg" length="26270"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TURİSTİK ÇARŞISI’NDA ESKİ CANLILIK YOK]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/turistik-carsisinda-eski-canlilik-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/turistik-carsisinda-eski-canlilik-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cep telefondan spor ayakkabısına, tekstilden gümüşçüsüne kadar birçok sektörün faaliyet gösterdiği Turistik Çarşısı’nda eski canlılık yok. Geçmiş yıllarda iğne atsan yere düşmeyen çarşıda artık in-cin top oynuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cep telefondan spor ayakkabısına, tekstilden gümüşçüsüne kadar birçok sektörün faaliyet gösterdiği Turistik Çarşısı’nda eski canlılık yok. Geçmiş yıllarda iğne atsan yere düşmeyen çarşıda artık in-cin top oynuyor.</p>

<p><strong>Çarşıda işler yolunda gitmiyor</strong></p>

<p>Bir zamanlar Gaziantep’in en işlek çarşılarından biri olan, her insanın muhakkak uğradığı ve dizilere bile konu olan Turistik Çarşısı’nda işler yolunda gitmiyor. Ekonomik krize bağlı olarak vatandaşın alım gücünün düşmesi çarşıdaki işletmelerinde satışının gerilemesine yol açtı.</p>

<p><strong>Ekonomik krizden nasibi aldı</strong></p>

<p>Cep telefondan spor ayakkabısına, tekstilden gümüşçüsüne kadar çeşitli sektörlerin bulunduğu Turistik Çarşı’da ülke genelinde yaşanan ekonomik krizden nasibi aldı. Bir dönem insan selinin yaşandığı çarşıda artık eski hareketlilik yaşanmıyor.</p>

<p><strong>Esnaf günü kurtarmanın derdinde</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dükkan kirasının yanı sıra sigorta primlerinin yükselmesi gibi giderin altından kalkmaya çalışan esnaf, en fazla nakit paranın olmamasından dert yandı. Gelir ile gider arasındaki makasın her geçen gün açıldığına dikkat çekilirken, esnaf ise günü kurtarmanın derdinde.</p>

<p><strong>Çarşının yeniden hareketlenmesi için çalışma yapılmalı</strong></p>

<p>Satışların yüzde 50’nin üzerinde düşüş gösterdiği çarşıda, maliyetlerin artması esnafın belini büktükçe büküyor. Çarkı döndürmek için büyük bir mücadele sergileyen esnaf, çarşının yeniden hareketlenmesi için çalışmaların yapılması gerektiğini belirtti.</p>

<p><strong>Bir şekilde ayakta kalmaya ve çarkımızı döndürmeye çalışıyoruz</strong></p>

<p>Satışların düştüğünü sözlerine ekleyen esnaf, ‘’Satışlarımız geçmiş yıllara göre çok düştü. Bunun nedeni vatandaşın alım gücünün düşmesi. Her yıl bir önceki yıldan daha zorlu geçiyor. Bir şekilde ayakta kalmaya ve çarkımızı döndürmeye çalışıyoruz ancak bizim de dayanma gücümüz bir noktaya kadar. Nakit para piyasada yok gibi, tüm alışverişler kredi kartıyla yapılıyor. Gelirimiz azalıyor, buna karşın ise maalesef giderimiz durmuyor’’ değerlendirmesinde bulundu. </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Özer KARINCA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/turistik-carsisinda-eski-canlilik-yok</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 18:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/eylul/huseyin-1-eylulk/ekran-resmi-2026-08-31-181123.png" type="image/jpeg" length="97759"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AÇLIK VE YOKSULLUK ARTIYOR!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/aclik-ve-yoksulluk-artiyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/aclik-ve-yoksulluk-artiyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk-İş Konfederasyonu, Ağustos ayı araştırma sonuçları ülkemizde açlık ve yoksulluğun arttığına işaret ediyor. Temmuz ayında 36 bin 940 TL olan açlık sınırı Ağustos ayında 37 bin 388 TL’ye, yoksulluk sınırı da 120 bin 325 TL’den 121 bin 786 TL’ye, bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyeti ise 47 bin 758 TL’den 48 bin 305 TL’ye yükseldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk-İş Konfederasyonu, Ağustos ayı araştırma sonuçları ülkemizde açlık ve yoksulluğun arttığına işaret ediyor. Temmuz ayında 36 bin 940 TL olan açlık sınırı Ağustos ayında 37 bin 388 TL’ye, yoksulluk sınırı da 120 bin 325 TL’den 121 bin 786 TL’ye, bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyeti ise 47 bin 758 TL’den 48 bin 305 TL’ye yükseldi.</p>

