<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Gaziantep İlk Haber</title>
    <link>https://www.gaziantepilkhaber.com</link>
    <description>Gaziantep Haberleri Gaziantep Son Dakika</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 17 Aug 2026 19:27:10 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BİTMEYEN YOL!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/bitmeyen-yol</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/bitmeyen-yol" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Perilikaya Köprülü Kavşağı yapımı ve Havaalanı Bağlan Yolu’nda devam eden çalışmalar hem vatandaş hem esnaf hem de sürücüler açısından çileye dönüştü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Perilikaya Köprülü Kavşağı yapımı ve Havaalanı Bağlan Yolu’nda devam eden çalışmalar hem vatandaş hem esnaf hem de sürücüler açısından çileye dönüştü.</p>

<p>Perilikaya Köprülü Kavşağı yapımı ve Havaalanı Bağlantı Yolu’nda ki çalışmalar aradan bir yıl geçmesine karşın halen bitirilemedi. Çalışmaların devam etmesi nedeniyle vatandaş, Abdülkadir Yüksel Devlet Hastanesi’ne gitmekte zorlanırken, sürücüler zor anlar yaşıyor, esnaf ise satışların düşmesinden dert yanıyor.</p>

<p>Bölgede yaşanan trafik yoğunluğunu azaltmak için bir yıl önce yapımına başlanan Perilikaya Köprülü Kavşağı yapımı ve Havaalanı Bağlantı Yolu’nda ki çalışmaların tamamlanmamış olmasına tepkiler yükseliyor. Yapım çalışması nedeniyle vatandaş, Abdülkadir Yüksel Devlet Hastanesi’ne gitmek için ya inşaatın içinden geçmek ya da uzun bir yol yürümek zorunda kalıyor. Bunun yanı sıra araçlar tek şerit halinde ilerledikleri için trafik kilitlenme noktasına geliyor.</p>

<p><strong>Halkımız, hastaneye geçerken büyük zorluk yaşıyor</strong></p>

<p>Vatandaş, ‘’Halkımız, hastaneye geçerken büyük zorluk yaşıyor. Çünkü hastaneye ulaşmak için uzunca bir yol yürümek zorunda kalıyor. Hiç olmasa toz olan alanlara sulasınlar. Geçen gün hastaneye gitmek için okulun oradan dolandım. Bunun yanı sıra her yerde farklı bir çalışma söz konusu, dolayısıyla ortalık allak-bullak’’ dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yol yapım çalışması eziyete ve çileye dönüştü</strong></p>

<p>‘Yol yapım çalışması bir eziyete ve çileye dönüştü’ diyen vatandaş, ‘’Buranın inşaatına başlanalı 1 yıl civarında olmuştur. Artık bu çalışmaların tamamlanması ve hizmete açılmasını istiyoruz’’ çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>İnsanların geliş güzergahı toz, toprak ve çamur</strong></p>

<p>İsmini vermek istemeyen bir esnaf, ‘’İnsanların geliş güzergahı toz, toprak ve çamur. Bu çalışmalar ister istemez biz esnafları da olumsuz etkiledi. Araçlar duramıyorlar, park yeri yok. Bu yol yapım çalışması baya uzadı ve bizim için hem eziyet hem de külfet olmaya başladı. Kiralar durmuyor, vergiler durmuyor, sigorta çalışıyor, elektrik faturası geliyor. Demokrasi Bulvarı’nda işler durma noktasına geldi’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Temizlik yok, her taraf pislik</strong></p>

<p>Abdülkadir Yüksel Devlet Hastanesi’ne gitmenin sıkıntılı olduğunu kaydeden esnaf, çalışmaların bir an önce bitmesini talep etti. ‘’Temizlik yok, her taraf pislik. Bir an evvel çalışmaların tamamlanmasını istiyoruz’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Esnaf olduğumuz için müşterinin gelip gitmesi zor</strong><br />
Müslüm Keçeci, ‘’Hastaların, hastaneye gidip gelmesi biraz zor. Esnaf olduğumuz için müşterinin gelip gitmesi zor. Piyasa kitli, ekonomik hareketlilik yok. Bir umuttan dükkan açıyoruz, bir umuttan dükkan kapatıyoruz. Yol yapımı sadece benim değil, birçok esnafın işini olumsu etkiledi. Müşteriye konum atıyoruz, yoldan dolayı müşteri bulamıyor. Bir an önce bitirmeleri çağrısında bulunuyoruz’’ açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Firmaların değişmesi  süreci uzattı</strong></p>

<p>İsmini vermek istemeyen bir esnaf, ‘’Kavşak güzel bir çalışma yürütülüyor, eminin sonucu güzel olacak ama süreç biraz yavaş ilerliyor. Sürekli olarak firmaların değişmesi hem süreci uzattı hem de bölgeyi yordu. Hastalar, hastaneye gidip gelirken çok zorlanıyorlar. Bunun yanı sıra araç giremiyor, girse çıkamıyor, trafik yoğunluğu oluşuyor’’ değerlendirmesini yaptı.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Adem Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/bitmeyen-yol</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 17:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-18-agustos/ekran-resmi-2026-08-17-172400.png" type="image/jpeg" length="55682"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MOBİLYACILARDA İHALE HEYECANI!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/mobilyacilarda-ihale-heyecani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/mobilyacilarda-ihale-heyecani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mobilya sektörün uzun zamandan beri beklediği Oğuzeli Mobilya Kent İhalesine sayılı günler kaldı. 20 Ağustos tarihinde yapılacak ihale kapsamında ilk etapta 75 işyeri inşa edilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mobilya sektörün uzun zamandan beri beklediği Oğuzeli Mobilya Kent İhalesine sayılı günler kaldı. 20 Ağustos tarihinde yapılacak ihale kapsamında ilk etapta 75 işyeri inşa edilecek.</p>

<p><strong>Sektör kurumsallaşacak ve emin adımlarla yoluna devam edecek</strong></p>

<p>Gaziantep Mobilyacılar Odası Başkanı Ayşe Pınar Tümüklü, ‘’Oğuzeli Mobilya Kent, mobilya sektörü için çok büyük bir adım. İhalelimiz 20 Ağustos’ta yapılacak. İlk etapta 75 işyeri inşa edilecek. Hem istihdam artacak hem de firmalarımız bir çatı altında toplanmış olacak. Sektör kurumsallaşacak ve emin adımlarla yoluna devam edecek’’ dedi.</p>

<p><strong>Ara eleman ihtiyacımız halen devam ediyor</strong></p>

<p>Ara eleman konusuna değinen Tümüklü, ‘’Ne yazık ki ara eleman ihtiyacımız halen devam ediyor. Teknik liseler veya diğer çıraklık eğitim merkezleri bu konuda bizlere yardımcı oluyorlar. Kızlarda artık sektörde yer almaya başladılar. Gaziantep’te mobilya sektöründe çalışan kız öğrencilerimizi görüyoruz. Çünkü çok güzel ve geleceği parlak bir sektörümüz var. Dolayısıyla hem insan hem de maddi olarak yatırım yapılması gereken bir sektör’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Ham maddemizin yüzde 95’i ülkemizde üretiliyor</strong></p>

<p>Mobilya sektörünün katma değeri yüksek bir sektör olduğunu dile getiren Tümüklü, ‘’Ham maddemizin yüzde 95’i ülkemizde üretiliyor. Bu çok önemli bir durum. Kullandığımız ithal ürünler çok az. O yüzden hem önemli hem de kıymetli bir sektörüz. KDV oranı ise yüzde 10 olarak devam ediyor ancak ham maddede bu oran yüzde 20. Burada bir gariplik var. Malzeme alırken KDV yüzde 20 iken, ürünü işleyip sattığınızda yüzde 10’a geriliyor. İkisi arasında dengenin sağlanması lazım’’ değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Hem üretici firma hem de vatandaş kazanacak</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yakın zamanda Ortadoğu Fuar Merkezi’nde alışveriş günleri düzenleyeceklerini kaydeden Tümüklü, ‘’Şu anda talep topluyoruz, eğer ki yeterli kapasiteye ulaşabilirsek 2 Ekim ile 11 Ekim tarihleri arasında alışveriş günleri yapmayı planlıyoruz. Bu dönem sezonun sonu olması ile birlikte yeni dönem ürünler de görücüye çıkacak. Bu alışveriş günleri sayesinde üretici ve tüketici direkt olarak temasa geçecek. Hem üretici firma hem vatandaş kazanacak hem de sektöre de can suyu olacak’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Faiz oranları çok yüksek, krediye ulaşım çok zor</strong><br />
Tümüklü, ‘’Çoğu insan artık dükkanını kapatıyor veya devrediyor, ama biz de böyle bir durum yok. Yani sektör ayakta kalmak için yoğun bir mücadele veriyor. Öncelikle nakit akışı hızlı şekilde dolaşıma sokulmalı. Çünkü piyasada nakit sıkıntısı yaşanıyor. Ayrıca esnaf desteklenmeli, kredi muslukları açılmalı. Faiz oranları çok yüksek, krediye ulaşım çok zor, bizim için bu ciddi bir sıkıntı. Bu konularda biraz daha adım atılmalı’’ çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>Hep birlikte destek çıkarsak sektörümüzün geleceği güzel olacak</strong><br />
Diğer çalışmalardan söz eden Gaziantep Mobilyacılar Odası Başkanı Ayşe Pınar Tümüklü, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Esnaflarımıza yönelik bilgilendirme çalışmalarımız devam ediyor. Onun dışında alış ve satışta ne yazık ki sözleşme kuralları oluşturulmadığından mağazacı esnafımız ve alıcılar mağdur oluyorlar. Bunun için haftanın iki günü hakem heyeti kuruluyor. Hep birlikte destek çıkarsak sektörümüzün geleceği güzel olacak.’’ </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Meral Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/mobilyacilarda-ihale-heyecani</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 17:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-18-agustos/mobilya-uretim-5.jpg" type="image/jpeg" length="52971"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GALERİCİLER SİTESİ’NDE İN-CİN TOP OYNUYOR]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/galericiler-sitesinde-in-cin-top-oynuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/galericiler-sitesinde-in-cin-top-oynuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekonomik krizin yanı sıra araç kredi faiz oranlarının yüksek olması ve vatandaşın alım gücünün gerilemesi ikinci el araç piyasasına darbe vurdu. İğne atsan yere düşmeyen Gaziantep Oto Center Galericiler Sitesi’nde in-cin top oynuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ekonomik krizin yanı sıra araç kredi faiz oranlarının yüksek olması ve vatandaşın alım gücünün gerilemesi ikinci el araç piyasasına darbe vurdu. İğne atsan yere düşmeyen Gaziantep Oto Center Galericiler Sitesi’nde in-cin top oynuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İnsanların refah seviyesinin artması, para kazanıyor olması lazım</strong></p>

<p>İşlerde durgunluk yaşandığını dolayısıyla sektörde yaprak kımıldamadığını sözlerine ekleyen Gaziantep Oto Center Eski Başkanı Doğan Aslan, ‘’Sektörün toparlanması için ülkenin ekonomik şartlarının düzelmesi lazım. İnsanların refah seviyesinin artması, para kazanıyor olması lazım. Bunun yanı sıra tekelleşmeye giden firmalara fırsat verilmemesi gerekiyor’’ diye konuştu.</p>

<p><strong>Sektör mum gibi eriyor</strong></p>

<p>‘Bir ay araba satmayan esnaf çok’ diyen Aslan, ‘’Hatta iki veya üç ay siftah yapmayan esnaflar var. Aracını satmak isteyen fiyattan taviz veriyor. Bundan 3 yıl önceki araç fiyatlarıyla şimdi ki araç fiyatları arasında yüzde 10-15 artış yok. Bu zarar demek. O dönemler altının gramı bin 200 liraydı, günümüzde 6 bin liranın üzerinde. Dolayısıyla sektör mum gibi eriyor’’ dedi.</p>

<p><strong>Kimse kredi kullanamıyor</strong></p>

<p>Araç kredilerinin yüksek olduğunu dile getiren Aslan, ‘’Kimse kredi kullanamıyor, bankalar 1 veya 1,5 TL değerindeki araca 300 bin lira kredi veriyor. Kişinin elinde 1 milyon 250 TL’si var ise kalanını çevresinden borç ediyor. Son dönemde insanlar finans kuruluşlarıyla aracılığıyla araç alıyorlar, bu şekilde son 1,5 yıl içerisinde 3-4 araç sattık. Geçmiş yıllarda araç kredi oranları yüzde 1 civarındaydı, o zamanlar insanlar hem para kazanıyordu hem de sektörde hareketlilik vardı. Çünkü ekonominin çarkları dönüyordu’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>İnsanlar, ticaretten paralarını çekti, bankalara yatırdı</strong></p>

<p>Piyasada nakit para sıkıntısı olduğunu kaydeden Aslan, ‘’İnsanlar, ticaretten paralarını çekti, bankalara yatırdı. En büyük sıkıntı da bu. Bunun yanı sıra bazı gramı 8 bin liradan altın aldı, ama şu anda gramı düştü. Dolayısıyla herkes beklemede. Kayıt dışı ise genellikle piyasanın hareketli olduğu dönemde çoğalır. Onlar vur-kaç yaparlar. Piyasa hareketli olursa elinde parası olan kişi sektöre girer, alır satar, piyasa daraldı mı çeker gider. Çünkü onların asıl işi bu değildir’’ açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>Mesleki Yeterlilik Belgesi’ne bu sene 40 bin lira vergi ödedik</strong></p>

<p>Mesleki Yeterlilik Belgesi’ne değinen Aslan, ‘’Mesleki Yeterlilik Belgesi’ne bu sene 40 bin lira vergi ödedik. Bu yıl yeni bir noter düzenlemesi yapıldı. Eskiden herkes aldığı aracın değeri ne olursa olsun aynı noter satış ücreti öderdi. Mesleki Yeterlilik Belgesi olanlar ise alırken 2 bin 600 lira ödüyor. Ama bu belgeye sahip olmayanlar daha fazla ödüyor. Örneğin; 8 veya 10 milyon TL değerinde araç alan birisi 25-30 bin lira noter masrafı ödüyor. Bunun yanı sır tüketici yıllık sigorta yapmak zorunda ama belgeye sahip olanlara iki ay sigorta yapma hakkı tanıdılar’’ ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Özer KARINCA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/galericiler-sitesinde-in-cin-top-oynuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 17:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-18-agustos/ekran-resmi-2026-08-17-172414.png" type="image/jpeg" length="90659"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KRİZİN YÜKÜNÜ KALDIRAMAYAN ESNAF, DÜKKANINA KİLİT VURUYOR]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/krizin-yukunu-kaldiramayan-esnaf-dukkanina-kilit-vuruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/krizin-yukunu-kaldiramayan-esnaf-dukkanina-kilit-vuruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzun zamandan beri devam eden ekonomik krizin ortaya koyduğu tablo her geçen gün daha da ağırlaşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzun zamandan beri devam eden ekonomik krizin ortaya koyduğu tablo her geçen gün daha da ağırlaşıyor.</p>

