Türkiye gıda sektörünün önde gelen temsilcilerini, ihracatçıları ve uluslararası alıcıları bir araya getiren fuarın açılış törenine Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe katıldı.

Fuarın açılışında konuşan TİM Yönetim Kurulu Üyesi Celal Kadooğlu, Türkiye’nin gıda sektöründeki üretim gücüne dikkat çekerek, önümüzdeki dönemde hedefin yalnızca daha fazla üretmek ve ihraç etmek olmadığını, Türkiye’yi küresel gıda ticaretinin karar verici ve yönlendirici ülkelerinden biri haline getirmek olduğunu söyledi.

Gıda sektörünün küresel

temsilcileri İstanbul’da buluştu

Türkiye’nin gıda alanındaki üretim kapasitesini ve ihracat potansiyelini uluslararası arenada daha güçlü şekilde tanıtmayı hedefleyen Foodist İstanbul Fuarı, sektör temsilcilerini İstanbul’da buluşturdu.

Türkiye’nin farklı bölgelerinde üretilen gıda ürünlerinin dünya pazarlarına ulaştırılmasına katkı sağlaması beklenen organizasyon, aynı zamanda ihracatçı firmalar ile uluslararası alıcılar arasında yeni ticari bağlantıların kurulması açısından önem taşıyor.

Açılış töreninde yapılan konuşmalarda Türkiye’nin gıda sektöründeki mevcut potansiyelinin yanı sıra, küresel ticarette yaşanan değişimler ve sektörün önümüzdeki yıllarda karşılaşabileceği riskler de gündeme geldi.

“Küresel gıda ticaretinin

önemli ülkelerinden biriyiz”

TİM Yönetim Kurulu Üyesi Celal Kadooğlu, Türkiye’nin gıda sektöründe sahip olduğu üretim altyapısının ülkeye önemli bir rekabet avantajı sağladığını belirtti.

Türkiye’nin ürün çeşitliliği, yüksek kalite standartları, girişimci özel sektörü ve geniş ihracat ağı sayesinde küresel gıda ticaretinde önemli bir ülke konumunda olduğunu ifade eden Kadooğlu, mevcut üretim gücünün ihracata daha rekabetçi biçimde yansıtılması gerektiğini söyledi.

Kadooğlu, Türkiye’nin yalnızca mevcut pazarlardaki konumunu korumakla yetinmemesi, yeni pazarlara ulaşarak küresel ticaretteki payını artırması gerektiğine dikkat çekti.

İstanbul için “küresel

ticaret merkezi” hedefi

Kadooğlu’nun konuşmasında İstanbul’un küresel gıda ticaretindeki rolü de önemli başlıklardan biri oldu.

Dünyanın farklı bölgelerinden alıcıların Türkiye’ye getirilmesi ve uluslararası gıda ticaretinin İstanbul merkezli daha güçlü bir organizasyon yapısıyla buluşturulması gerektiğini belirten Kadooğlu, İstanbul’un bu hedef için önemli avantajlara sahip olduğunu vurguladı.

İstanbul’un coğrafi konumu, ulaşım bağlantıları, ticaret kültürü ve uluslararası bilinirliğinin kenti küresel ticaret açısından öne çıkardığını ifade eden Kadooğlu, Türkiye’nin bu avantajı daha etkin kullanması gerektiğini söyledi.

Kadooğlu, İstanbul’un yalnızca Türkiye’nin değil, bölgenin ve dünya gıda ticaretinin önemli buluşma noktalarından biri haline getirilmesinin Türk ihracatçılarına yeni fırsatlar sunacağını belirtti.

Türk ürünleri daha güçlü

markalarla dünyaya taşınacak

Türkiye’nin gıda sektöründeki üretim çeşitliliğinin ihracat açısından büyük bir potansiyel taşıdığına dikkat çekilirken, ürünlerin dünya pazarlarında daha güçlü markalarla temsil edilmesinin önemi de vurgulandı.

Kadooğlu, Türkiye’nin sahip olduğu üretim gücünün marka değeriyle desteklenmesi gerektiğini belirterek, küresel pazarlarda sürdürülebilir bir başarı için yalnızca ürün üretmenin yeterli olmayacağını ifade etti.

Türkiye’nin dünya gıda ticaretinde daha fazla söz sahibi olabilmesi için üretim, teknoloji, lojistik, markalaşma ve ihracat alanlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.

Gelecek 10 yıl için kritik uyarı

Konuşmasında önümüzdeki 10 yıllık döneme ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kadooğlu, küresel gıda sektörünün daha zorlu bir rekabet ortamına girdiğini söyledi.

Jeopolitik risklerin devam edeceği ve ülkeler arasındaki rekabetin daha da artacağı bir dönemin başladığını ifade eden Kadooğlu, özel sektörün bu yeni döneme hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı.

Kadooğlu, özellikle üretim altyapısının güçlendirilmesi, entegre tesislerin yaygınlaştırılması ve teknolojik yatırımların artırılmasının sektör açısından kritik önem taşıdığını dile getirdi.

“Akıllı yatırımlar

yapmak zorundayız”

Gıda sektörünün geleceğinde teknolojinin belirleyici unsurlardan biri olacağına işaret eden Kadooğlu, işletmelerin değişen küresel şartlara uyum sağlayabilmesi için yatırımlarını daha planlı ve teknoloji odaklı gerçekleştirmesi gerektiğini belirtti.

Üretim süreçlerinde verimliliğin artırılması, kaynakların daha etkin kullanılması ve maliyetlerin kontrol altında tutulması açısından teknolojik altyapının geliştirilmesinin önemine dikkat çekildi.

