<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Gaziantep İlk Haber</title>
    <link>https://www.gaziantepilkhaber.com</link>
    <description>Gaziantep Haberleri Gaziantep Son Dakika</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 27 Aug 2026 18:04:38 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İŞKUR'un Engelli Hibe Desteğiyle Kendi İşinin Patronu Oluyor]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/iskurun-engelli-hibe-destegiyle-kendi-isinin-patronu-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/iskurun-engelli-hibe-destegiyle-kendi-isinin-patronu-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından engelli bireylerin çalışma hayatına katılımını ve kendi işlerini kurmalarını sağlamak amacıyla yürütülen Engelli Kendi İşini Kurma Hibe Desteği kapsamında önemli bir girişim hayata geçiriliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından engelli bireylerin çalışma hayatına katılımını ve kendi işlerini kurmalarını sağlamak amacıyla yürütülen Engelli Kendi İşini Kurma Hibe Desteği kapsamında önemli bir girişim hayata geçiriliyor.</p>

<p>Gaziantep Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Aytekin Doğan, İŞKUR olarak engelli bireylerin yalnızca iş arayan konumunda olmalarını değil, aynı zamanda kendi işlerini kurarak üretime ve istihdama katkı sunmalarını da önemsediklerini belirtti.</p>

<p>Yiyecek ve İçecek Hizmetleri alanında proje hazırlayan Yunus Emre Bayram, İŞKUR tarafından sağlanan 647 bin 500 TL hibe desteği ile kendi restoranını açmak için çalışmalarına başladı.</p>

<p><strong>Uygun projelere 735 bin TL’ye kadar destek sağlanabiliyor</strong></p>

<p>Engelli bireylerin istihdama katılımını artırmak, ekonomik ve sosyal hayata daha güçlü şekilde dahil olmalarını sağlamak amacıyla verilen hibe desteği kapsamında, uygun projelere 735 bin TL’ye kadar destek sağlanabiliyor.</p>

<p>Doğan, “Engelli vatandaşlarımızın çalışma hayatına aktif katılımlarını desteklemek, kendi işlerini kurmalarının önünü açmak ve ekonomik bağımsızlıklarını güçlendirmek amacıyla hibe programlarımızı sürdürüyoruz. Yunus Emre Bayram kardeşimizin hazırladığı projenin desteklenerek kendi restoranını kuracak olması bizleri de son derece mutlu etti. Kendisine 647 bin 500 TL hibe desteği sağlandı. İnanıyoruz ki bu destek, Yunus Emre’nin kendi işini kurmasının yanı sıra gelecekte yeni istihdam imkanları oluşturmasına da vesile olacaktır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Girişimcilik konusunda hazırlanan projeleri desteklemeye devam edeceğiz</strong></p>

<p>Engelli bireylerin girişimcilik hayallerini gerçekleştirmeleri için İŞKUR’un sağladığı desteklerden yararlanmalarının önemine vurgu yapan Doğan, girişimcilik konusunda hazırlanan projeleri desteklenmeye devam edeceklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Bu tür desteklerin bizlere özgüven ve cesaret verdiğine inanıyorum</strong></p>

<p>Hibe desteğinden yararlanarak restoranını açmaya hazırlanan Yunus Emre Bayram, bu desteğin kendisi için yalnızca maddi bir katkı olmadığını belirterek, “Kendi işimi kurma hayalimi gerçekleştirme noktasında İŞKUR’un sağladığı hibe desteği benim için çok önemli bir fırsat oldu. Aldığım destek sayesinde kendi işimin başına geçecek olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Engelli bireylere sunulan bu tür desteklerin bizlere özgüven ve cesaret verdiğine inanıyorum” şeklinde konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Özer KARINCA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/iskurun-engelli-hibe-destegiyle-kendi-isinin-patronu-oluyor</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 17:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-28-agustos/ekran-resmi-2026-08-27-172359.png" type="image/jpeg" length="96725"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SAĞLIK HİZMETLERİNE ERİŞİM TEHDİT ALTINDA!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/saglik-hizmetlerine-erisim-tehdit-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/saglik-hizmetlerine-erisim-tehdit-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep-Kilis Tabip Odası, doktorlara açılan tazminat davalarıyla ilgili basın açıklaması yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep-Kilis Tabip Odası, doktorlara açılan tazminat davalarıyla ilgili basın açıklaması yaptı.</p>

<p>Basın açıklamasını okuyan Gaziantep-Kilis Tabip Odası Başkanı Dr. K. Doğan Eroğulları, ‘’Son dönemde hekimlere karşı açılan ve çok yüksek meblağlara ulaşan tazminat davaları ile ceza yargılamaları, artık münferit uyuşmazlıklar olmaktan çıkmış; sağlık hizmetinin geleceğini, hekimlerin mesleki bağımsızlığını, hasta güvenliğini ve toplumun nitelikli sağlık hizmetine erişimini tehdit eden yapısal bir sorun haline gelmiştir’’ dedi.</p>

<p>Eroğulları, ‘’İstanbul’da özel bir sağlık kuruluşunda görev yapan bir çocuk hekimine karşı 50 milyon ABD doları tutarında tazminat talebiyle dava açıldığı kamuoyuna yansımıştır. Daha önce bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı hakkında yaklaşık 78 milyon TL, bir kulak burun boğaz uzmanı hakkında ise 109 milyon TL tutarında tazminat kararlarının gündeme gelmesi; ayrıca hekimler hakkında ceza davaları, hapis cezaları ve gözaltı işlemlerinin uygulanması, mevcut sistemin hekimler bakımından öngörülemez ve ağır sonuçlar doğurduğunu göstermektedir’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Nitelikli sağlık hizmetine erişiminin zayıflamasına yol açmaktadır</strong></p>

<p>Hekimlerin ekonomik ve hukuki açıdan yıkıma uğratabilecek bir tazminat ve ceza sistemi, yalnızca hekimleri değil, sağlık hizmetinin bütününü tehdit ettiğini kaydeden Eroğulları, ‘’Böyle bir ortam, sağlık hizmeti sunumunda defansif tıp uygulamalarını artırmakta; hekimlerin riskli vakalara müdahale etmekten kaçınmasına, yüksek riskli uzmanlık alanlarının tercih edilmemesine ve sonuçta toplumun nitelikli sağlık hizmetine erişiminin zayıflamasına yol açmaktadır’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Sağlık hakkını koruyan adil ve sürdürülebilir bir yöntem değil</strong></p>

<p>Hasta haklarının korunmasının, sağlık hizmeti nedeniyle ortaya çıkan zararların giderilmesinin ve kusurlu tıbbi uygulamaların tespit edilmesinin kuşkusuz vazgeçilmez olduğunu sözlerine ekleyen Eroğulları, ‘’Sağlık hizmeti sunumunda karşılaşılan her olumsuz sonucun yalnızca hekimin kişisel kusuru olarak değerlendirilmesi ve hekimlerin ömür boyu çalışsalar dahi karşılayamayacakları tazminatlarla karşı karşıya bırakılması, hasta güvenliğini ve sağlık hakkını koruyan adil ve sürdürülebilir bir yöntem değildir’’ değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Kamusal mesleki sorumluluk sistemi derhal oluşturulmalı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başkan Eroğulları, ‘’Sağlık hizmeti kaynaklı zararların hastalar açısından hızlı ve adil biçimde karşılanması, hekimlerin ise malpraktis korkusu altında kalmadan tıbbi gereklilikler doğrultusunda mesleklerini sürdürebilmesi için; bağımsız uzman heyetlerin bilimsel değerlendirmeleri doğrultusunda, hataların kök nedenlerini belirleyip önleyici ve düzeltici çalışmalar geliştiren, bütüncül bir kamusal mesleki sorumluluk sistemi derhal oluşturulmalıdır’’ ifadelerine yer verdi.</p>

<p><strong>Komplikasyon ile kusurlu tıbbi uygulama birbirine karıştırılmamalı</strong></p>

<p>Gaziantep-Kilis Tabip Odası Başkanı Dr. K. Doğan Eroğulları, konuşmasını şöyle devam ettirdi: ‘’Tıbbi uygulamalarda, tıbbın doğası gereği belirli riskler bulunmaktadır. Hastanın yaşı, mevcut hastalıkları, başvuru koşulları, sağlık kuruluşunun olanakları, çalışma koşulları, sağlık ekibinin yapısı, kullanılan tıbbi teknolojiler, başvuru ve sevk süreçleri ile hekimin sahip olduğu olanaklar birlikte değerlendirilmeden yalnızca sonuca bakılarak kusur tespit edilemez. Bu nedenle komplikasyon ile kusurlu tıbbi uygulama birbirine karıştırılmamalıdır.’’</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Meral Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/saglik-hizmetlerine-erisim-tehdit-altinda</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 17:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-28-agustos/ekran-resmi-2026-08-27-172442.png" type="image/jpeg" length="56528"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BAL ÜRETİMİNDE SON 8 YILIN REKORU KIRILDI!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/bal-uretiminde-son-8-yilin-rekoru-kirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/bal-uretiminde-son-8-yilin-rekoru-kirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’te bal hasadına bitmesine sayılı günler kala rekoltede netleşmeye başladı. Ocak ayında kar, sonrasında ise yağmur yağması ve yazın ise sıcakların istenilen düzeyde olması bal rekoltesinde son yılların rekorunun kırılmasını sağladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep’te bal hasadına bitmesine sayılı günler kala rekoltede netleşmeye başladı. Ocak ayında kar, sonrasında ise yağmur yağması ve yazın ise sıcakların istenilen düzeyde olması bal rekoltesinde son yılların rekorunun kırılmasını sağladı.</p>

<p>Bal hasadı bakımından arıcıların yüzünün bu sene güldüğünü dile getiren Gaziantep İli Arı Yetiştiricileri Birlik Başkanı Nebi Koca, ‘’Yağışların ve mevsim şartlarının zamanında olması bal rekoltesini oldukça yükseltti. Bal rekoltesinde son 8 yılın en yüksek rakamına ulaştık. En son 2017 veya 2018 yılında bu kadar rekolte elde etmiştik’’ dedi.</p>

<p>1 Temmuz tarihinde başlayan bal hasadına sona yaklaşıldı. Bu sene hububatta olduğu gibi bal hasadında da rekor kırıldı. Geçen yıl 250 ton olan bal hasadı bu yıl 410 tona kadar yükseldi. Dolayısıyla hasadın artması arıcıların da yüzünü güldürdü.</p>

<p>Geçen yıl 250 ton olan bal rekoltesinin bu yıl 410 tona yükseldiğini söyleyen Koca, ‘’1 Temmuz tarihinden 15 Temmuz’a kadar zahter balı hasadı yapıldı ve yaklaşık 200 ton civarındaydı. İkinci dönemde de hem yayla hem de sulu araziden de elde edilen 210 ton bal ile birlikte rekoltemiz 400 tonun üzerine çıkmış oldu’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Fiyatları bu sene çok fazla yükseltmeyi düşünmüyoruz</strong></p>

<p>Bal fiyatlarında çok bir yükselmenin olmayacağını sözlerine ekleyen Başkan Koca, ‘’Fiyatları bu sene çok fazla yükseltmeyi düşünmüyoruz. Enflasyon oranın da ya da altında bir yükseliş olacağını öngörüyoruz. Çünkü fiyatlar arz ve talebe göre belirleniyor. Geçen yıl zahter balının kilogramı bin 250 ile bin 300 lira arasındayken şimdi ise bin 300 ile bin 500 lira arasında değişkenlik gösteriyor’’ değerlendirmesini yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Gaziantep’te kovan sayısı artıyor</strong></p>

<p>Koca, ‘’Kış mevsiminde kar yağışı meydana geldi, baharda yağmurun olması, yaz mevsiminde ise havaların aşırı değil de mevsime uygun şekilde sıcak olması bal rekoltesini arttırdı. Bunun yanı sıra Gaziantep’te arıcılıkta gelişiyor, kovan sayısı artıyor, arıcılarımız profesyonelleşiyor. Geçmiş yıllarda kovan başına 10 kilogram bal elde edilirken bu rakam bu yıl 17-18 kilograma kadar yükseldi. İnşallah ilerleyen yıllarda bu şekilde alınır diye umut ediyoruz’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Son 15 yıl içerisinde bu noktaya gelindi</strong></p>

<p>Gaziantep’te 1000 civarında arıcının bulunduğunu vurgulayan Koca, ‘’Kentimizde şu anda 50 bin üzerinde kovanımız bulunuyor, toplamda ise arıcılık yapanların sayısının da 1000 civarında olduğunu söyleyebiliriz. Gerekli eğitimler, çalışmalar, Büyükşehir Belediyesi’nin destekleri, Şahinbey Belediyesi ve Tarım ve Orman Bakanlığımızın destekleriyle son 15 yıl içerisinde bu noktaya gelindi’’ açıklamasında bulundu.</p>

<p>Sektörün son durumunu değerlendiren Gaziantep İli Arı Yetiştiricileri Birlik Başkanı Nebi Koca, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘Bal hasadı sonrasında arıcılar, arılarını kış mevsimine hazırlayacaklar. Kış bakımı aslında Sonbahar bakımıdır. Ana arı kontrolleri, genç nüfusa sahip olup olmadıkları, bakım, beslemeler, hastalık ve zararlılarla mücadele yapılmalı.’’ </p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Adem Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/bal-uretiminde-son-8-yilin-rekoru-kirildi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 17:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-28-agustos/aricilar.jpg" type="image/jpeg" length="16428"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BESİCİLERDEN ÇAĞRI; KREDİ FAİZ ORANI DÜŞMELİ]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/besicilerden-cagri-kredi-faiz-orani-dusmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/besicilerden-cagri-kredi-faiz-orani-dusmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geçmiş yıllarda toplamda yüzde 22 seviyesinde olan hayvan ve yem kredisi günümüzde yüzde 30’a kadar çıktı. Dolayısıyla birçok işletme hayvan ve yem kredisi kullanmaktan uzaklaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Geçmiş yıllarda toplamda yüzde 22 seviyesinde olan hayvan ve yem kredisi günümüzde yüzde 30’a kadar çıktı. Dolayısıyla birçok işletme hayvan ve yem kredisi kullanmaktan uzaklaştı.</p>

<p><strong>Hayvan ve yem kredisi eski oranlara düşürülmeli</strong></p>

<p>Gaziantep Kırmızı Et Üreticileri Birlik Başkanı Şıh Mehmet Bayraktar, hayvan işletme ve yem kredilerinin yeniden eski oranlarına düşürülmesi çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>Krediler yükseldi, büyükbaş hayvancılık ağır yara aldı</strong></p>

<p>Son yıllarda hayvan ve yem kredilerinde yaşanan artış büyükbaş hayvancılığa darbe vurdu. Kredi faiz oranlarının düşük olduğu dönemde birçok işletme kredi kullanarak çiftliğine hayvan alırken, şimdi ise alamıyor. Besiciler, faiz oranlarının yeniden düşürülmesi talebini bir kez daha yineledi.</p>

<p><strong>Faiz düşmüş olsa 20 bin olan kentteki hayvan sayısı 100 bine yükselir</strong></p>