<p>Konkordato furyasının sürdüğü, insanların hem kredi hem de kredi kartlarına yönelik borçlarının tavan yaptığı Gaziantep’te artan maliyetlerin altından kalkamayan ve krizin yükünü kaldıramayan esnaf, dükkanına kilit vurmaya devam ediyor.</p>

<p><strong>Esnaf, ekonomik buhran içerisinde bocalıyor</strong></p>

<p>Türkiye’nin en büyük sanayi kentlerinden biri olmasının yanı sıra üretim, ihracat, istihdam şehri olmasıyla da ön plana çıkan Gaziantep’te küçük esnaf, ekonomik krizden üzerine düşeni almaya devam ediyor. Yüksek faiz nedeniyle krediye ulaşamayan, vatandaşın alım gücünün gerilemesine bağlı olarak satışların düşmesi sonucunda çarkını döndüremeyen esnaf, ekonomik buhran içerisinde bocalıyor.</p>

<p><strong>Gaziantep’te işler yolunda gitmiyor</strong></p>

<p>Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu, (TESK) 7 aylık dönemde kapanan, açılan meslek ve sicil terki veren esnaf istatistikleri açıklamasının ardından gözler ülkenin lokomotif illeri arasında yer alan Gaziantep’e çevrildi. Söz konusu istatistikler şehirde kepenk kapatmaların sürdüğünü ortaya koydu.</p>

<p><strong>Temmuz ayında kentte 56 esnaf mesleki terki verdi</strong></p>

<p>TESK’in verilerine göre 7 aylık dönemde Gaziantep’te 3 bin 90 esnaf, yeni iş yeri açarken, 618 esnaf dükkanına kilit vurdu, 256 esnaf ise meslek terki vererek mesleğini bıraktı. Temmuz istatistiklerine bakıldığında ise şehirde 545 yeni işyerinin faaliyete başladığı görüldü. Yine 56 esnaf mesleki terki verdi, 97 esnaf ise dükkanına kilit vurdu, 156 esnaf ise tadil verdi.</p>

<p><strong>Ülke genelinde temmuzda 23 bin 396 esnaf işyeri açtı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye geneline bakıldığında ise; temmuz ayında 23 bin 396 esnaf işyeri açtı, 7 bin 772 esnaf dükkanını kapattı, bin 995’i de mesleki bıraktı, 7 bin 99’u ise tadil verdi. Yine 7 aylık dönem incelendiğinde ülke genelinde 169 bin 835 yeni dükkan açıldı, 57 bin 992 dükkan kapandı ve 15 bin 167 esnaf da mesleği terk etti. </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Özer KARINCA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/krizin-yukunu-kaldiramayan-esnaf-dukkanina-kilit-vuruyor</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-17-agustos/ekran-resmi-2026-08-17-171955.png" type="image/jpeg" length="75309"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GAZİANTEP SANAYİSİ KAN AĞLIYOR]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/gaziantep-sanayisi-kan-agliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/gaziantep-sanayisi-kan-agliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyalist Cumhuriyet Partisi Gaziantep İl Başkanı Murat Soycan, Gaziantep sanayisinin alarm verdiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sosyalist Cumhuriyet Partisi Gaziantep İl Başkanı Murat Soycan, Gaziantep sanayisinin alarm verdiğini söyledi.</p>

<p>Gaziantep sanayisinde konkordato haberlerinin peş peşe geldiğini hatırlatan Soycan, ‘’Fabrikalar zorlanıyor, üreticinin maliyeti artıyor, işletmeler borçlarını çevirmekte güçlük çekiyor. Bu tabloyu yalnızca “işçilik maliyetleri yüksek” diyerek ya da “dünyada ekonomik kriz var” diyerek açıklamak mümkün değildir. Meselenin özü daha derindedir’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Borca, ithalata ve dış kaynaklara dayalı bir düzen kurulmuştur</strong><br />
Türkiye’nin yıllardır uygulanan yanlış ekonomi politikalarının, üretimden kopan ekonomik anlayışın ve dışa bağımlılığın sonuçlarını yaşadığını kaydeden Soycan, ‘’Üretim ekonomisinin yerine borca, ithalata ve dış kaynaklara dayalı bir düzen kurulmuştur. İthalatın ihracattan daha hızlı arttığı, üretimde kullanılan temel girdilerin dışarıdan geldiği bir ekonomik yapı sürdürülebilir değildir. Üretici, kurdaki her değişimde, enerji maliyetindeki her artışta ve döviz maliyetindeki her yükselişte biraz daha sıkışmaktadır’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Sanayicinin önündeki sorun üretimin geleceğinin belirsizleşmesidir</strong></p>

<p>Soycan, ‘’Gaziantep, bu yapısal sorunların en açık görüldüğü sanayi kentlerinden biridir. Gaziantep; alın teriyle, üretimiyle, ihracatıyla Türkiye ekonomisine değer yaratan bir sanayi kentidir. Ancak bugün sanayicinin önündeki sorun yalnızca maliyet değildir; üretimin geleceğinin belirsizleşmesidir. Bir işletmenin konkordato ilan etmesi yalnızca işletme sahibini değil; işçiyi, tedarikçiyi, esnafı ve bütün üretim zincirini etkileyen bir sorundur’’ açıklamasını yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İşsizliğin artması toplumsal huzursuzluğu beraberinde getirebilir</strong></p>

<p>‘Tablonun bedelini yalnızca sanayici ödemeyecektir’ uyarısında bulunan Üretimin daralması ve işletmelerin kapanması, doğrudan emekçinin işini ve ekmeğini tehdit etmektedir. İşsizliğin büyümesi, yoksulluğu ve geçim sıkıntısını derinleştirirken ailelerin ve toplumun üzerindeki baskıyı da artıracaktır. Gaziantep gibi üretim ve istihdamla büyüyen bir kentte işsizliğin artması, toplumsal huzursuzluğu ve asayiş sorunlarını da beraberinde getirebilir. Artan geçim sıkıntısı aile içi sorunları, boşanmaları ve toplumsal gerilimleri büyütebilir. Bu nedenle sanayinin ve üretimin korunması yalnızca ekonomik bir mesele değil, aynı zamanda emekçinin işini ve ekmeğini, ailelerin geleceğini ve Gaziantep'in toplumsal huzurunu koruma meselesidir’’ dedi.</p>

<p><strong>Türkiye neden kendi hammaddesini üretemiyor?</strong></p>

<p>Dünyadaki ekonomik krizlerin, bölgesel savaşların ve komşu ülkelerde yaşanan gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerinde etkisinin bulunduğunu kaydeden Soycan, ‘’Bütün başarısızlıkları “dünyada kriz var” diyerek açıklamak, siyasi sorumluluktan kaçmaktır. Asıl sorumuz şudur; Türkiye neden kendi hammaddesini üretemiyor? Neden üretim ekonomisini güçlendiremiyor? Neden ithalata bağımlı bir sanayi yapısı oluşturuldu? Neden ihracatımız yüksek görünürken üretimin temel girdilerinde dışa bağımlıyız?’’ sorusunu sordu.</p>

<p><strong>Üretim yoksa ekonomi yoktur, sanayi yoksa kalkınma yoktur</strong></p>

<p>Türkiye’nin önceliğinin üretim, istihdam, ekonomik bağımsızlık ve planlı, kamucu bir sanayi politikası olduğunu sözlerine ekleyen Soycan, ‘’Sosyalist Cumhuriyet Partisi olarak siyasi sorumluluğumuz, yalnızca yanlışları teşhir etmekten ibaret değildir. Halkın, emekçinin ve üreticinin sorunlarını ortaya koyarken çözümün hangi yönde olması gerektiğini de göstermek zorundayız. Gaziantep sanayisini ithalata, borca ve dış kaynaklara mahkum eden anlayış değişmelidir. Kendi sanayisini planlayan, üreticisini koruyan ve emeği merkeze alan bağımsız bir üretim ekonomisine geçmek zorundadır. Üretim yoksa ekonomi yoktur. Sanayi yoksa kalkınma yoktur’’ açıklamasını yaptı. </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Meral Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/gaziantep-sanayisi-kan-agliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-17-agustos/ekran-resmi-2026-08-17-171204.png" type="image/jpeg" length="55802"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘GIDA GÜVENLİĞİNDE ALARM ZİLLERİ ÇALIYOR’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/gida-guvenliginde-alarm-zilleri-caliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/gida-guvenliginde-alarm-zilleri-caliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Gaziantep Eski İl Temsilcisi Ergün Uğurluer, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla gıda fiyatlarının pahalanabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Gaziantep Eski İl Temsilcisi Ergün Uğurluer, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla gıda fiyatlarının pahalanabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>Fiyatlar yükseldiğinde ailelerin beslenmeye erişimi zorlaşır</strong></p>

<p>Gıda güvenliği açısından da alarm zillerinin çaldığını vurgulayan Uğurluer, ‘’Burada konu yalnızca ‘gıda fiyatı’ değildir. Daha önemli bir konu vardır; gıdaya erişilebilirlik. Gıda fiyatları sürekli yükseldiğinde düşük ve sabit gelirli ailelerin sağlıklı ve dengeli beslenmeye erişimi zorlaşır. Tüketici daha ucuz ürüne yönelir. Et, süt, yumurta, meyve ve sebze tüketimi azalabilir. Beslenmenin kalitesi düşebilir. Bu nedenle gıda enflasyonu yalnızca ekonomik bir gösterge değil, aynı zamanda sosyal ve halk sağlığı açısından önemli bir gösterge olarak değerlendirilmelidir’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Petrol tankerinin hareketi mutfak bütçesine kadar uzanabiliyor</strong></p>

<p>Uğurluer, ‘’Hürmüz Boğazı Türkiye'den binlerce kilometre uzakta olabilir. Ama oradaki petrol tankerlerinin hareketi, Türkiye'deki traktörün deposuna; traktörün deposu tarladaki üretim maliyetine; üretim maliyeti kamyonun taşıma ücretine; taşıma ücreti market fiyatına; market fiyatı da vatandaşın mutfak bütçesine kadar uzanabiliyor’’ tespitini yaptı.</p>

<p><strong>Türkiye uzun süredir yüksek enflasyonla mücadele ediyor</strong></p>

<p>Türkiye’nin uzun süredir yüksek enflasyonla mücadele ettiğini ancak vatandaşın en fazla hissettiği alanların başında gıdanın geldiğini kaydeden Uğurluer, ‘’Hürmüz Boğazı'nı yalnızca petrol tankerlerinin geçtiği bir deniz yolu olarak görmek büyük bir yanılgı olur. Burası küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri. Güncel gelişmeler nedeniyle boğazdan geçen gemi trafiğinin ciddi biçimde azalması, petrol ve LNG arzına ilişkin endişeleri artırmış durumda. 14 Ağustos itibarıyla Brent petrolün yeniden 88 dolar civarına yükselmesi de piyasanın bu riski fiyatlamaya başladığını gösteriyor’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Enerji krizi, Türkiye’nin mutfağını doğrudan etkileyebiliyor</strong></p>

<p>‘Dünyanın herhangi bir yerindeki enerji krizi, artık Türkiye'nin mutfağını doğrudan etkileyebiliyor’ ifadelerine yer veren Uğurluer, ‘’Türkiye zaten yüksek gıda enflasyonuyla mücadele ederken Hürmüz Boğazı'ndaki kriz yeni bir maliyet şoku yaratırsa, mesele yalnızca ‘petrol kaç dolar oldu?’ sorusu olmayacaktır. Asıl soru şu olacaktır; çiftçinin tarlasından tüketicinin sofrasına kadar uzanan gıda zinciri, yeni bir enerji şokuna ne kadar dayanıklı? Belki de daha önemlisi; Türkiye, gıda fiyatlarını krizler ortaya çıktıktan sonra mı yönetmeye çalışacak, yoksa gıda ve enerji güvenliğini birlikte ele alan uzun vadeli bir politika mı geliştirecek? Çünkü artık çok açık; enerji güvenliği ile gıda güvenliği birbirinden ayrı düşünülemez’’ değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Asıl tehlike maliyet zinciri</strong><br />
<br />
Asıl tehlikenin maliyet zinciri olduğunu sözlerine ekleyen Uğurluer, ‘’Gıda enflasyonunu yalnızca "domates pahalandı, et pahalandı, süt pahalandı" şeklinde değerlendirmek artık yeterli değil. Özellikle Türkiye gibi enerji ve bazı tarımsal girdiler açısından dışa bağımlılığı bulunan ülkelerde küresel enerji şoklarının gıda fiyatlarına yansıma ihtimali daha yüksek. Nitekim yakın dönemde yapılan akademik çalışmalar da gıda arzının dış şoklara karşı dayanıklılığında ithalat bağımlılığının önemli bir belirleyici olduğunu ortaya koyuyor’’ dedi.</p>

<p><strong>En büyük riskin tarımdan çok sofrada</strong></p>

<p>En büyük riskin tarımdan çok sofrada olduğuna dikkat çeken Uğurluer, ‘’Bir litre motorinin fiyatındaki artış çiftçiyi doğrudan etkiler. Ancak etkisi bununla sınırlı değildir. Çiftçi daha yüksek maliyetle üretim yapar. Nakliyeci daha yüksek maliyetle ürün taşır. Soğuk hava deposu daha yüksek enerji faturası öder. Gıda fabrikası daha yüksek üretim maliyetiyle çalışır. Market daha yüksek lojistik ve işletme maliyetiyle karşılaşır. Sonunda tüketici aynı ürünü daha yüksek fiyatla satın alır. İşte buna maliyet enflasyonunun gıda zinciri boyunca aktarılması diyebiliriz’’ diye konuştu.</p>

<p><strong>Enerji maliyetlerinin tarıma etkisi azaltılmalı</strong></p>

<p>TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Gaziantep Eski İl Temsilcisi Ergün Uğurluer, konuşmasını şöyle bitirdi: ‘’Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler bize aslında çok daha temel bir gerçeği hatırlatıyor? Gıda güvenliği yalnızca yeterli miktarda gıda üretmek değildir. Enerji güvenliği olmadan tarımsal üretim güvenliği, tarımsal üretim güvenliği olmadan gıda arz güvenliği, gıda arz güvenliği olmadan da gıda fiyat istikrarı sağlamak kolay değildir. Bu nedenle Stratejik gıda stokları güçlendirilmeli. Enerji maliyetlerinin tarıma etkisi azaltılmalı. Gübre ve yem konusunda dışa bağımlılık azaltılmalı. Soğuk zincir ve depolama yatırımları artırılmalı. Gıda israfıyla mücadele ekonomik politika haline getirilmeli.’’ </p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Leyla Aysun GÖKŞEN</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/gida-guvenliginde-alarm-zilleri-caliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-17-agustos/ekran-resmi-2026-08-17-171153.png" type="image/jpeg" length="40888"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘ANTEP FISTIĞI ÜRETİCİLERİ BİRLİĞİ OLUŞTURMALI’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/antep-fistigi-ureticileri-birligi-olusturmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/antep-fistigi-ureticileri-birligi-olusturmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeşil altın olarak bilinen Antepfıstığı hasadı başladı. Ancak piyasanın su altı olarak bilinen boz fıstığın kilogramının 235 liradan açılması çiftçileri üzdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeşil altın olarak bilinen Antepfıstığı hasadı başladı. Ancak piyasanın su altı olarak bilinen boz fıstığın kilogramının 235 liradan açılması çiftçileri üzdü.</p>

