<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Gaziantep İlk Haber</title>
    <link>https://www.gaziantepilkhaber.com</link>
    <description>Gaziantep Haberleri Gaziantep Son Dakika</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 06 Aug 2026 19:45:18 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SURİYE PASAJI, KAPANMAK İÇİN GÜN SAYIYOR!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/suriye-pasaji-kapanmak-icin-gun-sayiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/suriye-pasaji-kapanmak-icin-gun-sayiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir zamanlar Gaziantep’in en önemli pasajlarından biri olan Suriye Pasajı, kapanmak için gün sayıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir zamanlar Gaziantep’in en önemli pasajlarından biri olan Suriye Pasajı, kapanmak için gün sayıyor.</p>

<p><strong>30 dükkanın 24’ü kapandı</strong></p>

<p>Gaziantep halkının uğrak noktalarından biri olan tarihi Suriye Pasajı’nda in-cin top oynuyor. Toplamda 30 dükkanın bulunduğu pasajda, para kazanamayan esnaf, birer birer kepenklerini indirmek zorunda kaldı. Yıllarda içerisinde 30 dükkanın 24’ü kapandı sadece 6 dükkan faaliyet gösteriyor ama onlarda kapatmak için gün sayıyor.</p>

<p><strong>İşler yolunda gitmiyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir dönem Gaziantep halkının uğrak noktalarından biri olan çayından şekerine kadar birçok ürünün bulunduğu Tarihi Suriye Pasajı’nda, işler yolunda gitmiyor. Maliyetlerin artmasının yanı sıra satışların düşmesiyle para kazanamayan esnaf çareyi dükkanlarına kilit vurmada buldu. Pasajda bulunan esnaf ise para kazanamadıklarını dolayısıyla zaman içerisinde kendilerinin de kapatacağını belirtti.</p>

<p><strong>Pasaj, kuş uçmaz-kervan geçmez bir hale dönüştü</strong></p>

<p>Satışların kötü olmasından dert yanan esnaf, ‘’Bir zamanlar burası Gaziantep’in insanların en yoğun bulunduğu pasajlardan biriydi. İnsanlar gelir, evinin ihtiyacını alır öyle giderdi. Satışlarımız çok iyiydi. Yani o kadar insan yoğunluğu vardı ki iğne atsan yerde düşmezdi, ama işler zaman içerisinde tersine döndü. Kuş uçmaz-kervan geçmez bir hale dönüştü’’ açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Kepenkler zaman içerisinde birer birer inmeye başladı</strong></p>

<p>Kepenklerin zaman içerisinde birer birer inmeye başladığını söyleyen Esnaf, ‘’Burada toplamda 30 civarında dükkan bulunuyor. Lakin satışların gerilemesiyle hepsi zamanla tek tek kapattı. Şu anda 6 dükkan açık, 24’ü kapattı. Bizlerde kapatmamak için direniyoruz ama nereye kadar dayanacağız? Çünkü insanlarda artık nakit para yok, kredi kartıyla alışveriş yapıyor. Markete girdiğinde A’dan Z’ye her şeyini alıp ve ödemesini kredi kartıyla yapıyor’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Pasaj kültürü yavaş yavaş yok oluyor</strong><br />
<br />
Pasajın eski günlerine dönmesinin zor olduğunu vurgulayan Esnaf, ‘’Pasajımızın canlı olmasını tabi k, herkesten çok isteriz. Ama bunun için çalışmak lazım. Öncelikle boş olan dükkanların dolması ve yeniden açılması gerekiyor. Ondan sonra insanları bu pasaja yönlendirilmesi lazım. Ayrıca reklamının yapılması büyük önem arz ediyor. Buralar tarihi mekanlar. Sahip çıkılması gerekiyor. Ama görüyoruz ki pasaj kültürü yavaş yavaş yok oluyor’’ değerlendirmesinde bulundu. </p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Meral Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/suriye-pasaji-kapanmak-icin-gun-sayiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 17:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-7-agustos/ekran-resmi-2026-08-06-171511.png" type="image/jpeg" length="81582"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÇOCUK DOKTORU ALARMI!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/cocuk-doktoru-alarmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/cocuk-doktoru-alarmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genel Sağlık İş Gaziantep İl Temsilcisi Prof. Dr. Ercan Küçükosmanoğlu, Türkiye genelinde çocuk uzmanı sayısının azaldığına dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Genel Sağlık İş Gaziantep İl Temsilcisi Prof. Dr. Ercan Küçükosmanoğlu, Türkiye genelinde çocuk uzmanı sayısının azaldığına dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuk doktor sayısının azalması sıkıntı yaratacak</strong></p>

<p>Küçükosmanoğlu, ‘’Yaklaşık 3 yıldan beri Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda çocuk bölümü çok az tercih ediliyor. Buna bağlı olarak ülkemizde çocuk uzmanı sayısı git gide azalıyor. Bu da sağlık planlamasında sorun yaratacak gibi görünüyor. Çünkü ülkemizde çocuk sayısı çok yüksek. Bundan kaynaklı olarak çocuk doktor sayısının azalması sıkıntı yaratacak’’ uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>Mevcut durumda asistan sayımız işlerimizi çevirmeye yetmiyor</strong></p>

<p>Gaziantep’te de çocuk doktor sayısının yetersiz olduğuna dikkat çeken Küçükosmanoğlu, ‘’Üniversitemizde de asistan doktorlar bölümü tercih etmiyorlar. Bunun sonucunda da pek çok hizmet sunumunda sıkıntılar yaşanıyor. Şu anda şehir hastanesinde ki asistanlar ile bizim burada çalışan asistanlar arasında ücret farklılıklar ortaya bulunuyor. Dolayısıyla asistanlar şehir hastanelerini tercih ediyorlar. Mevcut durumda asistan sayımız işlerimizi çevirmeye yetmiyor. Aile hekimleri bize destek oluyorlar’’ açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Çocuk doktoru sayısının azalması ülke genelinde konuşulmaya başlandı</strong></p>

<p>Çocuk doktoru sayısının azalmasının ülke genelinde konuşulmaya başlandığını vurgulayan Küçükosmanoğlu, ‘’Çocuklar, ülkemizin geleceği. Gaziantep Üniversitesi Çocuk Sağlığı Ana Bilim Dalında 25 öğretim görevlisi bulunuyor. Bölgemizde önemli bir merkez durumundayız. Çocuk Nefroloji, Çocuk Enfeksiyon, Çocuk Yoğun Bakım, Çocuk İmmunoloji, Yeni Doğan, Çocuk Nöroloji, Çocuk Kemotolojisi ve Onkolojisi gibi bölümler. Mardin, Kahramanmaraş ve Adıyaman gibi illerden hasta geliyor. Böyle bir durumda asistan sayısının azalması anabilim dalımızı sıkıntıya sokuyor. Sağlık Bakanlığı’nın bu yönde bir denge sağlaması gerekiyor’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>5 yıl sonrasını düşünmek lazım</strong></p>

<p>‘5 yıl sonrasını düşünmek lazım’ diyen Küçükosmanoğlu, ‘’5 yıl sonra poliklinikte çalışan doktor sayısının azaldığını göreceğiz. Bu da pek çok sorunlara yol açacak. Hizmet verenlerin sayısı azalınca ne yapacağız, dışarıdan doktor mu getireceğiz? Böyle bir şey söz konusu olamaz. Sorunun çözümü aslında çok da zor değil. Şehir hastanesi ile bizim buradaki asistanların aldığı ücretler eşit hale getirilmeli ya da üniversite hastanelerinde çalışan çocuk asistanlarını daha fazla destekleyeceğiz’’ dedi.</p>

<p>Yaz ayında çocuk hastalıklarında çok bir artışın olmadığını kaydeden Küçükosmanoğlu, ‘’Yaz ayları çocuk hastalıklarının azaldığı bir dönemdir. Çünkü dışarıda hava alınca daha az hasta oluyorlar. En çok görülen ise ishal. Bu da sudan veya mikropların bulaşmasından kaynaklanıyor. Kış ayında ise çocuk hastalıkları daha çok oluyor’’ değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Gece çalışma sağlığı bozuyor</strong></p>

<p>Tıpta Uzmanlık Sınavlarında insanlarla daha az irtibata geçen bölümlerin tercih edildiğini hatırlatan Küçükosmanoğlu, ‘’İnsanlarla az muhatap olan Dermatoloji, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi ve Radyoloji gibi bölümleri tercih ediyorlar. Ayrıca kontenjanlarda da bir uyumsuzluk söz konusu. Bunun yanı sıra sağlık çalışanlarının ciddi sorunları bulunuyor. Bunlardan en önemlisi gece çalışması. Çünkü gece çalışma sağlığı bozuyor. Ama bunun karşılığı yok ve bu durum yeterince dile getirilmiyor’’ eleştirisini yaptı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Özer KARINCA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/cocuk-doktoru-alarmi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 17:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-7-agustos/ekran-resmi-2026-08-06-171434.png" type="image/jpeg" length="50719"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘MEZUN OLANLARIN BİRÇOĞU İŞ BULAMIYOR’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/mezun-olanlarin-bircogu-is-bulamiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/mezun-olanlarin-bircogu-is-bulamiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi, Diş hekimliğine 6 bin 587 kontenjan tanıdı. Her sene ise yaklaşık 7-8 bin kişi diş hekimliğinden mezun oluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi, Diş hekimliğine 6 bin 587 kontenjan tanıdı. Her sene ise yaklaşık 7-8 bin kişi diş hekimliğinden mezun oluyor. Ancak kamuda atamaların yaklaşık 500 kişi ile sınırlı olması mezun olan diş hekimlerini hem malzeme masraflarının yüksek olması hem de tecrübe eksikliği sebebiyle kendi kliniklerini açmakta zorluyor. Dolayısıyla birçok meslek grubunda olduğu gibi diş hekimliğinde işsizlik ordusu oluşmaya başladı.</p>

<p>İYİ Parti Gaziantep STK’lardan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Diş Hekimleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Tuğtekin, ‘’2026 yılı itibariyle Türk Diş Hekimleri Birliği’ne kayıtlı diş hekimi sayısı 50 bin civarında. 106 fakültede ise toplamda 64 bin öğrenci eğitim görmektedir. 5 yıl sonra ülkede ki diş hekimi sayısı 100 bin dolaylarında olacak. Mezun olanların birçoğu iş bulamıyor. Bu kadar diş hekimi nasıl istihdam edilecek. Eğer rasyonel bir şekilde ortak akılla bu konu çözüme kavuşturulmazsa kuryelik yapan diş hekimlerine rastlayacağız’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Planlamalar rasyonel akla ve istatistik bilime göre yapılmıyor</strong></p>