<p>Faizlerin düşmesiyle birlikte şehirdeki büyükbaş hayvancılığın yeniden canlanacağına dikkat çeken Bayraktar, ‘’Şu anda faiz düşmüş olsa 20 bin olan kentteki hayvan sayısı 100 bine yükselir. Çünkü kapalı çiftliklerin tümü yeniden açılır’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Kredi oranı yüzde 30’u buluyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>‘Geçmiş dönemlerde hayvan kredisi yüzde 17 ve yem kredisi ise yüzde 7’ydi’ diyen Bayraktar, ‘’Şu anda yüzde 22 civarında olan kredi oranı, dosya masrafı, hayvanların sigortası ve diğer giderler derken hayvan kredisi toplam yüzde 30’a dayanıyor. Yüzde 30 kredi hayvan alan üretici yüzde 60-70 ile para kazanmalı ki yüzde 30’unu bankaya versin yüzde 30’da kendisine kalsın. Ama böyle bir kazanç yok’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Özsermayesi ile çalışan para kazanıyor</strong></p>

<p>Özsermayesi ile ayakta kalan işletmelerin para kazandığını ifade eden Bayraktar, banka kredisi ile hayvan alanların kazanamadığının altını çizdi. ‘’Banka kredi faiz oranlarının düşürülmesini talep ediyoruz. Geçmiş yıllardaki gibi faiz oranı yüzde 17 seviyesine yem kredisi yüzde 7’ye düşürülse tüm işletmeler kredi kullanır. Bu şekilde olursa tüm üreticiler, çiftliğini hayvan doldurur. Lakin yüzde 30 faiz oranı ile üretici nasıl kredi kullansın nasıl hayvan alsın?. Banka ‘Ben senin ortağınım, ahırdaki hayvanların yüzde 51’i benim’ diyor. Sadece kentteki besiciler değil, Türkiye genelindeki besiciler, kredi faiz oranlarının düşmesini bekliyor’’ açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Büyükbaş hayvancılık sektöründe de çoban sorunu var</strong></p>

<p>2 veya 3 yıl önce Gaziantep’teki çiftliklerin yüzde 60’ının kapandığını kaydeden Bayraktar, ‘’Çiftliklerini kapatanlar çeşitli sektörlere yatırım yaptılar, bunun sonucu olarak ise hayvancılık azaldı. Küçükbaş hayvancılıkta olduğu gibi büyükbaş hayvancılık sektöründe de çoban sorunu var’’ dedi.</p>

<p><strong>Sektörümüzün ihtiyacı yüzde 10’un altında değildir</strong></p>

<p>Bayraktar, sektörün çoban ihtiyacının bulunduğunu sözlerine eklerken, ‘’Suriyeliler, ülkelerine döndükten sonra çoban ihtiyacı ortaya çıktı. Çünkü çiftliklerde hep Suriyeliler çalışıyordu, çünkü Türk çoban yok. Şu anda sektörümüzün ihtiyacı yüzde 10’un altında değildir. İthal çoban isteyen işletmeler, ilgili kurumlara müracaat ediyorlar. Resmi olarak sözleşme yapılacak, asgari ücret alacak ve sigortalı olacak. Yani her şey resmi olacak’’ değerlendirmesinde bulundu. </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Leyla Aysun GÖKŞEN</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/besicilerden-cagri-kredi-faiz-orani-dusmeli</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 17:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-28-agustos/ekran-resmi-2026-08-27-172432.png" type="image/jpeg" length="47922"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BİNALAR YORGUN!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/binalar-yorgun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/binalar-yorgun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş depremleri sonrasında Gaziantep’teki birçok binanın yorgun düştüğünü ifade eden Jeoloji Mühendisleri Odası Gaziantep İl Temsilcisi Mehmet Yılmaz, belediyeler ile Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne denetim çağrısı yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kahramanmaraş depremleri sonrasında Gaziantep’teki birçok binanın yorgun düştüğünü ifade eden Jeoloji Mühendisleri Odası Gaziantep İl Temsilcisi Mehmet Yılmaz, belediyeler ile Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne denetim çağrısı yaptı.</p>

<p><strong>Binalar az ve çok bir şekilde hasar aldı</strong></p>

<p>Yılmaz, ‘’Yorgun bina, uzun yıllar boyunca çevresel faktörler, malzeme eskimesi veya deprem gibi sarsıntılar nedeniyle yapısal bütünlüğünü ve direncini büyük oranda kaybetmiş yapılara denir. 6 Şubat depreminde ve devamında süregelen artçılar dolayısıyla birçok bina yorgun hale geldi. Binalar az ve çok bir şekilde hasar aldı. O nedenle her artçı bina daha fazla hasar alıyor olabilir. ‘İskanı verdim, ruhsatı çıktı’ demekle iş bitmiyor. Çünkü binalarla oynamalar yaşanıyor. Son depremde ‘Kolon’ kesilmesi hadisesini çok duyduk. Binaların belediyeler ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından kontrol edilmesi gerekiyor’’ dedi.</p>

<p><strong>İskan alındıktan sonra binayı istedikleri gibi değiştiriyorlar</strong></p>

<p>Ölü Deniz fay zonu üzerinde bulunan Yesemek segmenti kentimize yakın olduğunu ifade eden Yılmaz, ‘’Gaziantep, bölgede ve çevre illerde meydana gelen depremlerden etkileniyor. Nitekim 6 Şubat depremlerinde bunu yaşadık. ‘5 yılda bir binaların ruhsat verildiği şeklinde mi yoksa değil mi’ diyerek kontrol edilmeli. Çünkü iskan alındıktan sonra binayı istedikleri gibi değiştiriyorlar. Özellikle bu değişimleri genellikle zemin ve bodrum katlarda yapıyorlar. Örneğin; bodrum katlarda aracın rahat dönmesi ya da zemin katta dükkanı genişletmek için kolonu kesiyorlar. Dolayısıyla binanın statiğiyle oynanmış oluyor. Bu yapıldığında ise bina artık esi bina değildir’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Binalarda çatlaklar oluşabilir</strong></p>

<p>‘Bina ana kayaya oturmadığı müddetçe her artçıda bina ana kayaya doğru hareket eder. Bunun sonucu olarak binalarda çatlaklar oluşabilir’ diyen Yılmaz, ‘’Önemli olan zemin etüdünün sağlam olması. O yüzden zemin etütlerinin doğru yapılması ve kontrol edilmesi gerekiyor. Bu konuda Jeoloji Mühendislerinin çok dikkatli davranması lazım’’ açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Her şey zeminle başlıyor</strong></p>

<p>Depreme dirençli kentlerin yapılmasına dikkat çeken Yılmaz, ‘’Her şey zeminle başlıyor. Çünkü statikçinin çalışabilmesi için zemini doğru bilmesi gerekiyor. Bu ülkenin bir deprem ülkesi olduğu unutulmamalı. Her an ve her zaman deprem olabilir. İslahiye ve Nurdağı, zemin yapılarından ve fay hattına yakın oldukları için olası bir depremde zarar görmeleri daha yüksektir. O yüzden depreme dirençli şehirler inşa edilmeli’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Zemin etütleri kamu kurumları tarafından denetlenmeli</strong></p>

<p>Zemin etütlerinin kamu kurumları tarafından denetlenmesi gerektiğini kaydeden Yılmaz, ‘’ Ölü Deniz fay zonu üzerinde bulunan Yesemek segmenti deprem üretme potansiyeline sahip ama kente ne kadar etkisi olur, enerjisine bağlı. Literatürde bugüne kadar ardı ardına iki deprem yaşanmamıştır. O yüzden 6 Şubat depremleri bu bakımdan bir ilk’’ değerlendirmesinde bulundu. </p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Adem Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/binalar-yorgun</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 17:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-27-agustos/ekran-resmi-2026-08-27-171235.png" type="image/jpeg" length="88110"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘HAMMADDE FİYATLARINDAKİ ARTIŞ ÜRETİME SEKTE VURUYOR’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/hammadde-fiyatlarindaki-artis-uretime-sekte-vuruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/hammadde-fiyatlarindaki-artis-uretime-sekte-vuruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hammadde fiyatlarında yaşanan yükseliş ayakkabı üretimini sekteye uğratırken, doların düşük kalması ise firmaların uluslararası alanda rekabet gücünü zayıflatıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hammadde fiyatlarında yaşanan yükseliş ayakkabı üretimini sekteye uğratırken, doların düşük kalması ise firmaların uluslararası alanda rekabet gücünü zayıflatıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Savaş sektörü çıkmada doğru sürüklüyor</strong></p>

<p>Gaziantep Ayakkabıcılar Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi Başkanı Can Yenigül, ‘’Gaziantep, Türkiye’de ayakkabı sektörüne yön veren önemli merkezlerden biri olma özelliğini taşırken, ABD-İran arasındaki savaş ise sektörü çıkmada doğru sürüklüyor. Hammadde fiyatlarında yaşanan artış üretime büyük sekte vururken, doların düşük olması ise firmaların uluslararası arenada rekabet etmesini zorlaştırıyor’’ dedi.</p>

<p><strong>Sektörden binlerce kişi evine ekmek götürüyor</strong></p>

<p>Yenigül, ‘’Bazı şehirler fabrikalarıyla büyür ama Gaziantep ise fabrikanın yanı sıra ustalarıyla birlikte büyür. 2000 yılında 163 bin metrekare alan üzerine kurulan modern ayakkabıcılar sanayi sitesi hizmete girdi. Kent genelinde dağınık halde bulunan sektör bu sitenin hizmete girmesiyle tek çatı altında birlemiş oldu. Sitemizde 330 işyeri ile bulunurken, binlerce kişi istihdam ediliyor’’ hatırlatmasını yaptı.</p>

<p><strong>Ekonomik kriz ihracatı olumsuz etkiliyor</strong></p>

<p>Gaziantep’in Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Yenigül, ‘’Kentimiz sadece ülkemizin değil, aynı zamanda Ortadoğu’nun da en önemli ayakkabı üretim merkezlerinden biridir. Küçük aile işletmeleri halinde başlayan sektör dünyanın birçok ülkesine ihracat yapan modern bir sanayiye dönüşmüştür. Lakin devam eden ekonomik kriz ihracatımızı olumsuz etkiledi, etkilemeye devam ediyor’’ değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Üretim düşmeye, ihracat azalmaya başladı</strong></p>

<p>Ayakkabı sektörünün devam eden ekonomik krizden üzerine düşeni fazlasıyla aldığını ifade eden Yenigül, ‘’Gaziantep, ayakkabı üretiminde ve ihracatında İstanbul’dan sonra ikinci sırada yer almaktadır. Bu konumunu uzun yıllardan beri korudu. Geçmiş yıllarda altın çağını yaşayan sektörümüzde işler bir anda tam tersine döndü. Üretim düşmeye, ihracat azalmaya başladı. Hammadde fiyatlarında meydana gelen yükseliş ürünlerin fiyatlarının artmasına yol açtı. Dolayısıyla bu da uluslararası pazarda elimizi daralttı. Örneğin; Çin’in 2 dolara verdiği ürünü biz 3 dolara satmak zorunda kalıyoruz. Bu da dünyada piyasasının Çin’in kontrolüne geçmesine yol açtı’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Kazanılan para enflasyon karşısında mum gibi eriyip gidiyor</strong></p>

<p>Firmaların yüksek kur yüksek faiz ve yüksek enflasyon üçgenin bir çıkış yolu aradığını kaydeden Yenigül, ‘’Hammadde fiyatlarının yanı sıra faizlerin ve enflasyonun yüksek olması da ayakkabı sektörünü olumsuz etkiliyor. Çünkü kazanılan para enflasyon karşısında mum gibi eriyip gidiyor. Firmalar, çarkını döndürmek için kredi kullanmak istiyor, lakin oranlar yüksek olduğu için kullanamıyor. Bir an önce faizlerin düşürülmesi ve firmaların paraya ulaşımının kolaylaştırılması gerekiyor. Bu sektör hem ülkemizin hem de şehrimizin en önemli sektörlerinden biri ve binlerce insan bu sektörden evine ekmek götürüyor’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Bir an evvel sektöre destek çıkılması elzem</strong></p>

<p>Girdi maliyetlerine değinen Başkan Yenigül, ‘’Girdi maliyetlerimiz yükselmeye devam ediyor. Özellikle elektrik faturaları firmaların belini büküyor. Sigorta primlerini söylemeye bile gerek yok. Gelir gider arasındaki makas açıldıkça açıldı, gelir gideri artık karşılamayacak noktaya geldi. O nedenle bir an evvel sektöre destek çıkılması elzem. Sektörümüze yönelik özel elektrik tarifesi çıkartılabilir veya yeniden koruma kalkanı altına alınabilir’’ dedi. </p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Meral Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/hammadde-fiyatlarindaki-artis-uretime-sekte-vuruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 17:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-27-agustos/can-yenigul-1.jpg" type="image/jpeg" length="14429"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Bilinçsiz antibiyotik kullanımı hastalıkla mücadeleyi zorlaştırır’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/bilincsiz-antibiyotik-kullanimi-hastalikla-mucadeleyi-zorlastirir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/bilincsiz-antibiyotik-kullanimi-hastalikla-mucadeleyi-zorlastirir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Bülent Yılmaz, ‘’Bilinçsiz antibiyotik kullanımı, son yıllarda dünyanın önemli sağlık sorunlarından biri haline geldi. Doktor önerisi ve eczacı kontrolü dışında kullanılan antibiyotikler bakterilerin direnç kazanmasına ve hastalıkla mücadeleyi de zorlaştırır’’ dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Bülent Yılmaz, ‘’Bilinçsiz antibiyotik kullanımı, son yıllarda dünyanın önemli sağlık sorunlarından biri haline geldi. Doktor önerisi ve eczacı kontrolü dışında kullanılan antibiyotikler bakterilerin direnç kazanmasına ve hastalıkla mücadeleyi de zorlaştırır’’ dedi.</p>

<p><strong>Antibiyotik vücudumuzda bakteri temizliği yapar</strong></p>

<p>Antibiyotiğin bakterileri öldüren veya çoğalmalarını durduran, enfeksiyon hastalıklarını tedavi etmek için kullanılan bir grup ilaç olduğunu hatırlatan Yılmaz, ‘’Hastalığın başkalarına yayılmasını önler ve vücuttaki zararlı bakterileri temizleyerek iyileşme sürecini hızlandırır. Özetleyecek olursak vücudumuzda bakteri temizliği yapar. Unutmayalım vücutta zararlı bakterileri yok ederek enfeksiyonu tedavi eder, aynı zamanda yararlı bakterileri de öldürür, sindirim sistemini bozar ve yerli yersiz kullanılırsa antibiyotik direnci gelişebilir’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Antibiyotikler ateş düşürücü veya ağrı kesici değil</strong></p>

<p>Antibiyotiklerin ateş düşürücü veya ağrı kesici olmadığını kaydeden Yılmaz, ‘’Antibiyotikler; soğuk algınlığı, grip gibi virüslerin neden olduğu hastalıkların tedavisinde etkili değildir. Antibiyotikler, yalnızca bakterilerin neden olduğu hastalıkların tedavisinde kullanılır. Hekim önerisi ve eczacı danışmanlığı olmadan kullanılan antibiyotikler, sonu ölümlere varabilecek ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Antibiyotikler yalnızca bakterilerin neden olduğu enfeksiyonlar için etkilidir, virüslerin neden olduğu enfeksiyonları tedavi edemez. Virüsler için “anti viral” ilaçlar kullanılmalıdır. Birine iyi gelen antibiyotik, bir başkasına zarar verebilir. Kişinin daha önceki bir hastalıkta kullandığı antibiyotik, tekrar benzer hastalığa yakalansa bile etkili olamayabilir’’ değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Hastalığı iyileştirenin ilacın adı değil, etken maddedir</strong></p>

