<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Gaziantep İlk Haber</title>
    <link>https://www.gaziantepilkhaber.com</link>
    <description>Gaziantep Haberleri Gaziantep Son Dakika</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 25 Aug 2026 15:46:27 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Geleceği omuz omuza inşa edeceğiz’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/gelecegi-omuz-omuza-insa-edecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/gelecegi-omuz-omuza-insa-edecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Gaziantep İl Teşkilatı, saha çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MHP Gaziantep İl Başkanı Mehmet Sait Kılıç başkanlığındaki heyet  gün boyunca süren kapsamlı program dahilinde İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde bir dizi temas, kurum ziyareti ve teşkilat açılışı gerçekleştirdi.</p>

<p> İl Yönetim Kurulu Üyeleri ve İlçe Başkanlarının tam kadro katıldığı heyet, her iki ilçede mülki idare amirlerinden STK temsilcilerine, belediye başkanlarından Cumhur İttifakı ortaklarına kadar geniş bir yelpazede temaslarda bulundu. Ziyaret maratonu, coşku ve dualar eşliğinde açılan yeni ilçe hizmet binalarıyla taçlandı.</p>

<p></p>

<p>İslahiye’de teşkilat ruhu</p>

<p>ve devlet-millet buluşması</p>

<p></p>

<p>Gerçekleşen programın ilk durağı olan İslahiye’de temaslar Kaymakam Emre Oğuztürk ziyaretiyle başladı. Siyasi ve kurumsal istişareler kapsamında AK Parti İslahiye İlçe Başkanı Reşit Uluşan ile bir araya gelen heyet, Cumhur İttifakı’nın sahadaki sarsılmaz koordinasyonunu vurguladı. Bölge ekonomisinin nabzını tutmayı ihmal etmeyen MHP yönetimi, İslahiye Ticaret Odası Başkanı Selahattin Türkmen ve İslahiye Ziraat Odası Başkanı Osman Erdoğan’ı da ziyaret ederek esnafın, üreticinin ve çiftçilerin taleplerini tek tek dinledi.</p>

<p>İslahiye programı, MHP İslahiye İlçe Başkanlığının yeni hizmet binasının görkemli açılış töreniyle son buldu. Vatandaşların ve partililerin yoğun katılımıyla okunan dualarla açılan yeni bina, MHP'nin ilçedeki kurumsal gücüne güç kattı.</p>

<p></p>

<p>Nurdağı’nda tam uyum</p>

<p>ve geleceğe yürüyüş</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>İslahiye’nin ardından Nurdağı’na geçen MHP Gaziantep İl Teşkilatı, Nurdağı Kaymakamı Nurullah Cemil Erciyas’ı makamında ziyaret ederek ilçedeki kamu yatırımlarını değerlendirdi. Ardından Nurdağı Belediye Başkanı Mehmet Yıldırır ve AK Parti Nurdağı İlçe Başkanı Mustafa Yiğit ile bir araya gelen Mehmet Sait Kılıç, ilçeye kazandırılacak projeler ve ortak yerel yönetim hizmetleri üzerine stratejik değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Nurdağı programının sonunda ise MHP Nurdağı İlçe Başkanlığının yeni hizmet binası, coşkulu bir kalabalığın katılımıyla hizmete açıldı.</p>

<p></p>

<p>“Bugün dünden çok</p>

<p>daha güçlü ve kararlıyız”</p>

<p></p>

<p>İslahiye ve Nurdağı ilçelerine yapılan ziyaretlerin sadece rutin bir ziyaret olmadığının altını çizen Milliyetçi Hareket Partisi Gaziantep İl Başkanı Mehmet Sait Kılıç, “Bugün İlahiye ve Nurdağında karşılaştığımız tablo teşkilatımızın gücünün, sarsılmaz birliğinin ve kararlılığının en somut nişanesidir” dedi.</p>

<p>Cumhur İttifakı’nın samimi gayretleriyle bölgenin yeniden ayağa kalktığının altını çizen MHP Gaziantep İl Başkanı Mehmet Sait Kılıç, "Milliyetçi Hareket Partisi olarak Gaziantep’imizin her bir köşesinde, her bir sokağında ve her bir hanesinde vatandaşlarımızla kucaklaşmaya, dertleriyle hemhal olup geleceği omuz omuza inşa etmeye devam ediyoruz. Bugün İslahiye ve Nurdağı ilçelerimizde ortaya koyduğumuz bu muazzam tablo, sadece rutin bir ziyaret programı değil, teşkilatımızın gücünün, sarsılmaz birliğinin ve kararlılığının en somut nişanesidir.</p>

<p>Bilindiği üzere, 6 Şubat depremlerinin en derin yaraları açtığı bu topraklarda, devlet-millet dayanışmasının en asil örneğini sergiledik. İslahiye ve Nurdağı, asrın felaketinde büyük acılar yaşadı, ancak devletimizin kararlılığı ve Cumhur İttifakı’mızın samimi gayretleriyle bölgeyi yeniden ayağa kaldırıyoruz. Depremin izlerini silmek, hemşehrilerimizin güvenli yuvalarına ve huzurlu yarınlarına kavuşmasını sağlamak birinci önceliğimizdir. Hayatını kaybeden canlarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet, geride kalanlarına sabır diliyorum. Biz bu toprakları ihya etmeden, tek bir vatandaşımızın mağduriyeti kalmayana kadar durmayacağız.</p>

<p>Diğer yandan, Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’nin öncülüğünde yürütülen 'Terörsüz Türkiye' vizyonu, milletimizin geleceğini teminat altına alacak tarihsel bir iradedir. Terörün gölgesinden tamamen arındırılmış, huzur ve güven ikliminin hâkim olduğu bir Türkiye hedefine adım adım ilerliyoruz. İçeride birliğimizi tahkim ederken, dışarıda ve sınırlarımızda milli varlığımıza kasteden tüm unsurlara karşı duruşumuz nettir. Türkiye Yüzyılı, terörün bittiği, kardeşliğin ve kalkınmanın şahlandığı bir yüzyıl olacaktır.</p>

<p> Şunun altını açıkça ve kalın çizgilerle çizmek isterim ki: Cumhur İttifakı ve teşkilatlarımız arasındaki uyum, inanç ve azim bugün dünden çok daha güçlüdür! Bizler sadece bugünü değil, Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda geleceği planlıyoruz. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’nin izinde, vatandaşımızın derdine derman olmak, esnafımızın ve çiftçimizin yanında durmak en temel vazifemizdir. Birliğimizi ve beraberliğimizi hedef alan, aramıza nifak sokmaya çalışan hiçbir anlayış bu sağlam irade ve çelikten kenetlenme karşısında tutunamayacaktır.</p>

<p>İslahiye ve Nurdağı’nda gerçekleştirdiğimiz kurumsal temaslar, ticaret ve ziraat odalarımızla yaptığımız verimli görüşmeler göstermiştir ki, milletimiz devletine ve ittifakına sonuna kadar güvenmektedir. Açılışını büyük bir gurur ve coşkuyla gerçekleştirdiğimiz İslahiye ve Nurdağı ilçe hizmet binalarımızın partimize, Cumhur İttifakı’mıza, Gaziantep’imize ve tüm hemşehrilerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bu binalar, milletimize hizmet kapısı, derdi olanın sığınağı olacaktır. Memleketimize ve milletimize hizmet yolunda durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/gelecegi-omuz-omuza-insa-edecegiz</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/26-agustos/gelecegi-omuz-omuza-insa-edecegiz1.jpg" type="image/jpeg" length="45158"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Nitelikli iş gücü yetiştirmeye devam edeceğiz’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/nitelikli-is-gucu-yetistirmeye-devam-edecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/nitelikli-is-gucu-yetistirmeye-devam-edecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özel Gaziantep OSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi mezunu 5 öğrenci, Türkiye’nin savunma sanayisindeki öncü kuruluşlarından ASELSAN’da çalışmaya hak kazandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Genç teknisyenler, Ankara’da bir yıl sürecek kapsamlı teknik eğitimin ardından ASELSAN’ın Gaziantep’teki tesislerinde görev yaparak savunma teknolojilerine katkı sunacak.</p>

<p>Gaziantep sanayisinin ihtiyaç duyduğu nitelikli teknik elemanları yetiştirmek amacıyla 2013-2014 eğitim öğretim yılında faaliyetlerine başlayan Özel Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, öğrencilerinin elde ettiği başarılarla adından söz ettirmeye devam ediyor. Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nde uygulama ağırlıklı ve nitelikli mesleki eğitimiyle öne çıkan OSB Koleji, son olarak 5 mezununun ASELSAN tarafından kabul edilmesiyle önemli bir başarıya daha imza attı.</p>

<p></p>

<p>Önce Ankara, Sonra Gaziantep</p>

<p></p>

<p>Türkiye’nin en büyük lise atölyelerinden birine sahip olan OSB Koleji’nde uygulamalı eğitim alan Makine ve Tasarım Teknolojisi ile Elektrik-Elektronik Teknolojisi alanlarından mezun 5 öğrenci, ASELSAN bünyesinde görev yapmak üzere seçildi.</p>

<p>Savunma sanayisinin yüksek teknik standartları doğrultusunda seçilen genç teknisyenler, kariyer yolculuklarına ASELSAN’ın Ankara’daki tesislerinde başlayacak. Burada bir yıl boyunca kapsamlı ve yoğunlaştırılmış teknik eğitim alacak olan öğrenciler, eğitimlerini tamamlamalarının ardından ASELSAN’ın Gaziantep’teki tesislerinde teknik kadroda görev yapacak. OSB Koleji mezunu gençlerin, Gaziantep’te aldıkları güçlü mesleki eğitimin ardından Ankara’da uzmanlık eğitiminden geçerek yeniden Gaziantep’e dönmeleri, mesleki eğitim ile sanayi arasındaki iş birliğinin de önemli bir örneğini oluşturuyor.</p>

<p></p>

<p>Şimşek: Eğitim Her Zaman</p>

<p>Önceliğimiz Oldu</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Cengiz Şimşek, OSB Koleji mezunu 5 öğrencinin ASELSAN’da görev yapmak üzere kabul edilmesinin gurur verici olduğunu belirterek, mesleki eğitime verdikleri desteğin somut sonuçlarını görmekten büyük mutluluk duyduklarını ifade etti.</p>

<p>Şimşek, “Gaziantep OSB olarak eğitime verdiğimiz önemin ve desteğin olumlu sonuçlarını almanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bünyesinde Türkiye’nin en büyük lise atölyelerinden birini bulunduran OSB Kolejimiz, nitelikli teorik ve uygulamalı eğitimiyle mesleki eğitim alanında önemli bir ihtiyacı karşılamaktadır. Öğrencilerimizin henüz lise çağında elde ettikleri bu başarı, okulumuzda verilen teorik ve pratik eğitimin kalitesini bir kez daha ortaya koymuştur” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beş öğrencinin Türkiye’nin savunma sanayisinin göz bebeği ASELSAN’a kabul edilmesinin büyük bir gurur kaynağı olduğunu vurgulayan Şimşek, “Gençlerimizin Gaziantep OSB’den çıkarak Ankara’da alacakları eğitimle uzmanlaşmaları ve ardından kentimizdeki ASELSAN tesislerinde görev yapacak olmaları, güçlü eğitim altyapımızın ve sanayi-okul iş birliğimizin en somut göstergelerinden biridir” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>“Mezunlarımızla</p>

<p>gurur duyuyoruz”</p>

<p></p>

<p>ASELSAN’da görev yapmaya hak kazanan öğrencileri tebrik eden Şimşek, başarıda emeği bulunan okul yöneticileri ve öğretmenlere de teşekkür etti.</p>

<p>Şimşek, “Büyük bir başarıya imza atarak ASELSAN’dan kabul alan 5 mezunumuzu yürekten kutluyorum. Bu başarıda büyük emeği bulunan okul idarecilerimize, öğretmenlerimize ve tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Özel Gaziantep OSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisemiz, güçlü fiziki altyapısı, uygulamalı eğitim imkânları ve nitelikli eğitim kadrosuyla ülkemizin ihtiyaç duyduğu teknik insan kaynağının yetişmesine katkı sunmaya devam edecektir” diye konuştu.</p>

<p>Gaziantep OSB olarak gençleri yalnızca meslek sahibi olmaya değil, Türkiye’nin teknoloji ve üretim hedeflerine katkı sunabilecek donanıma sahip bireyler olarak yetiştirmeye önem verdiklerini belirten Şimşek, “Nitelikli iş gücü yetiştirmeye ve Türkiye’nin Millî Teknoloji Hamlesi’ne katkı sağlamaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/nitelikli-is-gucu-yetistirmeye-devam-edecegiz</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/26-agustos/nitelikli-is-gucu-yetistirmeye-devam-edecegiz5.jpeg" type="image/jpeg" length="11428"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Kültürel mirasımızı farklı yönleriyle tanımalıyız’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kulturel-mirasimizi-farkli-yonleriyle-tanimaliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kulturel-mirasimizi-farkli-yonleriyle-tanimaliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından Dr. Göksel Tiryaki’nin “Yöremiz, Töremiz, Türkümüz: Barak” adlı eseri yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi Gazikültür Yayınları, Gaziantep’in tarihi, toplumsal ve kültürel hafızasını kayıt altına alan yayınlarına bir yenisini daha ekledi.  Bu kapsamda Dr. Göksel Tiryaki’nin kaleme aldığı, “Yöremiz, Töremiz, Türkümüz: Barak”, Barak Ovası’nı ve Barak kültürünü tarih, coğrafya, folklor, sözlü kültür, gündelik hayat ve insan hikâyeleri ekseninde ele alıyor.</p>

<p>Gazikültür Yayınlarının 122’nci kitabı olarak okurla buluşan eser; Barak’ı göçlerle, iskanlarla, uzun havalarla, ağıtlarla, törelerle, üretim biçimleriyle ve kuşaktan kuşağa aktarılan ortak bir hayat tecrübesiyle şekillenmiş kültürel bir dünya olarak inceliyor. Kitap, Barak Ovası’nın kızıl toprağından Antep fıstığı bahçelerine, köy odalarından düğünlere, halk anlatılarından yöresel kelimelere kadar geniş bir kültür alanını görünür kılıyor.</p>

<p>Gaziantep’in kültürel mirasını farklı yönleriyle tanımak isteyen okurlara sunulan “Yöremiz, Töremiz, Türkümüz: Barak”, Zeugma Mozaik Müzesi Müze Mağazası ile 25 Aralık Kahramanlık Panoraması Müze Mağazasından temin edilebilecek.</p>

<p></p>

<p>Yakar: “Barak’ın Sesini,</p>

<p>Sözünü Ve Hafızasını</p>

<p>Kayıt Altına Alıyoruz”</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>GBB Kültür A.Ş. Genel Müdürü ve kitabın Genel Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Halil İbrahim Yakar, eserle ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:</p>

