GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ile meclis ve disiplin kurulu üyelerinin katıldığı toplantıda, küresel tarım piyasalarındaki gelişmelerden Türkiye’nin hububat üretim beklentilerine, lisanslı depoculuk sisteminden zeytin ve zeytinyağı ihracatına kadar birçok başlık ele alındı.
Toplantının önemli gündem maddelerinden birini ise eylül ayında güncellenmesi beklenen Orta Vadeli Program (OVP) öncesinde reel sektörün beklentileri oluşturdu. Üretim, yatırım, ihracat, istihdam ve finansmana erişim konularının değerlendirildiği toplantıda, iş dünyasının ekonomik istikrarın güçlendirilmesine yönelik beklentileri de gündeme taşındı.
Tiryakioğlu: Gıda arz
güvenliği için lojistik de kritik
Toplantının açılış konuşmasını yapan GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, küresel tarım ticaretinde yaşanan jeopolitik gelişmelerin etkisinin her geçen gün daha fazla hissedildiğini söyledi.
Tarım sektöründe yalnızca üretim miktarının değil, üretilen ürünlerin güvenli ve kesintisiz şekilde dünya pazarlarına ulaştırılmasının da büyük önem taşıdığını belirten Tiryakioğlu, özellikle Karadeniz havzasındaki gelişmelerin küresel tahıl ticareti açısından yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti.
Karadeniz ve Azak Denizi’nde limanlar, tahıl terminalleri ve ticari gemilere yönelik saldırıların arttığına dikkat çeken Tiryakioğlu, yaşanan gelişmelerin Rusya ve Ukrayna’nın tahıl sevkiyatlarında aksamalara neden olabileceğini ve küresel piyasalarda yeni belirsizlikler oluşturabileceğini kaydetti.
Karadeniz havzasının dünya tahıl ticaretinin önemli merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Tiryakioğlu, bölgede yaşanabilecek lojistik sorunların devam etmesi halinde Rusya ve Ukrayna kaynaklı ihracattaki kayıpların alternatif ihracatçı ülkeler tarafından kısmen karşılanabileceğini ancak bunun küresel fiyatlar üzerinde yeni baskılar oluşturabileceğini dile getirdi.
Türkiye’nin hububat
üretiminde artış beklentisi
Türkiye’nin 2026 yılı hububat üretimine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Tiryakioğlu, TÜİK’in 2026 yılı birinci tahminlerine dikkat çekti.
Buna göre Türkiye’de tahıl üretiminin bir önceki yıla göre yüzde 21,7 artarak 41,6 milyon tona ulaşmasının beklendiğini belirten Tiryakioğlu, buğday üretiminin yüzde 26,7 artışla 22,8 milyon tona, arpa üretiminin ise yüzde 50 artışla 9 milyon tona yükselmesinin öngörüldüğünü söyledi.
Beklenen yüksek rekoltenin tarım sektörü açısından sevindirici olduğunu ifade eden Tiryakioğlu, üretimdeki artışın üretici açısından sürdürülebilir bir gelire dönüşebilmesi için depolama, pazarlama ve fiyat istikrarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Tiryakioğlu, yüksek üretimin tek başına yeterli olmadığını, ürünün doğru koşullarda muhafaza edilmesi ve uygun zamanda doğru pazarlara ulaştırılmasının üreticinin kazancını doğrudan etkilediğini belirtti.
Lisanslı depoculukta yeni dönem
GTB Meclis toplantısında lisanslı depoculuk sisteminde yapılan yeni düzenlemeler de masaya yatırıldı.
Tiryakioğlu, hububat, baklagiller ve yağlı tohumlarda faaliyet gösterecek lisanslı depo işletmeleri için asgari kapasitenin 35 bin ton olarak belirlendiğini aktardı. İşletmelerin sahip olması gereken asgari ödenmiş sermaye tutarlarının da depo kapasitelerine göre yeniden düzenlendiğini belirten Tiryakioğlu, lisanslı depoculuğun tarım ürünlerinin sağlıklı koşullarda muhafaza edilmesi açısından önemli bir işlev üstlendiğini söyledi.
Sistemin aynı zamanda kayıtlı ticaretin geliştirilmesine ve ürün piyasalarının daha etkin işlemesine katkı sunduğunu ifade eden Tiryakioğlu, lisanslı depoculuğun güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasını önemsediklerini dile getirdi.
Toplantıda zeytin ve zeytinyağı sektöründeki gelişmeler de değerlendirildi. Ahmet Tiryakioğlu, ABD’nin yeni tarife düzenlemesi kapsamında Türkiye’den ithal edilen zeytin ve zeytinyağı ürünlerine mevcut taban gümrük vergisine ek olarak yüzde 12,5 tarife uygulanmasının gündeme geldiğini belirtti.