<p>Planlamaların rasyonel akla ve istatistik bilime göre yapılmadığını ifade eden Tuğtekin, ‘’Son verilere ve alınan kararları incelerken, bir hekim olarak mesleğimin geleceğine, bir sivil toplum temsilcisi olarak da bu ülkenin yetiştirdiği genç beyinlere üzüldüğümüzü açıkça ifade etmek isterim. Durum tam bir ‘Ali Cengiz matematiği’ hikayesine döndü. Türkiye genelinde diş hekimliği kontenjanları devlet üniversitelerinde yüzde 9 düşürülürken toplamda se kontenjanlarda yüzde 8’lik bir frene basılmış. Nihayet işsiz hekim ordusu yarattığımızın farkına varıldı, akademinin ve mesleğin kalitesini korumak adına akılcı bir adım atılıyor" diyorsunuz. Ama özel ve vakıf üniversitelerinin kontenjanları yüzde 3 artırılmış. Yani devlet ‘Yetişemiyoruz, kontenjanı kısıyoruz’ derken, kapıdan çıkartılan yığılma özel sektörün bacasından içeri sokulmuş’’ açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Gaziantep’te ‘Fakülte Enflasyonu’ kimin işine yarar?</strong></p>

<p>Tuğtekin, ‘’Tüm karmaşasın ortasında kentimizde bulunan Gaziantep İslam Bilimler Üniversitesi yeni bir Diş Hekimliği Fakültesi açılmasına karar verilmiş. Gaziantep’te ‘Fakülte Enflasyonu’ kimin işine yarar? Köklü, imkanları geniş bir Gaziantep Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültemiz var. Peki bu fakülteden mezun olan gencecik meslektaşlarım bugün ne yapıyor? Büyük kısmı diplomayı eline aldığı gün derin bir işsizlik kaygısıyla baş başa kalıyor. Ya klinik klinik gezip sömürü düzenine maruz kalıyor ya da mesleğini icra edememenin burukluğunu yaşıyor. Mevcut fakültenin mezunları bile istihdam çıkmazındayken, şehrin diğer ucuna yeni bir fakülte tabelası asmak hangi planlama dehasının ürünüdür?’’ sorusunu sordu.</p>

<p><strong>Özelde kontenjanı artırmanın mantığını anlamış değiliz</strong></p>

<p>Özel üniversitelerde kontenjan sayısının arttırılmasına tepki gösteren Tuğtekin, ‘’Devlette kontenjanı düşürüp, özelde kontenjanı artırmanın mantığını anlamış değiliz. Bu karar, bir elle gaza basıp diğer elle el frenini çekmeye benzer. Aracı yürütmezsiniz, sadece motoru yakarsınız. Eğitimde kamusal dengeyi yok edip piyasa koşullarına teslim olursanız; yarın diploması olan ama nitelikli eğitim alamamış, staj yapacak ünit bulamamış bir hekim kuşağı yaratırsınız’’ uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>Altın çekilişi ile hasta bulma çabası gösteren kliniğe şahit olduk</strong></p>

<p>‘Çok değil, birkaç yıl sonra bu gidişatla Türkiye’deki diş hekimi sayısı, ülkedeki özelde tedavi edilen toplam diş sayısını geçecek’ ifadelerini kullanan Tuğtekin, ‘’İnsan anatomisi sabit; 32 dişten fazlası çıkmıyor. Eğer böyle bilinçsizce açılışlara devam edilirse, yakında kliniklerimizde hasta beklemekten vazgeçip, sokakta vatandaşın peşinden ‘Ağzınızı bir açın, en azından bir diş taşı temizliği yapayım’ diye koşacak noktaya geleceğiz. Gaziantep’te ücretsiz muayene ve altın çekilişi ile hasta bulma çabası gösteren kliniğe şahit olduk. Diplomalı hekimlerin kuryelik yapmak zorunda kalacağı bir ülkenin eğitim sistemi başarılı sayılamaz’’ değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Gaziantep’teki bu yanlış karardan derhal vazgeçilmeli</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Meselenin tabela asmak değil, insan yetiştirmek olduğuna vurgu yapan İYİ Parti Gaziantep STK’lardan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Diş Hekimleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Tuğtekin, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Bir hekim ve STK yöneticisi olarak açıkça çağrıda bulunuyorum; Gaziantep’teki bu yanlış karardan derhal vazgeçilmelidir. Şehrimizin ihtiyacı yeni bir bina veya taze bir tabela değildir. İhtiyacımız, mevcut fakültelerin laboratuvarlarını modernize etmek, akademisyen niteliğini yükseltmek ve gençlerin geleceğini garanti altına almaktır. Özel üniversiteleri teşvik edip devlette kısıntıya gitmek, eğitimi paran kadar nitelikli hale getirir. Planlama ticari kaygılarla değil, ülkenin gerçek sağlık projeksiyonlarıyla yapılmalıdır. Bir dişe yanlış dolgu yaparsanız söker yeniden yaparsınız; ama bir mesleğin geleceğine yanlış politika uygularsanız koskoca bir neslin emeğini ve umudunu çürütürsünüz. Ağzımızın tadı daha fazla kaçmadan, neşteri bu yanlış kararlara vurmak ve aklıselime dönmek zorundayız.’’ </p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Adem Kesenek</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/mezun-olanlarin-bircogu-is-bulamiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 17:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-7-agustos/ekran-resmi-2026-08-06-171423.png" type="image/jpeg" length="26930"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘EĞİTİMDE EŞİTSİZLİKLER BİR KEZ DAHA GÜN YÜZÜNE ÇIKTI’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/egitimde-esitsizlikler-bir-kez-daha-gun-yuzune-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/egitimde-esitsizlikler-bir-kez-daha-gun-yuzune-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim Sen Gaziantep Şubesi, gerçekleştirdiği basın açıklamasında LGS yerleştirme sonuçlarını değerlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eğitim Sen Gaziantep Şubesi, gerçekleştirdiği basın açıklamasında LGS yerleştirme sonuçlarını değerlendirdi.</p>

<p><strong>Tablo, yapısal sorunları perdelemeye yetmemektedir</strong></p>

<p>Basın açıklamasını okuyan Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Ömer Parlakçı, ‘’2026 LGS yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte, eğitim sistemimizde kronikleşen eşitsizlikler bir kez daha gün yüzüne çıkmıştır. Bakanlığın “sınav başarısı” ve “yüksek katılım” rakamlarıyla sunduğu tablo, arka planda öğrencilerin, velilerin ve eğitim emekçilerinin karşı karşıya kaldığı yapısal sorunları perdelemeye yetmemektedir’’ dedi.</p>

<p><strong>Sınıfsal bir ayrışmanın göstergesi</strong></p>

<p>Sınav sonuçları, sadece bir başarı sıralaması değil, aynı zamanda öğrencilerin geleceklerine dair sınıfsal bir ayrışmanın da göstergesi olduğunu sözlerine ekleyen Parlakçı, ‘’Bakanlık verilerine göre bu yıl 452 öğrenci 500 tam puan alarak birinci olmuştur. Bu tablo, eğitimdeki “yığılma” riskine işaret ederken, diğer yandan bakanlığın tabiri ile nitelikli eğitime erişim hakkının kısıtlı kontenjanlarla ne kadar dar bir alana sıkıştırıldığını kanıtlamaktadır. Nitelikli eğitim bir “seçme ve eleme” aracı değil, bir hak olarak tüm öğrencilere tanımlanmalıdır’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Planlı kontenjan daraltması bir toplum inşa hamlesi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>‘Planlı kontenjan daraltması bir toplum inşa hamlesidir’ diyen Parlakçı, ‘’Akademik başarı düzeyi yüksek olan fen, Anadolu ve sosyal bilimler liselerinin kontenjanlarının sistematik olarak düşürülmesi, tesadüfi bir durum değildir. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi 2026’da da bu daralma eğilimi sürmüştür. Eğitim sisteminde köklü geçmişe sahip olan Gaziantep’teki fen, Anadolu ve sosyal bilimler liseleri gibi okulların kontenjanlarında 30 ile 50 arasında düşüşler yaşanmıştır’’ hatırlatmasında bulundu.</p>

<p>Parlakçı, ‘’2026 yılında Türkiye genelinde fen, Anadolu ve sosyal bilimler liselerinde toplam 4 bin 80 kontenjan azaltılırken, imam hatip ve meslek liselerinin kontenjanları bin 919 artırılmıştır. Bu veriler, kamuoyunda akademik liselerin küçültülerek öğrencilerin belirli okul türlerine yönlendirilmesi olarak nitelendirilen bir sosyal mühendislik hamlesinin devam ettiğini göstermektedir’’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Okul türüne zorla yerleştirilme” kaygısı her yıl çığ gibi büyümektedir</strong></p>

<p>Bakanlığın kontenjan politikalarıyla daralan “nitelikli okul” havuzunun, on binlerce öğrenciyi ve aileyi ağır bir psikolojik ve ekonomik baskı altında bıraktığını vurgulayan Parlakçı, ‘’Öğrencilerin “istemedikleri ve benimsemedikleri bir okul türüne zorla yerleştirilme” kaygısı, her yıl çığ gibi büyümektedir. Parası olanın özel okullara yöneldiği, parası olmayanın ise bilinçli politikalarla niteliksizleştirilen devlet okullarına, meslek liselerine veya imam hatiplere mahkûm edildiği bu düzen kabul edilemez’’ açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Eşit, özgür ve bilimsel bir süreç olmalıdır</strong></p>

<p>Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Ömer Parlakçı, konuşmasını şu kelimelerle sonlandırdı: ‘’Eğitim Sen, her çocuğun nitelikli ve kamusal eğitime eşit koşullarda erişim hakkı için bu dayatmacı sınav ve kontenjan politikalarına karşı her alanda mücadelesini ısrarla sürdürecektir. Eğitim; sermayenin arka bahçesi ya da çocukların geleceğini gasp eden bir eleme mekanizması değil; eşit, özgür ve bilimsel bir süreç olmalıdır.’’ </p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Leyla Aysun GÖKŞEN</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/egitimde-esitsizlikler-bir-kez-daha-gun-yuzune-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 17:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/huseyin-haber-klasor/huseyin-7-agustos/ekran-resmi-2026-08-06-171454.png" type="image/jpeg" length="20290"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Barak odaları, düğünler ve gündelik hayat kayıt altına alınıyor]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/barak-odalari-dugunler-ve-gundelik-hayat-kayit-altina-aliniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/barak-odalari-dugunler-ve-gundelik-hayat-kayit-altina-aliniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Gazikültür Yayınları, Gaziantep’in sözlü kültürünü, halk edebiyatını ve yakın dönem toplumsal hafızasını kayıt altına alan eserlerine bir yenisini daha ekledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Barak kültürünün önemli temsilcilerinden Ozan Derviş Hüseyin Yıldırım’ın hatıralarından oluşan “Baraknağme: Bir Barak Ozanının Hatıraları”, torunu Ceren Yıldırım tarafından yayına hazırlandı.</p>

