ABD, İsrail ve İran arasındaki savaşın üzerinden bir ay geçmesine karşın halen sürüyor. Gidişata bakacak olursak, savaşın uzama ihtimali yüksek…
Asıl konumuz savaş değil, savaşın etkileri…
Bilindiği üzere dünyada petrolün önemli bir kısmı İran’ın kontrolünde olan Hürmüz Boğazı’nda geçiyor.
Tabii savaş olunca İran boğazı kapattı ve akaryakıt fiyatlarında sadece ülkemizde değil, dünya genelinde bir artış yaşandı.
Savaş nedeniyle son bir ay içerisinde mazota aşırı derece de zam yapıldı… Litresi 60 lira olan mazot 80 liraya kadar çıktı…
Eğer Eşel Mobil Sistemine geçilmeseydi, şu anda mazotun litresi 90 lirayı aşmış olacaktı…
Şimdi ülkemizde taşımacılığın yüzde 90’ının karayoluyla yapıldığını düşünürsek, akaryakıta zam gelmesi, ürünlerin fiyatlarının yükselmesine, ürünlerin fiyatlarının yükselmesi ise enflasyon artmasına yol açacak…
Bu bir tahmin değil, bir gerçek…
Enflasyonun artması demek vatandaşın alım gücünün gerilemesi, paranın ceplerden buhar olup uçması anlamına gelir…
Olaya başka bir açıdan bakacak olursak, mazotun litresinin yükselmesi birçok sektörü de olumsuz etkiliyor.
Örneğin; Nakliyatçılara, çiftçileri, taksicileri, dolmuşçuları…
Bu sayısı arttırabiliriz…
Bugün çiftçilerin en büyük gider kalemi akaryakıt. Akaryakıtın litresine 1 lira zam gelse bu çiftçinin hanesine eksi olarak yazılıyor…
Akaryakıtın yükselmesi çiftçinin üretimden ve tarladan daha da uzaklaşması anlamına geliyor…
Bir traktörün deposunun 1 ton arpaya yani 8 bin liraya dolduğu söyleniyor…
Böyle bir şey olabilir mi?
Gübre, ilaç ve diğer girdilerden bahsetmiyorum bile…
Bu yüksek girdiler karşısında çiftçi nasıl kontak açıp da üretim yapacak?
Nakliyatçı, nasıl kontak açıp da taşımacılık yapacak?
Taksici veya dolmuşçu nasıl kontak açıp da yolcu taşımacılığı yapacak?
Bu soruların cevabını bilen varsa lütfen bize anlatsın…