Türkiye’nin önemli rakipleri arasında bulunan bazı ülkelerin aynı ek tarifeden muaf tutulmasının Türk ürünlerinin ABD pazarındaki rekabet gücünü olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Tiryakioğlu, ihracat pazarlarının korunması ve yeni pazarlara erişim imkanlarının geliştirilmesinin önemine vurgu yaptı.
Tiryakioğlu, “Tarım ve gıda ihracatında pazarlarımızı korumak kadar yeni pazarlara erişim imkânlarımızı geliştirmek de büyük önem taşıyor. Üretimde sahip olduğumuz gücü, uluslararası pazarlarda rekabet avantajına dönüştürebilmemiz gerekiyor” dedi.
Akıncı, GTB’nin
çalışmalarını değerlendirdi
Toplantıda söz alan GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ise Gaziantep Ticaret Borsası tarafından yürütülen çalışmalar, devam eden projeler ve yeni dönemde gerçekleştirilecek faaliyetler hakkında meclis üyelerine bilgi verdi.
Üyelere yönelik eğitim, bilgilendirme ve sektörel çalışmaların sürdüğünü belirten Akıncı, tarımsal ticaretin geliştirilmesi, ürünlerin katma değerinin artırılması ve Gaziantep’in tarım ve gıda sektöründeki güçlü konumunun daha ileriye taşınmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini ifade etti.
Lisanslı depoculuğun tarım ticaretinde önemli fırsatlar sunduğunu belirten Akıncı, sistemin özellikle hububat ve diğer tarımsal ürünlerde üretici ve tüccar açısından önemli imkanlar sağladığını kaydetti.
Gaziantep için zeytinyağı lisanslı
depoculuğu gündemde
Gaziantep’in zeytin ve zeytinyağı üretimindeki potansiyeline de dikkat çeken Akıncı, ilerleyen dönemde zeytinyağı lisanslı depoculuğunun kent açısından değerlendirilebilecek yeni çalışma alanlarından biri olabileceğini söyledi.
Akıncı, Gaziantep’in tarım ve gıda sektöründeki üretim gücünün daha yüksek katma değere dönüştürülmesi için yeni modellerin geliştirilmesinin önem taşıdığını ifade etti.
OVP öncesi reel sektörün
beklentileri masada
Toplantının bir diğer önemli gündem maddesi ise eylül ayında güncellenmesi beklenen Orta Vadeli Program oldu.
Mehmet Akıncı, yeni OVP döneminde üretim, yatırım, ihracat ve istihdamı destekleyecek politikaların güçlendirilmesinin reel sektörün rekabet gücüne önemli katkı sağlayacağını belirtti.
Enflasyonla mücadelenin ve makroekonomik istikrarın kalıcı şekilde sağlanmasının iş dünyası açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Akıncı, ekonomi yönetiminin fiyat istikrarını önceleyen politikalarıyla üretim ekonomisinin ihtiyaçlarını birlikte gözeten adımların Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşmasında belirleyici olacağını söyledi.
İş dünyası finansmana
erişimde kolaylık bekliyor
Reel sektörün finansman koşullarına da değinen Akıncı, yüksek finansman maliyetleri ve işletme sermayesi ihtiyacının özellikle üretim yapan işletmeler açısından yakından takip edilen konular arasında bulunduğunu dile getirdi.
Finansmana erişimin üretimin devamlılığı, yeni yatırımların hayata geçirilmesi ve ihracat kapasitesinin geliştirilmesi açısından kritik öneme sahip olduğunu belirten Akıncı, işletmelerin nakit akışını destekleyecek mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Akıncı, “Ekonomi yönetimimizin enflasyonla mücadele kapsamında yürüttüğü programın öneminin farkındayız. Bununla birlikte reel sektörün üretim kabiliyetini koruyacak, işletmelerimizin nakit akışını destekleyecek ve yatırım finansmanına erişimini kolaylaştıracak mekanizmaların güçlendirilmesinin de bu sürece önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Üreten, yatırım yapan, ihracat gerçekleştiren ve istihdam sağlayan işletmelerimizin güçlü kalması, ekonomimizin hedeflerine ulaşması açısından son derece önemli” ifadelerini kullandı.
Meclis üyeleri sektörlerin
sorunlarını değerlendirdi
Toplantının devamında GTB meclis üyeleri gündem maddelerine ilişkin görüş ve değerlendirmelerini paylaştı. Tarım ve gıda sektörlerinde yaşanan güncel gelişmeler, sektör temsilcilerinin beklentileri ve çözüm önerileri hakkında karşılıklı istişarelerde bulunuldu.
GTB Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Gaziantep’in tarım ve gıda sektöründeki mevcut potansiyelinin geliştirilmesi, üreticilerin ve işletmelerin desteklenmesi, ihracat pazarlarının korunması ve reel sektörün ekonomik koşullara ilişkin beklentilerinin değerlendirilmesi açısından kapsamlı bir gündemle tamamlandı.



