Diş Hekimi Dt. Betül Saylar Hançerkıran, ‘’Amalgam dolgunun içerisinde gümüş, bakır, kalay var, bu materyallerin tozlarının civa ile karıştırılmasıyla yapılan bir dolgudur’’ dedi.
En fazla iki amalgam dolgunun değişimi yapılmalı
‘Her Amalgam dolgu değişecek diye bir kural yok’ diyen Hançerkıran, ‘’Amalgam ile beyaz dolgunun ayırt edilmesi, hastanın bedene ne işlem yapıldığının farkında olması önemlidir. Bunun yanı sıra bir defa da 4 veya 5 Amalgam dolgu değişimi yapılmamalı, en fazla iki amalgam dolgunun değişimi yapılmalıdır. Eğer herhangi bir kırık, çürük ve 18 yılı geçmişse amalgam dolguları değiştirmeyebilirsiniz. Çünkü değiştirmek bazen bedenin daha fazla ağır metal almasına yol açabilir’’ dedi.
Hançerkıran, ‘’Geçmiş yıllarda siyah dolgular olarak bilinen Amalgam dolgular çok fazla yapılıyordu. Nedeni ise hekimlerimizin amalgam dolguların çok sağlam olduklarını düşünmelerinden kaynaklanıyor. Ancak artık diş hekimliğindeki gelişen sistemler çok daha kalıcı sağlam ve uzun dönem kullanılabilen materyalleri açığa çıkardı. Son yapılan çalışmalarda da Amalgam dolguların uzun dönemde bedene zarar verip ağır metal birikimine neden olabileceği ifadelerini kullandı.
Amalgam dolgunun bedene çok ciddi zararı bulunuyor
Amalgam dolgunun bedene çok ciddi zararının bulunduğunu ifade eden Hançerkıran, ‘’Bu dolgular bedenin hastalık oluşturmasını artırıyor. Özellikle Nörolojik hastalıklara neden olduğu belirlendi. 2025 yılında da Uluslararası Diş Hekimliği Birliği, Avrupa’da Amalgam dolgunun kullanımını yasakladı. Ama ülkemizde ucuz olması dolayısıyla hekimlerimiz bu dolguları yapmaya devam ediyorlar’’ şeklinde konuştu.
Protokol hasta ve hekimi koruyor
‘Amalgam dolgunun bedene zarar verdiği açığa çıktığı için normal şekilde sökmeyin deniliyor’ diyen Hançerkıran, ‘’Dolguyu sökerken veya yaparken açığa çıkan cıva buharı beden için çok toksik. O nedenle mümkün olduğunda çalışma ortamının, hasta ve hekimin bundan korunması gerekir. Bunun için Avrupa Oral Toksikoloji Derneği’nin (IAOMT) sertifikasyonla da belirlediği Güvenli Amalgam Dolgu Söküm Protokolü (SMART) ile bu işlemin yapılması gerekiyor. Bu protokol hasta ve hekimi koruyor. Amaç bedendeki ağır metal yükünü azaltmak ve hastaya ağır bir metal yükü yüklememek. Çünkü kan-beyin bariyerini geçebilen tek ağır metal cıva’’ açıklamasını yaptı.
Doğal bir kil olan bentonit kilini daha çok tercih ediyoruz
Amalgam dolgunun çıkarılması işlemine değinen Hançerkıran, ‘’Öncelikle kapalı bir ortam seçiliyor. Sonrasında hasta, hekim ve yardımcı personeller özel kıyafetler giyiyorlar. İşlem yapılacak diş, lastik örtü dediğimiz bir örtü ile kapatılıyor. Yüksek vakumlu cihazlarla dolgunun çıkarılması sağlanıyor. Aynı zamanda hastaya oksijen vererek, döner alet ile açığa çıkan o buharın solunmaması sağlanıyor. HPA sistemli vakumlar sayesinde açığa çıkan buhar temizlenmiş ve solunabilir şekilde ortama veriliyor. Bunun yanı sıra Şelatör dediğimiz ağır metalleri tutan likitlerde kullanılıyor. Protokol çerçevesinde aktif kömür tozu kullanılıyor ama doğal bir kil olan bentonit kilini daha çok tercih ediyoruz’’ dedi.
Hamileler de bu işlemi yapmak daha riskli
Diş Hekimi Dt. Betül Saylar Hançerkıran, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Daimi dişlerde bulunan Amalgam dolguları değiştirmeyi daha uygun buluyorum. Süt dişine bu dolgudan yaptıran hastalarımızda var. Ama süt dişi değişimi olacağı için, sökerken de riski olduğundan herhangi bir çürük veya kırık yoksa 9-10 yaşından sonra bu işlemi yapmak daha uygundur. Hamileler de bu işlemi yapmak daha riskli. Çünkü hamilelikte güvenli aralığımız 3 ile 6 ay arası. Kişinin bir ağrısı, dişte kırık, çürük gibi işlem yapmamız gereken bir durum yoksa hamilelerde amalgam dolgu değişimi işlemini beklemeyi, tercih ediyoruz. Lakin acil durumlarda amalgam dolgu değişim protokolü çerçevesinde bu işlemi yapmak çok daha uygun. Çoğu hastamız ise hamilelik öncesinde kontrol için geliyor. Biz de bunu öneriyoruz.’’