<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Gaziantep İlk Haber</title>
    <link>https://www.gaziantepilkhaber.com</link>
    <description>Gaziantep Haberleri Gaziantep Son Dakika</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 20 Jul 2026 23:53:36 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ESNAF, EKMEK TEKNESİNE KİLİT VURUYOR!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/esnaf-ekmek-teknesine-kilit-vuruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/esnaf-ekmek-teknesine-kilit-vuruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[45 bin üzerinde esnafın bulunduğu Gaziantep’te, kepenkler birer birer inmeye devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>45 bin üzerinde esnafın bulunduğu Gaziantep’te, kepenkler birer birer inmeye devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Küçük esnaf zor günler geçiriyor</strong></p>

<p>Üretim, ihracat ve istihdam kenti olarak bilinen Gaziantep’te ekonomik krize bağlı olarak küçük esnaf zor günler geçiriyor. Yüksek enflasyonun yanı sıra yüksek enflasyon, yüksek faiz karşısında tutunamayan küçük esnaf, 2026 yılının haziran ayında da dükkanına kilit vurmayı sürdürüyor.</p>

<p><strong>Ülke genelinde 25 bin 178 esnaf yeni işyeri açtı</strong></p>

<p>Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Haziran ayında açılan, kapanan, meslek ve tadil veren esnaf sayısını kamuoyuna açıkladı. Ülke genelinde 25 bin 178 esnafın yeni işyeri açtığı Haziran ayında 8 bin 134 esnaf ise dükkanına kilit vurdu, 2 bin 170 esnaf meslek terki sundu, 6 bin 889 esnaf ise tadil verdi.</p>

<p><strong>Esnaf, yardım elinin uzanmasını bekliyor</strong></p>

<p>Uzun zamandan beri devam eden ekonomik krizin yanı sıra dükkan kiralarının her geçen gün yükselmesi, sigorta primleri, vergiler derken giderlerin altından kalkamayan esnaf, çareyi ekmek teknesini kapatmada buldu. Giderlerin altından kalkamayan ve çarkını döndürmekte zorluk yaşayan esnaf, yardım elinin uzanmasını bekliyor.</p>

<p><strong>Haziran’da 49 esnaf mesleğini bıraktı</strong></p>

<p>Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu, kentteki esnafın son durumunu bir kez daha gözler önüne serdi. Haziran ayında 478 yeni işyerinin açıldığı şehirde, 90 esnaf ekmek teknesine deva ederken, 49 esnaf ise mesleğini bırakmak zorunda kaldı, 171 esnaf ise tadil verdi.</p>

<p><strong>6 aylık süreçte 521 esnaf kepenkleri indirdi</strong></p>

<p>İstatistiklere göre 6 aylık zaman dilimine bakıldığında kentte 2 bin 545 yeni iş yeri ticaret hayatına başlarken, 924 esnaf ise tadil sundu. Dükkanını kapatan ve meslek terki veren esnaf sayısına bakıldığında ise, ocak-haziran döneminde 521 esnaf kepenklerini indirdiği görülürken, 200 esnafın da mesleğini bıraktığı tespit edildi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Özer KARINCA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/esnaf-ekmek-teknesine-kilit-vuruyor</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 19:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/07/huseyin-haber-klasor/huseyin-21-temmuz/ekran-resmi-2026-07-20-192122.png" type="image/jpeg" length="68565"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TURİZM DURGUN!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/turizm-durgun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/turizm-durgun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyalist Cumhuriyet Partisi Gaziantep İl Başkanı Murat Soycan, Gaziantep turizminin son yılların en durgun dönemlerinden birini yaşadığına dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sosyalist Cumhuriyet Partisi Gaziantep İl Başkanı Murat Soycan, Gaziantep turizminin son yılların en durgun dönemlerinden birini yaşadığına dikkat çekti.</p>

<p><strong>Vergi yükü turizm sektörünü doğrudan etkiliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kent turizminin durgun bir dönem yaşamasının sadece tek bir nedeni olmadığına dikkat çeken Soycan, ‘’Artan maliyetler, yüksek enflasyon, kira ve vergi yükü turizm sektörünü doğrudan etkiliyor. Akaryakıt fiyatlarındaki artış ise ulaşım maliyetlerini ciddi şekilde yükseltti. Bu artış uçak biletlerine, şehirlerarası otobüs biletlerine ve özel araçla yapılan yolculukların maliyetine de yansıyor’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Otellerin doluluk oranlarının geçmişteki gibi olmadığını görüyoruz</strong></p>

<p>İnsanlar tatile çıkmadan önce ulaşım masrafını hesaplamak zorunda kaldığını söyleyen Soycan, ‘’İşletmeler de artan maliyetleri fiyatlarına yansıtmak zorunda kalıyor. Et ve Antep fıstığı gibi temel ürünlerdeki fiyat artışları da gastronomi şehri olan Gaziantep'te yeme içme maliyetlerini yükseltiyor. Bu şehir turizmine büyük zarar veriyor. Otellerin doluluk oranlarının geçmişteki gibi olmadığını görüyoruz. Turistler geliyor, ancak konaklamıyor, yemiyor, içmiyor, nedeni ise pahalılık. Yani turistler, konaklamak ve yeme-içme için Diyarbakır, Şanlıurfa ve Mardin’i tercih ediyor’’ değerlendirmesini yaptı.</p>

<p><strong>Yerli turistler ve gurbetçilerimiz daha ekonomik tatil seçeneklerine yöneliyor</strong></p>

<p>Soycan, ‘’Bir diğer önemli konu ise turist tercihleri. Bu yıl hem yerli turistler hem de gurbetçilerimiz daha ekonomik tatil seçeneklerine yöneliyor. Fiyatların daha uygun olması nedeniyle birçok kişi tatil için Balkan ülkelerini ve Yunanistan'ı tercih ediyor. Bu durum Gaziantep'e gelen ziyaretçi sayısını da olumsuz etkiliyor. Çarşı’ya çıktığımızda gurbetçilerin bile pahalılıktan dert yandığını ve şikayet ettiğine şahit oluyoruz. Pahalılığın nedeni ise enflasyon. Enflasyon düşmedikçe insanların alım gücü de yükselmez’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Turizmin canlanması sadece tanıtım faaliyetleriyle mümkün değildir</strong></p>

<p>‘Turizmin canlanması sadece tanıtım faaliyetleriyle mümkün değildir’ tespitini yapan İl Başkanı Soycan, ‘’Elbette tanıtım önemlidir ancak ekonomik sorunlar çözülmeden turizmde kalıcı bir hareketlilik sağlanamaz. Ulaşım maliyetlerinin düşürülmesi, turizm işletmeleri üzerindeki vergi ve maliyet yükünün hafifletilmesi, esnafın desteklenmesi ve vatandaşın alım gücünün artırılması gerekiyor. Turizm sektörü önemli bir istihdam alanıdır. Bu sorunlara çözüm üretilmezse sektör daha da daralacak, hem esnaf hem de çalışanlar açısından daha büyük kayıplar yaşanacaktır’’ uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>Bir defa geliyorlar gözüyle olaya bakmamak lazım</strong></p>

<p>Turizmin bu kentin en büyük gelir kaynaklarından biri olduğunu vurgulayan Soycan, ‘’Bu turist, bir şişe su alsa bile şehir ekonomisine katkıdır. Gelen turistleri en iyi şekilde ağırlamalıyız. Onlar bizim en önemli misafirlerimiz, onları tek bir kişi olarak görmemeliyiz. Çünkü memnun ayrılan bir turistin belki de yüzlercesini yeniden şehrimize getirecek, ama memnun olmadan bir turistin de aynı şekilde yüzlercesinin gelmesini engelleyebileceğini unutmamak gerekiyor. Bir defa geliyorlar gözüyle olaya bakmamak lazım’’ dedi.</p>

<p><strong>Sorunların takipçisi olmaya devam edeceğiz</strong></p>

<p>Turizm sektöründe faaliyet gösteren esnafın, emekçilerin ve vatandaşların yaşadığı sorunları dile getirmeye devam edeceklerinin sinyalini veren Soycan, çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaşmaya ve sorunların takipçisi olmaya devam edeceklerinin mesajını verdi. </p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Meral Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/turizm-durgun</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 19:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/07/huseyin-haber-klasor/huseyin-21-temmuz/ekran-resmi-2026-07-20-192022.png" type="image/jpeg" length="39521"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[VATANDAŞ BORÇ GİRDABINDA!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/vatandas-borc-girdabinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/vatandas-borc-girdabinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi verilerine göre ekonomik krizin yanı sıra yüksek enflasyon karşında yaşam mücadelesi veren vatandaş borç girdabında.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi verilerine göre ekonomik krizin yanı sıra yüksek enflasyon karşında yaşam mücadelesi veren vatandaş borç girdabında.</p>

<p>Türkiye’nin en büyük metropol ve sanayi kentleri arasında yer alan Gaziantep’te vatandaş, borç girdabı içerisinde yaşamlarını sürdürmeye devam ediyor. Konkordato furyasının sürdüğü, karşılıksız çeklerin tavan yaptığı, protesto edilen senette rekorun kırıldığı kentte, bireysel kredi kartı borcu ile kredi borcu artıyor. Çırpındıkça borç batağına saplanan vatandaş, bir çıkış yolu arıyor.</p>

<p><strong>Halk, yine bankaların yolunu tuttu, kredi kartlarına sarıldı</strong></p>

<p>Yaşam koşullarının gün geçtikçe zorlaştığı, hayatın pahalılığının arttığı şehirde, yüksek enflasyon karşısında alım gücü düşen halk, yine bankaların yolunu tuttu, kredi kartlarına sarıldı. Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi verilerine göre Gaziantep’te kişi başı bireysel kredi kartı borcu 113 bin liraya bireysel kredi borcu ise 78 bin liraya yükseldi.</p>

<p><strong>Vatandaşın ekonomik açıdan ne kadar zor durumda olduğu gözler önüne serildi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi Mayıs ayı aylık bülteni, Gaziantep’te yaşamını sürdüren vatandaşın ekonomik açıdan ne kadar zor durumda olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Son bir yıl içerisinde ekonomik krize bağlı olarak paranın alım gücünün düşmesiyle bireysel kredi borcu ile bireysel kredi kartı borcunda son yılların rekoru kırıldı.</p>

<p><strong>5 aylık süreçte borçlar katlandı</strong></p>

<p>2026 yılının 5 aylık sürecine bakıldığında ise yılın ilk ayında 104 bin lira olan bireysel kredi borcu, 5 aylık dönemde 9 bin lira artış gösterirken, bireysel kredi kartı borcu ise; ocak ayında 71 bin lira iken bu rakam mayıs ayında 7 bin liraya artışla 78 bin liraya çıktı. Hem bireysel hem de bireysel kredi kartı borcunun ilerleyen aylarda da daha da artması bekleniyor.</p>

<p>Söz konusu istatistiklere göre geçen yılın mayıs ayında 85 bin lira olan bireysel kredi kartı borcu, bu yılın aynı ayında 28 bin r artarak 113 bin liraya çıktı. Bireysel kredi kartı borcu incelendiğinde yine bir artışın yaşandığı görülüyor. 2025 yılının mayıs ayında 57 bin lira olan bireysel kredi kartı borcu ise 57 bin liradan 2026 yılının mayıs ayında 78 bin liraya yükseldi.</p>

<p><strong>Bireysel kredi kartı borcunun en fazla olduğu illerden biriyiz</strong></p>

<p>Ülke genelinde bireysel kredi kartı borcunun en fazla olduğu şehirler incelendiğinde 144 bin lirayla Ankara ilk sırada bulunuyor. Sonrasında ise; 144 bin lirayla İstanbul, 128 bin lirayla İzmir, 122 bin lirayla Antalya, 119 bin lirayla Kocaeli, 119 bin lirayla Adana, 118 bin lirayla Muğla, 115 bin lirayla Eskişehir, 114 bin lirayla Bursa, ve 113 bin lirayla Gaziantep geliyor.</p>

<p>Bireysel kredi kartı borcuna bakıldığında listenin birinci sırasında 93 bin lira borçla İstanbul yer alıyor. İstanbul’u, 87 bin lirayla Ankara, 87 bin lirayla Adana, 78 bin lirayla Diyarbakır, 78 bin lirayla Gaziantep, 78 bin lirayla Batman, 78 bin lirayla Antalya, 78 bin lirayla Konya, 77 bin lirayla İzmir ve 74 bin lirayla Muğla takip ediyor. </p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Adem Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/vatandas-borc-girdabinda</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 19:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/07/huseyin-haber-klasor/huseyin-21-temmuz/ekran-resmi-2026-07-20-192046.png" type="image/jpeg" length="28811"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SICAK HAVALARA DİKKAT!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/sicak-havalara-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/sicak-havalara-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Termometrelerin 40 dereceyi gösterdiği Gaziantep’te Gaziantep-Kilis Tabip Odası Başkanı K. Doğan Eroğulları, sıcak havalar konusunda uyardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Termometrelerin 40 dereceyi gösterdiği Gaziantep’te Gaziantep-Kilis Tabip Odası Başkanı K. Doğan Eroğulları, sıcak havalar konusunda uyardı.</p>

<p><strong>Aşırı sıcaklar ölüme neden olabilir</strong></p>

<p>Sıcak havaların birçok rahatsızlığa neden olabileceği gibi ölüme de yol açabileceği uyarısında bulunan Eroğulları, ‘’Aşırı sıcaklar ölüme neden olabilir. Risk guruplarında aşırı sıvı ve tuz kaybı sonucunda koma ve ölüm görülebilmektedir’’ dedi.</p>