<p><strong>Milyonlarca insan açlık sınırı altında yaşamaya çalışıyor</strong></p>

<p>Açlık ve yoksulluk sınırı araştırma sonuçlarını değerlendiren Belediye İş Sendikası Gaziantep Şube Başkanı Ahmet Gökalp, ‘’Enflasyon yükselmeye, alım gücü düşmeye devam ediyor. Açlık ve yoksulluk son yılların en yüksek rakamına çıktı. Milyonlarca insan açlık sınırı altında yaşamaya çalışıyor’’ dedi.</p>

<p><strong>Açlık sınırı 38 bin TL’ye dayandı</strong></p>

<p>Türk-İş Konfederasyonu, Ağustos ayı açlık ve yoksulluk araştırma sonuçlarını açıkladı. Söz konusu araştırmaya göre dört kişilik bir ailenin yeterli, sağlık ve dengeli beslenebilmesi için aylık gıda harcamasını içeren açlık sınırı 37 bin 388 TL, gıda ile birlikte elektrik, su, ulaşım, sağlık, eğitim ve kira gibi giderleri içine alan yoksulluk sınırı da 121 bin 786 TL olarak kayda geçti.</p>

<p>Bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyetinin 48 bin 305 TL olarak hesaplandığı araştırmada mutfak enflasyonu aylık yüzde 1,21, on iki aylık yüzde 37,90 ve yıllık ortalama ise yüzde 40 33 oldu. Yılsonuna kadar açlık sınırının 40 bin lirayı bulacağı öngörülüyor.</p>

<p><strong>Asgari ücret, açlık sınırının 9 bin TL gerisinde kaldı</strong></p>

<p></p>

<p>Gökalp, ‘’Türk-İş Konfederasyonumuz her ay düzenli bir şekilde pazardan ve çarşıdan aldığı rakamlarla açlık ve yoksulluk sınırını açıklamaya devam ediyor. Yapılan araştırma asgari ücretin açlık sınırının 9 bin TL altında kaldığını bir kez daha ortaya koydu. Bu fark yılsonuna kadar daha da açılacak. Bu rakamlardan ise milyonlarca çalışanın 28 bin 75 TL ile geçinmesinin çok zor hatta imkansız olduğunu bir kez daha ortaya koydu’’ değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Enflasyon ile daha etkin şekilde mücadele edilmeli</strong></p>

<p>Enflasyondaki yükselişin sürdüğüne dikkat çeken Gökalp, ‘’Ülkemizin ve vatandaşın en büyük sorunu enflasyon. Çünkü enflasyon uzun zamandan beri yükselme eğiliminde. Düşmesi için birçok politika uygulandı ama bunların bir işe yaramadığını gelinen noktada görmekteyiz. Nitekim Merkez Bankası bile yılsonu enflasyon tahminini güncellemek zorunda kaldı. Bu durum bile enflasyonun düşmeyeceğini gösteriyor. Enflasyon ile daha etkin şekilde mücadele edilmeli, çünkü her yükseldiğinde halkın alım gücü daha da düşüyor’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Vatandaş çarşı-pazara gitmeye korkar hale geldi</strong></p>

<p>Vatandaşın çarşı-pazara gitmeye korkar hale geldiğini sözlerine ekleyen Başkan Gökalp, ‘’Geçtiğimiz günlerde pazara uğradım ama gördüğüm fiyatlar karşısında gerçekten şoke oldum. Şunu da fark ettim, iğne atsan yere düşmeyen pazarda eski kalabalıklar yok. Geçmiş yıllarda alışveriş sepetini ağzına kadar dolduran hatta sığmadığında poşete koyan bir kitleden, her şeyi gram ve tane ile alan kitleye dönüldü. Bu durum insanların hangi şartlar altında yaşadığını ortaya koyuyoruz’’ dedi. </p>