<p>Gaziantep’in sözlü kültürünü, halk edebiyatını ve Barak yöresinin yakın dönem hayatını bir ozanın hatıraları üzerinden anlatan “Baraknağme: Bir Barak Ozanının Hatıraları” adlı eser, Zeugma Mozaik Müzesi Müze Mağazası ile 25 Aralık Kahramanlık Panoraması ve Müzesi Müze Mağazasında satışa sunuldu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Eserde, Derviş Hüseyin Yıldırım’ın ilk sazla tanışmasından Barak türkülerini seslendirmeye başlamasına, askerlik hatıralarından uzun hastane yıllarına, berberlik mesleğinden belediyedeki çalışma hayatına kadar uzanan yaşam serüveni ayrıntılı biçimde anlatılıyor. Ozanın yaşadığı güçlükler karşısında şiire ve türküye sığınması, kitabı aynı zamanda insan iradesi, yalnızlık ve hayata tutunma üzerine güçlü bir tanıklığa dönüştürüyor.</p>

<p>“Baraknağme”, Barak kültürünü dışarıdan gözlemleyen akademik bir araştırma olmaktan ziyade, bu kültürün içinde doğmuş ve yaşamış bir ozanın hafızasından aktarılan bir sözlü tarih çalışması niteliği taşıyor. Kitapta Barak odalarının işlevi, köy sohbetleri, toplumsal dayanışma biçimleri, evlilik gelenekleri, başlık parası, berdel, çeyiz hazırlıkları, düğünler, gelin alma törenleri, köyler arasındaki ilişkiler ve dönemin gündelik hayatına ait çok sayıda ayrıntı yer alıyor.</p>

<p>Kitapta yer alan eski aile ve köy fotoğrafları da anlatılan hatıraların görsel hafızasını oluşturuyor. Derviş Hüseyin Yıldırım’ın ailesi, yakın çevresi, askerlik ve hastane yılları ile Barak yöresinin insanlarına ait fotoğraflar, eserin sözlü tarih ve belge niteliğini güçlendiriyor. Ezo Gelin, Döne Gelin, Hösün Ağa, Mecit Ağa, Celal Oğlan, Daşdemir Hoca, Bilal Bey, Bediroğlu, Kozanoğlu, Alagözlü Bodo, Veled Bey, Badalı Nahsen, Kılınçoğlu, Bey Mail, Âşık Emrah ve Âşık Garip gibi Barak kültürünün sözlü hafızasında yaşayan kişilere ve anlatılara yer veriliyor. Eserde ayrıca Barak yöresinin önemli geleneklerinden biri olan aba güreşinin tarihçesinen de bahsedilmekte.</p>

<p></p>

<p>Yakar: “Bu Eser, Barak’ın</p>

<p>İçeriden Gelen Sesidir”</p>

<p></p>

<p>GBB Kültür A.Ş. Genel Müdürü ve Gazikültür Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Halil İbrahim Yakar, eserle ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Barak kültürü, Gaziantep’in ortak hafızasını besleyen en güçlü kültürel kaynaklardan biridir. Bu kültür; türkülerde, ağıtlarda, düğünlerde, köy odalarında, halk hikâyelerinde ve gündelik hayatın içindeki sayısız gelenekte yaşamaktadır. ‘Baraknağme’, Barak’ı doğrudan doğruya bu kültürün içinde yetişmiş bir ozanın hafızasından hareketle anlatmaktadır. Bu özelliği, kitabı hem edebî hem de tarihî bakımdan değerli kılmaktadır.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/barak-odalari-dugunler-ve-gundelik-hayat-kayit-altina-aliniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 16:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/7-agustos/barak-odalari-dugunler-ve-gundelik-hayat-kayit-altina-aliniyor12.jpg" type="image/jpeg" length="46742"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Jeotermal su yeniden gün yüzüne çıkarılacak]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/jeotermal-su-yeniden-gun-yuzune-cikarilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/jeotermal-su-yeniden-gun-yuzune-cikarilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altun ve Arabanlılar, jeotermal su arama çalışmalarının yeniden başlatılmasını istiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep'in Araban ilçesinde Ziraat Odası ve Sarımsak Üretici Birliği Başkanı Hasan Altun ile vatandaşlar, 1968 yılında kendiliğinden çıkan ve şifa kaynağı olarak değerlendirilen jeotermal suyun yeniden bulunması için Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğü'ne çağrıda bulundu.</p>

<p>Araban ilçesine bağlı Ziyaret Mahallesi Çat Boğazı mevkisinde 1968 yılında kendiliğinden yüzeye çıkan sıcak suyun, dönemin bölge halkı tarafından çeşitli rahatsızlıklara iyi geldiğine inanıldığı ve yoğun ilgi gördüğü belirtildi. Ancak kaynak suyunun debisini artırmak amacıyla 1969 yılında bazı kişiler tarafından bilinçsizce gerçekleştirilen dinamit patlatılması sonucu jeotermal suyun kaybolduğu ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araban Ziraat Odası ve Sarımsak Üretici Birliği Başkanı Hasan Altun, yıllar sonra bölgedeki jeotermal suyun yeniden bulunması için girişimlerde bulunulduğunu belirterek, 2012 yılında MTA Genel Müdürlüğü tarafından Ziyaret Mahallesi Ören mevkisinde jeotermal su arama çalışmaları kapsamında sondaj yapıldığını hatırlattı. Yapılan incelemelerde çeşitli elde edildiğini ifade eden Altun, çalışmaların tamamlanamadan sona erdiğini söyledi.</p>

<p>Bölge halkı ile birlikte yeniden arama faaliyetlerinin başlatılmasını talep ettiklerini dile getiren Altun, "İlçemiz için büyük önem taşıyan bu jeotermal suyun yeniden gün yüzüne çıkarılmasını istiyoruz. Bu kaynak hem sağlık turizmine hem de bölge ekonomisine önemli katkılar sağlayacaktır. MTA'nın bölgede yeniden kapsamlı sondaj ve araştırma çalışması yapmasını bekliyoruz" dedi.</p>

<p>Vatandaşlar da geçmişte çok sayıda kişinin şifa bulmak amacıyla sıcak suyu ziyaret ettiğini belirterek, yıllar önce kaybolan jeotermal kaynağın yeniden ortaya çıkarılması halinde Araban'ın sağlık ve termal turizm açısından önemli bir merkez haline gelebileceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/jeotermal-su-yeniden-gun-yuzune-cikarilacak</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/7-agustos/jeotermal-su-yeniden-gun-yuzune-cikarilacak.jpg" type="image/jpeg" length="61931"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘350 aktif aksiyonun 62’sinde yer alıyoruz’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/350-aktif-aksiyonun-62sinde-yer-aliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/350-aktif-aksiyonun-62sinde-yer-aliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) akademisyenlerinin, Avrupa’daki araştırmacılar arasında bilimsel ve teknolojik iş birliğini geliştirmeyi amaçlayan COST Aksiyonlarına katılımı önemli ölçüde arttı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026 yılı başında 16 olan COST Aksiyonlarına katılan akademisyen sayısı 49’a yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>GAÜN akademisyenleri, Avrupa Bilim ve Teknolojide İş Birliği Programı (COST) kapsamında hâlihazırda yürütülen yaklaşık 350 aktif aksiyonun 62’sinde yer alıyor.</p>

<p>Farklı ülkelerden araştırmacı ve uzmanları ortak çalışma alanlarında buluşturan COST Aksiyonları kapsamında çalışma grupları, bilimsel toplantılar, eğitim programları, kısa süreli bilimsel ziyaretler ve ortak araştırmalar gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Programla araştırmacılar arasındaki bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, uluslararası bilimsel bağlantıların güçlendirilmesi ve yeni proje fikirlerinin geliştirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>GAÜN akademisyenlerinin COST Aksiyonlarına katılımındaki artışın, üniversitenin uluslararası araştırma ağlarındaki görünürlüğüne katkı sağlaması, farklı ülkelerden uzmanlarla ortak çalışmaların geliştirilmesi ve Avrupa Birliği projelerine yönelik yeni iş birliklerinin oluşturulması açısından önemli fırsatlar sunması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/350-aktif-aksiyonun-62sinde-yer-aliyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 16:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/7-agustos/350-aktif-aksiyonun-62sinde-yer-aliyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="15306"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Çocukların gülümsemesi en büyük kazancımız’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/cocuklarin-gulumsemesi-en-buyuk-kazancimiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/cocuklarin-gulumsemesi-en-buyuk-kazancimiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şehitkamil Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda çocukların gelişimine katkı sunan projelerine bir yenisini daha ekledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p> Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile gerçekleştirilen iş birliği kapsamında, Gaziantep Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi Müdürlüğü bünyesinde koruma ve bakım altında bulunan çocuklar, yaz tatilleri boyunca Şehitkamil Belediyesine bağlı Alleben Yüzme Havuzunda yüzme faaliyetlerine katılıyorlar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çocukların yaz tatilini verimli değerlendirmeleri, fiziksel gelişimlerini desteklemeleri ve sosyal yönlerini güçlendirmeleri amacıyla hayata geçirilen çalışma kapsamında, uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilen eğitimlerde çocuklar hem yüzme becerilerini geliştiriyorlar hem de sporla iç içe, sağlıklı ve eğlenceli bir yaz dönemi geçiriyorlar. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile yürütülen örnek iş birliği sayesinde koruma ve bakım altındaki çocuklar, Alleben Yüzme Havuzunda güvenli, modern ve donanımlı bir ortamda spor yapma imkânı bulurken, yaz tatillerini de dolu dolu değerlendiriyor.</p>

<p>Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, çocukların gelişimine yönelik her projeye büyük önem verdiklerini belirterek, “Şehitkamil Belediyesi olarak çocuklarımızın mutlu, sağlıklı ve özgüvenli bireyler olarak yetişmelerini en önemli önceliklerimizden biri olarak görüyoruz. Sporun çocuklarımızın hayatına kattığı değerlerin farkındayız. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğümüzle gerçekleştirdiğimiz bu anlamlı iş birliği sayesinde koruma ve bakım altındaki evlatlarımızın yaz tatillerini verimli geçirmelerine katkı sunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Tüm çocuklarımızın sporla büyüdüğü, umutla geleceğe hazırlandığı bir Şehitkamil için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/cocuklarin-gulumsemesi-en-buyuk-kazancimiz</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/7-agustos/cocuklarin-gulumsemesi-en-buyuk-kazancimiz1.jpg" type="image/jpeg" length="99834"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çiftçi için 132 milyon liralık acil destek ödeneği!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/ciftci-icin-132-milyon-liralik-acil-destek-odenegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/ciftci-icin-132-milyon-liralik-acil-destek-odenegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Gaziantep Milletvekili Ali Şahin, 3 Mayıs 2026 tarihinde Gaziantep’te meydana gelen dolu, fırtına ve hortum afeti nedeniyle zarar gören üreticilerin mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla Cumhurbaşkanlığı tarafından 132 milyon lira Acil Destek Giderleri Ödeneği tahsis edildiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yaptığı kamuoyu açıklamasında, afetin ardından ilgili kurumlarla yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirten Şahin, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü tarafından Gaziantep Valiliğine gönderilen resmi yazı doğrultusunda, 132 milyon liralık ödeneğin Gaziantep Valiliği adına ilgili hesaba aktarıldığını ifade etti.</p>