<p>‘Bu fiyatı kim belirliyor’ sorusunu soran Ziraat Mühendisi Karaca Bozgeyik, ‘’Gaziantep, Şanlıurfa, Kilis, Adıyaman, Kahramanmaraş ve diğer üretici bölgelerdeki çiftçiler bir araya gelerek güçlü bir "Antep Fıstığı Üreticileri Birliği" oluşturmalıdır’’ çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>Alın teri birkaç rakama sığdırılamaz</strong></p>

<p>Bir yıllık emeğin, alın terinin ve riskin karşılığının birkaç rakama sığdırıldığını ifade eden Bozgeyik, ‘’Oysa o rakamın arkasında kuraklıkla mücadele eden, don korkusuyla geceleri uykusuz kalan, artan mazot, gübre, ilaç ve işçilik maliyetleri altında üretmeye çalışan binlerce üretici bulunuyor. Antep fıstığı sıradan bir tarım ürünü değildir. Gaziantep'in kültürüdür, bölgenin ekonomisidir, ihracat gücüdür’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Çiftçi, ürününün değerini belirlemede çoğu zaman söz sahibi değil</strong></p>

<p>Bozgeyik, ‘’Dünyanın birçok ülkesinde ‘Fıstık’ denildiğinde akla Antepfıstığı gelir, Gaziantep gelir. Ancak bu değeri üreten çiftçi, ürününün değerini belirleme noktasında çoğu zaman söz sahibi değildir. Asıl sorun fiyatın 235 lira olması ya da olmaması değildir. Asıl sorun, fiyat açıklanırken üreticinin masada bulunmamasıdır. Bugün Antep fıstığı üreticisi dağınıktır. Her üretici kendi bahçesinin, kendi ürününün derdindedir. Oysa piyasada etkili olanlar örgütlüdür; tüccar örgütlüdür, sanayici örgütlüdür, ihracatçı örgütlüdür. Örgütsüz olan ise üreticidir, çiftçidir. Bu nedenle her hasat döneminde aynı tartışmalar yaşanır. Üretici fiyatın düşük olduğunu söyler, piyasa şartları gerekçe gösterilir ve sezon sona erer. Ertesi yıl aynı hikâye yeniden başlar’’ dedi.</p>

<p><strong>Artık sorunun kaynağı doğru teşhis edilmeli</strong></p>

<p>Artık sorunun kaynağının doğru teşhis edilmesi gerektiğini ifade eden Bozgeyik, ‘’Üreticinin en büyük eksiği güçlü bir temsil mekanizmasının bulunmamasıdır. Gaziantep, Şanlıurfa, Kilis, Adıyaman, Kahramanmaraş ve diğer üretici bölgelerdeki çiftçiler bir araya gelerek güçlü bir ‘Antep Fıstığı Üreticileri Birliği’ oluşturmalıdır. Bu birlik sadece tabela örgütü olmamalıdır. Üretim maliyetlerini hesaplayan, taban fiyat önerisi açıklayan, lisanslı depoculuğu geliştiren, ürün borsalarını takip eden, ihracat politikalarına müdahil olan ve gerektiğinde üretici adına masaya oturan bir yapı haline gelmelidir’’ şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Üretici, ürününü hasat ettiği gün satmak zorunda bırakılmamalı</strong></p>

<p>Üretici ürününü hasat ettiği gün satmak zorunda bırakılmaması gerektiğini sözlerine ekleyen Bozgeyik, ‘’Depolama, finansman ve pazarlama olanakları geliştirilerek çiftçinin ürününü değer bulduğu zamanda satabilmesi sağlanmalıdır. Çünkü hasat döneminde ürün bol, üretici çaresiz; birkaç ay sonra ise ürün kıymetli hale gelmektedir’’ değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Ziraat Mühendisi Karaca Bozgeyik, konuşmasını şu kelimelerle sonlandırdı: ‘’Antep fıstığı bu bölgenin "yeşil altını" olarak tanımlanıyor. Ancak altının gerçek sahibi, onu üretenler değilse bu tanımın ne anlamı vardır? Belki de bu yıl üreticilerin sorması gereken soru şudur; ‘Fıstığın fiyatı kaç lira?’ değil, ‘Biz neden hâlâ kendi ürünümüzün fiyatı üzerinde söz sahibi değiliz?’ İşte bu sorunun cevabı, yeni bir örgütlenme anlayışında yatıyor. Çünkü bireysel olarak satılan ürünler piyasanın insafına kalır; örgütlü üretici ise kendi geleceğine yön verebilir. Antep fıstığının geleceği, sadece ağaçlarda değil; üreticilerin yan yana durabilme iradesinde saklıdır.’’ </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Adem Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/antep-fistigi-ureticileri-birligi-olusturmali</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 17:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-17-agustos/ekran-resmi-2026-08-17-171118.png" type="image/jpeg" length="34903"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Biniciler derece için yarıştı]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/biniciler-derece-icin-yaristi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/biniciler-derece-icin-yaristi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şahinbey Belediyesi Geleneksel Sporlar Merkezi, binicilik sporunun önemli branşlarından engel atlama yarışmasına ev sahipliği yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yarışmada sporcular, zorlu parkurda en iyi dereceyi elde edebilmek için kıyasıya mücadele ederken, organizasyonu tribünlerden takip eden vatandaşlar da heyecana ortak oldu.</p>

<p>Şahinbey Belediyesi tarafından geleneksel sporların yaşatılması ve farklı spor branşlarının desteklenmesi amacıyla çalışmalar sürdürülüyor. Bu kapsamda Şahinbey Belediyesi Geleneksel Sporlar Merkezi’nde düzenlenen Engel Atlama Binicilik Yarışması, sporcuları ve binicilik tutkunlarını bir araya getirdi.</p>

<p>Farklı sporcuların katıldığı organizasyonda biniciler, atlarıyla birlikte parkurda belirlenen engelleri aşarak en iyi dereceyi elde etmek için mücadele etti. Yarış boyunca sporcuların sergilediği performans izleyenlerden büyük ilgi gördü.</p>

<p></p>

<p>Zorlu parkurda</p>

<p>kıyasıya mücadele</p>

<p></p>

<p>Geleneksel Sporlar Merkezi’nde kurulan parkurda gerçekleştirilen yarışmada sporcular, hem atlarına hakimiyetlerini hem de binicilik alanındaki yeteneklerini ortaya koydu.</p>

<p>Parkur üzerinde yer alan engelleri en kısa sürede ve başarılı şekilde geçmeye çalışan sporcular, dereceye girebilmek için büyük çaba sarf etti. Yarışmacıların her bir engeli dikkatle aşmaya çalıştığı organizasyonda zaman zaman heyecan dolu anlar yaşandı.</p>

<p>Sporcuların atlarıyla sergiledikleri uyumlu performans, tribünleri dolduran vatandaşların da beğenisini topladı. Yarışmayı yakından takip eden vatandaşlar, başarılı geçişlerin ardından sporculara alkışlarla destek verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Vatandaşlardan yoğun ilgi</p>

<p></p>

<p>Binicilik sporuna ilgi duyan vatandaşların yoğun katılım gösterdiği organizasyon, Şahinbey’de spor etkinliklerine yönelik ilgiyi bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p>Geleneksel Sporlar Merkezi’nde düzenlenen yarışma boyunca tribünlerde renkli görüntüler oluşurken, vatandaşlar sporcuların mücadelelerine büyük ilgi gösterdi. Özellikle zorlu engellerin başarıyla geçildiği anlar izleyicilere heyecanlı dakikalar yaşattı.</p>

<p>Şahinbey Belediyesi’nin geleneksel sporların yanı sıra farklı spor branşlarına yönelik düzenlediği organizasyonlarla sporculara kendilerini gösterme fırsatı sunduğu belirtildi.</p>

<p></p>

<p>Tahmazoğlu: “Sporcularımızı</p>

<p>tebrik ediyorum”</p>

<p></p>

<p>Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu da düzenlenen organizasyonda sporcuların mücadelesini vatandaşlarla birlikte tribünlerden takip etti.</p>

<p>Yarışmada mücadele eden tüm sporcuları tebrik eden Tahmazoğlu, organizasyona ev sahipliği yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p>Tahmazoğlu, “Sporcularımızın heyecan dolu mücadelesini hemşehrilerimizle birlikte tribünlerden izledik. Dereceye giren sporcularımızı tebrik ediyorum. Böyle bir organizasyona ev sahipliği yaptığımız için mutluluk duyuyorum” dedi.</p>

<p></p>

<p>Geleneksel sporlar</p>

<p>destekleniyor</p>

<p></p>

<p>Şahinbey Belediyesi Geleneksel Sporlar Merkezi’nin farklı organizasyonlarla sporcuları ve vatandaşları bir araya getirmeye devam ettiği ifade edildi.</p>

<p>Engel Atlama Binicilik Yarışması da bu etkinlikler kapsamında düzenlenirken, organizasyon sayesinde binicilik sporunun daha geniş kitlelere tanıtılması ve sporcuların yeteneklerini sergilemelerine imkan sağlanması amaçlandı.</p>

<p>Şahinbey’de gerçekleştirilen yarışmanın ardından dereceye giren sporcular tebrik edilirken, organizasyon sporcuların kıyasıya mücadelesi ve vatandaşların yoğun ilgisiyle tamamlandı.  </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/biniciler-derece-icin-yaristi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/18-agustos/biniciler-derece-icin-yaristi2.jpg" type="image/jpeg" length="51729"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çocukluk çağı aşıları kalıcı hastalıklardan koruyor!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/cocukluk-cagi-asilari-kalici-hastaliklardan-koruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/cocukluk-cagi-asilari-kalici-hastaliklardan-koruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bağışıklık sistemini belirli enfeksiyon etkenlerine karşı önceden hazırlayan aşılar, çocukların ciddi ve kalıcı hasara yol açabilecek hastalıklardan korunmasında önemli rol oynuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aşılar, belirli bir mikrobun zayıflatılmış ya da etkisizleştirilmiş kısımlarını içererek, bağışıklık sisteminin bu mikrobu önceden tanımasını ve ona karşı savunma geliştirmesini sağlıyor. Böylece kişi gelecekte aynı mikroba maruz kaldığında, bağışıklık sistemi daha hızlı ve etkili şekilde harekete geçerek hastalığın ortaya çıkmasını engelleyebiliyor ya da hastalığın daha hafif geçirilmesini sağlıyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Meltem Güneş Aslan, “1-31 Ağustos Ulusal Aşı Farkındalık Ayı” kapsamında çocukluk çağı aşılarının önemi, aşılama takvimi ve ailelerin merak ettikleri konular hakkında bilgi verdi.</p>

<p>Aşılar, bağışıklık sistemini uyararak belirli bir enfeksiyon etkenine karşı koruma sağlayan biyolojik ürünlerdir. Virüs, bakteri, parazit veya mantar gibi mikropların vücuda girerek çoğalması hastalığa neden olur. Bağışıklık sistemi ise bu mikropları yok ederek hastalıkla mücadele etmeye çalışır.</p>

<p></p>

<p>Bebekler enfeksiyonlara</p>

<p>karşı daha savunmasız</p>

<p></p>

<p>Bebeklik ve çocukluk döneminde aşılama büyük önem taşır. Yenidoğan bebekler, dış dünyadaki mikroplara karşı henüz tamamen gelişmemiş bir bağışıklık sistemine sahiptir. Anneden plasenta aracılığıyla bebeğe geçen koruyucu antikorlar da yaşamın ilk aylarında giderek azalır. Bu nedenle doğumdan sonraki ilk günler ve aylarda başlayan aşılama, bağışıklık sistemi henüz gelişmekte olan bebek ve çocukların ölümcül olabilen veya kalıcı hasara yol açabilen bulaşıcı hastalıklardan korunmasına yardımcı olur.</p>

<p>Aşılama yalnızca aşılanan çocuğun sağlığı açısından değil, toplum sağlığı açısından da önem taşır. Bir enfeksiyon etkenine karşı toplumun büyük bölümünün aşılanması, hastalığın yayılma zincirinin kırılmasına katkı sağlar. Sürü bağışıklığı olarak ifade edilen bu durum sayesinde, henüz aşılaması tamamlanmamış küçük bebekler ile kanser hastaları gibi bağışıklık sistemi düşük bireylerin de enfeksiyonlardan dolaylı olarak korunması mümkün olur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Ulusal aşı takviminde</p>

<p>hangi aşılar bulunuyor?</p>

<p></p>

<p>Çocukluk dönemi ulusal aşı takvimi;</p>

<p>Difteri</p>

<p>Boğmaca</p>

<p>Tetanoz</p>

<p>Çocuk felci</p>

<p>Tüberküloz</p>

<p>Kızamık</p>

<p>Kızamıkçık</p>

<p>Kabakulak</p>

<p>Suçiçeği</p>

<p>Hepatit A</p>

<p>Hepatit B</p>

<p>Hemofilus influenza tip b</p>

<p>Streptococcus pneumonia</p>

<p>Bunların yanı sıra influenza (grip) aşısı, rotavirüs aşısı, meningokok aşısı, RSV aşısı ve HPV aşısı da doktorun tavsiyesi doğrultusunda farklı yaş gruplarında uygulanabilecek aşılar arasında yer alır.</p>

<p></p>

<p>Aşılama doğumdan</p>

<p>hemen sonra başlıyor</p>

<p></p>

<p>Bebek ve çocuklarda aşılama, doğumdan hemen sonra uygulanan Hepatit B aşısı ile başlamaktadır. Hayatın ilk 1-2 yılı içerisinde birincil koruma serisi tamamlanırken, ilerleyen yaşlarda farklı dönemlerde uygulanan pekiştirme dozlarıyla bağışıklığın devamlılığı sağlanmaktadır. Prematüre bebeklerde de aşılama süreci özel bir önem taşımaktadır. Prematüre bebeklere aşılar, gebelik haftasından bağımsız olarak takvim yaşına göre uygulanmaktadır. Aşılar tam doz olarak ve uygun aralıklarla yapılmaktadır. Hepatit B aşısının ilk dozunda ise bebeğin vücut ağırlığı dikkate alınarak ilk doz bebeğin vücut ağırlığı 2000 grama ulaştıktan sonra uygulanmaktadır.</p>

<p></p>

<p>Aşı takibinde</p>

<p>ailelerin rolü büyük</p>

<p></p>

<p>Ailelerin çocuklarının aşılarını zamanında yaptırmaları ve aşı takvimini düzenli şekilde takip etmeleri da büyük önem taşır. Düzenli hekim kontrolleri sırasında çocukların aşı durumları değerlendirilerek takip edilmektedir. Herhangi bir nedenle aşı takviminde gecikme yaşanması veya bazı aşıların zamanında yapılamaması durumunda ise aşılama için süreç tamamen kaybedilmez. Kaçırılan aşıların, doktor tarafından belirlenen yeni bir takvim doğrultusunda tamamlanabilmektedir.</p>

