Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu Gaziantep İl Temsilciliği, gerçekleştirdiği basın açıklamasında memur maaşların yapılan yüzde 13,51 oranındaki zamma büyük tepki gösterdi.

Basın açıklamasını okuyan Hep-Sen Gaziantep Şubesi İkinci Başkanı Gülnaz Beklen, ‘’Ekonomik krizin yükü memura, işçiye ve emekliye kesilemez. Kamu çalışanlarının emeği, devletin kurumsal gücünün ve toplumsal hizmet kapasitesinin temel dayanağıdır. Bu nedenle kamu görevlilerinin insanca yaşayabilecekleri bir gelir düzeyine kavuşturulması, yalnızca ekonomik bir zorunluluk değil; aynı zamanda devletin itibarı ve sosyal adalet anlayışının gereğidir’’ şeklinde konuştu.

Temel ihtiyaçlarda yaşanan fiyat artışları maaş artışlarının çok üzerinde

Enflasyon farkının yalnızca geçmiş altı ay boyunca yaşanan gelir kaybının gecikmeli telafisi olduğunu kaydeden Beklen, ‘’Gerçek bir ücret artışı sağlamadığı gibi kamu çalışanlarının alım gücünü de koruyamamaktadır. Ne yazık ki kamu çalışanlarının ve emeklilerin maaşlarının belirlenmesinde esas alınan veriler ile vatandaşın pazarda, markette, kirada ve faturalarında hissettiği hayat pahalılığı arasındaki fark her geçen gün büyümektedir. Elektrikten doğalgaza, akaryakıttan ulaşıma, kiradan eğitime, gıdadan sağlık harcamalarına kadar tüm temel ihtiyaçlarda yaşanan fiyat artışları maaş artışlarının çok üzerindedir’’ dedi.

Vatandaş, gelirini artırarak değil, borçlanarak yaşamını sürdürmeye çalışıyor

Eylül 2021'den bu yana dünya genelinde gıda fiyatları yalnızca yüzde 1,2 artarken, Türkiye’de ise TÜİK verilerine göre yüzde 733 oranında yükseldiğini kaydeden Beklen, ‘’Bu tablo, Türkiye'yi gıda enflasyonunda dünyada ilk sıraya taşımış; vatandaşın en temel ihtiyacı olan gıdaya erişimini her geçen gün daha da zorlaştırmıştır. Milyonlarca vatandaş, gelirini artırarak değil, borçlanarak yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır. Dünya perspektifinden baktığımızda, OECD ülkelerindeki enflasyon oranları Türkiye'nin içinde bulunduğu tabloyu tüm açıklığıyla ortaya koymaktadır’’ ifadelerini kullandı.

Emeğin payı her geçen gün azalmaktadır

Beklen, ‘’Yıllardır toplu sözleşme masasında yetkiyi elinde bulunduran ancak kamu çalışanlarının hak kayıplarını önleyemeyen yetkili konfederasyon, bu olumsuz tablonun baş sorumlularından biridir. 2024 yılında dünyada 27 Türk dolar milyarderi bulunurken, 2026 yılında bu sayı 43'e yükselmiştir. Buna karşın 27 milyon vatandaş sosyal yardımlarla yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır. Servet belirli bir kesimde hızla artarken emeğin payı her geçen gün azalmaktadır. Aileler borçlanmakta, işsizlik büyümekte ve gençler geleceklerini yurt dışında aramaktadır’’ değerlendirmesini yaptı.

Temmuz maaşlarına ilave ücret artışı yapılmasını istiyoruz

Kamu maliyesi planlanırken faiz yükü kadar, kamu çalışanlarının alım gücünün ve ekonomik refahının da öncelikli olarak gözetilmesi gerektiğini vurgulayan Beklen taleplerini şu şekilde sıraladı: ‘’Temmuz maaşlarına ilave ücret artışı yapılmasını, 2027 yılı için belirlenen toplu sözleşme zam oranlarının yeniden müzakere edilmesini, kamu çalışanlarının maaşlarının gerçek yaşam maliyetlerine göre güncellenmesini, gelir vergisi sisteminin tüm ücretlilerin lehine yeniden düzenlenmesini, şeffaf ve güvenilir bir fiyat endeksi sisteminin oluşturulmasını, kamu çalışanlarının ekonomik büyüme ve refahtan hak ettiği payı almasını talep ediyoruz.’’

Kaynak: Meral Kesenek