TBMM Genel Kurulu’nda söz alan CHP Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik tabloya ilişkin sert değerlendirmelerde bulundu. İşçiden memura, emekliden esnafa, sanayiciden çiftçiye ve besiciye kadar toplumun her kesiminin ağır bir ekonomik baskı altında olduğunu söyleyen Meriç, iktidarın vatandaşın yaşadığı gerçeklerden tamamen koptuğunu savundu.
Konuşmasına, “Bir eli yağda bir eli balda olan ve bu milletin sıkıntısını duymayan sizlere millet kürsüsünden sesleniyorum.” sözleriyle başlayan Meriç, Türkiye’nin tarihinin en ağır ve en uzun ekonomik krizlerinden birini yaşadığını ifade etti.
“Sanayicinin, esnafın, memurun, asgari ücretlinin, çiftçinin ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımızın derdini dinlemiyorsunuz. ‘Derdiniz nedir?’ diye sormuyorsunuz. Halkın yaşadığı sıkıntıları görmezden gelerek ülke yönetilemez.” dedi.
Bu Koltuklar Milletin
Sorunlarına Çözüm
Üretmek İçindir
İktidar milletvekillerine de seslenen CHP’li Meriç, milletvekilliğinin makam değil, sorumluluk görevi olduğunu vurguladı.
“Eğer bu koltuklarda otururken vatandaşın derdine derman olmayacaksanız, esnafın, çiftçinin, emeklinin ve işçinin sorunlarına çözüm üretmeyecekseniz burada neden oturduğunuzu vicdanınıza sorun.” diyen Meriç, milyonlarca vatandaşın ekonomik kriz karşısında yalnız bırakıldığını söyledi.
İşçinin geçinemediğini, memurun her geçen gün alım gücünü kaybettiğini, emeklinin ise temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirten Meriç, “Vatandaş artık maaşıyla değil, borçla yaşamaya çalışıyor. İktidar ise bütün bu tabloyu görmezden geliyor.” ifadelerini kullandı.
TMO’nun Açıkladığı Fiyatlar
Üreticiyi Korumuyor
Konuşmasında tarım sektöründeki sorunlara geniş yer ayıran Meriç, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıkladığı hububat alım fiyatlarının üreticinin artan maliyetlerini karşılamaktan uzak olduğunu söyledi.
Buğday ve arpa alım fiyatlarında geçen yıla göre yaklaşık yüzde 20 seviyesinde artış yapıldığını hatırlatan Meriç, buna karşın mazot, gübre, ilaç, tohum, sulama ve enerji maliyetlerinin son bir yılda çok daha yüksek oranlarda arttığını belirtti.
“Dün tarladaydım. Çiftçi emeğinin karşılığını alamıyor. Girdi maliyetleri katlanırken taban fiyatındaki artış üreticiyi korumuyor. Çiftçi artık kazanç elde etmek için değil, zarar etmemek için üretim yapıyor. Bu anlayış devam ederse yarın ekecek üretici bulamayacağız.” dedi.
Besicilik Alarm Veriyor
Hayvancılık sektörünün de ağır bir maliyet baskısı altında olduğunu belirten Meriç, besicilerin üretimi sürdürmekte zorlandığını ifade etti.
“Yılın başında Et ve Süt Kurumu’ndan KDV dâhil yaklaşık 210 liraya alınabilen canlı hayvan, bugün yaklaşık 420 lira artı KDV seviyesine çıktı. Buna rağmen karkas et fiyatı neredeyse yerinde sayıyor. Üreticinin maliyeti iki katına çıkarken geliri aynı kalıyor. Bu şartlarda besicinin ayakta kalması mümkün değildir.” diye konuştu.
Bu tablonun yalnızca üreticiyi değil, önümüzdeki dönemde tüketiciyi de daha yüksek gıda fiyatlarıyla karşı karşıya bırakacağını ifade eden Meriç, yanlış tarım politikalarının hem üretimi hem de gıda güvenliğini tehdit ettiğini söyledi.
Makam Odalarından Değil
Sahadan Ülke Yönetin
Tarım ve Orman Bakanlığı ile ekonomi yönetimine çağrıda bulunan Meriç, sorunların masa başında değil, sahada görülmesi gerektiğini belirtti.
“Çiftçinin, besicinin ve esnafın derdi Ankara’daki makam odalarında çözülemez. Tarlaya gidin, ahırlara girin, esnafın dükkânına oturun. Vatandaşın yaşadığı gerçeklerle yüzleşmeden bu sorunlara çözüm üretemezsiniz.” ifadelerini kullandı.
Esnafın Kazancını Değil, Ayakta
Kalma Mücadelesini Görün
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i de eleştiren Meriç, ekonomi yönetiminin vatandaşın gerçek gündeminden uzaklaştığını savundu.
“Esnafın günlük kazancını hesaplıyorsunuz ama o esnafın borçlarını, ödeyemediği kirayı, çeviremediği çekleri ve evine götürmekte zorlandığı ekmeği görmüyorsunuz. Türkiye’nin dört bir yanında esnaf kepenk kapatma noktasına gelmiş durumda.” dedi.
Millet Sandığı Bekliyor
Konuşmasının sonunda erken seçim çağrısını yineleyen CHP Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, iktidarın milletin sesine kulak vermediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu koltuklara sizi oturtan milletin kendisidir. Bugün işçi geçinemiyor, emekli yaşam mücadelesi veriyor, çiftçi üretemiyor, besici üretimden çekiliyor, esnaf ayakta kalmaya çalışıyor. Milletin sesini duymayan bir anlayışın ülkeyi yönetmeye devam etmesi mümkün değildir. Sandık milletin önüne gelmeli, son sözü yine millet söylemelidir. Bugün bu kürsüden dile getirdiğimiz her cümle, milyonlarca vatandaşın ortak feryadıdır.”