<p></p>

<p>Aşıların yan etkileri</p>

<p>çoğunlukla hafif ve geçici</p>

<p></p>

<p>Aşı uygulamalarından sonra genellikle herhangi bir yan etki görülmezken, bazı kişilerde geçici ve hafif yan etkiler ortaya çıkabilir. Aşıya bağlı en sık görülen yan etkiler arasında aşının uygulandığı bölgede kızarıklık ve şişlik, hafif ateş, baş ağrısı, kas ağrısı ve döküntü olabilir. Nadiren alerjik reaksiyonlar gibi daha ciddi yan etkiler de görülebilir.</p>

<p>Aşıların güvenilirliğine ilişkin değerlendirmeler ise uzun ve titiz bilimsel süreçlerden geçer. Aşılar, etkinlikleri ve yan etki gelişimi açısından klinik çalışmaları tamamlandıktan sonra ruhsatlandırılır. Üretim ve dağıtım aşamalarında da çok sıkı kontrollerden geçirilir. Türkiye’de kullanılan aşılar; Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Avrupa İlaç Ajansı (EMA), ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) veya T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) tarafından ruhsatlandırılmış aşılardan oluşur.</p>

<p></p>

<p>Bilimsel araştırmalar aşılar</p>

<p>ile otizm arasında ilişki</p>

<p>olmadığını gösteriyor</p>

<p></p>

<p>Aşılarla ilgili toplumda zaman zaman çeşitli yanlış inanışlar da gündeme gelebilir. Bunlardan biri, aşıların otizm spektrum bozukluğuna neden olduğu yönündeki iddialardır. Bu iddialar üzerine çok sayıda bilimsel araştırma yapılmış ve aşılar ile otizm arasında bir ilişki olmadığı ortaya konulmuştur. Aşılama sonrasında ortaya çıkabilen hafif ateş ve kırgınlık gibi belirtiler, hastalık geliştiği anlamına gelmez. Bu belirtiler, bağışıklık sisteminin aşıya verdiği yanıtın bir sonucu olarak görülür.</p>

<p></p>

<p>Aşılar çocuk ve toplum</p>

<p>sağlığı açısından hayati</p>

<p>önem taşıyor</p>

<p></p>

<p>Çocukların aşılarının düzenli olarak yaptırılması ve aşı takviminin sağlık çalışanlarıyla iş birliği içerisinde takip edilmesi gerekmektedir. Bağışıklama programları, bulaşıcı hastalıkların azaltılması ya da tamamen ortadan kaldırılmasında en etkin ve en ekonomik müdahale yöntemlerinden biridir. Bağışıklama sayesinde her yıl milyonlarca çocuğun hayatının korunmasına katkı sağlanmaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/cocukluk-cagi-asilari-kalici-hastaliklardan-koruyor</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/18-agustos/cocukluk-cagi-asilari-kalici-hastaliklardan-koruyor-1.jpg" type="image/jpeg" length="43188"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Geleneksel sporlar bizim için çok önemli’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/geleneksel-sporlar-bizim-icin-cok-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/geleneksel-sporlar-bizim-icin-cok-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şahinbey Belediyesi ve Türkiye Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonu işbirliğiyle ’Atlı Okçuluk 2026 Türkiye Şampiyonası’nın yarı final yarışları Şahinbey Belediyesi Geleneksel sporlar Merkezi’nde yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Atlı Okçuluk 2026 Türkiye Şampiyonası’nın yarı final yarışları, Şahinbey Belediyesi ve Türkiye Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonu işbirliğiyle düzenlendi. Şahinbey Geleneksel Sporlar Merkezi’nde gerçekleştirilen müsabakalara minikler, yıldızlar, gençler, yetişkin erkekler ve yetişkin kadınlar kategorilerinde Erzurum, Elazığ, Gaziantep, Kahramanmaraş, Hatay, Osmaniye ve Konya gibi pek çok ilden 42 sporcu katıldı.</p>

<p></p>

<p>Hedefleri at üzerinde vurdular</p>

<p></p>

<p>Atlı okçuluğun zorlu parkurlarında mücadele eden sporcular, at üzerinde gerçekleştirdikleri akrobatik hareketlerle belirlenen hedeflere oklarını gönderdiler. Tabla bendi ve kabak bendi yarışlarında sporcuların at üzerindeki hakimiyeti ve okçuluktaki becerileri büyük ilgi gördü. İki gün boyunca devam eden müsabakalarda sporcuların performansı izleyenlere heyecan dolu anlar yaşattı.</p>

<p></p>

<p>“Geleneksel sporlar</p>

<p>çok önemli”</p>

<p></p>

<p>AK Parti Gaziantep Milletvekili Bünyamin Bozgeyik geleneksel sporların yeni nesillere tanıtılması konusunda önemli çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, “Geleneksel sporlar bizim için çok önemli. Yeni neslimizi bu sporlarla tanıştırmak için çok büyük gayretler sarf edilmekte. Eskiden hiç tesisimiz yokken bugün pek çok ilimiz geleneksel sporlarla ilgili tesise kavuştu” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>“Gençlerimizin başarılı</p>

<p>olması için gayret ediyoruz”</p>

<p></p>

<p>Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Atlı Okçuluk Türkiye Şampiyonası yarı finaline ev sahipliği yapmaktan büyük memnuniyet duyduklarını ifade ederek, “Destekleri için Dünya Etnospor Federasyon Başkanı Sayın Necmettin Bilal Erdoğan’a çok teşekkür ediyorum. Özellikle bu tesisin Gaziantep’e kazandırılmasında onun büyük teşvikleri oldu” dedi.</p>

<p>Geleneksel sporların yaşatılması ve gençlerin bu sporlarla tanıştırılması amacıyla 86 bin 500 metrekare alan üzerine Geleneksel Sporlar Merkezi’ni kazandırdıklarını belirten Başkan Mehmet Tahmazoğlu, “İki gündür Atlı Okçuluk Türkiye Şampiyonası Yarı Finali’ne ev sahipliği yaptık. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p> “Değerlerimizin gençlere</p>

<p>aktarılması önemli”</p>

<p></p>

<p>Türkiye Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonu Başkanı Hakan Kazancı da yarışların Gaziantep’te düzenlenmesine katkı sağlayan Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’na teşekkür etti.</p>

<p>Geleneksel sporların ve kültürel değerlerin gençlere aktarılmasının önemine dikkat çeken Kazancı, Şahinbey Geleneksel Sporlar Merkezi’nin bu anlamda önemli bir görev üstlendiğini belirtti.</p>

<p>Türkiye Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonu Başkanı Hakan Kazancı, yaklaşık üç yıl önce hizmete açılan tesisin, çocuklar ve gençlerin geleneksel sporlarla buluşması açısından önemli olduğunu ifade ederek, bu değerleri gelecek nesillere aktarmak için çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.</p>

<p></p>

<p>Başarılı sporculara madalya</p>

<p></p>

<p>Yarışmalar sonunda dereceye girerek finallerde yarışma hakkı kazanan sporculara madalyaları takdim edildi. Madalyalar; AK Parti Gaziantep Milletvekili Bünyamin Bozgeyik, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu ve Türkiye Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonu Başkanı Hakan Kazancı  tarafından verildi. Protokol üyeleri, müsabakalarda mücadele eden tüm sporcuları tebrik ederek başarılarının devamını diledi.</p>

<p></p>

<p>Final Malazgirt’te</p>

<p></p>

<p>Gaziantep’te gerçekleştirilen yarı final müsabakalarında dereceye girerek Türkiye Şampiyonası finaline katılma hakkı elde eden sporcular, 24-25 Ağustos tarihlerinde Muş’un Malazgirt ilçesinde düzenlenecek final yarışlarında Türkiye şampiyonluğu için mücadele edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/geleneksel-sporlar-bizim-icin-cok-onemli</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/18-agustos/geleneksel-sporlar-bizim-icin-cok-onemli4.JPG" type="image/jpeg" length="10105"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Adrena Park turizme değer katacak’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/adrena-park-turizme-deger-katacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/adrena-park-turizme-deger-katacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adrena Park’ta çalışmalar hız kesmeden sürüyor: Gaziantep’in yeni cazibe merkezi olacak
Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Şehitkamil Belediyesi tarafından hayata geçirilen Adrena Park projesindeki çalışmaları yerinde inceledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p> Teknik ekiplerden projenin son durumu hakkında bilgi alan Yılmaz, çalışmaların planlanan program doğrultusunda hızla ilerlediğini belirterek, Adrena Park’ın tamamlandığında Gaziantep’in sosyal yaşamına ve turizm potansiyeline önemli katkılar sağlayacağını söyledi.</p>

<p>Şehitkamil Belediyesi’nin Gaziantep’e yeni bir sosyal ve turizm alanı kazandırmak amacıyla hayata geçirdiği Adrena Park projesinde çalışmalar devam ediyor. Geniş bir alanda sürdürülen çalışmaları yerinde inceleyen Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, park alanında yürütülen uygulamaları yakından takip etti.</p>

<p>Çalışmaların mevcut durumu hakkında teknik ekiplerden detaylı bilgi alan Yılmaz, projenin farklı bölümlerinde yürütülen çalışmaları inceleyerek ekiplerle değerlendirmelerde bulundu. Projenin planlanan takvim doğrultusunda ilerlemesinin önemine dikkat çeken Yılmaz, çalışmaların titizlikle sürdürülmesi yönünde talimat verdi.</p>

<p></p>

<p>“Çalışmalarımız</p>

<p>doludizgin devam ediyor”</p>

<p></p>

<p>Adrena Park’ın Şehitkamil’in gelişen yapısına uygun önemli projelerden biri olduğunu belirten Başkan Umut Yılmaz, parkın tamamlanmasıyla birlikte Gaziantep’in yeni cazibe merkezlerinden birine kavuşacağını ifade etti.</p>

<p>Projenin yalnızca bir park yatırımı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Yılmaz, Adrena Park’ın kentin sosyal, kültürel ve turizm potansiyeline katkı sağlayacak kapsamlı bir yatırım olduğunu söyledi.</p>

<p></p>

<p>Yılmaz, “Adrena Park’ta çalışmalarımız doludizgin devam ediyor” ifadelerini kullanarak, projenin tamamlanmasının ardından Gaziantep’in turizm destinasyonlarına yeni bir alanın daha ekleneceğini kaydetti.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep’in turizm</p>

<p>potansiyeline katkı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>sağlayacak</p>

<p></p>

<p>Adrena Park’ın Şehitkamil’in yanı sıra Gaziantep’in genel turizm hareketliliğine de katkı sunması hedefleniyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte kent sakinlerinin yanı sıra farklı şehirlerden ve ülkelerden gelecek ziyaretçilerin de park alanından yararlanması amaçlanıyor.</p>

<p>Gaziantep’in özellikle gastronomi alanındaki güçlü kimliğinin yanı sıra sosyal yaşam alanları, kültürel değerleri ve turizm yatırımlarıyla da öne çıkmasını istediklerini dile getiren Yılmaz, Adrena Park’ın bu vizyonun önemli parçalarından biri olduğunu belirtti.</p>

<p>Yılmaz, projenin tamamlanmasıyla kentin turizm çeşitliliğinin artırılmasına katkı sunulacağını ifade ederek, Gaziantep’in yalnızca mevcut turizm değerleriyle değil, yeni yatırımlarla da ziyaretçilerin ilgisini çeken bir şehir haline gelmesini hedeflediklerini söyledi.</p>

<p></p>

<p>“Dünyanın farklı noktalarından</p>

<p>ziyaretçileri ağırlayacak”</p>

<p></p>

<p>Şehitkamil’in geleceğine yönelik çalışmalar yürüttüklerini vurgulayan Başkan Umut Yılmaz, Adrena Park’ın uzun vadeli bir yatırım olarak planlandığını belirtti.</p>

<p>Yılmaz, projenin tamamlandığında yalnızca Gaziantep halkına hizmet veren bir sosyal alan olmayacağını, aynı zamanda kent dışından gelecek ziyaretçileri de ağırlayabilecek bir cazibe merkezi haline geleceğini ifade etti.</p>

<p>Yılmaz açıklamasında, “Gaziantep’in yalnızca gastronomisiyle değil, sosyal yaşam alanları, kültürel değerleri ve turizm yatırımlarıyla da öne çıkmasını istiyoruz. Adrena Park bu vizyonumuzun önemli parçalarından biri. Tamamlandığında dünyanın farklı noktalarından ziyaretçileri ağırlayacak, şehrimizin turizm hareketliliğine katkı sağlayacak bir merkez olacak” dedi.</p>

<p></p>

<p>“Şehitkamil’in bugününü</p>

<p>değil, yarınını da planlıyoruz”</p>

<p></p>

<p>Şehitkamil’in nüfusu ve kentleşme yapısının her geçen gün geliştiğine dikkat çeken Yılmaz, belediye olarak gerçekleştirdikleri yatırımlarda geleceğin ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurduklarını söyledi.</p>

<p>Adrena Park’ın da bu anlayış doğrultusunda hazırlanan projelerden biri olduğunu ifade eden Yılmaz, Şehitkamil’in yalnızca bugünkü ihtiyaçlarına değil, gelecek yıllardaki sosyal ve kültürel ihtiyaçlarına yönelik kalıcı yatırımlar yapmayı amaçladıklarını belirtti.</p>

<p>“Biz Şehitkamil’in bugününü değil, yarınını da planlıyoruz” diyen Yılmaz, kentte yaşayan vatandaşların yaşam kalitesini artıracak ve Gaziantep’in marka değerine katkı sağlayacak projeleri hayata geçirmeye devam edeceklerini kaydetti.</p>

<p></p>

<p>Uzun yıllar Gaziantep’e</p>

<p>hizmet etmesi hedefleniyor</p>

<p></p>

<p>Adrena Park’ın tamamlanmasının ardından uzun yıllar boyunca Gaziantep’e hizmet etmesi hedefleniyor. Projenin kentte yeni bir sosyal yaşam alanı oluşturmasının yanı sıra turizm hareketliliğine de katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p>Başkan Yılmaz, Adrena Park’ın kentin turizm potansiyelini güçlendirecek önemli yatırımlardan biri olacağını belirterek, belediye olarak Gaziantep’e kalıcı değerler kazandırmaya odaklandıklarını söyledi.</p>

<p>Yılmaz, “Şehrimize kalıcı değerler kazandırmak için çalışıyoruz. Adrena Park da tamamlandığında uzun yıllar Gaziantep’e hizmet edecek, kentimizin turizm potansiyelini güçlendirecek önemli bir yatırım olacak” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Çalışmalar sahada</p>

<p>yakından takip ediliyor</p>

<p></p>

<p>Öte yandan Adrena Park’ta devam eden çalışmalar Şehitkamil Belediyesi teknik ekipleri tarafından sahada yakından takip ediliyor. Başkan Umut Yılmaz’ın incelemesi sırasında projenin farklı bölümlerindeki çalışmalar değerlendirilirken, uygulamaların belirlenen program doğrultusunda ilerlemesi için ekiplerle görüş alışverişinde bulunuldu.</p>