<p> “Şehirlerin hafızası sadece büyük tarihî olaylardan oluşmaz. İnsanların kullandığı kelimeler, söylediği türküler, kurduğu sofralar, yaşattığı töreler ve anlattığı hikâyeler de bu hafızanın ayrılmaz parçalarıdır. Kültürel değişimin hızlandığı günümüzde yerel bilgi ve sözlü mirasın yazılı kaynaklara dönüştürülmesi büyük önem taşımaktadır. ‘Yöremiz, Töremiz, Türkümüz: Barak’, Barak kültürüne ilgi duyan okurlar için kapsamlı bir başvuru eseri olmasının yanında, yeni bilimsel ve edebî çalışmalara kaynaklık edecek değerli bir yayındır. Eserin hazırlanmasında emeği bulunan yazarımız Dr. Göksel Tiryaki’ye, editörümüze ve yayın ekibimize teşekkür ediyorum.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kulturel-mirasimizi-farkli-yonleriyle-tanimaliyiz</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/26-agustos/barak-odalari-dugunler-ve-gundelik-hayat-kayit-altina-aliniyor12.jpg" type="image/jpeg" length="30105"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Beyni gereksiz bilgilerden arındırın’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/beyni-gereksiz-bilgilerden-arindirin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/beyni-gereksiz-bilgilerden-arindirin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtarınızı nereye koyduğunuzu unutuyor, bir odaya girince neden orada olduğunuzu hatırlayamıyor ya da yıllar önce yaşadığınız bir olayı tüm ayrıntılarıyla anımsarken dün tanıştığınız kişinin adını çıkaramıyor musunuz?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu durum çoğu zaman endişe yaratsa da uzmanlara göre unutkanlık her zaman hastalık belirtisi değil. Aksine, beynin gereksiz bilgileri ayıklaması, önemli anıları koruması ve yeni bilgileri öğrenebilmesi için “unutma” mekanizmasına ihtiyacı var.</p>

<p>Peki, beyin bazen neden gerçekten gereksiz görünen bilgileri ya da yıllarca etkisinden çıkamadığımız travmatik anıları da saklıyor? Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt'a göre bunun temel nedenlerinden biri, beynin sık tekrar edilen ve duygusal açıdan önem taşıyan bilgileri daha güçlü biçimde pekiştirmesi. Bir düşünce, bir endişe ya da olumsuz bir deneyim zihinde ne kadar sık tekrar edilirse, ilgili sinir ağları da o kadar sık etkinleşiyor. Özellikle bu tekrarlar güçlü duygularla birlikte olduğunda, beyin bu bilgileri öncelikli olarak işlemeye eğilim gösteriyor ve anılar daha kalıcı hale gelebiliyor. Bu nedenle travmatik yaşantılar ya da sürekli zihni meşgul eden olumsuz düşünceler zaman içinde tamamen ortadan kalkmak yerine daha kolay hatırlanabiliyor ve uygun ipuçlarıyla yeniden tetiklenebiliyor. Yani bazen önemsiz görünen ayrıntılar aklımızda kalırken, gerçekten öğrenmek istediğimiz bilgileri kolayca unutabiliyoruz. Prof. Dr. Murat Kurt, beynin gereksiz yükünü hafifletmeye ve hafızayı daha verimli kullanmaya yardımcı olacak önemli öneriler paylaşıyor…</p>

<p>Beynin bilgiyi kalıcı hale getirmesinin, sadece kaç kez karşılaşıldığına değil, o bilgiye ne kadar dikkat edildiğine ve derinlikle işlendiğine bağlı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Murat Kurt, dijital ortamda defalarca karşılaştığımız içeriklerin çoğunun aslında hafızada kalıcı bir iz bırakmadığını vurguluyor. Prof. Dr. Murat Kurt, “Tekrar, özellikle dikkat ve anlamlı işlemeyle birlikte olduğunda bellek izini güçlendirir. Buna karşılık, dijital ortamda hızla tüketilen içerikler çoğu zaman yüzeysel düzeyde işlendiği için aynı etkiyi oluşturmaz. Çünkü kaydırarak tükettiğimiz her ekran, beynin bilgiyi derinlemesine işlemesini gerektirecek koşulları oluşturmaz; tam tersine, çoğu içerik yüzeysel bir dikkat düzeyinde işlenip hızla yerini bir sonrakine bırakır. Dolayısıyla zihni bu tür yüzeysel tekrarlarla doldurmak, hafızayı güçlendirmek yerine gereksiz bilişsel yükü artırarak asıl önemli bilgilerin etkili biçimde işlenmesini zorlaştırabilir. Bu nedenle gereksiz bilişsel yükü azaltacak alışkanlıklar geliştirmek büyük önem taşıyor” diyor…</p>

<p></p>

<p>Unutmak Beynin Hatası Değil,</p>

<p>En Önemli Becerilerinden Biri</p>

<p></p>

<p>Prof. Dr. Murat Kurt, “Günümüzde dijital dünyanın sunduğu sınırsız bilgi akışı, sürekli bildirimler, stres, düzensiz uyku ve çoklu görev yapma alışkanlığı hafızamızı her zamankinden daha fazla zorluyor. Ekranda kaydırdığımız her içerik saniyeler içinde bir sonrakiyle yer değiştiriyor; birçok içerik derinlemesine işlenemeden yerini bir sonrakine bırakıyor. Eskiden zihnin dış uyaranlardan uzak kalabildiği kısa dinlenme anları daha fazlaydı. Şimdi ise yürürken, beklerken, yemek yerken bile telefon ekranına bakıyoruz. Sürekli uyaranlara maruz kalmak, beynin önemli bilgileri derinlemesine işlemesini ve dikkatin yeniden düzenlenmesini zorlaştırabiliyor” şeklinde konuşuyor.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Kurt, hafızanın sanılanın aksine kusursuz çalışan bir kayıt cihazı olmadığını belirterek şu değerlendirmede bulunuyor: “İnsan beyni her gün milyonlarca uyaranla karşılaşıyor. Eğer bunların tamamını aynı ayrıntıyla saklasaydık, yeni bilgi öğrenmek ve doğru karar vermek çok daha zor olurdu; çünkü zihin, gerçekten önemli olanı bulmak için sürekli gereksiz ayrıntılar arasında kaybolurdu. Bu yüzden beynimiz, önemli gördüğü bilgileri güçlendirirken ihtiyaç duyulmayan ayrıntıları eleme eğilimindedir. Dolayısıyla unutmak, çoğu zaman bozuk değil, tam tersine sağlıklı çalışan bir hafızanın doğal ve gerekli bir sonucudur.”</p>

<p>“Beyin bir depo değil, bir editördür” diyen Prof. Dr. Murat Kurt’a göre hafıza yalnızca bilgiyi depolamıyor; dikkat, duygu, anlam ve tekrar gibi birçok faktörün etkisiyle sürekli olarak yeniden düzenleniyor, hatta her hatırlama anında bir bakıma yeniden yazılıyor. Bu nedenle güçlü bir hafıza kadar, “doğru bilgiyi tutup gereksizini bırakabilme” becerisi de bilişsel sağlığın önemli bir parçası olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Kurt, bu doğal unutmanın, örneğin travma sonrası hafıza kaybı ya da demans gibi durumlarda görülen patolojik unutmadan farklı olduğunun da altını çiziyor: “Burada bahsettiğimiz, beynin günlük işleyişinde kendiliğinden gerçekleşen, işlevsel bir süzme mekanizması. Hastalığa bağlı hafıza kayıplarıyla karıştırılmamalı.”</p>

<p></p>

<p>Neden Odaya Girince Ne</p>

<p>Yapacağımızı Unutuyoruz?</p>

<p></p>

<p>Hemen herkesin zaman zaman yaşadığı bu durumun bilimsel bir açıklaması var. Psikoloji literatüründe “kapı eşiği etkisi” (doorway effect) olarak bilinen bu olgu, bir ortamdan diğerine geçildiğinde beynin içinde bulunduğu bağlamı güncellemesiyle ilişkilendiriliyor. Yeni bir ortama geçildiğinde, o sırada çalışma belleğinde tutulan bilgi dikkatin odağından çıkabiliyor ve ne yapmak için odaya girdiğimizi kısa süreliğine unutabiliyoruz. İlginç olan şu ki, bu etki tek başına, herhangi bir dikkat dağıtıcı olmadan bile ortaya çıkabiliyor. Sadece bir kapıdan geçmek bile beynin adeta “sayfayı çevirmiş” gibi yeni bağlama odaklanmasına yol açabiliyor.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Kurt, yoğun çalışma temposu, sık dikkat bölünmesi ve aynı anda birçok işle ilgilenme alışkanlığının bu tür unutkanlıkları daha sık yaşanır hale getirebildiğini belirterek şöyle diyor: “Sorun çoğu zaman hafızada değil, dikkattedir. Bir işi düşünürken telefon bildirimi geliyor, ardından başka biriyle konuşuyoruz, sonra başka bir odaya geçiyoruz. Dikkat sürekli bölündüğünde, çalışma belleğinde tutulan bilgiye erişmek zorlaşabiliyor. Bu nedenle ne yapmak için odaya girdiğimizi birkaç saniyeliğine unutabiliyoruz. Çoğu zaman birkaç saniye durup yeniden odaklandığımızda ya da bulunduğumuz bağlamı hatırlatan bir ipucu gördüğümüzde bilgi tekrar aklımıza geliyor”…</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki Ne Zaman</p>

<p>Endişelenmeliyiz?</p>

<p></p>

<p>Burada önemli olan, doğal unutkanlık ile tıbbi değerlendirme gerektirebilecek unutkanlığı birbirinden ayırabilmek. Toplumda en yaygın yanlış inanışlardan biri, her unutkanlığın yaşlanma ya da demansın habercisi olduğunun düşünülmesi. Oysa zaman zaman isim unutmak, anahtarın yerini karıştırmak ya da randevuları hatırlamakta gecikmek çoğu zaman normal kabul edilebilir. Asıl dikkat edilmesi gereken durum ise unutkanlığın günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi; aynı soruların sık sık sorulması, tanıdık ortamlarda yön bulmakta zorlanılması ya da para yönetimi gibi günlük işleri yerine getirmede güçlük yaşanmasıdır.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Kurt, “Her unutkanlığı hastalık olarak değerlendirmek doğru değil. Uykusuzluk, depresyon, kronik stres, yoğun iş temposu, bazı ilaçlar ve dikkat dağınıklığı da hafızayı önemli ölçüde etkileyebilir. Ancak unutkanlık kişinin günlük yaşamını belirgin biçimde aksatmaya başladığında ya da zaman içinde giderek kötüleştiğinde mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır” diyor.</p>

<p></p>

<p>Kötü Anıların Olumsuz</p>

<p>Etkisini Azaltmak Mümkün</p>

<p></p>

<p>Travmatik ya da olumsuz anıları tamamen silmek günümüzde mümkün değil. Ancak psikoloji ve nörobilim alanındaki araştırmalar, bu anıların kişide oluşturduğu duygusal yükün, azaltılabileceğini gösteriyor. Prof. Dr. Murat Kurt’a göre amaç unutmak değil, anının yaşam üzerindeki etkisini azaltmak olmalı: “İnsan beyni kötü anıları tamamen silmek yerine onların duygusal yükünü zaman içinde yeniden düzenleyebilir. Psikoterapi, sağlıklı baş etme yöntemleri ve gerektiğinde profesyonel destek sayesinde kişinin anıyla kurduğu ilişki değişebilir.”</p>

<p>Peki genel olarak hafızamızı güçlü ve sağlıklı tutmak için neler yapabiliriz? Prof. Dr. Murat Kurt, özellikle yaşam boyu öğrenmenin ve zihinsel olarak aktif kalmanın hem genç hem de ileri yaşlarda bilişsel işlevlerin korunmasına önemli katkı sağlayabileceğini belirterek şu önerilerde bulunuyor: “Hafızayı korumak için tek bir mucize yöntem yok. Kaliteli uyku ve haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivite yapmak oldukça önemli. Bunun yanında beynimizi yeni deneyimlerle karşılaştırmamız, yeni beceriler öğrenmemiz ve zaman zaman günlük rutinimizin dışına çıkmamız zihinsel esnekliği destekliyor. Güçlü sosyal ilişkiler kurmak ve sürdürmek, Akdeniz tipi gibi dengeli beslenme modellerini benimsemek, stresi etkili şekilde yönetmek ve özellikle odaklanma gerektiren işlerde dikkati sık sık bölen çalışma alışkanlıklarından kaçınmak da beyin sağlığını destekleyen temel yaşam alışkanlıkları arasında yer alıyor. Hafızayı güçlendirmek için mucize yöntemler aramak yerine beynimizi koruyan yaşam alışkanlıklarına odaklanmalıyız. Düzenli uyku, fiziksel hareket, zihinsel merak, sosyal yaşam ve odaklanarak öğrenme, hafızamız için yapabileceğimiz en değerli yatırımlardır. Unutmayalım; iyi çalışan bir beyin sadece hatırlayan değil, gerektiğinde unutabilen beyindir”…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/beyni-gereksiz-bilgilerden-arindirin</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/26-agustos/beyni-gereksiz-bilgilerden-arindirin.jpg" type="image/jpeg" length="24087"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘40 yaş üstü gebelikler artıyor’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/40-yas-ustu-gebelikler-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/40-yas-ustu-gebelikler-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son yıllarda kadınların eğitim, kariyer ve sosyal yaşam gibi nedenlerle annelik planlarını daha ileri yaşlara ertelemesiyle birlikte 40 yaş ve üzerindeki gebelikler de daha fazla gündeme geliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzmanlar, ileri yaş gebeliklerinde anne ve bebeğin sağlığı açısından gebelik öncesi değerlendirme ve düzenli takiplerin önemine dikkat çekiyor.</p>

<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Çağdaş Demiroğlu, 40 yaş ve üzerindeki gebeliklerin günümüzde daha sık görüldüğünü belirterek, ileri yaşta gebelik planlayan kadınların gebelik öncesinde doktor kontrolünden geçmesinin önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p></p>

<p>“40 yaş gebelik için kesin</p>

<p>bir engel değildir”</p>

<p></p>

<p>İleri yaşın tek başına gebeliğe engel olmadığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Çağdaş Demiroğlu, “Günümüzde kadınlar çeşitli nedenlerle anne olmayı daha ileri yaşlara bırakabiliyor. 40 yaş ve üzerinde sağlıklı bir gebelik ve doğum mümkündür. Ancak yaş ilerledikçe bazı gebelik risklerinin artabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle gebelik planlayan kadınların önceden değerlendirilmesi ve gebelik sürecinin yakından takip edilmesi önem taşır” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>“Gebelik öncesi değerlendirme</p>

