2025-2026 Eğitim-Öğretim dönemi yarın sona eriyor. Türkiye genelinde milyonlarca, Gaziantep’te ise binlerce öğrenci karne heyecanı yaşayacak.

‘Karne bir sonuçtur, çocuğun değeri değil’ diyen Türk PDR Derneği Gaziantep İl Başkanı Uzm. Psikolojik Danışman Emin Okan Okyay, ‘’Karne dönemlerinde ailelerin sergilediği tutumlar, çocukların özgüvenlerini ve eğitim hayatlarına bakış açılarını doğrudan etkileyebilmektedir. Bu nedenle hem yüksek notlarla gelen başarılı karnelerde hem de beklenenin altında kalan karnelerde ebeveynlerin dengeli ve sağlıklı bir yaklaşım sergilemesi büyük önem taşımaktadır’’ dedi.

Çocuğun yanında duran aileler, yarını da güçlendirir

Karne gününün çocukların yargılandığı değil, anlaşıldığı, desteklendiği ve motive edildiği bir gün olması gerektiğini belirten Okyay, ‘’Çocuklar notlarını değil, anne babalarının o gün kendilerine nasıl davrandığını uzun yıllar boyunca hatırlayacaklardır. Bir çocuğun geleceğini belirleyen şey tek bir karne değil; o karneye verilen sevgi dolu, bilinçli ve yapıcı tepkidir. Çocuğun yanında duran, onu anlayan ve gelişimine rehberlik eden aileler, yalnızca bugünü değil, yarını da güçlendirir’’ dedi.

Karne yalnızca belirli bir dönemdeki akademik performansın göstergesi

Yıl boyunca verilen emeğin, gösterilen çabanın ve kazanılan deneyimlerin bir özeti niteliğinde olan karnelerin, öğrenciler kadar anne babalar için de önemli bir dönüm noktası olduğunu kaydeden Okyay, ‘’Unutulmamalıdır ki karne, bir çocuğun kişiliğini, karakterini, zekâsını ya da gelecekteki başarısını belirleyen bir belge değildir. Karne yalnızca belirli bir dönemdeki akademik performansın göstergesidir.’’ şeklinde konuştu.

Çocukların emekleri takdir edilmeli, başarıları kutlanmalı

Öncelikle iyi karne getiren çocuklara yaklaşım konusunda dikkatli olunması konusunda uyaran Okyay, ‘’Elbette çocukların emekleri takdir edilmeli, başarıları kutlanmalıdır. Ancak başarı yalnızca notlarla ilişkilendirilmemelidir. Çocuğa “Seni seviyoruz çünkü başarılısın.” mesajı değil, “Gösterdiğin çaba ve sorumluluk duygusu bizi mutlu etti.” mesajı verilmelidir. Aksi halde çocuklar zamanla sevgiyi ve kabul görmeyi sadece başarıyla ilişkilendirebilirler’’ ifadelerini kullandı.
Cezalandırıcı, suçlayıcı ve kıyaslayıcı tutumlardan kesinlikle kaçınılmalı

Okyay, ‘’Beklentilerin altında kalan karnelerde ise cezalandırıcı, suçlayıcı ve kıyaslayıcı tutumlardan kesinlikle kaçınılmalıdır. Karne nedeniyle çocuğu aşağılamak, arkadaşlarıyla veya kardeşleriyle kıyaslamak, tehdit etmek ya da tatil hakkını tamamen elinden almak sorunu çözmek yerine daha da büyütebilir. Çünkü başarısızlık yaşayan çocukların büyük bölümü zaten hayal kırıklığı, üzüntü ve kaygı hissetmektedir’’ değerlendirmesini yaptı.

Anne babaların ilk yapması gereken şey sakin kalmak ve çocuğu dinlemek

‘Anne babaların ilk yapması gereken şey sakin kalmak ve çocuğu dinlemektir’ diyen Okyay, “Bu notların nedeni ne olabilir?”, “Sence hangi alanlarda zorlandın?” gibi yargılamayan sorularla süreci anlamaya çalışmak daha yapıcı olacaktır. Çocuğun yaşadığı akademik güçlüklerin altında öğrenme eksiklikleri, dikkat sorunları, motivasyon kaybı, sınav kaygısı veya duygusal problemler bulunabilir’’ diye konuştu.

Çocuğun güçlü yönlerini mutlaka fark edin

Karne döneminde ailelerin uygulayabileceği bazı somut adımlardan bahseden Okyay, ‘’Karnenin ardından hemen tepki vermek yerine kısa bir süre sakinleşip konuşma için uygun bir zaman belirleyin. Çocuğun güçlü yönlerini mutlaka fark edin ve sadece zayıf derslere odaklanmayın. Eksik görülen alanlar için birlikte küçük ve ulaşılabilir hedefler koyun. Tatil döneminde ders, oyun, dinlenme ve sosyal etkinlikler arasında dengeli bir plan oluşturun. Gerekirse öğretmenle, rehberlik servisiyle veya bir uzmanla iş birliği yaparak destek sürecini başlatın’’ önerisinde bulundu.

Çocuklara psikolojik olarak dinlenmelerine fırsat tanıyın

Karne sonrasında ailelerin bir diğer önemli görevi de çocuklarına psikolojik olarak dinlenmelerine fırsat tanımak olduğunu kaydeden Psikolog Okyay, ‘’Uzun ve yorucu bir eğitim döneminin ardından çocukların oyun oynamaya, arkadaşlarıyla vakit geçirmeye, hobilerine yönelmeye ve aileleriyle kaliteli zaman geçirmeye ihtiyaçları vardır. Tatil yalnızca eksik dersleri tamamlama dönemi değil, aynı zamanda ruhsal ve fiziksel yenilenme sürecidir’’ dedi.

Unutulmamalıdır ki her çocuk farklıdır

Özellikle düşük not alan çocukların rehabilitasyonu konusunda ailelerin destekleyici bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini vurgulayan Türk PDR Derneği Gaziantep İl Başkanı Uzm. Psikolojik Danışman Emin Okan Okyay, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Öncelikle çocuğun güçlü yönleri fark edilmeli ve bunlar vurgulanmalıdır. Ardından eksik alanlar için gerçekçi hedefler belirlenmeli, yeni eğitim yılına yönelik planlamalar yapılmalıdır. Çocuk kendisini yetersiz veya başarısız hissetmek yerine gelişebileceğine inanmalıdır. Unutulmamalıdır ki her çocuk farklıdır. Kimi akademik alanda, kimi sanatta, kimi sporda, kimi sosyal ilişkilerde güçlü olabilir. Ebeveynlerin görevi çocuklarını başkalarıyla yarıştırmak değil, kendi potansiyellerini keşfetmelerine yardımcı olmaktır.’’

Kaynak: Adem Kesenek