Zeytin hasadının başladığını söyleyen Karkamış Ziraat Odası Başkanı İdris Bozkurt, ‘’Bu sene fıstıkta olduğu gibi zeytinde de yok yılını yaşıyoruz. Rekolte hiç tahmin etmediğimiz kadar düştü. 2025 yılı çiftçilerimiz açısından hiç iyi geçmedi. Umarım 2026 yılında yüzler güler’’ dedi.
Çiftçilerimiz, zeytinin masrafını bile çıkaramayacak gibi görünüyor
Çiftçinin en önemli geçim kaynaklarından birinin zeytin olduğunu söyleyen Bozkurt, ‘’Zeytin, bölge çiftçisinin en önemli gelir kaynakları arasında önemli bir yer tutmaktadır. Bu sene zeytinin yok yılı, ama küresel iklim değişikliğine bağlı olarak yaşanan kuraklık, her ürün gibi zeytini de olumsuz etkiledi. Yani kuraklık nedeniyle var olan rekolte daha da geriledi. Bu sene çiftçilerimiz, zeytinin masrafını bile çıkaramayacak gibi görünüyor’’ ifadelerini kullandı.
2025 yılı çiftçi açısından çok iyi geçmedi
Çiftçinin çok zorlu bir yıl geçirdiğini belirten Bozkurt, ‘’2025 yılı çiftçi açısından çok iyi geçmedi. Hatta çiftçi son yılların en kötü sezonunu ve dönemini geçirdi desek abartmış olmayız. Çünkü hububat alanlarının yüzde 85’ine biçerdöver bile girmedi. Yağış olmayınca hububatta olmadı. Bunun yanı sıra Antepfıstığında yok yılıydı, kuraklık var olan rekolteyi daha da düşürdü. Ardından zirai don olayı yaşandı. Don, Antepfıstığında önümüzdeki yılın karagözleri gibi birçok ürüne zarar verdi. Çiftçi de ne yapacağını şaşırmış bir vaziyette’’ açıklamasını yaptı.
Tarım açısından büyük bir tehlike arz ediyor
Kuraklığın hayatın her alanını tehdit ettiği ettiğini vurgulayan Bozkurt, ‘’Küresel iklim değişikliğine bağlı olarak mevsimler çok değişti. Geçmiş yıllarda Sonbahar’dan kış mevsimine veya İlkbahar’dan yaz mevsimine geçişler belirgin olurdu ve anlardık. Ancak şimdi anlamıyoruz. Kuraklığa bağlı olarak barajlarımız kuruyor. Sulu tarımda önemli bir yer tutan yeraltı suları daha da derine indi ve birçok su kuyusu kurudu. Bu da tarım açısından büyük bir tehlike arz ediyor’’ tespitinde bulundu.
Girdi maliyetlerini düşürecek çalışmalar yapılmalı
Başkan Bozkurt, çiftçiye destek çıkılması gerektiğini vurgularken, ‘’Her geçen gün artış gösteren girdi maliyetleri çiftçilerin belini büküyor. Geçen haftalarda yine mazotun litresine 3 lira zam geldi. İlaç ve gübre fiyatları aynı şekilde artıyor. Mazot, gübre ve ilaç en önemli girdilerimiz. Maliyetlerimiz artarken buna karşın ürettiğimiz ürünler değerinde satılmıyor. Bu da üreticileri üzüyor. Büyükşehir Belediyesi’nin mazot desteği hububat ekim öncesi ilaç gibi geldi, ama desteklerin sürdürülebilir olması gerekiyor. Yani Tarım ve Orman Bakanlığı’da desteklerini artırmalı. Kısacası çiftçiyi tarlaya küstürmemek lazım. O nedenle girdi maliyetlerini düşürecek çalışmalar yapılmalı’’ çağrısında bulundu.