<p>Hastalığı iyileştirenin ilacın adı değil, etken maddesi olduğunu belirten Yılmaz, ‘’Eşdeğer ilaç demek farklı ilaç firmalarının aynı etken maddeyi kullanarak aynı etkiyi sağlayan ürünler oluşturmasıdır. Dolayısıyla şu bilinmeli ki; hastalığı iyileştiren veya durduran asıl kimyasal bileşen ‘ilaç etken maddesidir’ Ülkemizdeki eşdeğer ilaçlar “biyo eşdeğer” ilaçlardır. Biyoeşdeğer ilaçlar, orijinal bir ilacın patent süresi bittikten sonra üretilen, aynı etkin maddeyi, aynı miktar ve formda içeren, vücuda aynı hızda ve miktarda karışarak aynı etkiyi gösteren güvenilir eşdeğer ilaçlardır’’ hatırlatmasını yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yılmaz, ‘’19 senedir Sağlık Bakanlığımızın onayı ile ilaç raporları halk tabiri ile etken, eczacılık tabiri ile etkin ilaç maddesi ile hazırlanıyor. Etkin ilaç maddesi ile hazırlanan raporlar hem bilimsel olmasını hem de ticari satışta eşitlik sağlıyor ve ‘ilaç raporlarında’ ilaç reklamı yapılmasına engel oluyor. Gelişmiş ülkelerde rahatlıkla ve uzun süredir kullanılmakta olan “etkin madde ile reçete yazımı” için belli bir gruptan, örneğin antibiyotiklerden başlanması önerimizdir. Böylece adı söylenerek istenen bazı antibiyotiklerin de sıklıkla kullanılması engellenmiş olacaktır’’ önerisinde bulundu. </p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Leyla Aysun GÖKŞEN</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/bilincsiz-antibiyotik-kullanimi-hastalikla-mucadeleyi-zorlastirir</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-27-agustos/ekran-resmi-2026-08-27-171154.png" type="image/jpeg" length="87697"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KENTTE İŞÇİ ÖLÜMLERİ SÜRÜYOR!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kentte-isci-olumleri-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kentte-isci-olumleri-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İş Sağlığı ve Güvenliği Meclisi, Temmuz ayında iş kazası sonucunda hayatını kaybedenlerin sayısını açıkladı. Gaziantep, 5 işçi ölümü ile Türkiye genelinde 13’üncü sırada yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İş Sağlığı ve Güvenliği Meclisi, Temmuz ayında iş kazası sonucunda hayatını kaybedenlerin sayısını açıkladı. Gaziantep, 5 işçi ölümü ile Türkiye genelinde 13’üncü sırada yer aldı.</p>

<p><strong>7 aylık döneminde toplamda bin 279 işçi hayata gözlerini yumdu</strong></p>

<p>İş Sağlığı ve Güvenliği Meclisi, Temmuz ayında iş kazası sonucunda hayatını kaybedenlerin sayısını kamuoyuna duyurdu. İstatistiklere göre; ocak ayında 155, şubat ayında 129, mart ayında 150, nisan ayında 190, mayıs ayında 213 haziran ayında 228 ve temmuz ayında ise 214 olmak üzere yılın 7 aylık döneminde toplamda bin 279 işçi, iş kazasında hayata gözlerini yumdu.</p>

<p><strong>Gaziantep’te temmuzda 5 işçi, iş kazasında hayatını kaybetti</strong></p>

<p>Türkiye’de üretimin en yoğun yapıldığı iller arasında yer alan Gaziantep’te işçi ölümleri temmuz ayında da devam etti. Emek-yoğun sektörlerin yoğunlukta olduğu şehirde, temmuzda 5 işçi, iş kazası sonucunda yaşama veda etti.</p>

<p><strong>İşçi ölümlerinde İstanbul ilk sırada</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye genelinde en fazla işçi ölümlerinin yaşandığı illerinde başında 26 işçi ölümüyle İstanbul yer alıyor. İkinci sırada 9 ölüm ile Antalya, üçüncü sırada 7 ölüm ile Aydın, dördüncü sırada 7 ölüm ile Denizli, beşinci sırada 7 ölüm ile Muğla, altıncı sırada 6 ölüm ile Ankara, yedinci sırada 6 ölüm ile İzmir, sekizinci sırada 6 ölüm ile Kastamonu, dokuzuncu sırada 6 ölüm ile Mersin, onuncu sırada 6 ölüm ile Şanlıurfa, on birinci sırada 5 ölüm ile Adana, on ikinci sırada 5 ölüm ile Bingöl, on üçüncü sırada 5 ölüm ile Gaziantep ve on dördüncü sırada ise 5 ölüm ile Tekirdağ bulunuyor.</p>

<p><strong>En fazla işçi ölümleri trafik ve servis kazasında yaşandı</strong></p>

<p>Temmuz ayında iş kazasının nedenlerine bakıldığında en fazla ölüm 40 işçiyle trafik ve servis kazasında yaşandı. 38 işçi ezilme, göçük, 31 işçi yüksekten düşme, 25 işçi kalp krizi, beyin kanaması, 15 işçi elektrik çarpması, 15 işçi şiddet, 11 işçi patlama, yanma, 11 işçi ise zehirlenme, boğulma nedeniyle hayatını kaybetti.</p>

<p>En fazla iş kazasının olduğu işkolları incelendiğinde yine 58 işçi ölümüyle inşaat ve yol en fazla ölümün olduğu işkolu olarak kayda geçti. İnşaat ve yol işkolunu; 45 ölümle Tarım, Orman işkolu, 20 ölümle taşımacılık işkolu, 18 ölümle gemi, tersane, deniz liman işkolu, 12 ölümle ticaret, büro, eğitim, sinema işkolu, 10 ölümle metal işkolu ve 9 ölümle konaklama, eğlence işkolu izledi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Özer KARINCA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kentte-isci-olumleri-suruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 17:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-27-agustos/isci-olumleri-2.jpg" type="image/jpeg" length="64133"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Akciğer kanseri ileri evreye anlaşılmaz’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/akciger-kanseri-ileri-evreye-anlasilmaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/akciger-kanseri-ileri-evreye-anlasilmaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya genelinde her yıl 2 milyon 600 binden fazla kişiye, sigaranın en önemli risk faktörü olduğu akciğer kanseri tanısı konuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hastalık, aynı zamanda kansere bağlı ölümlerin de başlıca nedeni olmaya devam ediyor. Uzun yıllar daha çok erkeklerde rastlanan akciğer kanseri, son yıllarda kadınlarda da giderek daha önemli bir sağlık sorunu haline geldi. Öyle ki akciğer kanseri artık dünya çapında kadınlarda meme kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanser konumunda. Türkiye'de de kadınlarda akciğer kanserinin görülme sıklığında dikkat çekici bir artış var. Sağlık Bakanlığı'nın ulusal kanser kayıtlarına göre, akciğer kanseri görülme sıklığı 2014 yılında yüz binde 8,7 iken 2018'de 10,9'a ulaştı. Bu tablo, 2014–2018 arasında yaklaşık yüzde 25'lik bir artışa karşılık geliyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erkan Kaba, akciğer kanserinin çoğu zaman ileri evreye kadar belirti vermeden ilerlemesi nedeniyle düzenli taramanın yaşamsal önem taşıdığını belirterek, “Dolayısıyla 50 yaşın üzerinde olan ve en az 20 yıl boyunca günde bir paket sigara öyküsü bulunan kadınların düşük doz bilgisayarlı tomografiyle akciğer kanseri taraması yaptırmaları önerilmektedir” diyor.  Diğer yandan erken tanı ve tedavideki gelişmelerin hastalıkla mücadelede umut verdiğini  anlatan Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erkan Kaba, “Günümüzde erken evrede yakalanan akciğer kanserinde cerrahi tedaviyle tam şifa mümkün olabilmektedir. Tedavide yaşanan önemli gelişmeler sayesinde ileri evre akciğer kanserinde de başarılı sonuçlar elde edilmektedir” diye konuşuyor.</p>

<p></p>

<p>Kadın ve erkeklerdeki</p>

<p>fark giderek azalıyor</p>

<p></p>

<p>Akciğer kanseri halen dünya genelinde erkeklerde daha sık rastlanıyor. Ancak kadınlar ve erkekler arasındaki farkın birçok ülkede giderek kapandığı görülüyor.  Öyle ki American Cancer Society’nin verilerine göre, ABD’de 2026 yılında yaklaşık 229 bin 410 yeni akciğer kanseri vakası bekleniyor. Bunların yaklaşık 110 bin 910’unun erkeklerde, 118 bin 500’ünün ise kadınlarda görüleceği düşünülüyor. Başka bir ifadeyle, ABD’de yeni akciğer kanseri tanılarının kadınlarda erkeklerden daha yüksek olacağı tahmin ediliyor. Prof. Dr. Erkan Kaba, ancak bu bilgiler doğrultusunda  kadınlarda akciğer kanserinin her yerde arttığını söylemenin bilimsel olarak doğru olmadığını belirtiyor. Örneğin  American Cancer Society'nin 2026 verilerine göre, ABD'de akciğer kanserinin görülme sıklığı hem erkeklerde hem kadınlarda azalıyor; ancak 2013–2022 döneminde azalma erkeklerde yılda yaklaşık yüzde 3 iken kadınlarda yalnızca yüzde 1,3 olarak görülüyor. Kadınlarda akciğer kanseri görülme sıklığındaki düşüşün erkeklere göre daha yavaş olmasının temel nedenleri arasında, kadınların sigaraya erkeklerden daha geç başlaması ve sigarayı bırakma eğiliminin de daha geç ortaya çıkması gösteriliyor.</p>

<p></p>

<p>Akciğer kanseri genç</p>

<p>kadınlarda erkekleri geçti</p>

<p></p>

<p>Kadınlarda akciğer kanseriyle ilgili en dikkat çekici bulgulardan biri ise genç yaş gruplarında görülüyor. Öyle ki ABD'de yapılan geniş çaplı araştırmada, 35 – 54 yaşları arasındaki genç kadınlarda akciğer kanserinin görülme sıklığının genç erkekleri geçtiği gösterildi. Özellikle genç kadınlarda erkeklere kıyasla akciğer kanseri görülme oranlarının daha yüksek olmasının sebepleri konusunda kesin bir açıklama bulunmuyor. Bu nedenle sigara dışındaki çevresel maruziyetlerin, biyolojik ve genetik farklılıkların da araştırılması önem taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Kadınlarda artışın</p>

<p>başlıca nedeni sigara!</p>

<p></p>

<p>Kadınlarda akciğer kanseri görülme sıklığının yükselmesinde sigara kullanımındaki artış başlıca nedeni oluşturuyor.  Tütün kullanımı hala hastalığın en önemli önlenebilir risk faktörü olmayı sürdürüyor. American Cancer Society'nin 2026 verileri, kadınlarda akciğer kanserinin yaklaşık yüzde 84'ünün sigara kullanımıyla ilişkili olduğunu gösteriyor. Prof. Dr. Erkan Kaba, bu nedenle akciğer kanserinden korunmada en etkili önlemin sigaraya hiç başlamamak,  sigara kullananların ise bırakmaları olduğunu söylüyor.</p>

<p></p>

<p>Sigara içmeyen</p>

<p>kadınlar da risk altında</p>

<p></p>

<p>Sigara, akciğer kanserinin en önemli önlenebilir risk faktörü olmayı sürdürüyor. Prof. Dr. Erkan Kaba, ancak sigaranın tek başına risk etkeni olmadığı uyarısında bulunarak, “Pasif sigara dumanı, hava kirliliği, radon, asbest ve diğer mesleki kanserojenler de akciğer kanserinin gelişimine katkıda bulunabilmektedir. Bunun yanı sıra  biyolojik ve genetik farklılıkların da özellikle kadınlarda akciğer kanseri riskini etkileyebileceği düşünülmektedir. Ancak bu ilişkinin altında yatan mekanizmalar henüz tam olarak açıklığa kavuşmuş değildir” diyor. Hiç sigara kullanmamış kadınlarda da akciğer kanserinin görülebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Erkan Kaba,  “Bu nedenle ‘sigara kullanmıyorum, dolayısıyla akciğer kanseri olmam’ düşüncesi doğru değildir.  Ayrıca, korunma açısından kişinin yalnızca kendisinin sigara içmemesi yeterli değildir; evde ve çalışma ortamında pasif sigara dumanına maruz kalmaması da önemlidir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p></p>

<p>Çoğunlukla ileri evreye</p>

<p>dek belirti vermiyor</p>

<p></p>

<p>Uzun süren veya niteliği değişen öksürük, kanlı balgam, nefes darlığı, göğüs ağrısı, ses kısıklığı, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, açıklanamayan kilo kaybı, iştahsızlık ve halsizlik, akciğer kanserinin en sık görülen sinyalleri arasında yer alıyor. Akciğer kanserinde belirtilerin kadınlarda ve erkeklerde benzer olduğunu belirten Prof. Dr. Erkan Kaba, “Burada asıl önemli nokta, erken evre akciğer kanserinin çoğu zaman hiçbir belirti vermeden ilerlemesidir. Bu nedenle belirtilerin ortaya çıkmasını beklemek, erken tanı açısından doğru değildir” diye konuşuyor.</p>

<p></p>

<p>“Hiçbir şikayetim</p>

<p>yok” demeyin!</p>

<p></p>

<p>Erken tanı akciğer kanserinde tedavinin şeklini ve en önemlisi hastanın yaşam şansını değiştirebiliyor. Prof. Dr. Erkan Kaba, erken tanı için özellikle yaş ve sigaraya bağlı risk faktörleri bulunan kadınların, “Ben kadınım, akciğer kanseri erkeklerde olur”, “Hiçbir şikâyetim yok” düşüncesiyle taramadan uzak durmamaları gerektiğini vurguluyor.   Yüksek risk grubundaki kadınlarda düşük doz bilgisayarlı tomografiyle yapılan akciğer kanseri taramasının yaşamsal önem taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Erkan Kaba, “50 yaşın üzerinde olan ve en az 20 yıl boyunca günde bir paket sigara öyküsü bulunan kadınların yılda bir kez düşük doz bilgisayarlı tomografiyle taranması, akciğer kanserinin erken saptanmasında kilit rol oynamaktadır” bilgisini veriyor.</p>

