GÜNCEL

‘DOĞAYA KENDİ EVİMİZ GİBİ BAKMALIYIZ’

Her yıl yıl olduğu gibi Gaziantep başta olmak üzere Türkiye’nin birçok ilinde meydana gelen orman yangınları arıcıları tedirgin ediyor.

Her yıl yıl olduğu gibi Gaziantep başta olmak üzere Türkiye’nin birçok ilinde meydana gelen orman yangınları arıcıları tedirgin ediyor.

En küçük bir parça bile doğanın yok olmasına neden olabilir

Orman yangınları konusunda vatandaşı uyaran Gaziantep İli Arı Yetiştiricileri Birlik Başkanı Nebi Koca, ‘’Artık doğaya kendi evimiz gibi bakmalıyız. Atılan cam şişesi, izmarit veya en küçük bir parça bile doğanın yok olmasına neden olabilir’’ uyarısında bulundu.

Orman yangınları arıcıları tedirgin ediyor

Her yıl yıl olduğu gibi Gaziantep başta olmak üzere Türkiye’nin birçok ilinde meydana gelen orman yangınları arıcıları tedirgin ediyor. Çünkü orman yangınları sonucunda arı kovanları zarar görüyor, arılar ölüyor, bölgenin bitki florası ve örtüsü yok oluyor. Dolayısıyla yanan ağaçların bal vermesi ya da polen kaynağına dönüşmesi 10-15 yılı bulabiliyor.

Yangınların olmaması için ciddi önlemlerin alınması gerekiyor

Orman yangınlarıyla birlikte birçok bitkinin, ağacın ve canlının da hayatını kaybettiğini söyleyen Koca, ‘’Orman yangınlarıyla beraber birçok canlı ve bitki de yok oluyor, tabiri caiz ise ciğerimiz yanıyor. Yangınların olmaması için ciddi önlemlerin alınması gerekiyor. Çünkü yangınlar olduğu sürece hem o bölgedeki hem de doğadaki flora ve bitki örtüsü yok oluyor. Örneğin; geçmiş yıllarda Marmaris’te meydana gelen yangın sonucunda ağaçlar tamamen yeşermiş ve bal vermiş değiller’’ hatırlatmasını yaptı.

Orman yangınları bitki florasını yok ediyor

Orman yangınlarına karşı köklü bir çözümün bulunmadığına dikkat çeken Koca, ‘’Toplumun artık doğaya kendi eviymiş gibi davranması gerekiyor. Çevreye atılan bir cam şişesi, izmarit veya bilinçsiz yapılan bir şey ne yazık ki kocaman ormanları küle çevirebiliyor. Orman yangınları, bölgede bulunan arı kovanların zarar vermesinin yanı sıra bitki florası yok oluyor, yanan ağaçların bal vermesi ya da polen kaynağına dönüşmesi 10-15 yılı bulabiliyor. Bu da arıcıların zarar görmesi anlamına geliyor’’ şeklinde konuştu.

Arılar, doğadaki bitkilerin yüzde 85’inin tozlaşmasını sağlıyor

‘Yangınların olması elbette o yıl rekolteyi etkilediği gibi ilerleyen yıllardaki rekolteyi de olumsuz etkiliyor’ ifadelerini kullanan Başkan Koca, arının doğa için önemine vurgu yaptı. ‘’Arılar, doğadaki bitkilerin yüzde 85’inin tozlaşmasını sağlıyor. Tabiri caizse dişiyle erkek bitkiyi buluşturuyor. Bundan dolayı bitkinin verimliliği ve kalitesi arttığı gibi sürdürebilirliğini sağlıyor, gelecek neslini garanti altına alıyor. Örneğin; bir bitkinin ya da canlının havaya ve suya ihtiyacı olduğu gibi kesinlikle arıya da ihtiyacı var’’ değerlendirmesini yaptı.

380-400 ton civarında bir rekoltenin olacağını tahmin ediyorum

Birinci bal hasat döneminin sona erdiğini sonrasında ikinci hasat döneminin başlayacağını vurgulayan Başkan Koca, ‘’Gaziantep’te birinci bal hasat dönemi iyi geçti. Şu anda arıcılarımız arılarını sulu arazilere yani pamuk ve ayçiçeği olduğu bölgelere götürdüler. Yüksek yaylalarda olan arıcılarımız var. Bu ay sonuna kadar hasat tamamen bitecek ve rekoltenin toplamı ortaya çıkmış olur. Toplamda 380-400 ton civarında bir rekoltenin olacağını tahmin ediyorum’’ tespitini yaptı.