<p>büyük önem taşıyor”</p>

<p></p>

<p>40 yaş ve üzerindeki gebeliklerde anne adayının genel sağlık durumunun değerlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Çağdaş Demiroğlu, gebelik öncesinde mevcut hastalıkların ve kullanılan ilaçların gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Çağdaş Demiroğlu, “Gebelik öncesinde tansiyon, kan şekeri, tiroit fonksiyonları ve genel sağlık durumu değerlendirilmelidir. Anne adayının kullandığı ilaçlar varsa bunların gebelik açısından uygunluğu da doktor tarafından ele alınmalıdır. Ayrıca gebelik öncesi dönemde folik asit kullanımı konusunda da hekim önerisi alınmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>“Riskler yaşla birlikte artabiliyor”</p>

<p></p>

<p>İleri anne yaşında gebelikte bazı risklerin daha sık görülebileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Çağdaş Demiroğlu, özellikle gebelik şekeri, gebelikte yüksek tansiyon ve kromozomal anomaliler açısından değerlendirme ve taramaların önem kazandığını kaydetti.</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Çağdaş Demiroğlu, “40 yaş ve üzerindeki gebeliklerde gebelik şekeri ve hipertansif gebelik hastalıkları açısından daha dikkatli olunması gerekebilir. Bunun yanı sıra bebeğin kromozomal özellikleriyle ilgili bazı riskler de anne yaşıyla birlikte artabilir. Bu nedenle uygun tarama testlerinin zamanında yapılması önemlidir” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>“Düzenli takip sağlıklı</p>

<p>gebelik için önemli”</p>

<p></p>

<p>İleri yaş gebeliklerinde düzenli doktor kontrollerinin anne ve bebeğin sağlık durumunun takip edilmesi açısından büyük önem taşıdığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Çağdaş Demiroğlu, anne adaylarının gebelik sürecinde kendilerine önerilen kontrolleri aksatmaması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Çağdaş Demiroğlu, “40 yaş ve üzerindeki anne adaylarının gebeliklerini daha bilinçli ve planlı şekilde sürdürmeleri gerekiyor. Yaş tek başına gebeliğin olumsuz sonuçlanacağı anlamına gelmez. Önemli olan gebelik öncesinde doğru değerlendirme yapılması ve gebelik boyunca anne ile bebeğin sağlık durumunun düzenli olarak takip edilmesidir” dedi.</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Çağdaş Demiroğlu, 40 yaş ve üzerinde gebelik planlayan kadınların herhangi bir endişe yaşamaları halinde gebelik öncesi dönemde kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmalarının sağlıklı bir gebelik süreci açısından önemli olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/40-yas-ustu-gebelikler-artiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/26-agustos/40-yas-ustu-gebelikler-artiyor.jpg" type="image/jpeg" length="59446"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Gelişigüzel burun spreyi kullanmayın!’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/gelisiguzel-burun-spreyi-kullanmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/gelisiguzel-burun-spreyi-kullanmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bebeklerden çocuklara, yetişkinlerden yaşlılara dek her yaşta görülebilen burun tıkanıklığı pek çok kişinin günlük yaşamını olumsuz etkileyen yaygın bir sorun.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ancak burun tıkanıklığını sadece nezle, grip veya alerji gibi geçici nedenlere bağlamak yanıltıcı olabiliyor ve sorunun altında yatan nedenin tedavisiz kalmasına yol açabiliyor. Kulak, Burun, Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Dr. Artunç Kaan Turanoğlu “Burun tıkanıklığı çoğu zaman basit ve geçici bir sorun olabilse de, uzun sürmesi veya sık tekrarlaması durumunda altında yatan nedenin araştırılması gerekir. Bazen yaşam tarzındaki bazı alışkanlıklar, çevresel koşullar veya burunda yapısal bir problem de nefes almayı güçleştirebilir” diyor.</p>

<p>Toplumumuzda burun tıkanıklığı için bazı burun spreylerini gelişigüzel alıp kullanmanın çok yaygın ve tehlikeli bir sorun olduğunu vurgulayan Dr. Turanoğlu, doktora danışmadan, üstelik uzun süreli burun spreyi kullanmanın, uzun dönemde burun tıkanıklığının temel nedeni haline de gelebildiği uyarısında bulunuyor. KBB Hastalıkları Uzmanı Dr. Turanoğlu, burun tıkanıklığına karşı 5 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>

<p></p>

<p>Burun temizliğini düzenli yapın</p>

<p></p>

<p>Burun içindeki salgıların yoğunlaşması ve kuruması tıkanıklık hissini artırabilir. Özellikle kuru havalarda burun içinin nemli tutulması önem taşır. Uygun şekilde kullanılan serum fizyolojik veya tuzlu su içeren burun solüsyonları, burun içindeki salgıların temizlenmesine ve burundaki tıkanıklığın açılmasına yardımcı olabilir. Ancak burun temizliği sırasında burnu sert ve basınçlı şekilde sümkürmek yerine, nazikçe temizlemek ve burun içini tahriş etmemeye özen göstermek gerekir.</p>

<p></p>

<p>Yeterli sıvı tüketin</p>

<p></p>

<p>Gün içerisinde yeterli miktarda su içmek, vücudun sıvı dengesinin korunmasına yardımcı olur. Yeterli sıvı alımı burun salgılarının koyulaşmasını önlemeye destek olarak tıkanıklık hissinin azalmasına katkı sağlayabilir. Bu nedenle özellikle hastalık dönemlerinde ve sıcak havalarda sıvı tüketimine dikkat etmek önemlidir.</p>

<p></p>

<p>Burun tıkanıklığının</p>

<p>altındaki tıbbi nedeni</p>

<p>gözden kaçırmayın!</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dr. Artunç Kaan Turanoğlu, burun tıkanıklığına neden olan fiziksel ya da tıbbi bir problem söz konusuysa, kalıcı çözüm için öncelikle altta yatan bu nedenin belirlenmesi ve uygun şekilde tedavi edilmesi gerektiğini belirterek şöyle konuşuyor: “Burun içinde septum deviasyonu olarak adlandırılan kıkırdak-kemik bölme eğriliği, burun etlerinin (konkaların) büyümesi, burun polipleri veya sinüzit, ve hatta bazen tümörler gibi tıbbi sorunlar da nefes almayı güçleştirebilir. Çocuklarda ise geniz etinin büyümesi burundan nefes almayı zorlaştıran önemli nedenlerden biri olabilir. Özellikle burun tıkanıklığı uzun süredir devam ediyorsa, sürekli tekrarlıyorsa, tek taraflı belirginleşiyorsa veya gece ağızdan nefes alma, horlama gibi sorunlara eşlik ediyorsa mutlaka KBB uzmanına başvurulmalıdır” diyor. </p>

<p></p>

<p>Ortamdaki havanın çok</p>

<p>kuru olmamasına dikkat edin</p>

<p></p>

<p>Aşırı kuru hava solumak, görevlerinden biri havayı nemlendirmek olan burun mukozasının kurumasına ve tahriş olmasına yol açabilir. Bu durum da burun tıkanıklığı ve burun içinde rahatsızlık hissini arttırabilir. Yaşam alanlarının düzenli olarak havalandırılması ve ortamın aşırı kuru olmamasına dikkat edilmesi faydalı olabilir. Ancak nem oranının gereğinden fazla artırılması da küf ve akar gibi alerjenlerin çoğalmasına zemin hazırlayabileceğinden nem oranının yüzde 40-60 arasında tutulduğu dengeli bir ortam sağlanmalıdır.</p>

<p></p>

<p>Alerjiyi tetikleyen</p>

<p>etkenlerden uzak durun</p>

<p></p>

<p>Burun tıkanıklığının önemli nedenlerinden biri de; alerjik rinit olabilir. Polen, ev tozu akarları, hayvan tüyleri ve küf gibi alerjenler hassas bireylerde burun mukozasında reaksiyona neden olarak tıkanıklık, hapşırma, burun akıntısı ve kaşıntı oluşturabilir. Tıkanıklık belirli ortamlarda veya belirli dönemlerde tekrarlıyorsa alerji ihtimali göz önünde bulundurulmalı ve tetikleyici faktörlerden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır.</p>

<p></p>

<p>Burun açıcı spreyleri</p>

<p>gelişigüzel kullanmayın!</p>

<p></p>

<p>Dr. Artunç Kaan Turanoğlu ”Burun spreyleri, bazen de burun tıkanıklığının temel nedeni olabiliyor! Burun açıcı bazı spreyler ilk etapta rahatlama sağlıyor ve hasta bundan dolayı çok mutlu oluyor. Ancak etkileri kısa süreli oluyor. Üstelik damar büzücü özellikteki burun açıcı spreylerin uzun süre ve kontrolsüz kullanılması, tersine burun tıkanıklığının artmasına ve bağımlılığa neden olabiliyor. Bu nedenle bu tür spreylerin doktorun önerisi doğrultusunda ve belirtilen kullanım süresine uyularak kullanılması; uzun süredir bu spreyleri kullanan hastaların da tedavileri için KBB uzmanına başvurmaları büyük önem taşıyor” diyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/gelisiguzel-burun-spreyi-kullanmayin</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/26-agustos/gelisiguzel-burun-spreyi-kullanmayin.jpg" type="image/jpeg" length="55569"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Hastalar yüzü görse de kim olduğunu tanımıyor!’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/hastalar-yuzu-gorse-de-kim-oldugunu-tanimiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/hastalar-yuzu-gorse-de-kim-oldugunu-tanimiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prosopagnozinin, görme sorunu olmamasına rağmen kişilerin yüzleri tanıyamamasına yol açan nörolojik bir durum olduğunu belirten uzmanlar, hastalığın hafif ya da ağır seyredebildiğini söylüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şiddetli vakalarda kişinin yakınlarını, hatta kendi yüzünü bile tanıyamayabildiğini aktaran Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, “Prosopagnozide fusiform yüz alanındaki nöral ağlar veya bu bölgenin hafıza merkezleriyle olan bağlantıları hasar görmüş ya da doğuştan işlevsizdir.” dedi. Özellikle doğuştan olan prosopagnozinin hastalar tarafından uzun yıllar fark edilmeyebileceğine dikkat çeken Dr. Şalçini, prosopagnozinin kesin bir tıbbi veya cerrahi tedavisinin bulunmadığını, ses, saç, duruş ve aksesuar gibi ipuçlarından yararlanılarak günlük yaşamın kolaylaştırılabileceğini vurguladı.</p>

<p>Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, prosopagnozi (yüz körlüğünün) nedenleri, belirtileri, kişinin sosyal yaşamına etkileri ve kesin tedavisi bulunmamasına rağmen kullanılan telafi edici yöntemler hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Nörolojik literatürün en sarsıcı algı bozukluklarından birinin prosopagnozi (yüz körlüğü) olduğunu ifade eden Dr. Celal Şalçini, “Prosopagnozi kişinin görme yetisinde hiçbir fiziksel kusur olmamasına rağmen yüzleri tanıyamaması durumudur.” dedi.</p>

<p>Ünlü nörolog Oliver Sacks’ın eserlerini örnek gösteren Dr. Şalçini, “Hastalar göz, burun veya ağız gibi tekil yüz bileşenlerini net bir şekilde algılayabilir; ancak beyin bu parçaları bütüncül bir kimlikte birleştiremez. Kişi karşısındaki insanın yüz hatlarını en ince ayrıntısına kadar görse de beynin görsel veriyi zihindeki kimlik kütüphanesiyle eşleştirememesi nedeniyle o yüzün kime ait olduğunu çözemez.” şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Şiddetli vakalarda kişi</p>

<p>kendi yüzünü bile</p>

<p>tanıyamayabilir!</p>

<p></p>

<p>Prosopagnozinin derinliğinin hastadan hastaya geniş bir yelpazede çeşitlilik gösterdiğini kaydeden Dr. Şalçini, şunları söyledi:</p>

<p>“Hafif seyreden durumlarda yalnızca yeni tanışılan kişiler unutulurken, ağır vakalarda birey en yakınlarını bile teşhis edemez hâle gelebilir. Dr. Oliver Sacks’ın eserine adını veren Dr. P.’nin, eşinin başını bir şapka sanıp tutmaya çalışacak kadar ileri düzey bir görsel agnozi ve prosopagnozi yaşaması bu durumun dramatik bir örneğidir. Şiddetli vakalarda kişi eşini, çocuğunu, annesini ve hatta aynaya baktığında kendi yüzünü dahi tanıyamaz; yakınlarını ayırt edebilmek için ses tonu, belirgin bir takı veya yürüme tarzı gibi ikincil ipuçlarına bağımlı kalır.”</p>

<p></p>

<p>Yüz tanımadan sorumlu beyin</p>

<p>ağları hasar görmüş ya da</p>

<p>doğuştan işlevsiz olabilir!</p>

<p></p>

<p>Sağlıklı bir beyinde yüz tanıma işleminin, temporal lobun alt kısmında yer alan ‘fusiform yüz alanı’ (FFA) adlı özelleşmiş bölge sayesinde saliseler içinde ve bütüncül bir şablon üzerinden gerçekleştiğini aktaran Dr. Şalçini, “Prosopagnozide ise fusiform yüz alanındaki nöral ağlar veya bu bölgenin hafıza merkezleriyle olan bağlantıları hasar görmüş ya da doğuştan işlevsizdir. Beyin bütünsel algılama yetisini kaybettiği için bilişsel süreç adeta bir dedektif gibi çalışmaya başlar; yüzü bir bütün olarak hissetmek yerine kaş yapısı, çene çizgisi gibi detayları tek tek analiz etmeye çalışır ancak bu analitik yaklaşım anlık tanımayı sağlamada yetersiz kalır.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Klinik araştırmalar ve Sacks’ın vakalarının, yüz körlüğünün hem gelişimsel (doğuştan) hem de kazanılmış (sonradan) formlarının bulunduğunu gösterdiğine işaret eden Dr. Şalçini, “Doğuştan olan türde beyin, genetik veya erken gelişimsel faktörler nedeniyle yüz tanıma ağlarını hiç oluşturamazken; sonradan gelişen vakalarda inme (felç), kafa travmaları, beyin tümörleri, ensefalit gibi enfeksiyonlar veya Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklar ana etkendir. Beynin sağ alt temporal bölgesinde meydana gelen bir doku hasarı, bireyin o güne kadar sorunsuz çalışan yüz hafızasını aniden veya kademeli olarak silip atabilir.” açıklamasını yaptı.</p>

<p></p>

<p>Hastalar yaşadıkları durumun</p>

<p>klinik bir nörolojik bozukluk</p>

<p>olduğunun farkında olmayabilir!</p>

<p></p>

<p>Oliver Sacks’ın gözlemlerine atıfta bulunan Dr. Celal Şalçini, “Pek çok hasta yaşadığı bu sıra dışı durumun klinik bir nörolojik bozukluk olduğunun farkına varmadan yıllarca yaşayabilir.” dedi.</p>