<p></p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Meral Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/aclik-ve-yoksulluk-artiyor-1</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 18:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/eylul/huseyin-1-eylulk/ekran-resmi-2026-08-31-181108.png" type="image/jpeg" length="76073"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÖĞRETMENLERDEN KILIK-KIYAFET TEPKİSİ!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/ogretmenlerden-kilik-kiyafet-tepkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/ogretmenlerden-kilik-kiyafet-tepkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim Sen Gaziantep Şubesi, gerçekleştirdiği basın açıklamasında Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmenlere yönelik kılık-kıyafet düzenlemesine tepki gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eğitim Sen Gaziantep Şubesi, gerçekleştirdiği basın açıklamasında Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmenlere yönelik kılık-kıyafet düzenlemesine tepki gösterdi.</p>

<p><strong>Öncelik öğretmene yönelik şiddeti önlemek olmalı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Basın açıklamasını okuyan Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Ömer Parlakçı, ‘’ Öğretmenlerin “önlük giymeleri” açıkça istenmekte ve bunun millî eğitim müdürlüklerince takip edilmesi talimatı verilmektedir. Oysa öğretmenlik mesleğinin saygınlığı kıyafetle değil; öğretmene verilen toplumsal değer, ekonomik ve özlük hakları, mesleki özerklik ve demokratik çalışma koşullarıyla sağlanır. Bakanlığın önceliği öğretmenin ne giyeceğini takip etmek değil; öğretmenin insanca yaşayabileceği koşulları sağlamak, öğretmene yönelik şiddeti önlemek ve mesleki kararlarına saygı göstermek olmalıdır’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>En belirgin çelişkilerden biri öğretmene ilişkin yaklaşım</strong></p>

<p>Genelgenin en belirgin çelişkilerinden birinin öğretmenlere ilişkin yaklaşımda ortaya çıktığını ifade eden Parlakçı, ‘’Bir taraftan öğretmenlerin mesleki itibarlarının korunması, görüşlerinin alınması ve karar süreçlerine katılımlarının sağlanması gerektiği belirtilirken diğer taraftan öğretmenin hangi eğitim modüllerini tamamlayacağından hangi dijital platformları kullanacağına ve ne giyeceğine kadar ayrıntılı talimatlar verilmektedir’’ dedi.<br />
<br />
<strong>Temel sorunların hiçbirine yönelik somut bir çözüm yok</strong></p>

<p>Parlakçı, ‘’Genelgede öğretmenin önlüğünden kullanılacak dijital platformlara, veli randevularından sosyal etkinliklere kadar son derece ayrıntılı düzenlemeler yer alırken, eğitim sisteminin yıllardır çözülmeyen temel sorunlarına ilişkin aynı ölçüde somut adımlar bulunmamaktadır. Okulların yeterli ve doğrudan kamu bütçesiyle desteklenmesi, her okula yeterli sayıda kadrolu yardımcı hizmetli ve temizlik personeli istihdam edilmesi, öğrencilere bir öğün ücretsiz yemek ve temiz içme suyu sağlanması, ücretli öğretmenliğin sona erdirilmesi, öğretmen açığının kadrolu ve güvenceli atamalarla kapatılması, kalabalık sınıfların azaltılması, depreme dayanıksız okulların dönüştürülmesi ve ikili eğitimin sona erdirilmesi gibi başlıklarda somut adımlar atılması gerekirken, genelgede bu temel sorunların hiçbirine yönelik somut bir çözüm yoktur’’ eleştirisini yaptı.</p>