<p>Şehitkamil Belediyesi’nin Adrena Park projesiyle birlikte kente yeni bir sosyal, kültürel ve turistik alan kazandırmayı hedeflediği belirtilirken, çalışmaların tamamlanmasının ardından projenin Gaziantep’in önemli cazibe merkezlerinden biri olması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/adrena-park-turizme-deger-katacak</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 15:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/18-agustos/adrena-park-turizme-deger-katacak3.jpeg" type="image/jpeg" length="78687"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Büyük bir depremde yapı stokumuz ağır darbe alacak’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/buyuk-bir-depremde-yapi-stokumuz-agir-darbe-alacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/buyuk-bir-depremde-yapi-stokumuz-agir-darbe-alacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İMO Gaziantep Şube Başkanı Mehmet Bulut, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27. yılında çarpıcı uyarılarda bulundu: “Milyonlarca riskli yapıdan söz ediyoruz ancak bu yapıların hangileri olduğunu bilmiyoruz.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Başkanı Mehmet Bulut, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’nin değişmeyen deprem gerçeğine dikkat çekerek, yapı stokunun tamamını kapsayan bilimsel, güncel, şeffaf ve kamuya açık bir envanter oluşturulması çağrısında bulundu.</p>

<p></p>

<p>Tehlike devam ediyor</p>

<p></p>

<p>17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde yaşamını yitiren vatandaşları saygıyla anan Bulut, Marmara Depremi’nin yalnızca büyük can ve mal kayıplarına yol açan bir afet olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleştiği tarihi bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bulut, aradan geçen 27 yıla rağmen Türkiye’nin deprem tehlikesinin ortadan kalkmadığını, aksine farklı bölgelerde meydana gelen depremlerin yapı stokundaki kırılganlığı bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p>2003 Bingöl, 2011 Van, 2020 Elazığ ve İzmir depremleri ile 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin aynı gerçeği tekrar tekrar gösterdiğini dile getiren Bulut, “Her depremde, vaktiyle yapılması gerekenlerin yapılmadığını tekrar tekrar gördük” dedi.</p>

<p></p>

<p>6 milyon riskli bağımsız</p>

<p>bölüm bulunuyor</p>

<p></p>

<p>Deprem riskine ilişkin tartışmaların artık farklı bir noktaya taşınması gerektiğini vurgulayan Bulut, Türkiye’nin deprem tehlikesini bildiğini ancak yapı stokunun risk durumuna ilişkin yeterli ve bütüncül bilgiye sahip olmadığını belirtti. Bulut, “Bugün artık soru depremin nerede, ne büyüklükte ve ne zaman olacağı değildir. Asıl yanıtlanması gereken soru şudur: Ülkemizde yapıların birçoğunun riskli olduğunu, büyük bir depremde yapı stokumuzun ağır darbe alacağını biliyoruz ama bu yapıların hangileri olduğunu biliyor muyuz? Ne yazık ki 27 yılın sonunda bu soruya hâlâ yeterli bir yanıt veremiyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın açıklamalarına göre Türkiye genelinde yaklaşık 36 milyon bağımsız bölüm bulunduğunu, bunların yaklaşık 6 milyonunun risk altında olduğunun ve 2 milyon bağımsız bölümün acil olarak dönüştürülmesi gerektiğinin ifade edildiğini aktaran Bulut, riskin büyüklüğünü tahmin etmenin, riskin nerede olduğunu bilmek anlamına gelmediğine dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p>13 yılda bir milyon</p>

<p>bağımsız bölüm yıkıldı</p>

<p></p>

<p>Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nın 2025 Yılı İdare Faaliyet Raporu’na da değinen Bulut, 2025 yılında 6306 sayılı Kanun kapsamında Türkiye genelinde 30 bin 7 yapı için riskli yapı tespiti yapıldığını belirtti. Söz konusu yapıların 194 bin 381 bağımsız bölüm içerdiğini ifade eden Bulut, aynı yıl 11 bin 940 riskli yapının yıkıldığını ve 59 bin 329 bağımsız bölümün yıkım kapsamına girdiğini söyledi.</p>

<p>2012-2025 yılları arasındaki kümülatif verilere göre ise 319 bin 551 binada riskli yapı tespiti yapıldığını, bu yapıların 1 milyon 272 bin 863 bağımsız bölüm içerdiğini aktaran Bulut, aynı dönemde 291 bin 144 binanın yıkıldığını ve yıkılan binalardaki toplam bağımsız bölüm sayısının 1 milyon 88 bin 165 olduğunu kaydetti. Bulut, mevcut rakamların Türkiye’nin önündeki dönüşüm ihtiyacının büyüklüğünü açıkça ortaya koyduğunu belirterek, “Halihazırda 6 milyon bağımsız bölümün riskli olduğu tahmin ediliyorken, aradan geçen 13 yılda yalnızca 1 milyon civarı bağımsız bölümün yıkılmış olması, kat edilen mesafenin çok düşük olduğunu göstermektedir” dedi.</p>

<p></p>

<p>Yapı stoku envanteri çıkarılmalı</p>

<p></p>

<p>Deprem riskinin yönetilebilmesi için yalnızca ihbar edilen veya çeşitli çalışmalarla tespit edilen riskli yapıların kayıt altına alınmasının yeterli olmadığını vurgulayan Bulut, Türkiye’nin bütün yapı stokunu kapsayan kapsamlı bir envanter oluşturulması gerektiğini söyledi. Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı kapsamında yapı stoku envanterinin 2017 yılına kadar tamamlanmasının öngörüldüğünü hatırlatan Bulut, bugün hâlâ bütüncül ve kamuoyuna açık bir yapı envanterine sahip olunmamasının önemli bir eksiklik olduğunu ifade etti. Bulut, “Yıllardır dile getirdiğimiz bu eksiklik, deprem riskinin yönetilmesinin önündeki en temel sorunlardan biridir” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Binanın yaşı tek başına</p>

<p>güvenlik göstergesi değildir</p>

<p></p>

<p>Yapı güvenliğinin yalnızca binanın yapım yılı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Bulut, yapıların geçmişinin de en az yaşı kadar önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p>Bir binanın hangi yönetmeliğe göre tasarlandığı, nasıl projelendirildiği ve inşa edildiğinin yanı sıra kullanım sürecinde taşıyıcı sisteme müdahale edilip edilmediğinin de büyük önem taşıdığını dile getiren Bulut, zemin katta duvarların kaldırılması, kolon ve kirişlere müdahale edilmesi, kaçak kat ve eklentiler yapılması ile kullanım amacının değiştirilmesi gibi uygulamaların yapı güvenliğini doğrudan etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle yapıların kullanım sürecinde düzenli ve sistematik teknik denetimden geçirilmesi gerektiğini belirten Bulut, periyodik yapı kontrolünün yasal ve kurumsal bir sistem haline getirilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p></p>

<p>Yeni yapıların riskli</p>

<p>yapılara dönüşmesine</p>

<p>izin verilmemeli</p>

<p></p>

<p>Mevcut yapı stokunun dönüştürülmesinin yanı sıra bugün inşa edilen yapıların geleceğin riskli yapılarına dönüşmesinin de önlenmesi gerektiğini ifade eden Bulut, 6 Şubat depremlerinde yeni sayılabilecek bazı yapıların da yıkılmasının yapı üretim sürecindeki sorunların önemini ortaya koyduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güvenli yapı üretiminin doğru zemin araştırmasından projelendirmeye, kaliteli malzeme kullanımından uygulamaya ve etkin yapı denetimine kadar birbirini tamamlayan bir mühendislik süreci olduğunu belirten Bulut, zincirin herhangi bir halkasındaki eksikliğin yapı güvenliğini tehdit edeceğini vurguladı. Bulut, yapı denetiminin ticari bir faaliyet olarak değil, doğrudan kamu yararı ve yaşam hakkıyla ilişkili bir kamu hizmeti olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p></p>

<p>Ulusal yapı stoku</p>

<p>bilgi sistemi kurulmalı</p>

<p></p>

<p>TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası olarak çözüm önerilerini de sıralayan Mehmet Bulut, Türkiye’nin bütün yapı stokunu kapsayan güncel, bilimsel, şeffaf ve kamuya açık bir yapı envanterinin derhal oluşturulmasını istedi.</p>

<p>Bulut’un çağrıları arasında riskli yapıların durumunu sürekli izlemek amacıyla Ulusal Yapı Stoku Bilgi Sistemi kurulması, riskli yapıların müdahale süreçlerinin risk büyüklüğüne göre önceliklendirilmesi, özellikle dar gelirli vatandaşları koruyacak kamu kaynaklarının artırılması ve kentsel dönüşümün rant odaklı parsel bazlı uygulamalardan çıkarılarak kent ve bölge ölçeğinde risk odaklı yürütülmesi yer aldı. Bulut ayrıca yeni yapı üretiminde proje, uygulama, şantiye şefliği ve yapı denetimi süreçlerinde mühendislik hizmetlerinin eksiksiz verilmesini ve meslek odalarıyla daha güçlü iş birliği yapılmasını istedi.</p>

<p></p>

<p>Daha fazla</p>

<p>beklemek istemiyoruz</p>

<p></p>

<p>17 Ağustos 1999’dan bu yana geçen 27 yılın Türkiye’nin deprem gerçeğini anlaması için fazlasıyla uzun bir süre olduğunu ifade eden Mehmet Bulut, bilim insanlarının, mühendislerin, meslek odalarının, üniversitelerin ve kamu kurumlarının yıllardır uyarılarda bulunduğunu hatırlattı. Bulut, yaşanan her büyük depremin aynı sorunları yeniden gündeme getirdiğini belirterek, “17 Ağustos 1999’da yaşamını yitiren yurttaşlarımızı anmanın en anlamlı yolu, aynı acıların yeniden yaşanmasını önlemek için vakit kaybetmeden harekete geçmektir” dedi.</p>

<p>İMO Gaziantep Şube Başkanı Bulut, deprem gerçeğinin ertelenemeyecek bir kamu politikası olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin artık deprem olduktan sonra müdahale eden değil, deprem olmadan önce riskleri belirleyen, azaltan ve yöneten bir anlayışı kalıcı biçimde hayata geçirmesi gerektiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/buyuk-bir-depremde-yapi-stokumuz-agir-darbe-alacak</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 15:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/18-agustos/buyuk-bir-depremde-yapi-stokumuz-agir-darbe-alacak2.jpeg" type="image/jpeg" length="86130"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Kazalar tatilde zirve yapıyor’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kazalar-tatilde-zirve-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kazalar-tatilde-zirve-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz tatiliyle birlikte çocukların açık havada geçirdiği sürenin artması, çocuk cerrahisini ilgilendiren acil vakalarda da belirgin bir artışa neden oluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Hikmet Zeytun, özellikle yaz aylarında bisiklet ve scooter kazaları, yüksekten düşmeler, yanıklar, kesici alet yaralanmaları ile yabancı cisim yutma vakalarının daha sık görüldüğünü belirterek aileleri dikkatli olmaya çağırdı. Doç. Dr. Hikmet Zeytun, Medical Point Gaziantep Hastanesi'nde çocuk cerrahisi alanında hasta kabulü yapmaktadır. "Yaz aylarında çocuklar daha hareketli oluyor. Parklar, oyun alanları, havuzlar ve bahçelerde geçirilen sürenin artması, beraberinde kaza riskini de yükseltiyor. Çocuklarda görülen birçok cerrahi travma, alınacak basit güvenlik önlemleriyle önlenebilir." diyen Doç. Dr. Hikmet Zeytun, özellikle küçük yaş grubundaki çocukların mutlaka yetişkin gözetiminde olması gerektiğini vurguladı.</p>

<p></p>

<p>Bisiklet ve Scooter</p>

<p>Kazaları İlk Sırada</p>

<p></p>

<p>Yaz döneminde en sık karşılaşılan yaralanmaların başında bisiklet ve scooter kazalarının geldiğini belirten Doç. Dr. Hikmet Zeytun, "Kask kullanılmaması, koruyucu ekipman eksikliği ve trafik kurallarına uyulmaması nedeniyle kafa travmaları, kol ve bacak kırıkları ile ciddi yumuşak doku yaralanmaları görülebiliyor. Çocukların yaşlarına uygun ekipman kullanmaları ve güvenli alanlarda oyun oynamaları büyük önem taşıyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Yanıklar ve Düşmeler Yazın</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Önemli Riskleri Arasında</p>

<p></p>

<p>Yaz aylarında mangal, semaver, sıcak su, güneş altında bekleyen metal yüzeyler ve sıcak yiyeceklerin ciddi yanıklara neden olabildiğini belirten Doç. Dr. Hikmet Zeytun, balkon, pencere, ağaç ve oyun parklarından düşmelerin de cerrahi müdahale gerektiren önemli travmalar arasında yer aldığını söyledi. "Özellikle pencere ve balkonlarda koruyucu önlemlerin alınması, çocukların yüksek alanlarda yalnız bırakılmaması hayati önem taşıyor."</p>

<p></p>

<p>Basit Önlemler Büyük</p>

<p>Kazaları Önleyebilir</p>

<p></p>

<p>Doç. Dr. Hikmet Zeytun, yaz tatilinin güvenli geçmesi için ailelere şu önerilerde bulundu:</p>

<p>Çocuklar bisiklet ve scooter kullanırken mutlaka kask, dizlik ve dirseklik takmalı.</p>

<p>Havuz ve deniz kenarında çocuklar hiçbir zaman gözetimsiz bırakılmamalı.</p>

<p>Balkon ve pencerelerde çocuk güvenlik sistemleri kullanılmalı.</p>

<p>Oyun alanları ve park ekipmanlarının güvenliği kontrol edilmeli.</p>

<p>Son olarak ailelere seslenen Doç. Dr. Hikmet Zeytun, "Yaz tatili çocukların hem eğlenmesi hem de gelişimi açısından çok değerli bir dönemdir. Ancak birkaç dakikalık ihmal, uzun süren tedavilere neden olabilir. Çocuklarımızın güvenliğini sağlayacak küçük önlemler sayesinde birçok ciddi kazanın önüne geçebiliriz." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kazalar-tatilde-zirve-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/18-agustos/scooter-kazalari.jpg" type="image/jpeg" length="43546"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Su tüketimini mutlaka artırın’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/su-tuketimini-mutlaka-artirin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/su-tuketimini-mutlaka-artirin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aşırı sıcaklar ve yüksek nem özellikle de kalp ve damar sağlığı üzerinde çok ciddi riskler oluşturuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kardiyoloji Uzmanı Dr. Doğaç Çağlar Gürbüz, aşırı sıcakların sıvı ve mineral kaybının yanı sıra, damarlarda genişlemeye neden olduğunu, bu durumun da kan basıncında ani düşüşlere veya dalgalanmalara zemin hazırladığını söylüyor. Ülkemizde her 3 erişkinden birinin hipertansiyon hastası olduğunu belirten Dr. Gürbüz “Ancak daha da tehlikelisi, henüz teşhis almamış ve tansiyon hastası olduğunun farkında bile olmayan devasa bir kitle bulunuyor. Hipertansiyonun ‘sessiz katil’ olarak adlandırılmasının temel nedeni de budur. Özellikle bu aşırı sıcaklarda kan basıncı kontrolünün ihmal edilmesi; bayılma, ritim bozuklukları, böbrek yetmezliği, kalp krizi ve hatta felç gibi hayati sorunlara yol açabiliyor” diyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Doğaç Çağlar Gürbüz, aşırı sıcaklarda hipertansiyon hastalarına 10 kritik yaz önerisinde bulundu, önemli mesajlar verdi.</p>