<p><strong>Havaların çok sıcak olmasının iklim krizinin bir sonucu</strong></p>

<p>Havaların çok sıcak olmasının iklim krizinin bir sonucu olduğunu hatırlatan Eroğulları, ‘’Şu anda mevsim normallerinin üzerinde bir sıcaklık yaşanıyor, bu da tüm canlılar gibi bizleri de tehdit ediyor. Dolayısıyla hem bireysel hem de kamusal önlemlerin alınması gerekiyor. Güneş çarpması, çarpıntı, nabzın hızlanması, tansiyonun düşmesi, bireysel fonksiyonlarda kayıpla birlikte çok ciddi bir tabloyla karşı karşıya kalıyoruz’’ değerlendirmesini yaptı.</p>

<p><strong>Tuz kaybına bağlı olarak aşırı terleme, kramplar, ağrılar, bulantı görülebiliyor</strong></p>

<p>Rahatsızlık yaşandığında hızlı şekilde en yakın sağlık kuruluşuna başvuruda bulunulması gerektiğini sözlerine ekleyen Eroğulları, ‘’Tuz kaybına bağlı olarak aşırı terleme, kramplar, ağrılar, bulantı görülebiliyor. Bunun yanı sıra yanıklar, uzun vadede güneş ışınlarına aşırı maruz kalmayla deri kanserlerine yol açabilir. Kişi bol sıvı almalı, tansiyon ve kalp hastaları dışında tuz takviyesi yapılmalı, özellikle ter emen giysilerin tercih edilmesi gerekiyor. Başı güneş ışınlarından koruyan şapkalar takılmalı’’ önerisinde bulundu.</p>

<p><strong>Günlük en az 2,5 litre su tüketilmeli</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>‘Özellikle saat 11:00 ile 15:00 arası dışarı çıkılmaması lazım’ diyen Eroğulları, ‘’Güneşin ve sıcaklığın en yoğun hissedildiği zamanlarda zorunlu değilse dışarı çıkılmaması gerekiyor. Dışarı çıkılıyor ise mutlaka tedbir alınmalı. Ayrıca günlük en az 2,5 litre su tüketilmeli. Su içmek için susmayı beklememek gerekiyor. Bunlar kişisel önlemler’’ dedi.</p>

<p><strong>Toplu yemek yapılan yerlerin çok sıkı denetlenmesi lazım</strong></p>

<p>Kamunun alması gereken önlemlere değinen Başkan Eroğulları, ‘’Özellikle çok sıcak günlerde mesai saatlerinin yeniden düzenlenmesi, hamile, tansiyon, kalp hastaların idari izinli sayılması, fabrikalarda ve toplu çalışan yerlerde havalandırma ve klima gibi serinleticilerin olması gerekiyor. Sıcak dönemlerde toplu yemek yapılan yerlerin çok sıkı denetlenmesi lazım. Çünkü sıcakta besinlerin saklama süresi düşüyor ve çok ciddi besin zehirlenmeleri yaşanabilir. Sağlıklı ve temiz içme suyunun karşılanması lazım. Çünkü bazı bölgelerde su sıkıntısı yaşandığını biliyoruz’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Aksi halde ciddi zorunlar ortaya çıkabiliyor</strong></p>

<p>Eroğulları, ‘’Sıcak havalar, kronik hasta dediğimiz tansiyon, şeker, kalp gibi hastalar, 65 yaş üstü olanlar, gebeler, bebekler ve çocukları daha çok olumsuz etkiliyor. Bu insanlar bol sıvı tüketecek, tuz alımına dikkat edecekler, kıyafetlerinden sokağa çıkma saatine kadar tüm alanlarda bireysel tedbirleri almaları gerekiyor. Aksi halde ciddi zorunlar ortaya çıkabiliyor’’ uyarısında bulundu. </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Leyla Aysun GÖKŞEN</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/sicak-havalara-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 19:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/07/huseyin-haber-klasor/huseyin-21-temmuz/ekran-resmi-2026-07-20-192054.png" type="image/jpeg" length="57597"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ESNAF SAHRESİ UYGULAMASI ÇIĞIRINDAN ÇIKTI!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/esnaf-sahresi-uygulamasi-cigirindan-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/esnaf-sahresi-uygulamasi-cigirindan-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Temmuz ayına girilmesiyle birlikte başlayan esnaf sahresi çığırından çıktı. Geçtiğimiz hafta ise kuyumcuların 3 gün kapalı olması nedeniyle büyük mağduriyet yaşayan vatandaş döviz bürolarına akın etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Temmuz ayına girilmesiyle birlikte başlayan esnaf sahresi çığırından çıktı. Geçtiğimiz hafta ise kuyumcuların 3 gün kapalı olması nedeniyle büyük mağduriyet yaşayan vatandaş döviz bürolarına akın etti.</p>

<p><strong>Vatandaş mağdur oluyor</strong></p>

<p>Yıllardan beri Gaziantep’te uygulanan esnaf sahresi uygulaması artık vatandaş için bir eziyete dönüştü. Oto esnafından kuyumcusuna, fırıncısından elektrikçisine, oto lastikçisinden elektronikçisine kadar daha birçok esnafın, ‘Esnaf sahresi’ kapsamında kapalı olması veya kapatacak olması vatandaşın mağdur olmasına yol açıyor.</p>

<p><strong>Dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir uygulama</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Birçok esnaf ceza yememek için işyerini açamazken, vatandaş, “Dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir uygulama. Tüm fırınlar kapalı, tüm kuyumcular kapalı, tüm berberler kapalı, hem de 3,4 gün. Böyle bir uygulama olur mu? Hadi bir günü anladık, ama bu kadar uzun süre işyerlerinin kapanması artık bu çağda ilkel bir uygulama olarak kaldı. Zaman içerisinde birçok şeyde değişikliğe gidilirken, esnaf sahresi uygulamasındaki bu ilkellik hoş bir durum değil” diye konuştu.</p>

<p>Geçtiğimiz hafta kuyumcuların 16-18 Temmuz tarihleri arasında kapalı olması yüzünden mağduriyet yaşadıklarını ifade eden vatandaş, döviz bürolarında yoğunluk oluşturdu.</p>

<p><strong>Gözle görülür şekilde bir yoğunluk oluştu</strong></p>

<p>Gözle görülür şekilde bir yoğunluğun oluştuğunu ifaden eden Dövizci Esnafı, ‘’İş sirkülasyonunda yüzde 30 ile 40 arasında bir artışın olduğu hissediliyor. Döviz alan olduğu gibi döviz bozduranda var. Tabii döviz aldıklarında binde 2’lik vergi var dediğimizde; ‘Öyle bir vergi duymadık’ diyorlar. Biz de ‘Bu vergilerin devlete ödendiğini aldığınız makbuzda göreceksiniz’ diyoruz. Mecbur olanlar alıyor ama olmayanlar ise; Pazartesi günü kuyumcudan alırım diyor. Çünkü kuyumcular resmi döviz büroları değildir’’ açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Kuyumculardan vergisiz işlem yapan bir çok işletme var</strong></p>

<p>Dövizci Esnafı, ‘’Kuyumcuların iki günlük esnaf sahresinde döviz bürolarına ne kadar çok işlem geldiğini fark etmeye başladık. Demek ki kuyumculardan vergisiz işlem yapan bir çok işletme var. Çünkü döviz bürolarından yapılan her işlemde binde 2’lik bir vergi dilimi var. Bu vergi alınıp devlete veriliyor. Bu bize sirayet etmediğinde işleme sokulmamış gayri resmi işlemler olduğundan devlet bu vergileri alamıyor’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>İşlem yapılmayacak biriyse asla işlem yapmıyoruz</strong></p>

<p>185 bin TL üzerinde işlemlerde kimlik fotokopisi, ev adresi ve telefon numarasının alındığını sözlerine ekleyen Dövizci Esnafı, ‘’İşlem biraz daha yüklü olursa sorguladığımız yerler var. İşlem yapılmayacak biriyse asla işlem yapmıyoruz, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bildiriyoruz. Ama kuyumcular bu tarz şeyleri yapmıyor’’ değerlendirmesini yaptı. </p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Özer KARINCA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/esnaf-sahresi-uygulamasi-cigirindan-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 19:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/07/huseyin-haber-klasor/huseyin-20-temmuz/ekran-resmi-2026-07-20-191140.png" type="image/jpeg" length="27416"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[OSB GÜÇLENİYOR!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/osb-gucleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/osb-gucleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin en büyük sanayi şehirleri arasında yer alan Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi, kurulan şirket sayısının artmasıyla güçleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’nin en büyük sanayi şehirleri arasında yer alan Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi, kurulan şirket sayısının artmasıyla güçleniyor.</p>

<p>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, (TOBB) 2026 yılının ilk yarısında kapanan açılan, tasfiye edilen şirket, kooperatif ve gerçek kişi ticari işletme istatistiklerini açıkladı. İstatistiklere göre ülke genelinde bu yılın ilk 6 ayında kurulan şirket sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,3, gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 7 artarken, kurulan kooperatif sayısı yüzde 17 geriledi.</p>

<p><strong>Ekonomik kriz güçlenmeyi durdurmadı</strong></p>

<p>Türkiye genelinde olduğu gibi Gaziantep’te de kurulan şirket sayısında yükseliş, kapanan ve tasfiye edilen şirket sayısında bir azalış yaşanıyor. Ülke genelinde uzun zamandan beri süregelen ekonomik kriz nedeniyle OSB’de kurulan şirket sayısıyla yükselmesiyle her geçen gün güç kazanmaya devam ediyor.</p>

<p><strong>Kurulan şirket sayısı artıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TOBB verilerine göre 2025 yılının 6 aylık döneminde kurulan şirket sayısı bin 158 iken bu rakam bu yılın aynı döneminde 153 artarak bin 311’e yükseldi. Aynı şekilde kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı da 113’den 116’ya çıktı. Ama kurulan kooperatif sayısında ise tam tersi bir durum ortaya çıktı. Geçen yılın ilk 6 ayında 12 kooperatifin kurulduğu şehirde, bu sayı bu yılın aynı döneminde 5 azalışla 7’e geriledi.</p>

<p><strong>Kapanan şirket sayısı azalıyor</strong></p>

<p>Kapanan şirket sayısı incelendiğinde düşüşün sürdüğü gözlemlendi. 2025 yılının ocak-haziran döneminde 315 şirketin kapısına kilit vurduğu şehirde, 2026 yılının ocak-haziran döneminde 286 şirket faaliyetine son verdi. Yani kapanan şirket sayısı 29 azaldı.</p>

<p>Kapanan kooperatif ile gerçek kişi ticari işletme sayısında da bir gerileme söz konusu. Geçen yılın 6 aylık döneminde 5 kooperatif kapanırken, 2026 yılının aynı döneminde 3 azalışla 2 kooperatif kepenkleri indirdi. Aynı şekilde kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı da 95’ten 6 azalarak 89’a düştü.</p>

<p><strong>Tasfiye edilen şirket geriledi</strong></p>

<p>Tasfiye edilen şirket sayısına bakıldığında yine bir gerilemenin olduğu göze çarpıyor. Geçen yılın ocak-haziran döneminde 274 şirketin tasfiye edildiği kentte, bu yılın ocak-haziran döneminde 25 azalarak 249’a, kooperatif ise 9’tan 2 azalarak 7’ye düştü.</p>

<p><strong>Bin 311 şirketin sermayesi 7 milyar TL</strong></p>

<p>Ayrıca Gaziantep’te 6 aylık süre zarfında kurulan bin 311 şirketin sermayesi ise 7 milyar 628 milyon 491 bin 185 TL olarak kayda geçti. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Meral Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/osb-gucleniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 19:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/07/huseyin-haber-klasor/huseyin-20-temmuz/ekran-resmi-2026-07-20-191213.png" type="image/jpeg" length="94613"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘AİLE HEKİMLERİ RANDEVU SİSTEMİ İŞLETEN PERSONEL DEĞİLDİR’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/aile-hekimleri-randevu-sistemi-isleten-personel-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/aile-hekimleri-randevu-sistemi-isleten-personel-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Aile Hekimliği Derneği Başkanı Dr. Gökhan Erdoğan, aile hekimliği sistemine yeni yüklerin değil, kalıcı çözümlerin getirilmesini gerektiğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep Aile Hekimliği Derneği Başkanı Dr. Gökhan Erdoğan, aile hekimliği sistemine yeni yüklerin değil, kalıcı çözümlerin getirilmesini gerektiğini belirtti.</p>

<p>Erdoğan, ‘’Vatandaşlarımızdan da önemli bir ricamız bulunmaktadır. Lütfen yalnızca sevk belgesi almak veya hastane randevusuna kolay ulaşmak amacıyla aile sağlığı merkezlerine başvurmayınız. Aile hekiminiz gerekli değerlendirmeyi yapacak ve tıbben ihtiyaç duyduğunuz her durumda sizi uygun sağlık kuruluşuna yönlendirecektir. Aile hekimleri randevu sistemi işleten personel değildir’’ dedi.</p>

<p><strong>Aile hekimleri bağımsız mesleki karar veren hekimlerdir</strong></p>

<p>Aile hekimleri destek hizmetlerinin uygulayıcısı olmadığını belirten Erdoğan, ‘’Aile hekimleri bağımsız mesleki karar veren hekimlerdir. Sağlık sisteminin geleceği, aile hekimlerinin iş yükünü artırmakla değil; onların mesleki bağımsızlığını koruyarak, çalışma koşullarını iyileştirerek ve koruyucu sağlık hizmetlerini güçlendirerek güvence altına alınabilir. Çözüm, aile hekimliğine yeni yükler eklemek değil; aile hekimliğini güçlendirmektir’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Sağlık hizmetlerinin ilk temas noktası aile hekimliği</strong></p>