<p><strong>Öğretmen açığını kadrolu ve güvenceli atamalarla giderin</strong></p>

<p>Öğretmenlerin ihtiyacı önlük talimatı değil, insanca yaşayabilecekleri ücret, güvenceli çalışma, mesleki itibar olduğunu vurgulayan Parlakçı, ‘’Okulların ihtiyacı daha fazla proje, platform ve bürokratik veri girişi değil; yeterli bütçe, yeterli öğretmen, kadrolu yardımcı personel ve güvenli eğitim ortamlarıdır. MEB’e çağrımız nettir: öğretmenlerin kıyafetinden başlayarak okul yaşamının her ayrıntısını merkezden kontrol etmeye çalışmak yerine eğitim emekçilerinin sesini dinleyin. Norm fazlası sorununu öğretmenleri resen atamalarla yerinden ederek ya da alanları dışında görevlendirerek değil, öğretmen ihtiyacını, okul ve derslik sayılarını, öğrenci mevcutlarını ve alan ihtiyaçlarını esas alan sağlıklı bir norm kadro planlamasıyla çözün. Okulların bütçe ve personel ihtiyacını kamusal kaynaklarla karşılayın. Öğretmen açığını kadrolu ve güvenceli atamalarla giderin’’ çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>Eğitimde verimlilik her öğrencinin daha nitelikli eğitim almasını sağlamaktır</strong></p>

<p>Genelgede sınıf mevcutlarının azalması halinde sınıf şubelerinin birleştirilmesinin de istendiğini kaydeden Parlakçı, ‘’Yalnızca öğrenci sayısı ve bina kapasitesi üzerinden bir “verimlilik” anlayışıyla birleştirilmesi, sınıf mevcutlarının artmasına, öğrencilerin mağdur olmasına ve öğretmenlerin norm fazlası durumuna düşmesine neden olacaktır. Eğitimde verimlilik, daha az öğretmenle daha fazla öğrenci okutmak değil; sınıf mevcutlarını küçültmek ve her öğrencinin daha nitelikli eğitim almasını sağlamaktır’’ ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Leyla Aysun GÖKŞEN</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/ogretmenlerden-kilik-kiyafet-tepkisi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 18:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/eylul/huseyin-1-eylulk/ekran-resmi-2026-08-31-181049.png" type="image/jpeg" length="68930"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘AVUKATIN İTİBARI ADALETİN GÜVENCESİDİR’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/avukatin-itibari-adaletin-guvencesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/avukatin-itibari-adaletin-guvencesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni adli yılla ilgili açıklama yapan Gaziantep Barosu Başkan Adayı Av. Melikşah Korkmaz, avukatın itibarının adaletin güvencesi olduğuna dikkat çekti. ‘’Avukat ayrıcalık istememektedir. Avukat, savunma görevinin gerektirdiği saygıyı ve kanundan kaynaklanan mesleki yetkilerinin tanınmasını istemektedir’’ dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>43 gün süren tatilin ardından 2026-2027 yeni dönem Adli Yıl bugün başlıyor.</p>

<p>Yeni adli yılla ilgili açıklama yapan Gaziantep Barosu Başkan Adayı Av. Melikşah Korkmaz, avukatın itibarının adaletin güvencesi olduğuna dikkat çekti. ‘’Avukat ayrıcalık istememektedir. Avukat, savunma görevinin gerektirdiği saygıyı ve kanundan kaynaklanan mesleki yetkilerinin tanınmasını istemektedir’’ dedi.</p>

<p>Adaletin yalnızca mahkeme salonlarında verilen kararlardan ibaret olmadığını ifade eden Korkmaz, ‘’Adalet; iddia, savunma ve hüküm makamlarının birbirine saygı gösterdiği, yurttaşın hak arama özgürlüğünün gerçek anlamda güvence altına alındığı bir düzenin adıdır. Savunmanın etkisizleştirildiği, avukatın değersizleştirildiği bir sistemde adaletin eksiksiz gerçekleşmesinden söz edilemez’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p>Avukatın itibarının yalnızca cübbesinde, unvanında veya törenlerde söylenen güzel sözlerde olmadığını vurgulayan Korkmaz, ‘’Avukatın itibarı; adliye girişinde gereksiz yere bekletilmemesinde, kalemde dosyasına kolayca ulaşabilmesinde, savcılıkta kapı kapı dolaştırılmamasında, duruşma salonunda sözünün önemsenmesinde, emniyette, cezaevinde, tapuda, belediyede ve diğer kamu kurumlarında mesleğine yakışır bir muamele görmesinde ortaya çıkar’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Avukatlar ağır ekonomik koşullar altında mesleklerini sürdürüyor</strong></p>

