İlaç fiyatlarına yüzde 16,9 oranın zam yapıldı. Ancak yapılan zammın ilaç yokluğuna çare olmayacağı vurgulandı.
16,9’luk artışın, yaşanan ilaç yokluğu krizine çözüm olmayacağını kaydeden Tüm Eczacı İşverenler Sendikası İkinci Başkanı Bülent Yılmaz, ‘’Yüzde 16,9’luk artış bir çözüm değil, ertelemeye çalışılan bir gerçeğin itirafıdır. Gerçekçi olmayan her karar, ilaç yokluğunu daha da derinleştirecektir’’ uyarısında bulundu.
Yılmaz, ‘’Türkiye’de ilaç yokluğunun temel nedeni; gerçeklikten kopmuş, piyasa koşullarını yok sayan ve yıllardır günü kurtarma anlayışıyla sürdürülen Euro kuru bazlı fiyatlandırma sistemidir. Bugün gelinen noktada yapılan sınırlı oranlı artışlar, ne üreticiyi ne ithalatçıyı ne de eczacıyı ayakta tutabilmektedir’’ ifadelerini kullandı.
Sorumluluk, yanlış fiyatlandırma politikasında ısrar edenlerde
İlacın sıradan bir ürün olmadığına dikkat çeken Yılmaz, ‘’İlacın bulunamaması; doğrudan halk sağlığını tehdit eden, telafisi olmayan sonuçlara yol açabilecek hayati bir sorundur. Ancak gelinen noktada Türkiye’de eczaneler, her geçen gün artan sayıda ilacı hastasına temin edemez hale gelmiştir. Bu durumun sorumluluğu ne eczacıdadır ne de hastadadır. Sorumluluk, yanlış fiyatlandırma politikasında ısrar edenlerdedir’’ değerlendirmesini yaptı.
Bu tablo sürdürülebilir değil
Mevcut sistemde ilaç fiyatlarının, gerçek Euro kuru yerine, piyasanın çok altında belirlenen “sabitlenmiş” bir kur üzerinden hesaplandığına dikkat çeken Yılmaz, ‘’Buna karşın; hammaddeler gerçek döviz kuru ile alınmakta, enerji, lojistik ve işçilik maliyetleri gerçek enflasyonla artmakta, ilaç firmaları zararına üretim veya ithalat yapmaya zorlanmaktadır. Bu tablo sürdürülebilir değildir. Yüzde 16,9 olarak açıklanan artış, sadece rakamsal bir makyajdır. Sahadaki gerçekliği değiştirmemektedir. Zira birçok ilaç zaten bu artıştan önce piyasadan çekilmiş, bulunamaz hale gelmiştir. Artış oranı, piyasaya geri dönüş için yeterli değildir’’ şeklinde konuştu.
Euro kuru bazlı fiyatlandırma sistemi terk edilmeli
Yılmaz, ‘’Bugün eczaneler, her gün onlarca hastaya ‘İlacınız yok’ demek zorunda bırakılmaktadır. Bu durum eczacı için bir utanç değil, sistemin iflasının belgesidir. Çözüm bellidir ve defalarca dile getirilmiştir. Euro kuru bazlı fiyatlandırma sistemi terk edilmelidir. Gerçek piyasa koşullarını yansıtmayan, siyasi ve idari kararlarla baskılanan kur sistemi ilaç sektörünü çökertmiştir’’ diye konuştu.
Artan maliyetler karşısında eczaneler ayakta kalamaz hale geldi
Gerçekçi, dinamik ve otomatik güncellenen bir fiyatlandırma modeline geçilmesi çağrısında bulunan İkinci Başkan Yılmaz, ‘’İlaç fiyatları yılda bir kez değil; ekonomik gerçeklere paralel, öngörülebilir ve sürdürülebilir şekilde güncellenmelidir. Eczacının kâr marjı erimeyecek şekilde yeniden düzenlenmelidir. Artan maliyetler karşısında eczaneler ayakta kalamaz hale gelmiştir. Bu, halkın ilaca erişimini de doğrudan tehdit etmektedir’’ dedi.
Hastamızın ilaca erişimi için mücadele etmeye devam edeceğiz
İlaç yokluklarının artık inkar edilmemesi, kabul edilmesi ve şeffaf şekilde yönetilmesi vurgusu yapan Tüm Eczacı İşverenler Sendikası İkinci Başkanı Bülent Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Sorunu yok saymak, çözüm üretmez; sadece krizi derinleştirir. Yetkililere sesleniyorum; ilaç politikaları, kısa vadeli bütçe dengeleriyle değil; halk sağlığı ve sürdürülebilirlik temel alınarak belirlenmelidir. Bugün atılmayan doğru adımların bedelini yarın hastalarımız, hekimlerimiz ve eczacılarımız çok daha ağır ödeyecektir. Biz eczacılar, hastamızın ilaca erişimi için mücadele etmeye devam edeceğiz. Ancak bu mücadelenin tek taraflı olması kabul edilemez. Artık geçici oranlar değil, köklü sistem değişikliği gerekmektedir.’’





