Türkiye genelinde olduğun gibi Gaziantep’te de toplumun uzun süredir ağır bir ekonomik ve psikolojik baskı altında bulunduğunu söyleyen Siyaset Bilim Uzmanı Abdullah Yeniekinci, ‘’Gaziantep’te hayat pahalılığı, işsizlik ve gelir dağılımındaki adaletsizliklerin yalnızca ekonomik bir sorun olmadığını, aynı zamanda toplumsal stres ve güvensizlik duygusunu derinleştiriyor’’ dedi.

Vatandaşların artan borç yükü altında yaşam mücadelesi veriyor

Vatandaşın artık sadece bugünün değil geleceğin kaygısını da taşıdığına dikkat çeken Yeniekinci, ‘’Şehirde son yıllarda yaşanan artan öfke patlamaları, bireysel şiddet olayları ve bazı trajik intihar vakaları toplumda biriken baskının yansımaları olarak görülmesi gerek. Tüm yurtta olduğu gibi Gaziantep’te de vatandaşlar artan borç yükü altında yaşam mücadelesi veriyor’’ şeklinde konuştu.

Bireysel borçluluk oranları son yıllarda ciddi şekilde yükseldi

Yeniekinci, ‘’Şehirde bireysel borçluluk oranları son yıllarda ciddi şekilde yükseldi. Kredi kartı kullanımındaki artış ve vatandaşların temel ihtiyaçlarını dahi borçla karşılamak zorunda kalması dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. Ekonomik sıkışmışlık Gaziantep’in geniş kesimlerinde nefes almayı zorlaştıran bir borç döngüsüne dönüştü’’ açıklamasını yaptı.

Vergiler küçük işletmeler üzerinde ağır bir yük oluşturuyor

‘Gaziantep gibi sanayi ve ticaret şehri olarak bilinen bir kentte bile esnaf ciddi zorluklarla karşı karşıya kalıyor’ ifadelerini kullanan Yeniekinci, ‘’Artan kira, enerji ve ham madde maliyetlerinin yanı sıra KDV ve ÖTV gibi vergiler küçük işletmeler üzerinde ağır bir yük oluşturuyor. Şehirde birçok esnaf ayakta kalmakta zorlanıyor ve bazı işletmeler kepenk kapatmak zorunda kalıyor’’ değerlendirmesinde bulundu.

Tarımla uğraşan üreticiler ciddi sıkıntılar yaşıyor

Tarımla uğraşan üreticilerin ciddi sıkıntılar yaşadığını sözlerine ekleyen Yeniekinci, ‘’Mazot, gübre ve yem fiyatlarındaki artış çiftçiyi üretim konusunda zor durumda bırakıyor. Tarım yalnızca ekonomik bir faaliyet değil aynı zamanda bir ülkenin gıda güvenliği açısından stratejik bir alan. Ayrıca özellikle gençler ve öğrenciler de ciddi ekonomik ve sosyal zorluklarla karşı karşıya’’ tespitini yaptı.

Gençlerin geleceğe umutla bakması zayıflıyor

Üniversite öğrencilerinin barınma, ulaşım ve temel yaşam giderlerini karşılamakta zorlandığını belirten Siyaset Bilim Uzmanı Abdullah Yeniekinci, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Birçok öğrenci eğitim hayatını sürdürebilmek için ağır ekonomik koşullarla mücadele ediyor. Çoğu lokantalarda kafelerde vb. gibi yerlerde ayakta kalmak için çalışıyor. Gençlerin gelecek kaygısı giderek artarken, iş bulma umudunun zayıflaması ise ciddi bir umutsuzluk oluşturuyor’’ diye konuştu.

Kaynak: Leyla Aysun GÖKŞEN