<p>Şahin, söz konusu kaynağın, doğal afetten zarar gören üreticilerin mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla kullanılacağını belirterek, dağıtım sürecinin Gaziantep Valiliği koordinasyonunda yürütüleceğini kaydetti.</p>

<p>Destek ödemelerinin işleyişine ilişkin de bilgi veren Şahin, her ilçeye tahsis edilen hasar tutarının ilgili kaymakamlıkların hesaplarına aktarılacağını, ilçe hasar icmallerinde yer alan hak sahibi üreticilerin destek ödemelerinin ise gerekli işlemlerin tamamlanmasının ardından doğrudan banka hesaplarına yatırılacağını söyledi. Ödeme sürecinin yaklaşık 10 gün içerisinde tamamlanmasının öngörüldüğünü bildirdi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Destek sürecine katkı sunan tüm kurumlara teşekkür eden Ali Şahin, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı’ya, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğimize, Tarım ve Orman Bakanlığımızın merkez ve taşra teşkilatına, TARSİM’e ve sürecin her aşamasında emek veren tüm kurum ve kuruluşlarımıza Gaziantepli hemşehrilerimiz adına şükranlarımı sunuyorum.”</p>

<p>Devletin her zaman üreticinin yanında olduğunu vurgulayan Şahin, “Her zaman olduğu gibi bugün de üreticimizin, çiftçimizin ve alın teriyle toprağını işleyen kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Devletimiz, afetten etkilenen hiçbir vatandaşını yalnız bırakmamaktadır. Bu destek, güçlü devletimizin zor zamanlarda milletinin yanında olduğunun bir kez daha en somut göstergesidir.” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Şahin, açıklamasını, “Çiftçilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, bereketli ve hayırlı bir üretim sezonu temenni ediyorum.” sözleriyle tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/ciftci-icin-132-milyon-liralik-acil-destek-odenegi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/7-agustos/ciftci-icin-132-milyon-liralik-acil-destek-odenegi4.jpg" type="image/jpeg" length="99643"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çimko, bayilerinin kurumsal gelişimini destekliyor]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/cimko-bayilerinin-kurumsal-gelisimini-destekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/cimko-bayilerinin-kurumsal-gelisimini-destekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çimko, bayilerinin kurumsal gelişimini desteklemek ve değişen pazar dinamiklerine uyum sağlamalarına katkı sunmak amacıyla hayata geçirdiği Çimko Bayi Kulübü kapsamındaki Stratejik Pazarlama Eğitim Programı'nın ilk etabını tamamladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep, Adıyaman ve Bartın'da gerçekleştirilen eğitimlerde; marka yönetiminden dijital dönüşüme, müşteri deneyiminden yapay zekâ destekli pazarlama uygulamalarına kadar sektörün geleceğine yön veren güncel yaklaşımlar ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SANKO Holding’in çimento ve hazır beton sektöründeki lider şirketi Çimko, sürdürülebilir büyüme anlayışı doğrultusunda iş ortaklarının gelişimine yönelik yatırımlarını “Çimko Bayi Kulübü” çatısı altında hayata geçirdiği eğitim programlarıyla sürdürüyor. Kulübün ilk eğitim programı olarak düzenlenen Stratejik Pazarlama Eğitimi ile bayilerin değişen müşteri beklentilerini doğru analiz etmeleri, pazarlama bakış açılarını güncel eğilimler doğrultusunda geliştirmeleri ve kurumsal yetkinliklerini güçlendirmeleri hedefleniyor.</p>

<p>Program kapsamında; marka yönetimi, güçlü marka algısının oluşturulması ve pazarlamanın dönüşen dinamikleri kapsamlı şekilde ele alındı. Geleneksel satış anlayışından müşteri odaklı pazarlama yaklaşımına geçiş süreci değerlendirilirken; Pazarlama 4.0, dijital bağlantılılık, kuşakların tüketim alışkanlıkları ve dijital ekosistemde şekillenen yeni müşteri profilleri gibi güncel başlıklar katılımcılarla paylaşıldı.</p>

<p>Gerçekleştirilen eğitimlerde ayrıca müşterinin ürünle ilk temasından satın alma kararına, memnuniyet sürecinden marka bağlılığına uzanan yeni nesil müşteri yolculuğu uygulamalı örneklerle aktarıldı. Başarılı pazarlama uygulamalarının incelendiği oturumlarda, pazarlama faaliyetlerinin etkinliğini ölçmeye yönelik yöntemler ile yapay zekâ teknolojilerinin pazarlama süreçlerine sağladığı katkılar da değerlendirildi.</p>

<p>Çimko, Bayi Kulübü ile bayilerinin müşterilerin değişen ihtiyaçlarını daha doğru analiz etmelerine, markalarını yeni dönemin dinamiklerine uygun şekilde konumlandırmalarına ve uzun vadeli müşteri ilişkileri geliştirmelerine katkı sağlamayı amaçlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/cimko-bayilerinin-kurumsal-gelisimini-destekliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/7-agustos/ekran-resmi-2026-08-06-133237.png" type="image/jpeg" length="12865"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Akdeniz tipi beslenme en doğru seçeneklerden biri’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/akdeniz-tipi-beslenme-en-dogru-seceneklerden-biri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/akdeniz-tipi-beslenme-en-dogru-seceneklerden-biri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında artan sıcaklıklar, değişen beslenme alışkanlıkları ve yetersiz sıvı tüketimi, PMOS (Polikistik Metabolik Over Sendromu) olan kadınlarda metabolik dengenin korunmasını daha da önemli hale getiriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu dönemde yapılacak doğru besin seçimleri, insülin direncinin kontrol altına alınmasına, hormonal dengenin desteklenmesine ve hastalığa bağlı belirtilerin hafifletilmesine katkı sağlayabiliyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzm. Dyt. Büşra Şen, yaz aylarında uygulanacak doğru beslenme alışkanlıklarının hem metabolik sağlığı desteklediğini hem de yaşam kalitesini artırabileceğini belirterek önemli önerilerde bulundu.</p>

<p></p>

<p>PMOS yaklaşımı</p>

<p>neden önem kazandı?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Polikistik Over Sendromu; adet düzensizliği, tüylenme artışı, akne ve kilo alma gibi belirtilerle kendini gösteren en yaygın hormonal hastalıklardan biridir. Ancak günümüzde hastalığın sadece hormonal değil, aynı zamanda metabolik bir yönü olduğu da bilinmektedir. Bu nedenle son yıllarda bazı bilimsel yayınlarda kullanılan PMOS (Polikistik Metabolik Over Sendromu) kavramı; özellikle insülin direnci, karın çevresinde yağlanma ve kan şekeri düzensizlikleri gibi metabolik sorunlara dikkat çekmektedir. Çünkü insülin direnci arttıkça vücut daha fazla insülin üretir, bu durum da yumurtalıklarda erkeklik hormonlarının artmasına neden olarak belirtilerin şiddetlenmesine katkı sağlayabilir.</p>

<p></p>

<p>Yaz aylarında sıvı</p>

<p>tüketimini ihmal etmeyin</p>

<p></p>

<p>Yaz sıcaklarında terlemeyle birlikte sıvı kaybı artar. Yeterli su tüketilmediğinde metabolik denge olumsuz etkilenebilir ve insülin direncinin yönetimi zorlaşabilir. Bu nedenle susamayı beklemeden gün boyunca düzenli su tüketmek büyük önem taşır. Şekerli ve kalorili içecekler yerine su, ayran veya şekersiz içecekler tercih edilmelidir.</p>

<p></p>

<p>Kan şekerini dengeleyen</p>

<p>karbonhidratları tercih edin</p>

<p></p>

<p>PMOS yönetiminde beslenmenin temel hedeflerinden biri kan şekerini dengede tutmaktır. Bunun için kan şekerini hızla yükselten besinler yerine düşük glisemik indeksli karbonhidratlar tercih edilmelidir. Karabuğday, siyez buğdayı gibi tam tahıllar; nohut, yeşil mercimek, maş fasulyesi ve Meksika fasulyesi gibi kurubaklagiller hem daha uzun süre tok kalmaya yardımcı olur hem de insülin yanıtının daha dengeli olmasını destekler.</p>

<p></p>

<p>Yaz sofralarında sebze</p>

<p>ve life daha fazla yer verin</p>

<p></p>

<p>Yaz mevsimi, sebze çeşitliliğinin en fazla olduğu dönemlerden biridir. Semizotu, enginar, kereviz, bakla gibi liften zengin sebzeler ile mevsim sebzeleri günlük beslenmede daha fazla yer almalıdır. Liften zengin beslenme bağırsak mikrobiyotasını destekleyerek inflamasyonun azaltılmasına katkı sağlayabilir ve insülin direncinin yönetimini olumlu yönde etkileyebilir. Meyveler ise tamamen yasak değildir; ancak porsiyon kontrolüne dikkat edilmeli ve mümkün olduğunca meyve suyu yerine bütün haliyle tüketilmelidir.</p>

<p></p>

<p>Protein içeren hafif</p>

<p>öğünler oluşturun</p>

<p></p>

<p>Yaz aylarında ağır yemekler yerine protein açısından zengin, hafif öğünler tercih edilmelidir. Yumurta, yoğurt, kefir, balık, tavuk ve kurubaklagiller gibi kaliteli protein kaynakları her ana öğünde yer aldığında kan şekeri dalgalanmalarını azaltmaya, tokluk süresini uzatmaya ve iştah kontrolünü desteklemeye yardımcı olur.</p>

<p></p>

<p>Sağlıklı yağlardan vazgeçmeyin</p>

<p></p>

<p>Balık, zeytinyağı, ceviz ve keten tohumu gibi omega-3 yağ asitlerinden zengin besinler inflamasyonun azaltılmasına destek olur. Buna karşılık rafine şeker, beyaz undan hazırlanmış ürünler, paketli atıştırmalıklar ve şekerli içeceklerin sık tüketimi insülin direncini artırarak hormonal dengeyi olumsuz etkileyebilir.</p>

<p></p>

<p>Küçük kilo kayıpları bile</p>

<p>önemli fark yaratabilir</p>

<p></p>

<p>PMOS’ta hızlı kilo vermekten çok sürdürülebilir kilo yönetimi hedeflenmelidir. Bilimsel çalışmalar, vücut ağırlığının yalnızca yüzde 5-10 oranında azalmasının bile adet düzeni, insülin direnci ve metabolik göstergelerde belirgin iyileşmeler sağlayabildiğini göstermektedir.</p>

<p>Sebze, tam tahıl, kurubaklagil, kaliteli protein kaynakları ve zeytinyağından zengin Akdeniz tipi beslenme modeli, PMOS yönetiminde en çok önerilen beslenme şeklidir. Yaz aylarında mevsim sebzeleri ve taze ürünlerle bu modeli uygulamak hem daha kolay hem de daha sürdürülebilir hale gelir.</p>