<p>Terlemeyle vücuttan ciddi oranda su ve sodyum, potasyum gibi hayati mineraller atılır. Bu sıvı kaybı, kanın akışkanlığının azalmasına ve kalbin kanı pompalarken daha fazla yorulmasına neden olur. Tansiyon hastalarının, susamayı beklemeden gün içinde yeterli sıvı (2,5 - 3 litre) tüketmesi büyük önem taşır. Ancak kalp yetmezliği ya da böbrek hastalığı gibi rahatsızlığınız varsa mutlaka hekiminize danışarak belirlemelisiniz.</p>

<p></p>

<p>İdrar söktürücü (diüretik)</p>

<p>ilaçlara dikkat edin</p>

<p></p>

<p>Hipertansiyon tedavisinde sıklıkla kullanılan idrar söktürücü ilaçlar, vücuttan su ve tuz atılımını artırarak kan basıncını düşürür. Yaz aylarında terlemeyle zaten fazla miktarda sıvı kaybedildiği için, bu ilaçların dozu bazen fazla gelebilir ve tansiyonun tehlikeli seviyelere düşmesine (hipotansiyon) yol açabilir. İlaçlarınızı mutlaka kardiyoloğunuza başvurarak yaz dozu ayarlaması talep etmelisiniz.</p>

<p></p>

<p>11:00-16:00 arası</p>

<p>mümkünse dışarı çıkmayın</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Kardiyoloji Uzmanı Dr. Gürbüz “Güneş ışınlarının yeryüzüne en dik açıyla geldiği 11:00-16:00 saatleri arası, tansiyon hastaları için günün en tehlikeli zaman dilimidir. Bu saatlerde doğrudan güneşe maruz kalmak, damarlarda ani ve aşırı genişlemeye sebep olarak kan basıncını hızla düşürebilir ve sıcak çarpması riskini artırır. Dışarı çıkmanız zorunluysa, mutlaka gölgeli alanları tercih etmeli, geniş kenarlı şapkalar kullanmalı ve dışarıdaki işlerinizi sabahın erken saatlerine veya akşamüstü serinliğine ertelemelisiniz” diyor.</p>

<p></p>

<p>Beslenmenizi hafifletin</p>

<p>Akdeniz diyetine geçin</p>

<p></p>

<p>Sıcak havalarda ağır, yağlı, kızartma türü ve aşırı tuzlu yemekler tüketmek, sindirim sistemini zorlarken kalbin iş yükünü de ciddi şekilde artırır. Tuz tüketiminin kısıtlanması, hipertansiyon yönetiminin olmazsa olmazıdır. Yaz aylarında zeytinyağlı yemekler, bol posalı sebzeler, taze meyveler ve hafif ızgaralardan oluşan Akdeniz tipi beslenme tarzı benimsenmelidir. Mideyi çok doldurmadan, az az ve sık sık yemek yemek tansiyon dalgalanmalarının önüne geçecektir.</p>

<p></p>

<p>Soğuk duştan kesinlikle kaçının</p>

<p></p>

<p>Dr. Doğaç Çağlar Gürbüz “Serinlemek amacıyla doğrudan buz gibi suyun altına girmek, damarlarda ani bir büzüşmeye (vazokonstriksiyon) neden olur. Bu ani damar daralması, kan basıncının saniyeler içinde fırlamasına ve kalbe giden kan akışının bozulmasına yol açarak kalp krizini tetikleyebilir. Tansiyon hastaları serinlemek için mutlaka ılık suyla duş almalı, vücudu yavaş yavaş suya alıştırarak şok etkisinden tamamen uzak durmalıdır” diyor.</p>

<p></p>

<p>Klimalı ortamlara geçişte</p>

<p>vücudunuzu koruyun</p>

<p></p>

<p>Dışarıdaki kavurucu sıcaktan, aniden çok düşük derecelere ayarlanmış klimalı buz gibi ortamlara girmek, tıpkı soğuk duş gibi damar sisteminde ani kasılmalara neden olur. Bu keskin ısı farklılıkları tansiyon ataklarına zemin hazırlar. İç mekanlardaki klima sıcaklığının 22-24 derece civarında, yani ideal oda sıcaklığında tutulması ve doğrudan klima havasına maruz kalınmaması, kan basıncının dengede kalması açısından kritik bir öneme sahiptir.</p>

<p></p>

<p>Egzersiz rutininizi</p>

<p>serin saatlere kaydırın</p>

<p></p>

<p>Düzenli fiziksel aktivite, tansiyon kontrolünde son derece faydalıdır; ancak bunun hangi saatte yapıldığı yaz aylarında hayati fark yaratır. Sıcakta yapılan egzersiz, sıvı kaybını maksimuma çıkarır ve kalbi aşırı zorlar. Bu nedenle tempolu yürüyüş, yüzme veya bisiklet gibi egzersizler için güneşin etkisini yitirdiği akşam saatleri veya sabahın erken serinliği tercih edilmelidir. Egzersiz öncesinde, sırasında ve sonrasında su içmeyi kesinlikle ihmal etmeyin.</p>

<p></p>

<p>Çay ve kahve tüketimini</p>

<p>kısıtlayın, alkolden kaçının</p>

<p></p>

<p>Yaz aylarında serinlemek veya keyif yapmak için tüketilen soğuk kahveler, koyu çaylar ve alkollü içecekler sanıldığının aksine susuzluğu gidermez; aksine vücuttan su atılımını hızlandıran idrar söktürücü etkilere sahiptir. Aynı zamanda yüksek kafein ve alkol, kalp hızını artırarak ritim bozukluklarını ve tansiyon ataklarını tetikleyebilir. Bunların yerine şekersiz ev yapımı limonatalar, maden suyu, ayran veya taze sıkılmış meyve suları gibi sağlıklı alternatifler tercih edilmelidir.</p>

<p></p>

<p>Kıyafet seçiminde dikkatli olun!</p>

<p></p>

<p>Sıcak havalarda vücudun kendi ısısını dengeleyebilmesinin en önemli yolu terin ciltten buharlaşmasıdır. Dar, sentetik veya koyu renkli kıyafetler bu doğal soğuma mekanizmasını engelleyerek vücut ısısının artmasına neden olur. Vücudu sıkmayan, hava geçirgenliği yüksek, terletmeyen pamuklu veya keten kumaşlardan yapılmış, açık renkli ve bol giysiler tercih etmek; yaz sıcaklarında vücudun termoregülasyonunu sağlayarak tansiyonu dolaylı yoldan dengede tutar.</p>

<p></p>

<p>Tansiyon ölçümlerinizi</p>

<p>ve doktor kontrollerinizi</p>

<p>ihmal etmeyin</p>

<p></p>

<p>Kardiyoloji Uzmanı Dr. Doğaç Çağlar Gürbüz “Yazın rehavetine kapılıp "kendimi iyi hissediyorum" diyerek tansiyon ölçümlerini bırakmak veya tatil sebebiyle doktor kontrollerini ertelemek büyük bir hatadır. Düzenli ölçümler yaparak değerlerinizi bir yere not etmeli ve inatçı düşüklük veya yükseklik durumlarında beklemeden kardiyoloğunuzla iletişime geçmelisiniz” diyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/su-tuketimini-mutlaka-artirin</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/18-agustos/su-tuketimini-mutlaka-artirin.jpg" type="image/jpeg" length="45145"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Beyin gereksiz bağlantıları ortadan kaldırarak bilgi işlemeyi hızlandırır’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/beyin-gereksiz-baglantilari-ortadan-kaldirarak-bilgi-islemeyi-hizlandirir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/beyin-gereksiz-baglantilari-ortadan-kaldirarak-bilgi-islemeyi-hizlandirir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beyin gelişiminin yalnızca çocukluk dönemine özgü olmadığını belirten Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, sinaptik budamanın beynin daha verimli çalışmasını sağlayan doğal bir süreç olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p> Özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde yoğunlaşan ve bu süreçte kullanılan sinir bağlantılarının güçlendiğini, kullanılmayanların ise zayıfladığını dile getiren Dr. Şalçini, “Kitap okumak, yeni bir dil öğrenmek, müzikle ilgilenmek, spor yapmak ve sosyal etkileşim içinde olmak beynin kullandığı sinir ağlarını güçlendirir. Beyin, yaşam boyunca deneyimlere göre kendini yeniden düzenleyen dinamik bir yapıya sahiptir.” dedi. Kaliteli uykunun da öğrenilen bilgilerin pekiştirilmesi ve gereksiz bağlantıların ayıklanmasında önemli rol oynadığı kaydeden Dr. Şalçini, dengeli beslenme, düzenli egzersiz, zihinsel aktivite ve kaliteli uykunun beyin sağlığını desteklediğini vurguladı.</p>

<p>Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, sinaptik budamanın beynin gelişimi ve öğrenme süreçlerindeki rolü, çocukluk ve ergenlikteki önemi ve yaşam boyu beyin sağlığını destekleyen alışkanlıklarla ilişkisi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p></p>

<p>Beyinde daha fazla</p>

<p>bağlantı, daha yüksek</p>

<p>zekâ anlamına gelmiyor!</p>

<p></p>

<p>Sinaptik budamanın beynin gelişimi için vazgeçilmez bir mekanizma olduğunu dile getiren Dr. Celal Şalçini, “İnsan beyni doğumdan sonra çok sayıda sinaptik bağlantı oluşturur. Ancak bu bağlantıların tamamının korunması mümkün değildir. Beyin, kullanılmayan veya işlevsel olmayan bağlantıları zamanla ortadan kaldırarak daha güçlü ve daha verimli sinir ağları oluşturur. Sinaptik budama olarak adlandırılan bu süreç, sağlıklı beyin gelişiminin doğal ve gerekli bir parçasıdır.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Sinaptik budamanın yanlış anlaşılan bir konu olduğuna dikkat çeken Dr. Şalçini, “Toplumda daha fazla sinir bağlantısının daha yüksek zeka anlamına geldiği yönünde yaygın bir inanış var. Oysa önemli olan bağlantıların sayısı değil, etkinliğidir. Beyin gereksiz bağlantıları ortadan kaldırarak bilgi işlemeyi hızlandırır, dikkatin odaklanmasını kolaylaştırır ve öğrenmeyi daha verimli hale getirir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>İlk yıllar ve ergenlik</p>

<p>kritik dönemler!</p>

<p></p>

<p>Sinaptik budamanın özellikle yaşamın ilk yıllarında ve ergenlik döneminde yoğunlaştığını vurgulayan Dr. Şalçini, “Bebeklik döneminde beyin çok hızlı yeni bağlantılar oluşturur. Çocuk büyüdükçe kullanılan bağlantılar güçlenirken kullanılmayanlar elenir.” dedi.</p>

<p>Ergenlikte ise beynin özellikle planlama, dikkat ve karar verme gibi işlevlerden sorumlu ön bölgesinin yeniden şekillendiğini dile getiren Dr. Şalçini, bu nedenle çocukluk ve ergenlik dönemindeki deneyimlerin, beynin gelişiminde kalıcı izler bıraktığını aktardı.</p>

<p></p>

<p>Kullanılmayan sinir ağları</p>

<p>zamanla zayıflıyor!</p>

<p></p>

<p>Öğrenmenin sinaptik bağlantılar üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirten Dr. Celal Şalçini, şöyle devam etti:</p>

<p>“Kitap okumak, yeni bir dil öğrenmek, müzikle ilgilenmek, spor yapmak ve sosyal etkileşim içinde olmak beynin kullandığı sinir ağlarını güçlendirir. Kullanılmayan bağlantılar ise zamanla zayıflar. Beyin, yaşam boyunca deneyimlere göre kendini yeniden düzenleyen dinamik bir yapıya sahiptir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Kaliteli uyku beyin</p>

<p>için bir bakım süreci!</p>

<p></p>

<p>Uyku ile sinaptik budama arasındaki ilişkiye değinen Dr. Şalçini, “Uyku yalnızca dinlenme zamanı değildir. Beyin uyku sırasında gün içinde öğrenilen bilgileri değerlendirir, önemli olanları pekiştirirken gereksiz olanları ayıklar. Özellikle çocuklar ve ergenler için yeterli ve kaliteli uyku, sağlıklı beyin gelişiminin temel unsurlarından biridir.” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>Sağlıklı yaşam alışkanlıkları</p>

<p>beyin gelişimini destekliyor!</p>

<p></p>

<p>Dengeli beslenme ve fiziksel aktivitenin de önemli olduğuna işaret eden Dr. Şalçini, “Omega-3 açısından zengin beslenme, düzenli egzersiz, kaliteli uyku ve zihinsel olarak aktif kalmak, beynin sağlıklı işleyişini destekleyen yaşam alışkanlıklarıdır. Bu faktörler sinir hücrelerinin iletişimini güçlendirerek bilişsel fonksiyonların korunmasına katkı sağlayabilir.” açıklamasını yaptı.</p>

<p></p>

<p>Sinaptik budamadaki</p>

<p>farklılıklar bazı nörogelişimsel</p>

<p>hastalıklarla ilişkili olabilir!</p>

<p></p>

<p>Sinaptik budamanın bazı nörogelişimsel hastalıklarla ilişkisini inceleyen çalışmaların sürdüğü bilgisini veren Dr. Celal Şalçini, “Bilimsel araştırmalar, sinaptik budama süreçlerindeki farklılıkların otizm spektrum bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ile şizofreni gibi bazı hastalıklarla ilişkili olabileceğini gösteriyor.” dedi.</p>

<p>Dr. Şalçini, ancak bu hastalıkların tek bir nedene bağlı olmadığını, genetik ve çevresel birçok faktörün birlikte rol oynadığını hatırlattı.</p>

<p></p>

<p>Beyin yaşam boyu</p>

<p>değişmeye devam ediyor!</p>

<p></p>

<p>Beynin gelişiminin çocuklukla sınırlı olmadığının altını çizen Dr. Celal Şalçini, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Eskiden erişkin beyninin değişmediği düşünülüyordu. Günümüzde ise beynin yaşam boyunca yeni bağlantılar kurabildiğini ve kullanılmayan bağlantıları yeniden düzenleyebildiğini biliyoruz. Bu nedenle öğrenmenin yaşı yoktur. Yeni beceriler kazanmak, zihinsel olarak aktif kalmak ve sosyal yaşamın içinde olmak beyin sağlığını destekleyen önemli alışkanlıklardır.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/beyin-gereksiz-baglantilari-ortadan-kaldirarak-bilgi-islemeyi-hizlandirir</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/18-agustos/beyin-gereksiz-baglantilari-ortadan-kaldirarak-bilgi-islemeyi-hizlandirir.jpg" type="image/jpeg" length="99825"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kres-seciminde-sadece-gosterisli-siniflara-bakmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kres-seciminde-sadece-gosterisli-siniflara-bakmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Okul öncesi eğitim döneminin yaklaşmasıyla birlikte çocukları için kreş ve anaokulu arayışına giren ailelere önemli uyarılarda bulunan Çocuk Gelişimi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, okulun fiziksel imkânlarından önce çocuğun gelişimsel ve psikolojik ihtiyaçlarının dikkate alınması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Öğretmen kadrosunun sürekliliği, sınıf mevcudu, çocuk başına düşen yetişkin sayısı, uyum programı, psikolojik danışmanlık hizmeti, güvenlik, beslenme ve uyku düzeninin okul seçiminde temel kriterler arasında yer aldığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, “En gösterişli imkânlardan çok, çocuğun kendini güvende ve görülür hissettiği bir ortam arayın. Bunun ipuçları genellikle küçük detaylarda gizlidir.” dedi.</p>