<p>Özellikle doğuştan prosopagnozik olan bireylerin, herkesin dünyayı kendi gördükleri gibi algıladığını varsaydıklarını dile getiren Dr. Şalçini, “Bu sebeple durumlarını ‘isim hafızam zayıf’, ‘dikkatim dağınık’ veya ‘insanları birbirine karıştırıyorum’ diyerek geçiştirirler. Beyin, kişinin farkında olmadığı telafi mekanizmaları geliştirerek ses ve giysi detaylarıyla durumu maskelediğinden, gerçek teşhis sıklıkla yetişkinlik döneminde tesadüfen ya da nörolojik değerlendirmeler sonucunda koyulur.” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Kesin bir tıbbi veya</p>

<p>cerrahi tedavisi yok!</p>

<p></p>

<p>Yüz körlüğü, yalnızca algısal bir engel olmakla kalmayıp bireyin sosyal ve psikolojik dengesini de derinden sarstığına dikkat çeken Dr. Celal Şalçini, “Sokakta çok yakın bir arkadaşının yanından selam vermeden geçmek ya da bir yabancıya yakınlık göstermek, kişide zamanla yoğun bir mahcubiyet ve sosyal kaygı oluşturur. Çevresi tarafından sık sık ‘kibirli’, ‘soğuk’ ya da ‘ilgisiz’ olarak etiketlenen hastalar, yanlış anlaşılma korkusuyla kendilerini toplumdan soyutlamaya başlarlar. Sacks’ın eserlerinde de altı çizildiği üzere bu sürekli tetikte olma hâli, kişiyi zamanla insan ilişkilerinden uzaklaştırarak derin bir içe kapanma ve yalnızlığa sürükleyebilir.” dedi.</p>

<p>Hâlihazırda prosopagnozinin beyindeki hasarlı yüz tanıma mekanizmasını tamamen iyileştiren kesin bir tıbbi veya cerrahi tedavisi bulunmadığını ifade eden Dr. Şalçini, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Nörolojik rehabilitasyon süreçlerinde beynin esneklik (nöroplastisite) yeteneğinden yararlanan bilişsel egzersizler denense de temel yaklaşım kişiye ‘telafi edici stratejiler’ öğretmektir. Tıpkı Oliver Sacks’ın vakası Dr. P.’nin insanları ve nesneleri zihninde müzikal ritimler ve belirli karakteristik ipuçlarıyla eşleştirerek hayatını sürdürmeyi başarması gibi; hastalara da kişileri ses tonu, konuşma ritmi, saç kesimi, duruş veya belirgin aksesuarlar üzerinden ayırt etme teknikleri kazandırılarak günlük yaşamlarını sürdürmeleri sağlanır.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/hastalar-yuzu-gorse-de-kim-oldugunu-tanimiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/26-agustos/hastalar-yuzu-gorse-de-kim-oldugunu-tanimiyor.jpg" type="image/jpeg" length="71425"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Akran zorbalığının ilacı, empatik iletişim’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/akran-zorbaliginin-ilaci-empatik-iletisim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/akran-zorbaliginin-ilaci-empatik-iletisim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Dilekçe Komisyonu bünyesinde oluşturulan Akran Zorbalığının Araştırılması Alt Komisyonu’nun verileri, Türkiye’de 6-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 13,8’inin akran zorbalığına maruz kaldığını ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşlevsel zorluk yaşayan çocuklarda bu oran yaklaşık yüzde 27’ye çıkarken, çocukların yüzde 80’inin günde üç saatten fazla ekran karşısında olduğu bildirildi.</p>

<p>Akran zorbalığının artık okul bahçesinden dijital dünyaya taşındığına dikkat çeken Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Siber zorbalıkta okulun kapısı kapanmıyor. Telefon çocuğun cebinde olduğu için tehdit, hakaret, ifşa ve dışlama eve, hatta çocuğun odasına kadar geliyor.” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, zorbalıkla mücadelenin yalnızca ceza üzerinden yürütülemeyeceğini belirterek, “Akran zorbalığının karşısına akran nezaketini koymak gerekir. Akran zorbalığının ilacı empatik iletişimdir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonu bünyesinde kurulan İlköğretim ile Ortaöğretim Kurumlarında Akran Zorbalığının Araştırılması ve Alınabilecek Önlemlerin Belirlenmesi Alt Komisyonu’nun tutanak ve sunumlarından derlenen rapor, çocuklar arasındaki zorbalığın ulaştığı boyutları ortaya koydu.</p>

<p>Komisyon tutanaklarının yanı sıra Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) sunumları ve TÜİK Türkiye Çocuk Araştırması verilerinin kullanıldığı çalışmada, hem geleneksel akran zorbalığı hem de giderek büyüyen siber zorbalık riski ele alındı.</p>

<p></p>

<p>Her 100 çocuktan yaklaşık</p>

<p>14’ü zorbalığa maruz kalıyor</p>

<p></p>

<p>Rapora göre 6-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 13,8’i akranları tarafından zorbalığa maruz kalıyor. En sık rastlanan zorbalık biçimi ise alay edilme. Çocukların yüzde 7,2’si kasıtlı biçimde sosyal gruplardan dışlanırken, fiziksel şiddete maruz kalanların oranı yaklaşık yüzde 4,4 olarak bildiriliyor.</p>

<p>İşlevsel zorluk yaşayan çocuklarda tablo daha da ağırlaşıyor. Görme, duyma, yürüme, öğrenme, iletişim kurma veya öz bakım gibi alanlarda zorluk yaşayan çocukların zorbalığa uğrama oranı yaklaşık yüzde 27’ye yükseliyor.</p>

<p></p>

<p>Prof. Dr. Tarhan: “Her çocuk</p>

<p>çatışması zorbalık değildir”</p>

<p></p>

<p>Akran zorbalığının çocuklar arasındaki sıradan anlaşmazlıklarla karıştırılmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Öncelikle zorbalığı doğru tanımlamak gerekiyor. Çocuklar ve ergenler zaman zaman tartışabilir, kavga edebilir, bir süre sonra da barışabilirler. Her tartışmayı, her ses yükseltmeyi veya çocuklar arasındaki her anlaşmazlığı akran zorbalığı olarak değerlendirmek doğru değildir. Bir davranışın zorbalık olarak tanımlanabilmesi için kasıtlı olması, tekrarlayıcı olması ve taraflar arasında bir güç dengesizliği bulunması gerekir. Planlı, sistematik ve karşı tarafı ezmeye, sindirmeye veya dışlamaya yönelik bir davranış varsa burada zorbalıktan söz ederiz.” dedi.</p>

<p>Zorbalığın yalnızca fiziksel şiddetten ibaret olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Alay etme, lakap takma, hakaret, tehdit gibi sözel davranışların yanı sıra dedikodu çıkarma, gruba almama, kasıtlı olarak yalnız bırakma gibi ilişkisel zorbalık biçimleri de vardır.” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>“Çocuk çoğu zaman ‘Bana</p>

<p>zorbalık yapılıyor’ demez”</p>

<p></p>

<p>Zorbalığın fark edilmesinde aile ve öğretmenlerin çocuğun davranışlarındaki değişimi iyi gözlemlemesi gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, çocuğun yaşadıklarını doğrudan anlatmayabileceğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, “Çocuk çoğu zaman ‘Bana zorbalık yapılıyor’ diye gelip söylemez. Özellikle eleştirilmekten, suçlanmaktan veya ‘Sen de karşılık verseydin’ denmesinden korkuyorsa yaşadıklarını içine atabilir. Daha önce severek okula giden bir çocuk okula gitmek istemiyorsa, sabahları karın veya baş ağrısı gibi yakınmalar geliştiriyorsa, ders başarısı düşüyorsa, içine kapanıyorsa, arkadaşlarından uzaklaşıyorsa, odasına kapanmaya başladıysa, uyku ve iştah düzeni değiştiyse bunun arka planına bakmak gerekir. Okul reddinin arkasından kimi zaman akran zorbalığı çıktığını görüyoruz.” şeklinde konuştu.</p>

<p>Çocuğun sorgulanmak yerine dinlenmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “‘Niye konuşmuyorsun, sana ne oldu?’ diye herkesin içinde çocuğu sıkıştırmak yerine, birebir konuşup ‘Senin için yapabileceğim bir şey var mı, anlatmak ister misin?’ denilmelidir. Çocuğu konuşturmanın yolu konferans vermek değil, yatay ilişki kurmak ve onu gerçekten dinlemektir.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Farklı olan çocuk daha kolay</p>

<p>hedef haline gelebiliyor</p>

<p></p>

<p>Raporda işlevsel zorluk yaşayan çocuklarda zorbalık oranının yaklaşık yüzde 27’ye çıkmasını değerlendiren Prof. Dr. Tarhan, farklılıkların okul ortamında kolaylıkla hedef haline getirilebildiğine dikkat çekti.</p>

<p>“Özel yetenekli, sosyal iletişimde zorlanan veya takım ilişkilerine uyum sağlamakta güçlük çeken çocukların daha fazla zorbalığa maruz kalabildiğini görüyoruz.” diyen Prof. Dr. Tarhan, akademik zekâsı yüksek bir çocuğun dahi sosyal ipuçlarını okumakta zorlanabileceğini ifade etti.</p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, “Diğer çocuklarla aynı biçimde tepki vermeyince önce farklı görülür, ardından alay konusu olabilir ve süreç zorbalığa dönüşebilir. Akademik zekâ ile sosyal ve duygusal beceriler her zaman aynı ölçüde gelişmiyor. Bu nedenle çocuğu yalnızca ‘utangaç’, ‘uyumsuz’ veya ‘garip’ şeklinde etiketlemek yerine sosyal iletişim becerileri açısından değerlendirmek gerekir.” dedi.</p>

<p></p>

<p>“Ben güçlüyüm, o savunmasız;</p>

<p>o halde onu ezebilirim”</p>

<p></p>

<p>Zorbalığın merkezinde çoğu zaman yanlış bir güç algısının bulunduğunu kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Zorbalığın temelinde çoğu zaman güç üzerinden kurulan yanlış bir ilişki vardır: ‘Ben güçlüyüm, o savunmasız; o halde onu ezebilirim.’ Empati ve merhametin zayıfladığı ortamlarda farklı olan çocuk daha kolay hedef haline gelir. Bir başka önemli sorun da sessiz kalan öğrencilerin görünmez hale gelmesidir. Zorbalık yalnızca zorbanın ve mağdurun sorunu değildir; sınıfın tamamını ilgilendiren bir okul iklimi problemidir.” ifadesinde bulundu.</p>

<p>Bu noktada öğretmene önemli sorumluluk düştüğünü söyleyen Prof. Dr. Tarhan, sınıfın liderinin öğretmen olması gerektiğini belirterek, “İyi bir öğretmen sınıfındaki öğrencileri tanır; geride kalanı, sessizleşeni, dışlananı fark eder. Fakat bunu çocuğu herkesin önünde teşhir ederek değil, birebir ve empatik iletişim kurarak yapar.” dedi.</p>

<p></p>

<p>“Zorbalık yapan çocuğu da</p>

<p>sadece ‘kötü çocuk’</p>

<p>diye damgalamayın”</p>

<p></p>

<p>“Zorbalık yapan çocuk da sadece ‘kötü çocuk’ diye damgalanmamalıdır.” diyen Prof. Dr. Tarhan, “Her şiddet davranışı aynı zamanda bir mesajdır. Çocuğun hangi duygusal ihtiyacının karşılanmadığına, ailede nasıl bir iletişim gördüğüne, kendisini değersiz hissedip hissetmediğine bakmak gerekir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, sevginin az, baskının ve eleştirinin fazla olduğu ailelerde çocuğun şiddeti problem çözme yöntemi olarak öğrenebildiğini belirterek, “Ailede sıcak bir ortamın olmaması hem fail olmaya hem de kurban olmaya zemin hazırlayabiliyor.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Siber zorbalıkta “güvenli</p>

<p>alan” ortadan kalkıyor</p>

<p></p>

<p>Raporun dikkat çeken başlıklarından biri de dijitalleşmeyle birlikte zorbalığın okul dışına taşınması oldu. Siber zorbalık raporda; dijital platformlar üzerinden tehdit, taciz, alay, iftira, siber şantaj ve mahremiyet ihlali yoluyla çocukların psikolojik ve sosyal olarak hedef alınması şeklinde tanımlanıyor.</p>

<p>Prof. Dr. Tarhan ise sosyal medyanın zorbalığın “seyirci kitlesini” büyüttüğünü belirterek, “Eskiden birkaç kişinin gördüğü bir alay veya dışlama olayı sınırlı bir çevrede kalırken, bugün sosyal medyanın viral etkisiyle onlarca, yüzlerce hatta çok daha fazla kişiye ulaşabiliyor.” dedi.</p>

<p></p>

<p>“Siber zorbalıkta okulun</p>

<p>kapısı kapanmıyor”</p>

<p></p>

<p>Siber zorbalığın yüz yüze zorbalığa göre en önemli farklarından birinin süreklilik olduğuna dikkat çeken Tarhan, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Yüz yüze zorbalık çoğunlukla belirli bir fiziksel ortamda meydana gelir. Çocuk okuldan çıktığında belli ölçüde güvenli alanına dönebilir. Siber zorbalıkta okulun kapısı kapanmıyor. Telefon çocuğun cebinde olduğu için tehdit, hakaret, ifşa ve dışlama eve, hatta çocuğun odasına kadar geliyor. Bu durum mağdurda ‘kaçabileceğim güvenli bir alan yok’ duygusunu oluşturabiliyor.”</p>

<p>Dijital ortamda bir fotoğraf veya videonun tekrar tekrar paylaşılmasının travmatik etkiyi sürdürebildiğini kaydeden Tarhan, çocuklarda okul reddi, akademik başarı düşüşü, içe kapanma, depresif belirtiler ve yoğun kaygının görülebileceğini belirtti.</p>

<p></p>

<p>Çocukların yüzde 80’i günde</p>

<p>3 saatten fazla ekranda</p>

<p></p>

<p>Raporda çocukların yaklaşık yüzde 80’inin günde üç saatten fazla aktif olarak dijital ekran karşısında kaldığı bildiriliyor. Raporda aşırı ekran maruziyetinin odaklanma zafiyeti ve öğrenilen bilgilerin uzun süreli belleğe aktarılmasında sorunlarla ilişkilendirildiği de ifade ediliyor.</p>

<p>Kontrolsüz kullanımın gerçek ilişkilerin yerine sanal ilişkileri geçirebildiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “Ben sosyal medyanın akran ilişkilerinde zaman zaman toksik etki yaptığını düşünüyorum. Gerçek akran ilişkisinde yüz yüze iletişim, fiziksel temas, mimikleri okuma, karşı tarafın sevincini ve üzüntüsünü gözlemleme vardır. Empati bu ilişkiler içerisinde gelişir. Ekran ilişkisinde ise bunların önemli bir bölümü ortadan kalkıyor.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>“Dijital anestezi” uyarısı</p>