<p>Son yıllarda kıvırcık nane (spearmint) çayıyla ilgili yapılan bazı çalışmalar, tüylenme sorunu yaşayan kadınlarda testosteron düzeyleri üzerinde olumlu etkiler olabileceğini gösterse de bu konuda kesin sonuçlar için daha fazla bilimsel araştırmaya ihtiyaç vardır. Bitkisel ürünler tek başına tedavi olarak değerlendirilmemeli, mutlaka uzman önerisiyle kullanılmalıdır.</p>

<p></p>

<p>Beslenme yaşam tarzına</p>

<p>dönüşürse tedaviyi destekler</p>

<p></p>

<p>PMOS yalnızca hormonal bir hastalık değildir; metabolik sağlığı da yakından ilgilendiren kronik bir tablodur. Bu nedenle doğru beslenme, düzenli fiziksel aktivite, yeterli su tüketimi ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları tedavinin en önemli parçalarını oluşturur. Özellikle yaz aylarında yapılacak doğru besin seçimleri ve yaşam tarzı düzenlemeleri hem belirtilerin hafiflemesine hem de uzun vadede metabolik sağlığın korunmasına önemli katkı sağlayabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/akdeniz-tipi-beslenme-en-dogru-seceneklerden-biri</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/7-agustos/akdeniz-tipi-beslenme-en-dogru-seceneklerden-biri.jpg" type="image/jpeg" length="58771"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Geleceğin doktoru biraz da mühendis olmak zorunda!’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/gelecegin-doktoru-biraz-da-muhendis-olmak-zorunda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/gelecegin-doktoru-biraz-da-muhendis-olmak-zorunda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tıp eğitiminin kolay olmadığını, bu zorluğun insan hayatını emanet alacak hekimleri yetiştirmek için gerekli olduğunu belirten Prof. Dr. Haydar Sur, “İnsana saygıyı esas alan, hukuk ve etik ilkelerden ayrılmayan hekimler yetiştirmek, tıp eğitiminin en önemli sorumluluklarından biridir." dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yapay zekâ ve dijitalleşmenin tıbbı kökten değiştirdiğini dile getiren Prof. Dr. Sur, "Artık doktorluk biraz mühendisliğe, mühendislik de biraz doktorluğa yaklaştı. Sağlık teknolojileri, yapay zekâ, robotik sistemler sağlık sektörünün ayrılmaz parçası oldu." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Sur, “Geleceğin hekimleri de yalnızca iyi bir doktor değil, aynı zamanda teknolojiyi okuyabilen, veriyle çalışabilen ve farklı disiplinlerle iş birliği yapabilen profesyoneller olmak zorundadır." dedi.</p>

<p>Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haydar Sur, tıp eğitiminin zorluğunu, iyi hekim olmanın gerekliliklerini, yapay zekânın tıp eğitimine etkisini değerlendirdi.</p>

<p></p>

<p>Doktor olmak kolay değil</p>

<p></p>

<p>Prof. Dr. Haydar Sur, tıp eğitiminin kolay olmadığını ancak bu zorluğun insan hayatını emanet alacak hekimleri yetiştirmek için gerekli olduğunu belirterek, "10 yıl önce Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni kurduk. Çok şükür iki dönem mezun verdik. Tıp eğitimi gerçekten zorlu bir süreç. İyi hekim yetiştirmek fedakârlık ve emek gerektirir. Biz de öğrencilik yıllarımızda aynı zorluklardan geçtik. Doktor olmak kolay değil.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Öğrenciyle kurulan</p>

<p>ilişki eğitim kalitesini</p>

<p>doğrudan belirliyor</p>

<p></p>

<p>Öğrenciyle kurulan ilişkinin eğitim kalitesini doğrudan belirlediğini ifade eden Prof. Dr. Sur, özellikle 21. yüzyılda bilim ve teknolojinin baş döndürücü bir dönüşüm yaşadığına işaret ederek, eğitim anlayışının da değiştiğine dikkat çekti. Sur, “Artık eğitim tek yönlü bir süreç değil. Öğrenmek ve öğretmek karşılıklı etkileşim gerektiriyor. Gençler daha taze beyinlere, farklı bakış açılarına ve güçlü bir enerjiye sahip. Biz onlara yılların tecrübesini aktarırken, onlar da bize yeni fikirlerini ve dinamizmlerini taşıyor. Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi, kısa sayılabilecek 10 yıllık geçmişine rağmen öğrenci adayları ve aileler tarafından büyük ilgi görüyor. Tercih dönemlerinde fakültemize yerleşemediği için üzülen, hatta gözyaşı döken pek çok öğrenci adayıyla karşılaştım. Keşke onları da kabul edebilecek kontenjanımız olsaydı diye düşündüğüm çok oldu. Ancak kontenjanlar ve başarı sıralaması çerçevesinde öğrenci kabul edebiliyoruz." diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Bugün bilgiye ulaşmak</p>

<p>artık eskisi kadar zor değil</p>

<p></p>

<p>Hekimlikte teknik bilginin tek başına yeterli olmadığını dile getiren Prof. Dr. Sur, “Bugün bilgiye ulaşmak artık eskisi kadar zor değil. İnternet, dijital kaynaklar ve yapay zekâ sayesinde bilgiye saniyeler içinde erişebiliyoruz. Ancak hekimlik sadece bilgi sahibi olmak değildir. Asıl önemli olan, o bilgiyi hastanın karşısında doğru şekilde kullanabilme becerisidir. İşte bu beceri internetten ya da yapay zekâdan öğrenilemez. Bu, ancak usta-çırak ilişkisi içinde kazanılabilir. Bir hastaya nasıl yaklaşılacağı, nasıl konuşulacağı, nasıl güven verileceği kitaplarda yazmaz. 'Bir ağrınız var mı?' sorusunun bile bir üslubu vardır. Eğer bunu doğru şekilde soramazsanız hasta gerçekten yaşadığı ağrıyı bile dile getirmeyebilir. Hekimlikte iletişim ve yaklaşım, en az tıbbi bilgi kadar önemlidir. Bu nedenle öğrenciler için iyi bir mentor ve rol model olmak büyük değer taşır.” ifadesinde bulundu.</p>

<p></p>

<p>Hedef, insanı seven, hastasına</p>

<p>şefkatle yaklaşan, etik değerlere</p>

<p>bağlı hekimler yetiştirmek</p>

<p></p>

<p>Günümüzün en değerli özelliğinin güçlü bir karaktere sahip olmak olduğuna da vurgu yapan Prof. Dr. Haydar Sur, “Biz öğrencilerimize yalnızca tıbbi bilgi aktarmıyoruz. Aynı zamanda insanı seven, hastasına şefkatle yaklaşan, etik değerlerden ödün vermeyen hekimler yetiştirmeye çalışıyoruz. Usta-çırak ilişkisi yalnızca mesleğin teknik yönünü öğretmez; iyi hekim olmanın ne anlama geldiğini de gösterir. Öğrenci bunu hocasında görür ve meslek hayatına taşıyarak kendi hastalarına yansıtır. İnsana saygıyı esas alan, hukuk ve etik ilkelerden ayrılmayan hekimler yetiştirmek, tıp eğitiminin en önemli sorumluluklarından biridir." şeklinde konuştu</p>

<p>Hekimliğin yalnızca hastalığı tedavi etmekten ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Sur, "İyi hekim hastalığı tedavi eder. Mükemmel hekim ise hastalığın yanında insanı da tedavi eder. Hastanın endişesini giderir, ona güven verir, umut olur. İnsanlar hastalık döneminde 'Emin ellerde miyim?' diye düşünür. İşte iyi hekim olmanın gerçek ölçüsü budur." dedi.</p>

<p></p>

<p>"Özel ve kamu hastanelerinde</p>

<p>birlikte eğitim veriyoruz"</p>

<p></p>

<p>"Bir tıp fakültesini diğerlerinden ayıran en önemli fark, dördüncü sınıftan itibaren başlayan uygulamalı eğitimdir. Asıl kritik nokta, hekim adayının teorik bilgilerini hangi hastanede, hangi akademik kadroyla ve hangi hasta grupları üzerinde pratiğe dönüştürdüğüdür.” diye konuşan Prof. Dr. Sur, Üsküdar Üniversitesi'nin uygulamalı eğitim modelinin önemli avantajlar sunduğunu, öğrencilerinin kamu hastanelerindeki farklı hasta profillerini ve sağlık hizmeti süreçlerini de deneyimlemelerini önemsediklerini kaydetti.</p>

<p></p>

<p> "Öğrencilerimizi gereksiz</p>

<p>sınav stresiyle yormuyoruz"</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üsküdar Üniversitesi'nin eğitim modelindeki farklılıklara da değinen Prof. Dr. Sur, "Birçok fakültede öğrenciler yıl sonunda binlerce sayfalık konudan tek final sınavına giriyor. Biz bunu ikiye böldük. Güz dönemi ve bahar dönemi ayrı ayrı değerlendiriliyor. Böylece öğrenciler hem daha sağlıklı hazırlanıyor hem de başarısız olduklarında tüm yılı kaybetmiyorlar." diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>"Geleceğin doktoru biraz da</p>

<p>mühendis olmak zorunda"</p>

<p></p>

<p>Yapay zekâ ve dijitalleşmenin tıbbı kökten değiştirdiğini belirten Prof. Dr. Sur, şöyle devam etti:</p>

<p>"21. yüzyılda hekimlik, önceki tüm dönemlerden farklı bir dönüşüm yaşıyor. Yapay zekâ ve dijital teknolojiler sağlık alanını köklü biçimde değiştirdi. Artık tıp giderek daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşuyor. Eskiden benzer hastalıklara benzer tedaviler uygulanırken, bugün yapay zekâ destekli analizlerle her hastanın genetik yapısına, biyolojik özelliklerine ve ihtiyaçlarına göre kişiselleştirilmiş tedavi planları oluşturulabiliyor. Bu gelişmeler tıpta adeta yeni bir çağın kapısını araladı.”</p>

<p>Artık mühendisliğin doktorluğa, doktorluğun da mühendisliğe yaklaştığını ifade eden Sur, “Gerçekten de günümüz hekiminin yalnızca tıp bilgisiyle yetinmesi mümkün değil. Dijital sağlık teknolojilerini, yapay zekâyı ve veri odaklı sistemleri anlayabilecek donanıma sahip olması gerekiyor. Aynı şekilde sağlık alanında teknoloji geliştiren mühendislerin de temel düzeyde tıp bilgisine sahip olmaları büyük önem taşıyor. Çünkü geliştirilen en ileri teknolojilerin en yoğun kullanıldığı alanların başında sağlık sektörü geliyor. Uzay teknolojileri dışında dünyadaki en gelişmiş teknolojilerin büyük bölümü sağlıkta kullanılıyor. Görüntüleme sistemlerinden ilaç geliştirmeye, robotik cerrahiden bilimsel araştırmalara kadar sağlık alanı teknolojik dönüşümün merkezinde yer alıyor.” Şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>“Öğrencilerimize bilgisayar</p>