<p></p>

<p>Erken evrede</p>

<p>tam şifa mümkün</p>

<p></p>

<p>Akciğer kanserinde tedavi; hastalığın histolojik tipine, evresine, moleküler özelliklerine ve hastanın genel durumuna göre planlanıyor. Erken evre küçük hücreli dışı akciğer kanserinin tedavisinde temel yöntemlerden biri cerrahi oluyor. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erkan Kaba, uygun hastalarda ameliyatların robotik cerrahi gibi minimal invaziv yöntemlerle gerçekleştirildiğini belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor: “Cerrahinin yanı sıra kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik tedaviler de uygulanmaktadır. Günümüzde erken evrede tespit edilen akciğer kanserinde tam şifa mümkün olabilmektedir. Son yıllarda özellikle immünoterapi ve moleküler hedefli tedavilerdeki gelişmeler sayesinde   ileri evre hastalarda dahi umut vadeden sonuçlar elde edilmektedir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/akciger-kanseri-ileri-evreye-anlasilmaz</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/28-agustos/akciger-kanseri-ileri-evreye-anlasilmaz.jpg" type="image/jpeg" length="46829"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[400 öğrenci yapay zekâ eğitimi alıyor]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/400-ogrenci-yapay-zeka-egitimi-aliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/400-ogrenci-yapay-zeka-egitimi-aliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şahinbey Belediyesi, çocuklara ve gençlere yönelik teknoloji ve yapay zekâ eğitimleriyle Türkiye’nin 2026-2030 Yapay Zekâ Eylem Planı’na yerel düzeyde katkı sunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Teknoloji Akademisi’nde bugüne kadar yaklaşık 400 öğrenci yapay zekâ eğitimlerinden yararlandı.</p>

<p>Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan genelgeyle yürürlüğe giren 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı, Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki yol haritasını ortaya koydu. “Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet” olmak üzere dört temel eksen üzerine kurulan plan kapsamında yapay zekâ okuryazarlığının yaygınlaştırılması, nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi, teknoloji geliştirme kapasitesinin artırılması ve yapay zekânın güvenli ve sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi hedefleniyor. Şahinbey Belediyesi de çocuk ve gençlere yönelik yürüttüğü teknoloji ve yapay zekâ eğitimleriyle Türkiye’nin bu vizyonuna katkı sağlıyor.</p>

<p></p>

<p>Yaklaşık 400 öğrenci</p>

<p>yapay zekâ eğitimi aldı</p>

<p></p>

<p>Şahinbey Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Teknoloji Akademisi’nde bugüne kadar yaklaşık 400 öğrenci yapay zekâ alanında eğitim aldı. Eğitimlerini tamamlayan öğrencilere katılım belgeleri verildi. Akademide özellikle yapay zekânın temelini oluşturan Python Kodlama, Makine Öğrenmesi ve Görüntü İşleme eğitimleri verilirken; ön yüz tasarımı, web tasarımı, 3D tasarım, drone uçuşu ve drone simülasyonu gibi farklı teknoloji alanlarında da çalışmalar gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Eğitimlerle çocuk ve gençlerin yapay zekâyı erken yaşta tanımaları, teknolojiyi etkin şekilde kullanabilecek bilgi ve beceriler kazanmaları ve öğrendiklerini uygulamalı projelere dönüştürmeleri amaçlanıyor.</p>

<p></p>

<p>“Gençlerimizi geleceğin</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>teknolojilerine hazırlıyoruz”</p>

<p></p>

<p>Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki hedeflerine yerel düzeyde katkı sunmanın önemine dikkat çekerek, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konulan Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı, ülkemizin geleceğine yönelik önemli hedefler ortaya koyuyor. Biz de Şahinbey’de çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğin teknolojilerini yakından tanımalarını ve bu alanlarda kendilerini geliştirmelerini önemsiyoruz. Bugüne kadar yaklaşık 400 öğrencimizi yapay zekâ eğitimleriyle buluşturduk. Teknoloji Akademimizde gençlerimize yazılım ve yapay zekâ başta olmak üzere farklı alanlarda eğitim imkânları sunuyoruz. Amacımız gençlerimizin teknolojiyi yalnızca kullanan değil, geliştiren ve üreten bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamaktır. Ülkemizin teknoloji alanındaki hedeflerine Şahinbey’den destek vermeye devam edeceğiz” dedi.</p>

<p></p>

<p>Başkan Tahmaoğlu’na</p>

<p>Teşekkür Ettiler</p>

<p></p>

<p>Şahinbey Belediyesi atölyelerinde yazılım eğitimi gören öğrenciler “Şahinbey Belediyesi’nin bizlere sunmuş olduğu imkânlarla program ve yazılımları öğreniyoruz. Öğrendiklerimiz hem eğitim hayatımız hem de günlük yaşantımıza olumlu yansıyor. Geleceğimizi şekillendirmemiz anlamında da önemli bir eğitim alıyoruz. Bizlere bu imkânı sunan Şahinbey Belediye Başkanımız Mehmet Tahmazoğlu’na teşekkür ederiz” diye konuştular.</p>

<p></p>

<p>Eğitimden üretime uzanan</p>

<p>teknoloji yolculuğu</p>

<p></p>

<p>Teknoloji Akademisi’nde eğitim alan gençler, kazandıkları bilgi ve becerileri farklı teknoloji projelerinde geliştirme fırsatı bulurken, TEKNOFEST gibi ulusal teknoloji yarışmalarında projelerini ortaya koyma imkânı da elde ediyor. Şahinbey Belediyesi böylece gençleri yalnızca teknoloji kullanan bireyler olarak değil, teknoloji geliştiren, proje üreten ve yenilikçi çözümler ortaya koyan bireyler olarak yetiştirmeyi hedefliyor. Şahinbey Belediyesinin eğitim ve teknoloji alanındaki çalışmaları, Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı’nın “Fark Et, İstifade Et ve Üret” yaklaşımıyla da örtüşüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/400-ogrenci-yapay-zeka-egitimi-aliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/28-agustos/400-ogrenci-yapay-zeka-egitimi-aliyor4.jpg" type="image/jpeg" length="83135"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Kazaların yoğunlaştığı noktalarda gerekli tedbirler alınmalı’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kazalarin-yogunlastigi-noktalarda-gerekli-tedbirler-alinmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kazalarin-yogunlastigi-noktalarda-gerekli-tedbirler-alinmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hasan Öztürkmen’den Güneyşehir yolundaki ölümlü kaza sonrası tepki:]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, Şahinbey ilçesi Güneyşehir Mahallesi'nde 2 kişinin hayatını kaybettiği, 4 kişinin yaralandığı trafik kazasının ardından Gaziantep'teki yol ve altyapı sorunlarına dikkat çekti. Güneyşehir yolundaki çalışmaların aylardır tamamlanmadığını savunan Öztürkmen, yetkililere tepki göstererek yol güvenliği konusunda gerekli önlemlerin alınmasını istedi.</p>

<p>Gaziantep'te son dönemde meydana gelen ölümlü trafik kazaları, kentteki yol güvenliği ve ulaşım altyapısını yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, Şahinbey ilçesi Güneyşehir Mahallesi'nde meydana gelen ve 2 kişinin hayatını kaybettiği, 4 kişinin yaralandığı kazanın ardından yazılı bir açıklama yaptı.</p>

<p>Gaziantep'in hızlı şekilde büyüyen bir şehir olduğunu belirten Öztürkmen, kentin gelişimine paralel olarak yol ve altyapı yatırımlarının aynı hızda ilerlemediğini savundu.</p>

<p></p>

<p>Güneyşehir yolundaki</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>kazaya dikkat çekti</p>

<p></p>

<p>Öztürkmen, son olarak Güneyşehir yolunda meydana gelen kazanın yol güvenliği konusundaki eksiklikleri bir kez daha gündeme getirdiğini belirtti.</p>

<p>Kazanın yaşandığı yolda güvenlik önlemlerinin yeterli olmadığını öne süren Öztürkmen, vatandaşların uzun süredir kullandığı güzergâhta gerekli düzenlemelerin yapılmasını istedi.</p>

<p>Öztürkmen, "Gaziantep'in Şahinbey ilçesindeki Güneyşehir yolunda bu sabah yaşanan kazada, iki kişi hayatını kaybetti, 4 kişi yaralandı. Son dönemde kazalarla gündeme gelen yoldaki güvenlik önlemleri yeniden tartışılıyor. Vatandaş, kazaların yoğunlaştığı noktaların belirlenerek gerekli tedbirlerin alınmasını bekliyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>"Daha birkaç gün önce</p>

<p>4 kişi hayatını kaybetti"</p>

<p></p>

<p>Gaziantep'te son günlerde meydana gelen kazalara da dikkat çeken Öztürkmen, Güneyşehir'deki kazadan yalnızca birkaç gün önce Gaziantep-Nizip D-400 kara yolunda meydana gelen kazada 4 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlattı.</p>

<p>Kent genelindeki ulaşım güvenliğinin ciddi şekilde ele alınması gerektiğini savunan Öztürkmen, kazaların ardından yalnızca olaylara müdahale edilmesinin yeterli olmadığını, kazaların meydana geldiği noktaların önceden belirlenerek gerekli önlemlerin alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>"Yol aylardır toz toprak içinde"</p>

<p></p>

<p>Güneyşehir'de kazanın meydana geldiği güzergâhın çevresindeki yol çalışmalarını da eleştiren Öztürkmen, asfalt bekleyen bölgelerin bulunduğunu dile getirdi.</p>

<p>Öztürkmen, "Kazanın meydana geldiği yolun yanındaki yol aylardır toz toprak içinde. Asfalt atılması bekleniyor. Gaziantep'te önce evler yapılıyor, sonra yolun inşasına başlanıyor" dedi.</p>

<p>Yolun tek şeride düşürülmesinin de trafik güvenliğini olumsuz etkilediğini savunan Öztürkmen, "Yolu tek şeride indirmeseniz, bu kaza yaşanmayacaktı" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>"İnsan canı tehlikededir"</p>

<p></p>

<p>Yolun bölünmemiş olması ve şerit düzenlemelerinin eksik bırakılmasının ciddi güvenlik riski oluşturduğunu ileri süren Öztürkmen, trafik işaretleri, aydınlatma ve hız kontrolü gibi önlemlerin de yetersiz olduğunu iddia etti.</p>

<p>Öztürkmen, açıklamasında sert ifadeler kullanarak yetkililere çağrıda bulundu.</p>

<p>"Bölünmemiş, şerit düzenlemesi eksik bırakılmış tek yolda, insan canı tehlikededir. Trafik işareti, aydınlatma ve hız kontrolü önlemleri yetersiz. Daha kaç ocağın sönmesi gerekiyor bu yolun tamamlanması için?" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep'teki yol ve</p>

<p>altyapı sorununu</p>

<p>gündeme getirdi</p>

<p></p>

<p>Gaziantep'in genelinde ciddi bir yol ve altyapı sorunu bulunduğunu savunan Öztürkmen, özellikle yeni yerleşim bölgelerinde konutların yapılmasının ardından yol ve altyapı çalışmalarının yürütülmesini eleştirdi.</p>

<p>Öztürkmen, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nin çalışmalarına da tepki göstererek, "Gaziantep'te ciddi bir yol sorunu var. Büyükşehir Belediyesi, 'ev yapmakla' övünüyor! Belediyenin görevi ev yapmak mıdır? Yol yok, altyapı yok. Siz 'hobi bahçesi' yapsanız ne olur?" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>"Önce konut, sonra yol</p>

<p>yapılmaya çalışılıyor"</p>

<p></p>

<p>Kentte plansız büyüme yaşandığını öne süren Öztürkmen, imar uygulamalarının yol ve altyapı yatırımlarıyla birlikte planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Öztürkmen, "Gaziantep'te önce konutlar yapılıyor, sonra yol yapılmaya çalışılıyor. Her yer imara açılıyor, rant peşinde koşuluyor. Altyapıyı düşünen yok" dedi.</p>

<p>Yeni yerleşim bölgelerinde ulaşım altyapısının yeterli hale getirilmeden yapılaşmaya gidilmesinin vatandaşların güvenliğini tehlikeye attığını savunan Öztürkmen, kentteki ulaşım planlamasının yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p>"Yetkililer şimdi ne</p>

<p>hesap verecek?"</p>

<p></p>

<p>Açıklamasının sonunda yetkililere sorumluluk çağrısında bulunan Öztürkmen, Gaziantep'te yaşanan trafik kazalarının ardından gerekli tedbirlerin alınmasını istedi.</p>

<p>Öztürkmen, "Bu şehrin insanları bozuk ve plansız yollarda her gün can veriyor. Yetkililer şimdi ne hesap verecek? Gaziantepli yine sahipsiz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Güneyşehir yolunda meydana gelen ve 2 kişinin hayatını kaybettiği kazayla ilgili soruşturma sürerken, CHP'li Öztürkmen'in açıklamasıyla birlikte bölgedeki yol güvenliği ve altyapı çalışmaları yeniden tartışma konusu oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kazalarin-yogunlastigi-noktalarda-gerekli-tedbirler-alinmali</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/28-agustos/kazalarin-yogunlastigi-noktalarda-gerekli-tedbirler-alinmali1.jpg" type="image/jpeg" length="96364"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bozuk yolların onarımı sürüyor]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/bozuk-yollarin-onarimi-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/bozuk-yollarin-onarimi-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’in Nizip ilçesinde hava sıcaklığının 40 dereceyi bulduğu günlerde belediye ekipleri, zorlu çalışma koşullarına rağmen yol yapım ve iyileştirme çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sıcak asfaltın yaydığı yüksek ısıya rağmen sahada görev yapan ekipler, ilçe merkezinden kırsal mahallelere kadar ulaşım altyapısını güçlendirmek için yoğun mesai harcıyor.</p>

<p>Nizip Belediyesi ekipleri, yaz sıcaklarının etkisini artırdığı günlerde de çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Hava sıcaklığının zaman zaman 40 dereceye ulaştığı ilçede, sıcak havaya bir de asfalt çalışmalarında kullanılan malzemelerin yaydığı yüksek ısı ekleniyor.</p>

<p>Zorlu koşullara rağmen görevlerinin başında bulunan belediye personeli, Nizip’in farklı noktalarında yol yapım, bakım ve iyileştirme çalışmalarını sürdürüyor. Ekiplerin yoğun mesaisiyle hem ilçe merkezindeki ulaşımın daha güvenli ve konforlu hale getirilmesi hem de kırsal mahallelerde ulaşım imkanlarının iyileştirilmesi hedefleniyor.</p>

<p></p>

<p>Ekipler günün erken</p>

<p>saatlerinde sahaya çıkıyor</p>

<p></p>

<p>Nizip Belediye Başkanı Ali Doğan’ın talimatları doğrultusunda yürütülen çalışmalar kapsamında belediye ekipleri, günün erken saatlerinden itibaren sahadaki yerini alıyor.</p>

<p>Özellikle sıcaklığın henüz yüksek seviyelere ulaşmadığı sabah saatlerinden itibaren başlayan çalışmalar, ihtiyaç duyulan bölgelerde gün boyunca devam ediyor. Ekipler, yol yapım ve iyileştirme çalışmalarının yanı sıra ulaşımda yaşanabilecek sorunların giderilmesi için de sahada görev yapıyor.</p>

<p>Yüksek sıcaklık nedeniyle vatandaşların gölge alanlara çekildiği saatlerde dahi belediye personelinin çalışmalarını sürdürmesi dikkat çekiyor.</p>

<p></p>

<p>İlçe merkezinde sıcak</p>

<p>asfalt çalışması</p>

<p></p>

<p>Nizip ilçe merkezinde ulaşım kalitesinin artırılması amacıyla sıcak asfalt uygulamaları gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Ekipler tarafından belirlenen ihtiyaç noktalarında yürütülen çalışmalarla bozulan veya kullanım ömrünü tamamlayan yolların yenilenmesi, sürücülerin daha güvenli ve konforlu şekilde ulaşım sağlaması amaçlanıyor.</p>

