Eylül ayı Gaziantep’te yaşayan her bir vatandaş veya aile için ayrı bir önem taşır. Çünkü Eylül ayına girilmesiyle ve kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte salça, konserve ve kurutmalık telaşı başlar.

Nitekim de öyle oldu.

Herkes, kış mevsimi gelmeden, yağışlar olmadan salçasını çıkarmaya kurutmalıklarını yapmaya başladı.

Yani başka şehirlerde bu şekilde bir telaş var mı bilemiyorum.

Salça için biberler alınır, tabii her biber olmaz onu da söyleyelim

Özellikle Hatay’dan gelen kırmızı biberler tercih edilir.

Biberler alındıktan sonra tek tek temizlenir, sonrasında yıkanır daha sonra ise makine ile çekilir ve sıvı hale getirilir.

Daha sonra ise güneşin bol olduğu bir alan serilir.

Tabi güneş vurdukça o sıvı olan salça yavaş yavaş katılaşır.

Bu işlem en az 4-5 gün sürer.

Sonrasında iyice katı hale geldikten sonra kaplara konur ve her yemekte kullanılmak üzere raflara dizilir.

Kurutmalık da salça çıkarmak kadar zahmetli ve yorucu bir iştir.

Kurutmalıklarda özellikle kabakların, patlıcanların ve biberlerin küçük olması önemli.

Çünkü küçük olan her şey lezzeti düşüncesi hakim.

Alınan kabaklar, patlıcanlar ve biber tek tek oyulur, içleri boşaltılır.

Sonra iğne yardımıyla tek tek ipe dizilir.

Genellikle ipe 50 adet dizilir.

İpe dizildikten sonra salça gibi güneşin yoğun olduğu kısma serilir.

Güneş vurdukça o kabak, patlıcan ve biber büzüşür, sonrasında kaldırılır.

O büzüşenler, sıcak su ile ıslandıklarında yeniden büyürler.

Ayrıca bir de konserve telaşı da var.

Konserve de ise domatesler tek tek seçilir, seçildikten sonra iyice yıkanır, yıkandıktan sonra dış kabuğu bıçak ile soyulur.

Daha sonra ya rendelenir ya da yine bıçak yardımıyla küçük küçük doğranır.

Doğrandıktan sonra büyük bir tencerenin içerisinde konur ve 1 saat boyunca kaynar.

Tam kıvama geldikten sonra küçük kavanozlara doldurulur.

Dolan kavanozlar ise ters çevrilir ve bir iki gün öyle bekletilir.

Daha sonra ise kaldırılır.

Yani eylül ayı Gaziantep halkı için baya bir hareketli geçer.