Gıda güvencesinin, her insanın her zaman yeterli, güvenli ve besleyici gıdaya ulaşabilmesini ifade ettiğini ifade eden Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Onur Aydın, 5 yaş altı çocukların yüzde 6'sı kronik, yüzde 1,7'si ağır düzeyde yetersiz beslenmeyle karşı karşıya kaldığını belirtti.

Türkiye, her iki alanda da ciddi bir kriz içinde

Aydın, ‘’Gıda güvenliği bu gıdanın insan sağlığına zarar vermeyecek biçimde üretilmesi, işlenmesi ve sunulması anlamına gelir. Bu iki kavramın kesiştiği noktada, en savunmasız grup her zaman çocuklar olmuştur. Ne var ki Türkiye, her iki alanda da ciddi bir kriz içindedir’’ ifadelerini kullandı.

Türkiye çocuk yoksulluğu üye ülkeler arasında en üst sıralarda

Birleşmiş Milletler'in açıkladığı verilere göre Türkiye'de 14,8 milyon insanın yani ülke nüfusunun yaklaşık beşte birinin yetersiz ve güvensiz gıdayla beslendiğine dikkat çeken Aydın, ‘’Bu tablo her geçen ay kötüleşmekte; son üç ayda 410 bin kişi daha bu istatistiğe eklenmiştir. 5 yaş altı çocukların yüzde 6'sı kronik, yüzde 1,7'si ağır düzeyde yetersiz beslenmeyle karşı karşıyadır. OECD verileri ise Türkiye'yi çocuk yoksulluğunda üye ülkeler arasında en üst sıralara yerleştirmektedir’’ şeklinde konuştu.

Tüm okullarda en az bir öğün ücretsiz yemek uygulaması hayata geçirilmeli

Yaşanan tablonun okullara doğrudan yansıdığını kaydeden Aydın, ‘’Pek çok çocuk sabah kahvaltı yapmadan okula gitmekte, öğle yemeği yiyemeden eve dönmektedir. Türkiye'nin bir dönem gündemine taşınan 'okul yemeği projesi' yarım bırakılmıştır. Oysa bugün on milyonu aşkın öğrenci, günde en az bir öğün güvenli ve besleyici yemek hakkından yoksun olarak eğitim hayatını sürdürmektedir. Pek çok meslek örgütü ve sivil toplum kuruluşu, tüm okullarda en az bir öğün ücretsiz yemek uygulamasının bir an önce hayata geçirilmesi çağrısını defalarca yapmıştır. Bu çağrıya gıda mühendisleri olarak biz de sonuna kadar destek veriyoruz’’ açıklamasında bulundu.

Beslenme öğrenme kapasitesi ve okul başarısını da doğrudan etkiler

Aydın, ‘’Beslenme yalnızca fiziksel büyüme ve gelişimi değil; dikkat, öğrenme kapasitesi ve okul başarısını da doğrudan etkiler. Yetersiz beslenen bir çocuğa ne kadar iyi öğretmen, ne kadar modern derslik sunarsanız sunun; açlık, o çocuğu eğitimin dışında bırakır. Okullarda güvenli beslenme ortamının yaratılması, eğitim hakkının ayrılmaz bir parçasıdır’’ dedi.

Bu bir teknik mesele değil, ülkemizin gelecek meselesi

Gıda güvencesi ve gıda güvenliğinin, bütçe kalemleri arasında kolayca kesilebilecek bir harcama değil, anayasal temeli olan bir yaşam hakkı meselesi olduğunu vurgulayan Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Onur Aydın, konuşmasını şöyle tamamladı: ‘’Tüm devlet okullarında günde en az bir öğün ücretsiz, dengeli ve güvenli yemek sağlanması için yeterli bütçe ayrılmalı, yarım bırakılan okul yemeği projesi derhal hayata geçirilmelidir. 704 bini aşan gıda işletmesini denetleyecek uzman personel sayısı, bu yükü taşıyabilecek düzeye çıkarılmalıdır. Gıda mühendisi istihdamı teşvik edilmeli, mesleğin denetim süreçlerindeki rolü güçlendirilmelidir. Çocuklarımızın tabağında ne olduğunu bilmek; sağlığı, geleceği ve adaleti ilgilendirir. Bu bir teknik mesele değil, ülkemizin gelecek meselesidir.’’

Kaynak: Fatma KARABACAK