<p>Türkiye’de sağlık hizmetlerinin ilk temas noktasının aile hekimliği olduğunu söyleyen Erdoğan, ‘’Her gün milyonlarca vatandaşımızın başvurduğu aile sağlığı merkezleri, koruyucu sağlık hizmetlerinden kronik hastalık takibine, bebek ve çocuk izlemlerinden gebe izlemlerine, aşılamadan birinci basamak tanı ve tedavi hizmetlerine kadar sağlık sisteminin en önemli görevlerini üstlenmektedir. Buna rağmen ülkemizde yapılan her iki hekim muayenesinden biri aile hekimleri tarafından gerçekleştirilirken, aile hekimliği sistemi yıllardır artan iş yükü ve plansız düzenlemeler nedeniyle giderek daha kırılgan hale gelmektedir’’ tespitini yaptı.</p>

<p><strong>Aile hekimleri yalnızca hastalık tedavi eden hekimler değil</strong></p>

<p>Aile hekimlerinin yalnızca hastalık tedavi eden hekimler olmadığına dikkat çeken Erdoğan, ‘’Sağlığın korunmasını esas alan, bireyi yaşamı boyunca takip eden ve sağlık sisteminin sürdürülebilirliğini sağlayan temel unsurdur. Ancak son yıllarda asli görevlerinin dışında kalan bürokratik işlemler, performans baskısı ve sürekli eklenen yeni sorumluluklar nedeniyle vatandaşlarına ayırmaları gereken zamanı evrak ve idari işlemlere harcamak zorunda bırakılmaktadır’’ dedi.</p>

<p><strong>Sağlık politikaları, sahada gerçek ihtiyaçlar dikkate alınarak oluşturulmalı</strong></p>

<p>‘Sağlık sistemindeki sorunların çözümü, aile hekimlerine yeni görevler yüklemek değildir’ diyen Başkan Erdoğan, ‘’Tam tersine, birinci basamağın güçlendirilmesi, koruyucu sağlık hizmetlerinin desteklenmesi ve aile hekimlerinin asli görevlerine odaklanmasının sağlanmasıdır. Bugün aile hekimliğinin karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan biri de, sahada çalışan hekimlerin ve meslek örgütlerinin görüşleri alınmadan hazırlanan düzenlemelerdir. Sağlık politikalarının masa başında değil, sahadaki gerçek ihtiyaçlar dikkate alınarak oluşturulması gerekmektedir. Çünkü aile hekimliği sistemini en iyi bilenler, her gün o sistemin içinde hizmet veren aile hekimleridir’’ dedi.</p>

<p><strong>Aile hekiminin görevi değişmemiştir ve değişmemelidir</strong></p>

<p>Son günlerde kamuoyuna yansıyan, aile hekiminin sevkiyle vatandaşların randevusuz muayene olabileceğine ilişkin açıklamaların bu anlayışın yeni bir örneği olduğunu kaydeden Erdoğan, ‘’Aile hekiminin görevi değişmemiştir ve değişmemelidir. Aile hekimi hastasını değerlendirir, muayene eder ve yalnızca tıbbi gereklilik bulunduğunda uygun sağlık kuruluşuna sevk eder. Bu mesleki karar tamamen bilimsel ölçütlere dayanmalıdır. Sevk işleminin idari beklentiler, mali teşvikler veya vatandaşın farklı beklentileri doğrultusunda şekillenmesi, hekimlik mesleğinin bağımsızlığıyla bağdaşmamaktadır’’ açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Böyle bir uygulama gereksiz sevkleri artıracak</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erdoğan, ‘’Gerçek bir sevk zinciri kurulmadan, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarının kapasitesi artırılmadan ve gerekli altyapı oluşturulmadan hayata geçirilecek uygulamalar sağlık sistemine katkı sağlamayacaktır. Aksine, aile hekimi ile vatandaşı gereksiz şekilde karşı karşıya getirecektir. Sadece katkı payından yararlanmak ya da hastanede öncelik elde etmek amacıyla sevk talep eden vatandaş ile, tıbbi gereklilik görmeyen aile hekimi arasında yaşanacak anlaşmazlıkların sorumlusu aile hekimleri değildir. Böyle bir uygulama, hem gereksiz sevkleri artıracak hem de sağlık çalışanlarına yönelik şiddet riskini büyütecektir’’ uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>Böyle bir sistemin sürdürülebilir olması mümkün değildir</strong></p>

<p>Daha da önemlisi, mevcut performans sisteminin aile hekimlerini her iki durumda da mağdur ettiğini sözlerine ekleyen Erdoğan, ‘’Tıbbi gerekçe olmadığı için sevk düzenlemeyen aile hekimi hasta memnuniyeti gerekçesiyle performans kaybı yaşayabilmekte; gereksiz sevk düzenlediğinde ise bu kez sevk oranları nedeniyle yine performans ve teşvik kaybına uğrayabilmektedir. Yani hangi kararı verirse versin bedel ödeyen yine aile hekimi olmaktadır. Böyle bir sistemin sürdürülebilir olması mümkün değildir’’ ifadelerine yer verdi.</p>

<p><strong>Sağlık Bakanlığı’nı, sistemi hekimlerle birlikte değerlendirmeye davet ediyoruz</strong></p>

<p>Erdoğan, ‘’Aile hekimlerinin beklentisi yeni sorumluluklar değil; mesleklerini bilimsel ilkelere uygun şekilde yapabilecekleri çalışma ortamının oluşturulmasıdır. Bu nedenle Sağlık Bakanlığını; bilimsel dayanağı olmayan performans kriterlerini gözden geçirmeye, hasta memnuniyetini cezalandırıcı bir mekanizma olmaktan çıkarmaya, sevk oranlarını performans baskısının aracı olarak kullanmaktan vazgeçmeye ve aile hekimliği sistemini sahadaki hekimlerle birlikte yeniden değerlendirmeye davet ediyoruz’’ çağrısında bulundu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Leyla Aysun GÖKŞEN</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/aile-hekimleri-randevu-sistemi-isleten-personel-degildir</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 19:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/07/huseyin-haber-klasor/huseyin-20-temmuz/ekran-resmi-2026-07-20-191204.png" type="image/jpeg" length="92559"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HUBUBAT HASADINDA SONA GELİNDİ!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/hububat-hasadinda-sona-gelindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/hububat-hasadinda-sona-gelindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Büyük bir heyecanla başlayan hububat hasadında sona gelindi. Hasadın yüzde 95’i tamamlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Büyük bir heyecanla başlayan hububat hasadında sona gelindi. Hasadın yüzde 95’i tamamlandı.</p>

<p>‘Hububatta üretim var, kazanç yok, çiftçi destek ve adil<strong> </strong>piyasa bekliyor’ diyen Şahinbey Ziraat Odası Başkanı Ali Çolak, hububat sezonunu İLKHABER Gazetesi’ne değerlendirdi.</p>

<p>Tarımsal üretimin yalnızca tarladaki verimle değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Çolak, asıl sorunun üreticinin ürününü hak ettiği değerde satamaması olduğunun altını kalın harflerle çizdi.</p>

<p><strong>Çiftçimiz her geçen yıl daha yüksek maliyetlerle üretim yapıyor</strong></p>

<p>2025 yılında doğa şartlarının üreticileri zorladığını kaydeden Çolak, ‘’2026 yılında ise iklim daha elverişliydi ancak bu kez ekonomik şartlar çiftçimizi zorladı. Üretim var ancak kazanç yok. Çiftçimiz her geçen yıl daha yüksek maliyetlerle üretim yapıyor. Hasat sonunda ise emeğinin karşılığını almakta zorlanıyor’’ açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Çiftçi yüksek üretim maliyetleri ve düşük gelir nedeniyle zor bir sezon geçirdi</strong></p>

<p>Şahinbey’de hububat hasadının büyük ölçüde tamamlandığını hatırlatan Çolak, ‘’Üreticiler 2026 sezonunu verim açısından geçen yıla göre daha iyi, ekonomik açıdan ise beklentilerin altında tamamladı. 2025 yılında kuraklık ve ilkbahar döneminde yaşanan zirai don nedeniyle ciddi verim kayıpları yaşayan üreticiler, 2026 yılında iklim şartlarının daha uygun seyretmesiyle üretimde toparlanma yaşasa da bu kez yüksek üretim maliyetleri ve düşük gelir nedeniyle zor bir sezon geçirdi’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Şahinbey çiftçileri üretimden vazgeçmedi</strong></p>

<p>Çolak, ‘’2025 yılında dekara toplam maliyet 3 bin 334 TL’ye ulaşırken özellikle buğday ve arpa üretiminde birçok bölgede önemli verim kayıpları yaşandı, bazı üreticiler yüzde 40-50'lere varan rekolte düşüşleriyle karşı karşıya kaldı. Kuraklık ve don olayları nedeniyle birçok tarla beklenen verimi vermedi. Buna rağmen Şahinbey çiftçileri üretimden vazgeçmedi ve 2026 sezonuna yeniden umutla başladı’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Üretim maliyetleri tarihi seviyelere ulaştı</strong></p>

<p>2026 yılının ise yağış rejimi ve iklim koşulları bakımından üretici lehine geçtiğini belirten Çolak, ‘’Verim geçen yıla göre artmasına rağmen üretici, artan maliyetler nedeniyle bu artışı gelirine yansıtamadı. Mazot, gübre, sertifikalı tohum, zirai ilaç, sulama, bakım ve işçilik giderlerinde yaşanan yükseliş, üretim maliyetlerini tarihi seviyelere taşıdı. Üretici, sezon boyunca yaptığı harcamaları karşılayacak bir kazanç elde edemediğini ifade ediyor’’ dedi.</p>

<p><strong>TMO’nun açıkladı fiyat beklentiyi karşılamadı</strong></p>

<p>Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan fiyatların beklentiyi karşılamadığını sözlerine ekleyen Başkan Çolak, ‘’2026 yılı hububat alım fiyatlarının açıklanmasının ardından üreticiler en büyük hayal kırıklığını fiyatlarda yaşadı. Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan fiyatların, artan üretim maliyetlerini karşılamaktan uzak kaldığını ifade eden üreticiler, açıklanan rakamların sahadaki ekonomik gerçeklerle örtüşmediğini dile getiriyor. 2026 yılı için TMO tarafından ikinci grup ürünlerde ekmeklik ve makarnalık buğday için ton başına 16 bin 500 TL, arpa için ise 12 bin 750 TL alım fiyatı açıklandı. Ayrıca ürün tesliminden sonra ödemelerin 45 gün içinde yapılacağı duyuruldu’’ değerlendirmesini yaptı.</p>

<p><strong>Açıklanan fiyat ile üreticinin eline geçen fiyat aynı olmuyor</strong></p>

<p>Çolak, ‘’Bugün çiftçimiz sadece fiyatın düşük olmasından şikayet etmiyor. Açıklanan fiyat zaten en yüksek kalite ürün için geçerli. Ürün tesliminde kalite kriterlerine göre yapılan değerlendirmeler sonucunda birçok üreticimizin ürünü daha düşük gruptan değerlendiriliyor. Böyle olunca açıklanan fiyat ile üreticinin eline geçen fiyat aynı olmuyor’’ diyerek sözlerini sürdürdü.</p>

<p><strong>Hasat döneminde çiftçinin nakde ihtiyacı var</strong></p>

<p>‘Şahinbey üreticilerinin en çok dile getirdiği sorunlardan biri de ödeme süreci oldu’ diyen Başkan Çolak, ‘’Hasat döneminde gübre, mazot, banka ve piyasa borçlarını ödemek zorunda kalan çiftçiler, ürün bedelini yaklaşık 45 gün bekleyemedikleri için ürünlerini daha düşük fiyatlarla özel sektöre satmak zorunda kaldı. Bu durum üreticiyi ekonomik açıdan daha da zorladı. Hasat döneminde çiftçinin nakde ihtiyacı var. Borçlarını ödemek zorunda. Ürün bedelini bir buçuk ay bekleme imkanı olmayan üretici, daha düşük fiyat teklif edilmesine rağmen ürününü tüccara satıyor. Böylece açıklanan alım fiyatının üretici açısından bir anlamı kalmıyor’’ vurgusu yaptı.</p>

<p><strong>Artan maliyetler üreticinin kazancını eritti</strong></p>

<p>Artan maliyetlerin üreticinin kazancını erittiğini aktaran Şahinbey Ziraat Odası Başkanı Ali Çolak, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Şahinbey'de hububat üretiminde en büyük gider kalemlerini mazot, gübre, sertifikalı tohum, zirai ilaç, biçerdöver ücreti, bakım giderleri ve işçilik oluşturuyor. Son yıllarda bu kalemlerde yaşanan artışlar nedeniyle üretim maliyetleri sürekli yükselirken, alım fiyatlarının aynı oranda artmaması çiftçinin karlılığını önemli ölçüde azalttı. Üreticiler, özellikle gübre ve mazot fiyatlarının üretim üzerindeki baskıyı artırdığını, birçok çiftçinin kredi kullanarak üretim yaptığını ve hasat sonunda elde edilen gelirin borçları kapatmakta yetersiz kaldığını ifade ediyor.’’</p>

<p><strong>Üreticiyi rahatlatacak yeni düzenlemelere ihtiyaç duyuluyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çiftçilerin üretimden vazgeçmediğine dikkat çeken Çolak, üretimin devam etmesi için üreticinin emeğinin karşılığını alması gerektiğinin altını kalın harflerle çizdi. ‘’Tarım sadece çiftçinin meselesi değil, ülkemizin gıda güvencesinin de temelidir. Üreticimizi güçlü tutacak her adım, geleceğe yapılmış önemli bir yatırım olacaktır. Tarımsal üretimin devamlılığı için yalnızca alım fiyatları açıklanması yeterli değil, üreticiyi rahatlatacak yeni düzenlemelere ihtiyaç duyuluyor’’ çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>Üreticinin düşük faizli finansmana erişimi kolaylaştırılmalı</strong></p>