<p>Avukatların ağır ekonomik koşullar altında mesleklerini sürdürmeye çalıştıklarını vurgulayan Korkmaz, ‘’Artan ofis kiraları, vergi ve sigorta yükleri, personel ve teknoloji giderleri, ücretlerin tahsil edilememesi, CMK ve adli yardım ödemelerindeki gecikmeler özellikle genç meslektaşlarımızı ciddi biçimde zorlamaktadır. Mesleğe yeni başlayan birçok avukat, bağımsız bir büro kurmakta ve mesleki yaşamını sürdürülebilir hale getirmekte güçlük çekmektedir’’ değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Önleyici avukatlık güçlendirilmeli</strong></p>

<p>‘Avukatlara yeni iş alanları oluşturulması artık ertelenebilir bir talep değildir’’ diyen Korkmaz, ‘’Avukatın yalnızca uyuşmazlık çıktıktan sonra değil, uyuşmazlık doğmadan önce de hukuki süreçlere dahil olması sağlanmalıdır. Önleyici avukatlık güçlendirilmeli; vatandaşın hak kaybını önleyen, işlem güvenliğini artıran ve meslektaşa yeni çalışma alanları açan düzenlemeler hayata geçirilmelidir’’ çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>Açıklama bir temenni olarak bırakılmamalı</strong></p>

<p>Korkmaz, ‘’Bakanlığı tarafından belirli bir değeri aşan tapu işlemlerinde avukatla temsil zorunluluğu getirileceğinin açıklanmasını bu bakımdan önemli buluyoruz. Ancak bu açıklama bir temenni olarak bırakılmamalı; düzenleme gecikmeksizin, içi boşaltılmadan ve etkin uygulanmasını sağlayacak güvencelerle birlikte yasalaştırılmalıdır. Taşınmaz işlemlerinde avukatın bulunması, yalnızca avukatlara yeni bir iş alanı oluşturmayacak; vatandaşın bilinçli işlem yapmasını sağlayacak, hukuki güvenliği artıracak ve ileride doğabilecek çok sayıda uyuşmazlığın önüne geçecektir’’ ifadelerine yer verdi.</p>

<p><strong>Birçok avukat, sorunlarla bireysel olarak mücadele etmektedir</strong></p>

<p>Gaziantep Barosuna yönelik eleştirilerini dile getiren Korkmaz, ‘’Gaziantep Barosu bakımından son iki yıllık dönem, meslektaşlarımızın günlük meslek yaşamında ölçülebilir ve kalıcı kazanımlar oluşturulması yönünden etkisiz geçmiştir. Ziyaretler, toplantılar, açıklamalar ve fotoğraflar birer faaliyet olabilir; ancak bunların hiçbiri tek başına sonuç değildir. Asıl sorulması gereken şudur; bugün birçok meslektaşımız; adliyede, savcılıkta, icra dairelerinde, emniyette, cezaevlerinde, tapuda, SGK’da, vergi dairelerinde, belediyelerde ve diğer kamu kurumlarında yaşadığı sorunlarla bireysel olarak mücadele etmektedir. Meslektaşlarımız, kurumsal olarak çözülmesi gereken sorunları kişisel ilişkilerle aşmaya çalışmakta; çoğu zaman kendisini yalnız ve sahipsiz hissetmektedir’’ diye konuştu.</p>

<p>Gaziantep Barosu Başkan Adayı Av. Melikşah Korkmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Baronun görevi, meslektaşa “Sorununu kendin çöz” demek değildir. Sorunu kayıt altına almak, ilgili kurumun karşısına Baro tüzel kişiliğiyle çıkmak, yazılı çözüm yolları oluşturmak, alınan sonucu takip etmek ve meslektaşa hesap vermektir. Biz; çok sayıda soyut vaat yerine, iki yıllık görev süresi içerisinde gerçekleştirilebilecek az, öz ve somut işler ortaya koyacağız. Yeni adli yılın; hukukun üstünlüğünün güçlendiği, savunmanın sesinin daha fazla duyulduğu, avukatın emeğinin karşılığını zamanında aldığı, meslektaşlarımızın yalnız bırakılmadığı, adil ve huzurlu, bir yıl olmasını diliyorum.’’</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Adem Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/avukatin-itibari-adaletin-guvencesidir</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 18:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/09/huseyin-haber-klasor/eylul/huseyin-1-eylulk/eee0a4ec-12b7-4d96-8926-7f77e0848361.jpg" type="image/jpeg" length="23285"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