<p>mühendisliğinde yan dal</p>

<p>yapma imkânı sunuyoruz”</p>

<p></p>

<p>Müfredata Sağlık Teknolojileri dersini eklediklerini ve bu dersi tüm öğrencilere için zorunlu hale getirdiklerini de anlatan Prof. Dr. Sur, “İsteyen öğrencilerimize bilgisayar mühendisliğinde yan dal yapma imkânı da sunuyoruz. Böylece tıp eğitimi alırken aynı zamanda yazılım ve mühendislik alanında da kendilerini geliştirebiliyorlar. Tercih dönemlerinde çok başarılı öğrencilerimiz bize sık sık 'Doktor mu olayım, mühendis mi?' sorusuyla geliyor. Ben onlara, 'Doktor olun, ardından bilgisayar mühendisliğinde yan dal yapın. Sağlık teknolojileri alanında uzmanlaşın. Tıp bilgisini mühendislikle birleştirdiğinizde çok önemli bir avantaj elde edersiniz.' tavsiyesinde bulunuyorum. Artık çağın başarılı insanları tek bir alanda uzmanlaşan kişiler değil; farklı disiplinleri bir araya getirebilen, çok yönlü düşünebilen bireylerdir. Geleceğin hekimleri de yalnızca iyi bir doktor değil, aynı zamanda teknolojiyi okuyabilen, veriyle çalışabilen ve farklı disiplinlerle iş birliği yapabilen profesyoneller olmak zorundadır." şeklinde düşüncelerini dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/gelecegin-doktoru-biraz-da-muhendis-olmak-zorunda</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/7-agustos/ekran-resmi-2026-08-06-133228.png" type="image/jpeg" length="12649"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Geniz eti, büyüme ve gelişmeyi olumsuz etkiliyor!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/geniz-eti-buyume-ve-gelismeyi-olumsuz-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/geniz-eti-buyume-ve-gelismeyi-olumsuz-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz tatilinde çocuklar daha geç uyuyor, ekran karşısında daha fazla zaman geçiriyor ve sıcak havanın etkisiyle uyku düzenleri değişebiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu nedenle aileler horlama ya da ağzı açık uyuma gibi yakınmaları çoğu zaman sadece düzensiz uyku saatlerine veya sıcak havaya bağlayabiliyor. Oysa bu belirtiler bazı çocuklarda geniz eti büyümesinin ilk işaretleri olabiliyor.</p>

<p>Kulak, Burun ve Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Haluk Özkarakaş, “Geniz eti büyümesi tedavi edilmediğinde çocuğun uyku kalitesini, işitmesini, okul başarısını hatta büyüme ve gelişmesini olumsuz etkileyebiliyor. Ancak toplumda doğru sanılan bazı yanlış inanışlar nedeniyle aileler çoğu zaman hekime başvurmayı geciktirebiliyor” diyor.</p>

<p>Ülkemizde en sık 3-6 yaşları arasında görülmekle birlikte okul çağındaki çocuklarda da önemli sağlık sorunlarına yol açabilen geniz eti büyümesinin, günümüzde sık geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonları ve alerjik hastalıkların da etkisiyle, özellikle Ekim ayı itibariyle en çok karşılaşılan sorunlar arasında yer aldığını belirten KBB Uzmanı Prof. Dr. Haluk Özkarakaş, geniz eti hakkında toplumda doğru sanılan 5 yanlışı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>

<p></p>

<p>“Geniz etini aldırırsak</p>

<p>bağışıklığı düşer”: YANLIŞ!</p>

<p></p>

<p>DOĞRUSU: Prof. Dr. Haluk Özkarakaş “Toplumda en sık karşılaşılan yanlış inanışlardan biri, geniz etinin alındığında bağışıklık sistemini zayıflattığıdır. Geniz eti bağışıklık sisteminin bir parçası olsa da vücutta aynı görevi üstlenen çok sayıda lenfoid doku bulunur. Bilimsel çalışmalar, uygun hastalarda yapılan geniz eti ameliyatının çocuklarda kalıcı bir bağışıklık sistemi zayıflığına yol açmadığını göstermektedir. Aksine, nefes alma ve uyku kalitesinin düzelmesi sayesinde çocukların genel sağlık durumu ve yaşam kalitesi olumlu yönde etkilenebilir” diyor.</p>

<p></p>

<p>“Çocuğumda geniz eti</p>

<p>büyümesi olsaydı,</p>

<p>horlardı”: YANLIŞ!</p>

<p></p>

<p>DOĞRUSU: Geniz eti büyümesi sadece horlama ile sınırlı bir sorun değildir. Burun tıkanıklığı nedeniyle çocuklar ağızdan nefes almaya başlayabilir; gece sık uyanabilir, uykusu sırasında yatakta sık yer değiştirir. Alın, ense, yaka bölgesinde terleme meydana gelir. Hatta bazı annelerin ‘gecede üç kez fanila değişiyorum’ dediği olur. Uykuda nefes durmaları (obstrüktif uyku apnesi) gelişebilir ve buna bağlı olarak çabuk yorulma, dikkat dağınıklığı, davranış değişiklikleri ile okul başarısında düşüş görülebilir. Ayrıca orta kulakta sıvı birikimine ve tekrarlayan kulak enfeksiyonlarına da zemin hazırlayabilir.</p>

<p></p>

<p>“Çocuğum çok küçük,</p>

<p>doktora gidersek hemen</p>

<p>ameliyat der”: YANLIŞ!</p>

<p></p>

<p>DOĞRUSU: Prof. Dr. Haluk Özkarakaş, geniz eti büyümesinde tedavinin her çocuk için aynı olmadığını belirterek “Geniz etinin büyük görünmesi tek başına ameliyat nedeni değildir. Cerrahi kararı; çocuğun nefes almasını, uyku düzenini, horlama veya uyku apnesi yaşayıp yaşamadığını, sık kulak enfeksiyonu geçirip geçirmediğini, işitmesini ve genel yaşam kalitesini birlikte değerlendirerek veriyoruz. Pek çok çocukta düzenli takip ve gerekiyorsa alerjiye yönelik medikal tedavi yeterli olurken, bazı çocuklarda ise ameliyat en doğru tedavi seçeneğini oluşturabiliyor. Bu nedenle sadece ameliyat olur endişesiyle doktora başvuruyu ertelemek, çocuğun sağlık sorunlarının ilerlemesine neden olabilir” diyor.</p>

<p></p>

<p>“Biraz daha büyüsün</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>geniz eti zaten</p>

<p>kendiliğinden küçülür”:</p>

<p>DOĞRU/YANLIŞ!</p>

<p></p>

<p>DOĞRUSU: Geniz eti ergenlik dönemine doğru doğal olarak küçülme eğilimindedir. Ancak bu süreç her çocukta aynı şekilde ilerlemez. Eğer geniz eti büyümesi nefes almayı güçleştiriyor, uykuda solunum bozukluğuna neden oluyor, sık kulak enfeksiyonlarına veya işitme kaybına yol açıyorsa yıllarca beklemek doğru bir yaklaşım değildir. Gecikme, çocuğun büyüme-gelişmesini, öğrenmesini ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir.</p>

<p></p>

<p>“Burun spreyi kullanırsak</p>

<p>ameliyata gerek</p>

<p>kalmaz”: YANLIŞ!</p>

<p></p>

<p>DOĞRUSU: KBB Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özkarakaş “Uzun süreli kortizonlu burun spreyleri veya eczanelerde hazırlatılan bazı karışım ilaçların kullanılması iyileşmeyi sağlamamasının yanında kanımca da sakıncalıdır. Alerji varsa doğal olarak steroidli burun spreyleri (alerjik rinit için) kullanılabilir. Ancak geniz etini (adenoid) küçültmez. Eczanelerde hazırlatılan karışım ilaçların içinde antibiyotikler, gümüş eriyikleri bulunabiliyor. Bunların yutulması ileride kortizon etkilerine ve/veya ağır metal birikimlerine neden olabilir. Üstelik geniz etini küçülttüğüne dair bilimsel yayın bulunmamaktadır” diyor. Prof. Dr. Özkarakaş çocukta en az üç ay boyunca; ağız açık nefes alma, terleme ve yatakta sık yer değiştirme üçü bir arada devam ediyorsa geniz eti ve beraberinde tonsillere (kapatıcı büyümesi varsa) cerrahi müdahale gerekli olduğunu, tedavi planının mutlaka doktorun değerlendirmesiyle belirlenmesi gerektiğini söylüyor.  </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/geniz-eti-buyume-ve-gelismeyi-olumsuz-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/7-agustos/geniz-eti-buyume-ve-gelismeyi-olumsuz-etkiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="55227"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uyku Bozuklukları Laboratuvarı hizmete açıldı]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/uyku-bozukluklari-laboratuvari-hizmete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/uyku-bozukluklari-laboratuvari-hizmete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğünün girişimleri doğrultusunda sağlık hizmetlerindeki altyapı yatırımlarına bir yenisi daha eklendi. Gaziantep Şehir Hastanesi Nöroloji Kliniği bünyesinde kurulan Uyku Bozuklukları Laboratuvarı, düzenlenen törenle hizmete açıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bölge halkına ileri düzey tanı ve tedavi hizmeti sunacak olan laboratuvar, yeni modern cihazlarıyla uyku bozukluklarının tanı ve tedavisinde önemli bir ihtiyacı karşılayacak. Hizmete alınan merkez sayesinde, uyku sağlığı alanında hastalara daha hızlı, kapsamlı ve nitelikli sağlık hizmeti sunulması hedefleniyor.</p>

<p>Açılış programına Gaziantep İl Sağlık Müdürü Dr. Beytullah Şahin ile Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Uluşan katıldı. Açılışın ardından laboratuvar gezilerek yürütülecek hizmetler hakkında yetkililerden bilgi alındı.</p>

<p></p>

<p>Modern altyapı ile</p>

<p>hizmet verecek</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplam 6 polisomnografi odası/cihazı, 1 kontrol odası ve 1 video EEG monitorizasyon odasından oluşan laboratuvar, modern tıbbi cihazlarla donatıldı. Odalardan biri PAP titrasyon işlemlerine uygun şekilde planlanırken, laboratuvarda uyku tıbbı alanında eğitim almış 1 sorumlu hemşire ile 3 uyku teknikeri görev yapacak.</p>

<p>Hasta kabulüne başlayan laboratuvarda; Uyku Apne Sendromu, Huzursuz Bacaklar Sendromu, Uykuda Periyodik Bacak Hareketleri Bozukluğu ve REM Uyku Davranış Bozukluğu gibi birçok uyku hastalığının tanı ve tedavisi gerçekleştirilecek. İlerleyen süreçte ise Narkolepsi tanısında kullanılan Çoklu Uyku Latans Testi (MSLT) ile kompleks epilepsi hastalarına yönelik Video EEG monitorizasyonu hizmetlerinin de devreye alınması planlanıyor.</p>