<p>Başkan Çolak, taleplerini ve çözüm önerilerini şu sözlerle dile getirdi. ‘’Hububat alım fiyatları belirlenirken üretim maliyetleri esas alınmalı. TMO ödemeleri en geç 10-15 gün içerisinde tamamlanmalı. Kalite kriterleri üreticiyi mağdur etmeyecek şekilde yeniden düzenlenmeli. Mazot, gübre, sertifikalı tohum ve zirai ilaç destekleri artırılmalı. Üreticinin düşük faizli finansmana erişimi kolaylaştırılmalı. Sulama yatırımları ve modern üretim tekniklerine yönelik destekler yaygınlaştırılmalı. Üretim planlaması güçlendirilerek çiftçinin gelir istikrarı sağlanmalı.’’</p>

<p><strong>Verilecek her destek, yarının gıda güvencesine yapılmış bir yatırımdır</strong></p>

<p>Üretimin stratejik önemine vurgu yapan Çolak, ‘’Çiftçimizin ayakta kalması yalnızca üreticinin değil, ülkemizin gıda güvenliği açısından da hayati önem taşıyor. Üretici kazanırsa tarım kazanır, tarım kazanırsa ülkemiz kazanır. Bugün üreticimize verilecek her destek, yarının gıda güvencesine yapılmış bir yatırımdır’’ değerlendirmesini yaptı. Adem Kesenek</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Adem Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/hububat-hasadinda-sona-gelindi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 19:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/07/huseyin-haber-klasor/huseyin-20-temmuz/ali-colak.jpg" type="image/jpeg" length="42686"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Beyin sinyalleri yaklaşık 100 yıldır kaydediliyor!’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/beyin-sinyalleri-yaklasik-100-yildir-kaydediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/beyin-sinyalleri-yaklasik-100-yildir-kaydediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elon Musk'ın Neuralink projesiyle yeniden gündeme gelen beyin-bilgisayar arayüzleri akıllardaki soruları tazeledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Neuralink'in aslında yeni bir teknoloji icat etmediğini ifade eden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Beyin ile bilgisayar arasında iletişim kurma fikri onlarca yıldır bilim insanlarının üzerinde çalıştığı bir alan.” dedi. Teknolojinin temel amacının felç, ALS ve omurilik yaralanması gibi nedenlerle hareket edemeyen hastaların düşünceleriyle cihazları kontrol edebilmesini sağlamak olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarlacı, çiple yabancı dil öğrenmenin ya da insan beynini uzaktan kontrol etmenin bugünkü bilimsel bilgilerle mümkün olmadığına dikkat çekti. Yapay zekânın insan beynini kopyalayamayacağını da dile getiren Prof. Dr. Tarlacı, bu alandaki yanlış algılara karşı bilimsel gerçeklere değindi.</p>

<p>Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, Neuralink projesiyle birlikte akıllara gelen sorular hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Elon Musk'ın Neuralink projesiyle birlikte beyin-bilgisayar arayüzlerinin yeniden dünyanın gündemine oturduğunu ifade eden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Sosyal medyada sanki bu teknoloji ilk kez Neuralink ile ortaya çıkmış gibi bir algı oluştu. Oysa beyin ile bilgisayar arasında iletişim kurma fikri onlarca yıldır bilim insanlarının üzerinde çalıştığı bir alan.” dedi.</p>

<p>Beynin, düşündüğümüz, hareket ettiğimiz, hissettiğimiz ya da karar verdiğimiz her an elektriksel sinyaller ürettiğini hatırlatan Prof. Dr. Tarlacı, “Bu sinyaller 1920'li yıllardan beri EEG yöntemiyle kaydedilebiliyor. Ancak uzun yıllar boyunca bu karmaşık elektriksel aktivitenin içinden belirli bir hareketi veya niyeti temsil eden sinyalleri ayırt etmek mümkün değildi. 1970'li ve 1980'li yıllarda yapılan çalışmalarla birlikte, beynin belirli bölgelerindeki bazı sinir hücrelerinin belirli hareketlerle ilişkili olduğu ortaya kondu. Örneğin sağa bakma, sola bakma ya da kolu kaldırma isteği oluştuğunda beynin belirli bölgelerinde tekrar eden elektriksel desenler oluştuğu gösterildi. Böylece ilk kez ‘niyet’ ile ‘hareket’ arasındaki bağlantı bilimsel olarak çözümlenmeye başlandı.” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>Beyin-bilgisayar arayüzü, felçli</p>

<p>hastaların düşünceleriyle cihazları</p>

<p>kontrol etmesini amaçlıyor!</p>

<p></p>

<p>Beyin-bilgisayar arayüzünün, beynin ürettiği elektriksel sinyallerin bilgisayar tarafından analiz edilerek bir cihaza komut vermesini sağlayan sistem olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tarlacı, “Bu teknoloji özellikle, ALS hastaları, omurilik felci geçiren kişiler ile ‘locked-in sendromu’ gibi ağır felç tabloları yaşayan hastalar için geliştiriliyor.” dedi.</p>

<p>Amacın, kişinin hareket edemese bile yalnızca düşüncesini kullanarak dış dünyayla iletişim kurabilmesini sağlamak olduğunu aktaran Prof. Dr. Tarlacı, “Örneğin hasta kolunu hareket ettiremese bile ‘bardağa uzanma’ niyeti beyninde oluşur. Bilgisayar bu sinyali tanır ve bir robot kolu hareket ettirerek bardağı hastanın ağzına götürebilir. Burada hareketi yapan robot olsa da komutu veren yine hastanın kendi beynidir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Neuralink, beyin-bilgisayar</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>arayüzü teknolojisini</p>

<p>daha ileri taşıdı!</p>

<p></p>

<p>Beyin-bilgisayar arayüzü teknolojisi hayvan deneylerinin 1970'li ve 1980'li yıllarda başladığını, 1990'lı yıllarda ise felçli hastalarda klinik uygulamalar yapılmaya başlandığını hatırlatan Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “2004 yılında felçli bir hastanın yalnızca düşüncesiyle robot kol kullanarak bardaktan su içebilmesi bu alandaki önemli kilometre taşlarından biri oldu.” dedi.</p>

<p>Yaklaşık 20 yıl önce araştırmacıların, beyin sinyalleriyle bilgisayar fare imlecini hareket ettirmeyi başardığına değinen Prof. Dr. Tarlacı, şöyle devam etti:</p>

<p>“Bu yöntem daha sonra geliştirilerek insanların yalnızca düşünceleriyle bilgisayar ekranında yazı yazmaları ve e-posta göndermeleri mümkün hale geldi. Neuralink'in yaptığı en önemli katkı, tamamen yeni bir teknoloji geliştirmekten çok mevcut sistemi daha gelişmiş ve günlük kullanıma uygun hale getirmek oldu.</p>

<p>Eski sistemlerde beynin üzerine yerleştirilen elektrotlar kalın kablolarla dışarıdaki bilgisayarlara bağlanıyordu. Bu nedenle çalışmalar çoğunlukla laboratuvar ortamında yapılabiliyordu. Neuralink ise bu sistemi üç önemli noktada geliştirdi. Beyindeki veriler artık dışarıya kablo yerine kablosuz olarak aktarılabiliyor. Daha önce kullanılan sert elektrotlar yerine saç telinden bile ince ve esnek elektrotlar kullanılıyor. Bu yapı beynin doğal hareketlerine daha kolay uyum sağlıyor. Eski sistemlerde yüzlerce sinyal kaydedilebilirken, Neuralink binin üzerinde elektrottan aynı anda veri toplayabiliyor. Böylece beynin elektriksel faaliyetleri daha ayrıntılı analiz edilebiliyor. Bunlara ek olarak çipin yerleştirilmesi de özel geliştirilen cerrahi bir robot tarafından yüksek hassasiyetle gerçekleştiriliyor.”</p>

<p></p>

<p>Öğrenme, çiple aktarılabilecek</p>

<p>kadar basit bir süreç değil!</p>

<p></p>

<p>Toplumda en çok merak edilen konulardan birinin de ‘Bir gün beynimize çip takılarak yabancı dil öğrenebilecek miyiz?’ sorusu olduğuna işaret eden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Bugünkü bilimsel bilgiler bunun mümkün olmadığını gösteriyor. Çünkü beynimiz bir bilgisayar gibi tek merkezden çalışan bir sistem değil.” dedi.</p>

<p>Bu konuyu örneklendiren Prof. Dr. Tarlacı, “Bir gülü düşündüğümüzde, rengi beynin görme merkezlerinde, kokusu farklı bölgelerde, dokusu başka alanlarda, o güle ilişkin anılar ise hafızadan sorumlu bölgelerde işlenir. Yani tek bir düşünce bile beynin çok sayıda bölgesinin aynı anda çalışmasını gerektirir. Öğrenme de benzer şekilde beynin tamamına yayılan, geçmiş deneyimler, duygular ve yeni bilgilerle sürekli değişen dinamik bir süreçtir. Bu nedenle bugün sahip olduğumuz teknolojiyle bir bilgiyi doğrudan çiple beyne yüklemek mümkün görünmemektedir.” açıklamasını yaptı.</p>

<p></p>

<p>İnsan beynini tamamen</p>

<p>kopyalamak günümüz</p>

<p>teknolojisinin çok ötesinde!</p>

<p></p>

<p>Beyin-bilgisayar arayüzleri konuşulurken yapay zekânın da sıkça gündeme geldiğine dikkat çeken Prof. Dr. Tarlacı, bu iki kavram birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p></p>

<p>Prof. Dr. Tarlacı, “Günümüzde ChatGPT, Gemini veya benzeri sistemler çoğunlukla büyük dil modelleri olarak çalışır. Çok büyük miktarda veriyi analiz ederek dil kalıplarını öğrenir ve buna uygun yanıt üretir. Ancak bunların insan beyni gibi bilinçleri, öznel deneyimleri ya da duyguları yoktur. Bilgisayarlar beynin yalnızca belirli hesaplama özelliklerini taklit edebilir. İnsan beyninin karmaşık çalışma biçimini bütünüyle kopyalamaları ise günümüz teknolojisinin çok ötesindedir.” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Beyin çiplerinin amacı zihin</p>

<p>kontrolü değil, felçli hastalara</p>

<p>bağımsızlık kazandırmak!</p>

<p></p>

<p>Beyin-bilgisayar arayüzlerinin temel amacının insanların düşüncelerini kontrol etmek ya da beyne bilgi yüklemek olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Asıl hedef felç, ALS, omurilik yaralanması veya benzeri nedenlerle hareket edemeyen kişilerin günlük yaşamlarını daha bağımsız sürdürebilmelerini sağlamaktır.” dedi.</p>

<p>Gelecekte bu teknoloji sayesinde hastaların yalnızca düşünceleriyle bilgisayar kullanabilmesi, yazı yazabilmesi, tekerlekli sandalyesini kontrol edebilmesi veya robotik yardımcı cihazları yönetebilmesinin mümkün olabileceğini aktaran Prof. Dr. Tarlacı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Ancak ‘çiple yabancı dil öğrenmek’, ‘insanların düşüncelerini değiştirmek’ ya da ‘beyni uzaktan kontrol etmek’ gibi iddialar bugünkü bilimsel bilgilerle desteklenmiyor.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/beyin-sinyalleri-yaklasik-100-yildir-kaydediliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 18:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/07/haber/temmuz/21-temmuz/beyin-sinyalleri-yaklasik-100-yildir-kaydediliyor.jpg" type="image/jpeg" length="55441"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘İhracatçının elini kolaylaştıracak yaklaşımlar geliştirilmeli’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/ihracatcinin-elini-kolaylastiracak-yaklasimlar-gelistirilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/ihracatcinin-elini-kolaylastiracak-yaklasimlar-gelistirilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2025 yılına göre İSO 1000 Listesinde Gaziantep’ten firma sayımız 62 oldu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından gerçekleştirilen, “Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025 Araştırması” sonuçlarına göre Gaziantep’ten 33 firma listede yer aldı.</p>

<p>Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, 2025 yılına göre İSO İlk 500’de Gaziantep’ten 29 firmanın yer aldığını hatırlatarak, ikinci 500’deki 33 firma ile birlikte ilk 1000'deki Gaziantepli firma sayısının 62 olduğunu belirtti.</p>

<p>Gaziantep’in İkinci 500’deki firma sayısı ile iller sıralamasında 4’üncü sırada yer aldığını kaydeden Ünverdi, yaptığı değerlendirmede, 2025 yılının zorlu koşullarına rağmen, Gaziantep sanayisinin büyük bir gayret ve kararlılıkla üretim ve ihracat mücadelesini sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Son dönem gelişmelerinin iş dünyası üzerindeki etkilerine dikkati çeken Ünverdi, şunları dile getirdi: “Ekonomide kalıcı sonuçlar alınması için dezenflasyon süreci devam etmelidir ancak ülkemiz kalkınmasının taşıyıcı unsuru olan sanayimizin devamlılığı için başta finansman konusu olmak üzere, iş dünyasının elini kolaylaştıracak yaklaşımların geliştirilmesine ihtiyaç vardır. İmalat sanayisindeki daralma iki yılın üzerinde bir süredir devam etmekte olup tüm girdi maliyetlerinin arttığı bir dönemde kârlılık ise azalmıştır. Sadece ülkemiz değil savaş ve krizlerin etkisiyle küresel ekonomide bir daralma olduğu da gerçektir. Elbette bu zorlukların bir sonu olacaktır ve enflasyonla mücadelede mesafe alındıkça ümit ediyoruz ki iç piyasa koşulları daha da iyileşecektir. Bu anlamda biz ülkemizin gücüne her zaman inandık ve inanıyoruz. Gaziantepli sanayiciler olarak elimizden gelen çabayı da gösteriyoruz. Bu doğrultuda, Sayın Cumhurbaşkanımızın reel sektöre yönelik açıkladıkları finansman teşvik paketini çok önemli buluyoruz. YTAK bütçesinin 750 milyar liraya çıkartılması ve imalat sanayimize yönelik 250 milyar liralık uygun koşullu kredi imkanı sağlanması sanayimize nefes aldıracak, üretimden ihracatımıza kadar önemli katkılarda bulunacaktır. Yenilikçi projelerin çıkmasına da imkan sağlayacak bu özel finansman desteği için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve ekonomi yönetimine teşekkür ediyoruz.”</p>

