GÜNCEL

ÖĞRETMENLERDEN KILIK-KIYAFET TEPKİSİ!

Eğitim Sen Gaziantep Şubesi, gerçekleştirdiği basın açıklamasında Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmenlere yönelik kılık-kıyafet düzenlemesine tepki gösterdi.

Eğitim Sen Gaziantep Şubesi, gerçekleştirdiği basın açıklamasında Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmenlere yönelik kılık-kıyafet düzenlemesine tepki gösterdi.

Öncelik öğretmene yönelik şiddeti önlemek olmalı

Basın açıklamasını okuyan Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Ömer Parlakçı, ‘’ Öğretmenlerin “önlük giymeleri” açıkça istenmekte ve bunun millî eğitim müdürlüklerince takip edilmesi talimatı verilmektedir. Oysa öğretmenlik mesleğinin saygınlığı kıyafetle değil; öğretmene verilen toplumsal değer, ekonomik ve özlük hakları, mesleki özerklik ve demokratik çalışma koşullarıyla sağlanır. Bakanlığın önceliği öğretmenin ne giyeceğini takip etmek değil; öğretmenin insanca yaşayabileceği koşulları sağlamak, öğretmene yönelik şiddeti önlemek ve mesleki kararlarına saygı göstermek olmalıdır’’ şeklinde konuştu.

En belirgin çelişkilerden biri öğretmene ilişkin yaklaşım

Genelgenin en belirgin çelişkilerinden birinin öğretmenlere ilişkin yaklaşımda ortaya çıktığını ifade eden Parlakçı, ‘’Bir taraftan öğretmenlerin mesleki itibarlarının korunması, görüşlerinin alınması ve karar süreçlerine katılımlarının sağlanması gerektiği belirtilirken diğer taraftan öğretmenin hangi eğitim modüllerini tamamlayacağından hangi dijital platformları kullanacağına ve ne giyeceğine kadar ayrıntılı talimatlar verilmektedir’’ dedi.

Temel sorunların hiçbirine yönelik somut bir çözüm yok

Parlakçı, ‘’Genelgede öğretmenin önlüğünden kullanılacak dijital platformlara, veli randevularından sosyal etkinliklere kadar son derece ayrıntılı düzenlemeler yer alırken, eğitim sisteminin yıllardır çözülmeyen temel sorunlarına ilişkin aynı ölçüde somut adımlar bulunmamaktadır. Okulların yeterli ve doğrudan kamu bütçesiyle desteklenmesi, her okula yeterli sayıda kadrolu yardımcı hizmetli ve temizlik personeli istihdam edilmesi, öğrencilere bir öğün ücretsiz yemek ve temiz içme suyu sağlanması, ücretli öğretmenliğin sona erdirilmesi, öğretmen açığının kadrolu ve güvenceli atamalarla kapatılması, kalabalık sınıfların azaltılması, depreme dayanıksız okulların dönüştürülmesi ve ikili eğitimin sona erdirilmesi gibi başlıklarda somut adımlar atılması gerekirken, genelgede bu temel sorunların hiçbirine yönelik somut bir çözüm yoktur’’ eleştirisini yaptı.

Öğretmen açığını kadrolu ve güvenceli atamalarla giderin

Öğretmenlerin ihtiyacı önlük talimatı değil, insanca yaşayabilecekleri ücret, güvenceli çalışma, mesleki itibar olduğunu vurgulayan Parlakçı, ‘’Okulların ihtiyacı daha fazla proje, platform ve bürokratik veri girişi değil; yeterli bütçe, yeterli öğretmen, kadrolu yardımcı personel ve güvenli eğitim ortamlarıdır. MEB’e çağrımız nettir: öğretmenlerin kıyafetinden başlayarak okul yaşamının her ayrıntısını merkezden kontrol etmeye çalışmak yerine eğitim emekçilerinin sesini dinleyin. Norm fazlası sorununu öğretmenleri resen atamalarla yerinden ederek ya da alanları dışında görevlendirerek değil, öğretmen ihtiyacını, okul ve derslik sayılarını, öğrenci mevcutlarını ve alan ihtiyaçlarını esas alan sağlıklı bir norm kadro planlamasıyla çözün. Okulların bütçe ve personel ihtiyacını kamusal kaynaklarla karşılayın. Öğretmen açığını kadrolu ve güvenceli atamalarla giderin’’ çağrısında bulundu.

Eğitimde verimlilik her öğrencinin daha nitelikli eğitim almasını sağlamaktır

Genelgede sınıf mevcutlarının azalması halinde sınıf şubelerinin birleştirilmesinin de istendiğini kaydeden Parlakçı, ‘’Yalnızca öğrenci sayısı ve bina kapasitesi üzerinden bir “verimlilik” anlayışıyla birleştirilmesi, sınıf mevcutlarının artmasına, öğrencilerin mağdur olmasına ve öğretmenlerin norm fazlası durumuna düşmesine neden olacaktır. Eğitimde verimlilik, daha az öğretmenle daha fazla öğrenci okutmak değil; sınıf mevcutlarını küçültmek ve her öğrencinin daha nitelikli eğitim almasını sağlamaktır’’ ifadelerini kullandı.