Kadooğlu, özel sektörün gelecek dönemde daha entegre tesisler kurarak üretim kapasitesini güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.

Gıda arz güvenliği

öncelikli gündem

İklim değişikliği ve küresel ölçekte yaşanan krizlerin gıda sektörünü doğrudan etkilediğini belirten Kadooğlu, gıda arz güvenliğinin önümüzdeki dönemin en önemli gündem maddelerinden biri olacağını söyledi.

Hammadde tedarikinin sürdürülebilir hale getirilmesi gerektiğini belirten Kadooğlu, üretimin devamlılığının sağlanması için tedarik zincirlerinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerinin giderek daha fazla hissedildiğini ifade eden Kadooğlu, gıda sektörünün bu risklere karşı uzun vadeli planlama yapması gerektiğini vurguladı.

Türkiye’nin lojistik

avantajı öne çıkıyor

Türkiye’nin gıda ihracatındaki rekabet gücünü artırabilecek önemli unsurlardan birinin de lojistik altyapı olduğuna dikkat çekildi.

Kadooğlu, Türkiye’nin coğrafi konumu sayesinde farklı pazarlara ulaşım konusunda önemli avantajlara sahip olduğunu belirtti. Alternatif limanlara erişim ve güçlü kara yolu bağlantılarının Türkiye’yi güvenilir bir tedarikçi konumuna taşıdığını ifade etti.

Türkiye’nin üretim gücü ile lojistik kapasitesinin birlikte değerlendirilmesi halinde küresel gıda ticaretindeki konumun daha da güçlendirilebileceği belirtildi.

Hassa-Dörtyol Tüneli

ve Kalkınma Yolu vurgusu

Kadooğlu, Türkiye’nin lojistik kapasitesinin geliştirilmesi açısından stratejik ulaşım projelerinin önemine de değindi.

Bu kapsamda Hassa-Dörtyol Tüneli ve Körfez’den Avrupa’nın içlerine kadar uzanması planlanan Kalkınma Yolu gibi projelerin Türkiye’nin ticaret yollarındaki konumunu güçlendireceğini belirten Kadooğlu, söz konusu yatırımların güvenli ve hızlı teslimat kapasitesine katkı sağlayacağını ifade etti.

Özellikle ihracat yapan firmalar açısından ürünlerin hedef pazarlara zamanında ve güvenli şekilde ulaştırılmasının rekabet açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekildi.

“Güvenilir tedarikçi

olduğumuzu kanıtladık”

Türkiye’nin bugüne kadar farklı kriz dönemlerinde güvenilir bir tedarikçi olduğunu ortaya koyduğunu belirten Kadooğlu, ülkenin sahip olduğu üretim ve lojistik altyapısının küresel pazarlarda önemli bir avantaj oluşturduğunu söyledi.

Alternatif güzergahlara erişim imkanının artırılmasıyla birlikte Türkiye’nin uluslararası ticaretteki rolünün daha da güçlenebileceği ifade edildi.

Bu doğrultuda üretim merkezleri ile limanlar ve uluslararası ticaret yolları arasındaki bağlantıların güçlendirilmesi, gıda ihracatının sürdürülebilirliği açısından önemli görülüyor.

Hedef yalnızca

tedarikçi olmak değil

Foodist İstanbul Fuarı’nın açılışında verilen en önemli mesajlardan biri de Türkiye’nin küresel gıda ticaretindeki rolüne ilişkin oldu.

Kadooğlu, Türkiye’nin yalnızca dünya pazarlarına ürün sağlayan bir tedarikçi olarak kalmaması gerektiğini belirterek, ülkenin küresel gıda ticaretinde yönlendirici aktörlerden biri olması gerektiğini söyledi.

Üretim kapasitesi, lojistik imkanlar, stratejik coğrafi konum ve özel sektörün girişimcilik gücünün bir araya getirilmesiyle Türkiye’nin küresel ticarette çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceği ifade edildi.

“Türkiye’yi yönlendirici

aktör yapmaya kararlıyız”

Kadooğlu, konuşmasının sonunda Türkiye’nin gıda sektöründeki gelecek vizyonunu ortaya koydu.

Güçlü üretim kapasitesinin lojistik avantajlarla desteklenmesi ve Türkiye’nin stratejik konumunun daha etkin kullanılması gerektiğini belirten Kadooğlu, tüm bu unsurların ortak akılla değerlendirilmesi halinde Türkiye’nin dünya gıda ticaretinde daha etkin bir konuma ulaşacağını söyledi.

Kadooğlu, “Önümüzdeki dönemde güçlü üretim kapasitemizi, lojistik avantajlarımızı ve stratejik konumumuzu ortak akılla birleştireceğiz. Türkiye’yi küresel gıda ticaretinin sadece tedarikçisi değil, yönlendirici aktörü yapmaya kararlıyız” ifadelerini kullandı.

Foodist İstanbul’dan

ihracata katkı hedefi

Türkiye’nin gıda sektörünü uluslararası alıcılarla buluşturan Foodist İstanbul Fuarı’nın, yeni ticari bağlantıların kurulmasına ve Türk gıda ürünlerinin farklı pazarlarda daha fazla tanınmasına katkı sağlaması bekleniyor.

Sektörün üretim gücünün yanı sıra teknoloji, lojistik, markalaşma ve sürdürülebilirlik alanlarında atılacak adımların da fuarın gündeminde önemli yer tuttuğu belirtildi.

Türkiye’nin önümüzdeki dönemde küresel gıda ticaretindeki payını artırabilmesi için üretimden ihracata kadar tüm süreçlerin birlikte ele alınması gerektiği vurgulanırken, İstanbul’un da bu dönüşümün uluslararası buluşma noktalarından biri olması hedefleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi