GÜNCEL

GAZİANTEP SANAYİSİ KAN AĞLIYOR

Sosyalist Cumhuriyet Partisi Gaziantep İl Başkanı Murat Soycan, Gaziantep sanayisinin alarm verdiğini söyledi.

Sosyalist Cumhuriyet Partisi Gaziantep İl Başkanı Murat Soycan, Gaziantep sanayisinin alarm verdiğini söyledi.

Gaziantep sanayisinde konkordato haberlerinin peş peşe geldiğini hatırlatan Soycan, ‘’Fabrikalar zorlanıyor, üreticinin maliyeti artıyor, işletmeler borçlarını çevirmekte güçlük çekiyor. Bu tabloyu yalnızca “işçilik maliyetleri yüksek” diyerek ya da “dünyada ekonomik kriz var” diyerek açıklamak mümkün değildir. Meselenin özü daha derindedir’’ şeklinde konuştu.

Borca, ithalata ve dış kaynaklara dayalı bir düzen kurulmuştur
Türkiye’nin yıllardır uygulanan yanlış ekonomi politikalarının, üretimden kopan ekonomik anlayışın ve dışa bağımlılığın sonuçlarını yaşadığını kaydeden Soycan, ‘’Üretim ekonomisinin yerine borca, ithalata ve dış kaynaklara dayalı bir düzen kurulmuştur. İthalatın ihracattan daha hızlı arttığı, üretimde kullanılan temel girdilerin dışarıdan geldiği bir ekonomik yapı sürdürülebilir değildir. Üretici, kurdaki her değişimde, enerji maliyetindeki her artışta ve döviz maliyetindeki her yükselişte biraz daha sıkışmaktadır’’ ifadelerini kullandı.

Sanayicinin önündeki sorun üretimin geleceğinin belirsizleşmesidir

Soycan, ‘’Gaziantep, bu yapısal sorunların en açık görüldüğü sanayi kentlerinden biridir. Gaziantep; alın teriyle, üretimiyle, ihracatıyla Türkiye ekonomisine değer yaratan bir sanayi kentidir. Ancak bugün sanayicinin önündeki sorun yalnızca maliyet değildir; üretimin geleceğinin belirsizleşmesidir. Bir işletmenin konkordato ilan etmesi yalnızca işletme sahibini değil; işçiyi, tedarikçiyi, esnafı ve bütün üretim zincirini etkileyen bir sorundur’’ açıklamasını yaptı.

İşsizliğin artması toplumsal huzursuzluğu beraberinde getirebilir

‘Tablonun bedelini yalnızca sanayici ödemeyecektir’ uyarısında bulunan Üretimin daralması ve işletmelerin kapanması, doğrudan emekçinin işini ve ekmeğini tehdit etmektedir. İşsizliğin büyümesi, yoksulluğu ve geçim sıkıntısını derinleştirirken ailelerin ve toplumun üzerindeki baskıyı da artıracaktır. Gaziantep gibi üretim ve istihdamla büyüyen bir kentte işsizliğin artması, toplumsal huzursuzluğu ve asayiş sorunlarını da beraberinde getirebilir. Artan geçim sıkıntısı aile içi sorunları, boşanmaları ve toplumsal gerilimleri büyütebilir. Bu nedenle sanayinin ve üretimin korunması yalnızca ekonomik bir mesele değil, aynı zamanda emekçinin işini ve ekmeğini, ailelerin geleceğini ve Gaziantep'in toplumsal huzurunu koruma meselesidir’’ dedi.

Türkiye neden kendi hammaddesini üretemiyor?

Dünyadaki ekonomik krizlerin, bölgesel savaşların ve komşu ülkelerde yaşanan gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerinde etkisinin bulunduğunu kaydeden Soycan, ‘’Bütün başarısızlıkları “dünyada kriz var” diyerek açıklamak, siyasi sorumluluktan kaçmaktır. Asıl sorumuz şudur; Türkiye neden kendi hammaddesini üretemiyor? Neden üretim ekonomisini güçlendiremiyor? Neden ithalata bağımlı bir sanayi yapısı oluşturuldu? Neden ihracatımız yüksek görünürken üretimin temel girdilerinde dışa bağımlıyız?’’ sorusunu sordu.

Üretim yoksa ekonomi yoktur, sanayi yoksa kalkınma yoktur

Türkiye’nin önceliğinin üretim, istihdam, ekonomik bağımsızlık ve planlı, kamucu bir sanayi politikası olduğunu sözlerine ekleyen Soycan, ‘’Sosyalist Cumhuriyet Partisi olarak siyasi sorumluluğumuz, yalnızca yanlışları teşhir etmekten ibaret değildir. Halkın, emekçinin ve üreticinin sorunlarını ortaya koyarken çözümün hangi yönde olması gerektiğini de göstermek zorundayız. Gaziantep sanayisini ithalata, borca ve dış kaynaklara mahkum eden anlayış değişmelidir. Kendi sanayisini planlayan, üreticisini koruyan ve emeği merkeze alan bağımsız bir üretim ekonomisine geçmek zorundadır. Üretim yoksa ekonomi yoktur. Sanayi yoksa kalkınma yoktur’’ açıklamasını yaptı.