İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinden okullara gönderilen yazılarda, Toplum Yararına Program (TYP) kapsamında geçici olarak görev yapan yardımcı personelin 12 Haziran itibarıyla işten ayrılacağı bildirildi. Basın açıklaması yapan Eğitim Sen Gaziantep Şubesi, duruma tepki gösterdi.
Sorunun kaynağı ortadan kaldırılmalı
Basın açıklamasını okuyan Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Ömer Parlakçı, ‘’Millî Eğitim Bakanlığı’nı sorumluluk almaya çağırıyoruz. Okullarda temizlik ve yardımcı hizmetlerde yılın hiçbir döneminde aksama yaşanmaması için gerekli önlemler derhal alınmalıdır. Her eğitim-öğretim döneminde yeniden karşımıza çıkan bu sorunun kaynağı ortadan kaldırılmalı; okulların temizlik ve yardımcı hizmetler alanındaki personel ihtiyacı kadrolu, güvenceli ve sürekli istihdam yoluyla karşılanmalıdır’’ çağrısında bulundu.
Eğitimin sağlıksız ve güvensiz koşullarda sürdürülmesi anlamına geliyor
2025-2026 eğitim-öğretim yılının sona ermesine sayılı günler kala, okullarda yaşanan temizlik ve yardımcı personel sorununun bir kez daha kamusal eğitim hizmetlerinin nasıl geçici, güvencesiz ve günübirlik çözümlerle yürütülmeye çalışıldığını gösterdiğini vurgulayan Parlakçı, ‘’Eğitim yılının son iki haftasında çok sayıda okulun temizlik hizmetlerinden yoksun kalacak olması, eğitimin sağlıksız ve güvensiz koşullarda sürdürülmesi anlamına gelmektedir. Millî Eğitim Bakanlığı’nın konuya ilişkin önceden herhangi bir planlama yapmamış olması, sorunun boyutunu daha da büyütmektedir’’ şeklinde konuştu.
Okullar uzun süre yeterli hijyen koşullarından yoksun kalıyor
Okullarda hijyen koşullarının sağlanamamasının öğrencilerin sağlık hakkını, eğitim emekçilerinin sağlıklı ve güvenli çalışma hakkını ve güvenli eğitim ortamına erişimi doğrudan tehdit ettiğini vurgulayan Parlakçı, ‘’Üstelik yaşanan sorun yeni değildir. Yıllardır pek çok okulda eğitim, yeterli sayıda temizlik ve yardımcı hizmet personeli olmadan sürdürülmektedir. Bazı okullarda temizlik hizmetleri öğretmenlerin, öğrencilerin ve velilerin çabalarıyla ayakta tutulmaya çalışılmakta; velilerden bağış toplanarak dışarıdan hizmet alınmakta, öğretmenler kendi sınıflarını temizlemek zorunda bırakılmakta ya da okullar uzun süre yeterli hijyen koşullarından yoksun kalmaktadır. Bu tablo, kamusal eğitimin içine sürüklendiği yapısal ihmalin somut göstergelerinden biridir’’ dedi.
Okullarda düzenli ve kalıcı bir hizmet sunulmasını engelliyor
Parlakçı, ‘’Ülke genelinde yaklaşık 60 bin devlet okulu bulunmasına karşın, yardımcı personel sayısının 49 bin civarında olması, çok sayıda okulda bir kadrolu temizlik çalışanının dahi bulunmadığını göstermektedir. Millî Eğitim Bakanlığı, yıllardır bu açığı kadrolu ve güvenceli personel istihdamıyla gidermek yerine geçici, süreli ve güvencesiz çalışma modelleriyle kapatmaya çalışmaktadır. Bu kapsamda TYP uygulaması, eğitim kurumlarının süreklilik gerektiren personel ihtiyacını karşılamaktan uzaktır. Düşük ücretler, iş güvencesinin bulunmaması ve çalışma sürelerinin sınırlılığı, bir yandan çalışanları güvencesizliğe mahkum etmekte, diğer yandan okullarda düzenli ve kalıcı bir hizmet sunulmasını engelliyor’’ değerlendirmesini yaptı.
Kamusal eğitimin velilerden toplanan bağışlara, okul idarelerinin ve öğretmenlerin özverisine ya da geçici istihdam programlarına bırakılamayacağına dikkat çeken Başkan Parlakçı, konuşmasını şöyle bitirdi: ‘’Temizlik hizmeti, eğitimin sağlıklı biçimde sürdürülebilmesi için asli ve vazgeçilmez bir kamusal yükümlülüktür. Bu yükümlülük ancak yeterli sayıda kadrolu, güvenceli ve sürekli personel istihdamıyla yerine getirilebilir. Eğitim hakkı yalnızca dersliklerin varlığı, müfredat ya da ders kitaplarıyla sınırlı değildir. Öğrencilerin temiz, sağlıklı ve güvenli ortamlarda eğitim görmesi de eğitim hakkının ayrılmaz bir parçasıdır. Kamusal eğitimin niteliğini korumak ve geliştirmek isteyen bir anlayış, öncelikle okulların temel ihtiyaçlarını güvence altına almak zorundadır.’’