<p>Sıcak asfaltın uygulanması sırasında ortaya çıkan yüksek sıcaklık ise belediye ekiplerinin çalışma şartlarını daha da zorlaştırıyor. Buna rağmen personel, yol çalışmalarını planlanan program doğrultusunda sürdürüyor.</p>

<p></p>

<p>Kırsal mahallelerde de</p>

<p>çalışmalar devam ediyor</p>

<p></p>

<p>Belediyenin yol çalışmaları yalnızca ilçe merkeziyle sınırlı kalmıyor. Kırsal mahallelerde de ulaşım altyapısının geliştirilmesi amacıyla ekipler yoğun bir çalışma yürütüyor.</p>

<p>Bu kapsamda kırsal bölgelerde sathi kaplama ve arazi yolu açma çalışmaları gerçekleştiriliyor. Özellikle tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu bölgelerde arazi yollarının iyileştirilmesiyle çiftçilerin tarlalarına ve üretim alanlarına daha kolay ulaşabilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Kırsal mahallelerde yapılan çalışmaların, bölge sakinlerinin günlük ulaşımını kolaylaştırmasının yanı sıra tarımsal üretim açısından da önemli katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p></p>

<p>Sıcakta özverili çalışma</p>

<p></p>

<p>Nizip’te hava sıcaklığının 40 dereceye kadar yükselmesine rağmen çalışmalarını sürdüren belediye ekipleri, zorlayıcı hava koşullarıyla birlikte sıcak asfaltın oluşturduğu yüksek ısıyla da mücadele ediyor.</p>

<p>Sahada görev yapan personelin özverili çalışmaları mahalle sakinlerinin de dikkatini çekiyor. Günün en sıcak saatlerinde dahi çalışmaların devam etmesi, vatandaşlar tarafından takdirle karşılanıyor.</p>

<p>Belediye ekiplerinin özellikle ulaşım açısından ihtiyaç duyulan noktalara öncelik vererek çalışmalarını sürdürdüğü belirtiliyor.</p>

<p></p>

<p>Amaç daha güvenli ve konforlu ulaşım</p>

<p></p>

<p>Nizip Belediyesi tarafından yürütülen yol çalışmalarında temel hedef, ilçe genelinde ulaşım altyapısının güçlendirilmesi ve vatandaşların daha güvenli, kaliteli ve konforlu yollara kavuşması.</p>

<p>İlçe merkezinde sürücülerin ulaşımını kolaylaştırmaya yönelik sıcak asfalt çalışmaları devam ederken, kırsal mahallelerde ise çiftçilerin ve mahalle sakinlerinin ulaşım imkanlarının geliştirilmesine yönelik uygulamalar sürdürülüyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmalar ilçe genelinde devam edecek</p>

<p></p>

<p>Nizip Belediyesi ekiplerinin yol yapım ve iyileştirme çalışmalarının, ihtiyaç duyulan noktalarda program dahilinde devam edeceği bildirildi.</p>

<p>Merkezde sürücülerin, kırsal bölgelerde ise çiftçilerin ulaşımını kolaylaştırmayı amaçlayan çalışmaların Nizip’in dört bir yanında sürdürüleceği belirtildi.</p>

<p>Hava sıcaklığının yüksek seyretmesine rağmen sahadaki çalışmalarını sürdüren belediye ekiplerinin, ilçenin ulaşım altyapısını daha güçlü ve kullanışlı hale getirmek amacıyla mesailerine devam edeceği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/bozuk-yollarin-onarimi-suruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/28-agustos/bozuk-yollarin-onarimi-suruyor1.jpg" type="image/jpeg" length="36237"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çocuğunuzdaki kronik kabızlık ekran bağımlılığından kaynaklanıyor]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/cocugunuzdaki-kronik-kabizlik-ekran-bagimliligindan-kaynaklaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/cocugunuzdaki-kronik-kabizlik-ekran-bagimliligindan-kaynaklaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günümüzün teknolojik olanaklarıyla büyüyen çocuklar gün içinde uzun süre ekran maruziyetiyle karşı karşıya kalıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu maruziyet süresi çocuklarda psikolojik sorunların yanında fiziksel problemlere de neden olabiliyor. Günde ortalama 4-8 saat ekran karşısında kalan çocuklarda boyun düzleşmesi, erken dönem omurga sorunları ve kronik kabızlık riski kat kat artabiliyor. Ülkemizde yapılan saha araştırmalarına göre çocukların günlük ortalama ekran süresi 4-7 saat, ergenlerde ise 6-8 saate kadar çıkabiliyor. Bu süreler, uluslararası rehberlerde önerilen limitlerin oldukça üzerinde seyrediyor. Bu nedenle çocukların büyüme döneminde alınan önlemler, kalıcı hasar riskini önemli ölçüde azaltabiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Soner Demiral, çocuklarda ekran bağımlılığının olumsuz etkileri hakkında bilgi verdi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Telefona bakanken</p>

<p>omurgaya 27 kilo</p>

<p>fazla yük biniyor</p>

<p></p>

<p>Biyomekanik araştırmalar, telefon veya tablet ekranına bakarken başın 60 derece öne eğilmesinin servikal omurgaya yaklaşık 27 kilogramlık ek yük bindirdiğini ortaya koymaktadır. New York Omurga Cerrahisi Araştırmaları’nın çalışmasına göre, bu pozisyon gelişmekte olan çocuk omurgasında ciddi bir baskı yaratır. Çocukların ve ergenlerin günde ortalama 5-7 saatini bu duruşta geçirdiği düşünüldüğünde, servikal omurga yılda 1.400 saatten fazla anormal yüke maruz kalır. Sonuç olarak doğal boyun eğriliği kaybolarak düzleşmeye, erken dönem boyun fıtıklarına ve kronik kas spazmlarına yol açar. Bugün hareketsiz bırakılan çocukların bu durumun bedelini ilerleyen yıllarda ödemesinden endişe edilmektedir.  Bu tablo, literatürde “text neck” (metin boyun) veya “tech neck” sendromu olarak tanımlanır. Uzun süreli öne eğik duruş, omur eklemleri, bağlar ve kaslarda dejeneratif değişikliklere zemin hazırlayabilir.</p>

<p></p>

<p>Ekran bağımlılığı her</p>

<p>4 çocuktan birinde kronik</p>

<p>kabızlığa neden oluyor</p>

<p></p>

<p>Ekran bağımlılığının etkileri omurga ile sınırlı kalmamaktadır. Uzmanlar çocuklarda kabızlık oranının normalde yüzde 3-5 bandında olduğunu, ancak dijital bağımlılık ve özellikle tuvalete telefonla girme alışkanlığı nedeniyle bu oranın yüzde 25’e (her 4 çocuktan biri) yükseldiğini belirtmektedir. Tuvalette ekrana odaklanmak, dışkılama refleksini baskılayarak kronik kabızlık ve enfeksiyon riskini artırmaktadır.</p>

<p></p>

<p>Ekran bağımlılığı miyopi</p>

<p>ve obezite riskini de artırıyor</p>

<p></p>

<p>Uzun süreli ekran kullanımı göz sağlığını da tehdit eder. Miyopi görülme sıklığında artış, göz kuruluğu, yanma ve dijital göz yorgunluğu sık görülür. Hareketsizlik nedeniyle obezite riski artarken, mavi ışığın melatonin baskılaması uyku düzenini bozar.</p>

<p></p>

<p>Çocuklarınızı ekran</p>

<p>bağımlılığından korumak</p>

<p>için spor ve sanatı sevdirin</p>

<p></p>

<p>Dijital teknolojilerin günlük yaşamın ayrılmaz parçası haline geldiği günümüzde, çocukların fiziksel sağlığını korumak ebeveynlerin, eğitimcilerin ve sağlık profesyonellerinin ortak sorumluluğundadır. Bu konuda bazı önemli öneriler şöyle sıralanmaktadır.</p>

<p>20-20-20 kuralı uygulanmalı: Her 20 dakikada 20 saniye boyunca 6 metre uzağa bakılmalı ve postür düzeltilmelidir.</p>

<p>Cihazlar göz hizasında tutulmalı; boyun eğilmesi en aza indirilmelidir.</p>

<p>Tuvalete telefon alınmamalıdır.</p>

<p>Günlük en az 60 dakika orta-yüksek şiddette fiziksel aktivite (açık hava oyunları, spor) mutlaka sağlanmalıdır.</p>

<p>Ailece ekransız zaman dilimleri oluşturulmalı; ebeveynler rol model olmalıdır.</p>

<p>Boyun-sırt ağrısı, kronik kabızlık veya baş ağrısı gibi şikayetlerde erken dönemde uzman kontrolü yaptırılmalıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/cocugunuzdaki-kronik-kabizlik-ekran-bagimliligindan-kaynaklaniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/28-agustos/cocugunuzdaki-kronik-kabizlik-ekran-bagimliligindan-kaynaklaniyor.jpg" type="image/jpeg" length="92154"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Psikiyatrik hastalıkların tedavisinde teknoloji işimizi kolaylaştırıyor’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/psikiyatrik-hastaliklarin-tedavisinde-teknoloji-isimizi-kolaylastiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/psikiyatrik-hastaliklarin-tedavisinde-teknoloji-isimizi-kolaylastiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, psikiyatrik hastalıkların tedavisinde kullanılan nöromodülasyon yöntemlerinden Transkraniyal Manyetik Stimülasyonun (TMS), özellikle tedaviye dirençli vakalarda önemli bir seçenek olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatrik hastalıkların tedavisinde ilaç tedavileri ve psikoterapilerin yanı sıra nöromodülasyon yöntemleri de giderek daha fazla kullanılmaya başlandı. Bu yöntemlerden biri olan TMS, düşük yan etki profili, girişimsel olmaması ve hasta konforu açısından öne çıkıyor.</p>

<p>TMS'nin bir bobin aracılığıyla hedeflenen beyin bölgesine kısa süreli manyetik atımlar gönderilmesi esasına dayandığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, yöntemin beyin hücrelerinin aktivitesinde düzenleme sağlayarak etkili olduğunu söyledi.</p>

<p></p>

<p>“Hasta işlem sırasında</p>

<p>tamamen uyanık”</p>

<p></p>

<p>TMS uygulaması sırasında hastanın tamamen uyanık olduğunu ve çevresiyle iletişim kurabildiğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, “TMS, herhangi bir ilaç verilmeden ve cerrahi bir girişim uygulanmadan gerçekleştirilen bir tedavi yöntemidir. Seans süresi, kullanılan protokole göre yaklaşık 3 ila 40 dakika arasında değişebilmektedir” dedi.</p>

<p></p>

<p>Tedaviye dirençli depresyonda</p>

<p>önemli bir seçenek</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>TMS'nin ilk FDA onayının 2008 yılında tedaviye dirençli majör depresyon için verildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, geçen yıllar içerisinde farklı teknikler ve bobin türleriyle kullanım alanlarının genişlediğini ifade etti.</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, “TMS; depresyonun yanı sıra anksiyetenin eşlik ettiği depresyon, obsesif kompulsif bozukluk (OKB), travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) ve sigara bağımlılığı gibi alanlarda da kullanılmaktadır. Bunun yanında güncel araştırmalarda anksiyete bozuklukları, bipolar depresyon, farklı bağımlılık türleri ve yeme bozuklukları gibi çeşitli psikiyatrik hastalıklarda da olumlu sonuçlar bildirilmektedir” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>“Yan etkileri çoğunlukla</p>

<p>hafif ve geçici”</p>

<p></p>

<p>TMS'nin genel olarak güvenli ve iyi tolere edilen bir tedavi yöntemi olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, en sık görülen yan etkilerin uygulama bölgesinde hafif baş ağrısı, kafa derisinde rahatsızlık hissi, seans sırasında yüz kaslarında hafif seğirme ve bazı hastalarda seans sonrasında kısa süreli yorgunluk olduğunu kaydetti.</p>

<p>Bu etkilerin çoğunlukla hafif ve geçici olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, “Çok nadir olmakla birlikte TMS uygulaması sırasında nöbet riski de bulunmaktadır. Bu nedenle epilepsi öyküsü bulunan veya nöbet eşiğini düşürebilecek ilaçlar kullanan kişilerin tedavi öncesinde mutlaka hekimlerini bilgilendirmeleri gerekmektedir” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>“TMS kişiye özgü planlanmalı”</p>

<p></p>

<p>TMS tedavisinde kişiye özel planlamanın önemine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Öztürk, tedavinin başarısında hastanın klinik durumunun yanı sıra uygulama alanı, eşik doz, tedavi protokolü ve seans süresinin doğru belirlenmesinin önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, “TMS, kişiye oldukça özgü bir tedavi yöntemidir. Endikasyonun, uygulama alanının, eşik dozun, tedavi protokolünün ve tedavi süresinin hastaya uygun şekilde belirlenmesi tedavi sonuçlarını doğrudan etkileyebilmektedir. Bu nedenle psikiyatride TMS uygulamalarının, bu alanda eğitim almış ve deneyimli psikiyatristler tarafından, uygun merkezlerde yürütülmesi büyük önem taşımaktadır” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/psikiyatrik-hastaliklarin-tedavisinde-teknoloji-isimizi-kolaylastiriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/28-agustos/psikiyatrik-hastaliklarin-tedavisinde-teknoloji-isimizi-kolaylastiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="85484"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Ani ve çok şidetli baş ağrısını hafife almayın’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/ani-ve-cok-sidetli-bas-agrisini-hafife-almayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/ani-ve-cok-sidetli-bas-agrisini-hafife-almayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beyin anevrizmaları her zaman belirti vermeyebileceğini belirten uzmanlar, bazılarının tesadüfen saptanabileceğini söylüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anevrizmanın büyümesi veya yırtılmasının ciddi sonuçlara yol açabileceğine dikkat çeken Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ercan Kaya, “En tipik belirti, aniden başlayan ve birkaç dakika içinde en yüksek şiddetine ulaşan baş ağrısıdır. Ağrının geçmesini beklemek veya yalnızca ağrı kesiciyle yetinmek tehlikeli bir gecikmeye yol açabilir.” dedi. Her anevrizmanın tedavi edilmesi gerekmediğini aktaran Op. Dr. Kaya, kararın, kanama riski ile tedavinin risklerinin karşılaştırılarak verildiğini vurguladı.</p>

<p>Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ercan Kaya, beyin anevrizmasının riskleri, kanama belirtileri, tedavi gerekip gerekmediğinin nasıl belirlendiği ve açık cerrahi ile damar içi tedavi yöntemlerinin nasıl seçildiği hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p></p>

<p>Her anevrizma yırtılıp</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>kanamaz; bazıları</p>

<p>tesadüfen saptanabilir!</p>

<p></p>

<p>Beyin anevrizmasının, beyni besleyen bir damarın duvarındaki zayıf bir noktanın dışarı doğru balonlaşması anlamına geldiğini aktaran Op. Dr. Ercan Kaya, “Çoğu anevrizma belirti vermeden kalabilir ve başka bir nedenle yapılan beyin görüntülemesinde tesadüfen bulunabilir.” dedi.</p>