<p>Çocuk Gelişimi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, yeni eğitim dönemi öncesinde kreş ve anaokulu seçerken ailelerin dikkat etmesi gereken noktaları değerlendirdi.</p>

<p></p>

<p>Kreş seçimi yalnızca</p>

<p>“hangi okul daha iyi?”</p>

<p>sorusundan ibaret değil</p>

<p></p>

<p>Okul öncesi eğitim döneminin yaklaşmasıyla birlikte ailelerin yoğun bir kreş ve anaokulu arayışına girdiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, “Okul öncesi eğitim dönemi yaklaşırken binlerce aile, çocukları için doğru kreş ve anaokulu bulma arayışına girdi. Bu karar da çocuğun ilerideki okul deneyimi ve duygusal gelişimini doğrudan etkilediği için daha da önemli hale gelmektedir. Fakat bu süreçte veliler sıklıkla fiziksel imkanlara ve gösterişli donanıma odaklanmakta, oysa asıl belirleyici faktör çocuğun okula uyumunu etkileyecek gelişimsel ve psikolojik faktörler olmaktadır.” dedi.</p>

<p>Ailelerin karar verirken kurumun fiziksel özelliklerinin ötesine bakması gerektiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, “Aileler bir kurumu ziyaret ettiğinde genellikle bahçenin büyüklüğüne, sınıfların dekorasyonuna bakıyor. Elbette bunlar önemli, ama asıl sorulması gereken sorular çok daha temel: Öğretmen kadrosu ne kadar sık değişiyor? Sınıfta bir çocuğa gerçekten ne kadar zaman ayrılabiliyor? Sınıf mevcudu ne düzeyde oluyor? Çocuğun okula uyumunu kolaylaştıracak bir oryantasyon programı uygulanıyor mu? Çocuk burada kendini güvende hissedecek mi?” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Okul eve yakın olmalı</p>

<p></p>

<p>Dr. Kadıoğlu, ailelerin öncelikle bakması gerekenleri şöyle sıraladı:</p>

<p>“Okul saatleri ve okul-ev arası mesafe; Çocuğun günlük ritmini bozmayacak, aşırı erken kalkış veya uzun yol gerektirmeyen bir düzen tercih edilmeli.</p>

<p>Sınıf mevcudu; Küçük sınıflar, öğretmenin her çocuğu yakından tanımasını ve olası gelişimsel sorunları erken fark etmesini sağlar.</p>

<p>Eğitim kadrosunun değişim oranı; Küçük çocuklar güven bağı kurdukları yetişkinin sürekliliğine ihtiyaç duyar; sık öğretmen değişimi kaygı ve uyum sorunlarını artırabilir. Özellikle 0-3 yaş arasında bakım ve eğitim verenin değişmemesi önemli hale geliyor. 4-5 yaş itibariyle çocuklar için bu değişiklik daha tolere edilebilir hale gelebilir. Sanatsal ve sportif faaliyetler, Spor, resim, müzik, tiyatro, seramik gibi etkinlikler; motor beceri, duygu ifadesi ve sosyal beceri gelişiminin ayrılmaz bir parçasıdır.</p>

<p>Güvenlik önlemleri; Güvenliğin bulunması, giriş-çıkış kontrolü, kamera sistemi ve ilk yardım eğitimli personel bulunup bulunmadığı incelenmeli.</p>

<p>Psikolojik danışmanlık hizmeti; Okulda tam zamanlı bir rehberlik biriminin bulunması, yalnızca sorun çıktığında değil, hem oryantasyon sürecinde hem de erken tanılama ve aile rehberliği açısından da önemli.</p>

<p></p>

<p>Çocuğun günlük</p>

<p>ritmi bozulmamalı</p>

<p></p>

<p>Beslenme ve uyku düzeni; Bu yaş grubunda fiziksel ihtiyaçlar duygusal düzenlemeyle doğrudan bağlantılıdır; aç ya da uykusuz bir çocuk davranışsal olarak da zorlanacağından rutinlerin belirli olması önemli.</p>

<p>Eğitim modeli; Tek bir eğitim yaklaşımına bağlı kalmak yerine (Montessori, Orman Okulu gibi.) farklı modellerin güçlü yönlerini çocuğun ihtiyacına göre bütüncül bir şekilde harmanlayan okullar tercih edilmeli.”</p>

<p></p>

<p>Her yaşta aynı kreş</p>

<p>kriteri geçerli değil!</p>

<p></p>

<p>Kreş ve anaokulu seçiminde en sık yapılan hatalardan birinin bütün yaş gruplarını aynı kriterlerle değerlendirmek olduğunu belirten Dr. Kadıoğlu, “Velilerin gözden kaçırdığı bir nokta da şu; Kreş ve anaokulu seçiminde tek bir kriter listesi her yaş için geçerli değil. 0-2 yaş aralığında en kritik unsur bakımın sıcaklığı ve sürekliliğidir. 2-4 yaş arasında çocuk evden ilk kez ayrılıyor; bu nedenle kademeli bir uyum sürecinin olup olmadığı sorulmalı. 4-6 yaşta ise artık kurallara uyum, sıraya girme ve kendi ihtiyacını ifade etme gibi sosyal beceriler ön plana çıkıyor.” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Sınıf mevcutlarında</p>

<p>yasal sınır ne?</p>

<p></p>

<p>Türkiye'de Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okul öncesi kurumlarında sınıf mevcudu üst sınırının 20 öğrenci olarak belirlendiğini kaydeden Dr. Kadıoğlu, “Ancak bu bir üst sınır, ideal bir hedef değil. Uluslararası uzman kuruluşların önerileri, yaş küçüldükçe grup büyüklüğünün de küçülmesi gerektiğini gösteriyor. Buna göre bebeklik döneminde 6-8 çocuğa karşılık birden fazla yetişkin bulunması önerilirken, 4-5 yaşta bu sayı 16-20 çocuğa kadar esneyebiliyor. Aileler bir kurumu değerlendirirken sadece kağıt üzerindeki yasal sınırı değil, o sınıfta fiilen kaç yetişkinin görev yaptığını sormalı. Küçük yaşta çocuk ne kadar bireysel ilgiye ihtiyaç duyuyorsa, grup o kadar küçük olmalı ve sınıf öğretmeninin yanında mutlaka bir yardımcı öğretmen bulunmalı.” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>Okul yönetimine sorulması</p>

<p>gereken sorular ne?</p>

<p></p>

<p>Dr. Kadıoğlu, veli görüşmelerinde sorulması önerilen somut soruları da “Öğretmen değişim oranınız nedir, son iki yılda kadroda kaç değişiklik oldu? Yeni başlayan çocuklar için kademeli bir uyum (adaptasyon-oryantasyon) programınız var mı, ne kadar sürüyor? Bir çocuk ağladığında veya öfke nöbeti geçirdiğinde nasıl bir yaklaşım izleniyor? Okulda tam zamanlı rehberlik birimi var mı, ailelerle ne sıklıkla görüşme yapılıyor? Giriş-çıkış kontrolü ve kamera sistemi nasıl işliyor, personelde ilk yardım eğitimi var mı, dolaplar sabitlenmiş mi? Uyku ve beslenme saatleri sabit mi, alerji veya özel durumlar nasıl takip ediliyor? Ailelerle günlük veya haftalık bilgi paylaşımı nasıl yapılıyor?” şeklinde dile getirdi.</p>

<p></p>

<p>Gösterişten çok küçük</p>

<p>detaylara bakılmalı</p>

<p></p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, sözlerini “Aslında en gösterişli imkanlardan çok, çocuğun kendini güvende ve görülür hissettiği bir ortam arayın. Bunun ipuçları da genelde küçük detaylarda gizlidir.” şeklinde tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kres-seciminde-sadece-gosterisli-siniflara-bakmayin</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 14:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/18-agustos/kres-seciminde-sadece-gosterisli-siniflara-bakmayin.jpg" type="image/jpeg" length="46707"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Okul başarısı tek ölçüt değil’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/okul-basarisi-tek-olcut-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/okul-basarisi-tek-olcut-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim Danışmanı ve Sosyolog Barış Balcı, Penguen Kitabevi’nde düzenlenen “Akademik Başarıda Anne Baba Tutumları” söyleşisinde, çocukların akademik başarısında aile tutumlarının önemine dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Velilerin yoğun ilgi gösterdiği söyleşide Balcı; ders çalışma baskısından teknoloji kullanımına, sorumluluk vermekten çocuklara rol model olmaya kadar birçok konuda velilere önerilerde bulundu.</p>

<p>Eğitim Danışmanı ve Sosyolog Barış Balcı, Penguen Kitabevi’nde “Akademik Başarıda Anne Baba Tutumları” başlıklı söyleşi gerçekleştirdi. Velilerin yoğun ilgi gösterdiği programda Balcı, akademik başarının yalnızca ders ve sınav sonuçlarından ibaret olmadığını belirterek, çocukların sosyal, duygusal ve günlük yaşam becerilerinin de desteklenmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p></p>

<p>“Sürekli ders çalış</p>

<p>demek işe yaramıyor”</p>

<p></p>

<p>Çocuklara anne babalarının en çok hangi davranışlarından şikâyet ettikleri sorulduğunda; “ders çalış” baskısı, fazla müdahale, teknoloji yasakları ve başka çocuklarla kıyaslanmanın öne çıktığını belirten Balcı, sürekli ders çalışma telkininin ters tepebileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Balcı, “Bulaşık makinesi çalışmıyorsa düğmesine tekrar tekrar basıp ‘çalış’ demenin bir faydası yok. Bunun gibi velilerin öğrencilere baskı uygulayıp sürekli ‘ders çalış’ demesi de işe yaramayacaktır. Hatta ters tepki de gösterebilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu tür sorunların önüne geçebilmek için çalışma alışkanlığının küçük yaşlardan itibaren kazandırılması gerektiğini belirten Balcı; düzenli ders tekrarı, kitap okuma ve sorumluluk alma alışkanlıklarının çocukların gelişiminde önemli olduğunu söyledi.</p>

<p></p>

<p>“Çocuk kendi</p>

<p>sorumluluklarını</p>

<p>yerine getirmeli”</p>

<p></p>

<p>Çocukların kendi yapmaları gereken işleri kendilerinin yapmasının problem çözme becerilerini geliştirdiğini ifade eden Balcı, anne babaların çocuklarının yerine her işi yapmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Çocuğun zorluklarla karşılaşmasının ve kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenmesinin önemli olduğunu belirten Balcı, “Birçok şeyi çocuğun yerine anne baba yaptığı zaman çocuk o rahata ve konfora alışıyor. Daha sonra zorluklarla karşılaştığında bocalayabiliyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Balcı, çocuğun odasını toplamak gibi günlük sorumlulukların da çocuğa bırakılması gerektiğini belirterek, anne babaların bu süreçte sabırlı olması gerektiğini vurguladı.</p>

<p></p>

<p>“Çocuklar söylediklerinizi</p>

<p>değil, gördüklerini yapar”</p>

<p></p>

<p>Söyleşide anne babaların çocuklar için rol model olmasının önemine de dikkat çekildi. Balcı, “Çocuklar söyleneni değil, gördüklerini yaparlar” diyerek, anne babaların kendi davranışlarıyla çocuklarına örnek olması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Kitap okuyan anne babaların çocuklarında da kitaba yönelik ilginin gelişebileceğini belirten Balcı, telefonla aşırı ilgilenmeyen ebeveynlerin çocuklarına da bu konuda olumlu örnek olabileceğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>Evde kurallar ve</p>

<p>tutarlı tutum önemli</p>

<p></p>

<p>Evde net kurallar ve sınırların bulunmasının çocukların sorumluluk bilincinin gelişmesi açısından önemli olduğunu belirten Balcı, anne babaların ortak ve tutarlı bir tutum sergilemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Çocukların yatış ve kalkış saatlerinin düzenli olması, kitap okuması, ders tekrarı yapması, kendi yatağını toplaması, okul çantasını hazırlaması, yemekten önce ellerini yıkaması ve yemekten sonra dişlerini fırçalaması gibi alışkanlıkların küçük yaşlardan itibaren kazandırılmasının ilerleyen yaşlarda da fayda sağlayacağını belirtti.</p>

<p>Teknoloji kullanımında da sınırların belirlenmesi gerektiğini ifade eden Balcı, günlük teknoloji kullanımının iki saati aşmasının çocuklar açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>“Sağlıklı iletişim dozunda</p>

<p>kullanılan ilaç gibidir”</p>

<p></p>

<p>Balcı, çocuklarla iletişimde doğru mesafenin kurulmasının önemine dikkat çekerek, bunu kirpi ailesi üzerinden anlattı. Kirpilerin birbirlerine fazla yaklaştıklarında dikenleri nedeniyle canlarının acıdığını ve uzaklaştıklarını belirten Balcı, tekrar yaklaştıklarında aynı durumla karşılaştıklarını, sonunda ise birbirlerini incitmeyecekleri uygun mesafeyi öğrendiklerini ifade etti.</p>

<p>Çocuklarla iletişimde beden dilinin de en az kullanılan kelimeler kadar önemli olduğunu vurgulayan Balcı, velilere çocuklarıyla konuşurken göz teması kurmaları, gülümsemeleri ve onları dikkatle dinlemeleri önerisinde bulundu.</p>

<p></p>

<p>“Kaya gibi değil, saz</p>

<p>gibi esnek olun”</p>

<p></p>

<p>Anne babaların çocuklarına karşı esnek davranmasının da önem taşıdığını belirten Balcı, “Kaya gibi sert olmaktansa suyun akışına göre hareket eden sazlar gibi esnek olmak gerekiyor” dedi.</p>

<p>Ebeveynlerin çocukların gelişim dönemlerini ve değişen ihtiyaçlarını dikkate alarak tutumlarını gerektiğinde yeniden değerlendirmeleri gerektiğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p>“Okul ve sınav başarısı</p>

<p>tek ölçüt olmamalı”</p>

<p></p>

<p>Çocukların yalnızca sınav ve okul başarıları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Balcı, her çocuğun farklı özelliklere ve yeteneklere sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>Çocukların sosyal becerileri, iletişim gücü, problem çözme yeteneği, duygusal zekâsı, öz yönetim ve karar verme becerileri ile dayanıklılıklarının da dikkate alınması gerektiğini belirten Balcı, “Her biri parmak izi gibi birbirinden ayrı ve biricik. Onların iyi oldukları alanlara ve becerilerine odaklanmamız, olumlu yönlerini daha fazla görmemiz gerekiyor” dedi.</p>

