Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin en uzun soluklu kazı çalışması olan Oylum Höyük kazılarında sona yaklaşıldı. Kazılarda Karkamış Kralı’na ait bir mühür baskısının bulunması Oylum Höyük bölgenin önemli bir yönetim merkezi olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Gaziantep Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Atilla Engin, ‘’Buluntular, bölgenin zengin kültür ve sanatta önemini ortaya koyuyor. Kazılar sürdükçe daha fazla bilgiye ulaşacağız. Oylum Höyük’te iyi bir araştırma ekibi var. Amacımız daha fazla belgeye ulaşmak ve bölgenin kültür tarihine ışık tutmak’’ açıklamasını yaptı.
Kazı çalışmaları Eylül itibariyle sona erecek
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin en uzun soluklu kazı çalışması olan Oylum Höyük kazılarında çalışmalar Eylül itibariyle sona erecek. Ancak bu süre zarfında ise tarihe ışık tutacak, pişmiş toprak ve kaplar dışında, dokumacılık, makaralar, bronz iğneler, süs eşyaları, öğütme taşları, fayans, cam ve boncuk gibi buluntularla ele geçirildi.
Bu yıl ki çalışmalarımızda binanın önemli kısmını açığa çıkardık
Bu yıl ki kazı çalışmalarının kısa sürdüğünü belirten Engin, ‘’Geçen yıl çok önemli çivi yazılı belgelere ve Hitit krali mühür ve mühür baskılarına ulaşmıştık. Bu yıl ki amacımızda aynı buluntuların ele geçtiği binanın bir bölümünü açığa çıkarmaktı. Bu yıl ki çalışmalarımızda da binanın önemli kısmını açığa çıkardık. Daha önceki yıllarda bulduğumuz tüm bölgeyi Hitit imparatorluğu adına yöneten Karkamış Kralı’na ait bir mühür baskısı daha bulduk. Bu da Hitit imparatorluk döneminde Oylum Höyük bölgede önemli bir yönetim merkezi olduğunu gösteriyor’’ dedi.
Kazılarda çok fazla buluntu ele geçiyor
Engin, ‘’Önceki yıllarda bulduğumuz tabletler de Hitit Kralı’nın Oylum Höyük’teki yerel krala hitaben; ‘Siz Nuhaşşi ülkesinin kralları’ tabirini kullanması Oylum Höyüğün Nuhaşşi ülkesinin başkenti olabileceği yönünde güçlü bulgular ortaya koydu. Amacımız daha fazla belgeye ulaşmak ve bölgenin kültür tarihine ışık tutmak. Kazılarda çok fazla buluntu ele geçiyor. Pişmiş toprak ve kaplar dışında, dokumacılık, makaralar, bronz iğneler, süs eşyaları, öğütme taşları, fayans, cam ve boncuk gibi buluntularla karşılaşıyoruz’’ ifadelerini kullandı.
Tunç çağlarına iki tane saray yapımız var
Nuhaşşi kelimesinin bereketli ve verimli anlamına geldiğini kaydeden Engin, ‘’Çalışmaların devam etmesi gerekiyor. İyi bütçe ve güçlü bir ekiple bu çalışmaları yapmak gerekiyor. Çünkü ulaşmak istediğimiz tabakalar üzerinde çok fazla geç dönem yerleşik katmanları var. Yaklaşık 8 metrelik yerleşim katmanları kazdıktan sonra Tunç çağlarının bu önemli tabakalarına ulaşacağız. Çünkü Tunç çağlarına iki tane saray yapımız var. Birisi Hititler dönemine ait birisi de Orta Tunç çağına ait. Bu yapılarda yazılı belgeler ele geçti. Bu durumda daha fazla arşivin ele geçme ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor’’ değerlendirmesinde bulundu.
Burası camın keşfedildiği bölgelerden birisi
‘Bu yıl bütçe nedeniyle Eylül başında kazılarımızı tamamlayacağız’ diyen Engin, ‘’Oylum Höyük, önemli bir idari merkez olduğu kadar aynı zamanda Tunç çağlarında önemli bir endüstriyel üretim merkezi. Tarım ve hayvancılık dışında özellikle ele geçen bulgular dokumacılığın, fil ve kemik dişi işlemeciliğinin, metal işlemeciliğinin olduğu güçlü bir çömlekçilik var. Bunun yanı sıra çok miktarda zeytin çekirdeğinin ele geçirilmesi zeytinyağı üretiminde de önemli bir merkez olduğunu gösteriyor. Ayrıca dünyanın en eski cam üretim merkezlerinden birini bulduk. Burası camın keşfedildiği bölgelerden birisi’’ şeklinde konuştu.