<p></p>

<p>Uzun süreli ve amaçsız ekran kullanımını “dijital anestezi” kavramıyla açıklayan Prof. Dr. Tarhan, “Çocuk ekranın karşısına geçtiğinde zaman ve öncelik algısını kaybedebiliyor. Çocuğa amaçlı kullanmayı, zaman yönetimini, dijital ortamda karşısındakinin de duyguları olan gerçek bir insan olduğunu öğretmek gerekir. Empatiyi öğretmek burada çok değerlidir; çünkü empatiyi öğrenen çocuk siber zorbalığa daha az yönelir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Dünyada sosyal medyaya</p>

<p>yaş sınırı gündemde</p>

<p></p>

<p>Raporda farklı ülkelerin çocukları dijital risklerden korumak amacıyla aldığı önlemlere de yer veriliyor. Çin’de 16 yaşından küçüklerin ebeveyn izni olmadan sosyal medya hesabı açmasına sınırlama getirildiği, Güney Kore’de 16 yaş altındaki çocuklara yönelik gece çevrimiçi oyun kısıtlamalarının uygulandığı, ABD’nin Florida eyaletinde küçük yaştaki çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin yasal düzenlemelerin bulunduğu aktarılıyor. Raporda ayrıca Avustralya, Yunanistan ve İrlanda’daki düzenleme tartışmaları ile Türkiye’de 13 yaş altının sosyal ağlara erişimine yönelik çalışma bilgileri de yer alıyor.</p>

<p></p>

<p>“Hedef dış denetimden iç</p>

<p>denetime geçiş olmalı”</p>

<p></p>

<p>Küçük yaşlarda ekran kullanımının sınırlandırılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Tarhan, “Ergenlik döneminde yalnızca yasaklayıcı bir yaklaşım çoğu zaman ters etki yapabilir. Çocuk, anne babanın bulunmadığı ortamda yine dijital dünyayla karşılaşacaktır. Eğer iç denetim geliştirmemişse yasak kalktığı anda kontrolsüz kullanıma yönelebilir. Bu nedenle hedef dış denetimden iç denetime geçiş olmalıdır.” dedi.</p>

<p>“Burada dijital ebeveynlik gerekiyor.” diyen Tarhan, anne ve babanın hem sınır koyması hem de sınırın nedenini anlatması gerektiğini belirterek, çocuklara medya okuryazarlığı ve bilinçli dijital kullanım becerileri kazandırılması gerektiğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>Raporda dikkat çeken</p>

<p>kavram; “Akran nezaketi”</p>

<p></p>

<p>Raporda zorbalıkla mücadelede “akran nezaketi” ve “dijital nezaket” kavramları da öne çıkıyor. Milli Eğitim Bakanlığı ve sivil toplum iş birliğiyle “Zorbalıktan Uzak Programı”nın pilot uygulamalarının yürütüldüğü, 12-13 yaş grubunda akrandan akrana eğitim programlarının gerçekleştirildiği belirtiliyor. Uzmanların ilkokul üçüncü sınıftan itibaren dijital etik kuralların müfredata alınmasını istediği aktarılırken, BTK’nın da siber zorbalığı “siber nezakete”, akran zorbalığını ise “akran nezaketine” dönüştürmeyi amaçlayan çalışmalar yürüttüğü ifade ediliyor.</p>

<p></p>

<p>“Negatifle mücadelenin</p>

<p>yolu pozitifi artırmaktır”</p>

<p></p>

<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan da zorbalığı yalnızca yasaklama ve cezalandırma yaklaşımıyla çözmenin mümkün olmadığını belirterek “akran nezaketi” kavramının önemine dikkat çekti. Tarhan, “Akran zorbalığıyla mücadelede yalnızca negatifi ortadan kaldırmaya çalışmak yeterli değildir. Negatifle mücadelenin en etkili yollarından biri pozitifi artırmaktır. Bu nedenle ‘akran zorbalığı’nın karşısına ‘akran nezaketi’ni koymak gerekir. Nezaketin içerisinde empati vardır; karşı tarafın hakkını, ihtiyacını ve duygusunu dikkate almak vardır. Yalnızca karşı tarafı anlamak değil, onu incitmeden problemi çözme becerisi vardır.” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>“Teknoloji hız verir ama</p>

<p>değerler yön gösterir”</p>

<p></p>

<p>Zorbalığı önlemede sosyal ve duygusal eğitimin ergenliğe bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Tarhan, “Bilgi yüklemekten önce çocuğun karakterine bir pusula kazandırılması önemlidir. Çünkü teknoloji hız verir ama değerler yön gösterir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Empatinin doğuştan değişmez bir özellik değil, öğrenilebilen bir beceri olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Değer eğitimini yalnızca haftada bir saatlik ders olarak düşünmemek gerekir. Değer içerikli eğitim olmalıdır. Matematikte, edebiyatta, tarihte, hatta fen derslerinde bile olaylar üzerinden adalet, dürüstlük, merhamet, iş birliği ve sorumluluk tartışılabilir. Böylece değerler teorik bir bilgi olmaktan çıkar, günlük hayatın parçası haline gelir.” dedi.</p>

<p>Zorbalık gerçekleştikten sonra yalnızca cezalandırmaya odaklanmanın yeterli olmadığını söyleyen Tarhan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Zorbalık yapan çocuğun yaptığı davranışın sonucunu görmesi, mağdurun ne hissettiğini anlaması ve sorumluluk alması sağlanmalıdır. Akran zorbalığının karşısına akran nezaketini koymak gerekir. Akran zorbalığının ilacı empatik iletişimdir. Bütün kötücül davranışların ortak noktalarından biri empati yoksunluğudur. Çocuğun vicdanını, merhametini ve empati kapasitesini geliştirirsek zorbalık ortaya çıktıktan sonra peşinden koşmak yerine daha ortaya çıkmadan önleyebiliriz.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/akran-zorbaliginin-ilaci-empatik-iletisim</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/26-agustos/akran-zorbaliginin-ilaci-empatik-iletisim.jpg" type="image/jpeg" length="66388"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[42 finalist takım gökyüzünde yeteneklerini sergileyecek]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/42-finalist-takim-gokyuzunde-yeteneklerini-sergileyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/42-finalist-takim-gokyuzunde-yeteneklerini-sergileyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TEKNOFEST kapsamında BAYKAR yürütücülüğünde düzenlenen Savaşan İnsansız Hava Aracı (İHA) Yarışması, gençleri insansız hava araçları, yapay zekâ, otonom sistemler ve ileri uçuş teknolojileri alanlarında yetkinlik kazanmaya teşvik ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2018 yılından bu yana düzenlenen yarışmada 2026 yılında 1.032 takım başvuruda bulunurken, değerlendirme süreçlerini başarıyla tamamlayan 42 takım finale kalmaya hak kazandı. Türkiye’nin yanı sıra Endonezya’dan da finalist takımların yer aldığı yarışmanın finali, 24-30 Ağustos 2026 tarihleri arasında Siirt Havalimanı’nda gerçekleştirilecek.</p>

<p>Lise ve üniversite öğrencileri ile mezunların bireysel veya takım halinde katılabildiği Savaşan İHA Yarışması, gençlerin teorik bilgilerini gerçek bir yarışma ortamında uygulamalarına ve insansız hava araçları alanındaki teknik becerilerini geliştirmelerine olanak sağlıyor. En fazla 15 kişiden oluşabilen takımların mücadele ettiği yarışmada 2026 yılı itibarıyla 5.387 kişi başvuru sürecinde yer aldı. Final aşamasına kalan 42 takım ise 18-56 yaş aralığında, 19 farklı il ve Türkiye ile Endonezya olmak üzere iki farklı ülkeden katılımcılardan oluşuyor.</p>

<p>Yarışmanın temel amacı, İHA’lar arası hava-hava ve hava-kara muharebe senaryolarını kontrollü bir ortamda kurgulayarak gençlerin bu alandaki teknolojilere yönelik bilgi ve deneyimlerini artırmak ve geleceğin insansız hava sistemlerini geliştirebilecek insan kaynağının yetişmesine katkı sağlamak olarak öne çıkıyor.</p>

<p></p>

<p>Yarışmacılar hem otonom</p>

<p>kilitlenme hem kaçınma</p>

<p>algoritmaları geliştirecek</p>

<p></p>

<p>Savaşan İHA Yarışması, “Savaşan İHA” ve “Kamikaze İHA” olmak üzere iki farklı görevden oluşuyor. Yarışma sırasında İHA’ların aynı anda havada bulunacağı müsabakalarda takımlar, rakip hava araçlarını görüntü üzerinden tespit ederek sanal olarak hedef alacak ve başarılı şekilde kilitlenmeye çalışacak. Fiziksel bir müdahalenin bulunmadığı yarışmada başarı; rakip İHA’lara mümkün olduğunca fazla kez kilitlenmek, aynı zamanda rakiplerin kilitlenmesinden agresif ve başarılı manevralarla kaçınmak üzerinden değerlendirilecek</p>

<p>Büyük ödülü hedefleyen takımların ise Savaşan İHA görevinin yanı sıra en az bir müsabaka turunda Kamikaze İHA görevini de tamamlaması gerekecek. Yarışma alanında takımların yalnızca rakiplerine karşı mücadele etmesi değil, aynı zamanda sanal olarak oluşturulan hava savunma sistemleri ve sinyal karıştırma bölgelerinden de kaçınması beklenecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Takımların ayrıca hava araçlarının yasaklı bölgelere girmesini engelleyecek kaçınma algoritmaları geliştirmesi ve aynı zamanda bu bölgelerin oluşturduğu hava koridorlarında rakiplerine kilitlenme gerçekleştirmesi gerekecek.</p>

<p>Böylece yarışma, katılımcıların yalnızca hava aracı tasarımı konusundaki yeteneklerini değil; yapay zekâ, görüntü işleme, otonom karar verme, kontrol-güdüm yazılımları ve sistem mimarisi gibi farklı teknoloji alanlarındaki yetkinliklerini de ortaya koyacak.</p>

<p>Değerlendirmede tasarım kadar yazılım ve yapay zekâ yetkinliği de öne çıkacak</p>

<p>Yarışmaya katılan takımların performansı, teknik yeterlilik ve tasarım süreçlerinden uçuş kabiliyetlerine kadar farklı aşamalarda değerlendiriliyor. Teknik Yeterlilik Formu, Kritik Tasarım Raporu, Uçuş-Pilot Kanıt Videosu ve Sistem Tanımlama Videoları üzerinden yürütülen değerlendirmelerin ardından finale kalan takımlar, Siirt Havalimanı’nda gerçekleştirilecek müsabakalarda yeteneklerini sergileyecek.</p>

<p>Gerçekleştirilecek final sürecinde yarışmaların yapılması planlanıyor. Finalin ilk gününün tamamı ile ikinci günün yarı bölümünde teknik kontrol ve hazırlık çalışmaları gerçekleştirilecek. Müsabakalar ise başvuru ve kura sürecinin ardından başlayacak. Her gün biri öğleden önce, biri öğleden sonra olmak üzere iki müsabaka yapılması planlanırken, ihtiyaç duyulması halinde günlük müsabaka sayısının üçe çıkarılabilmesi öngörülüyor.</p>

<p></p>

<p>Gençlere toplam 1,5 milyon TL’lik ödül!</p>

<p></p>

<p>Savaşan İHA Yarışması’nda dereceye giren takımlar toplam 1,5 milyon TL tutarında ödül alacak. Yarışmada birinci olan takım 600 bin TL, ikinci olan takım 500 bin TL, üçüncü olan takım ise 400 bin TL ödülün sahibi olacak.</p>

<p>Maddi ödüllerin yanı sıra yarışmada farklı teknoloji ve takım yetkinliklerini öne çıkaran prestij ödülleri de verilecek. “En İyi Takım Ruhu Ödülü”, “En İyi Kontrol-Güdüm Yazılımı Ödülü”, “En İyi Yapay Zekâ Teknoloji Uygulamaları Ödülü”, “En İyi Arayüz Yazılımı Ödülü”, “En İyi Aerodinamik Performans Ödülü” ve “En İyi Sistem Mimarisi” ödülleriyle takımların yalnızca yarışma sonucundaki sıralaması değil, geliştirdikleri teknolojik çözümlerin farklı yönleri de ödüllendirilecek.</p>

<p>2018 yılından bu yana gençlerin insansız hava araçları alanındaki çalışmalarını destekleyen Savaşan İHA Yarışması, 2026 yılında 1.032 takımın başvurusuyla ulaştığı katılım seviyesiyle Türkiye’nin gençleri ileri teknoloji alanlarına yönlendiren önemli yarışmalarından biri olmayı sürdürüyor. Siirt Havalimanı’nda gerçekleştirilecek finalde 42 finalist takım, geliştirdikleri İHA’lar ve teknoloji çözümleriyle gökyüzünde kıyasıya mücadele ederken, aynı zamanda geleceğin otonom hava sistemlerinin geliştirilmesine yönelik yeteneklerini ortaya koyacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/42-finalist-takim-gokyuzunde-yeteneklerini-sergileyecek</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/26-agustos/42-finalist-takim-gokyuzunde-2.jpg" type="image/jpeg" length="48500"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dolandırıcılarla mücadele sürüyor]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/dolandiricilarla-mucadele-suruyor-4</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/dolandiricilarla-mucadele-suruyor-4" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul, Antalya ve Gaziantep merkezli yürütülen 3 ayrı soruşturma kapsamında 11 ilde düzenlenen operasyonlarda 68 şüphelinin gözaltına alındığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Operasyonların Gaziantep ayağında ise yasa dışı yollarla Türkiye’ye getirilen dövizlerin yurt dışına usulsüz şekilde çıkarıldığı ve yüksek tutarlı faturalar üzerinden haksız KDV iadeleri alınarak devletin zarara uğratıldığı tespit edildi. Operasyonda 28 şüpheli gözaltına alınırken, yaklaşık 570 milyon TL değerindeki taşınır ve taşınmaz malvarlığına el konuldu.</p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, kamu kaynaklarını hedef alan, suç gelirlerini aklayan, yasa dışı bahis ve kaçakçılık faaliyetleri üzerinden ekonomik düzeni istismar eden yapılanmalara yönelik mücadelenin sürdüğünü belirtti.</p>

<p>Bu kapsamda İstanbul, Antalya ve Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinesinde; İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ile Antalya ve Gaziantep İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 11 ilde operasyon gerçekleştirildi. Toplam 77 şüpheli hakkında işlem yapılırken, şu ana kadar 68 şüpheli gözaltına alındı. Firari durumdaki 9 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların ise sürdüğü bildirildi.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep’te 13 milyar 760</p>