<p>Bu nedenle her anevrizmanın mutlaka yırtılıp kanayacağını düşünmenin doğru olmadığına değinen Op. Dr. Kaya, “Bununla birlikte bazı anevrizmalar büyüyebilir veya kanayabilir. Anevrizmalar erişkinlerde, kadınlarda, sigara kullananlarda ve yüksek tansiyonu olanlarda daha sık görülür. Anne, baba veya kardeş gibi yakın aile bireylerinde beyin anevrizması ya da anevrizmaya bağlı kanama bulunması da riski artırabilir. Bazı kalıtsal hastalıklarla ilişki görülebilir. Ancak bir risk etkeninin bulunması kişide mutlaka anevrizma olduğu anlamına gelmez. Aynı şekilde hiçbir risk etkeni bulunmayan bir kişide de anevrizma gelişebilir. Kimlerin taranması gerektiği, aile öyküsü ve eşlik eden hastalıklar dikkate alınarak hekim tarafından değerlendirilmeli.” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>Her anevrizma tedavi edilmeli mi?</p>

<p></p>

<p>Her anevrizmaya işlem yapılmadığına dikkat çeken Op. Dr. Kaya, “Çünkü henüz kanamamış bir anevrizmayı tedavi etmenin de belirli riskleri vardır. Temel soru şudur: Anevrizmanın gelecekte kanama ihtimali mi, uygulanacak işlemin riski mi daha yüksek?” dedi.</p>

<p></p>

<p>Değerlendirmede yalnızca anevrizmanın büyüklüğüne bakılmadığını vurgulayan Op. Dr. Kaya, şunları söyledi:</p>

<p>“Yerleşimi, şekli, zaman içinde büyüyüp büyümediği, hastanın yaşı ve genel sağlık durumu, sigara ve yüksek tansiyon öyküsü, ailede anevrizmaya bağlı kanama bulunması ve hastanın daha önce böyle bir kanama geçirip geçirmediği birlikte ele alınır.</p>

<p>Kanama riski düşük görülen bazı anevrizmalar belirli aralıklarla MR veya tomografi temelli damar görüntülemeleriyle takip edilebilir. İzlem, ‘hiçbir şey yapmamak’ değildir; görüntüleme kontrollerinin yanı sıra tansiyonun düzenlenmesi ve sigaranın bırakılması da önemlidir. Tedavi ya da takip kararı, bu konuda deneyimli bir ekibin değerlendirmesiyle verilmelidir.”</p>

<p></p>

<p>Anevrizma kanamasının</p>

<p>en tipik belirtisi ani ve</p>

<p>şiddetli baş ağrısı!</p>

<p></p>

<p>Anevrizma yırtıldığında kanın çoğunlukla beynin çevresindeki sıvı dolu boşluğa yayılacağını kaydeden Op. Dr. Kaya, “Buna subaraknoid kanama, yani beyin zarları arasına kanama denir. Bu, oldukça yüksek hayati tehlike taşıyan bir durumdur.” dedi.</p>

<p>Belirtiler hakkında bilgi veren Op. Dr. Kaya, “En tipik belirti, aniden başlayan ve birkaç dakika içinde en yüksek şiddetine ulaşan baş ağrısıdır. Bulantı, kusma, ense sertliği, ışığa hassasiyet, bayılma, bilinç bulanıklığı, nöbet, konuşma bozukluğu veya kol ve bacaklarda güçsüzlük eşlik edebilir. Bazı hastalar daha ilk anda bilincini kaybedebilir. Tehlike yalnız ilk kanamayla sınırlı değildir. Anevrizma yeniden kanayabilir; beyinde su toplanması gelişebilir veya damarlar ilerleyen günlerde daralarak beynin yeterli kan alamamasına yol açabilir. Bu nedenle şüpheli belirtilerde hemen acil servise başvurulmalıdır.” uyarısında bulundu.</p>

<p></p>

<p>Ağrının geçmesini</p>

<p>beklemek tehlikeli bir</p>

<p>gecikmeye yol açabilir!</p>

<p></p>

<p>Ağrının ne kadar şiddetli olduğu değil, nasıl başladığının önemli olduğunun altını çizen Op. Dr. Kaya, “Birden ortaya çıkan, birkaç dakika içinde en yüksek düzeyine ulaşan ve kişinin daha önce hiç yaşamadığı bu ağrı, hastalar tarafından bazen ‘başıma balyozla vurulmuş gibi’ sözleriyle tarif edilir. Bu tablo, anevrizmaya bağlı beyin kanamasının en önemli uyarılarından biridir.” dedi.</p>

<p>Her ani ve şiddetli baş ağrısının da anevrizma kanaması olmadığını hatırlatan Op. Dr. Kaya, “Başka ciddi hastalıklar da benzer belirti verebilir. Buna karşılık ağrının geçmesini beklemek veya yalnızca ağrı kesiciyle yetinmek tehlikeli bir gecikmeye yol açabilir.” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Erken müdahale, yaşamı</p>

<p>korumak ve yeni hasarı</p>

<p>önlemek için kritik!</p>

<p></p>

<p>Anevrizmaya bağlı beyin kanamasında ilk dakikalar ve saatlerin neden önemli olduğuna işaret eden Op. Dr. Kaya, “Anevrizmaya bağlı kanama başladıktan sonra hastanın solunumu ve bilinci bozulabilir, beyin içindeki basınç artabilir ve anevrizma yeniden kanayabilir. Bu nedenle erken müdahale, yalnız tanı koymak için değil, hastanın yaşamsal işlevlerini korumak ve yeni hasarı önlemek için gereklidir.” dedi.</p>

<p>Hastanede beyin tomografisiyle kanamanın araştırıldığını söyleyen Op. Dr. Kaya, “Gerekirse damar görüntülemesi yapılarak kanamanın kaynağı belirlenir. Beyinde su toplanması veya basınç artışı varsa bunlara müdahale edilir. Kanayan anevrizmanın yeniden kanamasını önlemek amacıyla açık cerrahi ya da endovasküler yöntemle mümkün olan en erken ve güvenli zamanda kapatılması planlanır.” açıklamasını yaptı.</p>

<p></p>

<p>Tedavi yöntemi hastanın</p>

<p>durumuna göre seçilir!</p>

<p></p>

<p>Anevrizma tedavisinde açık cerrahi ve endovasküler yöntemlerin nasıl seçildiği hakkında bilgi veren Op. Dr. Ercan Kaya, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Açık cerrahide kafatasında bir açıklık oluşturulur ve anevrizma, küçük bir metal klips yerleştirilmek suretiyle kapatılır. Endovasküler (damar içi) tedavide ise çoğunlukla kasık veya el bileğindeki bir atardamardan ince tüplerle beyin damarlarına ulaşılır. Anevrizma, çeşitli damar içi araçlar kullanılarak içeriden kapatılır.</p>

<p>Yöntemlerden biri her hasta için kesin olarak diğerinden üstün değildir. Seçim; anevrizmanın yeri, büyüklüğü, şekli ve boyun yapısı, kanayıp kanamadığı, hastanın yaşı ve genel durumu ile eşlik eden beyin kanamasının özelliklerine göre yapılır.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/ani-ve-cok-sidetli-bas-agrisini-hafife-almayin</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/28-agustos/ani-ve-cok-sidetli-bas-agrisini-hafife-almayin.jpg" type="image/jpeg" length="56941"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zekâ iletişimde mesleklerini yok etmiyor]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/yapay-zeka-iletisimde-mesleklerini-yok-etmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/yapay-zeka-iletisimde-mesleklerini-yok-etmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zekâ gazetecilikten reklamcılığa, halkla ilişkilerden sinema ve yeni medyaya kadar iletişim sektöründeki meslekleri yeniden şekillendirirken, iletişim fakültesi mezunları için de yeni istihdam alanları ortaya çıkıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gelecekte iletişim mezunlarının yalnızca içerik üreten değil; yapay zekâyı yöneten, veriyi hikâyeye dönüştüren, dezenformasyonu tespit eden ve dijital güveni yöneten profesyoneller olarak öne çıkacağını belirten Prof. Dr. Gül Esra Atalay, “Geleceğin iletişim mezunları algoritmaları yöneten, yapay zekâyı anlamlandıran ve dijital güven inşa eden profesyoneller olacak. Meslekler değişiyor ama iyi iletişim kurabilme becerisi her zamankinden daha değerli hâle geliyor.” dedi.</p>

<p>Yapay zekâ içerik stratejistliği, dijital itibar yöneticiliği, dezenformasyon analistliği, veri hikâyeleştiriciliği ve insan-yapay zekâ etkileşimi tasarımcılığı gibi yeni çalışma alanlarına dikkat çeken Prof. Dr. Atalay, “Öğrencilerimizi teknolojiden korkan değil, teknolojiyi yöneten ve ona entelektüel derinlik katan profesyoneller olarak yetiştiriyoruz.” diye konuştu.</p>

<p>İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, yapay zekâ çağında iletişim sektörünün değişen istihdam yapısını, geleceğin iletişim mesleklerini ve öğrencilerin yeni çalışma hayatına hangi yetkinliklerle hazırlanması gerektiğini değerlendirdi.</p>

<p></p>

<p>İletişim mezunlarının</p>

<p>çalışma alanları genişliyor</p>

<p></p>

<p>Teknolojik gelişmelerin iletişime duyulan ihtiyacı azaltmak yerine artırdığına işaret eden Prof. Dr. Gül Esra Atalay, dijitalleşmeyle birlikte iletişim profesyonellerinin rolünün de değiştiğini söyledi.</p>

<p>“Bugün tam anlamıyla bir iletişim çağında yaşıyoruz.” Diyen Prof. Dr. Atalay, “İletişim elbette her zaman önemliydi ancak bugün akıllı telefonlar, sosyal ağlar ve dijital platformlar sayesinde herkesin her an ulaşılabilir olduğu hiper bağlantılı bir dünyadayız. Teknoloji iletişim kurmayı kolaylaştırırken anlam yaratmayı, güven oluşturmayı ve ortak bir zeminde buluşmayı zorlaştırıyor. Bu nedenle iletişim becerileri konusunda eğitimli olmak profesyonel yaşamda giderek daha büyük bir fark yaratıyor.” dedi.</p>

<p></p>

<p>İletişimcinin işi içerik</p>

<p>üretmekten ibaret</p>

<p>olmayacak</p>

<p></p>

<p>Yapay zekânın özellikle rutin içerik üretim süreçlerini hızla otomatikleştirdiğini ifade eden Atalay, bunun iletişim mesleklerinin ortadan kalkacağı anlamına gelmediğini, aksine iletişimcinin rolünün daha stratejik bir noktaya taşınacağını vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Atalay, “Eskiden iyi bir reklam fikri bulmak, o fikri görsele dökmek ve metnini yazmak günler, hatta haftalar alabiliyordu. Bugün yapay zekâ araçlarına doğru komutlar verdiğinizde saniyeler içinde çok sayıda alternatif elde edebiliyorsunuz. Ancak o alternatiflerden hangisinin insanın kalbine dokunacağını, hangisinin toplumsal bir karşılığı olduğunu veya hangisinin insanı gerçekten güldüreceğini algoritmalar tek başına belirleyemiyor. Yapay zekâ insan davranışını analiz edebilir ama insan gibi hissedemez.” diye konuştu.</p>

<p>Bu nedenle gelecekte iletişim mezunlarının değerini yalnızca “üretme” becerisinin değil; seçme, doğrulama, anlamlandırma, yorumlama ve strateji geliştirme yetkinliklerinin belirleyeceğini kaydeden Prof. Dr. Atalay, insan yaratıcılığı ile yapay zekâ yeteneklerini birlikte kullanabilen profesyonellerin iş dünyasında avantaj sağlayacağını dile getirdi.</p>

<p></p>

<p>Gazeteci yazandan</p>

<p>çok doğrulayan ve</p>

<p>anlamlandıran kişi olacak</p>

<p></p>

<p>Gazeteciliğin yapay zekâdan en fazla etkilenen alanlardan biri olduğunu belirten Prof. Dr. Atalay, rutin haberlerin otomatik olarak üretilebildiği bir dönemde gazetecinin mesleki değerinin araştırmacılık, doğrulama ve yorumlama kapasitesinde yoğunlaşacağını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Atalay, “Haber yazan gazeteciden doğrulayan ve anlamlandıran gazeteciye doğru bir dönüşüm gerçekleşiyor. Rutin ajans haberlerini artık yapay zekâ yazabiliyor. Gazetecinin yeni rolü dezenformasyonu filtrelemek, derinlemesine araştırma yapmak, veri gazeteciliği yapmak ve ham verinin arkasındaki insan hikâyesini yakalamak olacak.” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Reklamcının yeni işi yapay zekâyı</p>

<p>yaratıcı stratejiyle yönetmek</p>

<p></p>

<p>Reklamcılıkta da benzer bir dönüşüm yaşandığını ifade eden Atalay, yapay zekânın saniyeler içinde çok sayıda reklam metni, görseli ve kampanya alternatifi üretebildiğine dikkat çekti.</p>

<p>“Reklamcının işi artık yalnızca sıfırdan üretmek olmayacak.” diyen Atalay, “Yapay zekânın oluşturduğu alternatifler arasından markanın ruhuna, hedef kitlenin psikolojisine ve toplumsal bağlama en uygun olanı seçmek; doğru promptları oluşturmak ve yaratıcı stratejiyi kurmak daha önemli hâle gelecek.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Halkla ilişkilerde yeni</p>

<p>istihdam alanı; dijital güven</p>

<p></p>

<p>Deepfake, dezenformasyon ve yapay zekâ destekli manipülasyonların yaygınlaşmasının halkla ilişkiler ve kurumsal iletişim alanında da yeni uzmanlıklara ihtiyaç doğurduğunu kaydeden Prof. Dr. Atalay, geleceğin en önemli iletişim alanlarından birinin dijital güven ve itibar yönetimi olacağını söyledi.</p>

<p>Atalay, “Bülten dağıtımı ve medya takibi gibi geleneksel görevler giderek otomatikleşirken, bilişsel kriz yönetimi ve güven mimarlığı daha fazla önem kazanıyor. Deepfake ve manipülasyonun bu kadar kolaylaştığı bir çağda PR profesyonelleri yapay zekâ hızında yayılan itibar krizlerini yönetmek ve toplumla kurumlar arasında sahici bağlar kurmak zorunda.” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>Deepfake çağının iletişimcisi</p>

<p>doğrulama uzmanı da olacak</p>

<p></p>

<p>Geleceğin iletişim profesyonellerinin veri ve algoritma okuryazarlığına sahip olması gerektiğini vurgulayan Atalay, deepfake ve dezenformasyonla mücadele becerilerinin istihdam açısından giderek daha önemli hâle geleceğini belirtti.</p>

<p></p>

<p>İletişim öğrencileri yapay</p>

<p>zekâyla birlikte çalışmayı</p>

<p>öğreniyor</p>

<p></p>

<p>Bu dönüşüm nedeniyle iletişim eğitiminin de yeniden tasarlanması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Atalay, Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesinde yapay zekâyı iletişim eğitiminin farklı alanlarına entegre ettiklerini söyledi.</p>

<p></p>

<p>“Öğrencilerimize her şeyden önce ‘Yapay zekâ iletişimcinin rakibi değil, onun akıllı asistanıdır.’ diyoruz.” ifadesini kullanan Atalay, şöyle devam etti:</p>