<p></p>

<p>“Bütün kararları</p>

<p>çocuklara bırakmayın”</p>

<p></p>

<p>Çocukların spor ve sanat etkinliklerine yönlendirilmesini, bir enstrüman çalmalarının veya bir spor dalıyla ilgilenmelerinin desteklenmesini öneren Balcı, bazı durumlarda karar verme sürecinde ebeveynlerin daha aktif olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Çocukların her zaman doğru tercihi yapamayabileceğine dikkat çeken Balcı, anne babaların kendi deneyimlerinden yararlanarak çocuklarına rehberlik etmelerinin önemine değindi.</p>

<p>Çocukların her istediklerinin yapılmasının da doğru olmadığını belirten Balcı, çocukların anne babalarının yanı sıra öğretmenleri ve güvendikleri diğer yetişkinlerin deneyimlerinden faydalanmasının, kendilerini bulma süreçlerine katkı sağlayacağını ifade etti.</p>

<p></p>

<p>“Çocuğunuzu koşulsuz sevin”</p>

<p></p>

<p>Balcı, çocukların yalnızca maddi ihtiyaçlarının karşılanmasının yeterli olmadığını belirterek, sevgi ve saygının da çocukların gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne babasının sevgisini ve desteğini arkasında hisseden çocukların akademik süreçte daha özgüvenli olabildiğini ifade eden Balcı, çocukların koşulsuz sevildiklerini bilmelerinin önemine dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p>Yaz aylarında iş deneyimi önerisi</p>

<p></p>

<p>Söyleşide çocukların yaz aylarında yaşlarına uygun işlerde küçük de olsa sorumluluk almalarının sağlayabileceği kazanımlara da değinen Balcı, para alışverişi yapmak, insanlarla iletişim kurmak ve kendi emeğinin karşılığını kazanmak gibi deneyimlerin çocukların ileride gerçek iş hayatına uyum sağlamalarına katkıda bulunabileceğini belirtti.</p>

<p>Sağlık kontrollerine dikkat çekti</p>

<p>Çocukların akademik başarısında sağlık durumunun da göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Balcı, özellikle görme sorunlarının okul başarısını etkileyebileceğine dikkat çekti. Çocukların düzenli sağlık kontrollerinin yapılmasını öneren Balcı, gerekli durumlarda aile hekimi değerlendirmesiyle kan tahlilleri yapılarak B12, D Vitamini gibi değerlerinin takip edilmesinin önemine değindi.</p>

<p>Leyla Balcı kendi</p>

<p>deneyimlerini paylaştı</p>

<p>Etkinlikte Barış Balcı’nın eşi Aile Danışmanı Leyla Balcı da, kendi çocuklarının gelişim sürecindeki deneyimlerini katılımcı velilerle paylaştı. Çocukları baskılamadan onlara sevgi ve hoşgörü ile yaklaşılmasını önerdi.</p>

<p>Söyleşi, velilerin soruları ve Barış Balcı’nın değerlendirmeleriyle sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/okul-basarisi-tek-olcut-degil</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/18-agustos/okul-basarisi-tek-olcut-degil2.JPG" type="image/jpeg" length="44494"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Asfalt çalışması sürüyor]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/asfalt-calismasi-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/asfalt-calismasi-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin, Araban’da Yeni Altıntaş Mahallesi'nde sıcak asfalt serim çalışması sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Araban ilçesinde ulaşım altyapısını güçlendirmek amacıyla önemli çalışmalar yürüten Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, İlçenin en eski mahallesi olan Yeni Altıntaş Mahallesi'nde sıcak asfalt çalışmalarını sürdürüyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı ekipleri ilçe merkezindeki tüm caddelerde sıcak asfalt serim çalışmalarının da büyük bölümünü tamamladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni Altıntaş Mahallesi Muhtarı Kemal Küpe, verilen hizmetlerin mahalle sakinleri tarafından memnuniyetle karşılandığını ifade ederek, ’’Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı ekiplerinin yürüttüğü çalışmalar neticesinde, mahallemizin caddeleri sıcak asfalt ile kaplandı. Bu sayede ulaşım daha güvenli ve konforlu hale gelecek. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından ilçe merkezinde başlatarak sürdürdüğü hizmet seferberliği tamamlandığında, tüm caddeler sıcak asfaltla kaplanacak ve sokaklar kilitli parke taşlarıyla döşenerek modern bir ulaşım ağı oluşturulacak’’ şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/asfalt-calismasi-suruyor</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 14:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/18-agustos/ekran-resmi-2026-08-17-145248.png" type="image/jpeg" length="18089"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Hedefim, Dünya Şampiyonası'nda madalya kazanmak’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/hedefim-dunya-sampiyonasinda-madalya-kazanmak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/hedefim-dunya-sampiyonasinda-madalya-kazanmak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te kuzenini gitar kursuna getirdiği sırada yanlış binaya giren 22 yaşındaki Osman Ertürk, Tekvando hocasının yönlendirmesiyle katıldığı sporda paralimpik alanda Avrupa şampiyonu oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep'te yaşayan ve doğuştan bir kolunda engeli olan 22 yaşındaki Osman Ertürk, kuzenini gitar kursuna götürmek için çıktığı yolda yanlış binaya girince hayatı değişti. Binada karşılaştığı hocasının kendisini kursa katılmaya ikna etmesiyle başlayan bu öykü, Avrupa başarısıyla taçlandı. İlk başta kursa katılma konusunda tereddüt yaşayan Ertürk, hocasının ısrarı üzerine tekvando kursuna yazılarak antrenmanlara başladı. Kısa sürede spora olan yeteneği ve azmiyle dikkat çeken Ertürk, çalışmalarını aralıksız sürdürdü. Antrenmanlarda gösterdiği performansla kendisini geliştiren Ertürk, Avrupa Şampiyonası'nda rakiplerini geride bırakarak Avrupa şampiyonu oldu.</p>

<p></p>

<p>"Yanlış binaya girdim</p>

<p>antrenörümün önerisi</p>

<p>üzerine tekvandoya</p>

<p>kaydoldum"</p>

<p></p>

<p>Tekvandoya başlama serüvenini anlatan Osman Ertürk, yanlış girdiği binada hocasının tavsiyesi üzerine başladığını belirterek, "Para Tekvando sporu yapıyorum. Spora 2017 yılında yaz kursu zamanında kuzenimi gitar kursuna kaydetmek için getirdiğimizde dışarıdan hocamın beni görüp çağırması üzerine başladım. Gitar kursuna yazılmak istediğinde yanlış binaya gelmiştik. Ondan dolayı spor binasında antrenörüm beni görüyor ve çağırıyor. Para tekvandonun hakkında bilgi vererek gel para tekvando sporu yap dedi. Ben de bu durumu ailemle konuşmam gerektiğini söyledim. Yaklaşık bir hafta karar verme süreci oldu. Tekvando yapabilir miyim, yapamaz mıyım diye düşündüm ve sonunda yapmaya karar verdim. O günden bugüne 9 yıldır para tekvando yapıyorum" dedi.</p>

<p></p>

<p>"Paralimpik alanda</p>

<p>birçok başarım var"</p>

<p></p>

<p>Para tekvandoda Avrupa şampiyonluğuna kadar birçok başarıya imza attığını söyleyen Ertürk, bir sonraki hedefinin 2028 olimpiyatlarına katılmak olduğunu söyledi.</p>

<p>Osman Ertürk, "Birçok başarılarım var. Uluslararası başarılarım var. Türkiye ikinciliğim var, Türkiye üçüncülüğüm var. Milli takım seçimlerinde şampiyonluklarım var. Uluslararası maçlarda ise Avrupa Para Gençlik Oyunlarında şampiyon oldum ve 2026 yılında Almanya'da yapılan Avrupa Şampiyonası'nda üçüncülük elde ettim. Şimdiki hedefim ise bu sene yapacak olan Dünya Şampiyonası'nda madalya kazanabilmek ve uzun vadedeki hedefim 2028 Olimpiyatlarına katılıp orada da dövüşebilmek" dedi.</p>

<p></p>

<p>"Osman'ı ülkemizi en iyi</p>

<p>şekilde temsil edecek</p>

<p>seviyeye getireceğiz"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Öğrencisi Osman'ı olimpiyatlara hazırladığını söyleyen Nurullah Celep, "Yaz okulunda kayıt aldığımız esnada Osman yanlışlıkla salona geliyor. Salonun ön tarafında gitar kursu olup olmadığıyla alakalı öğrenmek için geldiğinde tesadüf üzerine tanışıyoruz. O tanışmanın devamında para tekvandoya sporcu olarak başlıyor. Yaklaşık 2017'den bu zamana kadar yanımızda çalışmalara da devam ediyor. Amacımız Osman'ı, ilimizi, ülkemizi en iyi şekilde temsil edecek seviyeye getirip olimpiyatta, dünya şampiyonasında, Avrupa şampiyonlarında madalya alacak seviyeye getirmek" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/hedefim-dunya-sampiyonasinda-madalya-kazanmak</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/18-agustos/ekran-resmi-2026-08-17-145243.png" type="image/jpeg" length="14869"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Kentin teknoloji tercihi değişti’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/kentin-teknoloji-tercihi-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/kentin-teknoloji-tercihi-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MediaMarkt Türkiye’nin temmuz ayına ilişkin şehir bazlı satış verileri, yaz sıcaklarının teknoloji alışverişlerine de yansıdığını ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye genelinde akıllı telefonlar zirvedeki yerini korurken, Gaziantep’in de aralarında bulunduğu birçok kentte pervane ve kule tipi vantilatörler en çok tercih edilen ilk üç ürün arasında yer aldı.</p>

<p>Yaz aylarının etkisini artırdığı temmuz ayında teknoloji ürünlerine yönelik tüketici tercihleri de bölgesel ihtiyaçlara göre şekillendi. MediaMarkt Türkiye’nin şehir bazlı satış verilerine göre, Türkiye genelinde teknoloji alışverişlerinde akıllı telefonlar en fazla tercih edilen ürün olmaya devam etti.</p>

<p>Akıllı telefonların ardından kulaklıklar ve buharlı ütüler öne çıkarken, sıcaklıkların yüksek seyrettiği kentlerde serinleme ihtiyacına yönelik ürünlere olan talep dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p>Akıllı telefonlar</p>

<p>zirveyi bırakmadı</p>

<p></p>

<p>Temmuz ayı satış verilerinde akıllı telefonlar Türkiye genelinde şehirlerin en çok tercih ettiği teknolojik ürün kategorilerinin başında geldi.</p>

<p>Şehir bazında adetsel olarak en fazla satılan ilk üç ürün incelendiğinde akıllı telefonların açık ara öne çıktığı görülürken, kulaklıklar ve buharlı ütüler de listenin üst sıralarında yer aldı.</p>

<p>Tablet, tablet kalemi ve hafıza kartı gibi ürünlerin de birçok şehirde yüksek satış rakamlarına ulaşması, tüketicilerin yalnızca akıllı telefonlara değil, mobil deneyimi tamamlayan teknoloji ürünlerine de yoğun ilgi gösterdiğini ortaya koydu.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep’te sıcak</p>

<p>havalar tercihlere yansıdı</p>

<p></p>

<p>Temmuz ayında yüksek sıcaklıkların etkili olduğu Gaziantep’te ise teknoloji alışverişlerinde serinleme ihtiyacının belirleyici olduğu görüldü.</p>

<p>Gaziantep’in yanı sıra Aydın, Tekirdağ ve Diyarbakır gibi birçok kentte pervane ve kule tipi vantilatörler, şehir bazında en çok satılan ilk üç ürün arasında yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle yaz sıcaklarının etkisini yoğun şekilde hissettirdiği bölgelerde tüketicilerin teknoloji alışverişlerinde mevsimsel ihtiyaçlarını önceliklendirmesi dikkat çekti. Böylece vantilatörler, akıllı telefon ve diğer teknoloji ürünlerinin yanı sıra temmuz ayının öne çıkan ürünleri arasında kendisine yer buldu.</p>

<p></p>

<p>Bölgesel ihtiyaçlar satış</p>

<p>listelerini değiştirdi</p>

<p></p>

<p>MediaMarkt Türkiye’nin şehir bazlı verileri, Türkiye genelindeki teknoloji alışverişlerinde ortak tercihlerin yanı sıra bölgesel farklılıkların da belirgin olduğunu ortaya koydu.</p>

<p>Antalya’da kulaklıkların öne çıkması dikkat çekerken, sıcak hava koşullarının daha fazla hissedildiği kentlerde vantilatörlerin üst sıralara yükselmesi, tüketici ihtiyaçlarının satışlara doğrudan yansıdığını gösterdi.</p>

<p>Bazı şehirlerde ise tost makineleri, su sebilleri, akım korumalı prizler ve şarjlı diş fırçaları gibi farklı ürünlerin ilk üç içerisinde yer aldığı görüldü.</p>

<p>Bu tablo, tüketicilerin teknoloji alışverişlerini yalnızca elektronik cihazlara yönelik bir ihtiyaç olarak görmediğini, günlük yaşamı kolaylaştıran ve mevsimsel ihtiyaçlara cevap veren ürünlere de yöneldiğini ortaya koydu.</p>

<p></p>

<p>Mobil ekosistem</p>

<p>ürünlerine ilgi sürüyor</p>

<p></p>

<p>Temmuz ayında akıllı telefonların zirvedeki konumunu koruması, mobil teknoloji ürünlerine olan ilginin devam ettiğini gösterirken, tabletler, tablet kalemleri ve hafıza kartlarının üst sıralarda yer alması da dikkat çekti.</p>

<p>Söz konusu ürünlere yönelik talep, tüketicilerin mobil cihaz satın alırken kullanım deneyimini destekleyecek tamamlayıcı ürünlere de yöneldiğine işaret etti.</p>

<p>Kulaklıkların da Türkiye genelinde en çok tercih edilen ürünler arasında bulunması, mobil cihazlarla birlikte kullanılan aksesuarların teknoloji alışverişlerindeki önemini koruduğunu ortaya koydu.</p>

<p></p>

<p>Sıcaklık arttı, vantilatör satışları yükseldi</p>

<p></p>

<p>Yaz aylarında hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte serinleme ihtiyacı teknoloji alışverişlerine de yansıdı. Özellikle Gaziantep, Aydın ve Diyarbakır gibi sıcak havaların etkili olduğu şehirlerde pervane ve kule tipi vantilatörlerin ilk üçte yer alması, tüketicilerin alışveriş tercihlerini hava koşullarına göre şekillendirdiğini gösterdi.</p>

<p>Temmuz verileri, teknoloji ürünlerine yönelik talebin şehirden şehre farklılaşabildiğini ortaya koyarken, tüketicilerin günlük yaşamlarını kolaylaştıran ürünlere olan ilgisinin de güçlü şekilde devam ettiğini gösterdi.</p>

<p>MediaMarkt Türkiye’nin şehir bazlı satış verileri böylece yaz döneminde Türkiye genelindeki teknoloji alışverişlerinin hem akıllı telefon merkezli ortak bir eğilim taşıdığını hem de bölgesel ihtiyaçlara göre farklılaştığını ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/kentin-teknoloji-tercihi-degisti</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/18-agustos/kentin-teknoloji-tercihi-degisti3.jpg" type="image/jpeg" length="68780"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