<p>milyon TL’lik para hareketi</p>

<p></p>

<p>Operasyonların Gaziantep ayağında, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada dikkat çeken mali hareketlilik ortaya çıkarıldı.</p>

<p>Yapılan incelemelerde, yasa dışı yollarla Türkiye’ye getirilen dövizlerin çeşitli kişi ve şirketler üzerinden yeniden yurt dışına usulsüz şekilde çıkarıldığı belirlendi. Ayrıca yüksek tutarlı faturalar düzenlenerek haksız KDV iadeleri alındığı ve bu yöntemle devletin zarara uğratıldığı tespit edildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında şüpheli kişi ve şirketlerin hesaplarında 13 milyar 760 milyon TL’yi aşan para hareketi bulunduğu belirlendi.</p>

<p></p>

<p>34 şüpheli ve 11 şirkete</p>

<p>yönelik operasyon</p>

<p></p>

<p>Elde edilen tespitlerin ardından Gaziantep merkezli 5 ilde operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında 34 şüpheli ile 11 şirkete yönelik işlem gerçekleştirildi.</p>

<p>Şu ana kadar 28 şüphelinin gözaltına alındığı belirtilirken, 6 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği kaydedildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında ayrıca yaklaşık 570 milyon TL değerindeki taşınır ve taşınmaz malvarlığına el konuldu.</p>

<p></p>

<p>Dinamikpay soruşturmasında</p>

<p>17,9 milyar TL'lik transfer hacmi</p>

<p></p>

<p>Operasyonların İstanbul ayağında ise “Dinamikpay Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.” üzerinden yasa dışı bahis ve suç gelirlerinin aklanmasına yönelik faaliyetlerde bulunulduğu tespit edildi.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şirketin 2024-2025 yıllarında yaklaşık 17,9 milyar TL para transferi hacmine ulaştığı belirlendi.</p>

<p>İstanbul ve Ankara’da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda 13 şüpheli gözaltına alındı. Operasyonda 8 araç, 33 konut ve 50 arsaya el konulurken, 126 banka ve kripto para hesabına bloke konuldu. Firari 3 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.</p>

<p></p>

<p>Antalya’da 10 milyar TL</p>

<p>değerindeki Hazine</p>

<p>taşınmazları incelendi</p>

<p></p>

<p>Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada ise Kemer ilçesindeki bazı Hazine taşınmazlarının, mevzuatta öngörülen şartlar oluşmadığı halde belirli kişilerin üzerine geçirildiği iddiası mercek altına alındı.</p>

<p>Söz konusu işlemler nedeniyle kamunun zarara uğratıldığı ve bazı kişilere haksız ekonomik menfaat sağlandığının tespit edildiği belirtildi.</p>

<p>5 ilde 21 ayrı adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 27 şüpheli gözaltına alındı. İncelemeye alınan 80 Hazine taşınmazının güncel ekonomik büyüklüğünün yaklaşık 10 milyar TL seviyesinde olduğu değerlendirildi.</p>

<p></p>

<p>Bakan Gürlek: Mücadelemiz</p>

<p>kararlılıkla sürecek</p>

<p></p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, operasyonlarda görev alan kurum ve personele teşekkür ederek, kamu kaynaklarının istismar edilmesine ve suç gelirlerinin finans sistemi içerisinde aklanmasına karşı mücadelenin devam edeceğini vurguladı.</p>

<p>Gürlek, İstanbul, Antalya ve Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılıkları ile İstanbul İl Jandarma Komutanlığı, Antalya ve Gaziantep İl Emniyet Müdürlükleri başta olmak üzere MASAK ve çalışmalara katkı sağlayan tüm kurumlara teşekkür etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Gürlek, kamu kaynaklarını istismar eden, suç gelirlerini finans sistemi içerisinde aklamaya çalışan, kamu görevini kişisel menfaat aracı haline getiren ve organize şekilde haksız kazanç sağlayan yapılara karşı kararlı mücadelenin sürdürüleceğini ifade etti.</p>

<p>Soruşturmaların, gözaltına alınan şüphelilerin işlemleri ve firari şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalarla devam ettiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/dolandiricilarla-mucadele-suruyor-4</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/26-agustos/d-o-l-a-n-d-i-r-i-i-l-a-r3.jpg" type="image/jpeg" length="34398"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Parasını istedi ve öldürüldü!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/parasini-istedi-ve-olduruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/parasini-istedi-ve-olduruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’te yaptığı boyama işinin 20 bin liralık ücretini istediği iddia edilen 32 yaşındaki boyacı ustası, alacaklılarıyla yaşadığı tartışmanın ardından bıçaklanarak hayatını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>4 çocuk babası Bedri Koca’nın ölümüyle ilgili jandarma ekipleri tarafından geniş çaplı soruşturma başlatıldı.</p>

<p></p>

<p>20 bin liralık ödeme için görüştü</p>

<p></p>

<p>Olay, dün akşam saatlerinde Şehitkamil ilçesine bağlı kırsal Sinan Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, yabancı uyruklu 32 yaşındaki Bedri Koca, bir fabrikada boyama işi yaptı.</p>

<p>İşin tamamlanmasının ardından yaptığı çalışmanın karşılığı olan 20 bin liralık ücretini almak isteyen Koca, bir süre ödeme yapılmaması üzerine alacaklılarıyla yeniden görüştü. İddiaya göre taraflar arasında ödeme nedeniyle tartışma çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tartışmanın büyümesi üzerine Bedri Koca, vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklandı. Çevrede bulunanların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi.</p>

<p></p>

<p>Hastanede hayatını kaybetti</p>

<p></p>

<p>Olay yerine gelen sağlık ekipleri, ağır yaralanan Koca’ya ilk müdahaleyi yaptı. Ardından özel bir hastaneye kaldırılan 4 çocuk babası, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.</p>

<p>Koca’nın cenazesi, Gaziantep Adli Tıp Kurumu’nda yapılan işlemlerin ardından defnedilmek üzere yakınlarına teslim edildi.</p>

<p></p>

<p>Jandarma soruşturma başlattı</p>

<p></p>

<p>Öte yandan olayın ardından jandarma ekipleri bölgede güvenlik önlemi alarak çalışma başlattı. Olayın meydana geliş şeklinin ve tartışmaya karışan kişilerin belirlenmesi amacıyla geniş çaplı soruşturma başlatıldığı öğrenildi.</p>

<p>Jandarma ekiplerinin cinayetin tüm yönleriyle aydınlatılması ve olaya karıştığı değerlendirilen şüphelilerin yakalanması için çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/parasini-istedi-ve-olduruldu</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/26-agustos/parasini-istedi-ve-olduruldu3.jpg" type="image/jpeg" length="23600"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MİT ve banka çalışanı yalanıyla milyonluk vurgun!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/mit-ve-banka-calisani-yalaniyla-milyonluk-vurgun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/mit-ve-banka-calisani-yalaniyla-milyonluk-vurgun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[8 ilde, kendilerini Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) personeli ve banka çalışanı olarak tanıtıp vatandaşlardan para talep ettikleri iddia edilen organize suç örgütüne yönelik operasyon düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Operasyonda 7 şüpheli yakalanarak tutuklanırken, şüphelilerin hesaplarında 255 milyon 696 bin TL’lik para hareketi tespit edildi.</p>

<p></p>

<p>Kendilerini MİT personeli</p>

<p>ve banka çalışanı</p>

<p>olarak tanıttılar</p>

<p></p>

<p>Edinilen bilgilere göre, jandarma ekipleri, kendilerini MİT personeli ve banka çalışanı olarak tanıtarak vatandaşlardan çeşitli gerekçelerle para talep eden organize suç örgütüne yönelik çalışma başlattı.</p>

<p>Yürütülen soruşturma kapsamında şüphelilerin gerçekleştirdiği para transferleri mercek altına alındı. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri üzerinden yapılan analizlerde, şüphelilerin hesaplarında toplam 255 milyon 696 bin TL tutarında para hareketi bulunduğu belirlendi.</p>

<p>Elde edilen bilgiler doğrultusunda ekipler, şüphelilerin yakalanması için operasyon kararı aldı.</p>

<p></p>

<p>8 ilde eş zamanlı operasyon</p>

<p></p>

<p>Aydın merkezli yürütülen operasyon kapsamında İstanbul, Adana, Bursa, Kocaeli, Ankara, Gaziantep ve Kastamonu'nun da aralarında bulunduğu toplam 8 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.</p>

<p>Jandarma ekiplerinin belirlenen adreslere gerçekleştirdiği operasyonlarda 7 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Firari durumda bulunan 1 şüphelinin yakalanması için ise çalışmaların sürdüğü bildirildi.</p>

<p></p>

<p>Aramalarda çok sayıda</p>

<p>dijital materyal ve</p>

<p>döviz ele geçirildi</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şüphelilerin adreslerinde gerçekleştirilen aramalarda suç faaliyetlerinde kullanıldığı değerlendirilen çok sayıda dijital materyal ele geçirildi.</p>

<p></p>

<p>Aramalarda;</p>

<p>7 cep telefonu,</p>

<p>3 SIM kart,</p>

<p>2 flash bellek,</p>

<p>1 dizüstü bilgisayar,</p>

<p>1 masaüstü bilgisayar,</p>

<p>1 harici hard disk,</p>

<p>84 bin 570 Euro nakit para ele geçirildi.</p>

<p>Ele geçirilen dijital materyaller ve paralar incelemeye alınırken, soruşturmanın mali boyutuna ilişkin çalışmaların da sürdüğü öğrenildi.</p>

<p></p>

<p>7 şüpheli tutuklandı</p>

<p></p>

<p>Jandarmadaki işlemleri tamamlanan 7 şüpheli, daha sonra adli makamlara sevk edildi.</p>

<p>Mahkemeye çıkarılan şüphelilerin tamamı tutuklanarak cezaevine gönderildi. Firari 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların ise devam ettiği bildirildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında şüphelilerin vatandaşları hangi yöntemlerle kandırdığı, elde edilen paraların nasıl aktarıldığı ve 255 milyon 696 bin TL'lik para hareketinin detaylarının belirlenmesine yönelik incelemelerin sürdüğü öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/mit-ve-banka-calisani-yalaniyla-milyonluk-vurgun</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/26-agustos/mit-ve-banka-calisani-yalaniyla-milyonluk-vurgun2.jpg" type="image/jpeg" length="32086"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GAZiANTEP FK’NIN ÇAYKUR RiZESPOR MAÇI BiLETLERi SATIŞTA!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/gaziantep-fknin-caykur-rizespor-maci-biletleri-satista</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/gaziantep-fknin-caykur-rizespor-maci-biletleri-satista" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Futbol Kulübü’nün Trendyol Süper Lig’in 3. haftasında sahasında Çaykur Rizespor ile oynayacağı karşılaşmanın biletleri satışa çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>29 Ağustos Cumartesi günü saat 21.30’da Gaziantep Büyükşehir Stadyumu’nda oynanacak mücadelenin bilet fiyatları 427 TL ile 2 bin 527 TL arasında değişiyor.</p>

<p></p>

<p>Maç 29 Ağustos’ta oynanacak</p>

<p></p>

<p>Trendyol Süper Lig’de sezonun üçüncü haftasında Gaziantep FK, taraftarının önünde Çaykur Rizespor’u konuk edecek.</p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Stadyumu’nda oynanacak karşılaşma 29 Ağustos Cumartesi günü saat 21.30’da başlayacak. Kırmızı-siyahlı taraftarların büyük ilgi göstermesi beklenen karşılaşma öncesinde bilet satışları başladı.</p>

<p></p>

<p>En uygun bilet 427 TL</p>

<p></p>

<p>Gaziantep FK tarafından açıklanan fiyat tarifesine göre karşılaşmanın en uygun bileti Güney Kale Arkası Üst Bloklar için 427 TL olarak belirlendi.</p>

<p></p>

<p>Bilet fiyatları şu şekilde:</p>

<p>VIP Alt Tüm Bloklar: 2.527 TL</p>

<p>VIP Üst Tüm Bloklar: 2.027 TL</p>

<p>Maraton Alt Tüm Bloklar: 1.527 TL</p>

<p>Maraton Üst Tüm Bloklar: 1.227 TL</p>

<p>Güney Kale Arkası Alt Bloklar: 627 TL</p>

<p>Güney Kale Arkası Üst Bloklar: 427 TL</p>

<p>Misafir Takım: 550 TL</p>

<p></p>

<p>Biletler nereden alınabilecek?</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karşılaşmayı tribünden takip etmek isteyen taraftarlar, BiletiniAl Dijital Kartlarını Biletinial üzerinden veya Millet Bahçesi’nde bulunan Gaziantep FK BiletiniAl noktasından temin edebilecek.</p>

<p>Gaziantep FK, sezonun üçüncü haftasında Çaykur Rizespor karşısında sahadan 3 puanla ayrılarak üst sıralardaki iddiasını sürdürmeyi hedefliyor. Taraftarların da karşılaşmaya yoğun ilgi göstermesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/gaziantep-fknin-caykur-rizespor-maci-biletleri-satista</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/26-agustos/b-i-l-e-t.jpg" type="image/jpeg" length="44178"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GAZiANTEP FK SEZONU CiDDiYE ALIYOR!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/gaziantep-fk-sezonu-ciddiye-aliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/gaziantep-fk-sezonu-ciddiye-aliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig’de 2026-2027 sezonunun ikinci haftası geride kalırken, Gaziantep FK topladığı 4 puanla zirve yarışındaki yerini korudu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kırmızı-siyahlılar, iki haftada aldığı 1 galibiyet ve 1 beraberlikle üst sıralarda yer alırken, ligin zirvesinde ise 6 puanla Gençlerbirliği bulunuyor.</p>

<p>Süper Lig’de ikinci hafta, Kocaelispor’un sahasında Amed Sportif Faaliyetler’i 2-0 mağlup ettiği karşılaşmayla tamamlandı. Geride kalan 9 karşılaşmada fileler toplam 21 kez havalandı.</p>

<p>İlk iki haftada topladığı 6 puanla Gençlerbirliği liderlik koltuğuna otururken, Gaziantep FK da 4 puanla zirve grubunun içerisinde yer aldı.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaziantep FK zirve</p>

<p>grubunu bırakmadı</p>

<p></p>

<p>Sezona kendi sahasında Corendon Alanyaspor karşısında aldığı beraberlikle başlayan Gaziantep FK, ikinci haftada elde ettiği sonuçla puanını 4’e yükseltti.</p>

<p>Kırmızı-siyahlı ekip, iki hafta sonunda 1 galibiyet ve 1 beraberlik alarak namağlup şekilde yoluna devam ederken, zirve yarışında da iddiasını ortaya koydu.</p>

<p>Gaziantep FK ile birlikte Galatasaray, Samsunspor, Trabzonspor, Corendon Alanyaspor ve Kasımpaşa da 4 puana ulaşarak lider Gençlerbirliği’nin hemen arkasında sıralandı.</p>

