Uyuşturucu madde kullanımı ve dijital bağımlılık özellikle genç nüfus açısından büyük tehdit oluşturuyor.
Yeşilay Gaziantep Şube Başkanı Prof. Dr. Haluk Şen, ‘’Toplumda giderek artan zararlı alışkanlıklar, uyuşturucu madde kullanımı ve dijital bağımlılık; özellikle genç nüfus üzerinde ciddi bir risk oluşturmaktadır. Bu durum yalnızca bireysel değil, aynı zamanda aile yapısını ve toplumsal geleceği doğrudan etkileyen çok boyutlu bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir’’ dedi.
Son yıllarda yapılan araştırmaların, bağımlılık yapıcı maddelerle karşılaşma yaşının giderek düştüğünü ve kullanımın gençler arasında daha görünür hale geldiğini gösterdiğini ifade eden Şen, dijitalleşmenin artmasıyla birlikte gençlerin, zararlı alışkanlıkları özendiren içeriklere daha sık maruz kaldığını belirtti.
Sosyal medya ortamlarında bağımlılık yapıcı içerikler yaygın
Özellikle sosyal medya ortamlarında bağımlılık yapıcı içeriklerin yaygın olmasının, gençlerin bu maddeleri deneme ve normalleştirme eğilimini artırdığını sözlerine ekleyen Şen, ‘’Araştırmalar, dijital ortamlarda bu tür içeriklere maruz kalan gençlerin riskli davranışlara yönelme ihtimalinin belirgin şekilde arttığını ortaya koymaktadır. Ayrıca dünya genelinde yaklaşık 210 milyon kişinin problemli sosyal medya kullanımı yaşadığı belirtilmekte, bu durum dijital bağımlılığın küresel boyutunu gözler önüne sermektedir’’ ifadelerini kullandı.
Dijital bağımlılık en hızlı yayılan bağımlılık türlerinden biri haline geldi
Dijital bağımlılığın, günümüzde en hızlı yayılan bağımlılık türlerinden biri haline geldiğini hatırlatan Şen, ‘’Türkiye’de milyonlarca kişi günde saatlerce sosyal medyada vakit geçirirken, gençler bu sürecin en kırılgan grubunu oluşturmaktadır. Araştırmalar, Türkiye’de 12–18 yaş arası gençlerin yüzde 3,6’sının bağımlı, yüzde 21,8’inin bağımlılık riski taşıdığını göstermektedir. Yoğun dijital kullanım, akademik başarıda düşüş, uyku problemleri, sosyal izolasyon, anksiyete ve depresyon gibi ciddi sonuçlara yol açmaktadır’’ değerlendirmesini yaptı.
Bağımlılık önlenebilir, tedavi edilebilir ve birlikte mücadele edilebilir
Zararlı alışkanlıkların ve dijital bağımlılığın, yalnızca bireysel bir sorun değil, toplumun geleceğini ilgilendiren kritik bir mesele olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şen, ‘’Aileler, eğitimciler, kurumlar ve medya birlikte hareket etmeli. Gençler doğru bilgi ve sağlıklı alternatiflerle desteklenmeli. Bağımlılıkla mücadele topyekûn bir seferberlik anlayışıyla yürütülmelidir. Unutulmamalıdır ki: Bağımlılık önlenebilir, tedavi edilebilir ve birlikte mücadele edilebilir bir sorundur’’ diye konuştu.
Risk belirtileri erkenden fark edilmeli
‘Bağımlılık süreci yalnızca bireyi değil, tüm aile sistemini etkiler’ diyen Yeşilay Gaziantep Şube Başkanı Prof. Dr. Haluk Şen, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Aile içi iletişim zayıflar. Güven ilişkisi zarar görür. Ekonomik ve psikolojik yük artar. Çatışmalar ve kopuşlar yaşanabilir. Aileler, açık ve yargılamadan iletişim kurmalı. Çocukların dijital kullanımı dengelenmeli. Rol model olunmalı. Risk belirtileri erkenden fark edilmeli. Gerekli durumlarda profesyonel destek alınmalı. Araştırmalar, ebeveynlerin teknoloji kullanım alışkanlıklarının çocuklar üzerinde doğrudan etkili olduğunu göstermektedir.’’