Geçtiğimiz günlerde tüm kenti kasıp kavuran süper hücre, bölgenin en büyük gelir kaynaklarından biri olan Antepfıstığına büyük zarar verdi. Sahada yapılan ilk incelemelere göre Antepfıstığında zararın yüzde 70, hububatta ise yüzde 20’ye ulaştığı tespit edildi.

Ziraat Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Başkanı Yusuf Yılmaz, ‘’Antep fıstığı bahçelerinde yer yer yüzde 30 ila yüzde 70 arasında değişen oranlarda ürün kaybı, şiddetin yüksek olduğu lokal alanlarda yüzde 80’e varan zarar, il geneli ortalamasında ise yaklaşık yüzde 40–50 bandında verim kaybı öngörülmektedir’’ dedi.

Sahada yapılan inceleme sonucunda Oğuzeli’nde 23 mahalle doludan, 6 mahalle ise fırtınadan zarar görürken, Karkamış’ta 14 mahalle doludan, 10 mahalle fırtınadan, Nizip’te 41 mahalle doludan, 7 mahalle fırtınadan, Araban’da 7 mahalle doludan Yavuzeli’nde 10 mahalle doludan, Şahinbey’de 7 mahalle doludan, Şehitkamil’de ise 3 mahalle doludan zarar gördü. Toplamda 95 mahallede dolu zararı, 33 mahallede fırtına (hortum) zararının olduğu belirlendi.

Yüksek yıkıcılığa sahip bir meteorolojik afet niteliği taşımaktadır

Yılmaz, ‘’Gaziantep genelinde etkili olan dolu, şiddetli sağanak ve fırtına; yer yer hortum oluşumlarıyla birlikte yüksek yıkıcılığa sahip bir meteorolojik afet niteliği taşımaktadır. Meteorolojik açıdan “süper hücre” karakteri gösteren bu sistemin kısa süre içerisinde (yaklaşık 20 dakika) metrekareye 60 kg yağış bırakması, olayın ekstrem doğasını ortaya koymaktadır’’ ifadelerini kullandı.

Genç sürgünlerde doku zedelenmesi yaygın şekilde tespit edilmiştir

Yapılan ilk saha gözlemleri ve üretici beyanlarına göre; başta Nizip, Oğuzeli, Araban ve Karkamış ilçeleri olmak üzere çok sayıda kırsal mahallede tarımsal üretim alanlarının doğrudan etkilendiğini sözlerine ekleyen Yılmaz, ‘’Afetin en büyük etkisi, bölgenin stratejik ürünü olan Antep fıstığı (Pistacia vera L.) üretim alanlarında görülmüştür. İlk tahminlere göre; dolu darbesine bağlı olarak; meyve dökümü (erken meyve kaybı), sürgün ve dal kırılmaları, yaprak yüzeyinde mekanik zararlar ve fotosentetik aktivitede azalma, genç sürgünlerde doku zedelenmesi yaygın şekilde tespit edilmiştir’’ açıklamasını yaptı.

Antep fıstığında zararın yalnızca mevcut üretim sezonu ile sınırlı kalmayacak

‘Özellikle Antep fıstığında zararın yalnızca mevcut üretim sezonu ile sınırlı kalmayacağı açıktır’ diyen Yılmaz, ‘’Bu tür fiziksel zararlar; ağaçların fizyolojik dengesini bozarak karbonhidrat rezervlerinin azalmasına, bir sonraki yılın çiçek tomurcuğu (göz) oluşumunun zayıflamasına, Periyodisite (var-yok yılı etkisi) şiddetinin artmasına neden olarak 2027 üretim sezonunda da ilk tahminlere göre ilave yüzde 20–30 düzeyinde verim kaybı riskini beraberinde getirmektedir. Bu durum, afetin etkisinin en az iki üretim sezonuna yayılabileceğini göstermektedir’’ şeklinde konuştu.

Hububatta ilk tahminlere göre yüzde 10–20’ye varan dane kaybı var

Hububat alanlarına değinen Başkan Yılmaz, ‘’Hububat ekili alanlarda ise; bitkilerde yatma (lodging), başaklarda ilk tahminlere göre yüzde 10–20’ye varan dane kaybı, yüksek nem koşullarına bağlı olarak pas ve septorya gibi fungal hastalıkların gelişme riskinde artış gözlenmektedir. Hayvancılık faaliyetleri de afetten etkilenmiş; kırsal alanlarda bazı işletmelerde barınak hasarları meydana gelmiş, çatı uçmaları nedeniyle hayvan kayıpları bildirilmiştir. Bu tür ekstrem meteorolojik olayların sıklık ve şiddetindeki artış, iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki baskısını somut biçimde ortaya koymaktadır’’ dedi.

Antepfıstığında kayıp ekonomi açısından da önemli sonuçlar doğuracak

Tarım sigortalarının (TARSİM) kapsayıcılığının ve erişilebilirliğinin artırılması gerektiğini ifade eden Ziraat Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Başkanı Yusuf Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Yüksek çözünürlüklü erken uyarı ve afet tahmin sistemleri yaygınlaştırılmalı, afet sonrası hızlı hasar tespiti ve doğrudan gelir desteği mekanizmaları etkinleştirilmeli. Özellikle çok yıllık bitkilerde (Antep fıstığı gibi) rehabilitasyon ve bakım destekleri (budama, besleme, bitki sağlığı uygulamaları) devreye alınmalıdır. Antep fıstığı üretiminde yaşanan bu kayıplar, yalnızca bölge çiftçisinin gelirini değil; ihracat, katma değer ve ülke ekonomisi açısından da önemli sonuçlar doğuracaktır. Yetkili kurumları, bilimsel veriler ışığında hızlı ve etkin müdahale planlarını hayata geçirmeye davet ediyoruz.’’ Adem Kesenek

Kaynak: Adem Kesenek