<p></p>

<p>Galatasaray’dan</p>

<p>Erzurum’da farklı galibiyet</p>

<p></p>

<p>İkinci haftanın açılış maçında Galatasaray, deplasmanda Erzurumspor FK ile karşı karşıya geldi. Sarı-kırmızılı ekip mücadeleden 4-0 galip ayrılarak sezonun ilk galibiyetini farklı bir skorla aldı.</p>

<p>İlk haftada beraberlik yaşayan Galatasaray, bu sonuçla puanını 4’e yükseltti. İki haftada 6 gol atan sarı-kırmızılılar, kalesinde ise 2 gol gördü.</p>

<p></p>

<p>Fenerbahçe ilk galibiyetini aldı</p>

<p></p>

<p>İlk hafta Gençlerbirliği karşısında aldığı mağlubiyetle sezona başlayan Fenerbahçe, ikinci haftada taraftarı önünde Konyaspor’u konuk etti.</p>

<p>Sarı-lacivertli ekip, rakibini 4-2 mağlup ederek sezonun ilk galibiyetini elde etti ve puanını 3’e yükseltti.</p>

<p></p>

<p>Trabzonspor’dan Başakşehir</p>

<p>karşısında 2-1’lik galibiyet</p>

<p></p>

<p>Trabzonspor da ikinci haftada sahasında Başakşehir’i ağırladı. Bordo-mavililer, mücadeleden 2-1 galip ayrılarak sezonun ilk 3 puanını hanesine yazdırdı.</p>

<p>Bu sonuçla puanını 4’e çıkaran Trabzonspor, zirve grubundaki takımlar arasına girdi.</p>

<p></p>

<p>Beşiktaş Alanyaspor’a takıldı</p>

<p></p>

<p>Haftanın dikkat çeken karşılaşmalarından biri Corendon Alanyaspor ile Beşiktaş arasında oynandı.</p>

<p>Alanyaspor, sahasında konuk ettiği siyah-beyazlı ekibi 1-0 mağlup ederek sezonun ilk galibiyetini aldı.</p>

<p>İlk hafta kazanarak sezona 3 puanla başlayan Beşiktaş ise ikinci haftayı puansız kapattı ve 3 puanda kaldı.</p>

<p></p>

<p>Gençlerbirliği liderlik koltuğunda</p>

<p></p>

<p>İkinci haftanın tamamlanmasının ardından Gençlerbirliği, iki maçta aldığı iki galibiyetle 6 puan toplayarak liderlik koltuğuna yerleşti.</p>

<p>Başkent ekibinin ardından 4 puana sahip Galatasaray, Samsunspor, Trabzonspor, Corendon Alanyaspor, Gaziantep FK ve Kasımpaşa zirve grubunu oluşturdu.</p>

<p>İlk iki haftada oluşan tablo, sezonun henüz başında olmasına rağmen zirve yarışının oldukça çekişmeli geçeceğinin sinyallerini verdi.</p>

<p></p>

<p>Osimhen gol krallığında zirvede</p>

<p></p>

<p>Ligde iki haftanın ardından gol krallığı yarışında Galatasaray’ın Nijeryalı yıldızı Victor Osimhen öne çıktı.</p>

<p>Osimhen, attığı 4 golle gol krallığı yarışında zirvede yer alırken, kendisini 2’şer golle Kasımpaşa’dan Adrian Benedyczak, Gaziantep FK’dan Deian Sorescu, Amed Sportif Faaliyetler’den Dia Saba, Başakşehir’den Eldor Shomurodov, Fenerbahçe’den Mason Greenwood ve Trabzonspor’un yeni yıldızı Mohamed Salah takip etti.</p>

<p>Gaziantep FK’nın oyuncusu Deian Sorescu’nun da 2 golle gol krallığı yarışının üst sıralarında bulunması, kırmızı-siyahlıların hücum hattındaki etkisini ortaya koydu.</p>

<p>Sezonun henüz ikinci haftası geride kalırken Gaziantep FK, 4 puanla zirve yarışının içerisinde yer alarak sezonu ciddiye aldığını gösterdi. Kırmızı-siyahlı ekip, ilerleyen haftalarda alacağı sonuçlarla üst sıralardaki yerini sağlamlaştırmayı hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/gaziantep-fk-sezonu-ciddiye-aliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/26-agustos/gaziantep-fk-sezonu-ciddiye-aliyor4.jpg" type="image/jpeg" length="43536"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3 FUTBOLCU iMZA GÜNÜNDE TARAFTARLARLA BULUŞACAK]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/3-futbolcu-imza-gununde-taraftarlarla-bulusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/3-futbolcu-imza-gununde-taraftarlarla-bulusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Futbol Kulübü, taraftarlarını futbolcularıyla bir araya getirecek özel bir imza günü etkinliği düzenleyecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kırmızı-siyahlı takımın futbolcuları Abena, Fuat Bavuk ve Sontje Hansen, Sanko Park’ta bulunan GFK Store’da taraftarlarla buluşacak.</p>

<p></p>

<p>İmza günü 14.00’te başlayacak</p>

<p></p>

<p>Gaziantep FK tarafından düzenlenecek organizasyon gerçekleştirilecek. Sanko Park içerisinde bulunan GFK Store’daki etkinlik yapılacak.</p>

<p>Etkinliğe katılan taraftarlar, Abena, Fuat Bavuk ve Sontje Hansen’den imza alma ve futbolcularla hatıra fotoğrafı çektirme fırsatı bulacak.</p>

<p>Kulüp, taraftarların yoğun ilgi göstermesi beklenen organizasyonla futbolcular ile taraftarlar arasındaki bağı güçlendirmeyi hedefliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Rizespor maçı öncesi</p>

<p>taraftara özel kampanya</p>

<p></p>

<p>İmza günü etkinliğinin yanı sıra taraftarlara yönelik özel bir kampanya da hayata geçirilecek.</p>

<p>Kampanya kapsamında bu hafta boyunca GFK Store’dan 1.000 TL ve üzeri alışveriş yapan taraftarlara, Çaykur Rizespor karşılaşması için Maraton Tribünü bileti hediye edilecek.</p>

<p>Gaziantep FK, 29 Ağustos Cumartesi günü saat 21.30’da Gaziantep Büyükşehir Stadyumu’nda Çaykur Rizespor’u konuk edecek.</p>

<p></p>

<p>Taraftarlara davet</p>

<p></p>

<p>Kulüp tarafından yapılan açıklamada tüm taraftarlar imza günü etkinliğine davet edilirken, futbolcularla bir araya gelmek isteyen taraftarların 26 Ağustos Çarşamba günü 14.00-16.00 saatleri arasında Sanko Park GFK Store’da buluşabileceği belirtildi.</p>

<p>Rizespor karşılaşması öncesinde düzenlenecek etkinliğin, hem futbolcular hem de taraftarlar açısından keyifli bir buluşmaya sahne olması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/3-futbolcu-imza-gununde-taraftarlarla-bulusacak</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/26-agustos/gaziantep-fk-eyupspor-karsilasacak4.jpg" type="image/jpeg" length="28345"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Araçtan 3 valiz dolusu uyuşturucu çıktı]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/aractan-3-valiz-dolusu-uyusturucu-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/aractan-3-valiz-dolusu-uyusturucu-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’te polis ekiplerinin düzenlediği uyuşturucu operasyonunda bir araçta 3 valize zulalanmış halde 108 kilo metamfetamin ele geçirildi. Operasyonda 1 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Araç narkotik</p>

<p>ekiplerince durduruldu</p>

<p></p>

<p>Edinilen bilgilere göre, Gaziantep Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uyuşturucuyla mücadele kapsamında çalışma gerçekleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yürütülen çalışmalar kapsamında ekipler tarafından şüpheli bir araç tespit edilerek arama yapıldı.</p>

<p></p>

<p>3 valize zulalanmış</p>

<p>halde bulundu</p>

<p></p>

<p>Araçta hassas burunlu narkotik dedektör köpeğinin de katılımıyla gerçekleştirilen aramada, bagaj bölümünde bulunan 3 valiz ekiplerin dikkatini çekti.</p>

<p>Valizlerde yapılan detaylı kontrollerde uyuşturucu madde bulunduğu belirlendi. İncelemede, 3 valize zulalanmış halde toplam 108 kilogram metamfetamin ele geçirildi.</p>

<p>Uyuşturucu maddelere ekipler tarafından el konulurken, operasyon kapsamında araçta bulunan 1 şüpheli gözaltına alındı.</p>

<p></p>

<p>Şüpheli hakkında</p>

<p>yasal işlem başlatıldı</p>

<p></p>

<p>Gözaltına alınan şüpheli, işlemleri yapılmak üzere emniyete götürüldü. Şüpheli hakkında uyuşturucu madde ticareti kapsamında yasal işlem başlatıldığı bildirildi.</p>

<p>Gaziantep Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin kent genelinde uyuşturucu madde ticareti ve sevkiyatının önlenmesine yönelik çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/aractan-3-valiz-dolusu-uyusturucu-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/26-agustos/aractan-3-valiz-dolusu-uyusturucu-cikti2.jpg" type="image/jpeg" length="90131"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘ENFLASYON KARŞISINDA SÜREKLİ KAYBEDİYORUZ’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/enflasyon-karsisinda-surekli-kaybediyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/enflasyon-karsisinda-surekli-kaybediyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Büro Emekçilerine Sendikası’na bağlı BES-AR tarafından kamu emekçisinin ağustos ayı açlık ve yoksulluk sınırı araştırma sonuçlarını açıkladı. Yapılan araştırma hem açlık hem yoksulluk sınırının arttığını bir kez daha ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Büro Emekçilerine Sendikası’na bağlı BES-AR tarafından kamu emekçisinin ağustos ayı açlık ve yoksulluk sınırı araştırma sonuçlarını açıkladı. Yapılan araştırma hem açlık hem yoksulluk sınırının arttığını bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p>Büro Emekçileri Sendikası Gaziantep Şube Başkanı İsmet Karatay, ‘’Enflasyonun sürekli olarak yükseldiği, Merkez Bankası’nın ise enflasyonu sürekli olarak revize ettiği bir dönemi yaşıyoruz. Kamu emekçisi ise bu durum karşısında sürekli kaybeden kesim olmaya devam ediyor. Dolayısıyla bir an önce seyyanen zam talebimizin karşılık bulmasını istiyoruz’’ dedi.</p>

<p><strong>Açlık ve yoksulluk yükseliyor</strong></p>

<p>Büro Emekçilerine Sendikası’na bağlı BES-AR tarafından kamu emekçisinin ağustos ayı açlık ve yoksulluk sınırı araştırma sonuçlarını kamuoyuna duyurdu. 4 kişilik bir ailenin temel gıda maddesi için harcaması gereken tutar olan açlık sınırının 49 bin 556 TL olduğu Türkiye’de, temel gıda maddelerinin yanı sıra elektrik, kira, ulaşım, eğitim sağlık gibi giderleri kapsayan yoksulluk sınırı 122 bin 117 TL olarak kayda geçti. Bekar bir çalışanın ise aylık yaşam maliyeti 78 bin 223 TL oldu.</p>

<p><strong>Enflasyon yükseliyor, hayat pahalılığı artıyor</strong></p>

<p>Sağlıklı beslenmenin maliyetinin günlük bin 651 bandını aştığını kaydeden Karatay, ‘’2026 yılında da asgari ücret açlık sınırının altında kaldı. Ülkemizde asgari ücret 7 aydan beri sabit iken açlık sınırı sürekli olarak yükseliyor. 50 bin liraya kadar dayanmış durumda. Milyonlarca emekçinin 28 bin lira ile geçinmesinin artık mümkünatı kalmadı. Çünkü enflasyon yükseliyor, hayat pahalılığı artıyor’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Neredeyse maaşın yüzde 75-80’i kiraya gidiyor</strong></p>

<p>Karatay, ‘’Büyükşehirlerde kamu emekçileri, barınma ihtiyacını karşılamak için neredeyse maaşının yüzde 75-80’ini kiraya ödemek zorunda kalıyor. Geçmiş yıllarda kamu emekçisi bu kente gelmek için can atardı ama durum değişti, şimdi fırsatını bulan başka ile tayin olmanın yolunu arıyor. Çünkü aldığı maaşla bu şehirde geçinmek çok zor. Ev kirası, sebze-meyve market, doğalgaz, elektrik, su derken, maaştan geriye bir şey kalmıyor. Bir ay boyunca kamu emekçisi yine kredi kartına yükleniyor’’ değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Seyyanen zam talebimiz halen devam etmektedir</strong></p>

<p>İnsanca yaşamak için mücadele etmeye devam edeceklerinin mesajını veren Başkan Karatay, ‘’İnsanca yaşam talebimizden asla vazgeçmedik. Bunun için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada mücadelemizi sürdüreceğiz. Seyyanen zam talebimiz halen devam etmektedir. Bu talebimizden de vazgeçmedik. Dolayısıyla seyyanen zam talebimizin bir an evvel kabul edilmesini istiyoruz’’ çağrısını yaptı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Özer KARINCA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/enflasyon-karsisinda-surekli-kaybediyoruz</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 18:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-25-agustos/ekran-resmi-2026-08-24-181124.png" type="image/jpeg" length="91178"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘KİTAP OKUMAK İYİLEŞTİRİR’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kitap-okumak-iyilestirir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kitap-okumak-iyilestirir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’in yetiştirmiş olduğu önemli yazar ve şairlerinden biri olan Yüksek Mimar Hasan Kökmen, çocukların ve gençlerin okumaya ve kitaplara verdikleri değeri ve bu durumun toplum içindeki yansımalarını değerlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep’in yetiştirmiş olduğu önemli yazar ve şairlerinden biri olan Yüksek Mimar Hasan Kökmen, çocukların ve gençlerin okumaya ve kitaplara verdikleri değeri ve bu durumun toplum içindeki yansımalarını değerlendirdi.</p>

<p>Okuyan insanların, kendi iç dünyasında hem daha entelektüel bir derinlik kazandığını hem de hayata karşı daha davranabildiklerini söyleyen Kökmen, okumanın iyileştiriciği bir özelliğinin olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Düzenli okuma alışkanlığı, odaklanmayı artırırken hafızayı da güçlendirir</strong></p>

<p>Okumanın yalnızca bir bilgi edinme aracı değil; insan zihnini, duygusal dünyasını ve bakış açısını dönüştüren derin bir yolculuk olduğuna dikkat çeken Kökmen, ‘’Düzenli okuma alışkanlığı, odaklanmayı artırırken hafızayı da güçlendirir. İnsanın kelime hazinesi gelişir, böylece kendimizi ifade etme gücümüz artar. Kitaplarda ki farklı hayatlara, düşüncelere ve zamanlara temas etmek empati duygumuzu besler; olaylara daha analitik, estetik ve kapsayıcı bir pencereden bakmamızı sağlar. Günlük hayatın yoğun ve karmaşık temposunun içinden insanları sakin bir arınma döngüsünün içine çeker okuduğunuz her kitap’’ dedi.</p>

