Haziran ayı enflasyonun açıklanmasının ardından 2026’nın ikinci altı ayı için emekli maaşlarına yüzde 17,76 oranında zam yapıldı. En düşük emekli maaşı 23 bin 532 liraya yükseldi.
Gaziantep’te yapılan zamma tepki göstermek, taleplerini dile getirmek için bir kez daha sahaya inen emeklileri, açlığa, sefalete ve yoksulluğa karşı ses yükseltti. Emekli Sendikaları Platformu, Tüm Emeklilerin Sendikası, DİSK-Devrimci Emekliler Sendikası ile Emekli Meclisleri Sendikası Balıklı Parkı’nda ortak basın açıklaması gerçekleştirdi.
Basın açıklamasını okuyan Tüm Emeklilerin Sendikası Gaziantep Şubesi Başkan Yardımcısı Kıyan Akçadağ, ‘’Pazarda, markette, eczanede ve kira öderken karşılaştığımız gerçek enflasyon, açıklanan rakamların çok üzerindedir. Milyonlarca emekli bugün açlık sınırının altında yaşamaya zorlanmaktadır. Elektrik, doğalgaz, kira, ulaşım, beslenme ve sağlık giderleri karşısında gelirlerimiz her geçen gün biraz daha erimektedir. Emekliler artık torunlarına harçlık vermeyi değil, kendi temel ihtiyaçlarını karşılayabilmeyi düşünür hale gelmiştir. Bu tablo bir kader değildir’’ dedi.
Emekli açlık sınırının altında yaşamaya mahkum ediliyor
Açıklanan enflasyon verilerinin, milyonlarca emeklinin aylardır yaşadığı gerçeği bir kez daha ortaya koyduğunu kaydeden Akçadağ, ‘’TÜİK'in açıkladığı rakamlar ne olursa olsun, emeklilerin mutfağında yangın sürmektedir. Türkiye'de milyonlarca emekli açlık sınırının altında yaşamaya mahkum edilirken, emekçiler her geçen gün daha da yoksullaşıyor. Kirasını ödeyemeyen, barınma sorunu yaşayan bir emeklinin güvenliği yoktur’’ şeklinde konuştu.
Mücadele, birleşik ve ortak bir mücadele hattıyla güç kazanabilir
Akçadağ, ‘’Açıklamamızın ayrı bir önemi daha vardır. Bu eylem; Tüm Emeklilerin Sendikası, DİSK/Devrimci Emekliler Sendikası ve Emekli Meclisleri Sendikası'nın 21 Haziran'da gerçekleştirdiği Emeklilerin Ortak Geleceği Çalıştayı sonrasında kurulan Emekli Sendikaları Platformu'nun ilk ortak eylemidir. Çalıştayda ortaya çıkan ortak irade göstermiştir ki emeklilerin yaşadığı sorunlar ortaktır, talepleri ortaktır ve mücadeleleri de ortak olmak zorundadır. Milyonlarca emeklinin açlığa, yoksulluğa, hak gasplarına ve örgütlenme hakkının engellenmesine karşı vereceği mücadele ancak birleşik ve ortak bir mücadele hattıyla güç kazanabilir’’ şeklinde konuştu.
Çocuklarımızın, torunlarımızın ve ülkemizin geleceği için de konuşuyoruz’
Taleplerini sıralayan Akçacağ, ‘’Hiçbir emekli yoksulluğa mahkum edilmesin; en düşük emekli aylığı insanca yaşam koşullarını sağlayacak düzeye yükseltilsin. Bayram ikramiyeleri asgari ücret düzeyine yükseltilsin. Sağlıkta katkı ve katılım payları kaldırılsın. 5510 sayılı yasa emekliler lehine yeniden düzenlensin. Emeklilerin sendika kurma ve örgütlenme hakkı anayasal güvence altına alınsın. Zamlar kök maaşa değil, ele geçen son maaşa uygulansın. Sosyal güvenlik ve emekliler için bütçeden ayrılan pay artırılsın. Sosyal güvenlik ve emekliler için yapılan kamu harcamalarının Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) içindeki payı, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve Avrupa ülkeleri ortalamalarına yükseltilsin. Bugün burada yalnızca maaşlarımız için değil; çocuklarımızın, torunlarımızın ve ülkemizin geleceği için de konuşuyoruz’’ ifadelerini kullandı.
Emeklilerin insanca yaşayabilmesi için sosyal güvenlik sistemi güçlendirilmeli
Tüm Emeklilerin Sendikası Gaziantep Şubesi Başkan Yardımcısı Kıyan Akçadağ, konuşmasını şöyle devam ettirdi: ‘’Emekli aylıklarının düşüklüğünün en önemli nedenlerinden biri, bütçeden ve Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'dan (GSYH) emekliler ve sosyal güvenlik sistemi için yeterli kamu kaynağı ayrılmamasıdır. Bütçeden sosyal güvenlik sistemine ve emeklilere ayrılan kaynaklar yükseltilmeli, emekliler ve sosyal güvenlik için yapılan kamu harcamalarının Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) içindeki payı artırılmalıdır. Türkiye'de emekliler ve sosyal güvenlik için ayrılan kamu kaynaklarının oranı hızla Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri ortalamasına ve ardından Avrupa ülkeleri düzeyine çıkarılmalıdır. Emeklilerin insanca yaşayabilmesinin, sosyal güvenlik sisteminin güçlendirilmesinin ve yaşlılıkta gelir güvencesinin sağlanmasının başka bir yolu yoktur.’’