<p>Açıklamasında, koşullar ne olursa olsun Gaziantep’in üretim, ihracat ve istihdamıyla çalışma azmini sürdüreceğine vurgu yapan Ünverdi, Gaziantep Sanayi Odası olarak sanayicilerinin sorunlarına çözüm bulmak ve kent sanayisinin gelişmesi için örnek çalışmalar yürütmeye devam edeceklerinin altını çizdi.</p>

<p>Üretim ve başarılarıyla Gaziantep’e büyük gurur yaşatan firmaları kutlayarak, teşekkür eden Ünverdi, ”Şehrimiz ve ülkemiz sanayisinin mevcut durumu ve gelecek adına önemli bir referans teşkil eden bu özel araştırma için de İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Erdal Bahçıvan’a ve kıymetli ekibine çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Akıncı: "Üretim Gücümüz,</p>

<p>Gaziantep'in Ekonomik</p>

<p>Direncinin En Güçlü</p>

<p>Göstergesidir"</p>

<p></p>

<p>İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan "Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025 Araştırması" sonuçlarında Gaziantep'ten 33 firma yer aldı.</p>

<p>Gaziantep Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, İSO İlk 500 listesinde yer alan 29 firma ile birlikte şehrin toplam 62 firmayla Türkiye'nin en büyük 1000 sanayi kuruluşu arasında yer alma başarısı gösterdiğini belirterek, bu tablonun Gaziantep'in üretim gücünü ve girişimcilik kültürünü bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti.</p>

<p>Akıncı, üretimin yalnızca ekonomik büyümenin değil, aynı zamanda istihdamın, ihracatın ve sürdürülebilir kalkınmanın da temel unsuru olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi:</p>

<p>"İSO'nun açıkladığı bu araştırma, Gaziantep'in üretimden vazgeçmeyen, yatırım yapan ve katma değer oluşturan güçlü ekonomik yapısının önemli bir göstergesidir. Şehrimizden 62 firmanın Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşları arasında yer alması, ortak emeğin, girişimcilik ruhunun ve üretim kültürünün başarıya dönüşmüş halidir."</p>

<p>Gaziantep'in tarımsal üretimden sanayiye, ticaretten ihracata kadar uzanan güçlü ekonomik ekosistemiyle Türkiye ekonomisine değer üretmeye devam ettiğini belirten Akıncı, sanayi kuruluşlarının elde ettiği başarıların aynı zamanda üretim zincirinin tüm paydaşlarının ortak başarısı olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Akıncı, açıklamasını şu cümlelerle tamamladı:</p>

<p>"Ülkemizin üretim kapasitesine, ihracatına ve istihdamına katkı sunan tüm firmalarımızı, yöneticilerini ve çalışanlarını gönülden kutluyorum. Gaziantep'in üretim ve ticaretteki güçlü konumunu daha da ileri taşıyacak her başarı, şehrimiz ve ülkemiz adına önemli bir kazanımdır."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/ihracatcinin-elini-kolaylastiracak-yaklasimlar-gelistirilmeli</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 18:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/07/haber/temmuz/21-temmuz/i-h-r-a-c-a-t8.jpg" type="image/jpeg" length="80381"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Gelişmiş bir eğitim modelini gelecek nesile aktarıyoruz’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/gelismis-bir-egitim-modelini-gelecek-nesile-aktariyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/gelismis-bir-egitim-modelini-gelecek-nesile-aktariyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SANKO Üniversitesi tarafından, üniversite tercihi yapacak aday öğrencilere ve ailelerine yönelik Tanıtım Günleri düzenlenecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>SANKO Üniversitesi bölümlerini yakından tanımak isteyen adaylar ve aileleri, Tanıtım Günleri kapsamında akademik personelle birebir görüşerek eğitim programları, uygulama alanları, kariyer olanakları ve tercih süreci hakkında merak ettikleri sorulara doğrudan yanıt bulabilecek. Ayrıca Tanıtım Ofisi tarafından üniversitenin eğitim olanakları, burs imkânları, sosyal yaşamı, uluslararası fırsatları ve üniversite imkânlarına ilişkin kapsamlı bilgilendirme yapılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yarın başlayacak Tanıtım Günleri boyunca aday öğrenciler ve aileleri, hafta içi 09.00-17.00, cumartesi ve pazar günleri ise 10.00-16.00 saatleri arasında üniversiteyi ziyaret edebilecek. Üniversiteye gelemeyen adaylar ise 0342 211 65 00 numaralı telefon ve 0536 837 11 54 numaralı WhatsApp danışma hattı aracılığıyla üniversiteyle iletişime geçerek sorularına yanıt bulabilecek. Haber</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/gelismis-bir-egitim-modelini-gelecek-nesile-aktariyoruz</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 18:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/07/haber/temmuz/21-temmuz/ozel-sanko-liselerinde-kariyer-tanitim-gunu.jpg" type="image/jpeg" length="73543"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Hacamat uygulaması hekim kontrolü ve steril ortamda yapılmalı’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/hacamat-uygulamasi-hekim-kontrolu-ve-steril-ortamda-yapilmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/hacamat-uygulamasi-hekim-kontrolu-ve-steril-ortamda-yapilmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) uygulamaları arasında yer alan hacamat, son yıllardan destekleyici tedavi yöntemi olarak ilgi görüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ancak uzmanlar, işlemin bilinçsizce yaptırılmasının sağlık açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Erhan Özfidan, hacamatın yalnızca uygun hastalarda, hekim değerlendirmesi sonrasında ve steril şartlarda uygulanması gerektiğini belirtti. Dr. Erhan Özfidan, "Hacamat, cilt üzerine yerleştirilen özel kupalarla vakum oluşturulduktan sonra yüzeysel cilt çizikleri aracılığıyla kontrollü şekilde uygulanan bir GETAT yöntemidir. Her hastaya uygun değildir ve mutlaka hekim muayenesi sonrasında planlanmalıdır." dedi.</p>

<p>Dr. Özfidan, hacamatın özellikle bazı kas-iskelet sistemi ağrıları, kronik ağrı yakınmaları ve uygun görülen bazı durumlarda destekleyici amaçla uygulanabildiğini, ancak tek başına tedavi yöntemi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Modern tıbbi tedavilerin yerine geçmediğini, gerektiğinde diğer tedavi yöntemleriyle birlikte planlandığını vurguladı.</p>

<p></p>

<p>Steril şartlar büyük önem taşıyor</p>

<p></p>

<p>Hacamat uygulamasında hijyen kurallarının vazgeçilmez olduğunu belirten Dr. Erhan Özfidan, tek kullanımlık malzemelerle ve steril ortamda gerçekleştirilmeyen işlemlerin enfeksiyon ve kanama gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Dr. Özfidan, "Kan sulandırıcı ilaç kullananlar, kanama bozukluğu bulunanlar, ileri derecede kansızlığı olanlar, aktif enfeksiyonu bulunanlar ve hekim tarafından uygun görülmeyen kişilerde hacamat uygulanmamalıdır. İşlem öncesinde hastanın sağlık durumu ayrıntılı olarak değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Hekim kontrolü ihmal edilmemeli</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hacamatın Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen kurallar çerçevesinde uygulanması gerektiğini belirten Dr. Erhan Özfidan, hastaların sağlıklarını riske atmamak adına yetkisiz kişiler tarafından yapılan uygulamalardan uzak durmaları gerektiğini söyledi. Dr. Özfidan, "Hacamat doğru endikasyonda, doğru hastaya ve uygun şartlarda uygulandığında destekleyici bir yöntem olabilir. Ancak en önemli nokta, işlemin mutlaka hekim kontrolünde ve bilimsel yaklaşım doğrultusunda gerçekleştirilmesidir" şekilde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/hacamat-uygulamasi-hekim-kontrolu-ve-steril-ortamda-yapilmali</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 18:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/07/haber/temmuz/21-temmuz/hacamat-uygulamasi-hekim-kontrolu-ve-steril-ortamda-yapilmali.jpg" type="image/jpeg" length="96802"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Geleceğin teknolojisine yön veriyoruz’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/gelecegin-teknolojisine-yon-veriyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/gelecegin-teknolojisine-yon-veriyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin sanayi ve üretim üssü olan Gaziantep, özellikle tekstil ve halı sektöründeki küresel başarısıyla adından söz ettirirken, bu başarının akademik mutfağını oluşturan Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Tekstil Mühendisliği Bölümü, sektöre lider mühendisler yetiştirmeye devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünya Halı Başkentinde</p>

<p>Uygulamalı Mühendislik Eğitimi</p>

<p></p>

<p>Gaziantep, dünya makine halısı üretiminin en önemli merkezlerinden biri konumundadır. Bu stratejik avantajı akademik derinlikle birleştiren Gaziantep Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Bölümü, öğrencilerine sadece teorik bir eğitim değil, doğrudan sanayinin içinde, uygulamaya dayalı bir vizyon sunmaktadır. Şehrin sahip olduğu devasa üretim kapasitesi, öğrencilerin staj, bitirme projeleri ve teknik geziler yoluyla en güncel teknolojilerle erken yaşta tanışmasına olanak sağlamaktadır.</p>

<p></p>

<p>Geleceğin Teknolojilerine</p>

<p>Hazırlayan Modern</p>

<p>Laboratuvarlar</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>GAÜN Tekstil Mühendisliği Bölümü, bünyesinde barındırdığı modern atölyeler ve son teknoloji laboratuvarlarla bölgenin en donanımlı eğitim merkezlerinden biri olma özelliğini korumaktadır.</p>

<p></p>

<p>Sektörle İç İçe, Geleceğe</p>

<p>Güvenle Bakan Mezunlar</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Üniversitesi, sanayi-üniversite iş birliği modeli sayesinde mezunlarının iş hayatına adaptasyonunu en üst seviyeye taşımaktadır.</p>

<p>Gaziantep’in dinamik sanayi yapısından aldığı güçle GAÜN Tekstil Mühendisliği Bölümü, değişen dünya şartlarına uyum sağlayan, inovatif düşünen ve tekstil sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirme konusundaki kararlılığını sürdürmektedir.</p>

<p>Tekstil mühendisliğinin geleceğini Gaziantep’te inşa etmek isteyen adaylar, dünya standartlarındaki eğitim imkanları ve sanayi ile bütünleşmiş kampüs hayatı hakkında daha fazla bilgi için üniversitemizin resmi internet adresini ziyaret edebilirler.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/gelecegin-teknolojisine-yon-veriyoruz</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 18:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/07/haber/temmuz/21-temmuz/gelecegin-teknolojisine-yon-veriyoruz.jpeg" type="image/jpeg" length="74317"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Menopoz, omurganızı sizden önce yaşlandırıyor’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/menopoz-omurganizi-sizden-once-yaslandiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/menopoz-omurganizi-sizden-once-yaslandiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Menopoz sürecinin yalnızca hormonal değişikliklerle sınırlı olmadığını; kemik, kas ve omurga sağlığını da etkileyebildiğini belirten Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Didem Sezgin Özcan, doğru planlanmış egzersizlerin ve güçlü sırt kaslarının omurga sağlığının korunmasında önemli rol oynadığını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Menopoz sonrası dönemde bazı kadınlarda zaman içinde boy kaybı, omuzların öne doğru düşmesi ve postür değişiklikleri görülebileceğini belirten Medicana International Ankara Hastanesi Menopoz Wellness Komitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Didem Sezgin Özcan, bu değişikliklerin yalnızca yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Özcan, "Menopozla birlikte kemik kaybı hızlanabilir. Ancak sorun yalnızca kemik mineral yoğunluğundaki azalma değildir. Yaşla birlikte omurlar arasındaki disklerde sıvı azalması, dejeneratif değişiklikler gelişmesi, omurga çevresindeki kasların ve özellikle sırt ekstansörlerinin zayıflaması, postürün bozulması ve bazen belirti vermeden gelişebilen küçük omurga çökme kırıkları da boy ve duruş değişikliklerine yol açabilir. Özellikle kısa sürede gelişen veya ölçümlerle doğrulanan belirgin boy kayıpları, osteoporoz ve sessiz omurga kırıkları açısından değerlendirilmelidir" dedi.</p>

<p></p>

<p>"Aynadaki postür değişiklikleri</p>

<p>göz ardı edilmemeli"</p>

<p></p>

<p>Günlük yaşam sırasında fark edilen bazı değişikliklerin omurga sağlığı açısından uyarıcı olabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Özcan, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>"Duvara yaslanıldığında başın duvara rahatça temas etmemesi, omuzların öne doğru düşmesi, sırt bölgesindeki eğriliğin artması, uzun süre ayakta kalındığında sırt ağrısı oluşması veya kişinin eskiye göre daha çabuk yorulması değerlendirilmesi gereken bulgulardır. Eski kıyafetlerin boyunun değişmiş gibi hissedilmesi, üst raflara uzanmakta zorlanma veya günlük hareketlerde belirginleşen kısıtlılıklar da postür ve omurga fonksiyonlarındaki değişikliklere işaret edebilir. Bu bulgular tek başına osteoporoz ya da omurga kırığı tanısı koydurmaz; ancak ayrıntılı bir kas-iskelet sistemi değerlendirmesi yapılmasını gerektirebilir."</p>

