Birçok sektörde olduğu gibi optisyen-gözlük sektöründe de işsiz ordusu oluştu. Her yıl optisyen bölümünden mezun olan binlerce kişi iş bulamadığından meslek dışı alanlara yönelmek zorunda kalıyorlar.

Göz sağlığına olan ihtiyaç her geçen gün artmaktadır

17. Bölge Gaziantep Optisyen Gözlükçüler Odası Yönetim Kurulu Üyesi Engür Sena Öztokmak, ‘’Türkiye’de optisyenlik mesleği, göz sağlığı hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından sağlık sektörünün önemli yapı taşlarından biridir. Artan nüfus, dijital ekran kullanımının yaygınlaşması, çocuk yaşta başlayan refraksiyon kusurları ve yaşlanan toplum yapısı göz sağlığına olan ihtiyacı her geçen gün artırmaktadır. Bu artış, optisyenlik eğitimine olan ilgiyi yükseltmiş olsa da, mezun sayısı ile istihdam olanakları arasındaki dengesizlik sektörde ciddi sorunları beraberinde getirmektedir’’ dedi.

Her yıl yaklaşık 3 bin ila 4 bin arasında optisyen mezun oluyor

Son yıllarda yükseköğretim kurumlarında optisyenlik programlarının sayısının hızla arttığını ifade eden Öztokmak, ‘’2025-2026 eğitim-öğretim yılı itibarıyla Türkiye genelinde çok sayıda üniversitede optisyenlik ön lisans programı bulunmaktadır. Bu programlar genellikle TYT puan türüyle öğrenci kabul etmekte ve iki yıllık eğitim vermektedir. Ancak program sayısındaki hızlı artış, mezun sayısının da kontrolsüz şekilde yükselmesine neden olmuştur. Her yıl yaklaşık 3 bin ila 4 bin arasında optisyen mezun olurken, sektörün absorbe edebileceği istihdam kapasitesi bu artış hızını karşılayamamaktadır. Bu durum mezunların iş bulma süresini uzatmakta, bazı mezunların meslek dışı alanlara yönelmesine neden olmaktadır’’ şeklinde konuştu.

Kamuda optisyen istihdamı yok denecek kadar azdır

Optisyenlik mezunlarının önemli bir kısmının özel sektörde optik müesseselerde çalışmak istediğini ancak mevcut müessese sayısı ile yeni mezun sayısı arasındaki dengesizliğin, iş bulma sürecini zorlaştırdığını belirtti. ‘’Ortalama iş bulma süresi 6-12 ay arasında değişmekte olup bu süre bazı bölgelerde daha da uzayabilmektedir. Kamuda optisyen istihdamı yok denecek kadar azdır. Devlet hastanelerinde ve kamu kurumlarında optisyen kadrolarının açılmaması, mezunların tek seçenek olarak özel sektöre yönelmesine neden olmaktadır. Bu durum da ücret dengesizlikleri ve mesleki tatminsizlik gibi sorunları beraberinde getirmektedir’’ açıklamasında bulundu.

Yeni mezunların istihdamı olumsuz etkileniyor

Türkiye genelinde ruhsatlı optik müessese sayısı artmasına rağmen, bu artışın ülke geneline dengeli dağılmadığını vurgulayan Öztokmak, ‘’Büyük şehirlerde yoğunlaşan müesseseler rekabeti artırırken, bazı bölgelerde ise hizmet erişimi sınırlı kalmaktadır. Bölgesel planlama yapılmaması hem işletmelerin sürdürülebilirliğini zorlaştırmakta hem de yeni mezunların istihdamını olumsuz etkilemektedir’’ ifadelerini kullandı.

Kontenjanları sektör ihtiyaçlarına göre yeniden planlanmalı

Öztokmak, ‘’Optisyenlik programlarının kontenjanlarının sektör ihtiyaçlarına göre yeniden planlanması, kamu kurumlarında optisyen kadrolarının oluşturulması, optik müessese açılışlarında bölgesel planlama yapılması ve dengeli dağılım sağlanması gerekmektedir. Eğitim kalitesini artırmak amacıyla uygulama altyapısı standartları belirlenmeli, mezunların mesleki gelişimini destekleyecek sertifika ve uzmanlık alanları oluşturulmalıdır. Ayrıca göz sağlığı farkındalığını artıracak ulusal tarama programlarında optisyenlerden aktif şekilde yararlanılması hem mesleki istihdama katkı sağlayacak hem de toplum sağlığı açısından önemli kazanımlar oluşturacaktır’’

Eğitim kontenjanlarının kontrolsüz artışı mesleğin geleceğini tehdit etmektedir

Türkiye’de optisyenlik mesleğinin, sağlık sisteminin tamamlayıcı unsurlarından biri olduğunu ve göz sağlığı hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından kritik rol oynadığını sözlerine ekleyen 17. Bölge Gaziantep Optisyen Gözlükçüler Odası Yönetim Kurulu Üyesi Engür Sena Öztokmak, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Eğitim kontenjanlarının kontrolsüz artışı ve sınırlı istihdam olanakları, mesleğin geleceğini tehdit etmektedir. Doğru planlama, dengeli istihdam politikaları ve eğitim kalitesinin artırılmasıyla optisyenlik mesleği hem gençler için sürdürülebilir bir kariyer alanı olacak hem de toplumun göz sağlığı hizmetlerine erişimi güçlenecektir.’’

Kaynak: Fatma KARABACAK