<p></p>

<p>"Vatandaşlarımız ileri</p>

<p>tanı ve tedavi hizmetlerine</p>

<p>kendi ilimizde ulaşabilecek"</p>

<p></p>

<p>Açılışta konuşan Gaziantep İl Sağlık Müdürü Dr. Beytullah Şahin, "Uyku bozuklukları; kalp-damar hastalıklarından hipertansiyona, diyabetten nörolojik birçok hastalığa kadar yaşam kalitesini ve genel sağlığı doğrudan etkileyen önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Hizmete açtığımız Uyku Bozuklukları Laboratuvarı sayesinde vatandaşlarımız ileri tanı ve tedavi hizmetlerine kendi ilimizde, modern teknolojik altyapıyla erişebilecek. Gaziantep'te sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmaya yönelik yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu merkezin ilimize ve bölgemize hayırlı olmasını diliyor, emeği geçen tüm sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyorum." dedi.</p>

<p></p>

<p>Bölge halkına nitelikli</p>

<p>sağlık hizmeti sunacak</p>

<p></p>

<p>Gaziantep Şehir Hastanesi bünyesinde hizmet vermeye başlayan Uyku Bozuklukları Laboratuvarı'nın, uyku hastalıklarının erken tanı ve etkin tedavisine önemli katkı sağlaması, hastaların ileri teknolojiyle donatılmış bir merkezde kapsamlı sağlık hizmetine erişimini güçlendirmesi hedefleniyor.  </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/uyku-bozukluklari-laboratuvari-hizmete-acildi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/7-agustos/ekran-resmi-2026-08-06-140330.png" type="image/jpeg" length="42780"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Deri kanserinde erken teşhis hayati önem taşıyor]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/deri-kanserinde-erken-teshis-hayati-onem-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/deri-kanserinde-erken-teshis-hayati-onem-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Solak, cildi oluşturan hücrelerin normalin dışında, aşırı ve kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan deri kanserlerinin erken teşhisle büyük oranda tedavi edilebildiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dr. Öğr. Üyesi Solak, “Deri kanserleri temel olarak iki ana gruba ayrılır: En tehlikeli tür olan melanom ve çok daha sık görülen melanom dışı deri kanserleri” dedi.</p>

<p></p>

<p>1. Melanom: hayatı tehdit</p>

<p>eden ‘ben’ görünümlü tehlike</p>

<p></p>

<p>Melanomun, cildimize rengini veren ‘melanosit’ isimli hücrelerin kontrolden çıkmasıyla oluştuğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Solak, “Diğer deri kanserlerine göre daha az görülse de maalesef bu hastalık grubunda yaşam kayıplarının çok büyük bir kısmı melanomdan kaynaklanır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Melanomun aniden, hiçbir uyarı vermeden normal deri üzerinde (Saçlı deri, tırnaklar veya ağız içi dahil) çıkabileceği gibi, mevcut bir ben üzerinden de gelişebileceğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Solak, kadınlarda en sık bacaklarda, erkeklerde ise en sık sırt bölgesinde görüldüğünü belirtti.</p>

<p></p>

<p>Şüpheli bir ben nasıl anlaşılır?</p>

<p></p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Solak, derideki bir leke veya kabarıklığın aşağıdaki özellikleri taşıması durumunda mutlaka bir dermatoloğa (Cildiye uzmanına) görülmesi gerektiği uyarısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“- Simetrik değilse: Benin bir yarısı diğer yarısına benzemiyorsa,</p>

<p>- Kenarları düzensizse: Kenarlar girintili çıkıntılı veya bulanıksa,</p>

<p>- Renk karmaşası varsa: İçinde siyah, kahverengi, pembe veya mavi gibi farklı renk tonları barındırıyorsa,</p>

<p>- Çapı büyükse: 6 milimetreden (Yaklaşık bir kurşun kalem arkasındaki silgi kadar) büyükse.”</p>

<p></p>

<p>Tedavi ve yanlış bilinenler:</p>

<p>En etkili tedavi yönteminin erken dönemde fark edilen lezyonun cerrahi olarak çıkarılması olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Solak, “Halk arasında yaygın olan ‘Bıçak değerse kanser yayılır’ inanışı kesinlikle yanlıştır. Aksine, şüpheli bir benin çıkarılıp patolojide incelenmesi hayat kurtaran tek yoldur” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>2. Melanom dışı deri</p>

<p>kanserleri: en sık görülenler</p>

<p></p>

<p>Bu kanser grubunun, toplumda en yaygın görülen kanser türü olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Solak, genellikle güneş ışığına en çok maruz kalan bölgelerde geliştiğini kaydetti.</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Solak, melanom dışı kanser türleri hakkında şu bilgiyi paylaştı:</p>

<p>“- Bazal hücreli karsinom (BHK): En sık görülen türdür. Genelde deri renginde, parlak kenarlı, küçük bir kabartı olarak başlar. Zamanla yara haline gelebilir, kanayabilir veya kabuklanabilir. Çok yavaş büyür ve başka organlara yayılma ihtimali neredeyse yoktur; ancak tedavi edilmezse derinleşerek alt dokulara ciddi hasar verebilir</p>

<p>- Skuamöz hücreli karsinom (SHK): Genellikle baş, boyun, kulak, dudak ve el sırtı gibi güneş gören yerlerde olur. Bazal hücreliye göre daha kabarık ve kabukludur. Tedavi edilmezse lenf bezlerine veya uzak organlara yayılma riski vardır ve bu durum hayati tehlike oluşturabilir.</p>

<p>- Aktinik keratoz (Kanser öncüsü): Tam bir kanser değildir ancak tedavi edilmezse Skuamöz Hücreli Karsinoma dönüşme potansiyeli taşır. Güneş gören yerlerde sert, pürtüklü, pembe veya kahverengi lekeler şeklindedir.”</p>

<p></p>

<p>Risk faktörleri: kimler</p>

<p>daha çok dikkat etmeli?</p>

<p></p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Solak, bu kanser türlerinin risk faktörleri ve dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında şunları söyledi:</p>

<p>“- Açık tenli olmak,</p>

<p>- Güneş yanığı geçmişi,</p>

<p>- Ben sayısı,</p>

<p>- Solaryum ve UV ışınları,</p>

<p>- Zayıf bağışıklık.”</p>

<p></p>

<p>Ne zaman doktora gidilmeli?</p>

<p></p>

<p>Deri üzerinde görülen belirtilerin iyi takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Solak, şöyle devam etti:</p>

<p>“Deri üzerinde zaman zaman açılıp kapanan, iyileşmeyen bir yara varsa, mevcut bir kabartı veya leke hızla büyüyorsa, şeklinde veya renginde değişiklik fark ediliyorsa vakit kaybetmeden bir dermatoloğa başvurulmalıdır. Hekimler, dermoskop adı verilen özel bir büyüteçle bu lekeleri detaylıca inceleyerek doğru tanıyı koyabilirler.”</p>

<p></p>

<p>Korunma ve kendi kendini muayene</p>

<p></p>

<p>Deri kanserinden korunmanın en temel yolunun güneşten korunmak olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Solak, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Her ay düzenli olarak ayna karşısında kendinizi kontrol etmeniz önerilir. Boy aynası ve el aynası yardımıyla saçlı deriden ayak parmak aralarına kadar tüm vücudunuzu incelemek sadece 5 dakikanızı alır.</p>

<p>Sonuç olarak; deri kanserleri görünür bölgelerde başladığı için erken tanı şansı çok yüksektir. Erken yakalanan bir kanserde tam iyileşme mümkünken, geç kalınması durumunda hastalık hayati tehdit oluşturabilir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/deri-kanserinde-erken-teshis-hayati-onem-tasiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/7-agustos/deri-kanserinde-erken-teshis-hayati-onem-tasiyor.jpg" type="image/jpeg" length="72130"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Otoyolda dron destekli denetim!]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/otoyolda-dron-destekli-denetim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/otoyolda-dron-destekli-denetim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’te jandarma ekiplerince yapılan dron destekli otoyol denetimlerinde çeşitli kural ihlalleri tespit edilen bin 123 araca cezai işlem uygulandı, 105 araç trafikten men edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı otoyol jandarması timleri, Temmuz ayında sorumluluk sahasında dron destekli çok sayıda denetim yaptı. Mülki makamların koordinesiyle otoyolda yapılan denetimlerde 71 bin 26 araç ile 21 bin 914 şahıs sorgulandı. Denetimlerde, çeşitli trafik kurallarını ihlal ettiği tespit edilen 105 araç trafikten men edildi, 5 sürücünün ehliyeti geri alındı ve bin 123 araca ise yönetmelikte belirtilen hız sınırlarını ihlal etmek, sol şeridi sürekli işgal ederek trafik güvenliğini tehlikeye sokmak, otoyol üzerinde dönüşün yasak olduğu yerden dönüş yapmak, seyir halinde cep telefonu kullanmak ve emniyet kemeri kullanmamak gibi maddeleri ihlal suçundan cezai işlem uygulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Otoyoldaki benzer denetimlerin süreceği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/otoyolda-dron-destekli-denetim</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/7-agustos/otoyolda-dron-destekli-denetim3.jpg" type="image/jpeg" length="21109"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Yüzmenin gebelikte birçok faydası bulunuyor’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/yuzmenin-gebelikte-bircok-faydasi-bulunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/yuzmenin-gebelikte-bircok-faydasi-bulunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hamilelik dönemi, anne adaylarının hayatında pek çok sorunun gündeme geldiği hassas ve özel bir süreçtir. Bu süreçte en çok merak edilen konular arasında “Hamileyken denize girilir mi?” ve “Hamilelikte havuza girmek güvenli midir?” soruları yer almaktadır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nazire Öztürk, hamilelik döneminde denize ve havuza girerken dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaz aylarında artan sıcaklıklar nedeniyle anne adaylarının serinlemek amacıyla denize veya havuza girmek istediğini belirten Op. Dr. Nazire Öztürk, denize girilecek bölgenin temiz ve güvenli olduğundan emin olunmalıdır. Denizin doğal yapısı ve hijyen açısından havuza göre daha avantajlı olması nedeniyle, uygun koşullarda denizin tercih edilebileceğini söyledi.</p>

<p>Risk faktörü bulunmayan gebeliklerde yüzmenin önerilen spor aktivitelerinden biri olduğunu belirten Op. Dr. Nazire Öztürk, şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Yüzme; sırt ve bel ağrılarını azaltmaya, kasları güçlendirmeye, stresi azaltmaya ve uyku düzenini desteklemeye yardımcı olur. Aynı zamanda kan dolaşımını artırarak bebeğin oksijenlenmesine katkı sağlayabilir.”</p>

<p>Özellikle gebeliğin ilk ve son aylarında anne adaylarının sağlık durumlarını ve doktorlarının önerilerini dikkate almaları gerektiğini vurgulayan Öztürk, hamileliğin ilk üç ayında düşük riski nedeniyle daha dikkatli olunmalıdır. Gebeliğin son aylarında ise doğumun yaklaşması sebebiyle anne adaylarının denize girerken ekstra özen göstermesinin önemli olduğunu söyledi.</p>