<p></p>

<p>"Sadece dik durmak yetmez"</p>

<p></p>

<p>Aynı yaştaki kadınların kemik yoğunluğu, kas kuvveti, denge yeteneği ve omurga fonksiyonlarının birbirinden oldukça farklı olabileceğini belirten Özcan, fiziksel hareketsizliğin önemli ve değiştirilebilir bir risk faktörü olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Yetersiz fiziksel aktivite, direnç egzersizlerinin yapılmaması ve sırt kaslarının yeterince çalıştırılmaması, kas kuvvetindeki azalmayı hızlandırabilir ve postürün bozulmasına katkıda bulunabilir. Ancak bu değişiklikleri yalnızca hareketsizliğe bağlamak doğru değildir. Yaş, genetik yatkınlık, östrojen düzeylerindeki azalma, beslenme, düşük vücut ağırlığı, sigara kullanımı, bazı ilaçlar ve kronik hastalıklar da kemik ve omurga sağlığını etkileyebilir. Bu nedenle yalnızca dik durmaya çalışmak yeterli değildir; dik durmayı sağlayan kasların güvenli ve düzenli biçimde güçlendirilmesi gerekir."</p>

<p></p>

<p>"Kişiye özel egzersiz</p>

<p>planı omurgayı korur"</p>

<p></p>

<p>Menopoz döneminde erken değerlendirme ve kişiye özel egzersiz programlarının önemine dikkat çeken Özcan, şu önerilerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Postür analizi, omurga hareketliliğinin değerlendirilmesi, kas kuvvet testleri ve denge ölçümleriyle mevcut sorunlar erken dönemde belirlenebilir. Kişinin yaşı, kemik sağlığı, eşlik eden hastalıkları ve fiziksel kapasitesi dikkate alınarak hazırlanacak egzersiz programlarında direnç egzersizlerine, sırt ekstansör kaslarını güçlendiren çalışmalara, denge eğitimine ve ağırlık taşıyan güvenli aktivitelere yer verilmelidir. Uygun hastalarda pilates ve diğer tedavi edici egzersiz yöntemlerinden de yararlanılabilir."</p>

<p></p>

<p>"Doğru egzersiz düşme</p>

<p>riskini azaltabilir"</p>

<p></p>

<p>Egzersizin osteoporoz tedavisinin alternatifi değil, önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Didem Sezgin Özcan, "Doğru planlanmış egzersiz; kas kuvvetinin, postürün, dengenin ve günlük yaşam fonksiyonlarının korunmasına katkı sağlar. Düşme riskini azaltabilir ve kemik sağlığını destekleyebilir. Bununla birlikte osteoporozu veya yüksek kırık riski bulunan hastalarda gerekli ilaç tedavileri ihmal edilmemelidir. Kişinin risk faktörlerine göre kemik mineral yoğunluğu ölçümü ve omurga kırığı değerlendirmesi planlanmalıdır. Düzenli egzersiz, yeterli kas kuvveti ve erken değerlendirmeyle menopoz sonrası dönemde omurga fonksiyonlarını uzun yıllar korumak mümkündür" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/menopoz-omurganizi-sizden-once-yaslandiriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 18:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/07/haber/temmuz/21-temmuz/menopoz-omurganizi-sizden-once-yaslandiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="85180"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[UMUT YILMAZ, BİRÇOK KONUYA AÇIKLIK GETİRDİ!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/umut-yilmaz-bircok-konuya-aciklik-getirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/umut-yilmaz-bircok-konuya-aciklik-getirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazetecilerle bir araya gelen Şehitkamil Belediye Başkanı Av. Umut Yılmaz, önemli açıklamalarda bulundu, hakkında ki iddialara yanıt verdi, AK Parti’ye geçişinden MRF’ye, arsa satışlarından ihalelere kadar birçok konuya açıklık getirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Şehitkamil Belediyesi’nin 1 lira dahi borcu bulunmuyor</strong><br />
 </p>

<p>Şehitkamil Belediyesi’nin borçlu olduğuna dair soruya cevap veren Yılmaz, “Şehitkamil Belediyesi ile ilgili ortaya atılan bu iddia tamamen yanlış. Belediyeyi 700 milyon TL ile devraldım, bu para ile projelerimizi yaptık. Şu anda Şehitkamil Belediyesi’nin 1 lira dahi borcu bulunmuyor’’ dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>Biz yola çıktıklarımızı satmadık</strong></p>

<p><strong> </strong></p>

<p>CHP’de Belediye Başkanlığı yapmanın 100 yıla değer olduğunu sözlerine ekleyen Yılmaz,  “Biz yola çıktıklarımızı satmadık. Yola çıktıklarımız tarafından sırtımızdan hançerlendim. CHP’li Belediye Başkanı iken, 47 defa aynı parti çatısı altında bulunduğum meclis üyeleri tarafından CİMER’e şikayet edildim’’ şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p><strong>Parti içindeki sıkıntılardan dolayı ilk yıl çalışamadık</strong></p>

<p><strong> </strong></p>

<p>Yerel seçimlerden sonraki ilk bir yılda yaşananları kayıp olarak değerlendiren Yılmaz, seçimlere CHP’den girdiğini ve Şehitkamil Belediyesi’ni 30 yıl sonra kazandıklarının altını çizdi. ‘’İlk bir yıl hem bizim acemiliğimiz hem de CHP içerisindeki kısır çekişmelerden dolayı Şehitkamil İlçesi, hizmet anlamında 1 yılını kaybetti. Parti içindeki sıkıntılardan dolayı ilk yıl çalışamadık, bu nedenle ilçemiz 1 yılını kaybetti’’ değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p></p>

<p><strong>Satışa çıkarmış olduğumuz 33 arsadan yalnızca 3’ü satıldı</strong><br />
 </p>

<p>Konuşmasında arsa satışlarına değinen Yılmaz, ‘’Çok fazla arsa satışı yaptığımız ve rant elde ettiğimiz yönünde iddialar var. Belediyelerin hizmet üretebilmesi için arsa üretip satması gerekiyor. Zaten satışa çıkan arsalara alıcı da yok. Son aylarda satışa çıkarmış olduğumuz 33 arsadan yalnızca 3’ü satıldı’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p><strong>Sayıştay denetimleri yapıldı, bir usulsüzlük çıkmadı</strong></p>

<p></p>

<p>Gaziantep’teki pahalılık algısının yıkılması gerektiğini sözlerine ekleyen Yılmaz, Gaziantep’teki bir otelden Şekabel’e kesilen 122 bin TL’lik faturaya ilişkin ise  “Bir kişinin 12 gün boyunca otelde konakladığı, alkol ve spa gibi giderlerinin Belediyeye fatura edildiği yazılmıştı. Bu iddia gerçeği yansıtmıyor, hayali bir fatura düzenlenmiş. Biz Dülük Antik Kentini tanıtmak için yaptığımız çalışmalar kapsamında kente gelen organizatör ve mankenleri otelde konuk ettik. Burada kamuoyuna yansıyan fatura bunun bedelidir. Belediye bütçesinden harcama yaparken, çok titiz davranıyorum. Harcadığım para cebimden harcadığım bir para değil. Sayıştay denetimleri yapıldı, bir usulsüzlük çıkmadı’’ hatırlatmasını yaptı.</p>

<p></p>

<p><strong>Sosyal medyaya değil işime baktım, çok mutluyum</strong></p>

<p><strong> </strong></p>

<p>Sosyal medyada hakkında yazılanlardan fazla etkilendiğini kaydeden Yılmaz, “Fatma Başkanımızın bana tavsiyesi oldu. “Sosyal medyaya takılmazsan, daha fazla hizmete zaman ayırırsın” dedi. Bende bu tavsiyeye uydum. Sosyal medyaya değil işime baktım, çok mutluyum’’ dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>İncelemeler sonunda rahatsız olacağımız bir bulguya rastlanmadı</strong><br />
 </p>

<p>MRF İnşaat ile ilgili geçmiş dönemde yaptığı açıklamalarına değinen Yılmaz, “MRF İnşaat ile ilgili hoşumuza gitmeyen durumlar vardı. Ben MRF’de yolsuzluk var demedim. Mali Müşavirler tarafından tüm hesaplar 25 gün boyunca incelendi, bu incelemeler sonunda rahatsız olacağımız bir bulguya rastlanmadı’’ değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p></p>

<p><strong>Gaziantep’in turizm potansiyelinin artırılması ile ilgili çalışmalarımız var</strong></p>

<p><strong> </strong></p>

<p>Gaziantep’e yönelik projelerinden bahseden Yılmaz, “Gaziantep’in turizm potansiyelinin artırılması ile ilgili çalışmalarımız var. Dülük Antik Kenti’nin turizm potansiyelini ortaya çıkarmak için yoğun bir çalışma içerisindeyiz. Önümüzdeki yıl göreceksiniz, Gaziantep’e çok sayıda turist getirilmesi ile ilgili projelerimiz var. Dülük Antik kentini tamamladığımız zaman buraya gelen turist sayısının daha da artacağını göreceksiniz. Bölgeye 1 milyon turist geliyorsa bu turist sayısını 2 milyona çıkaracağız. Şehrin neye ihtiyacı varsa, Vali bey koordinatörlüğünde biz bu kararları almaktan çekinmeyiz’’ şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p><strong>Tüm ihalelerimiz halka açık bir şekilde gerçekleştiriliyor</strong></p>

<p><strong> </strong></p>

<p>İhalelerin canlı yayınlandığını aktaran Yılmaz, ‘’Tüm ihalelerimiz halka açık bir şekilde gerçekleştiriliyor. YouTube kanalımızda da söz konusu ihale kayıtlarımız var ve canlı olarak yayımlanıyor. Bu ihalelerde usulsüzlük yapma gibi bir durum olamaz. Uygun şartları taşıyan ve isteyen herkes ihaleye girebilir. Vatandaşlarımız da Youtube kanalımız üzerinden ihaleleri canlı olarak takip edebilir” ifadelerini kullandı.<br />
 </p>

<p><strong>Gerekeni yapmaya hazırım</strong><br />
 </p>

<p>Arsa satışlarında akrabalarına kayırmacılık yaptığı yönünde ortaya atılan iddiaları yanıtlayan Başkan Yılmaz, “Bir yakınımın, akrabamın, arkadaşımı kayırdığım ya da arsa satışı yaptığımızı ispat etsinler. Gerekeni yapmaya hazırım’’ şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p><strong>CİMER başvurularını gösterdim ve bizzat araştırılmasını istedim</strong><br />
 </p>

<p>Yılmaz, “Kıbrıs’ta otellerim olduğundan bahsediyorlar. Kıbrıs’a ziyaretlerimi kamuoyuna taşıyorlar. Ben anne tarafından Kıbrıslıyım. Kıbrıs’taki akrabalarımın sayısı Gaziantep’tekilerden daha fazla. Annemin memleketi, aynı zamanda Kıbrıs vatandaşıyım. Kıbrıs’ta otellerim olduğu yönünde iddialar var, CİMER’e bu konuda şikayetler yapılmış. Sayıştay Denetçileri geldiği zaman CİMER başvurularını gösterdim ve bizzat araştırılmasını istedim’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p><strong>Yıllardır AK Parti’de gibi bir yakınlık gördüm</strong></p>

<p><strong> </strong></p>

<p>AK Parti’ye geçiş süreciyle ilgili konuşan Yılmaz, “AK Parti’ye geçiş sürecimden sonra İl ve ilçeler ile teşkilatlardan gelecek olan tepkileri merak ettim. Ama hiç ummadığım bir durumla karşılaştım. Teşkilat, Başkanlar, yöneticiler herkes bizi adeta bağrına bastı ve yıllardır AK Parti’de gibi bir yakınlık gördüm. Yani AK Parti’de değer gördüm. Bir neferi olmaktan mutluyum. Allah Abdulhamit Bakanımızdan, Fatma Hanımdan, İl Başkanımızdan, vekillerimizden ve partililerimizden razı olsun” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p><strong>1 ay gibi kısa süre içerisinde Şehit ailemize ev aldık</strong><br />
 </p>

<p>Baklava projesiyle ilgili konuşan Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Baklava Projesi kapsamında 1 ay gibi kısa süre içerisinde Şehit ailemize ev aldık. Gelir ile Şehit ailelerimize ev alacağımızı söylemiştik, uzun araştırmalarımız sonucunda evi olmayan bir Şehit ailemiz bulunmadığını gördük. Allah devletimizde razı olsun, Şehit Ailelerimiz yalnız bırakılmamış. Biz de bundan yola çıkarak baklava satışlarından elde ettiğimiz geliri Mehmetçik Vakfı’na bağışlayacağız.’’</p>

<p></p>

<p><strong>5 aylık dönemde baklava satışlarından elde edilen toplam ciro 102 milyon TL</strong><br />
 </p>

<p>Yılmaz, “Baklava üretiminde 2 gıda mühendisi arkadaşımız var. Fason üretim yapmıyoruz. Yerimiz, malzemelerimiz var. Fıstığından yağına kadar tüm malzemeleri kendimiz alıyoruz, üretim yapıyoruz. Biz tesisi kiraladık, tamamen kendi işçilerimizle üretim yapıyoruz. Bir ay gibi kısa bir sürede, 660 TL’den baklava satışı yaparak ev aldık. İsviçre’den bize bir mail geldi. Konteyner bazında her ay bizden baklava isteniyor. Bizim amacımız insanların kaliteli baklavaya uygun fiyata ulaşmasıdır. 5 aylık dönemde baklava satışlarından elde edilen toplam ciro 102 milyon TL oldu’’ değerlendirmesini yaptı.</p>

<p></p>

<p><strong>Yol gösterici oldu</strong><br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fatma Şahin ile aralarının açık olduğu iddialarını yanıtlayan Başkan Yılmaz, “Allah Fatma Hanım’dan razı olsun. Bir gün olsun kötülük görmedim. Aramızda bir sorun olmadı, olamaz. Ben CHP’de iken de bana kötülük etmedi. Abla-kardeş ilişkimiz ilk Belediye Başkanı seçildiğim günden itibaren başladı. AK Parti’ye geçtikten sonra da bana abla şefkati gösterdi. Yol gösterici oldu’’ dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>İnsanız hata yapıyoruz</strong></p>