<p>“İyi bir iletişimci olmak artık yalnızca güçlü yazma becerisine veya iyi bir görsel bakış açısına sahip olmakla sınırlı değil. Bunlara bilişsel esneklik ve yapay zekâyla doğru iletişim kurabilme becerisi de eklendi. Öğrenci yalnızca teoriyi öğrenmiyor; uygulamalı derslerde bir yapay zekâ modeline nasıl doğru komut vereceğini, çıkan sonucu nasıl değerlendireceğini ve filtreleyeceğini deneyimliyor. Yapay zekânın ürettiği bilginin doğruluğunu teyit etmek, bilişsel önyargıları fark etmek ve algoritmik manipülasyonları deşifre etmek eğitimimizin merkezinde. Sahicilik ve etik ise ana omurgamızı oluşturuyor.”</p>

<p></p>

<p>Her bölümde yapay</p>

<p>zekâ odaklı zorunlu</p>

<p>dersler bulunuyor</p>

<p></p>

<p>Fakültenin farklı bölümlerinde öğrencilerin kendi meslek alanlarıyla yapay zekâyı buluşturan zorunlu dersler aldığını belirten Prof. Dr. Atalay, “Çizgi Film ve Animasyon bölümümüzde Yapay Zekâ Destekli Konsept Geliştirme, Görsel İletişim Tasarımı bölümümüzde Görsel İletişim Tasarımında Üretken Yapay Zekâ, Gazetecilik bölümümüzde Gazetecilikte Yapay Zekâ, Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümümüzde Halkla İlişkiler ve Yapay Zekâ Uygulamaları, Radyo Televizyon ve Sinema bölümümüzde Yapay Zekâ Destekli Film Yapım ve Yönetimi, Reklamcılık bölümümüzde Dijital Reklamcılık ve Yapay Zekâ Uygulamaları, Yeni Medya ve İletişim bölümümüzde ise Yapay Zekâ derslerimiz zorunlu. Ayrıca seçmeli ders havuzumuzda da yapay zekâ temelli dersler bulunuyor.” dedi.</p>

<p></p>

<p>2-4 yıl sonra iletişim</p>

<p>mezunlarını nasıl bir</p>

<p>istihdam tablosu bekliyor?</p>

<p></p>

<p>İletişim alanında önümüzdeki birkaç yıl içinde özellikle dijital içerik, veri, yapay zekâ, doğrulama, itibar ve kriz yönetiminin kesiştiği işlerin daha görünür hâle geleceğini ifade eden Prof. Dr. Atalay, mezunların medya kuruluşlarından reklam ajanslarına, kurumsal iletişim departmanlarından dijital platformlara, yapım şirketlerinden sosyal medya ve içerik ajanslarına kadar geniş bir alanda çalışabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>İletişim mezunlarının klasik mesleklerin yanı sıra teknolojiyle birlikte doğan yeni uzmanlık alanlarına da yönelebileceğini kaydeden Atalay, “Önümüzdeki 10-15 yılda en hızlı büyümesi beklenen alanların önemli bir kısmı teknik bilgi ile iletişim becerisini birlikte gerektirecek.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Yeni meslekler iletişim</p>

<p>mezunlarını bekliyor</p>

<p></p>

<p>Yapay zekânın iletişim fakültesi mezunlarının önüne yepyeni kariyer seçenekleri çıkaracağını dile getiren Atalay, geleceğin çalışma alanlarını şöyle sıraladı:</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Yapay zekâ içerik stratejistliği, dijital itibar yöneticiliği, dezenformasyon analistliği, veri hikâyeleştiriciliği, insan-yapay zekâ etkileşimi tasarımcılığı, dijital doğrulama uzmanlığı, yapay zekâ destekli yaratıcı strateji, algoritmik içerik yönetimi ve dijital kriz iletişimi.”</p>

<p></p>

<p>“Geleceğin iletişim mezunları</p>

<p>algoritmaları yönetecek”</p>

<p></p>

<p>İletişim alanını tercih edecek gençlerin yapay zekâ nedeniyle mesleklerin ortadan kalkacağı düşüncesiyle hareket etmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Gül Esra Atalay, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Geleceğin iletişim mezunları algoritmaları yöneten, yapay zekâyı anlamlandıran ve dijital güven inşa eden profesyoneller olacak. Meslekler değişiyor ama iyi iletişim kurabilme becerisi her zamankinden daha değerli hâle geliyor. Yapay zekâyı doğru ve dozunda kullanabilen, eleştirel düşünebilen, insan psikolojisini anlayan, etik sınırları gözeten ve özgün fikir üretebilen iletişimciler iş dünyasında öne çıkacak. Aklını ve yaratıcılığını tamamen yapay zekâya devredenler değil, yapay zekâyı kendi yaratıcılığını güçlendiren bir araç olarak kullananlar geleceğin iletişim dünyasında yerlerini alacak.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/yapay-zeka-iletisimde-mesleklerini-yok-etmiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/28-agustos/yapay-zeka-iletisimde-mesleklerini-yok-etmiyor.jpg" type="image/jpeg" length="47883"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Tarihi hafızanın korunması ortak sorumluluğumuz’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/tarihi-hafizanin-korunmasi-ortak-sorumlulugumuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/tarihi-hafizanin-korunmasi-ortak-sorumlulugumuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Kent Konseyi tarafından dijital ortamda gerçekleştirilen müzayedeler aracılığıyla temin edilen, Milli Mücadele Dönemi ile Cumhuriyet’in kuruluş sürecine ışık tutan 5 tarihi fotoğraf, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kent Arşivi’ne bağışlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>1921-1923 yılları arasına ait fotoğraflar, dönemin önemli gelişmelerini ve Anadolu’da yaşanan milli mücadele atmosferini görsel belgelerle ortaya koyuyor.</p>

<p>Gaziantep’in yakın tarihine ışık tutan önemli tarihi belgeler, kent arşivine kazandırıldı. Gaziantep Kent Konseyi tarafından dijital ortamda gerçekleştirilen müzayedelerden alınan ve 1921-1923 yılları arasına tarihlenen 5 tarihi fotoğraf, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kent Arşivi’ne bağışlandı.</p>

<p>Milli Mücadele yıllarından Cumhuriyet’in kuruluş sürecine uzanan dönemi belgeleyen fotoğraflar, yalnızca dönemin siyasi ve askeri gelişmelerini değil, Anadolu’da yaşanan büyük değişimin toplum üzerindeki yansımalarını da gözler önüne seriyor.</p>

<p></p>

<p>Milli Mücadele</p>

<p>yıllarının görsel tanıkları</p>

<p></p>

<p>Kent arşivine kazandırılan fotoğraflar, 1921-1923 yılları arasında Anadolu’da yaşanan önemli gelişmelere tanıklık ediyor. Fotoğraflarda dönemin toplumsal atmosferi, milli sevinç gösterileri, resmi törenler ve askeri-sivil birliktelikler dikkat çekiyor.</p>

<p>Tarihi görseller, Gaziantep’in Milli Mücadele döneminde Anadolu’da yaşanan gelişmelere kayıtsız kalmadığını ve ülkenin farklı bölgelerinde meydana gelen önemli olayların kentte de yakından takip edildiğini ortaya koyması açısından önem taşıyor.</p>

<p>Fotoğrafların, yazılı tarih kaynaklarında anlatılan olayların görsel karşılıklarını sunması nedeniyle araştırmacılar açısından da önemli bir kaynak niteliği taşıması bekleniyor.</p>

<p></p>

<p>Büyük Taarruz ve kurtuluş</p>

<p>coşkusu fotoğraflarda</p>

<p></p>

<p>Koleksiyonda yer alan fotoğraflardan biri, Büyük Taarruz sürecinde Afyonkarahisar ve Eskişehir’in kurtuluşunun Askerlik Şubesi önünde coşkuyla kutlandığı anları belgeliyor.</p>

<p>Söz konusu görüntü, Türk ordusunun cephede elde ettiği başarıların Anadolu şehirlerinde oluşturduğu heyecanı ve halkın kurtuluş sürecine verdiği desteği yansıtıyor.</p>

<p>Koleksiyonda ayrıca İzmir’in kurtuluşunun ardından şehirde yaşanan milli sevinç gösterilerini belgeleyen bir fotoğraf da bulunuyor. Bu görüntü, İzmir’in kurtuluşunun ardından ortaya çıkan büyük sevincin görsel bir kaydı olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Fotoğraflar, Milli Mücadele’nin yalnızca cephede yaşanan askeri gelişmelerden ibaret olmadığını, Anadolu'nun farklı noktalarında halkın ortak bir heyecan ve milli ruh etrafında birleştiğini göstermesi bakımından dikkat çekiyor.</p>

<p></p>

<p>TBMM’nin 3. yasama yılı</p>

<p>açılışı da belgeleniyor</p>

<p></p>

<p>Tarihi fotoğraf koleksiyonunda 1922 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 3. yasama yılının açılışının karşılanmasına ilişkin bir görüntü de yer alıyor.</p>

<p>Hükümet Konağı’nda düzenlenen resmi töreni yansıtan fotoğraf, Milli Mücadele’nin devam ettiği bir dönemde devlet ve toplum hayatındaki gelişmelere ışık tutuyor.</p>

<p>Dönemin resmi tören anlayışını, kamu kurumlarının rolünü ve toplumun siyasi gelişmelere yönelik ilgisini ortaya koyan görüntü, Cumhuriyet’in kuruluşuna giden süreç açısından da önemli bir görsel belge niteliği taşıyor.</p>

<p></p>

<p>Kuvayı Milliye ve Türk</p>

<p>ordusu aynı karede</p>

<p></p>

<p>Koleksiyonun dikkat çeken bir diğer fotoğrafında ise Kuvayı Milliye önderleri ile Türk ordusu mensupları bir arada görülüyor.</p>

<p>Sivil ve askeri aktörleri aynı karede buluşturan grup portresi, Milli Mücadele’nin farklı unsurlarının birlikte hareket ettiği döneme ilişkin önemli bir görsel kayıt olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Fotoğraf, dönemin askeri ve sivil aktörlerinin yanı sıra Milli Mücadele’nin örgütlenme yapısına ilişkin araştırmalara da katkı sağlayabilecek nitelikte bulunuyor.</p>

<p></p>

<p>Fotoğraflar gelecek</p>

<p>kuşaklara aktarılacak</p>

<p></p>

<p>Kent Arşivi’ne bağışlanan 5 tarihi fotoğrafın, Gaziantep’in ve Türkiye’nin yakın tarihinin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından önemli bir katkı sunması hedefleniyor.</p>

<p></p>

<p>Fotoğrafların arşiv bünyesinde korunarak araştırmacıların ve tarih meraklılarının erişimine sunulmasıyla, Milli Mücadele dönemine ilişkin görsel hafızanın güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Tarihi belgelerin yalnızca geçmişe ait birer materyal olmadığına dikkat çekilirken, bu tür özgün görsellerin gelecek nesillerin geçmişi daha doğru ve kapsamlı şekilde anlamasına katkı sağladığı vurgulanıyor.</p>

<p></p>

<p>Güzelbey: "Tarihi hafızanın</p>

<p>korunması ortak</p>

<p>sorumluluğumuzdur"</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Kent Konseyi Başkanı Yusuf Erdem Güzelbey, tarihi fotoğrafların Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kent Arşivi’ne bağışlanmasıyla önemli bir sorumluluğun yerine getirildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fotoğrafların yazılı tarih kaynaklarını somut görsel verilerle desteklemesi açısından önemli olduğuna dikkat çeken Güzelbey, tarihi hafızanın korunmasının toplumun ortak sorumluluğu olduğunu söyledi.</p>

<p>Güzelbey, "Tarihi hafızanın korunması ortak sorumluluğumuzdur. Bu fotoğraflar geçmişten günümüze ulaşan görsel belgeler olmalarının yanında Gaziantep’in Milli Mücadele yıllarında ortaya koyduğu iradenin ve Anadolu’nun ortak milli ruhunun, somut tanıklarıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>"Geçmişimize ait özgün</p>

<p>belgeleri korumalıyız"</p>

<p></p>

<p>Tarihin gelecek kuşaklara doğru aktarılabilmesi için özgün belgelerin korunmasının büyük önem taşıdığını belirten Güzelbey, fotoğrafların erişilebilir hale getirilmesinin de önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p>Güzelbey, "Tarihimizi gelecek kuşaklara doğru ve eksiksiz aktarabilmek, geçmişimize ait bu tür özgün belgeleri korumak ve erişilebilir kılmakla mümkündür. Geleceğimizin teminatı, milli şuurla yaşamaktan geçmektedir" dedi.</p>

<p></p>

<p>Milli Mücadele döneminin önemli dönüm noktalarına ilişkin fotoğrafların arşive kazandırılmasının kendileri açısından ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Güzelbey, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Büyük Taarruz’un 104. yılında, Anadolu’nun kurtuluşuna giden yola bu fotoğraflarla şahitlik etmek bizim için ayrıca anlamlı. Türk’ün zafer ayı ağustosta, yaşadığımız toprakları bize yurt kılan, başta Mustafa Kemal Atatürk ve aziz silah arkadaşları olmak üzere, tüm atalarımıza bu tarihi vesikalar vesilesiyle minnetimizi sunuyorum."</p>

<p></p>

<p>Gaziantep’in tarihi</p>

<p>hafızasına önemli katkı</p>

<p></p>

<p>Kent Arşivi’ne kazandırılan 5 tarihi fotoğraf, Gaziantep’in yalnızca yerel tarihine değil, Milli Mücadele ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecine ilişkin ortak hafızaya da katkı sunuyor.</p>

<p>1921-1923 yılları arasını kapsayan fotoğraflar; Büyük Taarruz, Anadolu şehirlerinin kurtuluşu, İzmir’in kurtuluşunun ardından yaşanan sevinç, TBMM’nin yasama faaliyetleri ve Kuvayı Milliye ile Türk ordusunun birlikteliği gibi dönemin önemli gelişmelerini görsel olarak kayıt altına alıyor.</p>

<p>Tarihi fotoğrafların Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kent Arşivi’nde korunmasıyla birlikte, bu nadide belgelerin gelecek kuşaklara aktarılması ve tarih araştırmalarına kaynaklık etmesi amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/tarihi-hafizanin-korunmasi-ortak-sorumlulugumuz</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/28-agustos/tarihi-hafizanin-korunmasi-2.jpg" type="image/jpeg" length="84157"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Okullara 30 bin personel alımı: ‘Gaziantep’e 775 kişilik kontenjan!’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/okullara-30-bin-personel-alimi-gaziantepe-775-kisilik-kontenjan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/okullara-30-bin-personel-alimi-gaziantepe-775-kisilik-kontenjan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde okulların güvenlik, temizlik, bakım ve çevre düzenlemesi ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla 81 ilde toplam 30 bin kişilik Toplum Yararına Programı (TYP) kontenjanı oluşturuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep için ayrılan kontenjan ise 775 kişi olarak açıklandı. Başvuruların İŞKUR e-Şube ve e-Devlet üzerinden yapılması planlanıyor.</p>

<p>Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasına kısa süre kala okullardaki personel ihtiyacının karşılanmasına yönelik çalışmalar hız kazandı. Öğrencilerin daha güvenli ve sağlıklı bir ortamda eğitim görmesi amacıyla okullarda görev yapmak üzere personel istihdam edilmesi için 81 ili kapsayan yeni bir çalışma başlatıldı.</p>

<p>Bu kapsamda güvenlik, temizlik, bakım ve çevre düzenlemesi gibi alanlarda görev yapacak personel için toplam 30 bin kişilik TYP kontenjanı oluşturuldu.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep'e 775 kişilik kontenjan</p>