<p></p>

<p>Havuz Tercihinde Hijyene</p>

<p>Dikkat Edilmeli</p>

<p></p>

<p>Hamilelikte havuza girmenin daha fazla dikkat gerektirdiğini ifade eden Op. Dr. Nazire Öztürk ‘havuz suyunda bulunan klor ve diğer kimyasal maddelerin hassas ciltlerde tahrişe neden olabilir. Yeterince temizlenmeyen ve düzenli bakımı yapılmayan havuzlar enfeksiyon riskini artırabilir. Anne adaylarının hijyeninden emin olmadıkları havuzlara girmemelerini, havuzdan çıktıktan sonra duş almalarını ve ıslak mayo ile uzun süre beklememelerini öneririm ‘ dedi.</p>

<p>Anne adaylarının denize veya havuza girmeden önce gebeliklerini takip eden doktorlarına danışmaları, kendilerini zorlamamaları ve herhangi bir ağrı, kanama, baş dönmesi ya da rahatsızlık hissi oluşması durumunda sudan çıkarak sağlık kuruluşuna başvurmaları önem taşımaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/yuzmenin-gebelikte-bircok-faydasi-bulunuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/7-agustos/yuzmenin-gebelikte-bircok-faydasi-bulunuyor.jpg" type="image/jpeg" length="95946"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Güneşe bırakılan kurutmalıklar eşsiz görüntüler oluşturuyor]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/gunese-birakilan-kurutmaliklar-essiz-goruntuler-olusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/gunese-birakilan-kurutmaliklar-essiz-goruntuler-olusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gastronomi kenti Gaziantep'te kış aylarının vazgeçilmezi olan kurutmalık sebze sezonu başladı. Kentin yüksek tepeleri kırmızı ve yeşile bürünürken o eşsiz görüntü dron ile görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gastronomi kenti Gaziantep'te kış aylarının vazgeçilmezi olan ve dünya mutfaklarında yerini alan kurutmalık sebze sezonu başladı. Kurutmalıklar, kentin çeşitli mahallelerinde bulunan kadınların kapı önlerinde ya da bahçelerinde ürettiği biber, kabak ve patlıcanlar, kurutmalık yapılmak üzere hazırlanarak iplere diziliyor. Ardından çatı ismi verilen askılara asılıyor. 7 ila 15 gün içinde kuruyan sebzeler, tekrar toplanarak talebe göre yurt içi veya yurt dışına gönderiliyor. Yüksek kesimlerdeki eşsiz görüntü dron ile görüntülenirken tahta tezgahlara asılan kurutmalıklar, adeta görsel şölen oluşturdu.</p>

<p></p>

<p>"Ekmeğimizi sıcaktan</p>

<p>çıkarmaktan mutluyuz"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>İşini severek yaptığını söyleyen işçi Ramazan Yılmaz, "Burada kurutmalık biber yapıyoruz. Tarladan geliyor, bizde biberlerin oyum işlemeni yaptırıyoruz. Daha sonra burada güneşe seriyoruz. Mayıs ayında kurutmalık sezonu başlar. Hava çok sıcak olduğu için dayanamadığımız zamanlar oluyor. Fakat bu bizim işimiz. İşimizi severek yapıyoruz. Ekmeğimizi sıcaktan çıkarmaktan mutluyuz" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/gunese-birakilan-kurutmaliklar-essiz-goruntuler-olusturuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 14:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/7-agustos/ekran-resmi-2026-08-06-142841.png" type="image/jpeg" length="46720"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Karın ağrısının nedeni ultrasonla belirlenir’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/karin-agrisinin-nedeni-ultrasonla-belirlenir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/karin-agrisinin-nedeni-ultrasonla-belirlenir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karın ağrısının birçok farklı nedene bağlı olarak ortaya çıkabileceğini belirten Medical Point Gaziantep Hastanesi Radyoloji Uzm. Dr. Ebru Güzel, ultrasonografinin karın bölgesindeki birçok hastalığın değerlendirilmesinde önemli bir görüntüleme yöntemi olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Karın ağrısının toplumda sık görülen sağlık şikâyetlerinden biri olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Ebru Güzel, ağrının basit nedenlerden kaynaklanabileceği gibi bazı önemli hastalıkların da belirtisi olabileceğini vurguladı.</p>

<p></p>

<p>"Karın ağrısının nedeni</p>

<p>doğru görüntüleme ile</p>

<p>ortaya konabilir"</p>

<p></p>

<p>Karın bölgesindeki organların değerlendirilmesinde ultrasonografinin sık kullanılan, güvenilir ve ağrısız bir yöntem olduğunu belirten Uzm. Dr. Ebru Güzel, "Ultrasonografi; karaciğer, safra kesesi, böbrekler, pankreas, dalak, mesane ve kadınlarda jinekolojik organların değerlendirilmesinde önemli bilgiler sağlar. Hastanın şikayetlerine göre doğru görüntüleme yöntemi seçilerek tanı süreci hızlandırılabilir" dedi.</p>

<p>Karın ağrısının altında safra kesesi taşları, böbrek taşları, kistler, enfeksiyonlar veya farklı organlara ait sorunların bulunabileceğini ifade eden Uzm. Dr. Ebru Güzel, "Ağrının yeri, süresi, şiddeti ve eşlik eden diğer değerlendirilerek uygun inceleme yöntemi belirlenmelidir" şeklinde konuştu.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Erken değerlendirme önemli"</p>

<p></p>

<p>Uzun süren veya tekrarlayan karın ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Ebru Güzel, "Ani başlayan şiddetli ağrı, ateş, kusma, kilo kaybı, dışkılama alışkanlıklarında değişiklik veya idrarla ilgili şikâyetler eşlik ediyorsa mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Görüntüleme yöntemlerinin hastalıkların erken dönemde tespit edilmesine yardımcı olduğunu belirten Uz. Dr. Ebru Güzel, "Doğru zamanda yapılan radyolojik değerlendirme, hekimlerin doğru tanıya ulaşmasını ve uygun tedavi planının oluşturulmasını kolaylaştırır" dedi.</p>

<p></p>

<p>"Ultrason birçok hastalıkta</p>

<p>ilk değerlendirme</p>

<p>yöntemi olabilir"</p>

<p></p>

<p>Ultrasonografinin radyasyon içermemesi nedeniyle güvenli bir yöntem olduğunu belirten Uzm. Dr. Ebru Güzel, "Özellikle çocuklar, gebeler ve takip gerektiren hastalarda ultrason önemli avantajlar sunar. Ancak her hastanın değerlendirmesi kişiye özel yapılmalı ve gerekli durumlarda farklı görüntüleme yöntemlerinden de yararlanılmalıdır" diye konuştu.</p>

<p>Uzm. Dr. Ebru Güzel, karın ağrısı gibi sık görülen şikayetlerin ihmal edilmemesi, erken dönemde uzman değerlendirmesi alınması ve gerekli görüntüleme kontrollerinin yapılmasının sağlık açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/karin-agrisinin-nedeni-ultrasonla-belirlenir</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/7-agustos/karin-agrisinin-nedeni-ultrasonla-belirlenir2.png" type="image/jpeg" length="15585"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Doğal içerikli çaylar bağışıklığı güçlendirir’]]></title>
      <link>https://www.gaziantepilkhaber.com/dogal-icerikli-caylar-bagisikligi-guclendirir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepilkhaber.com/dogal-icerikli-caylar-bagisikligi-guclendirir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te etkisini sürdüren bunaltıcı sıcaklar nedeniyle uzun süre klima altında kalan ya da tatilden döndükten sonra ani hava değişimine bağlı olarak soğuk algınlığı ve grip şikayeti yaşayan vatandaşlar, çareyi aktarlarda satılan doğal bitki çayları ve şifalı içeceklerde arıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hava sıcaklıklarının 40 derecenin üzerine çıktığı Gaziantep'te, serinlemek amacıyla gün boyu klimalı ortamlarda kalan birçok vatandaş, boğaz ağrısı, öksürük, halsizlik ve burun akıntısı gibi şikayetlerle karşılaşıyor. Yaz tatilinden dönen ve ani sıcaklık değişiminden etkilenen vatandaşlar ise bağışıklıklarını güçlendirmek amacıyla aktarlara yöneliyor. Aktarlar, son günlerde özellikle ıhlamur, zencefil, zerdeçal, adaçayı, kuşburnu, ekinezya ve doğal bitki karışımlarına olan talebin belirgin şekilde arttığını belirtti. Vatandaşların, ilaç tedavisinin yanı sıra destekleyici olarak doğal ürünleri tercih ettiğini ifade eden aktarlar, bitkisel ürünlerin bilinçsiz kullanılmaması gerektiğine de dikkat çekti.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Yazın da en az kış</p>

<p>kadar hasta olan</p>

<p>vatandaşlarımız var"</p>

<p></p>

<p>Vatandaşların klima kaynaklı üşütme ve yaz gribine karşı bitki çayları ile doğal karışımları tercih ettiklerini söyleyen aktar Sedat Akmayram, "Yazın da en az kış kadar hasta olan vatandaşlarımız var. Özellikle klimalardan dolayı üşütme, bahar alerjisi, bahar nezlesi ve hava değişimine bağlı rahatsızlıklar çok sık görülüyor. İnsanlar tatil için Mersin, Antalya gibi sıcak bölgelere gidip geliyor. Tekrar Gaziantep'e döndüklerinde hava değişiminden dolayı nezle ve grip olabiliyorlar. Biz de bu süreçte kışın önerdiğimiz ürünleri yazın da tavsiye ediyoruz. Hibiskus, ıhlamur, hatmi çiçeği, ada çayı gibi bitkilerin yanı sıra kendi hazırladığımız özel karışımlarımız, ananas pekmezli, çam kozalağı pekmezli, çam kozalağı şurubu gibi ürünlerle vatandaşlarımıza destek oluyoruz. Gaziantep'te doğal ürünlere ilgi oldukça yüksek. İnsanlar her geçen gün bu konuda daha bilinçli hale geliyor" dedi.</p>

<p></p>

<p>"Yazın da doğal</p>

<p>ürünleri tercih ediyoruz"</p>

<p></p>

<p>Yaz aylarında hastalanan vatandaş Beşir Can ise bitkisel çayların daha etkili olduğunu söyleyerek, "Yazın da doğal ürünleri tercih ediyoruz. Özellikle klima nedeniyle üşütüyoruz. Benim nefes darlığı ve balgam şikayetim oluyor. Aktara gelip bitkisel karışımlar alıyorum, gerçekten faydasını görüyorum. Bana hatmi çiçeği, ıhlamur, kuşburnu ve zahter öneriyorlar. Düzenli kullandığımda kendimi daha iyi hissediyorum. Bu yüzden yazın da doğal ürünleri tercih ediyorum" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.gaziantepilkhaber.com/dogal-icerikli-caylar-bagisikligi-guclendirir</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepilkhabercom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepilkhaber-com/uploads/2026/08/haber/agustos/7-agustos/ekran-resmi-2026-08-06-142826.png" type="image/jpeg" length="46605"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