<p><strong> </strong></p>

<p>Yılmaz, “İnsanız hata yapıyoruz. Halıcılar Sarayı’nda yaşanan yangında olduğu gibi. Oradaki müdahalem yanlış değildi ancak bu anları sosyal medyada paylaşmamız yanlış anlaşılmalara neden oldu’’ ifadelerine yer verdi.</p>

<p></p>

<p><strong>Siyasete damgasını vurmuş siyasetçiler var</strong><br />
 </p>

<p> ‘Gaziantep’te, bu bir AK Parti gerçeğidir, siyasete damgasını vurmuş siyasetçiler var. Fatma Şahin, Mehmet Tahmazoğlu, önemli örnekler bu konuda’ diyen Yılmaz, Gaziantep FK’ya verilen desteğin 150 milyon TL olmadığını takıma toplamda 60 milyon TL destek verildiğinin altını çizdi.</p>

<p></p>

<p><strong>Söz konusu projemizi önümüzdeki ay açıklayacağız</strong></p>

<p><strong> </strong></p>

<p>Et ve tavuk sektörüne uyarılarda bulunan Yılmaz, ‘’Söz konusu projemizi önümüzdeki ay açıklayacağız. Baklavada olduğu gibi çok önemli bir proje. Et ve tavuk sektörünü uyarıyoruz. O fiyatlar inecek, Gaziantep bu fiyatları hak etmiyor’’ dedi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Başkan Yılmaz, “Bir tane kombi bakımına 544 bin TL ödendiği iddia ediliyor. İhaleye öyle yazılmış ancak, biz 2 adet kombi aldık. 24 tane tesisimizde ise bu bedelle yenileme, bakım ve onarım çalışmaları yapıldı. Şartnamede detayları olarak yazıyor. Faturada tek bir kalem olarak görülüyor. 24 tesisimizde yakıt kazanı arızası, plaka ve eşanjör, taziye evinde kombi pompa arızası, sanat merkezinde yaşanan pompa arıza yapıldı’’ diye konuşma yaptı. Haber Merkezi</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/umut-yilmaz-bircok-konuya-aciklik-getirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 18:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/07/haber/temmuz/21-temmuz/a-b-b2.jpg" type="image/jpeg" length="79470"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Kademeli emeklilik yasalaşmalı’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kademeli-emeklilik-yasalasmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kademeli-emeklilik-yasalasmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya çıkarılmasını öngören düzenlemeye tepki göstererek, "Türkiye'de ortalama kira bedeli 24 bin 179 liraya ulaştı. Bu maaş, ortalama kiranın bile altında.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de emekli sayısının artmasına rağmen bütçeden emekliler için ayrılan oranın düştüğünü belirten Öztürkmen, emeklilerin bütçeye yük getirmediğini söyledi. Öztürkmen, kademeli emeklilik bekleyen milyonlarca yurttaşın talebinin bir an önce karşılanması çağrısında bulundu.</p>

<p></p>

<p>Öztürkmen’in açıklaması şu şekilde:</p>

<p>“Meclis Genel Kurulu'nda yarın en düşük emekli aylığını 23 bin 552 liraya çıkaracak torba kanun teklifinin görüşmelerine başlanacak.</p>

<p>Türkiye'de ortalama kira bedeli 24 bin 179 liraya ulaştı. Bu maaş, ortalama kiranın bile altında.</p>

<p>Düzenlemenin ardından en düşük emekli aylığı alan kişi sayısı 4 milyon 900 binden 5 milyon 100 bine çıkacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AKP iktidarında asgari ücretli sayısı büyük oranda arttığı gibi, en düşük maaş alan emekli sayısı da artıyor.</p>

<p></p>

<p>Emekli maaşına</p>

<p>kaynak yok faize var</p>

<p></p>

<p>En düşük emekli aylığındaki bu gaddarlığın bahanesi olamaz. Ekonominin uçtuğunu savunan iktidar, bir yandan da "kaynak yok" diyor.</p>

<p>Ocak-Haziran 2026 döneminde merkezi yönetim bütçesinden toplam 8 trilyon 730 milyar lira harcandı. Bu harcamanın en büyük tek kalemi, yaklaşık 1 trilyon 480 milyar lira ile faiz ve Hazine yükümlülükleri ödemeleri oldu.</p>

<p>86 milyon yurttaşın sağlık, sosyal güvenlik ve sosyal yardımları için harcanan para 1,7 trilyonda kaldı.</p>

<p>2021'de bütçe harcamaları içinde faizin payı yüzde 11,3 iken sosyal güvenliğin payı yüzde 12’ydi. Yani bütçe, sosyal güvenliğe faizden birazcık fazlasını ayırıyordu.</p>

<p></p>

<p>En düşük emekli aylığı</p>

<p>normal emekli aylığı oldu</p>

<p></p>

<p>Ortalama emekli aylığı 2019 başında en düşük emekli aylığının iki katıydı. Şu an en düşük aylığın sadece %16 üzerinde! Emekçinin kazancı asgari ücrete hapsolurken, emeklinin aylığı da en düşük aylıkta eşitleniyor.</p>

<p>Bundan 6 yıl önce, kayıtlı çalışan emekli sayısı 750 bin kişi civarındaydı. Bugün üçe katlanarak 2,2 milyon kişiye ulaştı.</p>

<p></p>

<p>Emekli bütçeye yük değil</p>

<p></p>

<p>AKP iktidarı, EYT ile emekli olan milyonların kamuya yük olduğunu iddia ediyor. Kademeli emeklilik bekleyen milyonlara kulak tıkıyor. Oysa iddia ettiklerinin aksine emekli bütçeye yük olmadı. Emeklilerin milli gelirden aldığı pay yıllar içinde azaldı.</p>

<p>2023'te yaklaşık 2 milyon kişinin EYT kapsamında emekli olmasına rağmen, SGK transferlerinin bütçedeki oranı 2022'de %13,4 iken 2023'te yine %13,4 olarak kaldı. SGK'ya ayrılan bütçenin tamamı emekliye gitmiyor tabi. 2024 yılında bütçeden emekliye ayrılan oran 5,9'a düştü. Bu oran EYT öncesi 2021'de 6,8'di.</p>

<p>Dolayısıyla, kademeli emeklilik adı üstünde kademe kademe yıllara göre gerçekleşeceği için bütçeye bir yük oluşturmayacaktır. Türkiye bütçesinden emeklilere ayrılan oran, Avrupa ortalamasının çok çok altındadır. Kimse emeklilerin bütçeye yük olduğunu savunamaz.</p>

<p></p>

<p>En düşük emekli maaşı</p>

<p>44 bin lira olmalı</p>

<p></p>

<p>Daha önce emeklilerimiz partimizin zorlamasıyla, yılda iki bayram ikramiyesine kavuşmuştu. Ancak hükümet bunu enflasyona ezdirerek pul etti.</p>

<p>Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun da önerisiyle en düşük emekli aylığını asgari ücret seviyesine çeken, emekli aylıklarının haczedilemezliği ilkesini güçlendiren bir kanun teklifini CHP'li vekiller olarak TBMM'ye sunduk.</p>

<p>Net asgari ücretin 44-45 bin lira seviyesinde olmasını ve en düşük emekli aylığının da otomatiğe bağlanarak net asgari ücret seviyesine çekilmesini bu teklifte önerdik.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kademeli-emeklilik-yasalasmali</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/07/haber/temmuz/21-temmuz/ekran-resmi-2026-07-20-144740.png" type="image/jpeg" length="64803"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Aday öğrencilerin sorularını yanıtlayacağız’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/aday-ogrencilerin-sorularini-yanitlayacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/aday-ogrencilerin-sorularini-yanitlayacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ), Türkiye'nin en köklü eğitim organizasyonlarından biri olan Üniversite Tercih Fuarı'nda yerini alarak üniversite adaylarıyla buluşmaya hazırlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>EKET Fuarcılık tarafından bu yıl ikinci kez Gaziantep'te düzenlenecek olan Üniversite Tercih Fuarı, 22 Temmuz 2026 Çarşamba günü Teymur Continental Hotel'de kapılarını açacak. Tercih döneminin önemli buluşma noktalarından biri olarak öne çıkan fuarda, Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi de tanıtım standıyla öğrenci ve velileri ağırlayacak.</p>

<p>Geçtiğimiz yıl yoğun ilgi gören organizasyon, bu yıl daha geniş katılımla gerçekleştirilecek. Türkiye'nin önde gelen devlet ve vakıf üniversitelerinin yanı sıra uluslararası yükseköğretim kurumlarının da yer alacağı fuarda, üniversite adayları eğitim olanaklarını yakından tanıma fırsatı bulacak.</p>

<p></p>

<p>GİBTÜ'den Tercih</p>

<p>Döneminde Adaylara</p>

<p>Rehberlik</p>

<p></p>

<p>Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, fuar boyunca akademisyenleri ve uzman tanıtım ekibiyle aday öğrencilerin sorularını yanıtlayacak. Üniversitenin fakülteleri, yüksekokulları, akademik programları, araştırma altyapısı, laboratuvarları, uluslararası değişim imkanları, burs olanakları, çift anadal ve yandal programları ile sosyal ve kültürel yaşam hakkında kapsamlı bilgiler ziyaretçilerle paylaşılacak. Özellikle bilim, teknoloji ve İslami ilimler alanındaki güçlü akademik vizyonuyla dikkat çeken GİBTÜ, aday öğrencilere kariyer odaklı eğitim anlayışını ve uygulamalı eğitim imkanlarını tanıtacak.</p>

<p></p>

<p>Türkiye'nin Seçkin</p>

<p>Üniversiteleri Aynı</p>

<p>Çatı Altında</p>

<p></p>

<p>Fuarda birçok devlet, vakıf ve uluslararası üniversite de yer alacak. Öğrenci ve veliler, üniversite temsilcileriyle birebir görüşme, akademisyenlerden bilgi alma ve tercih sürecine ilişkin merak ettikleri konularda ücretsiz danışmanlık hizmetinden yararlanma imkanı bulacak. Alanında uzman rehber öğretmenler ve psikolojik danışmanlar da adaylara doğru tercih yapmaları konusunda destek verecek.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tüm Adaylar GİBTÜ</p>

<p>Standına Davetli</p>

<p></p>

<p>Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi yetkilileri, geleceğini şekillendirmek isteyen tüm üniversite adaylarını GİBTÜ standını ziyaret etmeye davet etti. Aday öğrenciler, üniversitenin eğitim modeli, akademik kadrosu, araştırma imkanları ve kampüs yaşamı hakkında detaylı bilgi alabilecek.</p>

<p>22 Temmuz 2026 Çarşamba günü 10.00-18.00 saatleri arasında ziyaretçilere açık olacak fuara katılım ücretsiz olacak. Ziyaretçiler, www.unitercih.com adresi üzerinden oluşturacakları QR kod ile fuar alanına hızlı ve kolay giriş yapabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/aday-ogrencilerin-sorularini-yanitlayacagiz</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/07/haber/temmuz/21-temmuz/aday-ogrencilerin-sorularini-yanitlayacagiz2.jpg" type="image/jpeg" length="74300"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Gizli kalp hastalığı, tek bir hastalık değil’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/gizli-kalp-hastaligi-tek-bir-hastalik-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/gizli-kalp-hastaligi-tek-bir-hastalik-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Merdivenleri eskisine göre daha yavaş çıkmak, günün sonunda daha çabuk yorulmak ya da kısa süreli kalp çarpıntıları yaşamak çoğu zaman önemsenmeyebiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bazı kişiler günlük yaşam temposunu farkında olmadan düşürüyor; daha az yürüyor, asansörü daha sık kullanıyor veya yorucu işlerden kaçınmaya başlıyor. Böylece vücudun verdiği küçük sinyaller günlük hayatın içinde göz ardı edilerek alışılmış hale gelebiliyor. Oysa kalp hastalıklarının her zaman şiddetli göğüs ağrısı ya da belirgin nefes darlığı ile ortaya çıkmadığının bilinmesi gerekiyor. Kimi zaman kişi kendisini tamamen sağlıklı hissederken, kalp ve damarlarındaki sorunlar sessizce ilerleyebiliyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Burak Onan, belirti vermeden ilerleyebilen kalp hastalıkları ve dikkat edilmesi gereken işaretler hakkında bilgi verdi.</p>

<p>Halk arasında kullanılan “gizli kalp hastalığı” ifadesi, tıpta tek bir hastalığın adı değildir. Bu tanım; belirgin bir şikâyete yol açmadan ilerleyen veya verdiği küçük işaretler fark edilmediği için geç tanı alan kalp ve damar hastalıklarını ifade etmektedir. Kalbi besleyen damarlardaki daralmalar, bazı kalp kapak hastalıkları, ritim bozuklukları ve kalpten çıkan ana damardaki genişlemeler uzun süre sessiz seyredebilmektedir. Bazı kişilerde kalp hastalıkları, rutin muayene sırasında duyulan bir kalp sesiyle, tansiyon kontrolü sırasında, ameliyat öncesi yapılan değerlendirmelerde veya başka bir nedenle gerçekleştirilen görüntüleme tetkiklerinde tesadüfen saptanabilmektedir. Bu nedenle kişinin belirgin bir yakınmasının olmaması, kalbiyle ilgili herhangi bir sorun bulunmadığı anlamına gelmemektedir.</p>

