Termometrenin 40 dereceye yaklaştığı Gaziantep’te vatandaş soluğu şerbetçide aldı. 6. kuşak şerbetçi olan Halil Gezer, ata mesleğini sürdürmeye devam ediyor.

Havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte şerbete olan rağbetin arttığına dikkat çeken Şerbetçi Halil Gezer, vatandaşın daha çok meyan şerbetini sonrasında ise Osmanlı şerbetini ve limonatayı tercih ettiğini belirtti.

Şerbetin faydasının çok olduğunu kaydeden Gezer, ‘’Meyan şerbeti; böbrek taşların, idrar yollarına ve mideye iyi gelir. Ondan sonra tokluk hissi verir, susuzluğu önler. Limonatada ise C vitamini bulunuyor. Osman şerbeti ise; portakal, vişne, limon ve hirbut şerbetinin karışımı ile yapılıyor’’ ifadelerini kullandı.

Gezer, ‘’Artık günümüz bazı şeyler unutulmaya yüz tutmuş durumda. Onlardan biri de Osman şerbeti. Biz de bu şerbeti yeniden gün yüzüne çıkarttık. Meyan şerbeti de aynı şekilde Osmanlı’dan geliyor. Ama bunu çoğu kimse bilmez. Osmanlı döneminde savaşa gidilirken, meyan kökünü yerlermiş’’ şeklinde konuştu.

Meyan şerbetinin hazırlanışı hakkında bilgi veren Gezer, ‘’Tarladan gelen meyanların iyi ve kötü olanlarını ayıklarız. 1 ton 350 kilogram meyan çıkar. Ondan sonra değirmende taşın altında ezilir. Ondan sonra günlük işlenecek şekilde hazırlanır. İçerisinde ise sadece tarçın bulunuyor. Limonata ve Osmanlı şerbeti ise doğal olarak yapılıyor’’ açıklamasını yaptı.

Şerbeti bir gün öncesinden yapıldığını kaydeden Gezer, maliyetlerin yükselmesinden dert yandı. ‘’Maliyetlerde yüzde 100 oranında bir artış var. Geçen yıl 30 liraya aldığımı meyan kökünü bu sene 180 liraya alıyorum. Neden bu kadar arttığını sorunca ‘İşine geliyorsa al’ diyorlar’’ dedi.

Gezer, ‘’Geçen yıl 10 liraya satış yaparken bu sene 20 liraya satıyoruz. Bizde fiyatlar şerbetten şerbete değişmez, sabittir. Bizim amacımız müşterilerimizin memnun olması. Yerli turist geldiğinde kendilerine tadımlık veriyoruz, eğer tadını beğenirse bardakta veriyoruz. Çünkü içemezse şerbet dökülmesin istiyoruz.

Kaynak: Özer KARINCA