Görme engelliler başta olmak üzere tüm engelli bireylerin ulaşım ve sağlık alanında yıllardır karşı karşıya kaldığı sorunların halen çözüme kavuşturulmadığını söyleyen Körleri Eğitim ve Kalkındırma Derneği Gaziantep Şubesi Başkanı Mehmet Yıldırım, ‘’Engelli bireyler artık ertelenen vaatleri değil, hayatlarını gerçekten kolaylaştıran, eşit yurttaşlık hakkını güçlendiren ve günlük yaşamda karşılığı olan çözümleri bekliyor’’ dedi.
Ciddi bir erişilebilirlik sorunu oluşturuyor
Engelli vatandaşın ikamet ettiği şehirde toplu taşıma hizmetlerinden yararlanabilmesi için sahip olduğu hakların, başka bir şehre gittiğinde aynı kolaylıkla devam etmemesinin ciddi bir erişilebilirlik sorunu oluşturduğuna dikkat çeken Yıldırım, ‘’Özellikle görme engelli bireyler açısından bu sorun daha da belirgin hâle geliyor. Kişi, alışık olduğu ulaşım sisteminden uzaklaştığında hem güzergâh bilgisine ulaşmakta hem de hangi araçtan nasıl yararlanabileceğini öğrenmekte güçlük yaşayabiliyor. Türkiye Kart'ın yalnızca bir ulaşım kartı olarak değil, engelli bireylerin şehirler arasında eşit, bağımsız ve güvenli biçimde hareket edebilmesinin araçlarından biri olarak değerlendirilmesi gerekiyor’’ şeklinde konuştu.
Ulaşımda erişilebilirlik açısından bir diğer önemli sorunun ise otobüs ve tramvaylarda bulunan sesli durak ve güzergâh bilgilendirme sistemlerinin yeterli düzeyde çalışmaması olduğunu belirten Yıldırım, ‘’Gaziantep başta olmak üzere Türkiye'nin farklı kentlerinde toplu taşıma araçlarına yerleştirilen sesli durak anons sistemleri, görme engelli bireyler açısından yalnızca bir kolaylık değil, bağımsız ulaşımın temel unsurlarından biri niteliğinde. Ancak sistemlerin zaman zaman hiç çalışmaması, bazı araçlarda düzensiz çalışması veya anonsların anlaşılır biçimde yapılamaması, görme engelli vatandaşları sürekli olarak başkasının yardımına ihtiyaç duyar hale getiriyor’’ değerlendirmesini yaptı.
Sağlık raporları yönetmeliğinde sorunlar sürüyor
Sağlık raporları yönetmeliğinde de sorunların sürdüğüne dikkat çeken Yıldırım, ‘’Engelli bireyin eğitimden istihdama, sosyal yardımlardan ulaşım hizmetlerine, vergi ve diğer haklardan çeşitli kamu hizmetlerine kadar pek çok alanda sahip olacağı hakların belirlenmesinde sağlık raporları önemli bir rol oynuyor. Ancak rapor alma ve değerlendirme süreçlerinde yaşanan sorunlar, kimi zaman engelli bireyin zaten zor olan yaşamını daha da güçleştirebiliyor’’ diye konuştu.
Sosyal yaşama erişimin daha güçlü biçimde dikkate alınması lazım
Yıldırım, ‘’Özellikle farklı hastanelerde veya farklı sağlık kurullarında benzer durumdaki bireylerin farklı değerlendirmelere tabi tutulabilmesi, rapor oranlarının kişinin günlük yaşamındaki gerçek işlev kaybını her zaman yeterince yansıtmaması ve rapor yenileme süreçlerinin vatandaş üzerinde oluşturduğu bürokratik yük yeniden ele alınması gerekiyor. Engellilik değerlendirmesinde yalnızca tıbbi teşhis ve oranların değil, bireyin günlük yaşam aktivitelerinde karşılaştığı gerçek güçlüklerin, bağımsız hareket edebilme durumunun, çalışma hayatına katılımının ve sosyal yaşama erişiminin de daha güçlü biçimde dikkate alınması lazım’’ ifadelerini kullandı.
Engelli bireylere tanınmış haklar günlük yaşamda karşılık bulmuyor
‘Çözüm için yalnızca mevzuat değil, denetim de şart’ diyen Başkan Yıldırım, ‘’Engelli bireylerin sorunlarının çözümü açısından yeni düzenlemeler yapılması kadar mevcut düzenlemelerin uygulanıp uygulanmadığının denetlenmesi de büyük önem taşıyor. Erişilebilir olmayan bir kaldırım, çalışmayan bir sesli anons sistemi, erişilebilir olmayan bir durak veya kullanılamayan bir ulaşım aracı; kâğıt üzerinde engelli bireylere tanınmış hakların günlük yaşamda karşılık bulmadığını gösteriyor. Bu nedenle yerel yönetimler, ilgili bakanlıklar ve diğer kamu kurumlarının engelli bireylerin ve engelli örgütlerinin görüşlerini doğrudan dikkate aldığı, sorunları sahada tespit ettiği ve çözüm süreçlerini şeffaf biçimde takip ettiği bir anlayış güçlendirilmeli’’ dedi.





