Gaziantep Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Meltem Peri, son günlerde gündemi meşgul eden büyükbaş hayvancılık işletmeleri, bruselloz ve tüberküloz hastalıkları ile çiğ süt tüketimine ilişkin açıklama yaptı.
Kesinlikle gerçeklikten uzaktır
Hastalıktan Ari İşletme sisteminin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen ulusal hayvan hastalıkları kontrol programlarının en önemli bileşenlerinden biri olduğunu kaydeden Peri, ‘’Bu işletmeler, sığır brusellozu ve sığır tüberkülozu başta olmak üzere belirlenen hastalıklar yönünden düzenli aralıklarla resmi veteriner hekimler tarafından kontrol edilmekte, laboratuvar analizleri yapılmakta ve belirlenen kriterleri sağlamaları halinde sertifikalandırılmaktadır. “Hastalıktan Ari İşletme” sertifikası işletmeler açısından bir tercih olup bu sertifikaya sahip olmayan işletmelerin hayvanlarının sağlıksız olduğuna dair açıklama kesinlikle gerçeklikten uzaktır’’ açıklamasını yaptı.
Bruselloz ve sığır tüberkülozun, ülkemizde uzun yıllardır ulusal kontrol programları kapsamında mücadele edilen ve tazminatlı olan hastalıklar arasında yer aldığını ifade eden Peri, ‘’Ülkemizde Resmi kontrol programları kapsamında veteriner hekimler tarafından düzenli sürü taramaları yapılmakta, hastalık tespit edilen hayvanlar hastalığı diğer hayvanlara da bulaştırmasın diye sürüden çıkarılmakta, hastalık diğer işletmelere yayılmasın diye gerekli karantina tedbirleri uygulanmakta, yetiştiricilerin ekonomik kayıplarını azaltmak amacıyla devlet tarafından mevzuat çerçevesinde tazminat ödenmektedir. Dolayısıyla belirtildiğinin aksine herhangi bir işletmede hastalık tespit edilmesi; kontrol sisteminin işlemediğini değil, tam tersine etkin gözetim sayesinde hastalığın erken dönemde belirlenerek gerekli önlemlerin alındığını göstermektedir’’ şeklinde konuştu.
Sistemin amacı, tüketicinin güvenli çiğ süte erişimini sağlamaktır
Kamuoyunda yanlış anlaşılan konulardan birinin de çiğ süt satışı olduğuna dikkat çeken Başkan Peri, ‘’Türkiye’de yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca, son tüketiciye doğrudan çiğ süt arzı yalnızca Hastalıktan Ari İşletme Sertifikasına sahip ve ilgili teknik ile hijyen şartlarını sağlayan işletmeler tarafından gerçekleştirilebilmektedir. Bu sistemin amacı, tüketicinin güvenli çiğ süte erişimini sağlamaktır. Bunun dışındaki süt üretim işletmeleri ise sütlerini doğrudan tüketiciye satamamakta; sütlerini süt toplama merkezlerine ve süt işleme tesislerine göndermektedir. Bu tesislerde süt; pastörizasyon, UHT veya eşdeğer ısıl işlemlerden geçirilerek halk sağlığı açısından önemli patojen mikroorganizmalar etkisiz hale getirilerek tüketicilere güvenli süt ve süt ürünleri arz edilmektedir. Bu nedenle ticari olarak satışa sunulan tüm sütlerin risk taşıdığı veya piyasadaki sütlerin halk sağlığı açısından güvenli olmadığı yönünde bir algı oluşturulması bilimsel gerçeklerle bağdaşmamaktadır’’ ifadelerini kullandı.
Bruselloz kontrolü yalnızca aşılama ile sağlanabilecek bir süreç değil
Başkan Peri, ‘’Brusellozun kontrolü yalnızca aşılama ile sağlanabilecek bir süreç değildir. Başarılı mücadele için aşılama, sürü yönetimi, biyogüvenlik önlemleri, hayvan hareketlerinin kontrolü, laboratuvar teşhisi, düzenli sürveyans, enfekte hayvanların sürüden çıkarılması gibi uygulamaların birlikte yürütülmesini gerektirir. Bu nedenle herhangi bir aşının tek başına başarısız olduğu veya hastalıkların temel nedeni olduğu yönündeki genellemeler bilimsel gerçeklikten uzaktır’’ dedi.
Epidemiyolojik veriler ve ulusal izleme sonuçlarından hareketle yapılmalı
Ülkemizde geliştirilen ve üretilen veteriner biyolojik ürünlerinin tamamının, ilgili mevzuat çerçevesinde ruhsatlandırıldıüını ve kalite kontrol süreçlerinden geçirildiğini sözlerine ekleyen Peri, ‘’Veteriner hekim meslektaşlarımızın diğer sağlık sektörlerine örnek olacak nitelikte özveriyle ürettikleri bu ürünlere yönelik yapılan değerlendirmeler, bireysel gözlem ve yorumlardan değil; kontrollü araştırmalar, epidemiyolojik veriler ve ulusal izleme sonuçlarından hareketle yapılmalıdır’’ çağrısında bulundu.
Gaziantep Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Meltem Peri, konuşmasını şöyle devam ettirdi: ‘’Ülkemizde milyonlarca insanın güvenilir süt ve süt ürünlerine ulaşabilmesi; yetiştiriciler, resmi veteriner hekimler, serbest veteriner hekimler, laboratuvarlar, gıda işletmeleri ve denetim otoritelerinin birlikte yürüttüğü sistem sayesinde mümkün olmaktadır. Veteriner hekimler yalnızca hayvan sağlığından değil; zoonotik hastalıkların kontrolünden, güvenilir gıda üretiminden, antibiyotik direnci ile mücadeleden, epidemiyolojik sürveyanstan, biyogüvenlik uygulamalarından, ‘Tek Sağlık’ yaklaşımının hayata geçirilmesinden sorumlu sağlık meslek mensuplarıdır.’’ M