<p>Kökmen, ‘’Yarınlarımız olan çocuklarımıza ve de gençlerimize ne kadar çok kitap okutabilirsek bir o kadar güzel yarınlara ulaşabiliriz. Bu konuda başta anne babalar olmak üzere, öğretmenlere, okul yönetimlerine, yerel yönetimlere ve de elbette devletimize önemli görevler düşüyor’’ şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Çocukları tablet ve televizyon sarmalından kurtarmak gerekiyor</strong></p>

<p>Anne babaların çocukları küçük yaşlardan itibaren okumaya teşviklerinin önemli olduğunu kaydeden Kökmen, ‘’Maalesef artık çocuklarımızı esir almış durumda olan telefon, tablet ve televizyon sarmalından kurtarmak gerekiyor. Sorumlu anne babaların çocukları ile daha çok vakit geçirmeleri, sohbet etmeleri ve günde 15 dakika bile olsa birlikte kitap okumaları büyük önem arz ediyor’’ açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Okumanın önemi sıklıkla anlatılmalı</strong></p>

<p>Okulda öğretmenlerin de çocuklara okumanın önemi sıklıkla anlatmalarını, kitapları ve yazarları sevdirme adına faaliyetlerde bulunmalarını tavsiye eden Kökmen, ‘’Okul idarecilerinin Milli Eğitim Müdürlükleri ile koordineli bir şekilde çocukları yaşlarına uygun kitaplar ve yazarlar ile buluşturmaları son derece önemli. Milli Eğitim Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlıklarımızın yazarlara gerekli maddi manevi desteği vermelerinin yarınlarımız için önemli. Aynı zamanda belediyelerin de sosyal sorumluluk projeleri kapsamında sıklıkla kitap fuarları, yazar söyleşileri, seminer, kurslar ile çocuklara ve gençlere ulaşmaları lazım. Okumak iyileştirir. Çünkü bir toplumun içindeki olumsuzluklardan ve fikri hastalıklarından ancak ve ancak okuyarak kurtulabiliriz’’ değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>İnsanlık adına yazmaya ve üretmeye devam edeceğim</strong></p>

<p>Umudun Gözyaşında Şiir, Yüreğimin Her Odasında Aşk, Bir Varmış Hep Yokmuş ve Artık Şiirlerim Konuşacak olmak üzere yayınlanmış 4 kitabının bulunduğunu sözlerine ekleyen Kökmen, insanlık adına yazmaya ve üretmeye devam edeceğini kaydetti.</p>

<p>Sosyal farkındalık projeleri ile söyleşiler, imza günü etkinlikleri, konferanslar ile yerelde öncelikle Gaziantep ve çevresinde ki lise, ortaokul sonrasında üniversitelere ulaşacağını aktaran Kökmen, sonrasında bu farkındalık hareketini tüm Türkiye’ye yaymayı kendisine hedef belirlediğini, bu noktada da hem devlet yetkililerinden hem yerel yönetimlerden hem de okul ve üniversite yöneticilerinden davet ve destek beklediğini vurguladı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Leyla Aysun GÖKŞEN</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kitap-okumak-iyilestirir</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 18:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-25-agustos/ekran-resmi-2026-08-24-181059.png" type="image/jpeg" length="28004"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EĞİTİMCİLERDEN GENELGE TEPKİSİ!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/egitimcilerden-genelge-tepkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/egitimcilerden-genelge-tepkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim İş Gaziantep Şubesi, yaptığı basın açıklamasında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayınlanan “2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler” genelgesini değerlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eğitim İş Gaziantep Şubesi, yaptığı basın açıklamasında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayınlanan “2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler” genelgesini değerlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Genelge yükümlülükler yaratmaya çalışan bir anlayışın ürünü</strong></p>

<p>Basın açıklamasını okuyan Eğitim İş Gaziantep Şubesi Eğitim Sekreteri Mustafa Fakıbaba, ‘’ Genelge, eğitimin kronikleşmiş sorunlarına çözüm üretmek yerine öğretmeni daha fazla denetleyen, eğitim süreçlerini merkezi talimatlarla kuşatan ve yönetmeliklerle düzenlenmiş alanlarda dahi genelge yoluyla yeni yükümlülükler yaratmaya çalışan bir anlayışın ürünüdür’’ eleştirisini yaptı.</p>

<p><strong>Bakanlık bir müdahale ve denetim düzeni kurmaya çalışmaktadır</strong></p>

<p>Genelgenin, eğitimde farklılıkları ve özgünlüğü esas almak yerine öğretmeni ve öğrenciyi dar kalıplara sıkıştıran, tek tip öğretmen ve tek tip öğrenci anlayışı dayattığını dile getiren Fakıbaba, ‘’Eğitim sisteminin yapısal sorunlarından doğan sorumluluğu ise Bakanlığın üzerinden alarak öğretmenin ve öğrencinin omuzlarına yükleyen bir yaklaşımı yansıtmaktadır. Bakanlık, öğretmenin yoksullaşmasını, okulların personel açığını, kalabalık sınıfları, öğretmen açığını, ücretli öğretmenlik ayıbını, eğitimde eşitsizliği ve giderek ağırlaşan çalışma koşullarını çözmek yerine, öğretmenin önlüğünden telefonuna, veliyle görüşmesinden kullanacağı dijital platforma, görev yapacağı okuldan görev yapacağı alana kadar uzanan bir müdahale ve denetim düzeni kurmaya çalışmaktadır’’ dedi.</p>

<p>Genelgenin bütününe hakim olan ‘tavizsiz’, ‘zorunlu’, ‘istisnasız’, ‘kesinlikle’, ‘ivedilikle’, “hiçbir şekilde” gibi ifadelerin bakanlığın eğitim çalışanlarıyla birlikte yönetme anlayışından giderek uzaklaştığını gösterdiğini kaydeden Fakıbaba, ‘’Eğitim, emir-komuta zinciri içerisinde yürütülecek mekanik bir faaliyet değildir. Öğretmen de Bakanlığın her yeni politikasını sorgulamadan uygulamakla yükümlü bir talimat memuru değildir. Hukuku genelgelerle aşmaya, öğretmenin mesleki özerkliğini idari talimatlarla daraltmaya ve öğretmeni itibarsızlaştırmaya, okulları güncel siyasi politikaların uygulama alanına dönüştürmeye yönelik hiçbir girişime sessiz kalmayacağız’’ mesajını verdi.</p>

<p>Genelgenin 26. maddesinde okul ve derslik kapasitelerinin tam kullanılmasının sağlanması, eğitim-öğretim yılı içerisinde sınıf mevcutlarında azalma olması halinde şubelerin birleştirilmesi ve öğrencisi kalmayan şubelerin kapatılmasının istendiğini ifade eden Fakıbaba, ‘’Tam kapasite anlayışının yalnızca ekonomik verimlilik şeklinde yorumlanması, sınıf mevcutlarının artmasına, öğretmenin öğrenciye ayırdığı sürenin azalmasına, öğretmenlerin norm kadro fazlası durumuna düşmesine, özellikle mesleki ve teknik eğitimde bölüm ve alanların tasfiye edilmesine, kimi durumlarda okulun bütünüyle kapanmasına neden olmaktadır’’ değerlendirmesini yaptı.</p>

<p><strong>Kamusal yarar, eğitime erişim ve öğrencinin üstün yararıdır</strong></p>

<p>Fakıbaba, ‘’Bir taraftan şubeleri birleştirerek ve kapatarak yeni norm fazlalıkları yaratmak, diğer taraftan norm fazlası öğretmenleri yılın herhangi bir döneminde başka okullara ve hatta başka alanlara göndermeye çalışmak, Bakanlığın kendi kararlarının sonucunu öğretmenlere yüklemesidir. Önceki yılın Genelgesinde öğrenci sayısı azalan köy okullarının açık tutulmasına ilişkin özel bir hüküm bulunurken bu yıl aynı güvenceye yer verilmemesi de kırsal bölgelerde eğitime erişim bakımından kaygı vericidir. Eğitim hizmetinde ölçüt ekonomik doluluk değil; kamusal yarar, eğitime erişim ve öğrencinin üstün yararıdır’’ ifadelerine yer verdi. </p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Meral Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/egitimcilerden-genelge-tepkisi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 18:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-25-agustos/mustafa-fakibaba.jpg" type="image/jpeg" length="77245"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ESNAFA, TEMİZLİK VE HİJYEN UYARISI!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/esnafa-temizlik-ve-hijyen-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/esnafa-temizlik-ve-hijyen-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hijyen ve temizlik konusunda esnafı uyaran Gaziantep Pideciler Simitçiler ve Yufkacılar Odası Başkanı Bilal Çelik, un fiyatlarının durdurulmasını istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hijyen ve temizlik konusunda esnafı uyaran Gaziantep Pideciler Simitçiler ve Yufkacılar Odası Başkanı Bilal Çelik, un fiyatlarının durdurulmasını istedi.</p>

<p>Çelik, ‘’Kalite ekmek üretmek istiyoruz. Ama hijyenik olmayan ve maliyetlerin yüksek olduğu bir yerde kaliteli ekmekte çıkmaz. Dolayısıyla esnafımız tüm hijyen kurallarına uymalı. Çalışma ortamını temizlemeli. Sabah geldiğimiz ve akşam eve giderken mutlaka fırınlarımızı temizlemeliyiz’’ şeklinde konuştu</p>

<p><strong>Ekmek teknemiz olan fırınlarımız bizim ikinci evimizdir</strong></p>

<p>‘Ekmek teknemiz olan fırınlarımız bizim ikinci evimizdir’ diyen Çelik, ‘’Evden çok işyerlerinde vakit geçiriyoruz. Çalışma alanı ile birlikte fırınlarımız çok temiz olmalı, her gün yıkanmalı, temizlenmeli. Evinde nasıl temiz isen fırında da aynı şekilde temiz olmalısın. Önümüzdeki haftalarda Gaziantep Üniversitesi ve Kent Konseyi ile birlikte koordineli çalışarak esnafa hijyen konusunda eğitimler verilmesini sağlayacağız’’ dedi.</p>

<p><strong>Gaziantep halkı kaliteli ekmek yemeyi hak ediyor</strong></p>

<p>Fırınlar hijyenik ortamda kaliteli ekmek çıkartmak istediklerini vurgulayan Çelik, ‘’Gaziantep halkı kaliteli ekmek yemeyi hak ediyor. Bunu göreve geldiğimiz ilk gün söyledik. Göreve geldiğimiz günden beri bu konuda çalışmalarımıza devam ediyoruz’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Gaziantep’te ne yazık ki una ardı ardına zam geliyor</strong></p>

<p>Maliyetlerin yükselmesinden dert yanan Çelik, ‘’Türkiye Uncular Federasyonu, ‘Un fiyatlarına’ zam yapılmayacağını açıklıyor ama Gaziantep’te ne yazık ki una ardı ardına zam geliyor. Un fiyatlarının yükselmesi kaliteli ekmek çıkarmamızı engelliyor. Çünkü esnaf para kazanmalı ki temizlik ürünü almalı, temizliğine önem vermeli, kaliteli ekmek çıkartmalı. O yüzden girdi maliyetlerinin daha fazla zamlanmasının önüne geçilmeli’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Ham madde fiyatlarımızı düşürmesinler, sadece durdursunlar</strong></p>

<p>Girdi maliyetlerinin düşürülmesi çağrısında bulunan Çelik, ‘’Kaliteli ekmek çıkartmak için yoğun çaba harcıyoruz. Esnaf Odası olarak bu memlekete kaliteli bir hizmet vermek istiyoruz. Dolayısıyla bizim ham madde fiyatlarımızı düşürmesinler, sadece durdursunlar. Yaklaşık bir ay önce 50 kilogram un bin 240 TL civarındaydı, ama gelinen durumda bu rakam bin 360 TL’ye yükseldi ve daha da yükseleceğini öngörüyoruz. Ülke genelinde un fiyatları sabitken bizim kentimizde un fiyatları durdurulamıyor. Çevre illerdeki un fiyatlarının bile bizden daha düşük olduğunu görüyoruz’’ açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Un fiyatlarındaki yükselmeye bir türlü anlam veremiyoruz</strong></p>

<p>Sektörden 30 bin insanın evine ekmek götürdüğünü hatırlatan Çelik, ‘’Pide, simit ve yufka sektöründen 30 bin insan ekmek yiyor. Bu rakamı aileleriyle birlikte düşünürsek daha yüksek oluyor. O nedenle un fiyatlarının daha fazla yükselmeden durdurulmasını talep ediyoruz. Bu sene buğdayda rekor kırılmasına rağmen un fiyatlarındaki yükselmeye bir türlü anlam veremiyoruz’’ değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Bizler önemli bir sektörüz</strong></p>

<p>Gaziantep Pideciler Simitçiler ve Yufkacılar Odası Başkanı Bilal Çelik, konuşmasını şöyle devam ettirdi: ‘’Bizler önemli bir sektörüz. Çünkü sabahın erken saatlerinde fırınlarımızı açıyoruz, geç saatlere kadar Gaziantep halkına hizmet veriyoruz. Yani herkes kalkmadan dükkanımızı açıp, herkes yemeğini yedikten sonra evimize gidiyoruz. Çünkü arz-talebi karşılamadan evine gidemezsin.’’</p>

<p><strong>Maliyetlerin yüksek olması bizim belimizi büküyor</strong></p>

<p>Esnaf Talip Karacan, ‘’Maliyetlerin yüksek olması bizim belimizi büküyor. İki personel çıkartmak zorunda kaldık. Şu anda çarkımızı zor döndürüyoruz, kazancımızdan feragat ediyoruz, yani gelir giderimizi karşılamıyor’’ diye konuştu.</p>

<p><strong>Meslek günden güne yok oluyor</strong></p>

<p>Esnaf Fethi Tekin, ‘’Öyle bir hale geldi ki meslek yok oluyor. Ben bu mesleğe 50 yılımı verdim, giden ömrüme acıyorum. Geçmiş dönemlerde un aldığımız fabrika, fiyatlara bir günde üç defa zam yaptığını hatırlıyorum. Ekmeği 15 lira, 16 liraya satılma imkanı yok. Ancak uncu fiyatlara zam yapabiliyor. Esnaf ise mecbur alıyor. Bunun yanı sıra meslek günden güne yok oluyor’’ uyarısında bulundu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Adem Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/esnafa-temizlik-ve-hijyen-uyarisi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 18:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-25-agustos/ekran-resmi-2026-08-24-181037.png" type="image/jpeg" length="20767"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