<p></p>

<p>Kalp bazen küçük</p>

<p>değişikliklerle</p>

<p>sinyal veriyor</p>

<p></p>

<p>Kalp hastalıkları belirti verdiğinde bile bu işaretler her zaman kolay fark edilmeyebilir. Daha önce rahatlıkla yapılan bir yürüyüşte çabuk yorulmak, merdiven çıkarken kısa süreli nefes darlığı yaşamak, göğüste baskı veya huzursuzluk hissi, zaman zaman ortaya çıkan çarpıntılar, baş dönmesi ya da efor kapasitesinde azalma göz ardı edilebilmektedir. Bu değişiklikler çoğu zaman yaşa, yoğun çalışma temposuna, uykusuzluğa veya strese bağlanabilmektedir. Önemli olan tek bir yorgunluk anı değil, kişinin kendi normal yaşam düzenine göre ortaya çıkan değişimdir. Aynı mesafeyi yürümekte zorlanmak, günlük işleri daha sık mola vererek yapmak ya da daha önce sorun yaratmayan hareketlerden kaçınmaya başlamak, vücudun verdiği önemli uyarılar arasında yer alabilir. Bu belirtiler her zaman kalp hastalığı anlamına gelmese de, tekrarlamaları veya giderek belirginleşmeleri halinde mutlaka değerlendirilmelidir.</p>

<p></p>

<p>Her kalp hastalığı</p>

<p> farklı belirtilerle</p>

<p>ortaya ÇIkabiliyor</p>

<p></p>

<p>Kalbi besleyen damarlardaki daralmalar bazı kişilerde göğüs ağrısı yerine yalnızca efor sırasında çabuk yorulma şeklinde kendini gösterebilir. Kalp kapak hastalıkları nefes darlığı veya günlük aktivitelerde yavaşlama ile ortaya çıkabilirken, ritim bozuklukları aralıklı çarpıntılarla kendini belli edebilir. Kalpten çıkan ana damardaki genişlemeler ise çoğu zaman başka nedenlerle yapılan görüntülemelerde tesadüfen saptanabilmektedir. Bu nedenle kalp hastalıklarını düşündüren tek ve değişmez bir belirti yoktur. Kişinin risk faktörleriyle birlikte günlük yaşamındaki değişikliklerin de dikkatle değerlendirilmesi gerekmektedir.</p>

<p></p>

<p>Bu risk faktörleri varsa</p>

<p>daha dikkatli olun</p>

<p></p>

<p>Ailesinde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü bulunanlar, yüksek tansiyon, diyabet veya yüksek kolesterol sorunu yaşayanlar, sigara kullananlar ve hareketsiz bir yaşam sürenler kalp ve damar hastalıkları açısından daha yüksek risk taşımaktadır. Fazla kilo, ilerleyen yaş ve uzun süredir kontrol altında olmayan kronik sağlık sorunları da riski artırabilmektedir. Daha önce kalp hastalığı tanısı almış, kalp kapağında sorun olduğu söylenmiş, stent uygulanmış veya kalp ameliyatı geçirmiş kişilerin kendilerini iyi hissetseler bile önerilen kontrollerini aksatmaması büyük önem taşımaktadır. Çünkü bazı kalp hastalıklarında tedavi zamanı yalnızca şikâyetlere göre değil, kalbin yapısında ve çalışma düzeninde meydana gelen değişikliklere göre belirlenmektedir.</p>

<p></p>

<p>Kalp kontrolleri kişiye</p>

<p>özel planlanmalı</p>

<p></p>

<p>Kalp değerlendirmesi, herkese aynı şekilde uygulanan standart bir tetkik paketi olarak düşünülmemelidir. Kontroller; kişinin yaşı, şikâyetleri, aile öyküsü ve risk faktörleri dikkate alınarak planlanmalıdır. İlk değerlendirmede muayene, tansiyon ölçümü ve gerekli kan testleri yol gösterici olabilir. Gerektiğinde EKG ile kalbin ritmi, ekokardiyografi ile kalbin yapısı ve kapakları incelenebilir. Bulgular doğrultusunda efor testi, ritim holteri veya ileri görüntüleme yöntemleri de planlanabilmektedir. Herhangi bir şikâyeti olmayan herkese tüm testlerin yapılması doğru bir yaklaşım değildir. Asıl amaç, riskleri doğru belirlemek ve kişiye gerçekten gerekli olan incelemeleri doğru zamanda uygulamaktır. Böylece hem gereksiz tetkiklerden kaçınılabilir hem de önemli bir bulgunun gözden kaçma riski azaltılabilir.</p>

<p></p>

<p>Kendinizi iyi hissetseniz</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>bile kalp kontrollerinizi</p>

<p>ertelemeyin</p>

<p></p>

<p>Kalp hastalıklarında erken dönemde fark edilen değişiklikler, gerekli önlemlerin alınmasına ve tedavinin zamanında planlanmasına yardımcı olabilmektedir. Özellikle risk faktörü bulunan kişilerin hekimleri tarafından önerilen kontrol aralıklarına uyması büyük önem taşımaktadır. Yeni başlayan veya giderek artan nefes darlığı, efor sırasında ortaya çıkan göğüs rahatsızlığı, çarpıntı, bayılma ya da ayaklarda şişlik gibi belirtiler varsa değerlendirme ertelenmemelidir. Ani ve şiddetli göğüs ağrısı, aniden gelişen nefes darlığı, bayılma veya soğuk terlemeyle birlikte görülen belirgin rahatsızlık hissi ise acil tıbbi değerlendirme gerektirebilir. Kalbin verdiği işaretleri fark etmek için yalnızca ağrıya değil, günlük yaşamda ortaya çıkan küçük ancak kalıcı değişikliklere de dikkat edilmelidir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/gizli-kalp-hastaligi-tek-bir-hastalik-degil</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/07/haber/temmuz/21-temmuz/gizli-kalp-hastaligi-tek-bir-hastalik-degil2.jpg" type="image/jpeg" length="83034"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Yanlış oturma pozisyonu bel bölgesine binen yükü artırabilir’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/yanlis-oturma-pozisyonu-bel-bolgesine-binen-yuku-artirabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/yanlis-oturma-pozisyonu-bel-bolgesine-binen-yuku-artirabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz tatili için uzun yola çıkan milyonlarca kişi, trafik güvenliği kadar omurga sağlığına da dikkat etmeli.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Saatlerce aynı pozisyonda araç kullanmanın veya yolculuk etmenin bel ve boyun bölgesinde fark edilmeden gelişen sorunlara yol açabileceğini belirten Medical Point Gaziantep Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Özer Erzurumluoğlu, alınacak basit önlemlerle ağrı ve sakatlanma riskinin önemli ölçüde azaltılabileceğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre hareketsiz kalmanın omurgaya binen yükü artırdığını ifade eden Uzm. Dr. Özer Erzurumluoğlu, özellikle 3-4 saati aşan yolculuklarda bel çevresindeki kasların yorulduğunu, omurlar arasındaki diskler üzerindeki basıncın arttığını ve bunun yolculuk sonrasında bel ağrısı, kas spazmı ya da mevcut bel rahatsızlıklarının alevlenmesiyle sonuçlanabileceğini belirtti.</p>

<p></p>

<p>Ağrı hemen başlamayabilir</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bel sorunlarının her zaman yolculuk sırasında ortaya çıkmadığını vurgulayan Uzm. Dr. Özer Erzurumluoğlu, "Pek çok kişi tatil yerine ulaştıktan bir ya da iki gün sonra belinde tutukluk, hareket kısıtlılığı veya ağrı hissetmeye başlıyor. Bunun nedeni, uzun süre aynı pozisyonda kalmaya bağlı olarak kasların ve bağ dokularının zorlanmasıdır. Özellikle bel fıtığı öyküsü bulunanlar, masa başı çalışanlar ve ileri yaş grubundaki kişiler daha dikkatli olmalıdır." dedi.</p>

<p></p>

<p>Sadece sürücüler değil</p>

<p>yolcular da risk altında</p>

<p></p>

<p>Riskin yalnızca direksiyon başındaki sürücüler için geçerli olmadığını belirten Uzm. Dr. Özer Erzurumluoğlu, uzun süre arka koltukta ya da ön yolcu koltuğunda hareketsiz oturmanın da benzer sorunlara neden olabileceğini söyledi. "Yolculuk boyunca yanlış oturma pozisyonu, cüzdanın arka cepte taşınması, koltuğun gereğinden fazla geriye yatırılması veya uzun süre bacak bacak üstüne atılması bel bölgesine binen yükü artırabilir. Bu durum zamanla kas dengesini bozarak ağrıya zemin hazırlayabilir."</p>

<p></p>

<p>Her iki saatte bir mola verin</p>

<p></p>

<p>Uzun yolculuklarda düzenli molaların büyük önem taşıdığını belirten Uzm. Dr. Özer Erzurumluoğlu, şu önerilerde bulundu:</p>

<p>Her 2 saatte bir en az 10-15 dakika araçtan inerek yürüyüş yapın.</p>

<p>Belinizi destekleyen uygun oturma pozisyonunu tercih edin.</p>

<p>Direksiyon veya koltuk mesafesini diz ve kalça eklemlerini zorlamayacak şekilde ayarlayın.</p>

<p>Yolculuk boyunca yeterli miktarda su tüketin.</p>

<p>Mola sırasında bel, kalça ve arka bacak kaslarını esneten basit egzersizler yapın.</p>

<p>Tatil yerine ulaştığınızda ağır valizleri ani hareketlerle kaldırmaktan kaçının.</p>

<p>Ağrı varsa ihmal etmeyin</p>

<p>Yolculuk sonrasında birkaç gün içinde geçmeyen bel ağrısı, bacağa yayılan uyuşma, karıncalanma veya kuvvet kaybı gibi şikâyetlerin dikkate alınması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Özer Erzurumluoğlu, "Bu belirtiler basit bir kas yorgunluğunun ötesinde, altta yatan bir omurga probleminin işareti olabilir. Erken dönemde yapılacak fizik tedavi ve rehabilitasyon değerlendirmesi sayesinde hem ağrının kronikleşmesi önlenebilir hem de kişinin günlük yaşamına daha kısa sürede dönmesi sağlanabilir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yaz tatilinin keyfinin sağlık sorunlarıyla gölgelenmemesi için yolculuk planı kadar omurga sağlığının da planlanması gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Özer Erzurumluoğlu, "Küçük önlemlerle uzun yolculukların vücutta oluşturduğu yükü azaltmak mümkündür. Hareket etmeyi ihmal etmeyin; omurganız da tatilden sağlıklı dönsün." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/yanlis-oturma-pozisyonu-bel-bolgesine-binen-yuku-artirabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 15:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/07/haber/temmuz/21-temmuz/yanlis-oturma-pozisyonu-bel-bolgesine-binen-yuku-artirabilir2.jpg" type="image/jpeg" length="35129"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Bölge tarihine ışık tutacak yeni yazılı belgelere ulaşacağız’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/bolge-tarihine-isik-tutacak-yeni-yazili-belgelere-ulasacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/bolge-tarihine-isik-tutacak-yeni-yazili-belgelere-ulasacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kilis Oylum Höyük'te 38. kazı sezonu başladı. Gaziantep Üniversitesi Kazı Başkanı Prof. Dr. Atilla Engin, bu yıl özellikle M.Ö. 1400-1200 yıllarına tarihlenen tabakaların araştırılacağını ve bölge tarihine ışık tutacak yeni yazılı belgelere ulaşmayı hedeflediklerini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep Üniversitesi Kazı Başkanı Prof. Dr. Atilla Engin başkanlığında, Kilis'te bulunan Oylum Höyük'te 38. dönem kazı çalışmaları başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Gaziantep Üniversitesi iş birliğinde yürütülen çalışmalar, "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında gerçekleştiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazı Başkanı Prof. Dr. Atilla Engin "Kilis ili sınırları içerisinde yer alan Oylum Höyük'te 38. kazı sezonuna başlamış bulunuyoruz. Kazılar Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Gaziantep Üniversitesi ortaklığında sürdürülüyor. Bu çalışmalar 'Geleceğe Miras Projesi' kapsamında yürütülüyor. Bu vesileyle Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'ne ve kazılarımıza destek veren Kilis Valisi Ömer Kalaylı'ya teşekkür ediyorum" dedi.</p>

<p>Oylum Höyük'ün Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin en uzun kazı projesi olduğunu ifade eden Engin, "Özellikle Tunç çağlarında burasının bölgesel bir yönetim merkezi olduğunu ortaya koyan mimari ve yazılı belgeler, Oylum Höyük'ün bu dönemdeki önemine işaret ediyor. Bulunduğu konum itibarıyla Anadolu Platosu ile Suriye düzlükleri arasında, diğer taraftan Doğu Akdeniz'e uzanan yollar üzerinde bulunması, bu bereketli coğrafyayla birlikte Oylum Höyük'ü tarihsel süreçte önemli bir yere oturtuyor" şeklinde konuştu.</p>

<p>Son yıllarda önemli bulgulara ulaşıldığını belirten Engin, "Özellikle son yıllarda yaptığımız kazı çalışmalarında M.Ö. 2 bin yılına ait tabakalarda bulduğumuz yazılı belgeler ve iki saray yapısı Oylum Höyük'te önemli bulgular olarak kayda geçti. Hedefimiz özellikle Erken Demir Çağı ve hemen altındaki Geç Tunç Çağı tabakalarını araştırmak. Özellikle M.Ö. 1400-1200 yılları arasındaki tabakalara odaklanacağız" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Geçen yıl Hitit dönemine ait önemli buluntular elde edildiğini ifade eden Engin, "Geçen yılki kazı çalışmalarımızda Hitit dönemine tarihlenen anıtsal bir yapının bir bölümünde çok sayıda mühür baskılı kil bulla ve birkaç yazılı tablet ele geçmişti. Umuyoruz bu yıl da bölge tarihine ışık tutan çivi yazılı belgelere ulaşırız. Hedefimiz bu yıl 200 metrekare alanda yoğunlaşmak. Toplamda 22 kişilik ekiple kazı çalışmalarını sürdürüyoruz" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/bolge-tarihine-isik-tutacak-yeni-yazili-belgelere-ulasacagiz</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/07/haber/temmuz/21-temmuz/bolge-tarihine-isik-tutacak-yeni-yazili-belgelere-ulasacagiz4.jpg" type="image/jpeg" length="90406"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
