Son haftalarda ülke genelinde gıda zehirlenmeleri vakalarında yaşanan artış, gıda güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu bizlere gösterdi. Gıda zehirlenmeleri konusunda Gıda Mühendisleri Odası önemli bir açıklama yaptı. Açıklama da gıda güvenliği konusunda yapılması gerekenler tek tek sıralandı. Bence yapılan bu açıklamayı gıda güvenliği açısından dikkate almakta fayda var diye düşünüyorum.

Ülke genelinde hal böyle iken Gastronominin başkenti Gaziantep’te gıda güvenliği titiz bir şekilde irdelenmeli. Neredeyse her köşe başında bir nohutçu, kavurmacı, kebapçı, lokantacı gibi mekanlara rastlamak mümkün.

Bazen öyle anlara şahit oluyoruz ki bir kişi sigara içtikten sonra elini yıkamadan ürünlere vurabiliyor. Bu tür görüntüler, Gastronominin başkenti Gaziantep’e hiç ama hiç yakışmıyor.

Ayrıca birçok işletmenin işyeri açma ruhsatı var mı, ustalık belgesi var mı hatta hijyen belgesi var mı? Bakmak lazım…

Bonesi çalışanı mı dersiniz, eldiven takmayanı mı… Daha neler neler…

Tarihi geçmiş ürünleri satanlar mı dersiniz…

Sağ olsun zabıta ekipleri, denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Halkın sağlığıyla oynayanlara hiç gözünün yaşına bakmadan gereken cezayı veriyor. Olması gereken de bu…

Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, ekipleri de sahayı boş bırakmayız, denetimlerini yapıyor…

Ama en büyük denetçi tüketicinin kendisidir…

Tüketici gıda güvenliği konusunda olumsuzluk gördüğü her şeyi anında ilgili kurum ve kuruluşlara bildirmeli, onlarda gerekeni yapmalı…

Hatta halkın sağlığı ile oynayanlara en ağır şekilde ceza verilmeli ki bir daha bu tür işlere tevessül etmesin…

Sonuç olarak güvenli gıdaya ulaşmak toplumun en temel hakkıdır. Bunun için topyekün seferberlik başlatılmalı, tüm sektörler hallaç pamuğu gibi silkelenmeli…