<p></p>

<p>Personel alımlarında büyükşehirler başta olmak üzere okulların ihtiyaçları doğrultusunda illere farklı sayılarda kontenjan ayrılması planlanıyor.</p>

<p>Mevcut açıklamalara göre en yüksek kontenjanlardan biri İstanbul'a ayrılırken, Gaziantep de önemli sayıda personel alımı yapılacak iller arasında yer aldı.</p>

<p></p>

<p>İllere göre açıklanan kontenjanlar şöyle:</p>

<p>İstanbul: 3 bin 13 kişi</p>

<p>Ankara: 1.628 kişi</p>

<p>İzmir: 1.242 kişi</p>

<p>Şanlıurfa: 805 kişi</p>

<p>Gaziantep: 775 kişi</p>

<p>Bursa: 736 kişi</p>

<p></p>

<p>Gaziantep'te ayrılan 775 kişilik kontenjanın, kent genelindeki okulların personel ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p></p>

<p>Personel 9 ay çalışacak</p>

<p></p>

<p>Yeni çalışma kapsamında görevlendirilecek personelin 9 ay süreyle istihdam edilmesi planlanıyor.</p>

<p>Okulların güvenlik ve çevre düzenlemesi başta olmak üzere çeşitli ihtiyaçlarına destek olacak personelin görev alanları, açılacak programlarda ve ilanlarda detaylı şekilde belirtilecek.</p>

<p>Özellikle yeni eğitim-öğretim döneminde okulların fiziki koşullarının iyileştirilmesi, temizlik ve çevre düzenlemesinin düzenli şekilde yapılması ve güvenlik hizmetlerinin desteklenmesi hedefleniyor.</p>

<p></p>

<p>Başvurular İŞKUR</p>

<p>üzerinden yapılacak</p>

<p></p>

<p>Okullarda çalışmak isteyen adayların başvurularını İŞKUR e-Şube ve e-Devlet üzerinden gerçekleştirmesi bekleniyor.</p>

<p>İlanların yayımlanmasıyla birlikte adaylar, ikamet ettikleri ilde aktif olarak açılan TYP programlarını sistem üzerinden görüntüleyebilecek. Adaylar, şartlarını taşıdıkları programlara yine elektronik ortamdan başvuru yapabilecek.</p>

<p>Başvuruların hangi okul veya kurumlar için yapılacağı, kontenjanların dağılımı ve programların başlangıç tarihleri ise yayımlanacak ilanlarla birlikte netleşecek.</p>

<p></p>

<p>Temizlik personeli de alınacak</p>

<p></p>

<p>Çalışma kapsamında yalnızca güvenlik ve çevre düzenlemesi değil, okulların temizlik ihtiyacının karşılanmasına yönelik personel istihdamı da gündemde.</p>

<p>Bu doğrultuda İşgücü Uyum Programı (İUP) ve TYP üzerinden çeşitli alımların gerçekleştirilmesi bekleniyor.</p>

<p>Okullarda özellikle eğitim döneminin başlamasıyla birlikte artan temizlik ihtiyacının karşılanması, öğrencilerin ve öğretmenlerin daha sağlıklı bir eğitim ortamında bulunması açısından önem taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Kalıcı personel modeline</p>

<p>geçiş 2027'ye bırakıldı</p>

<p></p>

<p>Milli Eğitim Bakanlığı'nın okullardaki personel ihtiyacının karşılanmasına yönelik daha kalıcı bir hizmet alımı modeline geçiş hazırlıklarının ise 2027 yılına bırakıldığı bildiriliyor.</p>

<p>Bu geçiş gerçekleşene kadar okulların personel ihtiyacının TYP ve İUP gibi istihdam programları üzerinden karşılanması planlanıyor.</p>

<p>Böylece yeni eğitim-öğretim döneminde ortaya çıkabilecek güvenlik, temizlik ve çevre düzenlemesi ihtiyaçlarının geçici istihdam programlarıyla desteklenmesi amaçlanıyor.</p>

<p></p>

<p>18 yaşını dolduranlar</p>

<p>başvurabilecek</p>

<p></p>

<p>Başvuru şartlarının her ilan özelinde ayrıca açıklanacağı belirtilirken, TYP kapsamında gerçekleştirilecek alımlarda bazı temel kriterlerin aranması bekleniyor.</p>

<p>Buna göre adaylarda genel olarak 18 yaşını doldurmuş olmak, İŞKUR'a kayıtlı bulunmak, emekli olmamak ve ilanda belirtilen ikamet şartlarını karşılamak gibi koşulların aranması öngörülüyor.</p>

<p>Ancak kesin başvuru şartları, çalışma süresi, görev yapılacak kurumlar ve diğer kriterler ilgili TYP ilanlarının yayımlanmasıyla birlikte kesinlik kazanacak.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep'teki adaylar</p>

<p>ilanları takip edecek</p>

<p></p>

<p>Gaziantep'te okullarda görev almak isteyen vatandaşların, İŞKUR tarafından yayımlanacak TYP ilanlarını yakından takip etmesi gerekiyor.</p>

<p>Kent için ayrılan 775 kişilik kontenjan, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde iş arayan vatandaşlar açısından da önemli bir istihdam fırsatı oluşturuyor. Başvuru sürecinin başlamasıyla birlikte adaylar kendilerine uygun programları İŞKUR e-Şube ve e-Devlet üzerinden görüntüleyebilecek.</p>

<p>Okullarda görevlendirilecek personelin güvenlik, temizlik, bakım ve çevre düzenlemesi gibi alanlarda görev yapması ve eğitim kurumlarının yeni döneme daha hazırlıklı şekilde girmesine katkı sağlaması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/okullara-30-bin-personel-alimi-gaziantepe-775-kisilik-kontenjan</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/28-agustos/okullara-30-bin-personel-alimi1.jpg" type="image/jpeg" length="80333"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GAZİANTEP FK-RİZESPOR MAÇINI BATUHAN KOLAK YÖNETECEK]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/gaziantep-fk-rizespor-macini-batuhan-kolak-yonetecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/gaziantep-fk-rizespor-macini-batuhan-kolak-yonetecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig'de 3. hafta karşılaşmalarında görev yapacak hakemler belli oldu. Gaziantep Futbol Kulübü'nün sahasında Çaykur Rizespor'u konuk edeceği mücadelede düdük Batuhan Kolak'ta olacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig'de 2026-2027 sezonunun 3. hafta heyecanı yarın oynanacak Gençlerbirliği-Erzurumspor FK karşılaşmasıyla başlayacak. Türkiye Futbol Federasyonu tarafından yapılan açıklamayla hafta boyunca oynanacak müsabakalarda görev alacak hakemler duyuruldu.</p>

<p></p>

<p>Ligde 3. hafta karşılaşmaları 28, 29, 30 ve 31 Ağustos tarihlerinde oynanacak. Haftanın dikkat çeken mücadelelerinden biri ise Gaziantep FK ile Çaykur Rizespor arasında oynanacak.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep FK-Rizespor</p>

<p>maçında Batuhan</p>

<p>Kolak düdük çalacak</p>

<p></p>

<p>Gaziantep FK'nın 3. haftada Çaykur Rizespor'u konuk edeceği karşılaşmanın hakemi Batuhan Kolak oldu.</p>

<p>Gaziantep'te oynanacak mücadele 29 Ağustos Cumartesi günü saat 21.30'da başlayacak. Karşılaşmada Batuhan Kolak'ın yardımcılıklarını ve diğer hakem kadrosunu TFF'nin açıkladığı görevlendirme doğrultusunda ilgili ekip oluşturacak.</p>

<p>Kırmızı-siyahlı ekip, taraftarı önünde oynayacağı mücadelede sahadan galibiyetle ayrılarak ligdeki hedefleri doğrultusunda önemli bir adım atmak istiyor.</p>

<p></p>

<p>Haftanın programı</p>

<p></p>

<p>Süper Lig'in 3. haftasında birbirinden önemli karşılaşmalar oynanacak. Haftanın açılış maçında Gençlerbirliği ile Erzurumspor FK karşı karşıya gelecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>28 Ağustos Cuma</p>

<p>21.30 Gençlerbirliği - Erzurumspor FK: Ümit Öztürk</p>

<p>29 Ağustos Cumartesi</p>

<p>19.00 Konyaspor - Kocaelispor: Gürcan Hasova</p>

<p>21.30 Gaziantep FK - Çaykur Rizespor: Batuhan Kolak</p>

<p>21.30 Galatasaray - Göztepe: Mehmet Türkmen</p>

<p></p>

<p>Pazar günü üç karşılaşma oynanacak</p>

<p></p>

<p>30 Ağustos Pazar günü ise Süper Lig'de üç karşılaşma futbolseverlerle buluşacak.</p>

<p>19.00 Eyüpspor - Corendon Alanyaspor: Cihan Aydın</p>

<p>21.30 Başakşehir - Kasımpaşa: Halil Umut Meler</p>

<p>21.30 Samsunspor - Fenerbahçe: Yasin Kol</p>

<p>Özellikle Samsunspor ile Fenerbahçe arasında oynanacak mücadele haftanın önemli karşılaşmaları arasında yer alırken, bu müsabakada Yasin Kol görev yapacak.</p>

<p></p>

<p>Haftanın kapanışı pazartesi günü</p>

<p></p>

<p>Süper Lig'in 3. hafta programı 31 Ağustos Pazartesi günü oynanacak iki karşılaşmayla tamamlanacak.</p>

<p>21.30 Amed Sportif Faaliyetler - Trabzonspor: Atilla Karaoğlan</p>

<p>21.30 Beşiktaş - Çorum FK: Çağdaş Altay</p>

<p>Bu karşılaşmaların ardından Süper Lig'de 3. hafta heyecanı tamamlanacak.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep'te gözler Rizespor maçında</p>

<p></p>

<p>Gaziantep FK açısından haftanın en önemli karşılaşması ise Çaykur Rizespor mücadelesi olacak. Teknik heyet ve futbolcular, hafta boyunca gerçekleştirecekleri çalışmalarla karşılaşmaya hazırlanırken, taraftarların da tribünleri doldurarak takıma destek vermesi bekleniyor.</p>

<p>29 Ağustos Cumartesi günü saat 21.30'da başlayacak karşılaşmada Gaziantep FK ile Çaykur Rizespor üç puan için mücadele edecek. Mücadeleyi Batuhan Kolak yönetecek.  </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/gaziantep-fk-rizespor-macini-batuhan-kolak-yonetecek</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/28-agustos/gaziantep-fk-rizespor-macini-batuhan-kolak-yonetecek.jpg" type="image/jpeg" length="50799"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Oto kaplama sektöründe başarılı olmak istiyorum’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/oto-kaplama-sektorunde-basarili-olmak-istiyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/oto-kaplama-sektorunde-basarili-olmak-istiyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te kadın personelin az olduğu oto kaplama ve araç bakım sektöründe sekreter olarak işe başlayan Sevgi Köse, "yapamazsın" diyenlere inat kendi işinin patronu oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep'te yaşayan 26 yaşındaki Sevgi Köse, yaklaşık 6 yıl önce araç bakımı ve kaplama sektöründe çalışmaya başladı. Mesleğe ilk olarak aynı sektörde faaliyet gösteren bir firmada sekreter olarak başlayan Köse, zamanla ustalara yardım ederek işi öğrenmeye başladı. Çeşitli eğitimlere katılarak kendisini geliştiren Köse, kısa sürede mesleğin inceliklerini öğrenerek "yapamazsın" diyenlere rağmen pes etmeyerek kendi iş yerini açtı. İşini severek ve özenle yapan genç girişimci, zamanla müşterilerinin güvenini kazanarak sektörde kendisine yer edindi. Araç bakımı, boya, göçük onarımı, araç kaplama gibi birçok alanda hizmet veren Köse, başarısını 2025 yılında İstanbul TÜYAP'ta düzenlenen yarışmada Türkiye birinciliği elde ederek taçlandırdı. Yarışmadaki başarısının ardından profesyonel eğitim almak isteyen birçok kişi Köse'nin iş yerine gelerek eğitim almaya başladı. Oto kaplama işini öğrenmek isteyenlere eğitim veren genç girişimci, Oto kaplamanın zorlu ve dikkat gerektiren bir meslek olduğunu belirterek kadınların da bu sektörde başarılı olabileceğini gösterdi.</p>

<p></p>

<p>"İşi seven ve tutkuyla</p>

<p>yapan başarılı olur"</p>

<p></p>

<p>Oto kaplama sektöründe kadınların da başarılı olabileceğini belirten Sevgi Köse, "Gaziantep'te yaşıyorum. 6 senedir araç bakımı ve kaplama sektöründeyim. 6 senedir profesyonel olarak kendi dükkanımı işletiyorum. Daha öncesinde aynı işi yapan bir firmada sadece sekreter olarak başladım. Daha sonrasında oradaki ustalara yardım ederken kendimi geliştirdim. İş ile ilgili eğitimlere gittim ve usta oldum. İşimi tutkuyla yapıyorum ve gün geçtikçe sektörde kendimi geliştirmek adına farklı alanlarda eğitimlere katılıyorum" dedi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Sektörde kabul</p>

<p>görmememize</p>

<p>rağmen devam ettim"</p>

<p></p>

<p>Sektörün erkeklerin yoğunlukta olduğu bir alan olduğunu ifade eden Köse, "İlk başlarda hem erkekler tarafından hem de kadınlar tarafından bir süre kabul görmememize rağmen devam ettim. Böyle bir sektörde barınmak ilk başlarda zor oldu. Ama daha sonrasında insanlar yaptığınız işin ne kadar iyi olduğunu, dürüst olduğunuzu ve işinizi severek yaptığınızı görünce tereddüt etmeden araçlarını getirip bırakıyorlar" şeklinde konuştu.</p>

<p>2025 yılında İstanbul TÜYAP'ta düzenlenen yarışmada Türkiye birincisi olduğunu belirten Köse, "Burada araç bakımıyla ilgili her şeyi yapıyoruz. Araç boyası, göçük onarımı, kaporta boya, PPF kaplama, cam filmi, araç renk değişimi, sigara yanık tamiri, araç içi revizyon gibi çok işleri yapıyoruz. 2025 yılında İstanbul TÜYAP'ta, Türkiye genelinde düzenlenen bir yarışmada Türkiye birincisi oldum. O birincilikten sonra profesyonel eğitim almak isteyen arkadaşlar buraya öğrenci olarak gelip bizimle 1-2 ay vakit geçirip sertifikalarını alıp gittiler. Türkiye'nin birçok yerine usta yetiştirdim" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>"Kadınların bu sektörde</p>

<p>başarılı olacağına</p>

<p>inanıyorum"</p>

<p></p>

<p>Kadınların sektörde daha fazla yer alması gerektiğini vurgulayan Köse, "Bence yapılan işin cinsiyeti yoktur. Kadın veya erkek fark etmez. Bir işi seven, gerçekten tutkuyla yapan kişi başarılı olur. Kadınlar da bu sektörde kesinlikle bulunmalı. Çünkü detaylar kadınlar için daha önemli. Bu iş detay gerektiren bir iş olduğu için kadınların da bu sektörde başarılı olacağına inanıyorum" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/oto-kaplama-sektorunde-basarili-olmak-istiyorum</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/28-agustos/ekran-resmi-2026-08-27-143751.png" type="image/jpeg" length="42132"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
